Kamu Görevlisinin Ticareti Suçu (TCK 259): Memur Satış Yaparsa Ne Olur, Nüfuz Şartı, İrtikaptan Farkı ve Yargıtay Kararları

- TCK m.259’a göre yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi altı aya kadar hapis veya adli para cezası alır.
- Kanun metni “satmaya çalışmayı” cezalandırdığından satışın fiilen gerçekleşmesi aranmaz.
- 5. Ceza Dairesine göre suçun kurucu unsuru, kamusal nüfuzun kullanılmasıdır.
- Düzenlemenin amacı, kamu hizmetinden yararlanan kişilerin görevlinin kendileri hakkında olumsuz işlem yapmasından endişe ederek istemedikleri mal veya hizmeti almak zorunda kalmalarını önlemektir.
- İnternet üzerinden kozmetik ürün satan üniversite idari personelinin eyleminde bu unsur bulunmadığından verilen mahkûmiyet kanun yararına bozulmuş ve beraat kararı verilmiştir.
- Aynı kararda, koşulları varsa eylemin disiplin suçu oluşturabileceği belirtilmiştir.
- Emniyet amiri sıfatını kullanarak memurlara ürün sattığı iddiası tanıklarca doğrulanan şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiği kabul edilmiştir.
- Görevi kötüye kullanma iddiasıyla yargılanan memurun alım satım işlemlerinde görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanıp yararlanmadığı ve eylemin TCK 259’u oluşturup oluşturmadığı tartışılmalıdır.
- Vergi dairesi personelinin bir muhasebe ofisine müşteri temin ettiği iddiasında kurum incelemeleri araştırılmadan verilen beraat kararı bozulmuştur.
- Görevin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak bir kimse yarar sağlamaya icbar veya ikna edilmişse daha ağır cezalı irtikap suçu (TCK m.250) gündeme gelir.
- Memurların tacir veya esnaf sayılmalarını gerektiren faaliyette bulunması 657 sayılı Kanunun 28. maddesiyle ayrıca yasaklanmıştır.
- Cezanın üst sınırı altı ay olduğundan ve suç uzlaştırma kapsamında bulunmadığından önödeme hükümleri uygulanır.
- Basit yargılama usulü ve koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir.
- Kanun yararına bozma yalnızca kesinleşmiş kararlara karşı istenebilir; kesinleşmemiş karara yönelik istem reddedilir.
- Olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Mesai saatlerinde iş arkadaşlarına ürün satan memur, astlarına kendi yakınının malını pazarlayan amir ya da işlem yaptığı vatandaşlara belirli bir ofisin hizmetini öneren görevli; bu davranışların hangisinin suç, hangisinin yalnızca disiplin sorunu olduğu uygulamada sık tartışılır. TCK 259, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kullanarak başkalarına mal veya hizmet satmaya çalışmasını ayrı bir suç olarak düzenler.
Yargıtay, bu suçun oluşması için memurun ticari bir faaliyette bulunmasını yeterli görmemekte, görev ilişkisinden doğan nüfuzun kullanılıp kullanılmadığını belirleyici saymaktadır. Nüfuz kullanımı ile irtikap, rüşvet ve görevi kötüye kullanma arasındaki sınır da çoğu dosyada ayrıca tartışılır. Aşağıda suçun unsurları, bağlantılı hükümler ve Yargıtay kararları ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Görevin nüfuzuyla mal veya hizmet satmaya çalışma | TCK m.259 | Altı aya kadar hapis veya adli para cezası |
| Kamusal nüfuzun kullanılmaması | Y5CD 17.09.2014 | Suç oluşmaz; kanun yararına bozma ile beraat |
| Kesinleşmemiş karara kanun yararına bozma | Y5CD 09.01.2014 | İstem reddedilir |
| Amir sıfatıyla memurlara ürün satma iddiası | Y5CD 04.12.2017 | Kamu davası açılmalı; itirazın reddi bozuldu |
| Memurun gayrimenkul alım satımları | Y5CD 07.03.2013 | TCK 259 tartışılmalı; bozma |
| Vergi dairesi personelinin müşteri temini | Y5CD 30.04.2019 | Eksik inceleme; beraat bozuldu |
| İcbar veya ikna yoluyla yarar sağlama | TCK m.250 | İrtikap |
| Memurun ticari faaliyeti | 657 s. Kanun m.28 | Disiplin sorumluluğu |
| Dava zamanaşımı | TCK m.66/1-e; Y19CD 21.05.2018 | Sekiz yıl; düşme |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Satılmak istenen mal veya hizmetin ne olduğunu ve kimlere teklif edildiğini belirleyin.
- Alıcıların kamu görevlisiyle görev ilişkisini, örneğin ast memur, mükellef, başvuru sahibi veya hizmetten yararlanan kişi olup olmadığını ortaya koyun.
- Satış teklifinin görev yerinde, görev sırasında veya görev sıfatı kullanılarak yapılıp yapılmadığını tespit edin.
- Alıcıların teklifi reddetmeleri hâlinde işlemlerinin olumsuz etkileneceği endişesi taşıyıp taşımadığını tanık beyanlarıyla belgeleyin.
- Satışın internet veya kişisel çevre gibi görevden bağımsız bir yolla yapılıp yapılmadığını araştırın.
- Zorlama, baskı veya aldatma varsa TCK m.250’deki irtikap suçunu değerlendirin.
- Yetkisiz sorgulama gibi görevin gereklerine aykırı başka işlemler varsa TCK m.257 ve bilişim suçlarını ayrıca inceleyin.
- Kurum içi denetim, vergi incelemesi veya disiplin soruşturması raporlarını dosyaya getirtin.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararına süresinde itiraz edin; itirazın hatalı reddinde kanun yararına bozma yolunu gözetin.
- Soruşturma aşamasında önödeme teklifinin yapılıp yapılmadığını kontrol edin.
- Mahkûmiyet hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının tartışılıp tartışılmadığını denetleyin.
- Aynı olay nedeniyle yürütülen disiplin sürecini ceza dosyasından bağımsız olarak takip edin.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 17.09.2014 T., 2014/8054 E., 2014/8673 K.
Kamu görevlisinin ticareti suçunun kurucu unsuru kamusal nüfuzun kullanılmasıdır; görevle bağlantısı bulunmayan satış faaliyeti bu suçu oluşturmaz, koşulları varsa yalnızca disiplin sorumluluğu doğurabilir. Sulh ceza mahkemesi, bir devlet üniversitesinde çalışan sanığı mesai saatleri içinde kozmetik ürün pazarladığı gerekçesiyle TCK 259 uyarınca 600 TL adli para cezasıyla cezalandırmıştır. Adalet Bakanlığı, kamusal nüfuzun kullanılması unsurunun olayda gerçekleşmediğini belirterek kanun yararına bozma istemiştir. Daire, suçun oluşması için sanığın görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanarak başkasına mal ve hizmet satması gerektiğini ve bu hükmün “bir kamusal faaliyetin yürütülmesine katılan veya bir kamu hizmetinden yararlanan kişilerin, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı işlem tesis etmesinden endişelenerek gerçekte almak istemedikleri mal veya hizmeti almak zorunda kalmalarını engellemek amacıyla bu düzenlemenin yapıldığı” açıklamasını yapmıştır. Somut olayda üniversitede idari personel olan sanığın internet üzerinden kozmetik ürün satmasında suçun unsurlarının gerçekleşmediğini, koşulların varlığı hâlinde disiplin suçunun oluşabileceğini belirtmiştir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı 17.09.2014 tarihinde CMK 309 uyarınca bozulmuş ve sanığın beraatine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 07.03.2013 T., 2012/3738 E., 2013/1638 K.
Memuriyetinin sağladığı imkânlarla alım satım yaparak kazanç sağladığı iddia edilen kamu görevlisi hakkında görevi kötüye kullanmadan hüküm kurulmadan önce, görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanıp yararlanmadığı araştırılarak eylemin TCK 259 kapsamında olup olmadığı tartışılmalıdır. Sanık hakkında, 1999 yılından itibaren memuriyetinin özelliklerinden faydalanarak birçok kez gayrimenkul alım satımı yaptığı ve haksız kazanç sağladığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan dava açılmış ve asliye ceza mahkemesi mahkûmiyet kararı vermiştir. Daire, eylemin hangi surette görevin gereklerine aykırılık oluşturduğunun ve kamu zararı, kişilerin mağduriyeti ya da haksız menfaate yol açtığının açıklanmadığını belirtmiştir. Ayrıca bilirkişi raporunda belirtilen alım satım sözleşmelerinin karşı taraflarının tanık olarak dinlenerek “sanığın gerçekleştirdiği işlemlerde yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanıp yararlanmadığının araştırılarak eylemin TCK’nın 259. maddesinde düzenlenen kamu görevlisinin ticareti suçunu oluşturup oluşturmayacağı” tartışılmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır. Kabule göre de 6086 sayılı Kanunla TCK 257’de yapılan değişiklik karşısında lehe kanun değerlendirmesi yapılması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin koşulların somut olarak tartışılması gerektiğini eklemiştir. Mahkûmiyet hükmü 07.03.2013 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 04.12.2017 T., 2017/5860 E., 2017/5144 K.
Emniyet amiri sıfatını kullanarak kendi kurumunda çalışan memurlara ürün sattığı iddiası tanık beyanlarıyla doğrulanan şüpheli hakkında toplanan deliller kamu davası açılmasını gerektirir; bu durumda kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itiraz kabul edilmelidir. Karşılıklı şikâyetler üzerine yürütülen soruşturmada, bir müşteki şüpheli, diğerinin emniyet amiri sıfatını kullanarak ilçe emniyet müdürlüğünde çalışan memurlara patates sattığını ileri sürmüştür. Cumhuriyet başsavcılığı kamu görevlisinin ticareti suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiş, sulh ceza hâkimliği de bu karara yapılan itirazı reddetmiştir. Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteminde, iddiaların ifadesine başvurulan iki tanık tarafından doğrulandığı ve şüpheli hakkında “kamu görevlisinin ticareti suçundan toplanan delillerin kamu davası açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği” belirtilmiş, Daire bu istemi yerinde görmüştür. Sulh ceza hâkimliğinin itirazın reddine ilişkin kararı 04.12.2017 tarihinde kanun yararına oybirliğiyle bozulmuş ve sonraki işlemlerin itiraz merciince yapılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 30.04.2019 T., 2018/6722 E., 2019/4784 K.
Görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanarak bir muhasebe ofisine müşteri temin ettiği ve yetkisi olmadan mükellef sorgulaması yaptığı iddia edilen vergi dairesi personeli hakkında, erişim yetkisi ve kurum incelemeleri araştırılmadan beraat kararı verilemez. Vergi dairesi müdürlüğünde gelir uzmanı olarak çalışan sanığın, görevinin sağladığı nüfuzdan yararlanarak başka bir kişi adına kayıtlı muhasebe ofisine müşteri temin ettiği; evrak kayıt servisinde görevlendirilmesine rağmen görevi olmadığı hâlde bilişim sistemine girerek mükellef sorgulaması yaptığı ve haksız kazanç sağladığı iddia edilmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı görevi kötüye kullanma, bilişim sistemine girme ve kamu görevlisinin ticareti suçlarının tamamından beraat ettirmiştir. Daire, öncelikle sanığın vergi dairesi bilişim sistemine erişim yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini; Vergi Denetim Kurulu ön inceleme raporunda sanığın mükellef bilgileriyle sahte fatura ticareti yapıp yapmadığı ve bilgileri üçüncü kişilere aktarıp aktarmadığının vergi incelemesi yapılmadan tespit edilemeyeceğinin belirtildiğini, bu konuda bir araştırma yapılıp yapılmadığının ilgili kurumlardan sorulması gerektiğini açıklamış ve “eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde tüm suçlardan beraatine karar verilmesi” sonucunu hukuka aykırı bulmuştur. Beraat hükümleri 30.04.2019 tarihinde katılan vekilinin temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.
17.09.2014 tarihli kararın verildiği dosyanın usul geçmişi de önemlidir: 5. Ceza Dairesi aynı mahkûmiyet kararına yönelik ilk kanun yararına bozma istemini 09.01.2014 tarihli ve 2013/14027 E., 2014/195 K. sayılı kararıyla, hüküm katılana tebliğ edilmediği ve usulen kesinleşmediği gerekçesiyle reddetmiş; karar kesinleştikten sonra yapılan ikinci istem üzerine sanık beraat etmiştir. Bu nedenle kanun yararına bozma başvurusundan önce kararın kesinleştiği mutlaka kontrol edilmelidir. Aynı kararın disiplin suçuna yaptığı atıf, olayın memur disiplin cezası ve disiplin soruşturmasında savunma hakkı yönleriyle de ele alınması gerektiğini göstermektedir.
04.12.2017 tarihli karar, tanıklarca desteklenen iddialarda soruşturmanın kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla kapatılmaması gerektiğini ortaya koymaktadır; bu tür durumlarda KYOK kararına itiraz yolu etkin kullanılmalıdır. Görev sebebiyle işlenen suçlarda soruşturma izni kuralları da ayrıca gözetilmelidir.
07.03.2013 ve 30.04.2019 tarihli kararlar, aynı olayın görevi kötüye kullanma, bilişim sistemine girme ve kamu görevlisinin ticareti suçlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Görevli karşı tarafı zorluyor veya aldatıyorsa irtikap, bir işin yapılması karşılığında menfaat alıyorsa rüşvet gündeme gelir. 19. Ceza Dairesi 21.05.2018 tarihli ve 2018/2779 E., 2018/6006 K. sayılı kararında ise kamu görevlisinin ticareti ve 3628 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından yargılanan sanık hakkında, son kesme işlemi olan 12.11.2009 tarihli savunmadan itibaren sekiz yıllık olağan dava zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın düşmesine karar vermiştir; bu hafif cezalı suçta basit yargılama usulü ve zamanaşımı takibi bu yüzden önemlidir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Memurun her ticari faaliyetini suç saymak | Suç için görevin nüfuzunun kullanılması gerekir | Görev ilişkisini araştırın |
| İnternet satışını otomatik olarak TCK 259 saymak | Görevle bağlantı bulunmayabilir | Satış kanalını ve alıcıları inceleyin |
| Görevi kötüye kullanma dosyasında TCK 259’u tartışmamak | Özel hüküm gözden kaçar | Nitelendirmeyi ayrıca yapın |
| Zorlama içeren olayı TCK 259 ile sınırlamak | İrtikap çok daha ağır cezalıdır | TCK 250’yi değerlendirin |
| Alıcıları tanık olarak dinlememek | Nüfuz kullanımı ispatlanamaz | Alıcıların beyanını alın |
| Kurum incelemelerini dosyaya getirtmemek | Eksik inceleme bozma sebebidir | Denetim raporlarını isteyin |
| Önödeme prosedürünü atlamak | Gereksiz yere kamu davası açılır | TCK 75’e göre teklif yapılmasını kontrol edin |
| Kesinleşmemiş karara kanun yararına bozma istemek | İstem reddedilir | Önce kesinleşmeyi sağlayın |
| Zamanaşımını izlememek | Dava düşebilir | Kesme işlemlerini hesaplayın |
Kamu görevlisinin ticareti suçu nedir?
TCK m.259’da düzenlenen; kamu görevlisinin yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışması suçudur.
Cezası nedir?
Altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim bu iki yaptırımdan birini seçer.
Memurların ticaret yapması başlı başına suç mu?
Hayır. 657 sayılı Kanunun 28. maddesi memurların tacir veya esnaf sayılmalarını gerektiren faaliyette bulunmasını yasaklar ve bu yasağın ihlali disiplin sorumluluğu doğurur. TCK 259’un oluşması için ise görevin sağladığı nüfuzun kullanılması gerekir.
İnternetten ürün satan memur bu suçu işler mi?
5. Ceza Dairesi, internet üzerinden kozmetik ürün satan üniversite idari personelinin eyleminde kamusal nüfuz kullanılmadığından suçun unsurlarının oluşmadığını belirtmiş ve kanun yararına bozma yoluyla beraat kararı vermiştir.
Amirin astlarına ürün satması suç olur mu?
Görevin sağladığı nüfuz kullanılıyorsa olabilir. 5. Ceza Dairesi, emniyet amiri sıfatını kullanarak memurlara ürün sattığı iddiası tanıklarca doğrulanan şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiğini kabul etmiştir.
Satış gerçekleşmezse suç oluşur mu?
TCK m.259 “satmaya çalışan” kamu görevlisini cezalandırır. Bu nedenle kanun metni satışın fiilen tamamlanmasını aramamaktadır; ancak nüfuz kullanılarak yapılan somut bir satış girişiminin ispatlanması gerekir.
İrtikaptan farkı nedir?
TCK m.250’deki irtikapta kamu görevlisi, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kimseyi yarar sağlamaya icbar eder veya görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak hileli davranışlarla ikna eder. TCK 259’da ise nüfuzdan yararlanılarak mal veya hizmet satılmaya çalışılır. İrtikabın cezası çok daha ağırdır.
Görevi kötüye kullanmadan farkı nedir?
TCK m.257, kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında uygulanır. 5. Ceza Dairesi, alım satım yapan memur hakkında görevi kötüye kullanmadan hüküm kurulmadan önce eylemin TCK 259 kapsamında olup olmadığının tartışılması gerektiğini belirtmiştir.
Başka birinin hizmetine müşteri bulmak da kapsama girer mi?
Madde, mal satışının yanında hizmet satmaya çalışmayı da kapsar. 5. Ceza Dairesi, görevinin nüfuzundan yararlanarak bir muhasebe ofisine müşteri temin ettiği iddia edilen vergi dairesi personeli hakkında eksik incelemeyle beraat kararı verilemeyeceğini belirtmiştir.
Önödeme uygulanır mı?
Evet. Suç uzlaştırma kapsamında olmadığından ve hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmadığından TCK m.75 uyarınca önödeme uygulanır; hapis veya adli para cezasından birinin seçilebildiği bu suçta ödenecek miktar adli para cezası esas alınarak belirlenir.
Uzlaştırma uygulanır mı?
Hayır. Suç şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253’te sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz.
Basit yargılama ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Evet. CMK m.251’e göre üst sınırı iki yıl veya daha az olan suçlarda basit yargılama usulü uygulanabilir. Mahkûmiyet hâlinde CMK m.231’deki koşullar varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
Soruşturma için izin gerekir mi?
4483 sayılı Kanun, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır. Görev ilişkisinden doğan nüfuzun kullanıldığı iddia edilen olaylarda bu kurallar kural olarak gündeme gelir; özel soruşturma usullerine ilişkin hükümler saklıdır.
Kesinleşmiş hatalı bir mahkûmiyet nasıl düzeltilebilir?
Kanun yararına bozma yoluna başvurulabilir. 5. Ceza Dairesi, kesinleşmemiş karara yönelik ilk istemi reddetmiş, karar kesinleştikten sonraki ikinci istem üzerine mahkûmiyeti bozarak sanığın beraatine karar vermiştir.
Zamanaşımı ne kadar?
TCK m.66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. 19. Ceza Dairesi, son kesme işleminden itibaren bu sürenin dolduğu dosyada davanın düşmesine karar vermiştir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.259 — Kamu görevlisinin ticareti
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.250 — İrtikap
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.257 — Görevi kötüye kullanma
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.243 — Bilişim sistemine girme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.75 — Önödeme
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.173 — Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.28 — Yasaklanan faaliyetler
- 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun m.2 — Kapsam
İlgili yazılarımız: Görevi kötüye kullanma · İrtikap suçu · Rüşvet suçu · Kanun yararına bozma · Memur disiplin cezası iptal davası
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.