Gaiplik Kararı (TMK 32-35): Şartlar, 1 Yıl – 5 Yıl ve Sonuçları

- TMK m.32: ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa gaipliğine karar verilebilir.
- Başvuruyu hakları bu ölüme bağlı olanlar yapar; mirasçılarla sınırlı değildir.
- TMK m.33: ölüm tehlikesinden en az bir yıl veya son haber tarihinden en az beş yıl geçmiş olmalıdır.
- Mahkeme, bilgisi bulunanları belirli sürede bilgi vermeleri için usulüne uygun ilanla çağırır.
- TMK m.35: ilandan sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir; ölüme bağlı haklar ölüm ispatlanmış gibi kullanılır.
- Karar, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.
- Gaiplik çekişmesiz yargı işidir ve hükümleri kamu düzenine ilişkindir; mahkeme resen araştırma yapabilir.
Uzun süredir haber alınamayan bir kişinin hukuki durumu, kendiliğinden sona ermez.
Bunun için mahkeme kararı gerekir: gaiplik.
İki bağımsız sebep
TMK m.32/1: “Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.”
Maddede gaiplik sebebi olarak iki ayrı olay düzenlenmiştir: “ölüm tehlikesi içinde kaybolma” ve “uzun zamandan beri haber alınamama”. Bu iki olay birbirinden bağımsız ve ayrıdır; birinin bulunması hâlinde, şartları dâhilinde gaiplik istenebilir.
Ortak şart: kuvvetli olasılık
Her iki olayın gaiplik sebebi oluşturabilmesi için, gaipliği istenenin “ölümü hakkında kuvvetli olasılık” bulunması aranır. Bu şart karşılanmadıkça, kişiden kırk-elli yıldır haber alınamamış olması bile tek başına yeterli değildir.
Süreler ve ilan
| Sebep | Geçmesi gereken süre |
|---|---|
| Ölüm tehlikesi içinde kaybolma | En az bir yıl |
| Uzun zamandan beri haber alınamama | Son haberden en az beş yıl |
TMK m.33 uyarınca mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır. Bilgi veren çıkarsa o doğrultuda deliller toplanır; ilanlar sonuçsuz kalırsa koşulların gerçekleştiği kabul edilerek gaipliğe karar verilir.
Kararın sonuçları
TMK m.35: “İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.”
Bu nedenle kararda, en son haberin alındığı tarihin açıkça gösterilmesi zorunludur; aksi hâlde infazda tereddüt doğar.
Kim başvurabilir?
Kanun “hakları bu ölüme bağlı olanlar” ifadesini kullanır. Bu nedenle davayı yalnızca mirasçılar veya son mirasçı sıfatıyla Hazine açabilir yönünde bir sınırlama yoktur; hakkı etkilenen üçüncü kişilerin de aktif husumet ehliyeti bulunabilir.
Ne yapmalı?
- Hangi sebebe dayandığınızı — ölüm tehlikesi mi, haber alınamama mı — netleştirin.
- Kuvvetli olasılığı gösteren somut delilleri toplayın; süre tek başına yetmez.
- Nüfus kayıtlarını getirtin; kişinin sağ mı ölü mü olduğu tespit edilmelidir.
- Son haber tarihini belgeleyin ve kararda gösterilmesini isteyin.
- TMK m.33/2 uyarınca ilanın usulüne uygun yapıldığını denetleyin.
- Yalnızca yönetim kayyımı gerekiyorsa TMK m.427 yolunu değerlendirin.
- Taşınmaz değeri üzerinden nispi harcın doğru hesaplandığına dikkat edin.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2018/9579, K.2018/12418, 10.05.2018 Kırk-elli yıl haber alınamaması tek başına yetmez. Davacılar, 1944 doğumlu kişinin kırk-elli yıl kadar önce ortadan kaybolduğunu ve tüm aramalara rağmen kendisinden haber alınamadığını belirterek gaipliğine karar verilmesini istemiş; mahkeme davayı kabul etmişti. Daire, TMK m.32 uyarınca “kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin, ancak ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa gaipliğine karar verilebileceğini” belirtti. Somut olayda mahkeme kırk-elli yıldır haber alınamadığı tespitini yapmış, ancak bu kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılığın varlığı kanıtlanmamıştı. Bu nedenle “ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa” koşulu dikkate alınmaksızın kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı bulunarak, Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz istemi kabul edilip karar sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına bozuldu.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2017/8841, K.2019/2905, 19.03.2019 Başvuru hakkı mirasçılarla sınırlı değildir; ama şartlar aranır. Daire önce husumet konusunu açıklığa kavuşturdu: “Gaiplik davasını sadece gaip olduğu ileri sürülenin mirasçıları veya son mirasçı sıfatı ile Hazine’nin açabileceği yönünde bir sınırlama mevcut olmayıp kanundaki ifadesi ile hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkemece gaiplik kararı verilebilecektir.” Somut olayda davacının, gaipliği istenen kişinin maliki olduğu taşınmaz üzerindeki yapının taşkın olması nedeniyle hakkı etkilendiğinden aktif husumet ehliyeti bulunduğu kabul edildi. Daire ayrıca, malikin kim olduğu ve nerede oturduğu bilinemediğinden TMK m.427 kapsamında yönetim kayyımı atanabileceğini, ancak bu yönde usulüne uygun harçlandırılmış bir dava bulunmadığını belirtti. Sonuçta, çekişmesiz yargı işi olan gaiplik hükümlerinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle mahkemece resen araştırma yapılabileceği gözetilmeksizin, ölüm tehlikesi veya kuvvetli olasılık yönünde hiçbir bilgi verilmeden kabul kararı verilmesi doğru görülmedi.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2017/3002, K.2017/17652, 28.12.2017 İlan yapılmadan ret kararı verilemez. Daire, uzun süredir haber alınamamasının ölümü hakkında kuvvetli olasılığın varlığına delalet ettiği yönünde değerlendirme yaptıktan sonra dosyadaki eksikliği saptadı: TMK m.33/2‘de yapılması bildirilen ilan ile ilgili bilgi bulunmuyordu. Daire’ye göre mahkemece, gaipliklerine karar verilecek kişiler hakkında bilgisi bulunan kimseler, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağrılmalı; bilgi veren olursa o doğrultuda kanıtlar toplanıp sonucuna göre karar verilmeli; ilanların sonuçsuz kalması durumunda ise TMK m.32/1 ve m.33 koşullarının gerçekleştiğinin kabulü ile gaipliğe karar verilmelidir. Bu yapılmadan davanın reddedilmesi doğru görülmeyerek hüküm oybirliğiyle bozuldu.
- Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E.2015/10885, K.2016/6792, 28.04.2016 Son haber tarihi kararda açıkça gösterilmelidir. Taşınmaz hissedarları hakkında gaiplik kararı verilmiş; ancak Daire, gaipliğine karar verilen kişilerin nüfus kayıtlarından ayrıntılı araştırma yapılmadığını, ölü mü sağ mı oldukları ile bu kişilerden en son haber alma tarihinin tespit edilmediğini saptadı. Kararda TMK m.35/2 hatırlatılır: “Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur.” Ayrıca HMK m.297/2 uyarınca hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Bu nedenle nüfus kayıtları getirtilerek açık kimlik bilgileri ve sağ/ölü durumu tespit edilmeli, en son haberin alındığı tarih belirlenip kararda açıkça gösterilmelidir; eksik inceleme ile infazda tereddütlere neden olacak biçimde hüküm kurulması bozma sebebi sayıldı.
Gaiplik için ne kadar süre geçmeli?
TMK m.33 uyarınca gaiplik kararının istenebilmesi için ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Ancak süre tek başına yeterli değildir; m.32 uyarınca kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması da aranır.
Uzun süre haber alınamaması tek başına yeter mi?
Yetmez. Yargıtay, kırk-elli yıldır haber alınamadığı tespit edilen bir olayda dahi, kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılığın varlığı kanıtlanmadığı için verilen kabul kararını usul ve yasaya aykırı bulmuş ve kanun yararına bozmuştur. Bu nedenle ölüm olasılığını destekleyen somut delillerin toplanması gerekir.
İlan yapılmadan karar verilebilir mi?
Hayır. TMK m.33/2 uyarınca mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır. Yargıtay, ilanla ilgili bilgi bulunmayan dosyada davanın reddedilmesini doğru bulmamış; ilan yapılması, bilgi veren olursa kanıt toplanması, ilanlar sonuçsuz kalırsa gaipliğe karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Gaiplik kararı ne zamandan itibaren sonuç doğurur?
TMK m.35/2 uyarınca gaiplik kararı, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur. Bu nedenle kararda son haber tarihinin açıkça gösterilmesi zorunludur. Yargıtay, bu tarih belirlenmeden ve nüfus kayıtları araştırılmadan kurulan hükümleri infazda tereddüt doğuracağı gerekçesiyle bozmaktadır.
Gaiplik davasını kim açabilir?
TMK m.32’deki ifadeyle “hakları bu ölüme bağlı olanlar”. Yargıtay, davayı sadece gaip olduğu ileri sürülenin mirasçıları veya son mirasçı sıfatıyla Hazine’nin açabileceği yönünde bir sınırlama bulunmadığını belirtmiştir. Nitekim gaipliği istenen kişinin maliki olduğu taşınmaz üzerindeki taşkın yapı nedeniyle hakkı etkilenen kişinin aktif husumet ehliyeti kabul edilmiştir.
Sadece malın yönetimi gerekiyorsa ne yapmalı?
Gaiplik yerine kayyım yolu değerlendirilmelidir. Yargıtay, taşınmaz malikinin kim olduğu, uzun süre bulunamadığı ve nerede oturduğu bilinemediği hâllerde TMK m.427 kapsamında yönetim kayyımı atanabileceğini belirtmiş; ancak bunun için usulüne uygun harçlandırılarak açılmış ayrı bir davanın bulunması gerektiğini vurgulamıştır.
Mahkeme kendiliğinden araştırma yapar mı?
Evet. Yargıtay, gaipliğin çekişmesiz yargı işi olduğunu ve gaiplik hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin bulunduğunu; bu nedenle mahkemece resen araştırma yapılabileceğini belirtmektedir. Bu kapsamda nüfus kayıtlarının getirtilmesi, kişilerin sağ mı ölü mü oldukları ile son haber tarihinin tespiti mahkemenin görevidir.
Gaip ortaya çıkarsa ne olur?
TMK m.585 uyarınca gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar aldıkları malları zilyetlik kuralları uyarınca geri vermekle yükümlüdür. İyiniyetli olanların geri verme yükümlülüğü, miras sebebiyle istihkak davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabidir.
- 4721 sayılı TMK m.32 — Gaiplik kararı
- 4721 sayılı TMK m.33 — Yargılama usulü ve ilan
- 4721 sayılı TMK m.34 — İstemin düşmesi
- 4721 sayılı TMK m.35 — Kararın sonuçları
- 4721 sayılı TMK m.584-585 — Gaiplik hâlinde miras
- 4721 sayılı TMK m.427 — Yönetim kayyımlığı
- 6100 sayılı HMK m.297 — Hükmün kapsamı
Bağlantılı başlıklar için miras sebebiyle istihkak davası, vesayet davası ve terekenin resmî defteri yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.