MASAK Blokesi ve Banka Hesabına Elkoyma: Süreler ve İtiraz Yolları

Kısaca
- Halk arasında “MASAK blokesi” denilen şey aslında tek bir işlem değildir: birbirinden farklı süreleri ve mercileri olan en az üç ayrı tedbir vardır.
- 5549 s.K. m.19/A — işlemlerin ertelenmesi: Bakanın (veya yetki devriyle bakan yardımcısının) kararıyla en fazla yedi iş günü. Bu süre kanunî üst sınırdır.
- CMK m.128/A (24.12.2025 tarihli 7571 s.K. ile eklendi): belirli bilişim suçlarında banka, ödeme kuruluşu veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabı kendi kararıyla 48 saate kadar askıya alabilir; durum derhâl savcılığa ve hesap sahibine bildirilir.
- Hesap sahibi askıya almanın kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir; savcı 24 saat içinde karar vermek zorundadır.
- Kalıcı blokenin tek hukuki adı elkoymadır ve CMK m.128 uyarınca buna ancak hâkim karar verebilir; m.128 kapsamında elkoyma için ayrıca MASAK/BDDK/SPK raporu alınır.
- Süresi dolan bir erteleme kararının ardından yeni ve geçerli bir hukuki dayanak (elkoyma kararı) yoksa blokenin kaldırılması gerekir.
- Elkoyma kararına itiraz (CMK m.267-271) yolu açıktır; ayrıca haksız ve dayanaksız blokede bankaya karşı hukuk davası gündeme gelebilir.
Bir sabah internet bankacılığına giriyorsunuz ve para transferi yapamıyorsunuz. Şubeyi arıyorsunuz; “hesabınız MASAK kapsamında bloke” cevabını alıyorsunuz. Ne kadar süreceğini soruyorsunuz, kimse net bir şey söyleyemiyor. Hangi mercie başvuracağınızı soruyorsunuz, “biz bilgi veremiyoruz” deniliyor.
Bu tablo, Türkiye’de her yıl binlerce kişinin karşılaştığı bir durumdur ve çoğu zaman kişinin kendisinin herhangi bir suçla ilgisi bulunmaz; parayı gönderen ya da alan taraf yüzünden hesap zincire dahil olmuştur. Bu yazıda, “bloke” adı altında toplanan farklı hukuki işlemleri birbirinden ayırıyor, her birinin süresini ve itiraz yolunu gösteriyoruz.
Üç ayrı tedbir, üç ayrı süre
İlk ve en önemli adım, hesabınızdaki kısıtlamanın hangi hukuki temele dayandığını belirlemektir. Çünkü süre de, başvurulacak merci de buna göre değişir.
| Tedbir | Kararı veren | Süre | Başvuru mercii |
|---|---|---|---|
| İşlemlerin ertelenmesi (5549 s.K. m.19/A) | Hazine ve Maliye Bakanı veya yetki devriyle bakan yardımcısı (MASAK Başkanlığı süreci yürütür) | En çok 7 iş günü | İdari işlem niteliğindedir; süre aşımında banka ve idare aleyhine başvuru |
| Hesabın askıya alınması (CMK m.128/A) | Banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısının kendisi | 48 saate kadar | Cumhuriyet başsavcılığı (savcı 24 saat içinde karar verir) |
| Elkoyma (CMK m.128 / m.128/A-4) | Hâkim (m.128/A’da gecikmesinde sakınca varsa savcının yazılı emri, 24 saat içinde hâkim onayına) | Kaldırılıncaya kadar | İtiraz (CMK m.267-271) |
1. İşlemlerin ertelenmesi: yedi iş günü
5549 sayılı Kanun m.19/A: “(1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir. (Ek cümle: 27/12/2020-7262/25 md.) Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir.”
Buradaki yedi iş günü, tedbirin amacıyla doğrudan bağlantılıdır: şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ve gerekiyorsa sonucu yetkili makamlara (savcılığa) intikal ettirmek. Yani bu süre, dosyanın ceza yargısına aktarılması için tanınmış bir köprüdür; kalıcı bir bloke aracı değildir.
İlgili yönetmelik uyarınca yükümlüler (bankalar), şüpheli işlem bildirimini gerekçeleriyle birlikte erteleme talebiyle gönderir. Bildirime konu işlemin olağandışı nitelikte olması, kontroller sonucunda işlemi yapan kişinin suçla ilgili olabileceğinin anlaşılması ya da işlemin tamamlanmasının elkoymayı engelleyeceğine veya zorlaştıracağına ilişkin tehlikeli bir hâlin bulunması gibi göstergeler aranır. Erteleme, şüpheli işlem bildiriminde bulunulan tarihten itibaren yedi iş gününü geçemez.
Aynı kanunun 19/A-3. fıkrası, erteleme kararına aykırı hareket eden yükümlüye işlem tutarı kadar (en az elli bin Türk lirası) idari para cezası öngörür. Bankaların bu tedbirleri son derece ihtiyatlı uygulamasının pratik sebebi budur.
2. CMK m.128/A: bilişim suçlarında 48 saatlik askıya alma
24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle CMK’ya eklenen 128/A maddesi, dolandırıcılık zincirlerinde paranın hızla el değiştirmesi sorununa yönelik yeni ve ayrı bir mekanizma getirmiştir.
CMK m.128/A/1: TCK’da yer alan nitelikli hırsızlık (m.142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (m.158/1-f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (m.245) suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde; banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılan ya da yapılmaya teşebbüs edilen işlemlere konu, suçta kullanılan her türlü hesabın kırksekiz saate kadar askıya alınmasına ilgili kuruluş tarafından karar verilebilir.
Maddenin getirdiği güvenceler pratikte çok önemlidir:
- Bildirim zorunluluğu: Askıya alma işlemi ve hesap hareketleri, tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Askıya alma işlemi ayrıca hesap sahibine de bildirilir.
- Başvuru hakkı: Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir; savcı başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar verir.
- Zincir bildirimi: Askıya alma tamamlanmadan para başka bir malî kuruma transfer edilmişse, bu durum gecikmeksizin ilgili kuruma bildirilir.
- Elkoymanın usulü: Askıya alma süresi içinde, hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle elkonulabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklar, aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.
- Rapor şartı yoktur: Bu madde kapsamındaki elkoymada, m.128’deki kurum raporu alınması şartı aranmaz.
- Mağdura iade: Elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğu anlaşılırsa, soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.
3. Elkoyma: kalıcı blokenin tek hukuki adı
CMK m.128/1: “Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait; … c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba, d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara … elkonulabilir.” Aynı fıkranın ek cümlesi uyarınca elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine ve KGK’dan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır; rapor en geç üç ay içinde hazırlanır, özel sebepler zorunlu kıldığında talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.
Maddenin üç ayrı sınırlaması vardır ve savunma bunların her birini ayrı ayrı denetlemelidir:
- Şüphe derecesi: Basit şüphe yetmez. Suçun işlendiğine ve malvarlığının bu suçtan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe aranır.
- Katalog: m.128/2 elkoyma yapılabilecek suçları sınırlı olarak sayar (soykırım, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, uyuşturucu imal ve ticareti, parada sahtecilik, örgüt kurma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, tefecilik, zimmet, irtikâp, rüşvet, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene karşı suçlar, casusluk; ayrıca silah kaçakçılığı, banka zimmeti, kaçakçılık ve kültür varlıklarına ilişkin belirli suçlar). Listede olmayan bir suç için m.128 uygulanamaz.
- Karar mercii: m.128/9 açıktır: bu madde hükümlerine göre elkoymaya ancak hâkim karar verebilir. Savcının veya kolluğun kararıyla m.128 kapsamında hesaba elkonulamaz.
Elkoyma kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili bankaya derhâl bildirilerek icra olunur ve ayrıca tebliğ edilir. Karar alındıktan sonra hesaplar üzerinde bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir (m.128/5).
Peki blokenin süresi doldu, ne olacak?
Uygulamadaki asıl sorun burada başlar. Yedi iş günlük erteleme süresi dolduğunda üç ihtimal vardır:
| Durum | Sonuç | Yapılması gereken |
|---|---|---|
| MASAK dosyayı savcılığa iletti, hâkim elkoyma kararı verdi | Bloke elkoyma kararına dayanarak devam eder | Kararın örneği alınarak itiraz edilir (CMK m.267) |
| Savcılık elkoyma talep etti, hâkim reddetti | Kalıcı blokenin hukuki dayanağı yoktur | Ret kararı bankaya sunularak blokenin kaldırılması istenir |
| Yeni bir erteleme kararı yok, elkoyma kararı da yok | Bloke dayanaksız hâle gelir | Bankaya yazılı başvuru; sonuç alınamazsa hukuk davası |
Bankalar çoğu zaman “MASAK talimatı var” diyerek işlem yapmaktan kaçınır. Ancak aşağıda ele alacağımız Bölge Adliye Mahkemesi kararının gösterdiği gibi, bu savunma tek başına yeterli değildir; mahkemenin bildirimin maddi dayanağını ve sürelerin aşılıp aşılmadığını denetlemesi gerekir.
Ne yapmalı? Adım adım
- Bankadan yazılı açıklama isteyin. Şubeye veya genel müdürlüğe yazılı başvuruda bulunup, kısıtlamanın hangi tarihli ve hangi hukuki dayanağa göre uygulandığını sorun. Sözlü bilgi yeterli değildir; yazılı cevap ileride dosyanızın omurgasını oluşturur.
- Tedbirin türünü belirleyin. Cevapta “5549 sayılı Kanun m.19/A” geçiyorsa erteleme, “CMK 128/A” geçiyorsa 48 saatlik askıya alma, “elkoyma kararı” geçiyorsa hâkim kararı söz konusudur. Her biri için izlenecek yol farklıdır.
- Askıya alma varsa savcılığa başvurun. CMK m.128/A/2 hesap sahibine açıkça başvuru hakkı tanır ve savcıya 24 saatlik karar süresi koyar. Başvurunuzda paranın kaynağını gösteren belgeleri (maaş bordrosu, satış sözleşmesi, kripto borsası ekstresi, tapu, fatura) ekleyin.
- Elkoyma kararının örneğini alın ve itiraz edin. Elkoyma kararına karşı CMK m.267 uyarınca itiraz edilebilir. İtiraz dilekçenizde şu üç noktayı ayrı ayrı işleyin: (a) suç m.128/2 katalogunda mı, (b) somut delillere dayanan kuvvetli şüphe gösterilmiş mi, (c) m.128/1 gereği kurum raporu alınmış mı.
- Paranın kaynağını belgeleyin. Uygulamada blokelerin çözülmesini en çok hızlandıran şey, paranın meşru kaynağının belgeyle gösterilmesidir. Banka içi transferler, kripto borsası çekim kayıtları, gayrimenkul satış bedelleri ve miras intikalleri için resmî belge toplayın.
- Süreleri gün gün yazın. Bloke başlangıç tarihi, her bir erteleme kararının tarihi, elkoyma kararının varlığı ve tarihi bir tabloya dökülmelidir. Toplam kaç iş günü kısıtlama uygulandığı ile kararlarla kapsanan sürenin farkı, hem itirazın hem de olası tazminat davasının temelidir.
- Zarar doğduysa hukuk yoluna hazırlanın. Dayanaksız biçimde uzatılan bloke nedeniyle uğranılan zarar için banka aleyhine dava açılabilir. Bu davada mahkemenin, şüpheli işlem bildiriminin maddi bir delile dayanıp dayanmadığını ve yedi iş günlük sürenin aşılıp aşılmadığını incelemesi gerekir.
Mahkemeler ne diyor?
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1614, K. 2025/476, 20.03.2025
“MASAK kararı vardı” savunması tek başına yeterli değildir; mahkeme bildirimin maddi dayanağını ve sürelerin aşılıp aşılmadığını araştırmalıdır. Kripto para borsasından hesabına aktardığı 791.335,87 TL’yi kullanamayan davacı, banka aleyhine muarazanın men’i ve faiz talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi, blokenin MASAK talimatlarına dayandığı ve bankaya kusur izafe edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi bu yaklaşımı yeterli görmemiştir. Karara göre, davalı bankanın MASAK’a yaptığı bildirime ilişkin belgeler sunulmadığı gibi, mahkemece de bu belgeler ve davacının tüm hesap hareketleri celbedilerek “şüpheli işlem bildiriminin herhangi bir maddi delili bulunup bulunmadığı” ve ilgili Yönetmeliğin 4. maddesindeki koşulları taşıyıp taşımadığı bilirkişi incelemesiyle değerlendirilmemiştir. Ayrıca kararda, “yasada ertelemenin 7 günlük süre ile sınırlı olduğu, davalı tarafından yapılan bildirim üzerine verilen erteleme kararlarından sonra 7 günlük yasal sürenin aşılıp aşılmadığı, aşılması halinde kaç gün aşıldığı, bu hususun yasal ve haklı dayanağının bulunup bulunmadığı” hususlarının hiç irdelenmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-a6 uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine oybirliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/325, K. 2022/670, 13.10.2022
Yedi iş günlük kararlarla kapsanmayan bloke süresinin hukuki dayanağı yoktur. Hesabındaki 79.000 TL’yi çekemeyen davacı, icra takibine vaki itirazın iptali davası açmıştır. Mahkeme dosyayı gün gün incelemiş; banka tarafından üç kez şüpheli işlem bildirimi yapıldığını, MASAK’ın üç kez yedi iş günü erteleme kararı verdiğini, dolayısıyla kararlarla kapsanan sürenin toplam yirmi bir gün olduğunu, oysa bloke başlangıcı ile ertelenmeme kararı arasında 154 iş günü bulunduğunu tespit etmiştir. Ayrıca UYAP kayıtlarından, davacının banka hesabına elkonulmasının Sulh Ceza Hâkimliğinden talep edildiği, ancak elkoyma talebinin reddedildiği ve savcılığın itirazının da reddedildiği anlaşılmıştır. Mahkeme, “davacının hesabının 154 gün bloke edilmesinin dayanağı olan herhangi bir kararın / belgenin davalı banka tarafından dosyaya sunulmadığı gibi alınmış bir elkoyma kararının da olmadığı gözetilerek davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğu” sonucuna varmıştır. Yargılama sırasında bloke kaldırılıp para ödendiğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ancak alacak likit nitelikte olduğundan asıl alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davalı bankadan alınmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/759, K. 2022/3864, 18.05.2022
Hâkim onayına sunulmayan elkoyma hukuka aykırıdır; bu yolla elde edilen delil hükme esas alınamaz. Daire, CMK m.127/1 ve m.127/3’ü aktardıktan sonra, hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin “yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulacağının, hakimin kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklayacağının, aksi halde elkoymanın kendiliğinden kalkacağının” hükme bağlandığını vurgulamıştır. Somut olayda savcı veya kolluk amiri tarafından verilmiş bir adli arama kararı bulunmadığı, suçüstü hâlinin de söz konusu olmadığı, dosyada elkoyma işleminin onaylanmasına dair hâkim kararının yer almadığı ve muhafaza altına alma tutanağında eşyanın rızaen teslim edildiğine dair bir ibare bulunmadığı tespit edilmiştir. Daire, CMK m.217/2 uyarınca yüklenen suçun ancak hukuka uygun biçimde elde edilmiş delillerle ispat edilebileceğini, “yasaya uygun olmayan mevcut delillere dayanılarak sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceğini” belirterek hükmü oybirliğiyle bozmuştur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/7769, K. 2025/9020, 18.12.2025
Elinizde bir hâkim kararı olması, kararın kapsamı dışındaki değerlere elkoymayı meşrulaştırmaz. Kenevir ekimi suçuna ilişkin Sulh Ceza Hâkimliği arama ve elkoyma kararına dayanılarak yapılan aramada, kararın konusuyla ilgisi olmayan sekiz adet kültür varlığı ele geçirilmiştir. Daire, bu tür bir durumda eşyanın koruma altına alınıp derhâl Cumhuriyet savcısına bilgi verilmesi ve elkoyma için savcıdan yazılı emir istenmesi, ardından hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoymanın yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda kültür varlıklarına yönelik elkoyma hâkim onayına sunulmadığından, mevcut karara dayanılarak yapılan elkoyma hukuka uygun bulunmamış ve elde edilen delillerin hükme esas alınmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Daire ayrıca aramanın CMK m.119/4’e aykırı olarak ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapıldığını da tespit ederek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının onama yönündeki itirazını oybirliğiyle reddetmiştir.
Bu dört karar birlikte okunduğunda, hesap blokelerine ilişkin uyuşmazlıkların iki ayrı cephede yürüdüğü ve her iki cephenin de aynı temel soruya bağlandığı görülür: bu kısıtlamanın, uygulandığı her gün için geçerli bir hukuki dayanağı var mıydı?
Ceza cephesinde soru, elkoymanın usulüne uygun olup olmadığıdır. Her iki Yargıtay kararı da aynı noktada birleşir: elkoyma kural olarak hâkimin işidir; hâkim kararı olmadan yapılmışsa, kanunun öngördüğü yirmi dört saat / kırk sekiz saat zinciri işletilmek zorundadır ve işletilmezse elkoyma kendiliğinden kalkar. 18.12.2025 tarihli karar bu kuralı çok pratik bir noktaya taşır: elde bir hâkim kararı bulunması yetmez, o kararın kapsamı önemlidir. Farklı bir suç için verilmiş bir karara dayanarak başka değerlere elkonulamaz; bu, tesadüfen elde edilen delil rejimine tabidir ve ayrıca onaya sunulmalıdır. Aynı mantık banka hesapları için de geçerlidir: bir suç dosyası kapsamında alınmış elkoyma kararı, başka bir hesabı veya başka bir kişiyi kendiliğinden kapsamaz.
Hukuk cephesinde soru, bankanın kısıtlamayı ne kadar süreyle sürdürebileceğidir. 13.10.2022 tarihli Asliye Ticaret Mahkemesi kararı, bunun aritmetik bir denetim olduğunu gösterir: kararlarla kapsanan gün sayısı ile fiilen uygulanan bloke süresi karşılaştırılır. Yirmi bir günlük yasal dayanağa karşılık yüz elli dört iş günü bloke uygulanması ve üstelik hâkimliğin elkoyma talebini reddetmiş olması, davacıyı dava açmakta haklı kılmış; para yargılama sırasında ödendiği hâlde banka aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. 20.03.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararı ise bir adım daha ileri gider ve derece mahkemelerine ödev yükler: “banka MASAK talimatına uydu” demek kararı gerekçelendirmeye yetmez; şüpheli işlem bildiriminin maddi bir delile dayanıp dayanmadığı, yönetmelikteki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ve yedi iş günlük sürenin aşılıp aşılmadığı bilirkişi incelemesiyle araştırılmalıdır.
Bu iki cephe pratikte birbirini besler. Ceza dosyasında elkoyma talebinin reddedildiğini veya hiç elkoyma kararı alınmadığını belgelemek, hukuk davasındaki en güçlü delildir; tersine, hukuk davasında ortaya çıkan gün sayımı, ceza tarafındaki itirazı somutlaştırır. Bu nedenle blokeyle karşılaşan kişinin ilk işi, iki dosyayı da aynı anda takip etmek ve her günün hangi kararla kapsandığını gösteren bir zaman çizelgesi oluşturmaktır. Uygulamada kaybedilen davaların çoğu, hukuki dayanağın yokluğundan değil, bu çizelgenin hiç kurulmamış olmasından kaybedilmektedir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Bankadan yalnızca sözlü bilgi almakla yetinmek | Blokenin dayanağı ve tarihi belgelenemez | Yazılı başvuru yapılmalı, yazılı cevap alınmalıdır |
| Tüm kısıtlamaları “MASAK blokesi” sayıp tek yol aramak | Yanlış mercie başvurulur, süreler kaçar | Erteleme, askıya alma ve elkoyma birbirinden ayrılmalı, her biri için ayrı yol izlenmelidir |
| CMK m.128/A kapsamındaki askıya almada savcılığa başvurmamak | 24 saatlik hızlı karar imkânı kullanılmamış olur | Hesap sahibi doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir |
| Elkoyma kararına itiraz ederken yalnızca “param temiz” demek | İtiraz somut hukuki sebebe dayanmaz | Katalog suç, kuvvetli şüphe ve rapor şartı ayrı ayrı tartışılmalıdır |
| Paranın kaynağına ilişkin belgeleri toplamamak | Dosya beyandan ibaret kalır | Bordro, sözleşme, tapu, fatura, borsa ekstresi gibi belgeler baştan sunulmalıdır |
| Bloke kaldırıldıktan sonra hiçbir talepte bulunmamak | Uzun süreli kısıtlamanın yol açtığı zarar telafi edilmez | Dayanaksız süreler için banka aleyhine hukuk yolu değerlendirilmelidir |
MASAK hesabıma ne kadar süre bloke koyabilir?
5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi uyarınca işlemlerin ertelenmesi en çok yedi iş günü sürebilir. Bu süre; şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ve gerekiyorsa sonucu yetkili makamlara iletmek amacıyla tanınmıştır. Süre sonunda ceza yargısı tarafından verilmiş bir elkoyma kararı yoksa kalıcı bir blokenin hukuki dayanağı kalmaz.
Bankam hesabımı kendi kararıyla kapatabilir mi?
24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la eklenen CMK m.128/A uyarınca; nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m.245) suçlarının işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, suçta kullanılan hesabı kırksekiz saate kadar kendi kararıyla askıya alabilir. Bu işlem derhâl savcılığa ve ayrıca hesap sahibine bildirilir.
Hesabım askıya alındı; nereye başvurabilirim?
CMK m.128/A/2 uyarınca hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir ve savcı bu başvuru hakkında yirmidört saat içinde karar vermek zorundadır. Başvuruya paranın kaynağını gösteren belgelerin eklenmesi süreci hızlandırır.
Banka hesabına elkoymaya kim karar verebilir?
CMK m.128/9 uyarınca bu madde hükümlerine göre elkoymaya ancak hâkim karar verebilir. CMK m.128/A kapsamındaki özel hâlde ise gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle elkonulabilir; ancak bu işlem yirmidört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kararını kırksekiz saat içinde açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.
Elkoyma kararı için MASAK raporu şart mı?
CMK m.128/1’in ek cümlesi uyarınca bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre BDDK, SPK, MASAK, Hazine ve KGK’dan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır; rapor en geç üç ay içinde hazırlanır ve özel sebepler zorunlu kıldığında talep üzerine iki ay daha uzatılabilir. Buna karşılık CMK m.128/A kapsamındaki elkoymada bu rapor şartı aranmaz.
Her suçta hesaba elkonulabilir mi?
Hayır. CMK m.128/2, elkoyma yapılabilecek suçları sınırlı olarak sayar. Listede özellikle hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, uyuşturucu imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, tefecilik, zimmet, irtikâp, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ile devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar yer alır. Katalogda bulunmayan bir suç bakımından m.128’e dayanılarak elkoyma kararı verilemez.
Ben suçla ilgili değilim, param sadece o hesaptan geçti. Ne yapmalıyım?
Bu, uygulamada en sık karşılaşılan durumdur. Paranın meşru kaynağını gösteren belgelerle (bordro, satış sözleşmesi, tapu, fatura, kripto borsası çekim kayıtları) birlikte, tedbirin türüne göre savcılığa başvurmanız veya elkoyma kararına itiraz etmeniz gerekir. CMK m.128/A/5 ayrıca, elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edileceğini düzenler.
Elkoyma kararına itiraz edebilir miyim?
Evet. Hâkim tarafından verilen elkoyma kararına karşı CMK m.267 ve devamı hükümleri uyarınca itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz dilekçesinde; suçun m.128/2 katalogunda bulunup bulunmadığı, somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin gösterilip gösterilmediği ve m.128/1 gereği kurum raporunun alınıp alınmadığı ayrı başlıklar hâlinde tartışılmalıdır.
Banka, yasal süre dolduğu hâlde blokeyi kaldırmıyor. Dava açabilir miyim?
Dayanaksız biçimde sürdürülen bloke nedeniyle uğranılan zarar için banka aleyhine hukuk yoluna başvurulması mümkündür. Mahkemelerin bu tür davalarda; şüpheli işlem bildiriminin maddi bir delile dayanıp dayanmadığını, ilgili yönetmelikteki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini ve yedi iş günlük sürenin aşılıp aşılmadığını araştırması gerektiği kabul edilmektedir. Alacağın likit olduğu hâllerde icra inkâr tazminatına da hükmedilebilmektedir.
Erteleme kararına aykırı davranan bankaya ne olur?
5549 sayılı Kanun’un 19/A-3. fıkrası uyarınca, askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere işlem tutarı kadar idari para cezası verilir; bu ceza elli bin Türk lirasından az olamaz. Bankaların bu tedbirleri çok ihtiyatlı uygulamasının pratik nedeni budur.
İlgili mevzuat
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m.4 (şüpheli işlem bildirimi), m.10, m.19/A (işlemlerin ertelenmesi)
- Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Kapsamında İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik m.4
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.127 (elkoyma kararını verme yetkisi), m.128 (taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma), m.128/A (bilişim suçlarında hesabın askıya alınması ve elkoyma — Ek: 24/12/2025-7571/22 md.), m.138 (tesadüfen elde edilen deliller), m.217/2, m.267-271 (itiraz)
- 7262 sayılı Kanun m.25 (5549 s.K. m.19/A’ya eklenen fıkralar)
- 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun (malvarlığının dondurulması)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.142/2-e, m.158/1-f ve l, m.245, m.282 (suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama)
İlgili diğer yazılarımız için arama ve el koyma, dijital delil ve bilgisayarda arama ve ceza muhakemesinde delil yasakları başlıklarına bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Hesap blokeleri, dayandığı hukuki temele, soruşturmanın kapsamına ve dosyadaki belgelere göre farklı sonuçlar doğurur. Somut durumunuz için dosyanızın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.