Cinsel Taciz Suçunun Cezası Nedir? Temas Varsa Sarkıntılık, Yoksa Taciz (TCK m.105)

- TCK m.105/1: cinsel amaçlı taciz — üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası; mağdur çocuksa altı aydan üç yıla.
- Suç şikâyete bağlıdır; süre fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
- Ayrım çizgisi bedensel temastır: temas yoksa cinsel taciz, varsa sarkıntılık ya da cinsel saldırı.
- m.105/2‘deki nitelikli hâllerde ceza yarı oranında artırılır ve suç resen soruşturulur.
- Mesaj, e-posta ve sosyal medya yoluyla taciz m.105/2-d kapsamındadır.
- Mağdur bu nedenle işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz.
- Aynı işyerinde çalışmak tek başına yetmez; hizmet ilişkisi için failin işe alma, işten çıkarma ya da ücret belirleme gücü aranır.
Kısa cevap: TCK m.105/1’e göre cinsel amaçlı tacizin cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve suç şikâyete bağlıdır; süre fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Ayrım çizgisi bedensel temastır: temas yoksa cinsel taciz, varsa sarkıntılık ya da cinsel saldırı; mesaj, e-posta ve sosyal medya yoluyla taciz m.105/2-d kapsamındadır.
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda kanun, davranışın ağırlığına göre üç kademeli bir sistem kurar. Aynı olay, tek bir ayrıntıya bağlı olarak üç aylık bir cezayla da, on yıllık bir cezayla da sonuçlanabilir.
O ayrıntı çoğu zaman şudur: vücuda temas edildi mi?
Üç kademe
| Davranış | Suç | Ceza |
|---|---|---|
| Temas yok: söz, mesaj, teşhir, ısrarlı takip | Cinsel taciz (m.105) | 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası |
| Temas var, ani ve kesintili | Sarkıntılık (m.102/1 son cümle) | 2 – 5 yıl hapis |
| Temas var, süreklilik gösteriyor | Basit cinsel saldırı (m.102/1) | 5 – 10 yıl hapis |
| Vücuda organ veya sair cisim sokma | Nitelikli cinsel saldırı (m.102/2) | 12 yıldan az olmamak üzere hapis |
Mağdur on sekiz yaşından küçükse aynı davranışlar çocuğun cinsel istismarı (m.103) kapsamında değerlendirilir ve cezalar belirgin biçimde ağırlaşır.
765 sayılı mülga TCK döneminde “sarkıntılık” için bedensel temas şart değildi; laf atmanın sırnaşıkça bir hâl alması da bu kapsamdaydı. 5237 sayılı TCK‘da sarkıntılık m.102 ve 103’e taşındığından bedensel temas zorunlu hâle gelmiştir. Temas içermeyen cinsel organ gösterme, öpücük atma ve laf atma gibi davranışlar artık m.105 cinsel taciz kapsamındadır.
“Cinsel amaç” şartı
Suçun oluşması için davranışın cinsel amaçla yapılmış olması gerekir. Failin cinsel arzularını tatmin etmiş olması aranmaz; ancak fiil, cinsel yönden mağduru rahatsız edici bir boyuta ulaşmalıdır.
Bu nedenle içerik itibarıyla cinsel mahiyet taşımayan ısrarlı davranışlar başka bir suça girebilir. Sürekli aranarak, mesaj gönderilerek ya da takip edilerek rahatsız edilme, cinsel içerik yoksa TCK m.123 kişilerin huzur ve sükununu bozma kapsamında değerlendirilir.
Buna karşılık iki suç arasındaki sınır her zaman net değildir; mahkemenin, mesajların içeriğini her iki suç yönünden ayrı ayrı değerlendirmesi gerekir.
Nitelikli hâller (m.105/2)
Aşağıdaki hâllerde ceza yarı oranında artırılır ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar:
- a) Kamu görevinin, hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak
- b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren ya da koruma-bakım-gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından
- c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanarak
- d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanarak
- e) Teşhir suretiyle
Fiil nedeniyle mağdur işi bırakmak, okuldan ya da ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
“Hizmet ilişkisi” ile “aynı işyerinde çalışmak” farklı bentlerde düzenlenmiştir ve karıştırılmamalıdır. Hizmet ilişkisinden söz edilebilmesi için failin, mağdur üzerinde işe alma, işten çıkarma ve ücret gibi sosyal hakları belirleme yetkisinden doğan bir nüfuzu bulunmalıdır. Sadece aynı yerde çalışıyor olmak bu bendi değil, (c) bendini gündeme getirir.
Delil: dosyayı ne kurtarır?
Cinsel taciz dosyalarının çoğu, olayın tanıksız yaşandığı ortamlarda geçer. Uygulamada belirleyici olan deliller şunlardır:
- Mesaj, e-posta ve sosyal medya kayıtları — silinmeden, ekran görüntüsü ve mümkünse cihazın kendisiyle birlikte sunulmalı
- Çağrı kayıtları — operatörden HTS kaydı istenebilir
- Kamera görüntüleri — işyeri ve çevre kayıtları hızla silinir, derhâl talep edilmeli
- Tanık beyanları — olayı doğrudan görmemiş olsa bile mağdurun anlatımını ilk duyan kişiler önemlidir
- Kurum içi yazışmalar — insan kaynaklarına yapılan bildirim, tutanak, disiplin dosyası
İş hukuku boyutu
İşyerinde cinsel taciz, ceza hukukundan bağımsız sonuçlar doğurur. 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-b ve d uyarınca işçi, işveren ya da başka bir işçi tarafından cinsel tacize uğradığında ve işveren gerekli önlemi almadığında haklı nedenle derhâl fesih hakkını kullanabilir ve kıdem tazminatına hak kazanır.
İşveren bakımından ise m.25/II-c aynı fiili haklı fesih sebebi sayar. Ayrıca TBK m.417 uyarınca işverenin işçinin kişiliğini koruma ve psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları için gerekli önlemleri alma yükümlülüğü vardır.
Ne yapmalı?
- Kayıtları silmeyin; mesajları ve çağrıları tarih sırasıyla dışa aktarın.
- Olayı yazılı olarak kuruma bildirin; tarihli bir bildirim sonradan en güçlü belgedir.
- Tanık olabilecek kişilerin adını ve iletişim bilgilerini not edin.
- Kamera kaydı varsa ilk gün muhafaza talebinde bulunun.
- Altı aylık şikâyet süresini takvime işleyin; nitelikli hâllerde süre işlemez ama beklemenin delil kaybı riski vardır.
- Tehdit ya da şantaj da varsa bunları ayrı suçlar olarak dilekçede belirtin.
- Aile içi ilişkiden kaynaklanıyorsa 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep edin.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2019/45, K.2020/62, 06.02.2020 Temas yoksa cinsel taciz, varsa sarkıntılık. Kurul, iki kanun dönemi arasındaki farkı ortaya koyar: 765 sayılı TCK döneminde sarkıntılık için bedensel temas şart değildi; “söz atmanın sırnaşıkça bir hâl alması veya bedensel temas içermeyen el kol hareketi yapma, cinsel organ gösterme, öpücük atma gibi davranışlarda” da bu suç oluşabiliyordu. 5237 sayılı TCK‘da ise sarkıntılık m.102 ve 103’te düzenlendiğinden “bedensel temasla işlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.” Bunun doğrudan sonucu şudur: “Bedensel temas içermeyen cinsel organ gösterme, öpücük ve laf atma gibi davranışlar 5237 sayılı TCK’nın 105. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturacaktır.” Kurul, bu yönüyle yeni kanundaki sarkıntılığın eskisinden ayrıldığını vurgular.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2019/221, K.2020/312, 23.06.2020 Sarkıntılık: ani ve kesintili; tekrarlanması onu cinsel saldırıya çevirmez. Kurul sarkıntılığı tanımlar: “cinsel arzuları tatmin amacıyla işlenen, vücut dokunulmazlığını ihlal eden, basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı yoğunluğuna ulaşmayan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili davranış veya davranışlar.” Buna karşılık “birbirini takiben yapılıp mağdurun vücudunun bir çok değişik bölgesine dokunma eylemleri ani ve kesintili sayılamaz.” Önemli bir usul kuralı da eklenir: sarkıntılık eylemlerinin TCK m.43 uyarınca zincirleme biçimde işlenmesi “fiile devamlılık kazandırmaz ve zincirleme biçimde sarkıntılık suçunu basit cinsel saldırı veya çocuğun basit cinsel istismarı suçlarına dönüştürmez.” Kurul somut örnekler de verir: kalçaya dokunup kaçmak ya da cinsel amaçla yanaktan öpmek sarkıntılık; öpüp ardından vücudu okşamak ve kucağa oturtmak basit cinsel saldırıdır.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2016/16512, K.2020/11371, 13.10.2020 Aynı işyerinde çalışmak “hizmet ilişkisi” demek değildir. Yerel mahkeme, aynı işyerinde çalışan sanık hakkında hizmet ilişkisinden kaynaklanan nüfuzun kötüye kullanılması gerekçesiyle m.105/2‘yi uygulamıştı. Daire bu nitelendirmeyi kabul etmedi ve kavramın içeriğini tanımladı: hizmet ilişkisinden söz edilebilmesi için failin “yazılı veya sözlü bir hizmet akdine dayanarak mağdure üzerinde işe alma, işten çıkarma ve ücret gibi sosyal haklarını belirleme yetkisine haiz olmanın vermiş olduğu söz geçirebilmeden kaynaklanan nüfuzunun bulunması” gerekir. Somut olayda taraflar arasında böyle bir ilişki bulunmadığından m.105/2‘nin uygulanması fazla ceza tayini sayıldı ve hüküm bozuldu. Kararda ayrıca temel cezanın TCK m.61/6 uyarınca yıl hesabı üzerinden belirlenmesi gerektiği ve alt sınırdan hüküm kurulduğu belirtilmesine rağmen alt sınırdan uzaklaşılmasının çelişki yarattığı saptandı.
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E.2019/8781, K.2020/4573, 18.02.2020 Mesajlar iki suç yönünden birden değerlendirilmelidir. Sanık, katılana tanışma isteğine yönelik mesajlar göndermiş; yerel mahkeme eylemi TCK m.123 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu olarak nitelendirerek mahkûmiyet kurmuştu. Daire, mesajların “TCK’nın 105/1. maddesinde düzenlenen cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeden, yetersiz gerekçeyle” huzur ve sükunu bozma suçundan hüküm kurulmasını kanuna aykırı buldu ve hükmü bozdu. Karar, iki suç arasındaki sınırın mesaj içeriğinin cinsel mahiyet taşıyıp taşımadığına göre çizildiğini ve bu değerlendirmenin gerekçede açıkça yapılması gerektiğini göstermektedir.
Mesajla taciz suç mudur?
Mesajın içeriği cinsel mahiyet taşıyorsa evet ve bu, TCK m.105/2-d kapsamında nitelikli hâl sayılarak ceza yarı oranında artırılır. Elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma, kanunda ayrıca ağırlaştırıcı sebep olarak düzenlenmiştir. İçerik cinsel değilse ancak ısrarlı biçimde rahatsızlık veriyorsa eylem TCK m.123 kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturabilir. Uygulamada mahkemenin mesajları her iki suç yönünden ayrı ayrı değerlendirmesi gerekir; bu yapılmadan kurulan hüküm bozulmaktadır.
Şikâyet süresi kaç gün?
TCK m.105/1’deki temel hâl şikâyete bağlıdır ve süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır. Süre geçtikten sonra soruşturma yürütülemez. Buna karşılık m.105/2’de sayılan nitelikli hâllerden biri varsa suç resen soruşturulur ve altı aylık süre işlemez. Yine de beklemek delil kaybına yol açar: mesajlar silinebilir, kamera kayıtları üzerine yazılır ve tanıkların hatırladıkları zayıflar. Bu nedenle şikâyetin erken yapılması pratikte belirleyicidir.
Cinsel taciz ile sarkıntılık arasındaki fark nedir?
Belirleyici olan bedensel temastır. Vücuda temas edilmemişse eylem cinsel taciz kapsamındadır ve ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Temas varsa ve davranış ani, kesintili ve yoğunluğu düşükse sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı söz konusu olur; bu suçun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir. Temas süreklilik gösteriyor ve belirli bir yoğunluğa ulaşıyorsa basit cinsel saldırı gündeme gelir ve ceza beş yıldan on yıla kadar çıkar.
İşyerinde tacize uğradım, işten ayrılırsam tazminat alabilir miyim?
Alabilirsiniz. 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II, işverenin ya da başka bir işçinin cinsel tacizi hâlinde işçiye haklı nedenle derhâl fesih hakkı tanır; bu durumda kıdem tazminatı ödenir. Başka bir işçinin tacizinde ise işverene durumun bildirilmiş olması ve gerekli önlemin alınmamış olması aranır. Bu nedenle bildirimin yazılı yapılması ve kayıt altına alınması önemlidir. Ayrıca TBK m.417 uyarınca işverenin koruma yükümlülüğüne dayalı olarak maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.
Aynı işyerinde çalışıyoruz, ceza artar mı?
Evet, ancak doğru bentten. Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanılması TCK m.105/2-c kapsamındadır ve cezayı yarı oranında artırır. Buna karşılık m.105/2-a’daki “hizmet ilişkisi” için daha fazlası aranır: failin mağdur üzerinde işe alma, işten çıkarma veya ücret gibi sosyal hakları belirleme yetkisinden doğan bir nüfuzu bulunmalıdır. Aralarında böyle bir ast-üst ilişkisi olmayan iki çalışan bakımından hizmet ilişkisi bendinin uygulanması, fazla ceza tayini sayılarak bozma sebebi olmaktadır.
Tanık yoksa dosya düşer mi?
Düşmesi gerekmez. Bu tür olaylar genellikle tanıksız ortamlarda yaşandığından mağdur beyanı temel delil sayılır ve dosyadaki diğer verilerle desteklendiğinde hükme esas alınabilir. Destekleyici delil olarak mesaj ve çağrı kayıtları, kamera görüntüleri, kurum içi bildirim ve tutanaklar, olayı ilk duyan kişilerin beyanları ile mağdurun davranış değişikliğine ilişkin gözlemler kullanılır. Beyanın tutarlı, ayrıntılı ve zaman içinde değişmemiş olması değerlendirmede belirleyici olur.
Cinsel taciz uzlaştırmaya tabi mi?
Hayır. CMK m.253’te cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur; cinsel taciz de bu kapsamdadır. Dolayısıyla taraflar anlaşsa dahi dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmez. Buna karşılık temel hâl şikâyete bağlı olduğundan, mağdurun şikâyetten vazgeçmesi sanığın kabulüyle davanın düşmesini sağlar. Nitelikli hâllerde ise vazgeçmenin davayı düşürme etkisi yoktur; yalnızca cezanın belirlenmesinde takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir.
Manevi tazminat isteyebilir miyim?
Evet. Cinsel taciz kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan, ceza davasından bağımsız olarak TBK m.58 uyarınca manevi tazminat davası açılabilir. Dava, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde açılır; fiil aynı zamanda suç oluşturduğundan daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Miktar belirlenirken olayın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile mağdurun uğradığı elem ve üzüntü birlikte gözetilir. İşyeri olaylarında talep ayrıca işverene de yöneltilebilir.
- 5237 sayılı TCK m.105 — Cinsel taciz
- 5237 sayılı TCK m.102 — Cinsel saldırı ve sarkıntılık
- 5237 sayılı TCK m.103 — Çocukların cinsel istismarı
- 5237 sayılı TCK m.123 — Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- 5237 sayılı TCK m.43 — Zincirleme suç
- 5237 sayılı TCK m.61 — Cezanın belirlenmesi
- 5271 sayılı CMK m.253 — Uzlaştırma kapsamı dışındaki suçlar
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24, 25 — Haklı nedenle derhâl fesih
- 6098 sayılı TBK m.58, 417 — Manevi tazminat ve işçinin kişiliğinin korunması
- 6284 sayılı Kanun — Koruyucu ve önleyici tedbirler
Bağlantılı başlıklar için kişilerin huzur ve sükununu bozma, şantaj suçu, mobbing ve uzaklaştırma kararı yazılarımıza; işten ayrılma sonuçları için haklı nedenle fesih yazımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.