Riskli Yapı Tespitine İtiraz

Kısaca
- Riskli yapı tespiti, masrafları maliklere ait olmak üzere lisanslı kurum ve kuruluşlara yaptırılır; Başkanlık veya İdare bunu resen de yapabilir.
- Tespite karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince on beş gün içinde itiraz edilebilir.
- İtirazlar, üniversitelerden dört ve Bakanlık/Başkanlıktan üç kişiden oluşan teknik heyet tarafından incelenip karara bağlanır.
- Tespit, tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenir; tutanak yapıya asılır, maliklere e-Devlet üzerinden bildirilir ve muhtarlıkta on beş gün ilan edilir. İşlem, ilanın son günü tebliğ edilmiş sayılır.
- İtiraz hakkı maliklere ve kanuni temsilcilerine aittir; malik olmayanın itirazı bu gerekçeyle reddedilebilir.
- Her malik ayrı ayrı itiraz edebilir; ancak itiraz karara bağlandıktan sonra yapılacak yeni itirazlar incelenmez. Buna karşılık itiraz üzerine verilen karara karşı bütün maliklerin dava açma hakkı vardır.
- Tespit kesinleşirse maliklere altmış günden az olmamak üzere süre verilerek yıktırma istenir.
Kapıya asılan bir tutanakla başlayan süreç, çoğu malik için sonradan öğrenilen bir tapu şerhi ve ardından gelen yıkım tebligatıyla devam eder. Oysa bu zincirin ilk halkası — riskli yapı tespiti — hem idari itiraza hem de iptal davasına açıktır ve süresi çok kısadır.
Aşağıda tespitin nasıl yapıldığını, kimin hangi sürede itiraz edebileceğini, teknik heyetin işleyişini ve itirazdan sonra dava yolunun nasıl açıldığını ele alıyoruz.
Tespit nasıl yapılır?
6306 sayılı Kanun m.3/1: “Riskli yapıların tespiti, Başkanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Başkanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Başkanlığa veya İdareye bildirilir. Başkanlık/İdare riskli yapıların tespitini resen yapabileceği gibi süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden de isteyebilir. (…) Riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince on beş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Başkanlığın talebi üzerine, üniversitelerce ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkta/Başkanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır.”
m.3/2: “Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Başkanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir ve ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ yerine kaim olmak üzere, tespite ilişkin bilgileri ihtiva eden tutanak yapıya asılır, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilir ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süre ile ilan edilir. Riskli yapı tespit işlemi, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır. Riskli yapılar, ayrıca Başkanlığın internet sayfasında on beş gün süre ile ilan edilir.”
İtiraz: kim, nereye, ne kadar sürede?
| Soru | Cevap |
|---|---|
| Kim itiraz edebilir? | Malikler veya kanuni temsilcileri |
| Süre | On beş gün |
| Nereye? | Riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe verilecek dilekçeyle |
| Kim inceler? | Üniversiteden dört, Bakanlık/Başkanlıktan üç üyeli teknik heyet |
| Her malik ayrı ayrı itiraz edebilir mi? | Evet; ancak itiraz karara bağlandıktan sonra yapılacak yeni itirazlar incelenmez |
| Kiracı itiraz edebilir mi? | Mevzuat itiraz hakkını malik ve kanuni temsilcilere tanımıştır |
| İtiraz edilmezse | Tespit kesinleşir ve yıkım süreci başlar |
Teknik heyetin çalışma usulü
- Heyet, gerektiğinde yerinde inceleme yapabilir.
- İnceleme, riskli yapı tespitinin yapıldığı tarihteki duruma ve özelliklere göre yapılır; gerçeğin gizlenmesi amacıyla sonradan yapılan uygulamalar dikkate alınmaz.
- Eksiklik tespit edilen hususlar için verilen ara kararlar değil, yalnızca nihai karar itiraz eden malike bildirilir.
- İtirazın reddedilmesi veya hiç itiraz edilmemesi hâlinde tespit kesinleşir.
Kesinleşme sonrası: yıkım süreci
- Tespitin kesinleşmesi üzerine Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve yapının yıktırılmasını İdareden ister.
- İdare, maliklere altmış günden az olmamak üzere süre vererek yıktırmalarını bildirir.
- Maliklere yapılan tebligatta, yapıyı kullanan kiracı veya sınırlı ayni hak sahiplerine tahliye bildirimi yapılması gerektiği belirtilir.
- Verilen sürede yıktırılmazsa yapı, idari makamlarca yıktırılır ve tekrar süre verilerek tebligat yapılır.
- Bu süre de sonuçsuz kalırsa tahliye ve yıktırma işlemleri, masrafları öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin iştirakiyle mülki amirler tarafından yapılır.
Dava yolu
| Aşama | Not |
|---|---|
| İdari itiraz | Tebliğden itibaren 15 gün; teknik heyete |
| İptal davası | İdare mahkemesinde; 2577 sayılı Kanun’daki sürelere tabi |
| Kimler dava açabilir? | İtiraz üzerine verilen karara karşı bütün malikler |
| Menfaat ilişkisi | Malik olmayanın dava ehliyeti, somut menfaat bağına göre değerlendirilir |
| Aynı işlem başka malikçe iptal ettirilmişse | İptal kararının kesinleşmesi işlemin hukuk âleminden kalkması sonucunu doğurur |
| Yürütmenin durdurulması | Yıkım süreci hızlı işlediğinden dilekçede mutlaka talep edilmelidir |
Ne yapmalı?
- Tebliğ tarihini doğru saptayın. İşlem, muhtarlıktaki ilanın son günü tebliğ edilmiş sayılır; süreyi buna göre hesaplayın.
- Tapu kaydını kontrol edin. Beyanlar hanesindeki belirtme, sürecin fiilen başladığını gösterir.
- Rapora teknik itiraz hazırlayın. “Bina sağlam” demek yetmez; karot sayısı, numune yerleri, hesap yöntemi ve veri girişindeki eksiklikler somut olarak gösterilmelidir.
- On beş günü kaçırmayın. İdari itiraz süresi kısadır ve kaçırılırsa tespit kesinleşir.
- Malik sıfatınızı belgeleyin. İtiraz hakkı maliklere ve kanuni temsilcilerine aittir.
- Birden çok malik varsa koordine olun. Karara bağlanmış bir itirazdan sonra yapılan yeni itirazlar incelenmez.
- Heyet kararını bekleyip dava açın. İtiraz sonucu belli olmadan açılan davada işlemin kesin ve yürütülebilir olup olmadığı tartışılır.
- Yürütmenin durdurulmasını isteyin. Altmış günlük yıkım süreci dava süresiyle yarışır.
- Yapı kayıt belgesine güvenmeyin. İmar barışı kapsamında alınan belge, dönüşüm uygulamasına ve yıkıma tek başına engel oluşturmaz.
Danıştay ne diyor?
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1040, K. 2023/301, 22.02.2023
Uygulama Yönetmeliği’nin itiraz ve yıkım kurallarında hukuka aykırılık yok. Davacılar, 6306 sayılı Kanun’un Uygulama Yönetmeliği’nin birçok hükmünün iptalini istemişti. Tahliye ve yıkım için verilen altmış günlük süre bakımından, riskli yapıların can ve mal güvenliği açısından sakıncalı olduğu, yıkım veya güçlendirmenin zorunlu bulunduğu, “gecikmeksizin uygulamaya geçilmesinin gerektiği, aksi durumun telafisi imkânsız zararlara yol açacağı” dikkate alınarak kurallarda hukuka aykırılık görülmemiştir. Teknik heyetin çalışma usulüne ilişkin iddialar bakımından ise şu gerekçelere yer verilmiştir: heyet gerektiğinde yerinde inceleme yapabilir; riskli olduğu tespit edilen yapı üzerinde “gerçeğin gizlenmesi amacıyla sonradan yapılacak uygulamalar” göz önüne alınmayıp tespitin yapıldığı tarihteki duruma göre karar verilir; eksiklik için verilen ara kararların değil yalnızca nihai kararın bildirilmesi, yapıya gerçek durumu gizleyecek müdahaleleri önler. İtiraz hakkı bakımından denge şöyle kurulmuştur: “her malikin itiraz etme hakkının olduğu, ancak itiraz karara bağlandıktan sonra yapılacak yeni itirazların incelenmeyeceği, bu tür itirazların incelenmesinin birbiriyle çelişen kararların ortaya çıkmasına ve karışıklığa yol açacağı; ayrıca, itiraz üzerine verilen karara karşı bütün maliklerin dava açma hakkının da olduğu”.
Danıştay 6. Dairesi, E. 2019/2536, K. 2022/1327, 10.02.2022
Tespit tapuya şerh verilmekle icrailik kazanır; inşaat hâlindeki yapı da kapsamda olabilir. Davacı, inşaat hâlindeki ve ikamet edilmeyen yapıların 6306 sayılı Kanun kapsamına girmediğini ileri sürmüştü. Daire, mevzuat değerlendirmesinde riskli yapı tespitinin ilgili tapu müdürlüğüne bildirilerek tapuya şerh verilmesiyle “aleniyet ve icrailik” kazandığını ve ilgililerin menfaatini etkilemeye başladığını, bunun tebliği üzerine on beş gün içinde Müdürlüğe itiraz edilebileceğini belirtmiştir. Esas yönünden ise; yapının Kanun kapsamında incelenebilecek yapılardan olduğu, söz konusu yapıda ikamet edildiği, “Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar”a göre yapılan incelemede izin verilen sınır değerlerin aşıldığının saptandığı ve sürecin Kanun, Yönetmelik ve Esaslara uygun yürütüldüğü sonucuna varılarak “dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır” denilmiştir.
Danıştay 4. Dairesi, E. 2023/12188, K. 2023/5755, 26.10.2023
İtiraz hakkı malik ve kanuni temsilciyle sınırlıdır. Davacı, maliki olduğu parsel de dâhil dört parseli kapsayacak şekilde tek bir bina inşa edildiğini, iki parseldeki taşınmazların riskli yapı tespiti nedeniyle yıkılmasının kendi parselindeki yapıyı da etkileyeceğini ileri sürerek riskli yapı kararına itiraz etmişti. Daha önceki bir aşamada, salt malik olmadığından bahisle menfaat bağı araştırılmaksızın verilen ret kararı bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılamada bilirkişi incelemesi de yapılmıştı. Sonuçta, ilgili parsellerdeki eski yapının yıkılmasının diğer parsellerdeki yapıların doğrudan yıkılmasına neden olmayacağı saptanmış ve “mevzuat uyarınca riskli yapı kararlarına itiraz hakkının sadece maliklerce veya kanuni temsilcilerince kullanılabileceğinin hüküm altına alındığı” gözetilerek, itirazın malik olunmadığı gerekçesiyle reddedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Danıştay 6. Dairesi, E. 2021/10336, K. 2023/2148, 01.03.2023
Riskli yapı tanımı ve aynı işlem hakkında verilmiş iptal kararının etkisi. Davacılar hem riskli yapı tespiti işleminin hem de Uygulama Yönetmeliği’ndeki riskli yapı tanımının iptalini istemişti. Daire, 6306 sayılı Kanun m.2’deki “riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı” tanımına Yönetmelikte aynen yer verildiğini belirterek düzenlemede yasaya aykırılık görmemiştir. İşlem yönünden ise dosyada belirleyici bir olgu vardır: aynı riskli yapı tespiti işleminin iptali istemiyle farklı malikler tarafından açılan davalarda idare mahkemelerince iptal kararı verilmiş ve bu kararlar istinaf başvurularının kesin olarak reddiyle kesinleşmiştir. Davacıların itirazı ise itiraz hakkında karar verilmeden dava açılmış, yargılama sırasında teknik heyetçe reddedilmiştir.
Riskli yapı tespiti, kentsel dönüşüm zincirinin ilk ve en belirleyici halkası; sonrasındaki tahliye, yıkım ve uygulama işlemleri bu tespitin geçerliliğine dayanıyor. Bu yüzden mevzuat iki yönlü çalışıyor. Bir yandan süreci hızlandırıyor: tespit tapuya şerh edilerek icrailik kazanıyor, tebliğ için muhtarlık ilanı yeterli sayılıyor, itiraz süresi on beş günle sınırlanıyor ve teknik heyet tespit anındaki duruma göre karar veriyor — yani rapor sonrası yapıya yapılan müdahaleler sonucu değiştirmiyor. Yargı bu hızı, riskli yapıların yarattığı can ve mal güvenliği tehlikesi ve “telafisi imkânsız zarar” gerekçesiyle meşru buluyor. Öte yandan sürecin denetime kapalı olmadığını da vurguluyor: her malik itiraz edebiliyor, itiraz üzerine verilen karara karşı bütün maliklerin dava açma hakkı bulunuyor ve tespitin hangi teknik esaslara göre yapıldığı — karot alımı, veri girişi, hesap yöntemi — yargısal denetimin konusu oluyor. Pratikte belirleyici olan üç nokta var. Birincisi sıfat: itiraz hakkı malik ve kanuni temsilciyle sınırlı; komşu parselin maliki, kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi bu yoldan yararlanamıyor, dava ehliyeti ise ancak somut menfaat bağı kurulabilirse tartışılıyor. İkincisi sıra: itiraz sonucu belli olmadan açılan dava, işlemin kesin ve yürütülebilir olup olmadığı tartışmasına takılıyor. Üçüncüsü eşgüdüm: aynı yapı için birden çok malik varsa, ilk itirazın karara bağlanmasından sonra yapılan itirazlar incelenmiyor — bu da maliklerin süreci birlikte yürütmesini adeta zorunlu kılıyor.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun yaratır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Tebliğ tarihini yanlış hesaplamak | İşlem, muhtarlık ilanının son günü tebliğ sayılır | İlan tarihlerini muhtarlıktan teyit etmek |
| On beş günlük itirazı kaçırmak | Tespit kesinleşir, yıkım süreci başlar | Süreyi ilk günden takip etmek |
| İtirazı teknik dayanaksız yapmak | Heyet raporu teknik ölçütlerle inceler | Karşı teknik rapor ve somut eksiklik göstermek |
| Malik olmadan itiraz etmek | İtiraz hakkı malik ve kanuni temsilciye aittir | Malikler adına veya vekâletle hareket etmek |
| Diğer maliklerden bağımsız hareket etmek | Karara bağlanan itirazdan sonrakiler incelenmez | İtirazları birlikte ve eşzamanlı yapmak |
| Heyet kararını beklemeden dava açmak | İşlemin kesinliği tartışma konusu olur | Nihai karardan sonra süresinde dava açmak |
| Yürütmenin durdurulmasını istememek | Altmış günlük yıkım süreci işlemeye devam eder | Dilekçede açıkça talep etmek |
| Yapı kayıt belgesine güvenmek | Belge, dönüşüm ve yıkıma engel oluşturmaz | Riskli yapı sürecini ayrıca takip etmek |
Riskli yapı tespitini kim yaptırır?
Tespit, masrafları kendilerine ait olmak üzere öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Başkanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır. Başkanlık veya İdare tespiti resen yapabileceği gibi süre vererek maliklerden de isteyebilir.
Tespitten nasıl haberdar olurum?
Riskli yapı, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere tapu müdürlüğüne bildirilir; tespite ilişkin tutanak yapıya asılır, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilir ve ilgili muhtarlıkta on beş gün süreyle ilan edilir.
Tebliğ ne zaman gerçekleşmiş sayılır?
Riskli yapı tespit işlemi, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır.
İtiraz süresi ne kadar?
Riskli yapı tespitlerine karşı malikler veya kanuni temsilcileri tarafından on beş gün içinde itiraz edilebilir. İtiraz, riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe verilecek bir dilekçeyle yapılır.
İtirazı kim inceler?
İtirazlar, Başkanlığın talebi üzerine üniversitelerce ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkta/Başkanlıkta görevli üç kişinin katılımıyla oluşturulan teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır.
Teknik heyet yerinde inceleme yapar mı?
Danıştay kararında, teknik heyetin gerektiğinde yerinde inceleme yapabileceği; riskli olduğu tespit edilen yapı üzerinde gerçeğin gizlenmesi amacıyla sonradan yapılacak uygulamaların göz önüne alınmayarak tespitin yapıldığı tarihteki duruma ve özelliklere göre karar verileceği belirtilmiştir.
Kiracı itiraz edebilir mi?
Mevzuat, riskli yapı tespitine itiraz hakkını maliklere ve kanuni temsilcilerine tanımıştır. Danıştay kararlarında da itiraz hakkının sadece malikler veya kanuni temsilcilerince kullanılabileceği vurgulanmaktadır.
Birden fazla malik ayrı ayrı itiraz edebilir mi?
Her malikin itiraz etme hakkı vardır; ancak itiraz karara bağlandıktan sonra yapılacak yeni itirazlar incelenmez. Bu kısıtlamanın gerekçesi, birbiriyle çelişen kararların ortaya çıkmasını ve karışıklığı önlemektir.
İtirazım reddedilirse dava açabilir miyim?
Evet. Danıştay kararında, itiraz üzerine verilen karara karşı bütün maliklerin dava açma hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Dava, idare mahkemesinde ve 2577 sayılı Kanun’daki sürelere uyularak açılır.
Tespit kesinleşirse ne olur?
İtirazın reddedilmesi veya hiç itiraz edilmemesi suretiyle tespit kesinleşirse Müdürlük, gerekli tebligatların yapılmasını ve yapının yıktırılmasını İdareden ister. İdarece altmış günden az olmamak üzere süre verilerek yıktırma maliklerden istenir.
Altmış günlük süre neden bu kadar kısa?
Danıştay, riskli yapıların can ve mal güvenliği açısından sakıncalı olduğunu, yıkım veya güçlendirmenin zorunlu bulunduğunu ve gecikmeksizin uygulamaya geçilmemesi hâlinde telafisi imkânsız zararların doğabileceğini belirterek bu süreyi hukuka uygun bulmuştur.
İnşaat hâlindeki bina riskli yapı sayılır mı?
Danıştay’ın incelediği bir olayda, yapının Kanun kapsamında incelenebilecek yapılardan olduğu ve söz konusu yapıda ikamet edildiği saptanarak, Esaslara göre yapılan incelemede sınır değerlerin aşıldığı gerekçesiyle işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İlgili mevzuat
- 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun m.2 — Tanımlar
- 6306 sayılı Kanun m.3 — Tespit, taşınmaz devri ve tescil
- 6306 sayılı Kanun m.4 — Tasarrufların kısıtlanması
- 6306 sayılı Kanun m.5 — Tahliye ve yıktırma
- 6306 sayılı Kanun m.6 — Uygulama işlemleri
- 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m.6, 7, 8, 9
- Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7, 27 — Dava süresi ve yürütmenin durdurulması
Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: kentsel dönüşüm yasası, inşaat durdurma ve yıkım kararlarına itiraz, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve arsa payı düzeltim davası.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.