Haksız Tahrik Nedir? Şartları ve İndirim Oranı (TCK m.29)

Haksız Tahrik Nedir? Şartları ve İndirim Oranı (TCK m.29)
Kısaca
  • TCK m.29: haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyene indirim uygulanır.
  • Oranlar: ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl, müebbet yerine 12-18 yıl, diğer hâllerde 1/4 ilâ 3/4.
  • 765 sayılı Kanun’daki “ağır-hafif tahrik” ayrımı kaldırılmıştır; oran, somut olaya göre hâkim tarafından belirlenir.
  • Şartlar: haksız bir fiil, öfke/şiddetli elem, suçun bu ruh hâlinin tepkisi olması, fiilin mağdurdan sâdır olması.
  • Karşılıklı haksızlıkta kural: tahrik eden, karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez.
  • İstisna: tepkide açık bir oransızlık varsa, tepki başlı başına haksız hâle gelir ve fail lehine tahrik doğar.
  • İlk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemiyorsa, kuşku sanık lehine yorumlanır.

Kısa cevap: TCK m.29 uyarınca haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyene indirim uygulanır; diğer hâllerde ceza 1/4 ilâ 3/4 oranında indirilir ve oran somut olaya göre hâkim tarafından belirlenir. Karşılıklı haksızlıkta tahrik eden, karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez.

Ceza hukuku yalnızca işlenen suça değil, suçun işlenmesinde etkili olan nedenlere de bakar.

Haksız tahrik, bu bakışın en somut karşılığıdır.

Madde metni

TCK m.29: “Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla ve müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.”

Hukuki niteliği: kusuru azaltan neden

Haksız tahrik, bir hukuka uygunluk nedeni değildir; fiil suç olmaya devam eder. Kurum, kusur yeteneğindeki azalmayı ifade eder: fail suç işleme yönünde önceden bir karar vermeden, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında meydana getirdiği karışıklığın sonucu olarak suça yönelir. Bu hâlde failin iradesi zayıflar ve suç işlemekten kendini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalır.

Dört şart

ŞartAçıklama
Haksız bir fiilTahriki oluşturan bir fiil bulunmalı ve bu fiil haksız olmalıdır
Hiddet veya şiddetli elemFail öfke ya da şiddetli elemin etkisi altında kalmalıdır
Nedensellikİşlenen suç, bu ruhsal durumun tepkisi olmalıdır
KaynakHaksız fiil mağdurdan/ölenden sâdır olmalıdır

Zaman ve psikolojik etkinin sürmesi

Önemli olan, failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlemediğidir. Mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde, haksız tahrik hükmü uygulanmalıdır. Bu nedenle “arada süre geçti” savunması tek başına belirleyici değildir; etkinin sürüp sürmediği araştırılır.

Karşılıklı tahrik ve etki-tepki dengesi

Kural: Haksız bir eylemle mağduru tahrik eden fail, karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez.

İstisna: Maruz kalınan tepki, kendi eylemiyle karşılaştırıldığında aşırı bir hâl almışsa — tepkide açık bir oransızlık varsa — bu tepki başlı başına haksız nitelik kazanır ve fail bakımından tahrik oluşturur.

Karşılıklı tahrik hâlinde eylemler birbirine oranla değerlendirilir: öncelik-sonralık durumları, birbirlerine etki-tepki biçiminde gelişip gelişmedikleri, ulaştıkları boyutlar, vahamet düzeyleri, etkileri ve dereceleri dikkate alınır.

Meşru savunmadan farkı

Meşru savunma (TCK m.25)Haksız tahrik (TCK m.29)
SaldırıHâlen devam eden saldırıSona ermiş haksız fiil
AmaçSaldırıyı defetmekÖfkeyle karşılık vermek
ZorunlulukBaşka korunma imkânı yokZorunluluk aranmaz
EsasObjektif — hukuka uygunlukSübjektif — kusurun azalması
SonuçCeza verilmezCeza indirilir

Aynı kişi bakımından haksız tahrik ile meşru savunma birlikte bulunamaz. Buna karşılık, tahrik oluşturan davranışa tepki gösteren failin bu tepkisine karşı, tahriki doğuran kişinin meşru savunma durumuna girmesi mümkündür.

Ne yapmalı?

  1. İlk haksız hareketin kimden geldiğini ortaya koyan delilleri (kamera, HTS, mesaj kayıtları, tanık) toplayın.
  2. Mesaj ve arama dökümlerini isteyin; bilirkişi raporu talep edin.
  3. Haksız fiilin psikolojik etkisinin sürdüğünü gösteren olguları vurgulayın.
  4. Karşılıklı olaylarda etki-tepki dengesini ve oransızlığı ayrıntılı biçimde tartışın.
  5. Olay devam eden bir saldırı ise önce m.25 ve m.27 yolunu değerlendirin.
  6. İndirim oranının gerekçelendirilmesini isteyin; oran, tahrikin ulaştığı boyutla orantılı olmalıdır.
  7. İlk haksız hareket belirlenemiyorsa, kuşkunun sanık lehine yorumlanması gerektiğini ileri sürün.
Ceza Genel Kurulu uygulaması
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2023/170, K.2023/599, 14.11.2023 Sona ermiş saldırıya verilen karşılık: meşru savunma değil, haksız tahrik. İki aile arasında husumet bulunan olayda, sanığın kardeşleri ve babası maktulü sopalarla darbetmiş; maktul de aracından aldığı tabancayla önce havaya, sonra sanığın babasına ateş etmişti. Kurul, ilk haksız hareketin sanığın kardeşleri ve babası tarafından gerçekleştirildiğini, ancak darbedilmiş olmanın etkisiyle hareket eden maktulün etki-tepki dengesini değiştirecek düzeyde yeni bir haksız davranış sergilediğini kabul etti. Sanığın babasına yönelen ve babasının yere yığılmasıyla tamamlanmış olan eyleme verdiği karşılığın saldırıyla eş zamanlı olmadığı; saldırı sırasında babasından uzakta bulunması nedeniyle içinde bulunduğu psikolojik durumun mazur görülebilecek bir korku, panik veya telaşa yol açtığından söz edilemeyeceği belirtildi. Sonuç: eylem meşru savunmada sınırın aşılması değil, olay sırasında ortaya çıkan şiddetli elem ve öfkenin etkisiyle meydana gelen haksız tahrik altında işlenmiştir. Kararda ayrıca, failin amacı saldırının defedilmesinden çok kin duygusunu tatmine yönelikse m.27/2’nin değil ancak haksız tahrikin söz konusu olabileceği vurgulanmıştır. Başkan ve dokuz üye karşı oy kullanmıştır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2024/260, K.2025/582, 17.12.2025 Aynı gün gönderilen hakaret mesajlarının etkisi sürüyorsa tahrik vardır. Özel Daire, sanığın maktulle gün içinde buluşup birlikte vakit geçirmiş olması nedeniyle koşullar bulunmadığı hâlde m.29’un uygulandığı gerekçesiyle hükmü bozmuş; Yerel Mahkeme direnmişti. Kurul, bilirkişi raporundan olay günü saat 13.00’te maktulün sanığa küfür içerikli mesaj gönderdiğini, görüşmelerinden sonra saat 18.52’de yeniden hakaret içerikli bir mesaj daha gönderdiğini, ayrıca söz vermesine karşın çalışmaya gelmediği gibi telefonla arayan sanığa hakaret ederek cevap verdiğini saptadı. Kurula göre “öldürme olayıyla aynı gün içerisinde gönderilen bu hakaret mesajlarının sanık üzerindeki psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunması” karşısında, sanık eylemini maktulden kaynaklanan haksız fiilin meydana getirdiği hiddet ve şiddetli elemle gerçekleştirmiştir; m.29’un uygulanma koşulları oluşmuştur. Direnme hükmü onanmış, sekiz üye karşı oy kullanmıştır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2019/577, K.2021/578, 23.11.2021 İlk ateşi kimin açtığı belirlenemiyorsa tahrik uygulanır. Mezarlıkta gömü yeri nedeniyle başlayan husumetin ardından, olay günü yolda seyir hâlindeki maktulün el hareketi yapıp hakaret etmesi, buna karşılık inceleme dışı sanığın maktulün kullandığı aracın camına sopayla vurması üzerine karşılıklı ateş açılmıştı. Kurul, ilk ateşi hangi tarafın açtığının belirlenememesi karşısında, maktuller ve katılanlardan kaynaklanan ve sanıklara yönelen haksız eylemler nedeniyle, her bir eylemin ulaştığı boyut ayrı ayrı gözetilerek sanıklar hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğini kabul etti. Başsavcılık itirazı kabul edilerek onama ilamları kaldırıldı ve hükümler, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden bozuldu. Beş üye karşı oy kullanmıştır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2021/156, K.2022/448, 15.06.2022 Tanıksız olayda tutarlı savunma ve kuşkudan sanık yararlanır ilkesi. Sanık, tanışıp evinde kalmayı kabul ettiği maktulün uyuduğu sırada kendisine dokunduğunu fark ederek uyandığını ve maktulün cinsel içerikli teklifte bulunması üzerine olayın geliştiğini savunmuştu. Kurul, olayın gerçekleştiği evde sanık ve maktulden başka kimsenin bulunmadığını, “oluşun gerçekleşme nedeni ve biçimine dair tam bir kanıya varılmayan kuşkulu hâllerde kuşkunun sanık lehine yorumlanması gerektiği” kuralı uyarınca, aksi ispatlanamayan öze ilişkin tutarlı ve istikrarlı sanık savunmalarına itibar edilmesi gerektiğini belirtti. Buna göre sanığın maktulü bu haksız fiilin etkisi altında öldürdüğü kabul edilerek haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluştuğu sonucuna varıldı ve direnme kararına konu mahkûmiyet hükmü oybirliğiyle onandı.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Haksız tahrik, 5237 sayılı TCK‘nın Birinci Kitap, İkinci Kısım, “Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler” başlıklı İkinci Bölümünde, m.29‘da düzenlenmiştir. Madde, haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla, müebbet hapis cezası yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verileceğini, diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirileceğini öngörür. Kurumun hukuki niteliği bir hukuka uygunluk nedeni değil, kusuru azaltan nedendir: fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeden, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısı üzerinde meydana getirdiği karışıklığın neticesi olarak suç işlemeye yönelmekte; iradesi üzerinde zayıflama meydana geldiği için suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalmaktadır. Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararlarına göre hükmün uygulanabilmesi için dört şart birlikte aranır: tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, işlenen suç bu ruhsal durumun tepkisi olmalı ve haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sâdır olmalıdır. 01.06.2005’te yürürlüğe giren TCK ile 765 sayılı Kanun’daki “ağır – hafif tahrik” ayrımına son verilmiş; tahriki oluşturan eylemin somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip, sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurularak maddedeki iki sınır arasında bir oranda indirim yapılması esası benimsenmiştir. Bu nedenle indirim oranı maktu değildir; tahrikin ulaştığı boyuta göre gerekçelendirilmesi gerekir. Uygulamada belirleyici olan ikinci mesele zaman ve psikolojik etkidir: failin suçu ilk haksız fiilin doğurduğu öfke veya şiddetli elemin etkisiyle işleyip işlemediğine bakılır ve mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde hüküm uygulanır. Nitekim taraflar gün içinde buluşup bir süre birlikte vakit geçirmiş olsalar dahi, aynı gün içinde gönderilen hakaret mesajlarının etkisinin sürdüğü kabul edilerek tahrik uygulanan direnme hükmü onanmıştır. Üçüncü mesele karşılıklı haksızlıklardır. Yerleşik kurala göre haksız bir eylemle mağduru tahrik eden fail, karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez; ancak maruz kaldığı tepki kendi gerçekleştirdiği eylemle karşılaştırıldığında aşırı bir hâl almışsa, yani tepkide açık bir oransızlık varsa, bu tepki başlı başına haksız nitelik kazandığından fail bakımından tahrik oluşturur. Karşılıklı tahrikte eylemler birbirine oranla değerlendirilir; öncelik-sonralık durumları, etki-tepki biçiminde gelişip gelişmedikleri, ulaştıkları boyutlar, vahamet düzeyleri, etkileri ve dereceleri gözetilir. Dördüncü mesele ispat yüküdür: evrensel bir ceza hukuku ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır prensibi uyarınca, ilk haksız hareketin sanıktan mı yoksa maktul veya mağdurdan mı kaynaklandığı her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamazsa kuşku sanık lehine yorumlanarak m.29 uygulanır. Ancak Kurul bu kabulü sınırsız görmez: sonucun olayın gerçekleşme biçimine, somut olayın özelliklerine ve hayatın olağan akışına uygun düşmesi zorunludur; her olayın kendine özgü koşulları ayrıca değerlendirilir. Nihayet haksız tahrik ile meşru savunma (m.25) ve meşru savunmada sınırın aşılması (m.27/2) arasındaki sınır önemlidir. Meşru savunmada sona ermemiş, hâlen mevcut bir saldırıya karşı, başka türlü korunma imkânı bulunmaksızın savunma amacıyla karşılık verilir; haksız tahrikte ise sona ermiş bir haksız fiile, zorunlu olmamakla birlikte haksız eylemin yarattığı öfkeyle karşılık verilir. Meşru savunmanın zorunluluğu objektif bir esasa dayanırken, haksız tahrik kusur iradesinin zayıflamasına dayanan sübjektif bir esastır. Bu nedenle bir taraf bakımından ikisi birlikte bulunamaz; buna karşılık tahrik içeren davranışa tepki gösteren failin tepki niteliğindeki fiiline karşı, tahriki doğuran kişinin meşru savunma durumuna girmesi mümkündür. m.27/2 bakımından ise ayırt edici ölçüt failin psikolojik durumudur: sınır mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse ceza verilmez; buna karşılık öfke gibi nedenlerle sınır aşılmışsa aynı korumadan yararlanılamaz ve ancak haksız tahrik söz konusu olabilir. Uygulamada bu ayrım, karşılığın saldırıyla eş zamanlı olup olmadığı ve failin amacının saldırıyı defetmek mi yoksa kin duygusunu tatmin etmek mi olduğu incelenerek yapılmaktadır.
Haksız tahrik indirimi ne kadardır?

TCK m.29’a göre ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine on sekiz yıldan yirmi dört yıla, müebbet hapis yerine on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir. Oran maktu değildir; somut olayın özelliklerine ve tahrikin ulaştığı boyuta göre hâkim tarafından belirlenir.

Ağır tahrik – hafif tahrik ayrımı hâlâ var mı?

Hayır. 01.06.2005’te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı Kanun’daki “ağır – hafif tahrik” ayrımına son verilmiştir. Yeni sistemde tahriki oluşturan eylem, somut olayın özelliklerine göre hâkim tarafından değerlendirilip sanığın iradesine etkisi göz önünde bulundurularak, maddede gösterilen iki sınır arasında bir oranda indirim yapılır.

Haksız tahrikin şartları nelerdir?

Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış kararlarına göre dört şart birlikte gerçekleşmelidir: tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, failin işlediği suç bu ruhsal durumun tepkisi olmalı ve haksız tahrik teşkil eden eylem mağdurdan sâdır olmalıdır. Bunlardan birinin yokluğu hâlinde m.29 uygulanmaz.

Aradan zaman geçmişse tahrik uygulanmaz mı?

Belirleyici olan sürenin uzunluğu değil, haksız hareketin psikolojik etkisinin devam edip etmediğidir. Yargıtay, mağdur ya da ölenden gelen haksız hareketin psikolojik etkisinin devam ettiğinin kabulünde zorunluluk bulunan hâllerde haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğini belirtmektedir. Nitekim aynı gün içinde gönderilen hakaret mesajlarının etkisinin sürdüğü kabul edilen bir olayda tahrik uygulanmıştır.

Önce ben tahrik ettiysem indirimden yararlanabilir miyim?

Kural olarak hayır: haksız bir eylemle mağduru tahrik eden fail, karşılaştığı tepkiden dolayı tahrik altında kaldığını ileri süremez. Ancak maruz kalınan tepki kendi eylemiyle karşılaştırıldığında aşırı bir hâl almışsa, yani tepkide açık bir oransızlık varsa, bu tepki başlı başına haksız nitelik kazandığından fail bakımından haksız tahrik oluşturduğu kabul edilir.

İlk haksız hareketin kimden geldiği belirlenemezse ne olur?

Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uygulanır. İlk haksız hareketin sanıktan mı yoksa maktul ya da mağdurdan mı kaynaklandığı kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamazsa, kuşku sanık lehine yorumlanarak m.29 uygulanır. Ancak bu kabulün olayın gerçekleşme biçimine, somut olayın özelliklerine ve hayatın olağan akışına uygun düşmesi gerekir.

Haksız tahrik ile meşru savunma farkı nedir?

Meşru savunmada sona ermemiş, hâlen mevcut bir saldırıya karşı, başka türlü korunma imkânı bulunmaksızın savunma amacıyla karşılık verilir ve fiil hukuka uygun sayılarak ceza verilmez. Haksız tahrikte ise sona ermiş bir haksız fiile öfkeyle karşılık verilir; fiil suç olmaya devam eder, yalnızca ceza indirilir. Aynı kişi bakımından ikisi birlikte bulunamaz.

Meşru savunmada sınırı aşarsam hangi hüküm uygulanır?

TCK m.27/2 uyarınca sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse faile ceza verilmez. Buna karşılık Yargıtay, failin amacının saldırıyı defetmekten çok kin duygusunu tatmine yönelik olduğu ya da sınırın öfke gibi nedenlerle aşıldığı hâllerde m.27/2’nin değil, ancak haksız tahrikin söz konusu olabileceğini kabul etmektedir.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı TCK m.29 — Haksız tahrik
  • 5237 sayılı TCK m.25 — Meşru savunma ve zorunluluk hâli
  • 5237 sayılı TCK m.27 — Sınırın aşılması
  • 5237 sayılı TCK m.3 — Orantılılık ilkesi
  • 5237 sayılı TCK m.62 — Takdiri indirim nedenleri
  • 5271 sayılı CMK m.223 — Duruşmanın sona ermesi ve hüküm

Bağlantılı başlıklar için meşru müdafaa, kasten yaralama suçu ve taksirle öldürme ve yaralama yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Suça İştirak Nedir? Müşterek Faillik, Azmettirme ve Yardım Etme Farkı (TCK m.37-41)

İçindekilerSistem: faillik ve şeriklikMüşterek failliğin iki şartıYardım etme (m.39)Azmettirme (m.38)Bağlılık kuralı (m.40)Ne yapmalı? Kısaca TCK, 765 sayılı Kanun’daki…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suça Teşebbüs Ne Zaman Başlar? Gönüllü Vazgeçme ve Ceza İndirimi (TCK m.35-36)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Teşebbüs, kastedilen suçun elverişli hareketlerle icrasına başlanıp failin…

06.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Kasten Öldürmenin Cezası Nedir? Ağırlaştırılmış Müebbet Hangi Hâllerde Verilir? (TCK m.81-82)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.81’e göre bir insanı kasten öldüren kişi…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Hakkını Kullanan veya Rızaya Dayanan Kişiye Ceza Verilir mi? (TCK m.26)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.26/1’e göre hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Mesajla Hakaret Suçu Cezası

İçindekilerMesajla Hakaret Suçu ve ŞikayetHakaret Suçu Nedir?Mesajla Hakaret Suçu ve Cezasıİnternet Yoluyla Mesajla Hakaret Suçu CezasıSosyal Medyadan Mesajla…

01.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Rüşvet Suçu ve Cezası: TCK 252

İçindekilerTCK 252 Rüşvet Verme Teklif Etme CezasıRüşvet Suçunun Tanımı ve Hukuki NiteliğiRüşvet Suçunun Unsurları1. Maddi Unsurlar2. Manevi UnsurRüşvet…

15.01.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara