Duruşmalar Arası Süre Üç Ayı Aşamaz: HMK m.147/3

legapro kapak 16055 LegaPro Hukuk Duruşmalar Arası Süre Üç Ayı Aşamaz: HMK m.147/3
Kısaca
  • 7589 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle HMK m.147’ye üçüncü fıkra eklendi; yürürlük 31.07.2026.
  • Yeni kural: “Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz.”
  • İstisna: bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilir.
  • Bu kural yazılı yargılama usulü içindir. Basit yargılama usulünde HMK m.320/3 zaten bir ay ve iki duruşma sınırı koyuyordu.
  • Duruşmaya davet ve davetiyenin içeriği m.147/1 ve 2‘de düzenlenir; eksik ihtar bozma sebebidir.
  • Tarafların gelmemesi hâlinde dosya işlemden kaldırılır; üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır (m.150).
  • Kanun süre aşımı için ayrı bir yaptırım öngörmemiştir; dayanak usul ekonomisi (m.30) ve makul sürede yargılanma ilkesidir.

Bir hukuk davasında en çok şikâyet edilen şey, duruşmaların altı ay, sekiz ay sonrasına atılmasıdır.

12. Yargı Paketi bu noktaya doğrudan müdahale etti: artık kanunda bir üst sınır var.

Yeni kural: HMK m.147/3

HMK m.147/3 (Ek: 16/7/2026-7589/21 md.): “Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.”

Fıkra iki cümleden oluşur ve ikisi birlikte okunmalıdır. Birinci cümle kuralı, ikinci cümle istisnayı koyar. İstisnanın iki şartı vardır: ortada bir zorunlu hâl bulunmalı ve hâkim gerekçesini belirtmelidir.

Kanun zorunlu hâlleri örnekleme yoluyla saymıştır — “gibi” ibaresi liste kapalı olmadığını gösterir.

Kanunda sayılan örnekNeden zorunlu hâl
Bilirkişi incelemesinin uzamasıRapor mahkemenin denetimi dışında bir sürede hazırlanır
İstinabe yoluyla tahkikatİşlem başka bir mahkemede yapılır; talimat dosyasının dönüşü beklenir

İki usul, iki süre

Yeni fıkra, aslında basit yargılama usulünde yıllardır var olan bir kuralın yazılı yargılamaya uyarlanmış hâlidir. İki metni yan yana koymak farkları netleştirir.

ÖlçütYazılı yargılama — m.147/3 (yeni)Basit yargılama — m.320/3
Duruşmalar arası süreÜç aydan uzun olamazBir aydan uzun olamaz
Duruşma sayısı sınırıYokTahkikat, ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlanır
İstisna sebepleriBilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe gibi zorunlu hâllerAynı ifade
İstisnanın şartıHâkimin gerekçesini belirtmesiHâkimin gerekçesini belirtmesi
İstisnanın sonucuDaha uzun süre belirlenebilirDaha uzun süre ve ikiden fazla duruşma

Hangi usulün uygulanacağı mahkemeye ve uyuşmazlığın niteliğine göre değişir. Asliye hukuk mahkemelerinde kural olarak yazılı, sulh hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır. HMK m.316/(g) uyarınca, diğer kanunlarda yazılı yargılama usulü dışındaki usullerin uygulanacağı belirtilen dava ve işler de basit yargılama usulüne tabidir — iş mahkemeleri bunun tipik örneğidir.

Duruşmaya davet: m.147/1 ve 2

Maddenin ilk iki fıkrası değişmemiştir ve uygulamada en çok bozmaya konu olan hükümler bunlardır.

HMK m.147/1: “Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir.”

İkinci fıkra ise davetiyenin içeriğini tek tek sayar. Davetiyede şunlar bildirilmelidir:

Davetiyede yer alması gereken ihtar
Geçerli bir özrü olmadan hazır bulunulmazsa duruşmaya yoklukta devam edileceği
Yapılan işlemlere itiraz edilemeyeceği
Tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği
Sözlü yargılama için duruşma ertelenirse ayrıca davetiye gönderilmeyeceği
m.150 saklı kalmak kaydıyla, yoklukta hüküm verileceği

Ön inceleme duruşmasına davetiye tebliğ edilmiş olması yeterli değildir. Ön inceleme tamamlanıp tahkikat aşamasına geçilmişse, taraf ayrıca ve ihtaratlı davetiye ile tahkikat duruşmasına çağrılmalıdır.

Taraf duruşmaya gelmezse: m.150

DurumSonuç
Her iki taraf da gelmez veya davayı takip etmeyeceklerini bildirirDosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir
Biri gelir, diğeri gelmezGelen tarafın talebi üzerine yoklukta devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır
Gün tespit ettirilmesi gereken hâllerde tespit yapılmazSon işlem tarihinden itibaren bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır
Yenilemeİşlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde dilekçeyle. Bir aydan sonra yenilenirse yeniden harç alınır ve karşı tarafa yüklenemez
Üç ay içinde yenilenmezseDava açılmamış sayılır; mahkeme kendiliğinden karar verip kaydı kapatır
İkinci kez takipsiz bırakmaİlk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz; aksi hâlde dava açılmamış sayılır

Bir noktanın altını çizmek gerekir: açılmamış sayılan davadaki talep de vaki olmamış sayılır (m.150/7). Bu, zamanaşımı ve hak düşürücü süre bakımından ağır sonuçlar doğurabilir.

Üç ay aşılırsa ne olur?

Dürüst cevap şudur: kanun bu ihlal için ayrı bir yaptırım öngörmemiştir. m.147/3, kararın bozulmasını gerektiren bir geçersizlik kuralı değil, hâkime yönelik bir azami süre kuralıdır.

Bu, kuralın işlevsiz olduğu anlamına gelmez. Dayanağı iki yerdedir.

HMK m.30 (usul ekonomisi ilkesi): “Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.”

İkinci dayanak Anayasa m.141/4‘tür: davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevidir. Makul sürede yargılanma, Anayasa m.36‘daki adil yargılanma hakkının ve AİHS m.6‘nın da unsurudur.

Pratikte üç ay kuralının asıl işlevi, taraflara somut bir ölçüt vermesidir. Duruşma dört ay sonrasına verilmişse, artık “uzun oldu” demek yerine kanun metnine dayanarak daha yakın gün talep edilebilir; hâkim daha uzun süre belirleyecekse gerekçesini tutanağa geçirmek zorundadır. Gerekçe yoksa, talep ve itiraz için elle tutulur bir zemin doğar.

Ne yapmalı?

  1. Hangi usule tabi olduğunuzu belirleyin. Yazılı yargılamada üst sınır üç ay, basit yargılamada bir aydır; basit yargılamada ayrıca iki duruşma sınırı vardır.
  2. Duruşma gününü tutanaktan kontrol edin. Ara kararla verilen gün üç ayı aşıyorsa, gerekçe tutanağa geçirilmiş mi bakın.
  3. Yakın gün talebinizi yazılı yapın. m.147/3’e dayanan bir dilekçe, sözlü talepten farklı olarak dosyada iz bırakır.
  4. Bilirkişi süresini takip edin. Erteleme gerekçesi bilirkişi incelemesiyse, raporun teslim süresini ve süre uzatımlarını izleyin; zorunluluk ortadan kalkınca gerekçe de kalkar.
  5. Davetiyenin içeriğini denetleyin. Tahkikat duruşmasına davetiye m.147/2’deki ihtarları taşıyor mu, duruşma günü doğru yazılmış mı?
  6. Yoklukta verilen ara kararları izleyin. Duruşmaya katılmadıysanız kesin süre verilmiş olabilir; tutanağın tebliğ edilip edilmediğini kontrol edin.
  7. Dosyanın işlemden kaldırılmasına dikkat edin. Yenileme için üç ay, harçsız yenileme için bir ay vardır; üç ay geçerse dava açılmamış sayılır ve talep de vaki olmamış sayılır.
Yargıtay uygulaması
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E.2016/1412, K.2017/11988, 14.09.2017 Tahkikat duruşmasına davet ayrı bir zorunluluktur. Mahkeme 05.06.2014 tarihli celsede ön inceleme duruşmasını yapmış, taraf teşkili için duruşmayı 02.10.2014‘e ertelemiş; ancak davalı usulüne uygun şekilde tahkikat duruşmasına davet edilmeden esasa ilişkin hüküm kurmuştu. Daire, ön inceleme HMK m.140’a uygun tamamlanmış olsa bile, tahkikat aşamasına geçildiğine göre davalının m.147 uyarınca tahkikat duruşmasına davet edilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Bu zorunluluk yerine getirilmeden karar verilmesi, “Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkına” — HMK m.27 — aykırıdır. Hüküm bozuldu ve bozma sebebi karşısında diğer temyiz itirazları incelenmedi.
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2015/23963, K.2017/2867, 16.03.2017 Davetiyenin içeriği ve günü de denetlenir. Dilekçeler aşamasından sonra ön inceleme duruşmalı yapılmış, taraflara çağrı davetiyesi tebliğ edilmiş, davalı gelmemişti. Mahkeme ön inceleme duruşmasında davayı nihaî olarak karara bağlamayıp tahkikat aşamasına geçmiş, sonra davalının yokluğunda hüküm kurmuştu. Daire iki ayrı eksiklik saptadı: davalıya gönderilen tahkikat duruşma gününü bildirir davetiye gerekli ihtaratı içermiyordu ve ayrıca duruşma günü yanlış yazılmıştı; üstelik sözlü yargılama aşaması da yapılmamıştı. Bu hâliyle yokluğunda kurulan hüküm, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayılarak oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2015/848, K.2016/10150, 21.04.2016 Yoklukta verilen kesin süre tebliğ edilmelidir. Ön inceleme duruşmasında, davalı vekilinin yokluğunda, tanık listesi bildirmesi için iki haftalık kesin süre verilmiş; tutanağa “(ihtarat yapılamadı)” kaydı düşülmüştü. Duruşma zaptının davalı vekiline tebliğine ilişkin bir evrak ise ne fiziki dosyada ne UYAP’ta bulunuyordu. Mahkeme buna rağmen, “uyaptan ara kararlarının takip edileceği” gerekçesiyle davalının tanık dinletme talebini reddetmişti. Daire bunu HMK m.144 ile m.147/1-2‘ye aykırı buldu: kesin süre bakımından usule uygun davranılmamış ve davalının hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmıştı. Karar bu yönüyle hatalı görülerek bozuldu.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2016/25384, K.2017/16123, 19.10.2017 Basit yargılamada da aşamalar atlanamaz. İş mahkemesi, 28.04.2016 tarihli duruşmalı ön inceleme tutanağında dava ve cevap dilekçelerinin okunduğunu belirtmiş, ardından doğrudan tarafları sulhe davet etmiş, beyanları aldıktan sonra yargılamaya son vererek karar vermişti. Daire, HMK m.320’yi hatırlatarak — ki bu madde ön inceleme duruşmasında anlaşılan ve anlaşılamayan hususların tek tek tespitini, tutanağın taraflarca imzalanmasını ve tahkikatın bu tutanak esas alınarak yürütülmesini öngörür — somut olayda “tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tek tek tespit edilmediği, ön inceleme duruşmasının usule uygun yapılmadığı, tahkikat aşamasına geçilmediği” tespitini yaptı. Karar salt bu nedenle oybirliğiyle bozuldu. Aynı maddenin üçüncü fıkrası, basit yargılamada tahkikatın ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlanmasını ve duruşmalar arasındaki sürenin bir aydan uzun olmamasını emreder.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. HMK m.147, adı üstünde bir davet maddesidir ve yargılamanın en kırılgan eklem yerinde durur: ön incelemenin bittiği, tahkikatın başladığı an. Birinci fıkra, tarafların ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edileceğini söyler. İkinci fıkra ise davetiyenin taşıması gereken ihtarları sayar: geçerli bir özür olmaksızın hazır bulunulmazsa duruşmaya yoklukta devam edileceği, yapılan işlemlere itiraz edilemeyeceği, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için erteleme olursa ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve m.150 saklı kalmak kaydıyla yoklukta hüküm verileceği. Yargıtay uygulamasında bu iki fıkra, hukuki dinlenilme hakkı (HMK m.27), Anayasa m.36 ve AİHS m.6 ile birlikte okunur; ihlali bozma sebebidir. Uygulamada üç tipik hata görülür. Birincisi, ön inceleme duruşmasına usulünce davet edilmiş fakat gelmemiş olan tarafın tahkikat duruşmasına ayrıca çağrılmamasıdır. Yargıtay bunu kabul etmez: ön inceleme tamamlanıp tahkikata geçildiyse, tarafın m.147 uyarınca ayrıca ve ihtaratlı davetiye ile davet edilmesi zorunludur; bu yapılmadan esasa ilişkin karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. İkincisi, davetiyenin içeriğinin eksik olmasıdır; ihtaratı taşımayan bir davetiye — ya da üzerinde duruşma günü yanlış yazılmış bir davetiye — usulüne uygun sayılmaz. Üçüncüsü, tarafın yokluğunda verilen kesin süre ve benzeri ara kararların ilgiliye tebliğ edilmemesidir; “ara kararlar UYAP’tan takip edilir” gerekçesi, tebliğ yükümlülüğünün yerine geçmez ve bu gerekçeyle tanık dinletme talebinin reddi bozma sebebi sayılmıştır. 7589 sayılı Kanun’un 21. maddesi bu maddeye üçüncü bir fıkra eklemiştir ve fıkra, davetin içeriğine değil zamanına ilişkindir: “Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz.” Kural mutlak değildir; ikinci cümle, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkimin gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebileceğini söyler. İki noktaya dikkat etmek gerekir. Birincisi, “gibi” ibaresi listenin örnekleyici olduğunu gösterir; ikincisi, istisnadan yararlanmanın şartı gerekçenin belirtilmesidir — yani süre uzatımı, tutanakta izlenebilir bir sebebe bağlanmalıdır. Bu düzenleme yeni bir fikir değil, mevcut bir kalıbın yaygınlaştırılmasıdır. Basit yargılama usulünde HMK m.320/3 zaten şunu emrediyordu: mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerini ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlar; duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz; zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de gün verebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir. Görüldüğü gibi 7589, yazılı yargılamaya bu kalıbın süre ayağını taşımış, ancak duruşma sayısı sınırını taşımamıştır. Yazılı yargılamada tahkikatın kaç duruşmada biteceğine dair bir üst sınır yoktur; yalnızca iki duruşma arasındaki aralık sınırlanmıştır. Sürenin ölçüsü de farklıdır: basitte bir ay, yazılıda üç ay. Bu fark, iki usulün amacına uygundur; basit yargılama, daha çabuk sonuçlandırılması gereken, daha kısa bir incelemeye ihtiyaç duyan işler için öngörülmüş bir usuldür. Hangi davanın hangi usule tabi olduğu ise mahkemeye ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir; asliye hukuk mahkemelerinde kural olarak yazılı, sulh hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanır ve m.316/(g) uyarınca diğer kanunlarda yazılı usul dışındaki usullerin uygulanacağı belirtilen dava ve işler de basit yargılamaya tabidir — iş mahkemeleri bunun en yaygın örneğidir. Yeni fıkranın yaptırımı konusunda gerçekçi olmak gerekir. Kanun, üç ayın aşılmasını bir geçersizlik veya bozma sebebi olarak düzenlememiştir; m.147/3, hâkime yönelik bir azami süre kuralıdır. Buna karşılık kural boşlukta durmaz. HMK m.30, hâkimi “yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla” yükümlü kılar; Anayasa m.141/4 davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargının görevi sayar; makul sürede yargılanma ise Anayasa m.36 ve AİHS m.6 kapsamındaki adil yargılanma hakkının bir unsurudur. Yeni fıkranın pratik değeri buradadır: soyut bir “makul süre” tartışması yerine, artık sayısal ve dosyaya özgü bir ölçüt vardır. Duruşma üç aydan uzağa verildiğinde taraf, gerekçenin tutanakta gösterilip gösterilmediğini denetleyebilir ve daha yakın gün talebini bu hükme dayandırabilir. Son olarak, süre kuralı m.150 ile birlikte okunmalıdır. Usulüne uygun davet edilmiş taraflar duruşmaya gelmez veya davayı takip etmeyeceklerini bildirirse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir; taraflardan biri gelir diğeri gelmezse, gelen tarafın talebiyle yoklukta devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır ve geçerli özrü olmaksızın gelmeyen taraf yoklukta yapılan işlemlere itiraz edemez. İşlemden kaldırılan dava üç ay içinde yenilenebilir; bir ay geçtikten sonraki yenilemede yeniden harç alınır ve bu harç karşı tarafa yüklenemez. Üç ay içinde yenilenmeyen dava, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır; ilk yenilemeden sonra dava bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Ve en ağır sonuç: “Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.” Duruşma takvimini izlemek, bu nedenle yalnız hız meselesi değil, hak kaybını önleme meselesidir.
Duruşmalar arası süre en fazla ne kadar olabilir?

Yazılı yargılama usulünde, HMK m.147/3’ün 7589 sayılı Kanun’la eklenen hâline göre duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. Basit yargılama usulünde ise HMK m.320/3 uyarınca bu süre bir aydır.

Bu kural ne zaman yürürlüğe girdi?

HMK m.147’ye üçüncü fıkrayı ekleyen hüküm, 7589 sayılı Kanun’un 21. maddesidir ve 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Hâkim üç aydan uzun gün verebilir mi?

Verebilir, ancak iki şartla: ortada işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat gibi bir zorunlu hâl bulunmalı ve hâkim gerekçesini belirtmelidir. Sayılan hâller örnekleyicidir.

Üç ay aşılırsa karar bozulur mu?

Kanun bu ihlal için ayrı bir geçersizlik veya bozma yaptırımı öngörmemiştir. Kural, hâkime yönelik azami bir süre kuralıdır. Bununla birlikte HMK m.30’daki usul ekonomisi ilkesi, Anayasa m.141/4 ve makul sürede yargılanma hakkı bakımından dayanak oluşturur ve taraflara somut bir talep zemini verir.

Basit yargılamada kaç duruşma yapılabilir?

HMK m.320/3 uyarınca mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerini ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlar. Zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek ikiden fazla duruşma yapabilir. Yazılı yargılamada duruşma sayısı için üst sınır yoktur.

Ön inceleme duruşmasına gelmezsem tahkikata çağrılır mıyım?

Evet. Yargıtay uygulamasına göre ön inceleme tamamlanıp tahkikat aşamasına geçildiyse, tarafın HMK m.147 uyarınca ayrıca ve ihtaratlı davetiye ile tahkikat duruşmasına davet edilmesi zorunludur. Bu yapılmadan esasa ilişkin karar verilmesi bozma sebebidir.

Davetiyede neler yazmalı?

HMK m.147/2 uyarınca; geçerli bir özür olmadan hazır bulunulmazsa duruşmaya yoklukta devam edileceği, yapılan işlemlere itiraz edilemeyeceği, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için erteleme olursa ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve m.150 saklı kalmak kaydıyla yoklukta hüküm verileceği bildirilir.

Duruşmaya gelmezsem dava düşer mi?

Doğrudan düşmez. Usulüne uygun davet edilmiş taraflar gelmezse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Dosya, işlemden kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilenebilir; yenilenmezse dava açılmamış sayılır ve HMK m.150/7 uyarınca davadaki talep de vaki olmamış sayılır.

Yenileme harcı ne zaman ödenir?

Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa yeniden harç alınır; bu harcı yenileyen taraf öder ve karşı tarafa yüklenemez. Harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.

İlgili mevzuat
  • 6100 sayılı HMK m.147 — Tarafların duruşmaya daveti (7589/21 ile eklenen 3. fıkra)
  • 6100 sayılı HMK m.150 — Tarafların duruşmaya gelmemesi ve davanın açılmamış sayılması
  • 6100 sayılı HMK m.320 — Basit yargılama usulünde ön inceleme ve tahkikat
  • 6100 sayılı HMK m.316 — Basit yargılama usulüne tabi dava ve işler
  • 6100 sayılı HMK m.27 — Hukuki dinlenilme hakkı
  • 6100 sayılı HMK m.30 — Usul ekonomisi ilkesi
  • 6100 sayılı HMK m.140 ve 144 — Ön inceleme duruşması, tarafların dinlenilmesi
  • Anayasa m.36 ve m.141/4 — Adil yargılanma hakkı, davaların süratle sonuçlandırılması

Bağlantılı başlıklar için 12. Yargı Paketi, HMK ilk itirazlar, e-duruşma talebi ve dava dilekçesi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara