Sanık Duruşmaya Bizzat Katılmayı İsteyebilir mi? Hazır Bulunma Hakkı ve SEGBİS (CMK m.193-196)

Kısaca
- Kural nettir: hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz (CMK m.193/1). Duruşmada hazır bulunmak sanık için sadece bir ödev değil, aynı zamanda bir haktır.
- SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) kullanımı istisnadır: CMK m.196/4 yalnızca “zorunlu gördüğü durumlarda” buna izin verir.
- Mahkeme, zorunluluğun ne olduğunu genel, soyut ve klişe cümlelerle değil, olaya özgü somut gerekçeyle göstermek zorundadır.
- İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara SEGBİS ile katılım, sanığın açık kabulüne dayanmalıdır.
- Sanık “salona gelmek istiyorum” dediği hâlde SEGBİS’le yetinilmesi, CMK m.289/1-h kapsamında savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve mutlak bozma sebebidir.
- Sanığın yokluğunda duruşma yapılabilmesi çok dar bir hâlde mümkündür: suç yalnız veya birlikte adli para cezasını ya da müsadereyi gerektiriyorsa ve davetiyede bu durum yazılmışsa (CMK m.195).
- 28.03.2023 tarihli 7445 sayılı Kanun’la değişik CMK m.193/2: sorgusu yapılmamış olsa da, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilecekse dava yokluğunda bitirilebilir.
Kısa cevap: Hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz (CMK m.193/1) ve duruşmada hazır bulunmak sanık için aynı zamanda bir haktır. SEGBİS kullanımı istisnadır; sanık “salona gelmek istiyorum” dediği hâlde SEGBİS’le yetinilmesi, CMK m.289/1-h kapsamında savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve mutlak bozma sebebidir.
Ceza yargılamasında sanığın duruşma salonunda bulunması, yalnızca bir usul ayrıntısı değildir. Sanık orada olduğunda tanığı görür, iddiayı duyar, mütalaaya anında cevap verir; hâkim de sanığın tavrını, tepkisini, kişisel özelliklerini gözlemler. Ekrandan kurulan bağlantı bunların bir kısmını sağlar, ama hepsini değil.
Cezaevlerinden duruşma salonlarına nakil yükünü azaltmak amacıyla yaygınlaşan SEGBİS uygulaması, bugün özellikle tutuklu yargılamalarda neredeyse standart hâle gelmiştir. Oysa kanun bunu istisna olarak düzenlemiştir. Bu yazıda, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının sınırlarını, SEGBİS’in hangi şartlarla kullanılabileceğini ve bu kurallara aykırılığın kanun yolunda nasıl sonuç doğurduğunu ele alıyoruz.
Kural: hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz
CMK m.193: “(1) Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz. Gelmemesinin geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. (2) (Değişik: 28/3/2023-7445/20 md.) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.”
Birinci fıkra, ceza muhakemesinin yüz yüzelik (vasıtasızlık) ilkesinin doğrudan görünümüdür. İkinci fıkra ise sanığın lehine bir istisnadır: mahkeme, toplanan delillere göre beraat, düşme, davanın reddi gibi sanık aleyhine olmayan bir karar verecekse, sorgusunu beklemeden davayı bitirebilir. 2023 değişikliğiyle fıkranın kapsamı “beraat”tan, “mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar”a genişletilmiştir.
Yokluğunda duruşma: CMK m.195’in dar kapısı
CMK m.195: “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.”
Bu hüküm iki şartı birlikte arar: (a) suçun yaptırımının yalnız veya birlikte adli para cezası ya da müsadere olması ve (b) davetiyede bu ihtarın yazılı olması. İhtar yoksa, suç adli para cezası gerektirse bile sanığın yokluğunda duruşma yapılamaz. Hapis cezası gerektiren bir suçta ise m.195 hiçbir şekilde uygulanamaz.
Duruşmadan bağışık tutulma, istinabe ve SEGBİS
CMK m.196, sanığın duruşmaya fiziken katılmaması sonucunu doğuran üç ayrı kurumu bir arada düzenler. Bunların şartları ve sonuçları birbirinden farklıdır ve uygulamada sıklıkla karıştırılır.
| Kurum | Dayanak | Şartı | Kritik nokta |
|---|---|---|---|
| Duruşmadan bağışık tutulma | m.196/1 | Sorgusu yapılmış sanığın veya bu konuda yetkili kılınmış müdafiin talebi | Talep sanıktan gelir; mahkeme resen bağışık tutamaz |
| İstinabe suretiyle sorgu | m.196/2 | Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç | Sorgudan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur |
| SEGBİS ile sorgu/katılım | m.196/4 | Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlar | Zorunluluk somut gerekçeyle gösterilmelidir |
| Nakil hâlinde getirilmeme | m.196/5 | Hastalık, disiplin önlemi veya zorunlu nedenlerle yargı çevresi dışına nakil | Yalnızca sorgusu yapılmış sanık için ve hazır bulunması gerekmeyen oturumlarda |
| Yurt dışındaki sanık | m.196/6 | Belirlenen tarihte hazır bulunmasının zorluğu | Önceden duruşma açılarak veya istinabeyle sorgu yapılabilir |
CMK m.196/4 (694 sayılı KHK m.147 ile değişik; 7078 sayılı Kanun m.142 ile aynen kabul): “Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda, aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar verilebilir.”
Metindeki “zorunlu gördüğü durumlarda” ibaresi, bu hükmü bir kolaylık değil bir istisna yapar. Yargıtay uygulaması bu ibareyi ciddiye almakta ve zorunluluğun somut olarak gösterilmesini aramaktadır.
İstinabede sıkça yapılan hata
CMK m.196/2, istinabe suretiyle sorguyu alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar bakımından yasaklar. Buradaki ölçüt, kanunda öngörülen alt sınırdır ve artırım hükümleri (örneğin 3713 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki zorunlu artırım) dikkate alınarak hesaplanır. Ayrıca ikinci fıkranın son cümlesi çok sık atlanır: sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmalıdır. Bu soru sorulmadan yapılan istinabe sorgusu usule aykırıdır.
SEGBİS ne zaman kullanılabilir? Yargıtay’ın koyduğu üç ölçüt
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, konuya ilişkin kararlarında üç ölçütlü bir çerçeve kullanmaktadır:
- Duruşmada hazır bulunma hakkı, ancak olayın koşullarının zorunlu kıldığı durumlarda ve mahkeme kararıyla sınırlandırılabilir. Zorunluluk, genel ve klişe ifadelerle değil somut gerekçeyle ortaya konulmalıdır.
- İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yoluyla katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır. Sanık kabul etmiyorsa bu oturumlarda salonda hazır bulundurulmalıdır.
- Sesli ve görüntülü yöntemle savunma alınması hâlinde, müdafiin talebi üzerine sanığın yanında bulunma olanağı sağlanmalıdır. Müdafi salonda, sanık ekranda kalırsa savunmanın bütünlüğü bozulur.
Bu koşullar gerçekleştiğinde savunma hakkının kısıtlanmadığı kabul edilebilir. Gerçekleşmediğinde ise sonuç ağırdır: CMK m.289/1-h uyarınca “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” hukuka kesin aykırılık hâlidir; kanun yolunda resen gözetilir.
SEGBİS kaydı ve duruşma tutanağı
CMK m.219/1 (son cümle): “Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.”
SEGBİS ile alınan beyanın kaydı, kendiliğinden tutanak yerine geçmez; vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülmesi ve imzalanması gerekir. Savunma açısından pratik sonuç şudur: SEGBİS oturumunda söylediklerinizin tutanağa doğru geçip geçmediğini kontrol etmek ve eksiklik varsa aynı oturumda düzeltilmesini istemek gerekir.
Ne yapmalı? Adım adım
- Talebinizi duruşmadan önce yazılı olarak bildirin. Ceza infaz kurumu aracılığıyla mahkemeye vereceğiniz dilekçede “duruşmaya bizzat katılmak istiyorum, SEGBİS yöntemiyle savunma yapmayı kabul etmiyorum” ifadesini açıkça kullanın. Dilekçenin havale tarihini saklayın.
- Talebi duruşmada da tekrarlayın ve tutanağa geçirtin. Yargıtay incelemesinde belirleyici olan, bu iradenin tutanakta görünmesidir. Müdafiin de aynı yönde talepte bulunması itirazı güçlendirir.
- Hangi oturum olduğunu ayırt edin. Ara oturumlara SEGBİS ile katılmakla; ilk savunma, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma, tanık dinlenmesi ve son söz oturumlarına SEGBİS ile katılmak aynı şey değildir. İtirazınızı özellikle bu esaslı oturumlar için kurun.
- Mahkemenin zorunluluk gerekçesini denetleyin. Ara kararda “SEGBİS ile katılımına” denilip geçilmiş mi, yoksa neden salonda bulundurulamadığı somut olarak açıklanmış mı? Gerekçesizlik başlı başına bir aykırılıktır.
- Teknik sorunları tutanağa geçirtin. Görüntü donması, sesin kesilmesi, SEGBİS hattının meşgul olması nedeniyle duruşmaya katılınamaması gibi durumlar kaydedilmelidir; aksi hâlde dosyada iz kalmaz.
- Müdafiin nerede bulunacağını planlayın. Müdafiin sanığın yanında bulunmasını talep edeceksiniz ise bunu önceden yazılı olarak bildirin.
- Kanun yolu dilekçesinde CMK m.289/1-h’ye açıkça dayanın. Savunma hakkının kısıtlanması mutlak bozma sebebidir; hangi oturumda, hangi talebe rağmen, hangi gerekçesizlikle bu sonucun doğduğunu tarih vererek gösterin.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/34603, K. 2026/45, 05.01.2026
Duruşmada hazır bulunma hakkının sınırlanması zorunluluk ve orantılılık denetimine tabidir. Daire, duruşmada hazır bulunmanın “sadece ödev değil aynı zamanda bir hak” olduğunu; bu hakkın “sadece duruşmada hazır bulunmayı değil duruşma sürecini takip etmeyi, iddiaları ve tanık ifadelerini dinlemeyi, iddia/savunmaları destekleyecek argümanları ileri sürmeyi de” içerdiğini belirtmiştir. Video konferansın nakil gecikmelerini azaltma amacı taşıdığını, bunun kendiliğinden hakkın amaçlarıyla çelişmediğini; ancak sanığın süreci takip edebilmesinin, dinlenen kişileri görebilmesinin ve kendisinin de görülüp dinlenilmesinin “teknik engeller bulunmaksızın garanti edilmesi” gerektiğini vurgulamıştır. Karara göre “ilk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır” ve zorunluluk “genel, soyut ve klişe cümlelerle değil somut ve olaya uygun bir gerekçeyle” ortaya konulmalıdır. Somut olayda, zorunluluk hâlinin ne olduğu gösterilmeden sanığın hiç salonda bulundurulmaksızın SEGBİS ile savunmasının alınması ve son sözünün sorulması, CMK m.289/1-h kapsamında m.196/4’e muhalefetle savunma hakkının kısıtlanması sayılmış; hüküm oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/875, K. 2022/3004, 25.05.2022
Sanık SEGBİS’i açıkça reddettiyse, salonda hazır bulundurulmadan yargılama tamamlanamaz. Ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık, katıldığı duruşmalarda “Ben SEGBİS yöntemiyle savunma vermeyi kabul etmiyorum. Mahkemeye gelerek yüz yüze savunma yapmak istiyorum” demiş, müdafi de aynı yönde talepte bulunmuştur. Buna rağmen sanık duruşmada hazır edilmemiş, ayrıca duruşmadan bağışık tutulma talebi ve bu yönde bir mahkeme kararı bulunmadığı hâlde son celse sanığın yokluğunda yapılarak karar verilmiştir. Daire bu durumu, CMK m.193 ve m.196/1’e aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması saymış ve hükmü oybirliğiyle bozmuştur. Karar ayrıca üç ölçütü açıkça formüle eder: hakkın sınırlanması mahkeme kararıyla ve zorunluluk hâlinde olmalı; esaslı oturumlara SEGBİS ile katılım açık kabule dayanmalı; müdafiin talebi hâlinde sanığın yanında bulunma olanağı sağlanmalıdır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/4373, K. 2023/7563, 18.10.2023
Yargılamanın hiçbir aşamasında salonda bulundurulmamak, tek başına bozma sebebidir. Sanık müdafii temyiz dilekçesinde, sanığın bizzat duruşmaya getirtilmeden SEGBİS ile dinlenmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüştür. Daire, CMK m.196/4’te öngörülen “zorunluluk halinin ne olduğuna ilişkin olaya özgü ilgili ve yeterli gerekçeleri somut olgulara dayandırılarak gösterilmeden”, sanığın yargılamanın hiçbir aşamasında ve hüküm celsesinde mahkeme salonunda hazır bulundurulmaksızın SEGBİS yöntemiyle savunmasının alınıp son sözünün sorulmasını, CMK m.289/1-h kapsamında m.196/4’e muhalefetle savunma hakkının kısıtlanması saymış ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/4766, K. 2024/2102, 22.02.2024
Sanık ya salonda hazır bulundurulmalı ya da SEGBİS ile katılımı sağlanmalı; yüzüne karşı hüküm verilmelidir. Daire, sanığın oturumda hazır bulundurulması ya da SEGBİS yöntemiyle duruşmaya katılımı sağlanıp yüzüne karşı hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilerek karar verilmesini, CMK m.193 ve m.196’ya aykırı davranılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması saymıştır. Karar iki sanık yönünden ayrı sonuçlar doğurmuş; hukuka aykırılık görülmeyen hüküm onanırken, savunma hakkının kısıtlandığı hüküm oybirliğiyle bozulmuştur.
Bu dört karar birlikte okunduğunda ortaya, uygulamada doğrudan kullanılabilecek bir denetim sırası çıkar.
Birinci soru: sınırlama var mı? Sanık salonda değilse duruşmada hazır bulunma hakkı sınırlanmış demektir. Bu sınırlamanın bir mahkeme kararına dayanması gerekir; ara kararsız, fiilî bir uygulama olarak SEGBİS’e geçilmesi başlı başına sorunludur. 25.05.2022 tarihli karar, bağışık tutulma talebi ve bu yönde bir karar bulunmadan sanığın yokluğunda oturum yapılmasını ayrıca aykırılık saymıştır.
İkinci soru: zorunluluk gösterilmiş mi? CMK m.196/4’ün lafzı açıktır; SEGBİS ancak “zorunlu görülen durumlarda” kullanılabilir. Yargıtay bu noktada dosyaların çoğunu bozmaktadır, çünkü uygulamada ara kararlar genellikle zorunluluğu hiç tartışmaz. 05.01.2026 tarihli karar, gerekçenin “genel, soyut ve klişe” olamayacağını, olaya özgü somut olgulara dayanması gerektiğini açıkça söyler. Savunmanın dilekçede vurgulaması gereken ilk nokta budur: mahkeme, neden salona getirilemediğini yazmış mıdır?
Üçüncü soru: hangi oturum? Bütün oturumlar aynı ağırlıkta değildir. İlk savunma, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlar, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma ve son söz, hükmün inşasına doğrudan etki eden aşamalardır; bunlara SEGBİS ile katılım sanığın açık kabulünü gerektirir. Sanık bu kabulü vermemişse — üstelik tutanağa geçen açık bir ret beyanı varsa — sonuç bozmadır.
Dördüncü soru: savunmanın bütünlüğü korunmuş mu? Müdafiin talebi hâlinde sanığın yanında bulunmasına olanak tanınması, tesadüfi bir ayrıntı değildir: müdafi salonda, sanık ekranda olduğunda ikisi arasındaki gizli ve anlık iletişim fiilen imkânsızlaşır. Aynı mantık teknik sorunlar için de geçerlidir; 05.01.2026 tarihli kararın AİHM içtihadına atıfla vurguladığı gibi, sanığın süreci takip edebilmesi ve kendisinin de görülüp dinlenilmesi teknik engel bulunmaksızın güvence altına alınmalıdır. Bu nedenle görüntü ve ses kesintileri mutlaka tutanağa geçirilmelidir.
Son olarak, bu aykırılığın kanun yolundaki değeri hafife alınmamalıdır. CMK m.289/1-h kapsamındaki savunma hakkı kısıtlaması hukuka kesin aykırılıktır; temyiz sebebi olarak ileri sürülmemiş olsa bile resen gözetilir ve incelemeyi yapan daire çoğu zaman “sair yönleri incelenmeksizin” öncelikle bu sebepten bozma verir. Yani dosyanın esasına ilişkin bütün tartışmalar bir yana bırakılarak yargılama başa döner. Bu da, duruşmaya bizzat katılma iradesinin zamanında ve tutanağa geçecek biçimde ortaya konulmasını, savunmanın en yüksek getirili işlemlerinden biri hâline getirir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| SEGBİS itirazını yalnızca sözlü olarak yapmak ve tutanağa geçirtmemek | Kanun yolunda iradenin varlığı ispatlanamaz | Talep hem yazılı dilekçeyle hem duruşmada tutanağa geçirilerek yapılmalıdır |
| Ara oturum ile esaslı oturum ayrımını yapmamak | İtiraz dağılır, güçlü nokta kaybolur | İtiraz özellikle ilk savunma, delil toplama, mütalaaya karşı savunma ve son söz oturumları için kurulmalıdır |
| Mahkemenin ara kararında zorunluluk gerekçesi olup olmadığını incelememek | En sık kabul edilen bozma sebebi gözden kaçar | Ara karar metni okunmalı ve gerekçesizlik dilekçede tarih verilerek gösterilmelidir |
| Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis gerektiren suçta istinabeyle sorguyu kabul etmek | CMK m.196/2’ye aykırılık oluşur | Bu suçlarda istinabe yasaktır; artırım hükümleri de alt sınır hesabında dikkate alınır |
| SEGBİS kaydının tutanağa doğru geçip geçmediğini kontrol etmemek | Beyanın içeriği eksik veya yanlış kaydedilir | CMK m.219/1 uyarınca kayıt yazılı tutanağa dönüştürülür; aynı oturumda düzeltme istenmelidir |
| Teknik sorunları “nasılsa anlaşıldı” diyerek geçiştirmek | Etkili katılımın sağlanmadığı dosyada görünmez | Görüntü/ses kesintileri ve bağlantı sorunları tutanağa yazdırılmalıdır |
Sanık duruşmaya katılmak zorunda mı, yoksa bu bir hak mı?
Her ikisi de. CMK m.193/1 uyarınca hazır bulunmayan sanık hakkında kural olarak duruşma yapılmaz ve geçerli nedeni olmayan sanığın zorla getirilmesine karar verilir. Ancak Yargıtay, duruşmada hazır bulunmanın sanık bakımından “sadece ödev değil aynı zamanda bir hak” olduğunu vurgulamaktadır; bu hak, savunma hakkının etkin kullanımı ile silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerine işlerlik kazandırır.
SEGBİS ile savunma yapmayı reddedebilir miyim?
İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara SEGBİS yoluyla katılım, Yargıtay uygulamasına göre sanığın açık kabulüne dayanmalıdır. Bu nedenle bu oturumlar bakımından SEGBİS’i reddedip salonda hazır bulundurulmayı talep edebilirsiniz. Talebinizi yazılı olarak bildirmeniz ve duruşmada tutanağa geçirtmeniz önemlidir.
Mahkeme SEGBİS kullanmak için gerekçe göstermek zorunda mı?
Evet. CMK m.196/4 SEGBİS’e yalnızca “zorunlu görülen durumlarda” izin verir. Yargıtay, bu zorunluluğun olaya özgü, ilgili ve yeterli gerekçelerle ve somut olgulara dayandırılarak gösterilmesini aramakta; zorunluluğun genel, soyut ve klişe cümlelerle değil somut ve olaya uygun bir gerekçeyle ortaya konulması gerektiğini belirtmektedir.
Avukatım duruşma salonunda, ben ekranda olacağım. Buna itiraz edebilir miyim?
Evet. Yargıtay’ın kullandığı ölçütlerden biri, sesli ve görüntülü yöntemle savunma alınması hâlinde müdafiin talebi üzerine sanığın yanında bulunma olanağının sağlanmasıdır. Bu olanak tanınmazsa, müdafi ile sanık arasındaki anlık ve gizli iletişim fiilen imkânsızlaşacağından savunmanın bütünlüğü zedelenir.
SEGBİS’e rağmen hüküm kurulursa ne olur?
Sanığın talebine rağmen salonda hazır bulundurulmaması ve zorunluluk gerekçesi gösterilmeden SEGBİS ile yetinilmesi, CMK m.289/1-h kapsamında savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Bu bir “hukuka kesin aykırılık” hâli olduğundan kanun yolunda resen gözetilir; Yargıtay bu tür dosyalarda çoğunlukla “sair yönleri incelenmeksizin” öncelikle bu sebepten bozma kararı vermektedir.
Sanığın yokluğunda hangi hâllerde duruşma yapılabilir?
CMK m.195 uyarınca, suç yalnız veya birlikte adli para cezasını ya da müsadereyi gerektiriyorsa sanık gelmese bile duruşma yapılabilir; ancak sanığa gönderilen davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağının yazılmış olması şarttır. Hapis cezası gerektiren suçlarda bu hüküm uygulanamaz.
Sorgum yapılmadan dava bitirilebilir mi?
Evet, ancak yalnızca sanığın aleyhine olmayan kararlar bakımından. 28.03.2023 tarihli 7445 sayılı Kanun’la değişik CMK m.193/2 uyarınca, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.
İstinabe yoluyla sorgu her suçta mümkün mü?
Hayır. CMK m.196/2, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istinabe suretiyle sorguyu yasaklar. Ayrıca istinabe mümkün olan hâllerde bile, sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulmalı ve sorgu tutanağı duruşmada okunmalıdır.
Cezaevinde başka bir ilde tutuluyorum; her duruşmaya getirilmem gerekir mi?
CMK m.196/5 uyarınca hastalık, disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle yargı çevresi dışındaki bir hastane veya tutukevine nakledilmiş sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir. Bu hüküm, esaslı oturumlar bakımından değil, hazır bulunmanın gerekli olmadığı oturumlar bakımından uygulanır.
SEGBİS kaydı duruşma tutanağı yerine geçer mi?
Kendiliğinden geçmez. CMK m.219/1 uyarınca duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması hâlinde, bu kayıtların vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülmesi ve mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması gerekir.
İlgili mevzuat
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.193 (sanığın duruşmada hazır bulunmaması), m.194, m.195 (sanığın yokluğunda duruşma), m.196 (sanığın duruşmadan bağışık tutulması), m.180 (tanığın ses ve görüntü aktarımıyla dinlenmesi), m.181 (istinabe), m.219 (duruşma tutanağı), m.289/1-h (savunma hakkının sınırlandırılması — hukuka kesin aykırılık)
- 694 sayılı KHK m.147 ve 7078 sayılı Kanun m.142 (CMK m.196/4’ün mevcut hâli)
- 7445 sayılı Kanun m.20 (CMK m.193/2’de yapılan değişiklik, 28.03.2023)
- Ceza Muhakemesinde Ses ve Görüntü Bilişim Sisteminin Kullanılması Hakkında Yönetmelik
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36 (hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı)
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.6 (adil yargılanma hakkı)
Savunma hakkının diğer boyutları için zorunlu müdafilik ve müdafi görevlendirilmesi, delil kuralları için ceza muhakemesinde delil yasakları, tanık beyanları için tanıklıktan çekinme ve hüküm türleri için beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Duruşmada hazır bulunma ve SEGBİS uygulamasına ilişkin değerlendirme, dosyanızdaki ara kararların içeriğine, oturumların niteliğine ve tutanaklara göre değişir. Somut durumunuz için dosyanızın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.