Rızayla Giren Kişi Konut Dokunulmazlığını İhlal Etmiş Olur mu? İşyeri Ayrımı ve Şikâyet Süresi

- Suç iki ayrı hareketle işlenir: rızaya aykırı girmek ya da rızayla girdikten sonra çıkmamak.
- Konut ve eklentileri için TCK m.116/1: altı aydan iki yıla kadar hapis, şikâyete bağlı.
- İşyeri ve eklentileri için m.116/2: altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası.
- İşyeri bakımından ölçüt: açık rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yer mi? Market mutattır, avukatlık bürosu değildir.
- Fiil cebir, tehdit ya da gece vakti işlenirse m.116/4 uyarınca bir yıldan üç yıla kadar hapis ve suç resen soruşturulur.
- Şikâyet süresi altı ay; dava zamanaşımı kesen sebeplerle birlikte on iki yıldır.
- Suç uzlaştırma kapsamındadır.
Kısa cevap: Konut dokunulmazlığının ihlali iki ayrı hareketle işlenir: rızaya aykırı girmek ya da rızayla girdikten sonra çıkmamak. Konut ve eklentileri için TCK m.116/1 uyarınca ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir ve şikâyete bağlıdır; fiil cebir, tehdit ya da gece vakti işlenirse bir yıldan üç yıla kadar hapis verilir ve suç resen soruşturulur (m.116/4).
Eve zorla girilmesi herkesin aklına gelen tablo. Oysa maddenin ikinci hâli uygulamada en az onun kadar sık karşımıza çıkar: rızayla girip çıkmamak.
Ayrılmış eşin eve gelip gitmemesi, kiracının tahliye kararına rağmen oturmaya devam etmesi, misafirin çıkması istendiği hâlde direnmesi. Hepsi aynı maddede.
Suçun iki hareketi
TCK m.116/1: “Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
Buradaki “veya” belirleyicidir. Seçimlik hareketlerden en az birinin gerçekleşmesi gerekir:
- Rızaya aykırı girmek — kapıyı zorlamak, anahtarla habersiz girmek, açık kapıdan izinsiz içeri süzülmek
- Rızayla girip çıkmamak — davetli olarak girmiş olsa bile, çıkması istendiğinde direnmek
Kişi eve rızayla girmiş ve çıkması istendiğinde de çıkmışsa, içeride başka bir suç işlese dahi konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşmaz. Misafirken hırsızlık yapan kişi yalnızca hırsızlıktan sorumludur; her iki suçtan birden mahkûmiyet hukuka aykırıdır.
Konut, eklenti ve işyeri
| Yer | Fıkra | Ceza |
|---|---|---|
| Konut ve eklentileri | m.116/1 | 6 ay – 2 yıl hapis |
| Girilmesi mutat olmayan işyeri ve eklentileri | m.116/2 | 6 ay – 1 yıl hapis veya adli para cezası |
| Birden fazla kişinin oturduğu yerde bir kişinin rızasıyla girme | m.116/3 | Ceza verilmez (diğerlerinin rızası aranmaz) |
| Cebir, tehdit veya gece vakti işlenmesi | m.116/4 | 1 – 3 yıl hapis, resen soruşturulur |
Eklenti, konutun kullanım amacına hizmet eden ve onunla bağlantılı bölümlerdir: bahçe, garaj, kömürlük, balkon, apartman girişi ve merdiven boşluğu bu kapsamda değerlendirilebilir.
İşyeri bakımından ise kanun ikiye ayırır. Market, banka şubesi, restoran gibi açık rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerlere girmek suçu oluşturmaz. Buna karşılık avukatlık bürosu ve özel muayenehane gibi izinle girilmesi gereken yerler m.116/2 kapsamındadır.
Boşanma ve kira uyuşmazlıklarında
Uygulamada en tartışmalı iki tablo şunlardır:
Eşler arasında: Evlilik birliği sürerken ortak konut her iki eşin de konutudur; bu nedenle eve girmek kural olarak suç oluşturmaz. Ancak ayrılık kararı, 6284 sayılı Kanun uyarınca uzaklaştırma tedbiri ya da fiilî ayrılık varsa tablo değişir ve tedbire aykırı giriş hem suç hem de tedbir ihlali sonucunu doğurur.
Kiracı ile ev sahibi arasında: Kira sözleşmesi devam ederken taşınmaz kiracının konutudur. Ev sahibinin anahtarla habersiz girmesi konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturur. Kilidin değiştirilmesi ya da eşyaların dışarı çıkarılması ise ayrıca mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz gündeme getirebilir. Tahliye ancak icra yoluyla yapılır.
Zamanaşımı: dosyaların sessiz sonu
Bu suçta cezaların üst sınırı düşük olduğundan dava zamanaşımı sekiz yıl, kesen sebeplerle birlikte en çok on iki yıldır. Uygulamada çok sayıda dosya, esasa hiç girilmeden bu süre nedeniyle düşmektedir.
Bir ayrıntı önemlidir: hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişse, kararın kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde işlenen yeni suç tarihi arasında zamanaşımı durur. Süre hesabında bu duraklama ayrıca gözetilir.
Ne yapmalı?
- Olay anında 155’i arayın; kolluk tutanağı en güçlü delildir.
- Kapı, kilit ve çerçevedeki izleri onarımdan önce fotoğraflayın.
- Apartman ve site kamera kayıtlarının muhafazasını yazılı olarak isteyin.
- Çıkması istendiği hâlde direnmişse bunu tanıkla veya mesajla belgeleyin; “çıkmama” hâlinin ispatı buna bağlıdır.
- Altı aylık şikâyet süresini takvime işleyin; cebir, tehdit ya da gece vakti varsa süre işlemez.
- Ev sahibi-kiracı ilişkisinde tahliye için icra yolunu kullanın; fiilî tahliye ayrıca suç doğurur.
- Aile içi olaylarda 6284 sayılı Kanun kapsamında tedbir talep edin; bu yol ceza soruşturmasından çok daha hızlıdır.
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E.2016/18852, K.2017/2780, 14.03.2017 Misafirken hırsızlık yapmak konut ihlali sayılmaz. Sanık, katılanın evinde misafir olarak kalmış; ayrıldıktan sonra katılan eşyalarının eksik olduğunu fark etmiş ve sanığın üzerinde kendisine ait saat bulunmuştu. Yerel mahkeme hem hırsızlıktan hem konut dokunulmazlığını ihlalden mahkûmiyet kurdu. Daire bunu kabul etmedi: sanığın “katılanın evine rızayla girdiği, rıza ile girdikten sonra buradan çıkmama durumunun söz konusu olmaması karşısında konut dokunulmazlığını ihlal suçunun maddi unsurunun gerçekleşmediği” belirtildi. Karar kanun yararına bozuldu ve Daire, CMK m.309/4-d uyarınca doğrudan beraat kararı vererek hükmolunan cezanın çektirilmemesine karar verdi.
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E.2018/5934, K.2020/1174, 15.01.2020 Her işyeri korunmaz: ölçüt “girilmesi mutat olma”dır. Daire, Ceza Genel Kurulunun 10.06.2014 tarihli kararına atıfla m.116’nın iki fıkrasını karşılaştırır. m.116/2, fiilin “açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan iş yeri ve eklentileri” hakkında işlenmesini ayrı bir suç olarak tanımlar ve ceza altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Gerekçeden aktarılan ölçüt nettir: “Niteliği itibarıyla açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi alışılmış, mutat olan yerler dışında kalan yerlere rıza olmaksızın girilmesi bu suçu oluşturacaktır. Avukatlık bürosu ve özel muayenehane bu gibi izinle girilmesi gereken yerlere örnek olarak gösterilebilir.” Ayrıca ikinci fıkranın uygulanmasında birinci fıkradaki koşulların da aranacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E.2021/14043, K.2021/15470, 13.10.2021 HAGB süresi zamanaşımını durdurur; sonra dosya yine düşer. Suç tarihi 24.04.2007 olan dosyada Daire, m.116/1‘deki cezanın türü ve üst sınırına göre TCK m.66/1-e ve 67/4 uyarınca on iki yıllık uzayan dava zamanaşımını hesapladı. Hesaba bir duraklama da dâhil edildi: hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ilk kararın kesinleştiği 13.11.2009 ile hükmün açıklanmasına sebep olan ikinci suçun işlendiği 28.02.2010 tarihleri arasında zamanaşımı durmuştur. Bu duraklama gözetilse bile sürenin inceleme tarihine kadar dolduğu saptanarak hüküm bozuldu ve kamu davasının CMK m.223/8 uyarınca düşmesine karar verildi.
- Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E.2020/7049, K.2020/5515, 16.06.2020 Nitelikli hâlde de süre işler. Bu dosyada eylem, cezayı ağırlaştıran TCK m.116/4 kapsamındaydı; yani fiil cebir, tehdit ya da gece vakti işlenmişti. Daire, bu fıkradaki cezanın türü ve üst sınırına göre TCK m.66/1-e, 66/2 ve 67/4 uyarınca yine on iki yıllık uzamış dava zamanaşımı süresinin uygulanacağını belirledi ve suç tarihi olan 2008 yılı Ocak ayından inceleme tarihine kadar bu sürenin dolduğunu saptayarak hükmü bozdu; kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürüldü. Karar, nitelikli hâlin şikâyet şartını kaldırmasına rağmen zamanaşımı korumasını ortadan kaldırmadığını göstermektedir.
Ev sahibi kendi evine girerse suç işlemiş olur mu?
Kira sözleşmesi devam ettiği sürece evet. Suçun koruduğu değer mülkiyet değil, orada oturan kişinin özel yaşam alanıdır; bu nedenle mağdur malik değil, fiilen oturan kişidir. Ev sahibinin kiracının rızası olmadan anahtarla girmesi konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturur. Kilidin değiştirilmesi ya da eşyaların çıkarılması ayrıca mala zarar verme ve hakkı olmayan yere tecavüz suçlarını gündeme getirebilir. Tahliye yalnızca mahkeme kararı ve icra yoluyla yapılabilir.
Ayrı yaşadığım eşim eve gelip gitmiyor, ne yapabilirim?
Evlilik birliği sürerken ortak konut her iki eş için de konut sayıldığından, kural olarak eve girmek suç oluşturmaz. Ancak ayrılık kararı verilmişse, boşanma davasında konutun kullanımı bir eşe özgülenmişse ya da 6284 sayılı Kanun uyarınca uzaklaştırma tedbiri varsa durum değişir; bu hâlde giriş hem suç oluşturur hem de tedbir ihlali sayılır. Tedbir ihlalinde zorlama hapsi uygulanabilir. Pratikte en hızlı yol, aile mahkemesinden ya da kolluk aracılığıyla 6284 kapsamında tedbir kararı almaktır.
Apartman girişi veya bahçe de korunuyor mu?
Evet, kanun konutun eklentilerini de açıkça koruma kapsamına almıştır. Eklenti, konutun kullanım amacına hizmet eden ve onunla bağlantılı bölümleri ifade eder; bahçe, garaj, kömürlük, balkon ile apartman girişi ve merdiven boşluğu bu kapsamda değerlendirilebilir. Değerlendirmede yerin fiilen konuta bağlı kullanılıp kullanılmadığı ve dış dünyaya kapalı olup olmadığı gözetilir. Herkesin serbestçe girip çıktığı, kapısı sürekli açık ortak alanlar bakımından ise koruma tartışmalıdır.
Şikâyet süresi ne kadar, kaçırırsam ne olur?
TCK m.116/1 ve 116/2 kapsamındaki hâller şikâyete bağlıdır ve süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Süre geçtikten sonra soruşturma yürütülemez. Buna karşılık fiil cebir veya tehditle ya da gece vakti işlenmişse m.116/4 devreye girer; bu hâlde suç resen soruşturulduğundan altı aylık süre işlemez. Yine de beklemek risklidir: kamera kayıtları silinir, kapı ve kilit izleri onarımla ortadan kalkar, tanıkların hatırladıkları zayıflar.
Markete izinsiz girmek suç mu?
Hayır. TCK m.116/2 yalnızca “açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan” işyerlerini korur. Market, banka şubesi, lokanta ve mağaza gibi herkesin serbestçe girip çıktığı yerler bu kapsamın dışındadır. Buna karşılık avukatlık bürosu, özel muayenehane, kapalı ofis katları ve üretim tesisleri gibi izinle girilen yerlere rıza olmaksızın girmek suç oluşturur. Çalışma saatleri dışında, kapalı hâldeyken girilmesi ise ayrıca değerlendirilir.
Konut dokunulmazlığı ihlali uzlaştırmaya tabi mi?
Evet. Şikâyete bağlı olan hâller uzlaştırma kapsamındadır ve dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi zorunludur. Uzlaşma sağlanırsa kamu davası açılmaz, kovuşturma aşamasında sağlanırsa düşme kararı verilir. Uzlaştırma işlemi hiç yapılmadan kurulan hüküm bozma sebebi sayılmaktadır. Cebir, tehdit ya da gece vakti işlenen nitelikli hâl bakımından ise suç şikâyete bağlı olmadığından uzlaştırma yoluna gidilmez.
Kolluk veya icra memuru eve girebilir mi?
Ancak kanunun izin verdiği hâllerde. Anayasa m.21 ve CMK m.119 uyarınca konutta arama, kural olarak hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı yazılı emriyle yapılır; savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emri gerekir ve bu emir yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. İcra takiplerinde ise haciz ve tahliye işlemleri icra müdürlüğü kararına dayanır; kapalı kapıların açılması için gerektiğinde çilingir ve kolluk desteği alınır. Bu yetkilerin dışında yapılan girişler suç oluşturur.
Dava ne kadar sürede zamanaşımına uğrar?
TCK m.116/1’de cezanın üst sınırı iki yıl, m.116/4’te üç yıl olduğundan dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır; kesen sebeplerin varlığında bu süre en çok yarısı kadar uzar ve on iki yılı aşamaz. Uygulamada bu suçtan açılan çok sayıda dosya, temyiz aşamasına gelindiğinde süre dolduğu için esasa girilmeden düşmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmişse denetim süresi boyunca zamanaşımı durur ve hesap bu duraklama gözetilerek yapılır.
- Anayasa m.21 — Konut dokunulmazlığı
- 5237 sayılı TCK m.116 — Konut dokunulmazlığının ihlali
- 5237 sayılı TCK m.117 — İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
- 5237 sayılı TCK m.154 — Hakkı olmayan yere tecavüz
- 5237 sayılı TCK m.66, 67 — Dava zamanaşımı ve durması
- 5271 sayılı CMK m.119 — Konutta arama kararı
- 5271 sayılı CMK m.231, 253 — HAGB ve uzlaştırma
- 6284 sayılı Kanun m.5 — Önleyici tedbir kararları
Bağlantılı başlıklar için uzaklaştırma kararı, polis zoruyla kiracı tahliyesi, kiracı tahliye davası ve kişilerin huzur ve sükununu bozma yazılarımıza; süreler için dava ve ceza zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.