Uygun İlliyet Bağı Nedir? Haksız Fiilde İlliyet Bağının Kesilmesi

- Haksız fiil sorumluluğunun dört unsuru vardır: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı.
- Bu unsurlardan biri eksikse haksız fiilin varlığından söz edilemez.
- İlliyet bağı, zarar ile davranış arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir.
- Aranan bağ yalın bir sebep-sonuç ilişkisi değil, uygun illiyet bağıdır.
- Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır.
- Uygun illiyet bağı, sorumluluğu zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlar.
- Hayatın olağan akışı bakımından öngörülemez zararlar sorumluluk doğurmaz.
- İlliyet bağı üç sebeple kesilebilir: mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusuru.
- Bu üç sebep, kusur sorumluluğunda olduğu gibi kusursuz sorumlulukta da kabul edilir.
- İlliyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişilerce açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir.
- Kesilme için zarar görenin veya üçüncü kişinin kusurunun ağır olması aranır.
- Zarar görenin kusuru bu yoğunlukta değilse, illiyet bağı kesilmez; TBK m. 52 uyarınca indirim sebebi olur.
- Sorumlunun kendi kusuru varsa, zarar görenin kusuru illiyet bağını kesmeyebilir.
- Kusursuz sorumlulukta da idare, illiyet bağının kesildiğini ispat etmedikçe sorumluluktan kurtulamaz.
- Ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesi ve zarar belirlemesi hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m. 74/2).
Kısa cevap: Haksız fiil sorumluluğunun dört unsuru vardır: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı; bunlardan biri eksikse haksız fiilin varlığından söz edilemez. Aranan bağ yalın bir sebep-sonuç ilişkisi değil, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin sonucu yaratmaya elverişli olduğu uygun illiyet bağıdır.
Tazminat dosyalarında tartışma çoğu zaman kusur oranı üzerinde yoğunlaşır. Oysa kusurdan önce cevaplanması gereken bir soru vardır: bu zarar, gerçekten davalının davranışının sonucu mudur? Sorumluluk hukukunun bu ön kapısına illiyet bağı denir.
Kapı iki yönlü çalışır. Bir yandan davacı, fiil ile zarar arasındaki bağı kurmak zorundadır. Öte yandan davalı, araya giren bir sebebin bu bağı kopardığını ileri sürerek tümüyle sorumluluktan kurtulabilir. Aşağıda hem bağın nasıl kurulduğunu hem de hangi hâllerde koptuğunu güncel Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
TBK m. 49: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
TBK m. 51: “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.”
TBK m. 52: “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.”
İlliyet bağının kesilmesi ile tazminattan indirim, uygulamada en çok karıştırılan iki sonuçtur:
| Ölçüt | İlliyet bağının kesilmesi | Müterafik kusur (indirim) |
|---|---|---|
| Dayanak | Sorumluluğun kurucu unsuru | TBK m. 52/1 |
| Kusurun yoğunluğu | Ağır kusur aranır | Daha hafif katkı yeterlidir |
| Etkisi | Sorumluluk hiç doğmaz | Sorumluluk doğar, tazminat azalır |
| Sonuç | Davanın reddi | Kısmen kabul |
| Kim ileri sürer | Davalı | Davalı |
| İspat yükü | Sorumlu kişide | Sorumlu kişide |
| Kusursuz sorumluluk | Uygulanır | Uygulanır |
| Üçüncü kişi kusuru | Ağırsa keser | Ağır değilse paylaştırır |
| Ölçüt | Objektif kusur ölçütü | Objektif kusur ölçütü |
Kritik nokta: Yargıtay, illiyet bağının kesildiği iddiasının sorumlu kişilerce açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemesi gerektiğini vurgular. Bu yaklaşım sorumluluktan kurtulmayı bilinçli olarak zorlaştırır. Bu nedenle “zarar gören de kusurluydu” savunması tek başına yetmez; o kusurun, sonucu tek başına doğuracak ağırlıkta olduğu somut olgularla gösterilmelidir. Aksi hâlde sonuç sorumluluğun kalkması değil, tazminatın indirilmesi olur.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Önce zinciri kurun. Fiil, ara olaylar ve zarar arasındaki sırayı kesintisiz biçimde anlatın.
- Öngörülebilirliği tartışın. Olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre bu davranışın böyle bir sonuca yol açması beklenir miydi?
- Kesintiyi arayın. Zincirin ortasına giren bir üçüncü kişi davranışı, doğal olay veya zarar görenin kendi eylemi var mı?
- Kesintinin ağırlığını ölçün. Ağır olmayan bir kusur bağı koparmaz; yalnızca indirim sebebidir.
- Mücbir sebebi doğru kullanın. Öngörülemeyen ve karşı konulamayan dışsal bir olay değilse mücbir sebepten söz edilemez.
- Kendi kusurunuzu dürüstçe değerlendirin. Sorumlunun ihmali varsa, zarar görenin kusuru çoğu zaman illiyet bağını kesmez.
- Bilirkişi raporlarını karşılaştırın. Çelişen kusur raporları arasında hâkimin serbest değerlendirme yetkisi vardır; itirazınızı raporun olaya uygunluğu üzerinden kurun.
- Ceza dosyasını yerinde kullanın. Ceza hâkiminin kusur değerlendirmesi ve zarar belirlemesi hukuk hâkimini bağlamaz.
- HAGB’ye güvenmeyin. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları mahiyeti itibarıyla hukuk hâkimini bağlamaz.
- Kusursuz sorumlulukta da savunun. Kusursuz sorumluluk mutlak sorumluluk değildir; illiyet bağı orada da kesilebilir.
- Doğru davalıyı seçin. Zinciri kesen üçüncü kişi belliyse, dava ona da yöneltilmelidir.
- Alternatifi yazın. Dilekçede önce illiyet bağının kesilmediğini, olmazsa müterafik kusur oranının düşüklüğünü ileri sürün.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 24.06.2021 T., 2021/307 E., 2021/833 K.
Uygun illiyet bağı, sorumluluğu öngörülebilir risklerle sınırlar. Boya işi nedeniyle çıkan tartışmada davalının kendisini bıçakla kovaladığını, kaçarken merdivenden düşüp bacağını kırdığını ileri süren davacının davası yerel mahkemece kısmen kabul edilmiş, direnme kararı Genel Kurul önüne gelmişti. Kurul önce çerçeveyi kurmuştur: “haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için hukuka aykırı bir fiilin bulunması, kusurun bulunması, hukuka aykırı fiille zarar verilmesi ve hukuka aykırı fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir.” Uygun illiyet bağını ise “olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olması” biçiminde tanımlamış; “hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluğu doğurmayacaktır” demiştir. Somut olayda taraflar arasındaki yaş farkı, olayın gelişimi ve düşmenin gerçekleştiği yerin daralan dönen merdiven olması birlikte değerlendirilerek uygun illiyet bağının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur; karşı oyda illiyet bağının bulunduğu görüşü savunulmuştur. Bu görüş Kurulun kararı değildir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.02.2022 T., 2019/403 E., 2022/168 K.
Sorumlunun kendi kusuru varsa zarar görenin kusuru illiyet bağını kesmez. Endeks okuma ekibinin şefi olarak görevlendirilen işçi, görevli şoför yerine aracı kendisi kullanmak istemiş ve köy yolunda meydana gelen kazada hayatını kaybetmişti. Kurul, kavramı şöyle açmıştır: “İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Aynı zamanda sorumluluktan kurtulma sebebi olan bu üç sebep, sadece kusur sorumluluğunda değil, kusursuz sorumlulukta da kabul edilmektedir. Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir.” Müterafik kusur bakımından ise: “Zarar görenin müterafik kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise zarar veren sorumluluktan kurtulacak ve tazminat ödemeyecektir. Buna karşılık zarar görenin müterafik (ortak) kusuru bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil edecektir.” Somut olayda işverenin asıl işi şoförlük olmayan işçilere araç kullanma görevi vermesi ve denetim ödevini yerine getirmemesi nedeniyle kusurlu bulunması karşısında illiyet bağının kesilmediği sonucuna varılmıştır. Direnme uygun bulunmuş, dosya oy birliğiyle Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 17.04.2025 T., 2024/10029 E., 2025/5355 K.
Kusursuz sorumlulukta da illiyet bağı üçüncü kişinin ağır kusuruyla kesilir. Sahte nüfus cüzdanıyla noterden vekâletname alan kişinin taşınmazları satması, sonradan açılan tapu iptali davasıyla alıcıların mülkiyetini kaybetmesine yol açmış; alıcılar TMK m. 1007 uyarınca Devletten tazminat istemişti. Daire, kuralı hatırlatmıştır: “bu maddede düzenlenen sorumluluk, kusura dayanmayan (objektif) bir sorumluluk türü olup … eylemin kusura dayanıp dayanmamasının bir önemi yoktur.” Ancak devamında sınırı çizmiştir: “İdare illiyet bağının kesildiğini ispat etmediği sürece sorumluluktan kurtulamaz. İlliyet bağının kesilebilmesi için zarar görenin ağır kusurunun bulunması veya üçüncü bir kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun olması veya hakkında zarar doğuran sonucun meydana gelmesinde öngörülemeyen hâlin bulunması gerekir.” Somut olayda vekâletnamede tapu kayıt malikinin fotoğrafının kullanıldığı ve illiyet bağının noterlik aşamasında kesildiği kabul edilmiştir. Karar oy birliğiyle onanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 10.11.2022 T., 2021/242 E., 2022/1495 K.
Aldatma yeteneği olan sahte belge, üçüncü kişinin ağır kusuru sayılır ve zinciri koparır. Sahte nüfus cüzdanıyla noterde düzenlenen vekâletnameye dayanılarak satılan aracın, ceza soruşturması kapsamında alıcıdan alınması üzerine alıcı, Noterlik Kanunu m. 162’ye dayanarak notere dava açmıştı. Kurul, noterin sorumluluğunun “ağırlaştırılmış olağan sebep sorumluluğu” olduğunu belirttikten sonra sınırı çizmiştir: “Kusursuz sorumluluğun tüm hâllerinde, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru ile beklenmeyen bir hâlin varlığı durumunda uygun illiyet bağının kesileceği, gerek teoride ve gerekse yargısal kararlarla kabul edilmiş bulunmaktadır. Aksi hâlde risk veya şart nazariyesi öne çıkacak ve zararın var olduğu her hâlde, kusursuz sorumlu olanın sorumluluğu yoluna gidilecektir ki böyle bir sonuç, hukukumuzda kabul edilmemiştir.” Kurula göre noter “kusursuz olduğunu değil, zarar ile eylemi arasında uygun bir illiyet bağının bulunmadığını ya da illiyet bağının kesildiğini kanıtlayacaktır.” Somut olayda kimlik bilgilerindeki sıfır farklılıklarının sahteciliği ayırt etmek için ölçüt kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davanın reddine ilişkin direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır; karşı oyda noterin sorumlu tutulması gerektiği savunulmuştur. Bu görüş Kurulun kararı değildir.
Kararlar birlikte okunduğunda illiyet bağı tartışmasının belirli bir sıra izlediği görülür.
Birinci halka – dört unsur birlikte aranır. Haziran 2021 tarihli karar, haksız fiilin hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağından oluştuğunu ve bunlardan birinin eksikliğinde haksız fiilin varlığından söz edilemeyeceğini açıkça söyler. Kusur tartışmasına girmeden önce illiyet bağı kurulmalıdır.
İkinci halka – aranan bağ “uygun” olmalıdır. Salt sebep-sonuç ilişkisi yetmez. Ölçüt, olayların olağan akışı ve hayat tecrübesidir. Bu ölçüt sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlar.
Üçüncü halka – öngörülemezlik sorumluluğu keser. Haziran 2021 tarihli kararda tarafların yaşları, olayın gelişimi ve merdivenin niteliği birlikte değerlendirilerek sonucun öngörülebilir olmadığı kabul edilmiştir. Bu değerlendirme somut olguya bağlıdır; benzer görünen dosyalar farklı sonuçlanabilir.
Dördüncü halka – kesme sebepleri üçtür. Mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusuru. Şubat 2022 tarihli karar bu üçlüyü hem kusur hem de kusursuz sorumluluk için geçerli sayar.
Beşinci halka – ispat yükü savunanda ve ağırdır. Yargıtay, illiyet bağının kesildiği iddiasının açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemesi gerektiğini söyler. Bu, sorumluluktan kurtulmayı bilinçli olarak zorlaştıran bir tercihtir.
Altıncı halka – kesme ile indirim farklı sonuçlar doğurur. Zarar görenin kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise sorumluluk hiç doğmaz; bu yoğunlukta değilse TBK m. 52 uyarınca yalnızca tazminattan indirim yapılır. Dilekçe bu iki savunmayı kademeli olarak kurmalıdır.
Yedinci halka – sorumlunun kendi kusuru dengeyi değiştirir. Şubat 2022 tarihli kararda işverenin araç görevlendirmesi ve denetim eksikliği nedeniyle kusurlu bulunması, ölen işçinin ağır kusuruna rağmen illiyet bağının kesilmediği sonucunu doğurmuştur.
Sekizinci halka – kusursuz sorumluluk mutlak sorumluluk değildir. Nisan 2025 tarihli karar, TMK m. 1007 kapsamındaki objektif sorumlulukta bile üçüncü kişinin ağır kusurunun zinciri kesebileceğini gösterir. Kasım 2022 tarihli Genel Kurul kararı bunun gerekçesini de verir: aksi hâlde risk veya şart nazariyesi öne çıkar ve zararın bulunduğu her hâlde kusursuz sorumlunun sorumluluğuna gidilir ki bu sonuç hukukumuzda kabul edilmemiştir. Aynı mantık tapu sicilinden Devletin sorumluluğu, adam çalıştıranın sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu yazılarımızda ele alınan diğer kusursuz sorumluluk hâlleri için de geçerlidir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| Doğrudan kusur oranına odaklanmak | Önce illiyet bağı kurulmalıdır | Zinciri anlatarak başlayın |
| Her sebep-sonuç ilişkisini yeterli saymak | Aranan bağ uygun illiyet bağıdır | Öngörülebilirliği tartışın |
| “Zarar gören de kusurluydu” demekle yetinmek | Kesme için ağır kusur aranır | Kusurun yoğunluğunu somutlaştırın |
| Kusursuz sorumluluğu mutlak sanmak | Orada da illiyet bağı kesilebilir | Kesme savunmasını ileri sürün |
| Üçüncü kişiyi davaya almamak | Zinciri kesen kişi asıl sorumlu olabilir | Husumeti doğru kurun |
| Ceza dosyasına mutlak değer vermek | Kusur ve zarar değerlendirmesi hukuk hâkimini bağlamaz | Hukuk dosyasında ayrı inceleme isteyin |
| HAGB kararını bağlayıcı saymak | Bu kararlar hukuk hâkimini bağlamaz | Maddi olguyu bağımsız delillerle kurun |
| Tek bilirkişi raporuna yaslanmak | Hâkim raporları serbestçe değerlendirir | Raporun olaya uygunluğunu tartışın |
| İndirim savunmasını hiç yazmamak | Kesme kabul edilmezse elde savunma kalmaz | Kademeli savunma kurun |
İlliyet bağı nedir?
Zararla, zarara yol açtığı ileri sürülen davranış veya olay arasındaki sebep-sonuç ilişkisidir. Sorumluluğun aslî şartıdır.
Uygun illiyet bağı ne demek?
Olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Yalın bir sebep-sonuç ilişkisinden farklıdır.
Haksız fiilin unsurları nelerdir?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve uygun illiyet bağı olmak üzere dört unsur sayılmaktadır. Bu unsurların tümü bir arada bulunmadıkça haksız fiilden söz edilemez.
Öngörülemeyen zarardan sorumluluk doğar mı?
Hayatın olağan akışı ve hayat tecrübesi bakımından öngörülemez zararlar uygun illiyet bağı kapsamında sorumluluk doğurmaz.
İlliyet bağı hangi hâllerde kesilir?
Mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. Bu üç sebep aynı zamanda sorumluluktan kurtulma sebebidir.
Kesilme için kusurun ağır olması şart mı?
Evet. Kararlarda zarar görenin veya üçüncü kişinin illiyet bağını kesebilecek nitelikte ağır kusurunun bulunması aranmaktadır.
Kusursuz sorumlulukta illiyet bağı kesilir mi?
Kesilir. Bu üç sebep sadece kusur sorumluluğunda değil, kusursuz sorumlulukta da kabul edilmektedir.
İlliyet bağının kesildiğini kim ispatlar?
Sorumlu kişi ispatlar. Yargıtay, illiyet bağının kesildiği iddiasının açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Müterafik kusur ile illiyet bağının kesilmesi aynı şey mi?
Değildir. Zarar görenin kusuru illiyet bağını kesecek yoğunlukta ise sorumluluk hiç doğmaz; bu yoğunlukta değilse ortak sebep olarak tazminattan indirim sebebi teşkil eder.
Müterafik kusur nasıl belirlenir?
Zarar verenin kusurunda olduğu gibi objektif kusur ölçütlerine başvurularak, yani objektifleştirilmiş kusur kavramı esas alınarak belirlenir.
İşveren, işçinin kusurunu ileri sürerek kurtulabilir mi?
Ancak illiyet bağının kesildiğini ispat ederse kurtulur. İşverenin kendi kusuru varsa, örneğin görevlendirme ve denetim ödevini yerine getirmemişse, işçinin kusuru illiyet bağını kesmeyebilir.
Ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar mı?
TBK m. 74/2 uyarınca hukuk hâkimi, ceza hâkiminin kusur değerlendirmesi ve zarar belirlenmesine ilişkin kararı ile bağlı değildir.
HAGB kararı tazminat davasında ne ifade eder?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları mahiyeti itibarıyla hukuk hâkimini bağlamaz. Maddi olgu bağımsız delillerle değerlendirilir.
Çelişen bilirkişi raporları varsa ne olur?
Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir; raporlar çelişse dahi birine dayanarak karar verebileceği gibi yeniden rapor da alabilir.
Tazminattan indirim hangi maddeye dayanır?
TBK m. 52/1 uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 – Haksız fiilden doğan sorumluluk
- 6098 sayılı Kanun m. 50 – Zararın ve kusurun ispatı
- 6098 sayılı Kanun m. 51 – Tazminatın belirlenmesi
- 6098 sayılı Kanun m. 52 – Tazminatın indirilmesi
- 6098 sayılı Kanun m. 56 – Manevi tazminat
- 6098 sayılı Kanun m. 74 – Ceza hukuku ile ilişkisi
- 6098 sayılı Kanun m. 114 – Sorumluluk hükümlerinin kıyasen uygulanması
- 6098 sayılı Kanun m. 417 – İşçinin kişiliğinin korunması ve iş sağlığı güvenliği
- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 1007 – Tapu sicilinin tutulmasından Devletin sorumluluğu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266 – Bilirkişiye başvurulacak hâller
- 6100 sayılı Kanun m. 281 – Bilirkişi raporuna itiraz ve ek rapor
- 6100 sayılı Kanun m. 282 – Bilirkişi raporunun değerlendirilmesi
İlgili yazılarımız: haksız fiilde zamanaşımı, adam çalıştıranın sorumluluğu, tehlike sorumluluğu, tapu sicilinden Devletin sorumluluğu, müteselsil sorumluluk.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. İlliyet bağı değerlendirmesi olayın gelişimine, tarafların davranışlarına ve dosyadaki delillere göre değişir.