Davada Teminat Gösterme Yükümlülüğü (HMK m. 84-89 ve MÖHUK m. 48)

- Teminat, davacının kaybetmesi hâlinde davalının yüklenmek zorunda kalacağı yargılama giderlerini güvence altına alan bir usul kurumudur.
- Hukukumuzda iki ayrı kaynak vardır: HMK m. 84 vd. ve MÖHUK m. 48.
- HMK m. 84 ölçütü mutad meskentir: Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşı dava açarsa teminat gösterir.
- HMK m. 84’ün ikinci hâli, davacının iflası, konkordato, aciz belgesi gibi sebeplerle ödeme güçlüğü içinde olduğunun belgelenmesidir.
- MÖHUK m. 48 ölçütü ise yabancılıktır: Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler teminat gösterir.
- Davalının vatandaşlığının bu değerlendirmede bir önemi yoktur.
- HMK m. 85 teminat istenemeyecek hâlleri sayar: adli yardım, yurt içinde yeterli taşınmaz, sırf küçüğün menfaati, ilamlı icra.
- Teminata mahkemece kendiliğinden karar verilir; hâkim önce tarafları dinleyebilir.
- Teminatın tutarını ve şeklini hâkim serbestçe tayin eder; taraflar şekli sözleşmeyle kararlaştırmışsa ona uyulur.
- Koşullar değişirse teminat artırılabilir, azaltılabilir, değiştirilebilir veya kaldırılabilir.
- Kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir; müdahale talebinde bulunan ise talebinden vazgeçmiş sayılır.
- MÖHUK m. 48/2 uyarınca mahkeme, karşılıklılık esasına göre davacıyı teminattan muaf tutar.
- Karşılıklılık akdî, kanunî veya fiilî olabilir; fiilî karşılıklılık tek başına muafiyet için yeterlidir.
- Muafiyet araştırması Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak yapılır.
- Fahiş belirlenen teminat, mahkemeye erişim hakkını engelleyebilir.
Dava açmak kural olarak hiçbir ön şarta bağlanmamıştır. Ancak kanun koyucu, davalıyı kazandığı davanın giderlerini tahsil edemez duruma düşmekten korumak için sınırlı sayıda hâlde davacıdan güvence ister. Uygulamada bu güvence “teminat” adıyla anılır ve çoğu zaman dosyanın en başında, ön inceleme duruşmasında gündeme gelir.
Konunun asıl zorluğu, teminatın iki ayrı kanunda, iki ayrı ölçütle düzenlenmiş olmasından doğar. Bir dosyada HMK m. 84, diğerinde MÖHUK m. 48 uygulanır; ikisinin şartları ve muafiyet rejimi aynı değildir. Aşağıda bu ayrımı, muafiyet araştırmasını ve teminat gösterilmemesinin sonuçlarını Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
HMK m. 84: “(1) Aşağıdaki hâllerde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterilir: a) Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması. b) Davacının daha önceden iflasına karar verilmiş, hakkında konkordato veya uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma işlemlerinin başlatılmış bulunması; borç ödemeden aciz belgesinin varlığı gibi sebeplerle, ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun belgelenmesi. (2) Davanın görülmesi sırasında teminatı gerektiren durum ve koşulların ortaya çıkması hâlinde de mahkeme teminat gösterilmesine karar verir. (3) Mecburi dava ve takip arkadaşlığında teminat gösterme yükümlülüğü, bu yükümlülüğün tüm davacılar bakımından mevcut olması hâlinde doğar.”
HMK m. 85: “(1) Aşağıda sayılan hâllerde teminat istenemez: a) Davacının adli yardımdan yararlanması. b) Davacının, yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması. c) Davanın, sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik olarak açılmış olması. ç) İlama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması.” HMK m. 88: “(1) Hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava usulden reddedilir. (2) Müdahale talebinde bulunan kişi, kesin süre içinde istenen teminatı vermezse, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.”
MÖHUK m. 48: “(1) Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. (2) Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.”
İki düzenleme aynı kurumu düzenlese de ölçütleri ve sonuçları farklıdır:
| Ölçüt | HMK m. 84 vd. | MÖHUK m. 48 |
|---|---|---|
| Temel ayıraç | Türkiye’de mutad mesken | Yabancılık (vatandaşlık) |
| Kimi kapsar | Türk vatandaşı davacı | Yabancı gerçek ve tüzel kişi |
| İkinci hâl | Ödeme güçlüğünün belgelenmesi | Yok |
| Muafiyet listesi | HMK m. 85’te dört bent | Karşılıklılık esası |
| Karar şekli | Mahkemece kendiliğinden | Mahkemece resen |
| Tutar ve şekil | Hâkim serbestçe tayin eder | Hâkim serbestçe tayin eder |
| Süre verilmesi | Kesin süre | Kesin süre |
| Gösterilmemesi | Davanın usulden reddi | Dava şartı yokluğundan ret |
| İcra takibi | Takip yapan davacı da kapsamda | Takip alacaklısı da kapsamda |
Kritik nokta: Teminat, taraflar hiç ileri sürmese bile mahkemece resen gözetilir. Buna karşılık aynı resen gözetme ödevi muafiyet yönünden de geçerlidir: hâkim, yabancı davacıdan teminat istemeden önce karşılıklılığın bulunup bulunmadığını araştırmak zorundadır. Anlaşma yoksa iş bitmiş sayılmaz; kanunî ve fiilî karşılıklılık da muafiyet doğurur. Bu araştırma yapılmadan verilen teminat kararı, dosyayı yıllarca geriye götüren bir bozma sebebidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Hangi maddenin uygulanacağını belirleyin. Davacı Türk vatandaşı ise HMK m. 84, yabancı ise MÖHUK m. 48 gündeme gelir.
- Mutad meskeni belgeleyin. HMK m. 84/1-(a) yönünden yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı davacı için mutad meskenin nerede olduğu belirleyicidir.
- Muafiyet hâllerini kontrol edin. Adli yardım kararı, yurt içinde yeterli taşınmaz, küçüğün menfaati veya ilamlı icra varsa teminat istenemez.
- Taşınmazı dosyaya sunun. HMK m. 85/1-(b) yönünden tapu kaydı sunmak, teminat kararını en pratik biçimde önleyen yoldur.
- Adli yardım talebini birlikte yapın. Talep kabul edilirse teminat istenemez.
- Yabancı davacı için karşılıklılığı araştırtın. Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorulmasını dilekçeyle isteyin.
- Fiilî karşılıklılığı ayrıca ileri sürün. İkili anlaşma veya Lahey Sözleşmesi tarafı olunmaması, muafiyetin bulunmadığı anlamına gelmez.
- Uygulamayı belgeleyin. Türk vatandaşlarının o ülkede dava açarken teminat yatırmadığını gösteren resmî yazı, fiilî karşılıklılığın ispatıdır.
- Tutara itiraz edin. Teminat, yargılama gideri ve karşı tarafın muhtemel zararı ölçüsünde belirlenmelidir; fahiş tutar mahkemeye erişimi engeller.
- Şekli tartışın. Nakit yerine banka teminat mektubu kabul edilebilir; tarafların sözleşmeyle kararlaştırdığı şekil varsa ona uyulur.
- Kesin süreye dikkat edin. Süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir; süre kaçırıldıktan sonra yapılacak ödeme sonucu değiştirmez.
- Koşullar değişirse yeniden başvurun. HMK m. 87/2, teminatın artırılmasını, azaltılmasını, değiştirilmesini veya kaldırılmasını mümkün kılar.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 26.09.2023 T., 2021/14584 E., 2023/9796 K.
Teminat ve muafiyet resen gözetilir; araştırma yapılmadan esasa girilemez. Yunanistan’da kayıtlı bir tüzel kişinin trafik kazasından doğan tazminat davasında Daire, önce genel çerçeveyi çizmiştir: “Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.” Ardından muafiyetin üç yolunu saymış ve dosyada “davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı” tespitini yapmıştır. Daireye göre mahkemece “öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nden sorularak alınacak yazı cevabına göre” hareket edilmeli, teminat gerekiyorsa kesin süre verilmeli, yatırılmazsa istem usulden reddedilmeliydi. Karar oy çokluğuyla bozulmuştur; karşı oyda, dosyada zaten HMK m. 84 uyarınca teminat yatırıldığı ve bu nedenle bozmaya gerek olmadığı görüşü savunulmuştur. Bu görüş Dairenin kararı değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 30.09.2024 T., 2023/2316 E., 2024/3044 K.
Fiilî karşılıklılık muafiyet doğurur; fahiş teminat adalete erişimi engeller. Katar vatandaşı davacının tapu iptali ve tescil davası, istenen 250.000 TL teminat yatırılmadığı için usulden reddedilmişti. Daire, Adalet Bakanlığının yazısında Katar’da “dava açılırken ve icra edilirken herhangi bir teminat talep edilmediğinin bildirildiği” ve Türk vatandaşlarının “tıpkı Katar vatandaşları ve diğer uyruklu vatandaşlar gibi aynı muameleye tabi tutuldukları” bilgisinin yer aldığını saptamış; buna göre “Katar ile Ülkemiz arasında fiili karşılıklılık esası oluşması nedeniyle mahkemenin karşılıklılık esasına göre Katar vatandaşı davacıyı teminattan muaf tutması gerekirken, sanki karşılıklılık yokmuş gibi davranarak, davacıdan teminat istenmesi” hukuka aykırı bulunmuştur. Daire ayrıca tutarı da denetlemiş, hesaplanan vekâlet ücretine göre “mahkemece istenilen 250.000 Türk Lirası teminatın dosya kapsamında uygun olmadığı, fahiş olduğu” ve bu uygulamanın “hak arama hürriyeti ve akabinde hakka ulaşımın, adelete erişimin engellenmesi niteliğinde” olduğunu belirtmiştir. Karar oy çokluğuyla bozulmuştur; muhalefet şerhinde onama görüşü savunulmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 10.12.2024 T., 2024/5977 E., 2024/10414 K.
Anlaşma bulunmaması muafiyeti ortadan kaldırmaz; icra takibinde de aynı ölçüt geçerlidir. Katar siciline kayıtlı alacaklı tüzel kişinin başlattığı ilamsız takipte icra mahkemesi, iki ülke arasında adlî yardımlaşma anlaşması bulunmadığı ve Katar’ın Lahey Sözleşmesine taraf olmadığı gerekçesiyle takip miktarının %15’i oranında teminat yatırılmasına karar vermişti. Daire, ölçütü şöyle kurmuştur: “Türk Mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibi yapan yabancıların mensubu olduğu ülke ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti arasında teminattan muafiyeti öngören bir anlaşma bulunmasa dahi Mahkeme, … 48’inci maddesinin 2’inci fıkrası uyarınca dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı kanuni veya fiili karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” Somut olayda Türk vatandaşlarının Katar’da teminat yatırmadığı belgelendiğinden, alacaklı tüzel kişinin “teminat yatırma yükümlülüğü bulunmamaktadır” sonucuna varılmıştır. Karar oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 19.09.2022 T., 2022/7104 E., 2022/10558 K.
Teminat ihtiyacı sonradan netleşmişse davacıya yeniden kesin süre verilmelidir. Suriye uyruklu davacının trafik kazasından doğan tazminat davası, teminat yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş; bölge adliye mahkemesi davacının uluslararası koruma statüsünün araştırılması için dosyayı geri göndermiş, araştırma tamamlandıktan sonra dava yeniden usulden reddedilmişti. Daire, teminatın MÖHUK m. 48 kapsamında bir dava şartı olduğunu ve “hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK’nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir” kuralını anımsattıktan sonra, somut olayda eksikliğin giderilmesinin ardından teminat gerekliliğinin ortaya çıktığını belirterek “HMK 115/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığının giderilmesi için davacıya kesin süre verilip bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır” demiştir. Karar oy çokluğuyla bozulmuştur; karşı oyda geçici koruma statüsündekilerden teminat alınmaması gerektiği savunulmuştur. Bu görüş Dairenin kararı değildir.
Dört karar birlikte okunduğunda teminat kurumunun uygulamada nasıl işlediği net biçimde ortaya çıkar.
Birinci halka – iki kanun, iki ölçüt. HMK m. 84 Türk vatandaşı davacı için mutad mesken ölçütünü, MÖHUK m. 48 ise yabancılık ölçütünü benimser. Dilekçede hangi maddeye dayanıldığının doğru seçilmesi, sonraki bütün tartışmayı belirler.
İkinci halka – davalının vatandaşlığı önemsizdir. Eylül 2022 tarihli kararda açıkça söylendiği gibi, MÖHUK m. 48 bakımından davalının veya kendisine karşı takip yapılanın vatandaşlığı bir öneme sahip değildir. Ölçüt yalnızca davacıya bakar.
Üçüncü halka – resen gözetme çift yönlüdür. Eylül 2023 tarihli karar, teminatın resen gözetileceğini söylerken aynı ödevi muafiyet için de kurar. Mahkeme, teminata karar vermeden önce karşılıklılığı araştırmak zorundadır; araştırmasız verilen karar bozulmaktadır.
Dördüncü halka – karşılıklılığın üç yolu vardır. Akdî (ikili veya çok taraflı anlaşma), kanunî ve fiilî karşılıklılık. 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesinin 17. maddesi, âkit devlet vatandaşlarından yabancı olmaları sebebiyle teminat istenemeyeceğini düzenler.
Beşinci halka – anlaşma yokluğu son söz değildir. Aralık 2024 tarihli karar, iki ülke arasında anlaşma bulunmamasına ve karşı devletin Lahey Sözleşmesine taraf olmamasına rağmen fiilî karşılıklılık nedeniyle muafiyet tanımıştır. “Anlaşma yok, o hâlde teminat var” denklemi hatalıdır.
Altıncı halka – ispat yükü fiilen davacıdadır. Fiilî karşılıklılığı gösteren şey, Türk vatandaşlarının o ülkede dava açarken teminat yatırmadığını bildiren resmî yazışmalardır. Bu belgeleri dosyaya kazandırmak davacı vekilinin işidir.
Yedinci halka – tutar da denetlenir. Eylül 2024 tarihli karar, teminatın yargılama gideri ve karşı tarafın muhtemel zararı ölçüsünde takdir edilmesi gerektiğini, ölçüsüz tutarın mahkemeye erişimi engelleyeceğini söyler. Teminat kararına yalnızca “gerekip gerekmediği” yönünden değil, miktarı yönünden de itiraz edilmelidir.
Sekizinci halka – süre kurumun can damarıdır. Teminat kesin süre içinde gösterilmezse HMK m. 88 uyarınca dava usulden reddedilir. Buna karşılık teminat ihtiyacı yargılamanın ilerleyen aşamasında netleşmişse, Eylül 2022 tarihli kararın işaret ettiği üzere davacıya HMK m. 115/2 uyarınca yeniden kesin süre verilmelidir. Adli yardım, kesin süre ve dava şartları yazılarımız bu üç kavramı ayrıntılı biçimde ele alır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| HMK 84 ile MÖHUK 48’i karıştırmak | Ölçütleri farklıdır | Davacının vatandaşlığına göre madde seçin |
| Davalının yabancılığına bakmak | Ölçüt yalnızca davacıya ilişkindir | Davacının statüsünü inceleyin |
| Anlaşma yoksa teminat kesin sanmak | Kanunî ve fiilî karşılıklılık da muafiyet doğurur | Fiilî uygulamayı araştırtın |
| Muafiyet araştırması istememek | Araştırmasız karar bozma sebebidir | Bakanlıktan sorulmasını talep edin |
| Yurt içindeki taşınmazı bildirmemek | HMK m. 85/1-(b) teminatı engeller | Tapu kaydını dosyaya sunun |
| Adli yardımı gündeme getirmemek | Adli yardım hâlinde teminat istenemez | Talebi dava dilekçesiyle birlikte yapın |
| Fahiş tutarı tartışmadan kabul etmek | Tutar da denetime tabidir | Miktara ayrıca itiraz edin |
| Kesin süreyi geçirmek | Sonuç davanın usulden reddidir | Süreyi takvime işleyin |
| Koşullar değişince başvurmamak | HMK m. 87/2 değişikliğe imkân verir | Azaltma veya kaldırma talep edin |
Teminat nedir?
Davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılamak üzere davacıdan istenen güvencedir. Amacı, davayı kazanan davalının giderlerini tahsil edememesini önlemektir.
Hangi hâllerde teminat istenir?
HMK m. 84 uyarınca Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davaya müdahil olması veya takip yapması ile davacının iflas, konkordato, aciz belgesi gibi sebeplerle ödeme güçlüğü içinde olduğunun belgelenmesi hâllerinde istenir.
Yabancı davacı da teminat gösterir mi?
Evet. MÖHUK m. 48/1 uyarınca Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler teminat göstermek zorundadır. Ancak m. 48/2’deki karşılıklılık muafiyeti saklıdır.
Davalının yabancı olması teminat gerektirir mi?
Hayır. Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığının bu madde kapsamında bir önemi yoktur.
Karşılıklılık nasıl sağlanır?
İki devlet arasında imzalanan anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanunî veya fiilî karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.
Ülkeler arasında anlaşma yoksa teminat kesin midir?
Değildir. Anlaşma bulunmasa dahi mahkeme, kanunî veya fiilî karşılıklılık esasına göre davacıyı teminattan muaf tutar.
Fiilî karşılıklılık nasıl ispatlanır?
Davacının ülkesinde Türk vatandaşlarının dava açarken veya takip yaparken teminat yatırmadıklarının gösterilmesiyle ispatlanır. Uygulamada bu bilgi Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yazışmalarıyla getirtilmektedir.
Muafiyeti mahkeme kendiliğinden araştırır mı?
Teminat konusu resen gözetilir. Yargıtay, muafiyet yönünden hükme dayanak oluşturacak nitelikte araştırma yapılmadan verilen kararları bozmaktadır.
Teminat istenemeyecek hâller nelerdir?
HMK m. 85 uyarınca davacının adli yardımdan yararlanması, yurt içinde yeterli taşınmazının veya ayni teminatla güvence altına alınmış alacağının bulunması, davanın sırf küçüğün menfaatlerini korumaya yönelik açılmış olması ve ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olmasıdır.
Teminatın miktarını kim belirler?
HMK m. 87 uyarınca teminatın tutarını ve şeklini hâkim serbestçe tayin eder. Tarafların teminatın şeklini sözleşmeyle kararlaştırmaları hâlinde teminat ona göre belirlenir.
Teminat fahiş belirlenirse ne olur?
Teminat, yargılama gideri ile karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak ölçüde takdir edilmelidir. Ölçüsüz bir teminat istenip yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddi, hak arama hürriyetinin ve adalete erişimin engellenmesi olarak değerlendirilmektedir.
Teminat yatırılmazsa ne olur?
HMK m. 88/1 uyarınca hâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir. Müdahale talebinde bulunan kişi teminatı vermezse talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.
Teminat sonradan istenebilir mi?
Evet. HMK m. 84/2 uyarınca davanın görülmesi sırasında teminatı gerektiren durum ve koşulların ortaya çıkması hâlinde de mahkeme teminat gösterilmesine karar verir.
Teminat miktarı sonradan değişir mi?
Değişebilir. HMK m. 87/2 uyarınca teminatı gerektiren durum ve koşullarda değişiklik olması hâlinde hâkim teminatın azaltılmasına, artırılmasına, değiştirilmesine ya da kaldırılmasına karar verebilir.
Birden fazla davacı varsa nasıl uygulanır?
HMK m. 84/3 uyarınca mecburi dava ve takip arkadaşlığında teminat gösterme yükümlülüğü, bu yükümlülüğün tüm davacılar bakımından mevcut olması hâlinde doğar.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 84 – Teminat gösterilecek hâller
- 6100 sayılı Kanun m. 85 – Teminat gerektirmeyen hâller
- 6100 sayılı Kanun m. 86 – Teminat kararı
- 6100 sayılı Kanun m. 87 – Teminatın tutarı ve şekli
- 6100 sayılı Kanun m. 88 – Teminat gösterilmemesinin sonuçları
- 6100 sayılı Kanun m. 89 – Teminatın iadesi
- 6100 sayılı Kanun m. 114/1-(ğ) – Teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmesi
- 6100 sayılı Kanun m. 115 – Dava şartlarının incelenmesi
- 6100 sayılı Kanun m. 120 – Harç ve avans ödenmesi
- 6100 sayılı Kanun m. 334-340 – Adli yardım
- 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 48 – Teminat
- 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi m. 17 – Teminattan muafiyet
İlgili yazılarımız: dava şartları, kesin süre, adli yardım, tanıma ve tenfiz davası, ihtiyati haciz teminatının iadesi.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Teminat değerlendirmesi davacının statüsüne, ilgili ülkeyle karşılıklılık durumuna ve dosyanın kapsamına göre değişir.