Ücret Kesme Cezası: İşveren Maaştan Kesinti Yapabilir mi?
İşverenin, işçinin ücretinden kesinti yaparak disiplin cezası uygulaması serbest değildir. İş Kanunu m.38, ücret kesme cezasını hem sebep hem miktar hem de kesilen paranın akıbeti bakımından sıkı kurallara bağlamıştır. Uygulamada bu kuralların üçü de sıklıkla ihlâl edilir.
Üç zorunlu koşul
- Sebep önceden belirlenmiş olmalıdır. İşveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilmiş olan sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. Sözleşmede ya da yönetmelikte yazılı olmayan bir davranış için kesinti yapılamaz.
- Miktar sınırlıdır. Bir ay içinde yapılacak kesinti, işçinin iki gündelikten veya parça başına yahut yapılan iş miktarına göre verilen ücretlerde işçinin iki günlük kazancından fazla olamaz.
- İşçiye bildirilmelidir. Cezalar, işçiye derhâl sebebiyle birlikte bildirilir.
Kesilen para işverene kalmaz
En çok göz ardı edilen kural budur. İşçi ücretlerinden ceza olarak yapılan kesintiler, işveren tarafından bir ay içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı hesabına yatırılmak zorundadır. Yani ücret kesme cezası, işveren için bir gelir kalemi değildir — kesilen para işçilerin eğitimi ve sosyal hizmetlerinde kullanılmak üzere devlete aktarılır.
Uygulamada işverenlerin kestiği tutarı kendi kasasında bırakması yaygındır ve bu, kesintiyi başlı başına hukuka aykırı hâle getirir.
Ücret kesintisi ile disiplin cezası aynı şey değil
İşverenin uygulayabileceği yaptırımlar farklıdır: uyarı, kınama, ücret kesme cezası ve fesih. Bunların dışında “performans primi kesme”, “ikramiye vermeme” ya da “yol–yemek yardımını durdurma” biçimindeki uygulamalar, ücret eki niteliğindeki ödemelere dokunduğu ölçüde ücretin eksik ödenmesi sonucunu doğurur ve İş K. m.38 sınırına tabidir.
Hangi kesintiler hukuka uygundur?
Ücretten yapılan her kesinti ceza değildir. Kanundan doğan ya da işçinin yazılı onayına dayanan şu kesintiler geçerlidir:
- Gelir vergisi, damga vergisi ve SGK primleri
- İcra dairesinden gelen maaş haczi — ancak en çok dörtte bir; ayrıntı: maaş haczine itiraz
- Nafaka kesintileri
- İşçinin yazılı talebiyle yapılan kesintiler (özel sigorta, sendika aidatı, avans mahsubu)
Buna karşılık işçinin verdiği zararın ücretten tek taraflı mahsup edilmesi mümkün değildir. İşveren, zarar iddiasını genel hükümlere göre ileri sürmek zorundadır; işçinin kusuru ve zararın miktarı ispatlanmalıdır. Kasa açığı, araç hasarı ve ürün kaybı gibi kalemlerin ücretten doğrudan kesilmesi hukuka aykırıdır.
İşçi ne yapabilir?
- Bordronuzu isteyin. İşveren, ücret hesap pusulası vermekle yükümlüdür; kesintiler burada ayrı ayrı gösterilmelidir.
- Kesintinin dayanağını sorun. Sözleşmede ya da yönetmelikte hangi maddeye dayandığını yazılı olarak isteyin.
- İhtirazi kayıt koyun. Bordroyu imzalarken “kesintiye itirazım vardır” kaydı düşün; kayıtsız imza, ileride ödeme karinesi oluşturur.
- Alacak talep edin. Hukuka aykırı kesintiler ücret alacağı olarak istenir; dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. Dilekçe için işçilik alacakları dava dilekçesi örneğimize bakın.
- Haklı fesih hakkınızı değerlendirin. Ücretin sürekli eksik ödenmesi, İş K. m.24/II uyarınca işçi için haklı nedenle fesih sebebidir ve kıdem tazminatı hakkı doğurur. Bu hâlde istifa dilekçesine sebebi mutlaka yazın.
Tutar hesabı için kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı araçlarımızı kullanabilirsiniz. Bursa’daki iş uyuşmazlıkları için Bursa’da işçilik alacakları sayfamıza, alan bilgisi için İş Hukuku sayfamıza bakın.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.