İddianame Hangi Hâllerde İade Edilir? Sebepler, 15 Günlük Süre ve İtiraz (CMK m.174)

İddianame Hangi Hâllerde İade Edilir? Sebepler, 15 Günlük Süre ve İtiraz (CMK m.174)
Kısaca
  • İade sebepleri sınırlı sayıdadır (CMK m.174/1). Bu sebepler dışında iddianame iade edilemez.
  • Süre 15 gündür ve kesindir: bu süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (m.174/3).
  • Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (m.174/2); nitelendirme savcıya aittir ve mahkeme de onunla bağlı değildir.
  • 7593 sayılı Kanun (08.08.2026) yeni bir bent ekledi: on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame iade edilir — (e) bendi.
  • Savcı iade üzerine eksiklikleri tamamlayıp yeniden iddianame düzenler; ilk kararda belirtilmeyen sebeplerle ikinci kez iade yapılamaz (m.174/4).
  • Buna karşılık, kesinleşen iade kararının gerekleri yerine getirilmeden aynı iddianame yeniden sunulursa, aynı sebeple ikinci iade hukuka uygundur.
  • İade kararına karşı yalnız Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir (m.174/5); itiraz merciinin kararı kesindir.

Kısa cevap: İddianamenin iade sebepleri sınırlı sayıdadır ve süre 15 gündür; bu süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır (CMK m.174/3). Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez (m.174/2); 7593 sayılı Kanun on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesini yeni bir bent olarak ekledi.

İddianamenin iadesi, kamu davasının açılmasından önceki son süzgeçtir. Amacı davayı geciktirmek değil, tek oturumda bitebilecek bir dava hazırlamaktır.

Uygulamada asıl tartışma, mahkemelerin bu yetkiyi kanunda sayılmayan gerekçelerle kullanıp kullanamayacağı üzerinedir.

İade sebepleri: sınırlı sayı

CMK m.174/1: Mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle iade kararı verir.

Bentİade sebebiKaynak
am.170’e aykırı olarak düzenlenen iddianame5353 (2005)
bSuçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen7188 (2019) ile değişik
cÖnödeme, uzlaştırma ya da seri muhakeme usulüne tabi olduğu dosyadan açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmaksızın düzenlenen7188 (2019) ile değişik
dSoruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen7188 (2019) ile eklendi
eOn beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen7593 (08.08.2026) ile eklendi

(b) bendindeki ölçüt 2019’da yumuşamıştır: eski metin “suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan” delil derken, yeni metin “suçun sübûtuna doğrudan etki edecek” demektedir.

Yeni bent (e): çocuklar ve sosyal inceleme

2026 tarihli değişiklik, iade kurumunu çocuk koruma mevzuatına bağlamıştır. Dayanağı Çocuk Koruma Kanunu’ndadır.

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.35/3 (7593/13 ile değişik): “Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.”

Çocuğun yaşıSosyal incelemeYaptırılmazsa
15 yaşını doldurmamışZorunluİddianame iade edilir (CMK m.174/1-e)
15 yaşını doldurmuşTakdire bağlıGerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir

Ayrıca 5395 m.35/2 uyarınca derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir.

Neden iade edilemez?

CMK m.174/2: “Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.”

Bunun gerekçesi m.170/2‘dedir: toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler. Yani dava açmak savcı için bir zorunluluktur ve suçun hukukî nitelendirilmesi de ona aittir. Mahkeme iddianamedeki eylem ve şüpheli ile bağlıdır, ancak sevk maddeleriyle bağlı değildir; nitelendirmeyi yargılama sonunda kendisi yapar.

Uygulamada iade sebebi sayılmayan gerekçeler
Sevk maddelerinin yanlış veya eksik gösterilmesi
Eylemin başka bir suça uyduğu ve o suçun uzlaştırmaya tabi olduğu değerlendirmesi
Şüphelilerin ayrı ayrı dava konusu yapılması gerektiği düşüncesi
İddianamede geçen eylem dışında başka bir eylemin de dava konusu yapılması gerektiği düşüncesi

Son iki hâlde mahkemenin yapabileceği şey bellidir: dava konusu edilmesi gerektiğini düşündüğü hususu ayrıca ihbara konu yapmaktır.

On beş günlük süre kesindir

CMK m.174/3: “En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır.”

Süre, iddianamenin ve soruşturma evrakının mahkemeye verildiği tarihten işlemeye başlar. Bu süre kesin bir süredir; geçtikten sonra verilen iade kararı hukuka aykırıdır ve itiraz üzerine kaldırılması gerekir.

İade sonrası: savcının iki yolu

Yolİçerik
1 — Eksikliği giderip yeniden düzenlemekSavcı, kararda gösterilen eksiklikleri tamamlar, hatalı noktaları düzeltir ve KYO gerektiren bir durum yoksa yeniden iddianame düzenler. Bundan sonra mahkeme ilk kararda belirtilmeyen sebeplerle yeniden iade edemez (m.174/4).
2 — İtiraz etmekİade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir (m.174/5). İtiraz merciinin kararı kesindir ve hem savcıyı hem mahkemeyi bağlar.

Madalyonun diğer yüzü. İade kararı kesinleşmişse savcılık için bağlayıcıdır ve gereklerini yerine getirme yükümlülüğü doğar. Eksiklikler giderilmeden ve yeni bir delil de ikame edilmeden aynı eylem nedeniyle ikinci kez düzenlenen iddianamenin aynı sebeple iadesi hukuka uygundur.

İadenin en önemli sonucu, kovuşturma evresine geçilmesine engel oluşudur. Savcı, iadeden sonra yürüteceği soruşturmada yeni deliller elde edebilir, başka şüphelilere yer verebilir; hatta ulaştığı bilgilere göre kovuşturmaya yer olmadığına da karar verebilir.

Ne yapmalı?

  1. İade gerekçesini bentle eşleştirin. Karar, m.174/1’in hangi bendine dayanıyor? Bentlerden birine oturmuyorsa iade hukuka aykırıdır.
  2. Tarihleri hesaplayın. İddianame ve soruşturma evrakı mahkemeye ne zaman verildi, iade kararı hangi tarihte? 15 gün aşılmışsa iddianame kabul edilmiş sayılır.
  3. Nitelendirme itirazını ayırt edin. Gerekçe “eylem aslında şu suçu oluşturur” biçimindeyse bu bir hukukî nitelendirme itirazıdır ve m.174/2 gereği iade sebebi olamaz.
  4. Delil ölçütünü kontrol edin. (b) bendi “doğrudan etki edecek mevcut bir delil” arar; henüz mevcut olmayan bir delil için iade yapılamaz.
  5. Çocuk dosyalarında sosyal incelemeye bakın. Şüpheli 15 yaşını doldurmamışsa sosyal inceleme zorunludur; yoksa iddianame (e) bendi uyarınca iade edilir.
  6. İkinci iadede sebep karşılaştırması yapın. Yeni iade kararı, ilk kararda belirtilmeyen bir sebebe mi dayanıyor? Öyleyse m.174/4’e aykırıdır.
  7. İtiraz merciinin kararına dikkat edin. Bu karar kesindir; hukuka aykırılık varsa geriye kalan yol kanun yararına bozmadır.
Yargıtay uygulaması
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2020/18436, K.2020/14749, 03.11.2020 Kanunda sayılmayan gerekçeyle iade olmaz. Beş şüpheli hakkında hakaret suçundan tek iddianame düzenlenmiş; mahkeme “şüpheliler arasında fikir ve eylem birliği olmadığı, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmayan soruşturmaların birlikte yürütülüp tek dosya üzerinden dava açıldığı” gerekçesiyle iadeye karar vermiş, savcının itirazı ağır ceza mahkemesince reddedilmişti. Daire önce kurumun amacını tarif etti: iade ile “kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin bir nevi süzgeçten geçirilip filtrelenerek yargının faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi, lekelenmeme hakkının korunması” amaçlanır. Ardından sınırı çizdi: “CMK’nın 174. maddesinde iddianamenin iadesi sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir. Bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir.” Somut olayda şüpheliler arasında hukuki ve fiilî irtibat bulunduğu ve ileri sürülen gerekçenin m.170/3 ile m.174/1’de sayılan sebepler arasında yer almadığı saptanarak, iade kararı ile itirazın reddi kararı hukuka aykırı bulundu ve kanun yararına bozuldu.
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E.2021/16595, K.2021/21265, 13.12.2021 “Aslında şu suç oluşur” gerekçesi iade sebebi değildir. Şüpheliler hakkında TCK m.142/2-b uyarınca nitelikli hırsızlıktan iddianame düzenlenmiş; mahkeme, eylemin uzlaştırmaya tabi olan m.141/1 kapsamındaki basit hırsızlığı oluşturduğunu ve uzlaştırma yapılmadan iddianame düzenlendiğini belirterek iadeye karar vermiş, itiraz da reddedilmişti. Daire, m.170/2 uyarınca savcının dava açmasının zorunlu olduğunu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin savcıya ait bulunduğunu, mahkemenin de “hukuki nitelendirme ile bağlı olmadığını” vurguladı; iddianamede gösterilen olaylarla ilgili deliller yargılama sonucuna göre değerlendirilmeliydi. İtirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz görülerek mercii kararı kanun yararına bozuldu.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2022/15037, K.2022/25872, 21.12.2022 On beşinci günden sonra iade yok. Somut olayda iddianamenin, CMK m.174/1’de öngörülen on beş günlük yasal süreden sonra iade edildiği saptandı. Daire kuralı doğrudan uyguladı: m.174/3 uyarınca iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş günlük süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Bu husus gözetilmeden, iade kararına karşı savcının yaptığı itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz bulundu ve mercii kararı oybirliğiyle kanun yararına bozuldu.
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E.2020/5021, K.2020/4895, 24.09.2020 Kesinleşen iade kararının gerekleri yerine getirilmelidir. Asliye ceza mahkemesi, şüphelinin savunması alınmadan düzenlendiği gerekçesiyle iddianameyi m.174/1-a ve (b) uyarınca iade etmiş; bu karara itiraz edilmediği için karar kesinleşmişti. Savcılık, eksikliği gidermeden — dosyaya yalnız bir Yargıtay ilamı ekleyerek — aynı eylemden yeniden iddianame düzenleyince mahkeme ikinci kez iadeye karar vermiş, itiraz da reddedilmişti. Daire, m.174’ün sistematiğini açıkladı: savcının önünde iki yol vardır — eksiklikleri giderip yeniden iddianame düzenlemek ya da itiraz etmek; eksiklikler giderildikten sonra “artık mahkeme yeni ve başka sebeplere dayanarak yeniden iade edemez”; itiraz merciinin kararı ise kesin olup hem savcıyı hem mahkemeyi bağlar. Ayrıca “İddianameyi iade için öngörülen süre, kesin bir süredir.” ve iade kararı, kesinleşmiş olmak koşuluyla savcılığı bağlayıcıdır. Somut olayda kesinleşen kararın bağlayıcı gerekleri yerine getirilmeden ve yeni bir delil de ikame edilmeden ikinci kez düzenlenen iddianamenin aynı sebeple iadesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak kanun yararına bozma istemi oybirliğiyle reddedildi.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. İddianamenin iadesi, kamu davasının açılmasından önce mahkemeye tanınan sınırlı bir denetim yetkisidir. Madde gerekçesi kurumun amacını şöyle açıklar: mahkeme, kamu davasının açılması için delillerin yeterli şüpheyi ortaya koymasına karşın iddianamede fazla önemli olmayan noksanlıklar saptarsa — şüphelinin açık kimliğinin belirtilmemesi, uygulanması gereken kanun maddesinin gösterilmemesi, bütün delillerin mahkemeye verilmemiş olması gibi — iddianameyi tamamlaması için Cumhuriyet savcılığına geri verir; “Amaç, davanın bir duruşmada sonuçlanmasını sağlayacak alt yapıyı oluşturmaktır.” Yargıtay bu amacı genişleterek dört başlıkta özetlemiştir: yargı faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılama, gereksiz davaların önlenmesi ve lekelenmeme hakkının korunması. Kurumun sınırı ise nettir: iade sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir ve bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir. Bugün m.174/1‘de beş bent vardır. (a) bendi m.170’e aykırılığı kapsar; m.170/3’te iddianamede gösterilmesi gereken hususlar — şüphelinin kimliği, müdafii, mağdurun kimliği, yüklenen suç ve uygulanacak kanun maddeleri, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun delilleri, tutukluluk bilgileri — sayılmıştır; m.170/4 uyarınca yüklenen suçu oluşturan olaylar mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır ve ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmez; m.170/5 uyarınca sonuç kısmında şüphelinin lehine olan hususlar da ileri sürülür. (b) bendi 7188 sayılı Kanun’la (17.10.2019) yumuşatılmıştır: eski metin “suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan” delilden söz ederken, yürürlükteki metin “suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil” demektedir. (c) bendi aynı Kanun’la genişletilmiş ve seri muhakeme usulü de kapsama alınmıştır. (d) bendi yine 7188 ile eklenmiş olup izne veya talebe bağlı suçlarda izin veya talep bulunmadan dava açılmasını iade sebebi saymıştır. En yeni ekleme (e) bendidir: 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle, on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame iade sebepleri arasına alınmıştır. Bu bendin dayanağı, aynı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.35/3‘tür: “Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.” Böylece çocuk dosyalarında sosyal inceleme, on beş yaş altında mutlak bir usul şartına dönüşmüş; on beş yaş üstünde ise gerekçe gösterme yükümlülüğüne bağlanmıştır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. Yasak alan ise m.174/2‘dedir: suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. Bunun temeli m.170/2‘dir: toplanan deliller yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı bir iddianame düzenler — yani dava açmak zorunludur — ve nitelendirme de savcıya aittir. Yargıtay uygulamasında bu kuraldan üç sonuç çıkar. Birincisi, mahkeme iddianamedeki eylem ve şüpheli ile bağlıdır, fakat sevk maddelerinin yanlış veya eksik gösterilmesi sebebiyle iade kararı veremez. İkincisi, mahkeme hukukî nitelendirme ile bağlı değildir; eylemin başka bir suça uyduğu kanaatindeyse bunu yargılama sonunda uygular — örneğin nitelikli hırsızlıktan açılan davada eylemin uzlaştırmaya tabi basit hırsızlık olduğu düşüncesi iade sebebi yapılamaz. Üçüncüsü, dava konusu edilmesi gerektiği düşünülen başka bir eylem varsa mahkemenin yolu iade değil, ihbardır. Aynı mantıkla, şüphelilerin ayrı ayrı dava konusu yapılması gerektiği yolundaki değerlendirme de sayılan sebepler arasında olmadığından iade gerekçesi olamaz. Süre bakımından kural katıdır: iddianame ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün; bu süre kesindir ve süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. Süre geçtikten sonra verilen iade kararına karşı yapılan itirazın reddedilmesi kanun yararına bozma sebebi sayılmıştır. İade sonrası süreç m.174/4 ve 5‘te düzenlenir ve savcının önünde iki yol vardır. İlki, kararda gösterilen eksiklikleri tamamlayıp hatalı noktaları düzelttikten sonra — kovuşturmaya yer olmadığı kararı gerektiren bir durum yoksa — yeniden iddianame düzenlemektir; bu yapıldıktan sonra mahkeme ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanarak yeniden iade edemez. İkincisi itiraz yoludur; itiraz merciinin kararı kesindir ve hem savcıyı hem mahkemeyi bağlar. Bu iki yolun ihmal edilmesi savcılık aleyhine sonuç doğurur: itiraz edilmeyerek kesinleşen bir iade kararı savcılık için bağlayıcıdır ve gereklerini yerine getirme yükümlülüğü doğar; eksiklik giderilmeden ve yeni bir delil de ikame edilmeden aynı eylem nedeniyle ikinci kez düzenlenen iddianamenin aynı sebeple iadesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Nihayet iadenin maddi sonucu şudur: kamu davasının açılmasına, yani kovuşturma evresine geçilmesine engel olur. Savcı, iadeden sonra yürüteceği soruşturmada yeni deliller elde edebilir, başka şüpheli ve suçlara yer verebilir; elde ettiği bilgiler ışığında kovuşturmaya yer olmadığına da karar verebilir. Bu nedenle iade kararı, dosyanın kaderini yalnız geciktiren değil, değiştirebilen bir karardır.
İddianame hangi hâllerde iade edilir?

CMK m.174/1 uyarınca; m.170’e aykırı düzenlenen, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, önödeme-uzlaştırma-seri muhakeme usulü uygulanmaksızın düzenlenen, izne veya talebe bağlı suçlarda izin ya da talep olmaksızın düzenlenen ve on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianameler iade edilir.

Bu sebepler dışında iade yapılabilir mi?

Hayır. Yargıtay’a göre iade sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir ve bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir.

Mahkeme “eylem başka bir suçu oluşturuyor” diyerek iade edebilir mi?

Edemez. CMK m.174/2 uyarınca suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. Nitelendirme savcıya aittir; mahkeme de nitelendirmeyle bağlı olmayıp değerlendirmesini yargılama sonunda yapar.

İade süresi ne kadar?

İddianamenin ve soruşturma evrakının mahkemeye verildiği tarihten itibaren on beş gündür. Bu süre kesindir; süre sonunda iade edilmeyen iddianame CMK m.174/3 uyarınca kabul edilmiş sayılır.

Çocuklarla ilgili yeni kural nedir?

7593 sayılı Kanun’la CMK m.174/1’e (e) bendi eklenmiştir: on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianame iade edilir. 5395 sayılı Kanun m.35/3 uyarınca bu yaş grubunda sosyal inceleme zorunludur; on beş yaşını doldurmuş çocukta yaptırılmazsa gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.

İade kararına kim itiraz edebilir?

CMK m.174/5 uyarınca iade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir. İtiraz merciinin kararı kesindir ve hem savcıyı hem mahkemeyi bağlar.

Savcı eksiklikleri giderirse yeniden iade edilebilir mi?

CMK m.174/4 uyarınca ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. Ancak kesinleşen iade kararının gerekleri yerine getirilmeden aynı iddianame yeniden sunulursa, aynı sebeple ikinci iade hukuka uygundur.

Şüphelinin ifadesi alınmadan dava açılabilir mi?

Kural olarak iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olması sayılmamıştır. Buna karşılık savunmanın suçun sübûtuna doğrudan etki edecek bir delil niteliği taşıdığı dosyalarda mahkemeler (b) bendine dayanarak iade kararı verebilmekte ve Yargıtay bu değerlendirmeyi somut olaya göre denetlemektedir.

İade edilince dosya ne olur?

İade, kovuşturma evresine geçilmesine engel olur. Savcı eksiklikleri giderip yeniden iddianame düzenleyebileceği gibi, yapacağı soruşturmada yeni deliller elde edebilir, başka şüphelilere yer verebilir veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir.

İlgili mevzuat
  • 5271 sayılı CMK m.174 — İddianamenin iadesi (7188/20 ve 7593/4 ile değişik)
  • 5271 sayılı CMK m.170 — Kamu davasını açma görevi ve iddianamenin unsurları
  • 5271 sayılı CMK m.175 — İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı
  • 5271 sayılı CMK m.309 — Kanun yararına bozma
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.35 — Sosyal inceleme (7593/13 ile değişik)
  • 7188 sayılı Kanun m.20 — (b), (c) bentlerinin değiştirilmesi ve (d) bendinin eklenmesi (17.10.2019)
  • 7593 sayılı Kanun m.4 — (e) bendinin eklenmesi (08.08.2026)

Bağlantılı başlıklar için kaçak sanık, arama ve el koyma ve kamu davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Telefon Hangi Suçlarda Dinlenebilir? İletişimin Denetlenmesi, Katalog Suçlar ve Tesadüfi Delil

İçindekilerŞartlar ve yetkiSürelerMutlak sınır: tanıklıktan çekinebilecek kişilerKatalog: hangi suçlarda dinleme yapılabilir?Tesadüfi delil kuralıKayıtların yok edilmesi ve bilgilendirmeNe yapmalı?…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Havaya Ateş Etmenin Cezası Nedir? Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması (TCK m.170)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.170, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından…

09.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

İşkence Suçu Nedir? Gözaltında Darp Ne Zaman İşkence Sayılır? (TCK m.94)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.94’e göre bir kişiye karşı insan onuruyla…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Bankacılık Zimmeti Nedir? Banka Çalışanının Müşteri Parasını Kullanması (5411 m.160)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.160/1’e göre görevi nedeniyle…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

İftira Suçu Cezası TCK 267

İçindekilerİftira Suçu: Kişilik Haklarına Saldırı ve Adaletin Yanıltılmasıİftira Suçu: Türk Ceza Kanunu’ndaki Tanımı ve Unsurlarıİftira Suçunun İşlenme Yöntemleri:…

08.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

TCK 51: Hapis Cezasının Ertelenmesi

İçindekilerTCK 51: Şartları, Sonuçları ve Uygulaması (TCK 51/3 ve 51/7 Dahil)TCK 51 Hapis Cezasının Ertelenmesi Madde MetniHapis Cezasının…

02.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara