Dava Dilekçesi Nasıl Yazılır? Hangi Eksiklik Davayı Bitirir?

- HMK m.119/1 dava dilekçesinin unsurlarını dokuz bent hâlinde sayar; ancak hepsi zorunlu değildir.
- Eksikliği davanın açılmamış sayılmasına yol açan bentler: (b), (c), (ç), (ğ) ve (h).
- (a), (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki eksiklikler için kesin süre verilemez ve verilse bile dava açılmamış sayılamaz.
- Eksiklik varsa hâkim bir haftalık kesin süre vermek zorundadır; doğrudan ret kararı veremez.
- Talep sonucu (ğ bendi) açık, çelişkisiz ve hükme elverişli olmalıdır.
- Kesin süreye rağmen eksiklik giderilmezse mahkeme yargılamaya devam edemez.
- Delillerin hangi vakıayı ispat edeceğinin gösterilmemesi, ön incelemede tamamlanabilir.
Dava dilekçesi, davanın çerçevesini çizen tek belgedir. Mahkeme talepten fazlasına hükmedemez, dilekçede yer almayan vakıayı kendiliğinden araştıramaz.
Buna karşılık dilekçedeki her eksiklik aynı sonucu doğurmaz. Kanun burada ince bir ayrım yapmıştır ve uygulamada en çok bozulan kararlar tam bu ayrımın gözden kaçırılmasından kaynaklanır.
HMK m.119: dokuz unsur
| Bent | Unsur | Eksikse açılmamış sayılır mı? |
|---|---|---|
| a | Mahkemenin adı | Hayır |
| b | Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri | Evet |
| c | Davacının TC kimlik numarası | Evet |
| ç | Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin/vekillerinin bilgileri | Evet |
| d | Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda değeri | Hayır |
| e | Dayanılan vakıaların sıra numarası altında açık özetleri | Hayır |
| f | Her vakıanın hangi delillerle ispat edileceği | Hayır |
| g | Dayanılan hukuki sebepler | Hayır |
| ğ | Açık bir şekilde talep sonucu | Evet |
| h | Davacının veya vekilinin imzası | Evet |
HMK m.119/2: “Birinci fıkranın (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan hususların eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde dava açılmamış sayılır.” Yani parantez içindeki beş bendin eksikliği bu yaptırıma bağlanmamıştır.
Talep sonucu neden en kritik unsur?
Talep sonucu, HMK m.24 tasarruf ilkesi ve m.26 taleple bağlılık ilkesi ile doğrudan bağlantılıdır. Davacının talebini açık, tereddüt ve çelişki doğurmayacak biçimde belirtmesi, bu talebin dava konusu ve vakıalarla da uyumlu olması gerekir.
Çünkü:
- Dava bu talebe göre yürütülür,
- Davanın türü bu talebe göre belirlenir,
- Hüküm bu talep esas alınarak verilir.
Bu nedenle talep kısmına hiç yer verilmemesi eksiklik sayıldığı gibi, talebin hükme götürmeye elverişli olmaması da eksiklik sayılır. “Haklarımın korunmasına karar verilmesi” gibi ifadeler yeterli değildir.
Hâkimin izlemesi gereken sıra
- Dilekçeyi m.119 yönünden inceler.
- Eksiklik (b), (c), (ç), (ğ) veya (h) bentlerindeyse davacıya bir haftalık kesin süre verir.
- Verilen sürede eksikliğin giderilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılacağını ihtar eder.
- Eksiklik giderilirse yargılamaya devam eder.
- Giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verir.
Bu sıra atlanamaz. Kesin süre verilmeden doğrudan açılmamış sayılma kararı verilmesi de, kesin süreye rağmen eksiklik giderilmediği hâlde yargılamaya devam edilmesi de bozma sebebidir.
Dilekçenin yapısı
- Mahkeme adı — “…Asliye Hukuk Mahkemesi Sayın Hâkimliği’ne”
- Taraflar — ad, soyad, TC kimlik numarası, adres; vekil varsa baro sicil ve adres
- Konu — tek cümlelik özet ve dava değeri
- Açıklamalar — vakıalar sıra numarasıyla, kronolojik ve her paragrafta tek olgu
- Deliller — her delilin hangi vakıayı ispat edeceği belirtilerek
- Hukuki sebepler — dayanılan kanun ve maddeler
- Sonuç ve istem — talepler madde madde, rakamla ve faiz başlangıcıyla birlikte
- İmza
Dilekçe iki nüsha (davalı sayısı kadar fazlasıyla) verilir. HMK m.121 uyarınca dilekçede gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asılları ile birer örneği dilekçeye eklenir. Ayrıca başvurma harcı, peşin harç ve gider avansı yatırılmadan dava açılmış sayılmaz.
Ne yapmalı?
- Talep sonucunu en başta yazın, sonra vakıaları ona göre kurgulayın.
- Talepleri numaralandırın; her talep ayrı bir bent olsun.
- Para talebinde tutar, faiz türü ve faiz başlangıç tarihini ayrı ayrı belirtin.
- Miktar belirlenemiyorsa kısmi dava tercihini gerekçelendirin ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutun.
- Vakıaları sıra numarasıyla ve tek olgu tek paragraf kuralıyla yazın.
- Delil listesinde her delilin hangi vakıaya ilişkin olduğunu gösterin.
- Kesin süre içeren bir tebligat gelirse son güne bırakmayın.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2012/5509, K.2013/5231, 18.03.2013
Hangi eksiklik “zorunlu unsur” sayılır? Mahkeme, dava dilekçesinde m.119/1’in (e) ve (f) bentlerindeki hususların eksik bırakıldığı, ayrıca m.121, 194 ve 219‘daki zorunlu unsurların bulunmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermişti. Daire bu yaklaşımı reddetti: “mahkemenin eksik olarak belirlediği hususlar dava dilekçesinde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan sayılamaz.” Gerekçe m.119/2‘dedir: yalnızca (a), (d), (e), (f) ve (g) bentlerinin dışında kalan hususlar dilekçenin zorunlu unsurudur. Daire ayrıca, her vakıanın hangi delille ispat edileceği hususu kanun gerekçesinde zorunluluk olarak anılsa da ikinci fıkrada müeyyideye bağlanmadığından, bu eksikliğin ön inceleme aşamasında iddia ve savunmanın netleştirilmesi çerçevesinde tamamlanabileceğini belirtti; hüküm bozuldu. - Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E.2012/18149, K.2012/24273, 03.12.2012
Bazı bentler için kesin süre bile verilemez. Daire, m.119/2‘nin sınırını çok net biçimde çizer: “(d) ve (g) bentleri kapsamında kalan eksikliklerin giderilmesi için kesin süre verilemeyeceği gibi, kesin süre verilmiş olsa bile, kesin süre içinde istenilen hususun yerine getirilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilemez.” Yani davanın konusu ve değeri ile hukuki sebeplere ilişkin eksiklikler bu yaptırımın kapsamı dışındadır. Somut olayda kesin süre içinde istenen hususların zaten dava dilekçesiyle bildirildiği de saptanarak, mahkemenin işin esasına girmesi gerektiği belirtildi ve hüküm bozuldu. - Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E.2016/17258, K.2016/12169, 06.10.2016
Önce kesin süre, sonra ret. Davacının dava dilekçesindeki talep sonucu açık değildi. Mahkeme doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verdi. Daire bu sırayı hatalı buldu: m.119/1-ğ uyarınca talep sonucunun açıkça belirtilmesi gerektiği, m.119/2 uyarınca ise hâkimin davacıya bu eksikliği gidermesi ve talep sonucunu açıklaması için bir haftalık kesin süre vermesi, ancak bu süre içinde tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar vermesi gerekirdi. Kesin süre verilmeden kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı bulunarak bozuldu. - Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2016/20920, K.2019/18362, 08.10.2019
Tersi de hata: eksiklik giderilmediyse yargılamaya devam edilemez. Bu dosyada mahkeme, dava dilekçesindeki eksikliğin giderilmesi için davacıya usulüne uygun biçimde bir haftalık kesin süre vermiş, ancak eksiklik davacı vekilince giderilmemişti. Buna rağmen mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar vermek yerine yargılamaya devam ederek davanın kabulüne hükmetti. Daire bunu hatalı bularak kararı bozdu. İki karar birlikte okunduğunda kural netleşir: kesin süre verilmeden ret olmaz, kesin süreye rağmen eksiklik giderilmemişse de yargılamaya devam edilemez.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Dava dilekçesi, yargılamanın sınırlarını çizen belgedir: HMK m.24 tasarruf ilkesi ve m.26 taleple bağlılık ilkesi gereği mahkeme, talepten fazlasına ya da talepten başka bir şeye hükmedemez; m.25 uyarınca da tarafların ileri sürmediği vakıaları kendiliğinden araştıramaz. Bu nedenle dilekçedeki eksiklikler yalnızca biçimsel bir sorun değildir. Ancak kanun, eksiklikleri ikiye ayırmıştır. m.119/2, yalnızca (a), (d), (e), (f) ve (g) bentleri dışında kalan eksiklikler için bir haftalık kesin süre verilmesini ve bu süre içinde tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılmasını öngörür. Buna göre yaptırıma bağlanan unsurlar şunlardır: tarafların ad, soyad ve adresleri (b), davacının TC kimlik numarası (c), kanuni temsilci veya vekil bilgileri (ç), talep sonucu (ğ) ve imza (h). Buna karşılık mahkemenin adı, davanın konusu ve değeri, vakıaların sıra numarasıyla özetlenmesi, her vakıanın hangi delille ispat edileceği ve hukuki sebepler bakımından bu yaptırım uygulanamaz — bunlar için kesin süre verilmesi bile hatalı sayılmakta, verilmiş olsa dahi eksikliğin giderilmemesi davanın açılmamış sayılmasını gerektirmemektedir. Özellikle delil-vakıa bağlantısının gösterilmemesi, ön inceleme aşamasında iddia ve savunmanın netleştirilmesi çerçevesinde tamamlanabilir. Zorunlu unsurlar içinde uygulamada en çok tartışılanı talep sonucudur: talebin yalnızca yazılmış olması yetmez, açık, çelişkisiz ve hükme elverişli olması, dava konusu ve vakıalarla uyumlu bulunması gerekir; çünkü davanın türü de, yürütülme biçimi de, kurulacak hüküm de bu talebe göre belirlenir. Hâkimin izleyeceği sıra da bağlayıcıdır ve iki yönde denetlenir: kesin süre verilmeden doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi bozma sebebi olduğu gibi, usulüne uygun kesin süreye rağmen eksiklik giderilmediği hâlde yargılamaya devam edilip esas hakkında hüküm kurulması da bozma sebebidir. Son olarak, davanın açılmamış sayılması kararı zamanaşımını kesmemiş sayılma sonucunu doğurduğundan, verilen kesin sürenin son güne bırakılmaması ve ihtarın içeriğinin dikkatle okunması pratikte belirleyicidir.
Dava dilekçesinde hangi bilgiler mutlaka bulunmalı?
HMK m.119/1 dokuz unsur sayar, ancak eksikliği davanın açılmamış sayılmasına yol açanlar sınırlıdır: tarafların ad, soyad ve adresleri; davacının TC kimlik numarası; varsa kanuni temsilci veya vekil bilgileri; açık şekilde talep sonucu ve imza. Mahkemenin adı, davanın konusu ve değeri, vakıaların sıra numarasıyla özeti, delil-vakıa bağlantısı ve hukuki sebepler de yazılmalıdır; ancak bunların eksikliği bu yaptırıma bağlanmamıştır ve ön inceleme aşamasında tamamlanabilir.
Eksiklik varsa mahkeme davayı hemen reddeder mi?
Hayır. HMK m.119/2 uyarınca hâkim, önce davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vermek ve bu süre içinde tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağını ihtar etmek zorundadır. Kesin süre verilmeden doğrudan açılmamış sayılma kararı verilmesi bozma sebebidir. Buna karşılık usulüne uygun kesin süre verilmiş ve eksiklik giderilmemişse mahkeme yargılamaya devam edemez; bu hâlde de esas hakkında hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
“Talep sonucu” ne kadar ayrıntılı olmalı?
Hükme doğrudan aktarılabilecek kadar. Talep açık, çelişkisiz ve dava konusu ile vakıalarla uyumlu olmalıdır; “haklarımın korunmasına karar verilmesi” gibi genel ifadeler yeterli değildir. Para talebinde tutar, faiz türü ve faiz başlangıç tarihi ayrı ayrı gösterilmelidir. Talep kısmına hiç yer verilmemesi eksiklik sayıldığı gibi, talebin hükme götürmeye elverişli olmaması da eksiklik sayılır. Bu nedenle dilekçeyi yazarken önce sonuç kısmını kurmak, sonra vakıaları ona göre sıralamak daha güvenlidir.
Dava açılmamış sayılırsa yeniden dava açabilir miyim?
Açabilirsiniz; kesin hüküm oluşmaz. Ancak dava hiç açılmamış gibi sonuç doğduğundan zamanaşımı kesilmemiş sayılır ve aradan geçen süre işlemeye devam etmiş kabul edilir. Ayrıca yatırılan peşin harç iade edilmez ve yeni davada yeniden harç ödenir; yargılama giderleri de davacı üzerinde bırakılır. Bu nedenle özellikle zamanaşımı yaklaşan alacaklarda verilen kesin sürenin son güne bırakılmaması büyük önem taşır.
Dilekçeye hangi belgeler eklenmeli?
HMK m.121 uyarınca dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte, harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin dilekçeye eklenmesi gerekir. Elde bulunmayan belgeler için ise bunların nerede olduğu ve nasıl getirtileceği belirtilmelidir. Ayrıca başvurma harcı, nispi veya maktu peşin harç ve gider avansı yatırılmadan dava açılmış sayılmaz; gider avansının eksik olması hâlinde de iki haftalık kesin süre verilir.
Vakıaları neden numaralandırmak gerekiyor?
HMK m.119/1-e, dayanılan vakıaların sıra numarası altında ve açık özetlerinin yazılmasını ister. Bunun iki pratik nedeni vardır: davalı, cevap dilekçesinde her vakıaya ayrı ayrı yanıt verebilmeli; mahkeme ise ön inceleme aşamasında hangi vakıaların çekişmeli olduğunu tespit edebilmelidir. Numaralandırılmamış, iç içe geçmiş anlatım hem savunmayı hem de uyuşmazlık noktalarının belirlenmesini güçleştirir. Bu eksiklik davanın açılmamış sayılmasına yol açmasa da yargılamayı uzatır.
Dilekçedeki talebimi sonradan değiştirebilir miyim?
Sınırlı olarak. Davacı, davalının cevap dilekçesini vermesinden sonra iddiasını serbestçe genişletemez veya değiştiremez; ancak karşı taraf açıkça muvafakat ederse ya da ıslah yoluna başvurulursa değişiklik mümkündür. Islah, tahkikat bitinceye kadar ve yargılamada bir kez yapılabilir. Bunun dışında talep sonucundaki maddi hatalar her zaman düzeltilebilir. Kısmi davada ise HMK m.109/4 uyarınca talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir.
Avukatsız dilekçe yazabilir miyim?
Yazabilirsiniz; hukuk yargılamasında avukatla temsil zorunlu değildir ve taraflar davalarını kendileri takip edebilir. Ancak dilekçedeki eksiklikler, kesin sürelerin kaçırılması ya da talep sonucunun hükme elverişsiz yazılması davanın açılmamış sayılmasına veya reddine yol açabilir; bu sonuçlar zamanaşımı bakımından telafisi güç olabilir. Adli yardım koşullarını taşıyanlar, HMK m.334 vd. uyarınca mahkemeden adli yardım talebinde bulunarak harç ve gider avansından muafiyet ile baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir.
- 6100 sayılı HMK m.119 — Dava dilekçesinin içeriği
- 6100 sayılı HMK m.118, 120 — Davanın açılma zamanı, harç ve gider avansı
- 6100 sayılı HMK m.121 — Belgelerin birlikte verilmesi
- 6100 sayılı HMK m.24-26 — Tasarruf ilkesi, taraflarca getirilme ilkesi ve taleple bağlılık
- 6100 sayılı HMK m.94 — Kesin süre
- 6100 sayılı HMK m.137-142 — Ön inceleme
- 6100 sayılı HMK m.176-182 — Islah
- 6100 sayılı HMK m.334 vd. — Adli yardım
Bağlantılı başlıklar için dava harcı hesaplama, davanın ıslahı, ilk itirazlar ve görevsizlik ve yetkisizlik kararı yazılarımıza; süre yönetimi için süre uzatım dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.