Delil Sözleşmesi Nedir? Geçerlilik Şartları ve Geçersizlik Sınırı (HMK m.193)

- Delil sözleşmesi, bir vakıanın hangi delil veya delillerle ispat edileceğinin taraflarca kararlaştırılmasıdır.
- Dayanağı HMK m. 193‘tür ve usul hukukuna ilişkin bir sözleşmedir.
- Yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanla yapılabilir.
- Dava açılmadan önce de, yargılama sırasında da yapılabilir.
- İki temel türü vardır: münhasır (daraltıcı) ve münhasır olmayan (genişletici) delil sözleşmesi.
- Münhasır delil sözleşmesinde taraflar delillerini hasretmiş olur; başka delil gösteremezler.
- Genişletici delil sözleşmesinde ise ispat imkânı genişletilir; örneğin senetle ispat gereken bir işlemin tanıkla ispatı kararlaştırılabilir.
- Sınır nettir: ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir (HMK m. 193/2).
- Delil sözleşmesi belli bir hukukî ilişki için yapılır; kapsamının açıkça gösterilmesi gerekir.
- Geçerlilik şartı olan yazılı şekil, delil sözleşmesiyle değiştirilemez.
- Hakem bilirkişi sözleşmeleri, münhasır delil sözleşmesinin en önemli örneğidir.
- Hakem bilirkişilerin taraflardan bağımsız ve tarafsız kişilerden seçilmiş olması aranır.
- Taraflardan birinin bünyesindeki kişilerden oluşan komisyon, hakem bilirkişi sayılmaz.
- Sözleşmedeki “kesinlik” kaydı, yargı yoluna başvurulamayacağı anlamına gelmez.
- Hâkim, delil sözleşmesi çerçevesinde oluşan delilin kanuna ve sözleşmeye uygun oluşturulup oluşturulmadığını denetler.
Kısa cevap: Delil sözleşmesi, bir vakıanın hangi delil veya delillerle ispat edileceğinin taraflarca kararlaştırılmasıdır; dayanağı HMK m.193’tür ve yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanla, dava açılmadan önce ya da yargılama sırasında yapılabilir. İki temel türü vardır: münhasır (daraltıcı) ve münhasır olmayan (genişletici) delil sözleşmesi.
Sözleşme yaparken taraflar yalnızca borçlarını değil, bir gün uyuşmazlık çıkarsa neyin nasıl ispatlanacağını da kararlaştırabilir. Kredi sözleşmelerindeki “banka kayıtları geçerli delildir” kaydı, ihale şartnamelerindeki “itiraz edilmezse hakediş kabul edilmiş sayılır” hükmü ve teknik muayene raporlarına ilişkin kayıtlar bu türdendir.
Bu kayıtlar sıradan görünür ama etkileri ağırdır. Yanlış kurulmuş bir delil sözleşmesi, davayı daha başlamadan kaybettirebilir; buna karşılık kanunun çizdiği sınırı aşan bir kayıt geçersiz sayılır. Aşağıda bu dengeyi Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
HMK m. 193: “(1) Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla kanunda belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delil veya delillerle ispatını kararlaştırabilecekleri gibi; belirli delillerle ispatı öngörülmeyen vakıaların da sadece belirli delil veya delillerle ispatını kabul edebilirler. (2) Taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.”
Anayasa m. 36/1: “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” Anayasa m. 48/1: “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir.” Delil sözleşmesi, bu iki hükmün kesiştiği yerde durur.
TBK m. 27/1: “Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” HMK m. 193/2, sözleşme özgürlüğünün delil alanındaki özel sınırıdır.
İki delil sözleşmesi türü, sonuçları bakımından taban tabana zıttır:
| Ölçüt | Münhasır (daraltıcı) | Münhasır olmayan (genişletici) |
|---|---|---|
| Amaç | Delilleri sınırlamak | İspat imkânını genişletmek |
| Etkisi | Deliller hasredilir | Deliller hasredilmez |
| Başka delil | Kabul edilmez | Kabul edilir |
| Tipik örnek | Hakem bilirkişi sözleşmesi | Senetle ispatı gereken işlemin tanıkla ispatı |
| Risk | İspat hakkını daraltır | Risk düşüktür |
| Geçersizlik ihtimali | Yüksektir | Düşüktür |
| Şekil | Yazılı veya tutanağa geçirilmiş imzalı beyan | Yazılı veya tutanağa geçirilmiş imzalı beyan |
| Kapsam | Belli hukukî ilişkiye özgü | Belli hukukî ilişkiye özgü |
| Denetim | Hâkim delilin oluşumunu denetler | Genel ispat kuralları uygulanır |
Kritik nokta: Bir sözleşmede yer alan “taraflar bu raporu / bu kayıtları delil olarak kabul eder” cümlesi, tek başına yargı yolunu kapatmaz. Yargıtay, böyle bir hükümdeki “kesinlik” ifadesinin süreç içindeki işlemlere ilişkin olduğunu, yargı yoluna başvurulamayacağı biçiminde yorumlanamayacağını vurgular. Aksi yorum hem HMK m. 193/2’deki emredici hükmü hem de hak arama özgürlüğünü ihlâl eder. Bu nedenle dilekçede tartışılması gereken şey, kaydın varlığı değil, o kayıt uyarınca oluşan delilin usulüne uygun oluşturulup oluşturulmadığıdır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sözleşmeyi delil gözüyle okuyun. İspat, muayene, hakediş, kayıt ve itiraz başlıklarını ayrıca tarayın.
- Türünü belirleyin. Kayıt delilleri sınırlıyor mu, yoksa genişletiyor mu?
- Kapsamını sınırlayın. Delil sözleşmesi belli bir hukukî ilişkiye özgüdür; genel ve muğlak kayıtların kapsamını tartışın.
- Şekli kontrol edin. Yazılı olmalı veya mahkeme önünde tutanağa geçirilmiş imzalı beyanla yapılmalıdır.
- Geçerlilik şeklini karıştırmayın. Kanunun geçerlilik şartı olarak aradığı yazılı şekil, delil sözleşmesiyle değiştirilemez.
- HMK m. 193/2’yi öne sürün. Kayıt ispat hakkınızı imkânsız kılıyor veya fevkalade güçleştiriyorsa geçersizdir.
- Hakem bilirkişinin niteliğini sorgulayın. Rapor, taraflardan bağımsız ve tarafsız kişilerce mi düzenlenmiş?
- Yetki sınırını denetletin. Hakem bilirkişi, yetkisi dâhilinde mi rapor vermiş?
- “Kesindir” kaydını doğru yorumlatın. Bu ifade süreç içindeki işlemlere ilişkindir; yargı yolunu kapatmaz.
- Karşı tarafın defterlerini isteyin. Yalnız bir tarafın kayıtlarına dayanan çözümler tartışmaya açıktır.
- İtiraz usulüne harfiyen uyun. Şartname belirli bir şekilde itiraz öngörüyorsa, o şekle uygun ihtirazi kayıt koyun.
- Alternatif delillerinizi baştan bildirin. Delil sözleşmesi geçersiz sayılırsa dayanacağınız delillerin dosyada bulunması gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 29.04.2021 T., 2017/691 E., 2021/534 K.
Delil sözleşmesi yargı yolunu kapatmaz; hâkim delilin oluşumunu denetler. Kamu ihalesiyle kırtasiye ürünü teslim eden yüklenicinin malları muayenede reddedilmiş; sözleşmenin ilgili maddesinde itiraz muayenesi kararının taraflar için kesin olduğu ve mahkemede delil olarak kabul edileceği kararlaştırılmıştı. Kurul önce kavramı tanımlamıştır: “Bir davanın tarafları, dava açılmadan önce veya sonra, bir hususun yalnız belli bir delil ile ispat edileceği hakkında bir sözleşme yaparlarsa, buna münhasır delil sözleşmesi denir.” Ardından hakem bilirkişi ölçütünü koymuştur: bunun için “hakem bilirkişilerin usulüne uygun şekilde, bilhassa taraflardan bağımsız ve tarafsız kişiler arasından, seçilmiş bulunması ve yetkileri dâhilinde rapor düzenlemiş olmaları gerekir.” Somut olayda komisyonun taraflardan birinin bünyesindeki kişilerden oluştuğu saptanmış; sözleşmedeki kesinlik kaydı için de “Söz konusu düzenleme itiraz muayenesi komisyonu kararına karşı yargı yoluna başvuralamayacağı şeklinde yorumlanamaz. Aksi düşünce hem HMK’nın 193/2. maddesindeki emredici hükmü hem de anayasal güvence altına alınmış hak arama özgürlüğünü ihlâl edecektir.” denilmiştir. Direnme kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 07.11.2022 T., 2022/4641 E., 2022/5182 K.
Şartnamedeki itiraz usulü de bir delil sözleşmesidir. Hizmet alım sözleşmesinden doğan alacak için başlatılan takibe itirazın iptali davasında Daire, sözleşmenin eki olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin ilgili maddesini değerlendirmiştir. Bu maddeye göre yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı varsa gerekçelerini dilekçeyle idareye vermesi ve hakediş raporunu ihtirazi kayıt cümlesini yazarak imzalaması gerekir. Daireye göre bu hüküm “HMK’nin 193/1. maddesi anlamında davalı idare ile davacı yüklenici arasında delil sözleşmesi niteliğinde olup hakedişlere itirazın ne şekilde yapılacağı açıkça düzenlendiğinden belirtilen usule uygun olarak itiraz edilmediği takdirde geçici hakedişler hizmet veren açısından kabul edilmiş sayılacaktır.” Somut olayda usulüne uygun itiraz bulunmadığından hakedişlerin kesinleştiği kabul edilmiştir. Karar oy çokluğuyla bozulmuştur; muhalefet şerhinde bu şartname hükmünün genel işlem koşulu ve HMK m. 193/2 yönünden geçersiz sayılması gerektiği savunulmuştur. Bu görüş Dairenin kararı değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 30.10.2023 T., 2022/5332 E., 2023/3541 K.
Tek tarafın kayıtlarını delil sayan hükümler uygulamada hâlâ tartışmalıdır. İflas masasına kayıt kabul davasında ilk derece mahkemesi, finansal kiralama sözleşmesindeki delil kaydına dayanarak yalnız davacı şirketin ticarî defter ve belgelerini incelemiş; bölge adliye mahkemesi de “bilirkişi raporu delil sözleşmesi nazara alınarak kararın ve usul ve yasaya uygun olduğu” gerekçesiyle istinafı esastan reddetmişti. Daire, kararı usul ve kanuna uygun bularak oy çokluğuyla onamıştır. Muhalefet şerhinde, HMK m. 222/2 uyarınca karşı tarafın defterleri de incelenmeden hüküm kurulmasının ve yalnız bir tarafın kayıtlarını delil sayan hükmün silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu savunulmuştur. Bu görüş Dairenin kararı değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 27.11.2024 T., 2024/974 E., 2024/4392 K.
Şartnamede öngörülen şekilde itiraz edilmemesi, sonraki alacak talebini engeller. Hizmet sözleşmesinden doğan eksik hakediş bedellerinin tahsili istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi, davacının hakedişleri ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin aldığını ve şartnamede gösterilen şekilde itiraz etmediğini saptayarak davayı reddetmişti. Daire, “sözleşme ve eki şartname ile atıfta bulunulan yönetmelik hükümleri çerçevesinde iş tanım ve kodlarının oluşturulduğu, tarafların serbest iradeleri ile imzalandığı … sözleşme harici kodlara ilişkin talep edilen ödemeler hakkında hak edişlere şartnamede öngörülen koşullarda itiraz edilmediği” gerekçesiyle temyiz sebeplerini yerinde görmemiştir. Karar oy çokluğuyla onanmıştır. Muhalefet şerhinde, ilgili şartname maddesinin Danıştay tarafından iptal edildiği ve bu iptalin derdest dosyalarda gözetilmesi gerektiği savunulmuştur. Bu görüş Dairenin kararı değildir.
Dört karar birlikte okunduğunda delil sözleşmesi tartışmasının nerede düğümlendiği görülür.
Birinci halka – kurum sözleşme özgürlüğünden doğar. Nisan 2021 tarihli karar, delil sözleşmesinin geçerliliğini sözleşme hürriyetinin doğal sonucu sayar. Anayasa m. 48 uyarınca sözleşme kurulabildiğine göre, o sözleşmenin ispat biçimi de belirlenebilir.
İkinci halka – ikili ayrım sonucu belirler. Münhasır delil sözleşmesinde taraflar delillerini hasretmiş olur ve başka delil gösteremezler. Genişletici delil sözleşmesinde ise tam tersine ispat imkânı artar. Dosyada önce bu niteleme yapılmalıdır.
Üçüncü halka – geçerlilik şekli dokunulmazdır. Delil sözleşmesiyle ispat şartı olan yazılı şekil öngörülebilir ya da yumuşatılabilir; ancak geçerlilik şartı olan yazılı şekil yerine başka bir şekil kararlaştırılamaz.
Dördüncü halka – hakem bilirkişide bağımsızlık şarttır. Nisan 2021 tarihli kararın en pratik sonucu budur: raporu düzenleyen kurul taraflardan birinin bünyesindeyse, ortada hakem bilirkişi ve dolayısıyla münhasır delil sözleşmesi yoktur.
Beşinci halka – “kesindir” ifadesi yargı yolunu kapatmaz. Kesinlik, süreç içindeki işlemlere ilişkindir. Aksi yorum HMK m. 193/2’yi ve hak arama özgürlüğünü ihlâl eder.
Altıncı halka – şartname hükümleri de delil sözleşmesi sayılır. Kasım 2022 ve Kasım 2024 tarihli kararlar, hakedişlere itiraz usulünü düzenleyen şartname maddesini bu kapsamda değerlendirmiştir. Sonuç ağırdır: usulüne uygun itiraz edilmezse hakediş kabul edilmiş sayılır.
Yedinci halka – ihtirazi kayıt bir formaliteden ibaret değildir. Şartname belirli bir itiraz şekli öngörüyorsa, sözlü itiraz veya sonradan açılan dava bu eksikliği gidermemektedir. Uygulamada en çok hak kaybı buradan doğar.
Sekizinci halka – tartışma sürüyor. Ekim 2023 ve Kasım 2024 tarihli kararlarda çoğunluk onama yönünde karar verirken, muhalefet şerhlerinde bu tür kayıtların genel işlem koşulu ve HMK m. 193/2 yönünden geçersiz sayılması gerektiği savunulmuştur. Bu nedenle dilekçede hem şekle uygun itiraz yapılmalı hem de geçersizlik savunması alternatif olarak kurulmalıdır. Genel işlem koşulları, ticari defterlerin delil niteliği ve senetle ispat yazılarımız bu tartışmanın diğer ayaklarını ele alır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sözleşmedeki delil kaydını okumamak | Kayıt tüm ispat stratejisini belirler | İmzadan önce ispat hükümlerini inceleyin |
| Her kaydı münhasır saymak | Genişletici delil sözleşmeleri de vardır | Kaydın türünü belirleyin |
| Şekil şartını atlamak | Yazılı olmayan delil sözleşmesi tartışmalıdır | Yazılı metne veya duruşma tutanağına geçirin |
| Geçerlilik şeklini değiştirmeye çalışmak | Geçerlilik şekli sözleşmeyle değiştirilemez | Yalnızca ispat şeklini düzenleyin |
| “Kesindir” kaydını mutlak saymak | Kesinlik yargı yolunu kapatmaz | Delilin oluşumunu denetletin |
| Hakem bilirkişinin kimliğini sorgulamamak | Bağımsızlık ve tarafsızlık aranır | Kurulun oluşumunu tartışın |
| İhtirazi kaydı sözlü koymak | Şartname çoğu kez yazılı şekil arar | Öngörülen usule harfiyen uyun |
| Karşı tarafın defterlerini istememek | Tek taraflı kayıt incelemesi eksik kalır | Karşı defterlerin ibrazını talep edin |
| Geçersizlik savunmasını hiç kurmamak | HMK m. 193/2 güçlü bir savunmadır | Alternatif savunma olarak yazın |
Delil sözleşmesi nedir?
Belli bir hususun hangi delil veya delillerle ispat edileceğinin taraflarca kararlaştırılmasıdır. HMK m. 193’te düzenlenmiştir.
Nasıl yapılır?
Taraflar yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilecek imzalı beyanlarıyla yapabilirler.
Dava açıldıktan sonra yapılabilir mi?
Evet. Yargıtay kararlarında delil sözleşmesinin dava açılmadan önce veya sonra yapılabileceği belirtilmektedir.
Münhasır delil sözleşmesi ne demektir?
Bir hususun yalnız belli bir delille ispat edileceğine ilişkin sözleşmedir. Taraflar delillerini hasretmiş olur ve kararlaştırılan delil dışında başka delil gösteremezler.
Genişletici delil sözleşmesi nedir?
Taraflar delillerini hasretmez; bir hususun başka bir delille de ispat edilebileceğini kararlaştırırlar. Senetle ispatı zorunlu bir işlemin tanıkla ispat edilebileceğine ilişkin anlaşma bu türdendir.
Delil sözleşmesi hangi hâllerde geçersizdir?
HMK m. 193/2 uyarınca taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.
Kapsamı nasıl belirlenir?
Delil sözleşmesi belli bir hukukî ilişki için yapılabilir ve hangi hukukî ilişkinin hangi delille ispat edileceğinin açıkça gösterilmesi gerekir.
Geçerlilik şekli delil sözleşmesiyle değiştirilebilir mi?
Hayır. Delil sözleşmesiyle ispat şartı olan yazılı şekil öngörülebilir veya senetle ispat zorunluluğuna istisna kabul edilebilir; ancak geçerlilik şartı olan yazılı şekil yerine başka bir şekil kararlaştırılamaz.
Hakem bilirkişi sözleşmesi nedir?
Tarafların, aralarındaki belli bir uyuşmazlık konusunun miktar ve niteliklerinin belirli kişi veya kurullarca tespit edileceğini ve bu tespiti kabul edeceklerini kararlaştırmalarıdır. Münhasır delil sözleşmesinin en önemli örneğidir.
Hakem bilirkişi raporu mahkemeyi bağlar mı?
Usulüne uygun düzenlenmişse hem tarafları hem mahkemeyi bağlar. Bunun için sözleşmenin içerik bakımından geçerli olması, hakem bilirkişilerin bağımsız ve tarafsız kişiler arasından seçilmesi ve yetkileri dâhilinde rapor düzenlemeleri gerekir.
Rapor tarafsız değilse ne yapılabilir?
Raporun iptali dava edilebileceği gibi, bu delile dayanılarak açılan davada raporun hukuka, adalet ve nesafete aykırı olduğu savunmasında bulunulabilir. Hâkim delilin usulüne uygun oluşturulup oluşturulmadığını denetler.
“Bu rapor kesindir” kaydı yargı yolunu kapatır mı?
Kapatmaz. Yargıtay, buradaki kesinliğin süreç içindeki işlemlere ilişkin olduğunu, aksi yorumun HMK m. 193/2 ile hak arama özgürlüğünü ihlâl edeceğini belirtmektedir.
Şartnamedeki hakedişe itiraz kuralı delil sözleşmesi midir?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararlarında, hakedişlere itirazın şeklini düzenleyen genel şartname hükmü HMK m. 193/1 anlamında delil sözleşmesi niteliğinde kabul edilmektedir.
İhtirazi kayıt koymazsam ne olur?
Şartnamede öngörülen usule uygun itiraz edilmediği takdirde geçici hakedişlerin olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağı kabul edilmektedir.
Sadece karşı tarafın kayıtları delil sayılabilir mi?
Bu tür kayıtlar uygulamada tartışmalıdır. Bazı kararlarda bu yönde kurulan hükümler onanmış, muhalefet şerhlerinde ise silahların eşitliği ve HMK m. 193/2 yönünden geçersizlik savunulmuştur. Dosyada her iki ihtimale göre hazırlık yapılması yerinde olur.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 187 – İspatın konusu
- 6100 sayılı Kanun m. 189 – İspat hakkı
- 6100 sayılı Kanun m. 190 – İspat yükü
- 6100 sayılı Kanun m. 193 – Delil sözleşmesi
- 6100 sayılı Kanun m. 200 – Senetle ispat zorunluluğu
- 6100 sayılı Kanun m. 202 – Delil başlangıcı
- 6100 sayılı Kanun m. 203 – Senetle ispat kuralının istisnaları
- 6100 sayılı Kanun m. 222 – Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 20-25 – Genel işlem koşulları
- 6098 sayılı Kanun m. 26-27 – Sözleşme özgürlüğü ve kesin hükümsüzlük
- Anayasa m. 36 – Hak arama hürriyeti
- Anayasa m. 48 – Çalışma ve sözleşme hürriyeti
İlgili yazılarımız: senetle ispat ve delil başlangıcı, ispat yükü, ticari defterlerin delil niteliği, genel işlem koşulları, tanıkla ispat.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Delil sözleşmesi değerlendirmesi sözleşme metnine, kaydın kapsamına ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir.