İkale (Bozma Sözleşmesi): Makul Yarar Ölçütü ve İşçinin Hakları

legapro kapak 16769 LegaPro Hukuk İkale (Bozma Sözleşmesi): Makul Yarar Ölçütü ve İşçinin Hakları

Kısaca

  • İkale, iş sözleşmesinin tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesidir; kanunlarımızda düzenlenmemiştir.
  • Bir tarafın icabı, diğerinin kabulüyle kurulur; fesih değildir ve feshe çevrilemez.
  • Şekli, kapsamı ve geçerliliği Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
  • Yorumunda genel hükümlerin yanı sıra işçi yararına yorum ilkesi de gözetilir.
  • İrade fesadı hâlleri (yanılma, aldatma, korkutma) ikale bakımından titizlikle ele alınır.
  • İkaleyle sözleşmesi sona eren işçi kural olarak iş güvencesinden, ihbar ve kıdem tazminatından yoksun kalır.
  • Bu nedenle ayrıca makul yarar denetimi yapılır.
  • İcap işverenden gelmişse kanunî tazminatlara ek bir menfaat sağlanması gerekir; aksi hâlde ikaleden söz edilemez.
  • İcap işçiden gelmişse ihbar ve kıdem tazminatı ödenip ödenmemesi tarafların anlaşmasına bağlıdır.
  • İkale ileriye etkilidir; daha önce doğmuş alacakları sona erdirmez.
  • Ödenmemiş ücret, fazla çalışma ve kullandırılmayan yıllık izin ücretini talep hakkı devam eder.
  • Doğmuş borçtan kurtulmak ancak ibra ile mümkündür; ibra ise TBK m.420 şartlarına tâbidir.
  • İkale metnindeki ibra kaydı, m.420 şartlarını taşımıyorsa kesin hükümsüzdür.
  • İkalede kıdem tazminatı kararlaştırılmışsa kıdem tazminatı tavanı gözetilir; tavan mutlak emredicidir.
  • “Yasal haklarımı alarak istifa ediyorum” ifadesi, olayın bütününe göre istifa sayılabilmektedir.

İş sözleşmesi yalnız fesihle sona ermez. Taraflar, aynı sözleşme özgürlüğüne dayanarak ilişkiyi karşılıklı anlaşmayla da bitirebilir. Uygulamada “ikale” ya da “bozma sözleşmesi” denilen bu yol, iş güvencesi hükümlerinin yürürlüğe girmesinden sonra hızla yaygınlaşmıştır.

Aşağıda ikalenin nasıl kurulduğu, geçerliliğinin hangi ölçütlerle denetlendiği, işçinin hangi haklarını kaybedip hangilerini koruduğu ve ikale metnindeki ibra kayıtlarının akıbeti, güncel Yargıtay kararları üzerinden ele alınmıştır.

Kanunî dayanak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420 — İbra ve işçi aleyhine ceza koşulu

“MADDE 420- Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.”

6098 sayılı Kanun m.26 ve m.27 — Sözleşme özgürlüğü ve sınırı

“MADDE 26- Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler. MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.”

İkale, kanunda düzenlenmiş bir fesih türü değil; bu iki hükme dayanan bir sözleşmedir. Bu nedenle geçerliliği de sözleşme hukuku ölçütleriyle denetlenir.

4857 sayılı İş Kanunu m.21 — Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

“Madde 21 – İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. … Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. … Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir.”

İkale denetiminin arkasındaki asıl kaygı budur: işveren feshinin karşılıklı anlaşma gibi gösterilerek bu emredici hükümlerin bertaraf edilmesi.

Ölçütİcap işverenden gelirseİcap işçiden gelirse
Makul yararKanunî tazminatlara ek menfaat şartEk menfaat aranmaz
Ek menfaat yoksaİkaleden söz edilemezGeçerliliği etkilemez
Kıdem ve ihbar tazminatıEk menfaate ilaveten ödenmelidirÖdenip ödenmemesi anlaşmaya bağlı
İş güvencesiKural olarak kaybedilirKural olarak kaybedilir
İşsizlik ödeneğiKural olarak alınamazKural olarak alınamaz
İrade fesadı denetimiTitizlikle yapılırTitizlikle yapılır
Doğmuş alacaklarEtkilenmezEtkilenmez
İbra kaydıTBK m.420 şartlarına tâbiTBK m.420 şartlarına tâbi
İspatEk menfaatin varlığı işverenceİcabın işçiden geldiği işverence

Kritik nokta

İkale dosyalarında iki ayrı denetim yapılır ve karıştırılmamalıdır. Birincisi irade fesadı denetimi: beyan yanılma, aldatma veya korkutma altında mı verildi? İkincisi makul yarar denetimi: iradesi sağlıklı olsa bile, taraflar neden fesih yerine anlaşma yolunu seçti? Yargıtay bu ikinci denetimin gerekçesini açıkça söyler: ikaleyle ayrılan işçi iş güvencesinden, ihbar ve kıdem tazminatından ve işsizlik ödeneğinden yoksun kalır; bu kadar hak kaybına razı olması için makul bir yararının bulunması gerekir. Ölçü, icabın kimden geldiğine göre değişir. İşverenden gelen bir icapta kanunî tazminatların üstüne ek bir menfaat konulmamışsa, ortada geçerli bir ikale değil, gizlenmiş bir işveren feshi bulunduğu sonucuna varılabilmektedir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. İkale metninin tamamını ve eklerini temin edin; imzasız veya fotokopi belgelerin ispat gücü tartışmalıdır.
  2. İcabın kimden geldiğini belirleyin: işçinin talep dilekçesi var mı, yoksa matbu bir protokol mü imzalatıldı?
  3. İşverenden gelen bir icapta, kanunî tazminatların dışında ayrıca bir ek menfaat kararlaştırılıp kararlaştırılmadığını inceleyin.
  4. Ek menfaatin gerçekten ek olup olmadığını sorgulayın; sözleşmeden zaten doğan bir alacağın adı değiştirilmiş olabilir.
  5. Metindeki her kalemi ayrı ayrı nitelendirin: kıdem, ihbar, izin, rekabet yasağı bedeli, prim, ek menfaat.
  6. Kıdem tazminatı kararlaştırılmışsa tavan uygulanıp uygulanmadığını denetleyin; tavan mutlak emredicidir.
  7. İrade fesadı iddianız varsa somut olguları ve tanıkları baştan bildirin; soyut iddia ispat yükünü karşılamaz.
  8. İkaleden hemen sonra işe iade davası açmanın, ikale iradesiyle çelişkili sayılabileceğini hesaba katın.
  9. Doğmuş ama ödenmemiş alacaklarınızı (ücret, fazla çalışma, izin) ayrıca talep edin; ikale bunları sona erdirmez.
  10. Metindeki ibra kaydını TBK m.420 ölçütleriyle test edin: yazılılık, bir aylık süre, tür ve miktar, noksansız ve banka yoluyla ödeme.
  11. Yalnız işçi aleyhine konulmuş ceza koşullarının geçersiz olduğunu (m.420/1) gündeme getirin.
  12. Ödemelerin banka kayıtlarını ve tarihlerini dosyaya koyun; mahsup tartışması bu belgelerle çözülür.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 07.11.2023 T., 2023/18033 E., 2023/16711 K.

İkale, daha önce doğmuş alacakları sona erdirmez. Bölge adliye mahkemeleri arasında, ikaleyle sona eren iş ilişkisinde bakiye yıllık izin ve prim alacaklarının istenip istenemeyeceği konusunda çelişki doğmuş; uyuşmazlığın giderilmesi için 5235 sayılı Kanun m.35 uyarınca başvurulmuştu. Daire önce ikalenin niteliğini belirlemiştir: “İkale bir sözleşme olup … taraflı irade açıklaması niteliğindeki fesihten farklıdır.” Ardından etkisini sınırlamıştır: “ikale ile işçi ve işveren, aralarındaki iş sözleşmesini ortadan kaldırmak suretiyle sözleşmenin taraflar bakımından yeni haklar ve borçlar doğurmasına engel olmaktadırlar. Hak ve borçlar geleceğe etkili olarak ortadan kalktığından, tarafların sözleşmenin sona ermesinden önce doğmuş olan hakları baki kalmaktadır. … Bu nedenle işçinin ödenmemiş ücretlerini, ücret eklerini, fazla çalışma ücretlerini, kullandırılmayan yıllık izin ücretlerini talep hakkı devam eder.” İbra bakımından ise ölçü nettir: ikale metninde ibra kaydı bulunsa dahi “bu tür bir düzenlemenin 6098 sayılı Kanun’un 420 nci maddesi koşullarını taşımadığından geçerli olduğunun kabulü mümkün değildir.” Sonuç: Uyuşmazlığın, ikale ile sözleşmeden doğan borcun sona ermediğini kabul eden daire görüşü doğrultusunda GİDERİLMESİNE, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 23.12.2025 T., 2025/8998 E., 2025/10254 K.

Makul yarar ölçütü, icabın kimden geldiğine göre uygulanır. On sekiz yıl çalışan satış müdürü, ikalenin geçersiz olduğunu ileri sürerek fark ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti istemişti. Dosyada ikale teklifinin işçiden geldiğine dair imza inkârına uğramamış bir dilekçe ve sekiz aylık ücret tutarında ek ödeme bulunuyordu. Daire ölçütü şöyle koymuştur: “İkale yoluyla iş sözleşmesi sona eren işçi; iş güvencesinden yoksun kaldığı gibi, kural olarak feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamayacaktır. Bu itibarla irade fesadı denetimi dışında, tarafların ikale yapması konusunda makul yararının olup olmadığının da irdelenmesi gerekir.” Ve devamla: “ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi hâlde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez. Buna karşılık ikale icabı işçiden gelmişse işçiye ihbar ve kıdem tazminatının ödenip ödenmemesi tarafların anlaşmasına bağlıdır.” Somut olayda icap işçiden geldiği ve makul yarar bulunduğu için ikale geçerli sayılmış, buna rağmen fark ihbar tazminatına hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 16.09.2025 T., 2025/3035 E., 2025/6420 K.

İkale metnindeki kalemler adına göre değil içeriğine göre nitelendirilir. Genel müdür olarak çalışan işçiyle imzalanan protokolün 2/c maddesinde, “ikale ile sona erme nedeniyle ek menfaat tutarı olarak ödenecek olan net 1.584.000,00 TL”nin, işçinin dava açması hâlinde faiziyle işverene iade edileceği yazılıydı. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri bu maddeyi şarta bağlı bir yükümlülük ve cezaî şart sayarak ek menfaat istemini reddetmişti. Daire bu nitelendirmeyi kabul etmemiştir: “sözü edilen maddede; davacıya iş sözleşmesinin ikale ile sona ermesi nedeniyle net 1.584.000,00 TL tutarın ek menfaat olarak ödeneceği, davacının iş sözleşmesinin sona ermesinden kaynaklı dava açması durumunda ise bu ödenen tutarın davacı tarafından davalı işverene iade edileceği düzenlenmiştir. İkalenin 2/a maddesinde belirtilen ek ödeme paketinin ise iş sözleşmesinin 12/2 hükmü uyarınca bir ödeme olduğu, ikale kapsamında ek menfaat ödemesi olmadığı sabittir.” Buna göre ödenmediği anlaşılan ek menfaat yönünden davanın kabulü gerekirdi. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 20.01.2026 T., 2025/6890 E., 2026/406 K.

“Yasal haklarımı alarak istifa ediyorum” ifadesi her zaman ikale icabı sayılmaz. Garanti kapsamında olmayan bir araca usulsüz işlem yaptığı gerekçesiyle savunması alınan işçi, dört gün sonra el yazısıyla “yasal haklarını alarak istifa etmek istediğini” bildirerek ayrılmıştı. Bölge adliye mahkemesi, şarta bağlı istifanın kural olarak geçerli olmadığından hareketle bu dilekçeyi ikale için yapılmış bir icap sayarak kıdem ve ihbar tazminatına hükmetmişti. Daire, ikaleye ilişkin genel ilkeleri aktardıktan sonra somut olayda farklı bir sonuca varmıştır: “davacının eylemi ve savunması ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; istifa dilekçesindeki ifadenin sonuca etkisinin bulunmadığı, davacının işyerinden haklı nedeni olmaksızın istifa ederek ayrıldığı anlaşılmakla kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekli iken yazılı gerekçe ile hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle.

Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?

Birinci halka — ikale sözleşmedir, fesih değildir. Bu ayrım sonuçları belirler. Fesih tek taraflı ve varması gereken bir irade beyanıyken, ikale karşılıklı ve birbirine uygun iki beyanla kurulur. Bu nedenle ikale yapmaya yönelik icap, kabul edilmediğinde fesih sayılıp feshe çevrilemez.

İkinci halka — iki ayrı denetim vardır. Önce irade fesadı denetimi, sonra makul yarar denetimi yapılır. İradesi sakatlanmamış bir işçinin imzaladığı ikale bile, makul yarar ölçütünü karşılamıyorsa geçerli bir ikale sayılmayabilir. Savunma kurulurken bu iki eksenin ayrı ayrı işlenmesi gerekir.

Üçüncü halka — makul yarar, icabın yönüne göre değişir. 23.12.2025 tarihli karar bunu formüle eder: icap işverenden geliyorsa kanunî tazminatların üstüne ek menfaat şarttır ve yoksa ikaleden söz edilemez; icap işçiden geliyorsa kıdem ve ihbar tazminatının ödenip ödenmemesi tarafların anlaşmasına kalmıştır. Dolayısıyla dosyanın ilk sorusu “teklif kimden geldi?” olmalıdır.

Dördüncü halka — “ek menfaat” etiketi tek başına yetmez. 16.09.2025 tarihli karar, protokolde farklı başlıklarla yer alan kalemlerin gerçekte ne olduğunun incelendiğini gösterir. Sözleşmeden zaten doğan bir alacağın (rekabet yasağı bedeli, ek ödeme paketi) ikale bedeli gibi gösterilmesi, makul yarar şartını karşılamaz. Tersine, adı cezaî şart gibi görünen bir kalem gerçekte ek menfaat olabilir.

Beşinci halka — ikale ileriye etkilidir. 07.11.2023 tarihli uyuşmazlığın giderilmesi kararı bu noktayı bağlayıcı biçimde çözmüştür: ikale, sona ermeden önce doğmuş hakları ortadan kaldırmaz. Ödenmemiş ücret, fazla çalışma ve kullandırılmayan yıllık izin ücreti ikaleye rağmen istenebilir.

Altıncı halka — doğmuş borçtan kurtulmanın yolu ibradır ve ibra ağır şartlara bağlıdır. İkale metnine “hiçbir alacağı kalmamıştır” cümlesi yazmak yeterli değildir. TBK m.420 yazılılık, sona ermeden itibaren bir aylık süre, alacağın tür ve miktarının açıkça gösterilmesi ve ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şartlarını arar; bunları taşımayan ibra kesin hükümsüzdür.

Yedinci halka — nitelendirme dosyanın bütününe göre yapılır. 20.01.2026 tarihli karar, “yasal haklarımı alarak istifa ediyorum” ifadesinin otomatik olarak ikale icabı sayılmayacağını gösterir. İşçinin savunma verdiği eylem, ayrılma zamanlaması ve dosyadaki diğer belgeler birlikte değerlendirilmiş; sonuçta beyan istifa kabul edilmiştir. Aynı cümlenin başka bir dosyada ikale icabı sayılabileceği de unutulmamalıdır.

Sekizinci halka — ikale sonrası işe iade davası zayıf bir tercihtir. Yargıtay, ikale icabında veya kabulünde bulunduktan sonra bir ay içinde işe iade davası açılmasını hayatın olağan akışına aykırı bulmaktadır. Buna karşılık ikalenin geçersizliği ispatlanabiliyorsa yol açıktır. Bağlantılı konular için ibraname ve geçerlilik şartları, işe iade davası ve kıdem tazminatı tavanı yazıları incelenebilir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Matbu protokolü okumadan imzalamakİş güvencesi ve tazminat hakları kaybedilirKalem kalem incelemek, süre istemek
Ek menfaat olmadan işveren teklifini kabul etmekMakul yarar yoksa ikale tartışmalı hâle gelirKanunî haklara ek bir menfaat talep etmek
Sözleşmeden doğan alacağı ikale bedeli saymakEk menfaat gerçekte sağlanmamış olurHer kalemin hukukî dayanağını ayırmak
İbra kaydını TBK m.420’ye göre denetlememekGeçersiz ibraya dayanılarak hak kaybı doğarDört şartın tamamını tek tek kontrol etmek
Doğmuş alacakları ikaleye dâhil saymakTalep edilebilecek alacaklar istenmezÜcret, fazla çalışma ve izin ücretini ayrıca istemek
Kıdem tazminatı tavanını gözetmemekHesap emredici kurala aykırı olurTavanı uygulayarak hesaplamak
İrade fesadını soyut iddiayla ileri sürmekİspat yükü karşılanmaz, iddia reddedilirTanık, yazışma ve zamanlama delillerini sunmak
İkaleden hemen sonra işe iade davası açmakBeyanla çelişkili sayılabilirÖnce ikalenin geçersizliğini delillendirmek
Ödemeleri elden almakBanka şartı karşılanmaz, ibra hükümsüz kalırTüm ödemeleri banka aracılığıyla almak

Sık sorulan sorular

İkale (bozma sözleşmesi) nedir?

İş sözleşmesinin, fesih dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesidir. Kanunlarımızda düzenlenmemiş olup sözleşme özgürlüğüne dayanır. Taraflardan birinin icabı, diğerinin kabulüyle kurulur.

İkale ile fesih arasındaki fark nedir?

Fesih tek taraflı bir irade beyanıdır ve karşı tarafın kabulüne gerek yoktur. İkale ise iki tarafın birbirine uygun beyanlarıyla kurulan bir sözleşmedir. Bu nedenle ikale yapmaya yönelik icap, fesih sayılıp feshe çevrilemez.

Makul yarar ölçütü ne demektir?

İşçinin ikaleyle iş güvencesinden, ihbar ve kıdem tazminatından yoksun kalması karşısında, bu yolu seçmesinde makul bir yararının bulunup bulunmadığının denetlenmesidir. Ölçü, icabın kimden geldiğine göre uygulanır.

İşveren teklif etmişse ne kadar ödeme yapılmalıdır?

Kanunî tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaat sağlanması gerekir. Yalnızca kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi ek menfaat sayılmaz; bu hâlde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Teklif benden geldiyse kıdem tazminatı alabilir miyim?

İcap işçiden geldiğinde ihbar ve kıdem tazminatının ödenip ödenmemesi tarafların anlaşmasına bağlıdır. Protokolde kararlaştırılmışsa ödenir; kararlaştırılmamışsa sonradan fark talebinde bulunmak güçleşir.

İkale imzaladım, işe iade davası açabilir miyim?

Açabilirsiniz ancak ikalenin geçersizliğini ispat etmeniz gerekir. Yargıtay, ikale icabı veya kabulünden hemen sonra işe iade davası açılmasını hayatın olağan akışına uygun bulmamaktadır.

İkale imzalarsam işsizlik maaşı alabilir miyim?

Kural olarak alamazsınız. İkale, işçinin iradesiyle sona erme sayıldığından işsizlik sigortasından yararlanma kural olarak mümkün olmamaktadır. Bu, makul yarar denetiminin dayanaklarından biridir.

İkale, ödenmemiş fazla çalışma ücretimi de sona erdirir mi?

Erdirmez. İkale ileriye etkilidir; sözleşmenin sona ermesinden önce doğmuş haklar baki kalır. Ödenmemiş ücret, ücret ekleri, fazla çalışma ücreti ve kullandırılmayan yıllık izin ücretini talep hakkınız devam eder.

İkale metnindeki “hiçbir alacağım kalmamıştır” cümlesi beni bağlar mı?

Bu bir ibra kaydıdır ve TBK m.420 şartlarına tâbidir. Yazılılık, sona ermeden itibaren bir aylık süre, alacağın tür ve miktarının açıkça gösterilmesi ile ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şartlarını taşımayan ibra kesin olarak hükümsüzdür.

Ödeme banka yerine elden yapılmışsa ne olur?

TBK m.420 ödemenin banka aracılığıyla yapılmasını açıkça arar. Bu şart karşılanmadığında ibra hükümsüz olur; hakkın gerçek tutarda ödendiğini içermeyen belgeler ise ancak içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir.

İkalede kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?

Kıdem tazminatı kararlaştırılmışsa 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre hesaplanır ve kıdem tazminatı tavanı gözetilir. Yargıtay bu tavanın mutlak emredici nitelikte olduğunu vurgulamaktadır.

İkale metnine dava açmama şartı konulabilir mi?

Yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulu TBK m.420/1 uyarınca geçersizdir. Ayrıca uygulamada, ödenen tutarın dava açılması hâlinde iadesini öngören kayıtların gerçekte ek menfaat ödemesi olup olmadığı ayrıca incelenmektedir.

“Yasal haklarımı alarak istifa ediyorum” yazarsam ne olur?

Bu ifade kimi dosyalarda ikale için icap sayılmakla birlikte, olayın bütününe göre istifa olarak da nitelendirilebilmektedir. İşçinin ayrılmadan önceki eylemi, savunması ve zamanlama birlikte değerlendirilmektedir.

İkale sözlü yapılabilir mi?

Kanunda özel bir şekil aranmamıştır; şekli TBK hükümlerine göre belirlenir. Ancak ispat bakımından yazılılık zorunlu gibidir. İmzasız ya da fotokopi ikale belgelerinin ispat gücü uygulamada tartışmalı bulunmaktadır.

İkale geçersiz sayılırsa ödenen paralar ne olur?

İkale geçersiz sayıldığında yapılan ödemelerin, hüküm altına alınacak alacaklardan mahsubu gündeme gelir. Bu nedenle ödeme tarihleri ve tutarlarını gösteren banka kayıtlarının dosyaya sunulması önemlidir.

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.26 — Sözleşme özgürlüğü
  • 6098 sayılı Kanun m.27 — Kesin hükümsüzlük
  • 6098 sayılı Kanun m.30-39 — Yanılma, aldatma ve korkutma
  • 6098 sayılı Kanun m.420 — İbra ve işçi aleyhine ceza koşulu
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.17 — Süreli fesih ve ihbar tazminatı
  • 4857 sayılı Kanun m.18 — Feshin geçerli sebebe dayandırılması
  • 4857 sayılı Kanun m.20 — Fesih bildirimine itiraz ve usul
  • 4857 sayılı Kanun m.21 — Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları
  • 1475 sayılı İş Kanunu m.14 (yürürlükteki hüküm) — Kıdem tazminatı ve tavan
  • 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu — İşsizlik ödeneği şartları
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 — Dava şartı arabuluculuk
  • 5235 sayılı Kanun m.35 — Bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi

İlgili yazılar: ibraname ve geçerlilik şartları, işe iade davası, haklı nedenle derhal fesih, geçerli nedenle fesih, istifa dilekçesi.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; ikale metninin içeriği, icabın kimden geldiği ve ödeme belgeleri sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara