Çocuk Koruma Kanunu Değişti: Yönlendirme Tedbirleri ve Yeni Kurallar

legapro kapak 16067 LegaPro Hukuk Çocuk Koruma Kanunu Değişti: Yönlendirme Tedbirleri ve Yeni Kurallar
Kısaca
  • 7593 sayılı Kanun (kabul 08.08.2026), 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun yirmi maddesini değiştirdi; değişiklikler 18.08.2026‘da yürürlüğe girdi.
  • Terim değişti: “suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesi getirildi.
  • Yeni kurum: Yönlendirme tedbirleri (m.5/A) — beş tür tedbir; ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri sayılır.
  • Bunların içinde dijital risklerden korunma tedbiri dikkat çekiyor: cihaz hareketleri 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere BTK ve Siber Güvenlik Başkanlığı denetimine açılabiliyor.
  • On beş yaşını doldurmamış çocukta sosyal inceleme zorunlu (m.35/3); yaptırılmazsa iddianame iade edilir (CMK m.174/1-e).
  • HAGB‘de yönlendirme tedbirleri denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır; zarar azsa zararın giderilmesi şartı aranmayabilir (m.23/2-3).
  • Tedbir kararlarının gereğine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya sorumlu kimseye üç günden on güne kadar tazyik hapsi (m.45/5).

Çocuk koruma mevzuatı, uzun süredir aynı iki soruyla boğuşuyordu: ceza sorumluluğu olmayan bir çocuğa ne yapılacak ve verilen tedbir kararı kâğıt üzerinde kalırsa ne olacak?

7593 sayılı Kanun her iki soruya da somut cevap getirdi.

Önce terim: “adli süreçteki çocuk”

Kanun, mevzuattaki “suça sürüklenen çocuk” ibaresini “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirmiştir. Bu, yalnız bir kelime tercihi değil; damgalayıcı bir ifadenin terk edilmesidir.

5395 sayılı Kanun m.3/1-a-2: “Adli süreçteki çocuk: Kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu” ifade eder.

Kanun’daki diğer kategori korunmuştur: korunma ihtiyacı olan çocuk, bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuktur. Çocuk ise, daha erken yaşta ergin olsa bile on sekiz yaşını doldurmamış kişidir.

Yeni kurum: yönlendirme tedbirleri (m.5/A)

Kanun’un en dikkat çekici yeniliği, mevcut koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanına eklenen yönlendirme tedbirleridir.

5395 sayılı Kanun m.5/A-1: “5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.”

TedbirİçerikYürüten kurumlar
(a) Sosyal ve toplumsal hizmetlerSpor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev almaGençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, yerel yönetimler
(b) Dijital risklerden korunmaKullanılan telefon, hat, bilgisayar, tablet ve benzeri cihazın bildirilmesi; cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerinin takip yazılımlarıyla denetime açılması; riskli tanımlı dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesiBilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Siber Güvenlik Başkanlığı3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere
(c) Kitap ve kütüphaneKütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde 20-300 saat görev alma veya belirlenen eserleri okumaKültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler, yerel yönetimler
(d) Çevreye saygı ve çevre temizliğiPark, bahçe, sahil gibi bir bölgede 20-300 saat çevre temizliği; bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaTarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler, yerel yönetimler
(e) Bağımlılık tedbiriTütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıkların tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenen programları tamamlamaSağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Yeşilay

Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde m.45/3 ve 4 uygulanır; usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir (m.5/A-3 ve 4).

Ceza değil, güvenlik tedbiri. Yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan çocuklar için öngörülmüştür ve kanun bunları açıkça “çocuklara özgü güvenlik tedbiri” olarak nitelendirmiştir.

Mevcut koruyucu ve destekleyici tedbirler

Tedbir (m.5/1)Ne sağlar
DanışmanlıkBakımdan sorumlu kimselere çocuk yetiştirme, çocuklara eğitim ve gelişim sorunlarında yol gösterme
EğitimEğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı devam; meslek veya sanat edinme kursu, usta yanına ya da işyerine yerleştirme
BakımResmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırma
SağlıkGeçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyon; bağımlılık yapan madde kullananların tedavisi
BarınmaBarınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri

Barınma tedbiri uygulananların talepleri hâlinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur (m.5/2).

Sağlık kurumlarında acil korunma (m.9)

Kanun, hastaneye gelen ya da getirilen riskli çocuklar için saatli bir prosedür kurmuştur.

AdımSüre
Uzman hekim, tedaviye ihtiyaç bulunduğunu tespit ederse acil korunma kararı için rapor düzenler24 saat içinde
Sağlık kurumu çocuk hâkimine başvururRapor tarihinden itibaren en geç 24 saat içinde
Üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulurBaşvurudan itibaren en geç 48 saat içinde
Hâkim karar verirEn geç 48 saat içinde

Kapsam: akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen çocuklar.

Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesinden hâkim kararının tebliğine kadar geçen sürede gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır; ihtiyaç hâlinde kolluktan yardım istenebilir (m.9/5). Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir (m.9/6).

Sosyal inceleme artık zorunlu

5395 sayılı Kanun m.35/3 (7593/13 ile değişik): “Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.”

YaşKuralUyulmazsa
15 yaşını doldurmamışSosyal inceleme zorunluİddianame iade edilir (CMK m.174/1-e)
15 yaşını doldurmuşTakdire bağlıGerekçe iddianamede veya kararda gösterilir

İki nokta değişikliğin yönünü gösterir. Birincisi, zorunluluk artık yönetmelikte değil, kanundadır. İkincisi, yükümlülük Cumhuriyet savcısını da açıkça kapsamakta ve gerekçenin iddianamede gösterilmesi istenmektedir.

Sosyal inceleme raporu, çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkemece takdirinde göz önünde bulundurulur (m.35/1). Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda inceleme daha sonra da yaptırılabilir (m.35/2).

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında iki yenilik

FıkraKural
m.23/1CMK’daki koşulların varlığı hâlinde HAGB kararı verilebilir; çocuklar için denetim süresi üç yıldır
m.23/2 (yeni)HAGB kararı verilirse, m.5/A’daki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır
m.23/3 (yeni)Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde, HAGB için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir

Üçüncü fıkra, uygulamadaki bilinen bir tıkanıklığı hedefliyor: küçük zararlarda ödeme gücü olmayan çocuğun HAGB’den yararlanamaması.

Tedbir kararına uymayan ebeveyne tazyik hapsi

5395 sayılı Kanun m.45/5 (7593/14 ile eklenen): “Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır.”

Unsurİçerik
KimeAna, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse
NeÜç günden on güne kadar tazyik hapsi
Ölçütİhlal edilen tedbirin niteliği ve aykırılığın ağırlığı
Kim karar verirÇocuk hâkimi
Kanun yolum.14 uyarınca itiraz
İnfazKesinleşmeyi müteakip Cumhuriyet başsavcılığı; karar ilgili kuruma bildirilir

“Fiil suç teşkil etse dahi” ibaresi önemlidir: tazyik hapsi, ayrıca suç oluşturan davranışlar bakımından da uygulanabilir.

Koordinasyon zinciri

Kanun, tedbirlerin uygulanmasındaki dağınıklığı gidermek için açık bir sorumluluk hattı kurmuştur (m.45/4):

  • Merkezde: kurumların koordinasyonu Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı;
  • İl ve ilçelerde: koordinasyon ve takip vali ve kaymakam;
  • Sekretarya: aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri;
  • Tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir.

Ayrıca kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir (m.15/4).

Ne yapmalı?

  1. Yaşı ve tarihi tespit edin. Değişiklikler 18.08.2026‘da yürürlüğe girmiştir; sosyal inceleme zorunluluğunun sınırı on beş yaştır.
  2. Soruşturma aşamasında sosyal inceleme talep edin. On beş yaş altında bu bir zorunluluktur; yapılmadan düzenlenen iddianame CMK m.174/1-e uyarınca iade edilir.
  3. Raporun niteliğini denetleyin. Sosyal inceleme, çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini göstermelidir; kolluk tutanağı ya da başka dosya için alınmış rapor bunun yerine geçmez.
  4. On beş yaş üstünde gerekçe arayın. Rapor alınmadıysa gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilmiş olmalıdır.
  5. HAGB’de yönlendirme tedbirini gündeme getirin. Karar verilirse m.5/A tedbirlerinden uygun olanı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır; zarar azsa giderim şartının aranmamasını talep edin.
  6. Dijital tedbirin sınırlarını izleyin. Süre 3 aydan az, 2 yıldan fazla olamaz; denetim tedbir kararından sonraki hareketleri kapsar.
  7. Tedbir kararının gereğini yerine getirin. Ana, baba, vasi veya sorumlu kimse için aykırılığın yaptırımı artık üç günden on güne kadar tazyik hapsidir; karara karşı m.14 uyarınca itiraz yolu açıktır.
Yargıtay uygulaması
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2014/29998, K.2017/2440, 01.03.2017 Kolluk tutanağı sosyal incelemenin yerine geçmez. Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan çocuk hakkında, 5395 sayılı Kanun m.35/1 ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 20/2. maddesi gereğince zorunlu olan sosyal inceleme raporu alınmamıştı. Mahkeme bunun yerine “mahkemece yapılan gözlem, dosyaya yansıyan kişilik ile sosyal ve ekonomik durum tespitine dair kolluk tutanağı” ile yetinmişti. Daire, çocuğun yaşadığı çevre gözlemlenmeden yapılan bu değerlendirmeyi yeterli görmedi; incelemenin amacı, çocuğun üzerine atılı suçun hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağının belirlenmesiydi. Eksik inceleme ile hüküm kurulması bozma sebebi sayıldı ve hükümler oybirliğiyle bozuldu.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2014/34047, K.2017/5984, 23.05.2017 Başka dosyanın raporu hükme esas alınamaz. Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında m.35/1 uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmamış; bunun yerine “tarihi olmayan ve başka dosya için aldırılan fotokopiden ibaret rapor” hükme esas alınmıştı. Daire bunu eksik inceleme saydı ve diğer yönleri incelenmeksizin hükmü oybirliğiyle bozdu. Karar, sosyal incelemenin dosyaya ve o çocuğa özgü olması gerektiğini göstermektedir.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2020/11885, K.2020/5910, 16.06.2020 On beş yaş üstünde de gerekçe zorunludur. 15-18 yaş aralığında bulunan çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun m.35/1 uyarınca sosyal inceleme yaptırılıp rapor aldırılması zorunlu değildi; ancak Daire, “rapor aldırılmaması halinde gerekçesinin kararda gösterilmesi gerektiği”ni belirtti. Somut olayda rapor aldırılmama nedeni gerekçeli kararda gösterilmediğinden hükümler oybirliğiyle bozuldu. Bu ölçüt, 7593 sayılı Kanun’la kanun metnine taşınmış ve gerekçenin iddianamede de gösterilmesi aranmıştır.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2012/21914, K.2013/7773, 10.04.2013 Zararın giderilmemesi tek başına yeterli gerekçe değildir. Mahkeme, “müştekinin uğradığı zararın giderilmemiş olması” gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vermişti. Daire bunu “yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçe” olarak niteledi ve koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilerek çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğini belirtti. Kararda ayrıca, 12-15 yaş grubundaki çocuk hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmaması ve m.35/3 uyarınca gerekçe de gösterilmemesi bozma sebebi sayıldı; hüküm oybirliğiyle bozuldu. Bu tartışma, 7593 sayılı Kanun’la eklenen m.23/3‘te doğrudan karşılık bulmuştur: zararın az olması hâlinde giderim şartı aranmayabilir.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, çocuğu iki kategoride ele alır: korunma ihtiyacı olan çocuk — bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuk — ve 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun’la adı değiştirilen adli süreçteki çocuk: kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk. Önceki metinde bu kategori “suça sürüklenen çocuk” olarak adlandırılıyordu; değişiklik, mevzuat genelinde yapılan bir ibare değişikliğidir. 7593 sayılı Kanun, 5395 sayılı Kanun’un 1, 2, 3, 5/A, 9, 11, 12, 13, 15, 20, 23, 24, 26, 30, 31, 34, 35, 37, 39 ve 45. maddelerinde değişiklik yapmış ve bu değişiklikler 18.08.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Reformun merkezinde m.5/A ile getirilen yönlendirme tedbirleri vardır. Kanun bunları, m.5‘teki koruyucu ve destekleyici tedbirlerin — danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma — yanında konumlandırmakta ve ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak nitelemektedir. Beş tedbir sayılmıştır. Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri, spor kulüpleri, gençlik merkezleri ve spor tesislerinde 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev almayı öngörür. Dijital risklerden korunma tedbiri, çocuğun kullandığı telefon cihazı, hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilmesini; cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açılmasını ve riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve platformlara erişimin engellenmesini kapsar. Kitap ve kütüphane tedbiri, kütüphane ve okuma salonlarında 20-300 saat görev almayı veya yetkililerce belirlenen eserleri okumayı; çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri, park, bahçe ve sahil gibi belirlenecek bir bölgede 20-300 saat çevre temizliği yapmayı, bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmayı öngörür. Bağımlılık tedbiri ise tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılıkların tedavi ve rehabilitasyonu için Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından belirlenecek programların tamamlanmasını gerektirir. Uygulama usul ve esasları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yönetmeliğine bırakılmıştır. Bu tedbirlerin ceza muhakemesindeki karşılığı m.23‘te kurulmuştur: hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirse, m.5/A’daki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır ve yükümlülükler m.5/A’da belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir. Çocuklar bakımından denetim süresinin üç yıl olduğu kuralı korunmuştur. Aynı maddeye eklenen üçüncü fıkra ise uygulamadaki bir tıkanıklığı hedefler: mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde HAGB kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Bu düzenlemenin arka planı içtihatta görülebilir: Yargıtay, “müştekinin uğradığı zararın giderilmemiş olması” biçimindeki gerekçeyi yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan bir gerekçe sayarak HAGB’ye yer olmadığına dair kararı bozmuştu. Sosyal inceleme bakımından değişiklik, önceki içtihadın kanunlaştırılmasıdır. Eski metin, incelemenin “gerektiğinde” yaptırılacağını söylüyor; zorunluluk ise Yönetmelik’in 20/2. maddesinden çıkarılıyordu. Yargıtay uygulaması ikili bir ayrım kurmuştu: 12-15 yaş grubunda rapor zorunluydu ve alınmaması bozma sebebiydi; 15-18 yaş aralığında zorunlu değildi, ancak alınmama gerekçesinin kararda gösterilmesi gerekiyordu ve gösterilmemesi yine bozma sebebiydi. Yargıtay ayrıca raporun niteliğini de denetlemişti: çocuğun yaşadığı çevre gözlemlenmeden düzenlenen bir kolluk tutanağı ya da tarihi olmayan ve başka dosya için aldırılan fotokopi rapor sosyal incelemenin yerine geçmez. 7593 sayılı Kanun bu çerçeveyi m.35/3‘e taşımış ve iki noktada sertleştirmiştir: on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur; on beş yaşını doldurmuş çocukta yaptırılmaması hâlinde gerekçe yalnız kararda değil, iddianamede de gösterilecektir ve yükümlülük açıkça Cumhuriyet savcısını da kapsamaktadır. Bu zorunluluğun yaptırımı ise ceza muhakemesine yerleştirilmiştir: aynı Kanun’un 4. maddesiyle CMK m.174/1‘e eklenen (e) bendi uyarınca, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame iade edilir. Böylece sosyal inceleme, hükümde tartışılacak bir eksiklik olmaktan çıkıp dava açılmasının önündeki bir usul şartına dönüşmüştür. m.9‘a eklenen fıkralar, sağlık kurumlarına gelen riskli çocuklar için ayrı bir acil korunma yolu açar. Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen ya da getirilen çocuk hakkında, tedavi ihtiyacının uzman hekimce tespiti hâlinde yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir; sağlık kurumu yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur; başvurudan itibaren kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulur ve hâkim en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Bu süreçte çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır ve gerekirse kolluktan yardım istenebilir. Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek bulunduğu yerin gizli tutulmasına, kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir; sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya duruma uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire hükmeder. Nihayet m.45, tedbirlerin kâğıt üzerinde kalmasını engellemeye yöneliktir. Koordinasyon hattı netleştirilmiştir: merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, il ve ilçelerde vali ve kaymakam, sekretarya aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri; tedbir kararları yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir. Buna, kamu davası açılması hâlinde durumun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirileceğine dair m.15/4 eklenmiştir. En sert yenilik ise m.45/5‘tedir: çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi, ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı m.14 uyarınca itiraz yoluna gidilebilir; kararlar kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir ve ilgili kuruma bildirilir. Böylece tedbir kararı, uyulması isteğe bağlı bir tavsiye olmaktan çıkıp yaptırıma bağlanmış bir yükümlülük hâline gelmiştir.
Çocuk Koruma Kanunu ne zaman değişti?

7593 sayılı Kanun 08.08.2026 tarihinde kabul edilmiş ve 5395 sayılı Kanun’un yirmi maddesinde yaptığı değişiklikler 18.08.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

“Suça sürüklenen çocuk” ifadesi kalktı mı?

Evet. 7593 sayılı Kanun’la bu ibare “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmiştir. Tanım aynıdır: suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk.

Yönlendirme tedbirleri nelerdir?

5395 sayılı Kanun m.5/A’da beş tedbir sayılmıştır: sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri, dijital risklerden korunma tedbiri, kitap ve kütüphane tedbiri, çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri ile tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri.

Dijital risklerden korunma tedbiri ne kadar sürer?

Cihazın tedbir kararından sonraki hareketleri, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açılabilir. Ayrıca riskli olarak tanımlı bazı dijital mecra, uygulama ve platformlara erişim engellenebilir.

Yönlendirme tedbiri bir ceza mıdır?

Hayır. Kanun bunları ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından “çocuklara özgü güvenlik tedbiri” olarak nitelendirmiştir.

Sosyal inceleme hangi yaşta zorunlu?

5395 sayılı Kanun m.35/3 uyarınca on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. On beş yaşını doldurmuş çocukta yaptırılmaması hâlinde gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.

Sosyal inceleme yapılmazsa ne olur?

CMK m.174/1’e 7593 sayılı Kanun’la eklenen (e) bendi uyarınca, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesine karar verilir.

Çocuk hakkında HAGB verilirse ne değişti?

HAGB kararı verilirse m.5/A’daki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Ayrıca mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Çocuklar için denetim süresi üç yıldır.

Tedbir kararına uymayan anne babaya ne olur?

5395 sayılı Kanun m.45/5 uyarınca, koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi, çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Karara karşı m.14 uyarınca itiraz edilebilir.

Hastaneye getirilen riskli çocuk için hangi süreç işler?

Uzman hekim tedavi ihtiyacını tespit ederse 24 saat içinde rapor düzenlenir; sağlık kurumu 24 saat içinde çocuk hâkimine başvurur; başvurudan itibaren 48 saat içinde üç uzman hekimden oluşan sağlık kurulu raporu mahkemeye sunulur ve hâkim en geç 48 saat içinde karar verir. Bu süreçte çocuğa gerekli tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır.

İlgili mevzuat
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.3 — Tanımlar (adli süreçteki çocuk)
  • 5395 sayılı Kanun m.5 — Koruyucu ve destekleyici tedbirler
  • 5395 sayılı Kanun m.5/A — Yönlendirme tedbirleri (7593/9 ile eklendi)
  • 5395 sayılı Kanun m.9 — Acil korunma kararı alınması (7593/10 ile eklenen fıkralar)
  • 5395 sayılı Kanun m.15 — Soruşturma (7593/11 ile eklenen fıkra)
  • 5395 sayılı Kanun m.23 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (7593/12 ile eklenen fıkralar)
  • 5395 sayılı Kanun m.35 — Sosyal inceleme (7593/13 ile değişik)
  • 5395 sayılı Kanun m.45 — Kurumlar ve tazyik hapsi (7593/14 ile değişik ve eklenen fıkralar)
  • 5271 sayılı CMK m.174/1-e — İddianamenin iadesi (7593/4 ile eklendi)

Bağlantılı başlıklar için iddianamenin iadesi, vesayet, çocukla kişisel ilişki ve 12. Yargı Paketi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Yönlendirme tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin yönetmelik henüz yayımlanmamış olabilir; işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aile ve boşanma hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara