Lojman Tahsisi Nasıl Yapılır, Ne Zaman Boşaltılır? Oturma Süresi (2946 s. K.)

- 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kamu konutlarını özel, görev, sıra ve hizmet tahsisli olmak üzere dört gruba ayırır.
- Görev tahsisli konutlar yönetmelikle belirlenen makam ve rütbe sahiplerine, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilir.
- Sıra tahsisli konutlar ise yönetmelikte belirlenen puanlama esasına göre dağıtılır.
- Özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas görev veya hizmetin devamı süresince; sıra tahsisli konutlarda ise beş yıl oturulabilir.
- Beş yıl dolduktan sonra konuttan yararlanacak başka biri yoksa şartlı olarak oturmaya devam edilmesine izin verilebilir.
- Kurumlar, yönetmelik eki cetveldeki unvanlara eşdeğer ek görev unvanları belirleyebilir; ancak cetveldeki unvanları kapsam dışı bırakamaz.
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının taşra teşkilatındaki tüm avukatların görev tahsisli konut talebinde bulunabileceğini kabul etmiştir.
- Buna karşılık idarenin, konutların tahsis türünü değiştirme konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır.
- Görev tahsisli grubundan çıkarılan bir unvanın sıra tahsisli gruba geçirilmesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
- Malî ve sosyal haklarda emsal kabul edilmek, görev tahsisli konut hakkını kıyas yoluyla genişletmez.
- Konut süresinde boşaltılmazsa kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır.
- Zorla boşalttırmaya karşı yapılan başvuru, boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz.
- Danıştay 12. Dairesi, kanunda dayanağı bulunmayan artırımlı “işgaliye bedeli” düzenlemesini iptal etmiştir.
- Kanunlarda idareye işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi verilmediğinden, bu yetki yönergeyle yaratılamaz.
- Tahsis işlemleri ve düzenleyici işlemlere karşı idari yargıda iptal davası açılır.
Kısa cevap: 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu kamu konutlarını özel, görev, sıra ve hizmet tahsisli olmak üzere dört gruba ayırır; özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas görev veya hizmetin devamı süresince, sıra tahsisli konutlarda ise beş yıl oturulabilir. Sıra tahsisli konutlar yönetmelikteki puanlama esasına göre dağıtılır.
Lojman uyuşmazlıkları kamu personeli açısından iki uçta yoğunlaşır: konutun tahsis edilmemesi ve tahsis edilmiş konutun boşaltılmasının istenmesi. Her iki uçta da sonucu belirleyen şey, konutun hangi tahsis türüne girdiğidir; çünkü oturma süresi, boşaltma sebebi ve idarenin takdir alanı bu türe göre değişir.
Aşağıda önce dört tahsis türünün ayrımını ve oturma sürelerini, sonra kurumların kendi düzenlemeleriyle yönetmeliği ne ölçüde daraltıp genişletebileceğini, ardından boşaltma ve zorla tahliye rejimini ve son olarak uygulamada sıkça gündeme gelen artırımlı işgaliye bedeli sorununu ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Kamu konutları, tahsis esasına göre aşağıda belirtilen dört gruba ayrılır: a) Özel tahsisli konutlar; yönetmelikte belirlenecek temsil özelliği olan makam ve rütbe sahiplerine tahsis edilen özel nitelikli konutlardır. b) Görev tahsisli konutlar; yönetmelikte belirlenecek makam ve rütbe sahiplerine, görevlerinin önemi ve özelliği, yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilen konutlardır. c) Sıra tahsisli konutlar; hizmet süresi, daha önce kamu konutlarından yararlanma durumu ve süresi, çocuklarının ve bakmakla mükellef olduğu aile fertlerinin sayısı, aile fertlerinin gelir durumu, konuttan yararlanma için bekleme süresi, eşinin de bu Kanun kapsamına giren kurum ve kuruluşlarda çalışan personel olması gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenecek puanlama esasına göre tahsis edilen konutlardır. d) Hizmet tahsisli konutlar; … normal çalışma saatleriyle sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel ve koruma görevlisi, makam şoförü, kapıcı, kaloriferci gibi personel için inşa veya tefrik edilerek tahsis edilen … konutlardır.”
“Bu Kanun kapsamına giren; a) Özel tahsisli, görev tahsisli ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar; tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar. b) Sıra tahsisli konutlarda oturanlar; beş yıllık oturma süresinin bitiminden itibaren onbeş gün veya yararlanacak başka biri olmaması nedeniyle oturmaya devam etmesine izin verilmiş ise çıkması için idarece yapılan tebligat tarihinden itibaren bir ay içinde, emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadırlar. c) Konutlarda oturmakta iken ölenlerin aileleri, ölüm tarihinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltırlar. … Konutlar, 7 nci maddede belirtilen süreler sonunda boşaltılmaz ise, tahsise yetkili makam tarafından ilgili mülki veya askeri makamlara başvurulur. Bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın, kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır. Zorla boşalttırmaya karşı, idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvuru boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmaz.”
Kanun’un çekirdek hükümleri 1983 yılından bu yana büyük ölçüde korunmuşsa da bazı maddelerinde önemli değişiklikler yapılmıştır; ayrıca uygulama esasları üç katmanlı bir mevzuatla belirlenir. Kira bedeline ilişkin 5. maddenin ilk dört fıkrası 20/8/1993 tarihli ve 516 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 20. maddesiyle mülga edilmiştir. Konuttan çıkmayı düzenleyen 7. maddenin (d) bendi ise 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 87. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Uygulamanın ayrıntısı, Kanun’un 11. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 23/9/1984 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Konutları Yönetmeliği ile belirlenir; sıra tahsisli konutların dağıtımına ilişkin 9. maddenin ikinci fıkrası 4/12/2017 tarihli ve 2017/11152 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla değiştirilmiştir. Üçüncü katman ise kurumların kendi konut yönerge ve usul-esaslarıdır; bunlar yönetmeliğe ekli cetvellerdeki unvanlara eşdeğer ek unvan belirleyebilir, fakat cetvelde yer alan unvanları kapsam dışı bırakamaz. Ayrıca 2879 sayılı Kanun’un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik 4. maddesi uyarınca, 2946 sayılı Kanun Cumhurbaşkanlığı Makamı ve İdari İşler Başkanlığı hakkında uygulanmaz; bu konularda düzenleme yapma yetkisi Cumhurbaşkanlığına aittir. Bu nedenle hangi kurumun konutu olduğu, uygulanacak metni doğrudan değiştirir.
| Konu | Görev tahsisli konut | Sıra tahsisli konut |
|---|---|---|
| Dayanak | 2946 s. K. m.3/b | 2946 s. K. m.3/c |
| Tahsis ölçütü | Cetveldeki unvan ve sıra | Puanlama cetveli |
| Oturma süresi | Görevin devamı süresince | Beş yıl |
| Süre sonrası | Görev bitiminden itibaren iki ay | Talep yoksa şartlı olarak devam |
| Boşaltma süresi | İki ay | Sürenin bitiminden itibaren on beş gün |
| Yetersizlik hâli | Cetvel sırasına göre puanlama | Puan eşitse hizmet süresi, sonra ad çekme |
| Ek unvan belirleme | Eşdeğer unvanlar eklenebilir | Konu dışı |
| Tahsis türünü değiştirme | İdarenin takdir yetkisindedir | |
| Zorla boşalttırma | Kolluk marifetiyle bir hafta içinde | |
Bu uyuşmazlıklarda iki farklı yetki alanı sık sık birbirine karıştırılır. Birincisi kurumun kendi konut düzenlemesiyle yönetmeliği daraltıp daraltamayacağıdır: Danıştay, yönetmelik eki cetvelde adı geçen bir unvanın kurum içi bir düzenlemeyle kapsam dışı bırakılamayacağını, yalnızca eşdeğer ek unvan eklenebileceğini kabul etmiştir. İkincisi ise konutun tahsis türünün belirlenmesidir: hangi konutun görev, hangisinin sıra tahsisli olacağını yetkili makam tespit eder ve bu, idarenin takdir yetkisi içindedir. İki alan birbirinden ayrılmadığında dava yanlış zeminde açılır. Üçüncü kritik nokta boşaltmadadır: zorla boşalttırma işlemine karşı başvuru, işlemin icra ve infazını durdurmaz; bu nedenle süre dolmadan önce hareket edilmesi gerekir. Ayrıca kanunlar idareye artırımlı işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi vermemiştir; bu yönde bir yönerge hükmü üst norma aykırıdır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Oturduğunuz veya talep ettiğiniz konutun hangi tahsis türüne girdiğini tahsis belgesinden tespit edin.
- Kurumunuzun 2946 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığını, kapsam maddesine göre denetleyin.
- Kamu Konutları Yönetmeliği’ne ekli cetvelde unvanınızın yer alıp almadığını kontrol edin.
- Kurumunuzun kendi konut yönergesini veya usul ve esaslarını temin ederek cetvelle karşılaştırın.
- Kurum düzenlemesi yönetmelikteki bir unvanı çıkarıyorsa bunu normlar hiyerarşisi yönünden tartışın.
- Sıra tahsisinde puanlamanızın hangi kalemlerden oluştuğunu ayrıntılı olarak çıkarın.
- Puan hesabında hata varsa bunu somut kalemler üzerinden ortaya koyun.
- Boşaltma yazısında hangi maddeye dayanıldığını ve kaç günlük süre verildiğini belirleyin.
- Görev tahsisli konutta iseniz tahsise esas görevin gerçekten son bulup bulmadığını değerlendirin.
- Zorla boşalttırma riski varsa dava açma süresini beklemeden yürütmenin durdurulmasını isteyin.
- Maaşınızdan artırımlı işgaliye bedeli kesiliyorsa kesintinin dayanağı düzenlemeyi de dava konusu yapın.
- Kesilen tutarların faiziyle iadesini aynı dilekçede ayrı bir talep olarak ileri sürün.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 16.02.2023 T., 2022/57 E., 2023/5 K.
Bu kararla, bölge idare mahkemeleri arasındaki aykırılık giderilmiş ve kurum içi düzenlemelerle yönetmelikteki unvanların daraltılamayacağı kabul edilmiştir. Uyuşmazlık, bir genel müdürlüğün taşra teşkilatında görev yapan avukatlara görev tahsisli kamu konutu tahsis edilip edilemeyeceğinden kaynaklanıyordu; idare, kurum içi bir olurla avukatlardan yalnızca birim amiri ve vekiline konut tahsis edileceğini belirlemişti. Kurul önce yönetmelik sistemini açıklamıştır: görev tahsisli konutlar ekli (2) sayılı cetvelde belirtilenlere cetveldeki sıraya göre tahsis edilir; “yeteri kadar görev tahsisli konutun olmaması halinde konut tahsisi talebinde bulunanların anılan Cetvel’de belirtilen sıra esas alınarak Yönetmeliğe ekli (4) Sayılı Cetvel’deki esaslara göre, kendi aralarında puanlamaya tabi tutulacağı anlaşılmaktadır.” Ardından cetvelde avukat unvanının yer aldığını saptayarak sonuca varmıştır: “bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşların taşra teşkilatında görev yapan tüm avukatların görev tahsisli lojman tahsisi talebinde bulunabileceği ve anılan Yönetmelik hükümlerine göre yapılacak değerlendirme sonucu … görev tahsisli lojman tahsis edilebileceği sonucuna varılmıştır.” Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın, dava konusu işlemin iptali yolundaki karar doğrultusunda GİDERİLMESİNE, 16/02/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verilmiştir.
Danıştay 12. Daire, 29.03.2023 T., 2021/4684 E., 2023/1473 K.
Bu kararla, konutu süresinde boşaltmayanlardan artırımlı işgaliye bedeli alınmasını öngören yönerge hükmü iptal edilmiştir. Uyuşmazlıkta, oturduğu kamu konutu başka bir kuruma tahsis edilen bir personelden, verilen ek süre sonunda konutu boşaltmadığı gerekçesiyle kira bedeline ek olarak ilk üç ay kira bedelinin beş katı, izleyen aylarda ise bir önceki ayın yüzde onu oranında artırılan tutarda işgaliye bedeli tahsil edilmeye başlanmıştı. Daire önce mevzuat taramasını yapmıştır: “gerek dava konusu Cumhurbaşkanlığı Konut Yönergesi’nin dayanağını oluşturan 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’da, gerekse dava konusu Yönerge’nin 3. maddesi ile 19. maddesinde atıf yapılan 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu’nda, konutta oturma süresi sona erenlerin, kamu konutunu tahliye ederek idareye teslim etmemesi durumunda, idareye işgaliye bedeli tahsil etme yetkisinin verilmediği görülmektedir.” Sonuç cümlesi nettir: “ilgili Kanun’ların açık hükmüne rağmen ve anılan Kanun’larda belirlenmiş olan sınır aşılmak suretiyle, üst hukuk normunda tanınmayan bir yetkinin Yönerge ile getirilmesinde ve idareye işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.” Sonuç: Yönerge hükmünün ve buna dayanılarak tesis edilen işlemin İPTALİNE, tahsil edilen işgaliye bedelinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ÖDENMESİNE; 29/03/2023 tarihinde, Yönerge hükmü yönünden gerekçede oy çokluğuyla, diğer kısımlar yönünden oy birliğiyle ve İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Kararda hukukî belirlilik ilkesine dayanan ayrı gerekçe, çoğunluk gerekçesine dâhil edilmeyen bir karşı oy görüşüdür.
Danıştay 12. Daire, 23.12.2025 T., 2022/1242 E., 2025/5924 K.
Bu kararla, bir unvanın görev tahsisli konut listesinden çıkarılarak sıra tahsisli gruba alınmasının idarenin takdir yetkisi içinde olduğu kabul edilmiştir. Uyuşmazlıkta bir düzenleyici kurumda uzman unvanıyla görev yapan personel, kendi unvanının görev tahsisli konutlardan yararlanacaklar listesinden çıkarılmasına ilişkin usul ve esasların iptalini istemişti. Davacı, malî ve sosyal haklar bakımından başka bir uzman kadrosunun emsal gösterilmesinden hareketle eşdeğerlik iddiasında bulunmuştu. Daire bu bağlantıyı kurmamıştır: “söz konusu düzenlemenin mali haklar ile sosyal hak ve yardımlara ilişkin olduğu, görev tahsisli konut tahsis edilecek görev unvanlarının kıyas yoluyla genişletilmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır.” Daire ayrıca yönetmelik eki cetvelde ilgili grup başlığı altında “uzman” unvanının sayılmadığını saptayarak sonuca varmıştır: “davalı idarenin, Kamu Konutları Kanunu ve Kamu Konutları Yönetmeliği hükümleri ile Kurum konutlarının tahsis türünün değiştirilmesine yönelik düzenleme yapma konusunda idareye tanınan takdir yetkisini hukuka uygun olarak kullandığı sonucuna ulaşıldığından … hukuka aykırılık görülmemiştir.” Sonuç: DAVANIN REDDİNE, 23/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ve İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Danıştay 12. Daire, 23.12.2025 T., 2023/4643 E., 2025/5926 K.
Bu kararla, sıra tahsisinde bakmakla yükümlü olunan aile fertleriyle birlikte oturulacağının beyanla bildirilmesini yeterli gören düzenleme hukuka uygun bulunmuştur. Uyuşmazlıkta, puan yetersizliği nedeniyle lojman tahsis edilmeyen bir personel, kurum yönergesinde “belgelendirenler” yerine “beyan edenler” ifadesinin kullanılmasının üst norma aykırı olduğunu ileri sürmüştü. Daire, üst normun ne düzenlediğini şöyle ortaya koymuştur: yönetmeliğin ilgili maddesinde “üst hukuk normunda evli-bekâr personel yönünden bir ayrıma gidilmediği” saptanmış; konutta birlikte oturabileceklere ilişkin hükmün amacı ise “kamu konutu tahsis edilen personelin gelenek, görenek ve ahlak kuralları dışında konutu paylaşmalarını engellemeye yönelik olduğu, yani maddede sayılan kişilerle oturma zorunluluğu getirmediği … bununla birlikte … birlikte oturacağını belgelendirmeyi de zorunlu tutmadığı” biçiminde açıklanmıştır. Daire, düzenlemenin üst norma aykırı bir hüküm getirmediği, maddenin uygulamasına yönelik olduğu sonucuna varmış; puanlama veya sıralama hatası iddiası bulunmadığından tahsis edilmeme işleminde de hukuka aykırılık görmemiştir. Sonuç: DAVANIN REDDİNE, 23/12/2025 tarihinde oy birliğiyle ve İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Kararda yer alan tetkik hâkimi ve Danıştay savcısı düşünceleri, Daire’nin hükmü değildir.
İkinci halka, üç katmanlı mevzuat yapısıdır. En üstte Kanun, ortada Kamu Konutları Yönetmeliği, en altta kurumların kendi yönerge ve usul-esasları vardır. Kurum düzenlemeleri yönetmeliğin uygulanmasını ayrıntılandırabilir; ancak yönetmeliğin tanıdığı bir imkânı ortadan kaldıramaz.
Üçüncü halka, bu sınırın nasıl işlediğidir. İdari Dava Daireleri Kurulu, cetvelde adı geçen avukat unvanının kurum içi bir olurla “birim amiri ve vekili” ile sınırlandırılmasını kabul etmemiştir. Cetveldeki unvana sahip olan herkes talepte bulunabilir; talebin karşılanıp karşılanmayacağı ise konut sayısı ve puanlamayla belirlenir.
Dördüncü halka, bu sınırın diğer yüzüdür. Hangi konutun görev, hangisinin sıra tahsisli olacağını yetkili makam belirler. Personel sayısının artması ve konut yetersizliği gerekçesiyle bir unvanın görev tahsisli listeden çıkarılması, Daire tarafından takdir yetkisinin hukuka uygun kullanımı sayılmıştır. Kazanılmış bir tahsis türü yoktur.
Beşinci halka, eşdeğerlik iddialarının sınırıdır. Malî ve sosyal haklar bakımından bir kadronun başka bir kadroya emsal gösterilmiş olması, görev tahsisli konut listesini kıyas yoluyla genişletmez. Bu iki düzenleme farklı amaçlara hizmet eder ve birbirinden bağımsız değerlendirilir.
Altıncı halka, boşaltma rejimidir. Görev tahsisli konutta görev sona erdiğinde iki ay, sıra tahsisli konutta beş yıllık süre dolduğunda on beş gün, izinle oturmaya devam edenlerde ise tebligattan itibaren bir ay süre vardır. Bu süreler sonunda konut boşaltılmazsa kolluk marifetiyle bir hafta içinde zorla boşalttırılır ve yapılan başvuru bu işlemi durdurmaz. Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi zaman bakımından hayatîdir.
Yedinci halka, malî sonuçlardır. Kanun kira bedelini düzenler; ancak süresinde boşaltmayanlardan artırımlı bir “işgaliye bedeli” alınmasına izin veren bir hüküm içermez. Danıştay 12. Dairesi bu boşluğun yönergeyle doldurulamayacağını belirterek düzenlemeyi iptal etmiş ve kesilen tutarların faiziyle iadesine karar vermiştir. Benzer bir geri alma tartışması yersiz ödenen paranın geri alınması başlığında da karşımıza çıkar.
Sekizinci halka, dava stratejisidir. Yalnızca bireysel işlemin iptalini istemek çoğu kez yeterli olmaz; işlemin dayanağı olan kurum düzenlemesi de aynı dilekçede dava konusu yapılmalıdır. Aksi hâlde iptal kararı alınsa bile idare aynı düzenlemeye dayanarak yeni bir işlem tesis edebilir. Puanlama ve sıralama hataları ise ayrıca ve somut kalemler üzerinden ileri sürülmelidir; bu yönüyle dosya, memur atama iptali davası mantığına yaklaşır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Tahsis türünü belirlememek | Yanlış süre ve sebep tartışılır | Tahsis belgesindeki tür esas alınmalı |
| Kurum yönergesini incelememek | Asıl sakatlık gözden kaçar | Yönerge ve cetvel karşılaştırılmalı |
| Yalnızca bireysel işlemi dava etmek | Düzenleme ayakta kalır | Dayanak düzenleme de dava konusu yapılmalı |
| Tahsis türünde kazanılmış hak varsaymak | Beklenti karşılıksız kalır | Tahsis türü değişebilir |
| Malî emsal düzenlemesine dayanmak | İddia sonuçsuz kalır | Konut cetvelindeki unvan esas alınmalı |
| Puan itirazını soyut bırakmak | Denetim yapılamaz | Hatalı kalemler tek tek gösterilmeli |
| Boşaltma süresini takip etmemek | Zorla tahliye gerçekleşir | Süre dolmadan hukukî yola başvurulmalı |
| Başvurunun tahliyeyi durduracağını sanmak | Konut boşalttırılır | Kanun aksini açıkça belirtir |
| İşgaliye kesintisini kabullenmek | Dayanaksız kesinti sürer | Dayanak düzenleme dava konusu yapılmalı |
Kamu konutu kaç türe ayrılır?
2946 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre kamu konutları tahsis esasına göre özel tahsisli, görev tahsisli, sıra tahsisli ve hizmet tahsisli olmak üzere dört gruba ayrılır.
Görev tahsisli ile sıra tahsisli konut arasındaki fark nedir?
Görev tahsisli konutlar yönetmelikte belirlenen makam ve rütbe sahiplerine, görevlerinin önemi ve özelliği ile yetki ve sorumlulukları gereğince tahsis edilir. Sıra tahsisli konutlar ise hizmet süresi, aile fertlerinin sayısı ve gelir durumu gibi hususlar dikkate alınarak yönetmelikte belirlenen puanlama esasına göre tahsis edilir.
Lojmanda ne kadar süre oturulabilir?
Özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin devamı süresince oturulabilir. Sıra tahsisli konutlarda oturma süresi beş yıldır.
Beş yıl dolduğunda konut mutlaka boşaltılır mı?
Kanun, bu sürenin tamamlanmasından sonra konuttan yararlanacak başka birinin olmaması hâlinde, belli bir süre verilmeksizin ve şartlı olarak oturmaya devam edilmesine izin verilebileceğini belirtir.
Görev sona erdiğinde konut ne zaman boşaltılır?
Özel, görev ve hizmet tahsisli konutlarda oturanlar, tahsise esas görevin son bulduğu tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadır.
Emeklilik veya istifa hâlinde süre ne kadardır?
Emeklilik, istifa, başka bir yere nakil ve her ne sebeple olursa olsun memuriyet sıfatı kalkanlar, ilişiklerinin kesildiği tarihten itibaren iki ay içinde konutlardan çıkmak zorundadır.
Konutta oturan kişi ölürse ailesi ne kadar sürede çıkar?
Kanun’un 7. maddesinin (c) bendine göre, konutlarda oturmakta iken ölenlerin aileleri ölüm tarihinden itibaren iki ay içinde konutu boşaltır.
Konut boşaltılmazsa ne olur?
Kanun’un 8. maddesine göre tahsise yetkili makam ilgili mülkî veya askerî makamlara başvurur; bu başvuru üzerine konut başka bir bildirime gerek kalmaksızın kolluk kuvveti kullanılarak bir hafta içinde zorla boşalttırılır.
Dava açmak zorla tahliyeyi durdurur mu?
Durdurmaz. Kanun, zorla boşalttırmaya karşı idareye ve yargı mercilerine yapılacak başvurunun boşalttırma işleminin icra ve infazını durdurmayacağını açıkça belirtir.
Kurumlar görev tahsisli unvan listesini değiştirebilir mi?
Yönetmeliğe ekli cetvel, kurum ve kuruluşların yetkili makamlarına, cetvelde sayılan görev unvanlarına eşdeğerde ve en altta belirtilen unvandan aşağı inilmemek üzere ek görev unvanları tespit etme yetkisi tanır.
Kurum düzenlemesiyle cetveldeki bir unvan kapsam dışı bırakılabilir mi?
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun aykırılığı giderme kararında, cetvelde yer alan avukat unvanına sahip tüm personelin görev tahsisli konut talebinde bulunabileceği kabul edilmiştir.
Bir unvanın sıra tahsisli gruba alınması hukuka aykırı mıdır?
Danıştay 12. Dairesi, konutların tahsis türünün değiştirilmesine yönelik düzenleme yapma konusunda idareye takdir yetkisi tanındığını ve personel sayısındaki artış ile konut yetersizliği gerekçesiyle yapılan değişikliğin bu yetkinin hukuka uygun kullanımı olduğunu kabul etmiştir.
Malî haklarda emsal gösterilen kadro konut hakkı doğurur mu?
Doğurmaz. Daire, malî hak ve sosyal yardımlara ilişkin emsal düzenlemesinin, görev tahsisli konut tahsis edilecek unvanların kıyas yoluyla genişletilmesi sonucunu doğurmayacağını belirtmiştir.
Konutu boşaltmayanlardan artırımlı işgaliye bedeli alınabilir mi?
Danıştay 12. Dairesi, ilgili kanunlarda idareye işgaliye bedeli tahsil etme yetkisi verilmediğini, üst hukuk normunda tanınmayan bir yetkinin yönergeyle getirilemeyeceğini belirterek bu yöndeki düzenlemeyi ve buna dayanan işlemi iptal etmiş; tahsil edilen tutarın faiziyle iadesine karar vermiştir.
Dosyaya hangi belgeler konmalıdır?
Konut tahsis belgesi ve tahsis türünü gösteren yazılar, konut tahsis komisyonu kararları, puanlama cetveli ve beyannameniz, kurumun konut yönergesi veya usul ve esasları ile ekli cetveller, boşaltma bildirimi ve tebliğ belgeleri, maaş bordroları ile yapılan kira ve işgaliye kesintilerini gösteren dökümler.
- 2709 sayılı Anayasa m.10 – Kanun önünde eşitlik
- 2709 sayılı Anayasa m.124 – Yönetmelikler
- 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu m.2 – Kapsam
- 2946 sayılı Kanun m.3 – Kamu konut türleri ve konut tahsisi
- 2946 sayılı Kanun m.4 – Oturma süreleri
- 2946 sayılı Kanun m.5 – Kira bedeli
- 2946 sayılı Kanun m.7 – Konuttan çıkma
- 2946 sayılı Kanun m.8 – Konuttan çıkarılma
- 2946 sayılı Kanun m.11 – Yönetmelik
- Kamu Konutları Yönetmeliği m.5, 8, 9, 13, 20 ve 33
- Kamu Konutları Yönetmeliği eki (2) ve (4) sayılı cetveller
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27 – Yürütmenin durdurulması
İlgili yazılarımız: memur atama iptali davası, yersiz ödenen paranın geri alınması, memur disiplin cezası iptal davası, ecrimisil davası ve idari yargıda temyiz kapsamı.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.