Davanın İhbarı (HMK m.61-64): Rücu Davasını Kazandıran Adım

legapro kapak 16337 LegaPro Hukuk Davanın İhbarı (HMK m.61-64): Rücu Davasını Kazandıran Adım

Kısaca

  • İhbar, davayı kaybetme ihtimaline karşı üçüncü kişiye haber vermektir.
  • Amaç, sonraki rücu davasını güvence altına almaktır.
  • Süre: tahkikat sonuçlanıncaya kadar.
  • Şekil: yazılı, gerekçeli ve aşama bildirir.
  • İhbar sebebiyle duruşma başka güne bırakılamaz.
  • İhbar olunan katılmasa bile müdahalenin etkisi doğar.
  • İhbar olunan taraf değildir; hakkında hüküm kurulmaz.
  • İhbar olunan kararı tek başına istinaf/temyiz edemez.
  • İhbar talebi hakkında karar verilmemesi bozma sebebidir.
  • Hakkı doğrudan etkilenen kişi için ihbar yetmez; taraf olmalıdır.

Bir davayı kaybettiğinizde zararı tek başınıza mı çekeceksiniz, yoksa arkanızdaki kişiye yansıtabilecek misiniz? Bu sorunun cevabı çoğu zaman ilk davada attığınız küçük bir adıma bağlıdır.

Bu yazıda davanın ihbarını; şeklini, süresini, ihbar olunanın konumunu ve rücu davasına etkisini Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

HMK m.61: “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir.”

HMK m.62: “İhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle birlikte açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada bulunduğunun belirtilmesi gerekir. Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz ve ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu olan durumlar dışında süre verilemez.”

HMK m.63: “Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.”

HMK m.69/2 (m.64 yollamasıyla): “Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.”

İhbar mı, müdahale mi, taraf mı?

KonumNasıl olurHüküm kurulur muKanun yolu
İhbar olunan (katılmayan)Kendisine dilekçe tebliğ edilirHayırYok
Fer’î müdahilTalep eder, mahkeme karar verirHayırAsıl taraf başvurursa mümkün
Aslî müdahilBağımsız dava açarEvetVar
Taraf (davalı/davacı)Dava dilekçesiyleEvetVar

İhbarın iki ayrı amacı

AmaçSonuç
Usul hukuku bakımındanÜçüncü kişi davaya katılıp ihbar edene yardım eder
Maddi hukuk bakımındanSonraki rücu davasında hakkın daha güvenli ileri sürülmesi

Dikkat: Davanın ihbarı, ihbar olunan bakımından zamanaşımını kesmez. Zamanaşımı riski varsa ihbarla yetinmeyin; ayrıca dava açmayı veya zamanaşımını kesen bir işlem yapmayı değerlendirin.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Davayı kaybederseniz kime rücu edeceğinizi baştan belirleyin.
  2. İhbarı tahkikat bitmeden yapın; geç kalan ihbar etkisini kaybeder.
  3. Dilekçeyi yazılı verin; sözlü beyanla yetinmeyin.
  4. İhbar sebebini gerekçesiyle açıklayın.
  5. Yargılamanın hangi aşamada olduğunu yazın.
  6. İhbar olunanın unvan ve adresini tam yazın.
  7. Dilekçenin tebliğ edildiğini dosyadan takip edin.
  8. Mahkemeden ihbar talebi hakkında ara karar kurulmasını isteyin.
  9. Karar kurulmazsa bunu tutanağa geçirtin ve kanun yolunda ileri sürün.
  10. İhbar olunansanız, katılmanın yararınıza olup olmadığını değerlendirin.
  11. Hakkınız doğrudan etkileniyorsa ihbarla yetinmeyin; taraf olun.
  12. Rücu davasında ihbarın tarih ve içeriğini delil olarak sunun.

Yargı kararları ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/1047, K. 2025/259, 30.04.2025

İhbar olunan davanın tarafı değildir; hakkında hüküm kurulmaz, kanun yoluna da gidemez. Kurul, ihbarın işlevini şöyle açıklamıştır: “Davayı üçüncü kişiye ihbar eden taraf, bununla öncelikle üçüncü kişinin davaya kendisi yanında fer’i müdahil olarak katılmasını ister ancak üçüncü kişi ihbara rağmen katılmazsa, katılsaydı neticede hasıl olacak olan müdahalenin etkisine muadil bir etkiyi salt ihbarla yaratmış olur. Bu nedenle kendisine ihbarda bulunulan kişi, ilk davada verilen hükmün kendisine karşı açılan rücû davasında etkisi olmayacağını ve ihbarda bulunan kişinin davayı iyi yürütmediğini, davanın onun aleyhine sonuçlandığını ileri süremez.” Sınırı da net koymuştur: “Dava üçüncü kişiye ihbar edilse dahi hüküm ancak davanın tarafları hakkında kurulabilir … ve kanun yollarına başvurma hakkı da davanın taraflarına aittir.” Somut olayda, tarafların tamamı bozmaya uyulmasını isterken yalnızca ihbar olunan belediyenin direnme yönünde beyanda bulunması üzerine Kurul, “taraf sıfatı bulunmayan ve hakkında hüküm kurulmayan dolayısıyla temyiz hakkı bulunmayan ihbar olunan … vekilinin bozma ilâmına karşı beyanının hüküm ifade etmeyeceği” sonucuna varmış ve direnme kararını oy birliğiyle usulden bozmuştur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/12110, K. 2022/11576, 10.10.2022

Usulüne uygun ihbar talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden hüküm kurulamaz. İşçilik alacağı davasında davalı idare, alt işveren şirketlere davanın ihbarını yazılı olarak ve tahkikat bitmeden talep etmiş, şirketlerin unvan ve adreslerini de bildirmişti. Mahkeme bu talebi karara bağlamadan esas hakkında hüküm kurmuştu. Daire, “davalı … vekilinin 02.04.2021 tarihli ihbar talebi hakkında değerlendirme yapılmadan esas hakkında hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğundan, hatalıdır” demiş; kararı Adalet Bakanlığının istemi üzerine oy birliğiyle kanun yararına bozmuştur. Kararda ayrıca “ihbar dilekçesinin ihbar olunan şirkete tebliğ edilmeksizin ya da usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair tebligat parçası dosyaya alınmaksızın ve özellikle ihbar talebi konusunda ara karar kurulmaksızın, hüküm kurulması hatalıdır” ilkesine yer verilmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3768, K. 2024/3223, 05.06.2024

İhbar olunan, yanında yer aldığı tarafın yardımcısıdır; kararı kendi adına temyiz edemez. Daire ilkeyi şöyle özetlemiştir: “Kendisine dava ihbar edilen kişi ihbar eden tarafın yardımcısı durumunda olduğundan, ihbar edilen kişi hakkında hüküm kurulamaz ve dava kendisine ihbar edilen kişi kararı kendi adına istinaf edemeyeceği gibi temyiz talebinde de bulunamaz.” Somut olayda kendisine dava ihbar edilen Kurumun temyiz başvurusu bu gerekçeyle incelenmemiş; “ihbar olunanın temyiz talebinde bulunamayacağı açık olup, ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir” denilerek temyiz dilekçesi oy birliğiyle reddedilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/191, K. 2025/731, 19.11.2025

Hakkı doğrudan etkilenecek kişi için ihbar yeterli değildir; o kişi davada taraf olarak yer almalıdır. Kurul ayrımı şöyle yapmıştır: “ihbar, davanın kaybedilmesi hâlinde rücu imkân ve ihtimalinin mevcut olduğu durumlarda, rücu etme veya kendisine rücu edilme ihtimali bulunan ancak görülmekte olan davada taraf olmayan kişilerin, görülmekte olan davadan haberdar olmalarını ve talepleri hâlinde davaya müdahil olmaları imkânını sağlamayı amaçlar. Bununla birlikte, davada taraf olarak yer almayan bir kişinin rücuen değil doğrudan hakkının etkilenme ihtimalinin mevcut olması hâlinde ise hukuki dinlenilme hakkının bir gereği olarak, davada taraf olarak yer alması gerekli olup davanın kendisine ihbarı ile yetinilemez.” Marka sicilinin eski hâle getirilmesi istenen olayda, adına tescil istenen dava dışı şirketin bir kısım yükümlülüklerle karşılaşacağı gözetilerek taraf olması zorunlu görülmüş; davacıya verilen kesin süreye rağmen dava yöneltilmediğinden usulden ret kararı yerinde bulunarak direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır.

Dört karar, davanın ihbarını iki cümlede özetliyor: ihbar bir yardım çağrısıdır, bir taraf ekleme yolu değildir. İhbar olunan kişi davaya katılsa da katılmasa da taraf hâline gelmez; onun hakkında hüküm kurulmaz ve 30.04.2025 ile 05.06.2024 tarihli kararların gösterdiği gibi kararı kendi adına istinaf ya da temyiz edemez. Buna karşılık ihbarın asıl gücü ilk davada değil, ikinci davada ortaya çıkar: usulüne uygun bir ihbar yapılmışsa, ihbar olunan kişi sonraki rücu davasında “o dava yanlış yürütüldü, hüküm hatalıydı” savunmasını kural olarak yapamaz. İhbarı yapmayan tarafın ise elinde bu koz olmaz; rücu davasında her şeyi baştan ispat etmek zorunda kalır. Bu yüzden ihbar, kaybetme ihtimali olan her davada masrafsız bir sigortadır. Uygulamadaki iki tuzak da bu kararlarda görünüyor. Birincisi usule ilişkindir: 10.10.2022 tarihli karara göre yazılı, gerekçeli ve süresinde yapılmış bir ihbar talebi hakkında mahkemenin karar vermemesi hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir — yani ihbarı istemek yetmez, dilekçenin tebliğini ve ara kararı takip etmek gerekir. İkincisi kapsamla ilgilidir: 19.11.2025 tarihli karara göre üçüncü kişinin hakkı rücuen değil doğrudan etkileniyorsa ihbar yeterli değildir, o kişinin taraf olması gerekir; aksi hâlde dava usulden reddedilir. Kısacası önce sorun: bu kişiye rücu mu edeceğim, yoksa onun hakkı bu davada doğrudan mı belirlenecek? Cevap birinciyse ihbar, ikinciyse husumet yöneltmek doğru yoldur.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Tahkikat bittikten sonra ihbar etmekİhbar tahkikat sonuçlanıncaya kadar yapılır
Sözlü beyanla ihbar etmekİhbar yazılı olarak yapılır
Gerekçe yazmadan ihbar etmekİhbar sebebi gerekçesiyle açıklanmalıdır
Tebliği takip etmemekDilekçe ihbar olunana tebliğ edilmelidir
Ara karar istemeden geçmekTalep hakkında olumlu/olumsuz karar verilmelidir
İhbar olunanı davalı sanmakİhbar olunan hakkında hüküm kurulmaz
İhbar olunan olarak tek başına temyiz etmekKanun yolu taraflara aittir
İhbarın zamanaşımını keseceğini sanmakİhbar zamanaşımını kesmez
Doğrudan etkilenen kişiyi yalnızca ihbarla çağırmakO kişi taraf olarak yer almalıdır

Sık sorulan sorular

Davanın ihbarı nedir?

Görülmekte olan davanın taraflarından birinin, üçüncü bir kişiye bu davayı haber vermesi ve ondan davada kendisine yardım etmesini istemesidir.

Ne zamana kadar ihbar edebilirim?

Tahkikat sonuçlanıncaya kadar. Bu aşamadan sonra yapılan bildirim ihbarın sonuçlarını doğurmaz.

İhbar nasıl yapılır?

Yazılı dilekçeyle. Dilekçede ihbar sebebi gerekçeleriyle açıklanmalı ve yargılamanın hangi aşamada olduğu belirtilmelidir.

İhbar nedeniyle duruşma ertelenir mi?

Hayır. Davanın ihbarı sebebiyle yargılama bir başka güne bırakılamaz; ihbarın tevali etmesi gibi zorunlu durumlar dışında süre de verilemez.

İhbar olunan kişi ne yapabilir?

Davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir, cevap verebilir ya da sessiz kalabilir.

Katılmazsa ne olur?

İhbarın etkisi yine doğar; katılsaydı ortaya çıkacak müdahale etkisine denk bir etki salt ihbarla yaratılmış olur.

Rücu davasında ne söyleyemez?

İlk davada verilen hükmün kendisine etkisi olmayacağını ve ihbar edenin davayı iyi yürütmediğini kural olarak ileri süremez.

Bu kuralın istisnası var mı?

Var. Zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını, tarafın kendisinin savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da bilmediği imkânların tarafın ağır kusuruyla kullanılmadığını ileri sürebilir.

İhbar olunan hakkında hüküm kurulur mu?

Hayır. Hüküm ancak davanın tarafları hakkında kurulur.

İhbar olunan istinaf veya temyize gidebilir mi?

Kural olarak hayır; kanun yollarına başvurma hakkı taraflara aittir. Ancak taraf olmadığı hâlde hakkında hüküm kurulmuşsa hükmün kendisine ilişkin bölümünü temyiz edebilir.

İhbar zincirleme yapılabilir mi?

Evet. Dava kendisine ihbar edilen kişi de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunabilir; buna ihbarın tevali etmesi denir.

Mahkeme ihbar talebimi görmezden gelirse?

Talep hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmeden hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır ve kanun yolunda bozma sebebidir.

İhbar zamanaşımını keser mi?

Hayır. İhbar olunan yönünden zamanaşımı kesilmiş olmaz.

Hakkı doğrudan etkilenen kişiye ihbar yeter mi?

Yetmez. Rücuen değil doğrudan hakkı etkilenecek kişinin davada taraf olarak yer alması gerekir.

Mahkeme kendiliğinden ihbar eder mi?

Kural olarak ihbar tarafın talebiyle olur. Ancak hâkimin hukuki sorumluluğu nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davalarında mahkeme davayı ilgili hâkime resen ihbar eder.

İlgili mevzuat

  • 6100 sayılı HMK m.26 — taleple bağlılık
  • 6100 sayılı HMK m.27 — hukuki dinlenilme hakkı
  • 6100 sayılı HMK m.48 — hâkimin sorumluluğu davasında resen ihbar
  • 6100 sayılı HMK m.59 — mecburi dava arkadaşlığı
  • 6100 sayılı HMK m.61 — ihbar ve şartları
  • 6100 sayılı HMK m.62 — ihbarın şekli
  • 6100 sayılı HMK m.63 — ihbar edilen kişinin durumu
  • 6100 sayılı HMK m.64 — hükmün ihbar edilene etkisi
  • 6100 sayılı HMK m.65-69 — davaya müdahale
  • 6100 sayılı HMK m.297 — hükmün kapsamı

Usul hukukuyla ilgili diğer yazılarımız: aslî ve fer’î müdahale, zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı ve kesin hüküm ve etkisi.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. İhbarın zamanı ve şekli sonraki rücu davasını doğrudan etkiler; somut durumunuz için bir avukata başvurmanız yerinde olur.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara