İşyerinde Cinsel Taciz ve Fesih: İşçinin ve İşverenin Hakları

legapro kapak 15882 LegaPro Hukuk İşyerinde Cinsel Taciz ve Fesih: İşçinin ve İşverenin Hakları
Kısaca
  • İşverenin veya işveren vekilinin cinsel tacizi, işçiye İş K. m.24/II-b uyarınca derhâl fesih hakkı verir; işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
  • Taciz başka bir işçiden ya da müşteriden gelse bile işverenin gözetim borcu devam eder.
  • İşçi durumu işverene bildirmeli ve önlem istemelidir; ancak olay biliniyorsa veya bilinebilecek durumdaysa ayrıca bildirime gerek yoktur.
  • Bildirim yazılı olmak zorunda değildir; sözlü başvuru da işvereni yükümlülükten kurtarmaz.
  • Alınan önlem olayın tekrarını engellemeye elverişli olmalıdır; yetersiz önlem de haklı fesih sebebidir.
  • Tacizin salt görgü tanığıyla ispatı aranmaz; olayın niteliği gereği dolaylı deliller değerlendirilir.
  • İşveren yönünden ise tacizde bulunan işçinin sözleşmesi İş K. m.25/II-c uyarınca tazminatsız feshedilebilir — ama somut delil şarttır.

İşyerinde cinsel taciz, iş hukukunun hem işçi hem işveren tarafını aynı anda ilgilendiren nadir konularından biridir. Aynı olay, birine derhâl fesih hakkı verirken diğerine tazminatsız çıkarma imkânı tanıyabilir.

Belirleyici olan, olayın kimden geldiği ve işverenin ne yaptığıdır.

İşçinin haklı fesih hakkı

4857 sayılı İş Kanunu m.24/II-b, işverenin işçiye ya da aile üyelerinden birine karşı cinsel tacizde bulunması hâlinde işçiye sözleşmeyi derhâl feshetme hakkı tanır. Aynı bendin kapsamına işveren vekilinin bu tür davranışları da girer.

m.24/II-d ise farklı bir hâli düzenler: işçinin başka bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması.

Tacizi yapanDayanakEk şart
İşverenm.24/II-bYok — doğrudan fesih hakkı
İşveren vekilim.24/II-bYok
Diğer işçim.24/II-dBildirim + önlem alınmaması
Müşteri / üçüncü kişim.24/II-dBildirim + önlem alınmaması

İşverenin gözetim borcu

İşyeri, işverenin hâkimiyet alanını oluşturur. Bu nedenle işverenin işçiyi gözetim borcu, cinsel içerikli saldırı kimden gelirse gelsin işçiyi korumayı gerektirir.

Bu borç 6098 sayılı TBK m.417‘de açıkça yazılıdır: “İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük ilkelerine uygun bir düzeni sağlamakla, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacizlere uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.”

İşverene yazılı bir başvuru yapılmamış olması, önlem alma yükümlülüğünü tek başına ortadan kaldırmaz. Olay işyerinde biliniyorsa veya bilinebilecek durumdaysa, işçinin ayrıca bildirim yapmasına gerek yoktur.

Önlem yeterli mi?

İşverenin aldığı önlem, işçinin maruz kaldığı olayın tekrarlanmasını engellemeye yönelik olmalıdır. Bu yönde önlemin yetersiz kalması da işçiye haklı fesih imkânı verir. Madde gerekçesinde, tacizin ağırlığına göre tacizcinin işine son verilmesi de işverence alınması gereken önlemler arasında sayılmıştır.

Uygulamada yetersiz sayılan tipik davranışlar:

  • Hiçbir disiplin soruşturması açılmaması
  • Mağdur ile failin aynı ortamda çalışmaya devam ettirilmesi
  • Kamera kayıtlarının incelenmemesi veya sunulmaması
  • Şikâyet sonrası mağdurun yerinin değiştirilmesi (failin değil)
  • Sözlü başvuruların kayda alınmaması

Süre: altı işgünü

İş K. m.26 uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerine dayanan fesih hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren altı işgünü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Taciz süregelen nitelikteyse ya da fesih, tek bir olaya değil işverenin önlem almamasına dayanıyorsa, sürenin başlangıcı ilk olay değildir. Devam eden bir durumda hak düşürücü süre işlemeye başlamaz.

Ne yapmalı?

  1. Olayı tarih, saat, yer ve içerikle yazılı olarak kayıt altına alın.
  2. İşverene yazılı başvurun; noter ihtarnamesi veya KEP en güvenlisidir.
  3. Başvuruda somut önlem talebi belirtin (görev yeri ayrılması, disiplin soruşturması).
  4. Varsa mesaj, e-posta, kamera kaydı ve tanık bilgilerini saklayın.
  5. Suç duyurusunda bulunmayı değerlendirin (TCK m.105 cinsel taciz).
  6. Önlem alınmazsa fesih bildiriminde haklı nedeni açıkça yazın.
  7. Altı işgünlük süreyi takvime işleyin; devam eden tacizde tarihleri tek tek not edin.
Yargıtay uygulaması — gözetim borcu ve ispat
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2014/23315, K.2014/33270, 25.11.2014 Önlem alınmadıysa işveren kusurludur; tanık şartı aranmaz. Muhasebeci olarak çalışan işçi, Yönetim Kurulu üyesinin oğlu olan bir başka işçinin tacizine uğramış; ceza mahkemesi TCK m.105/1 uyarınca suçu sabit görmüştü. Daire önce ilkeyi kurar: “İşyeri, işverenin hakimiyet alanını oluşturur ve işverenin işçiyi gözetim borcu, cinsel içerikli bu saldırı kimden gelirse gelsin işçiyi korumayı gerektirir.” Somut olayda eşi ve kayınpederi aracılığıyla sözlü bildirimlerin yapıldığı, davalı tanığının bile durumun işyerinde bilindiğini doğruladığı, buna rağmen fail hakkında disiplin soruşturması açıldığına dair hiçbir belge sunulmadığı, aksine mağdurun sık sık failin bulunduğu markette görevlendirildiği saptandı. Daire iki temel değerlendirme yaptı: “İşverene konuyla ilgili yazılı bir başvurunun yapılmamış olması … işverenin gerekli önlemleri alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacaktır” ve “Taciz eyleminin niteliği gereği, çoğu kez gizli ortamda, fail ve mağdur arasında yaşandığı nazara alındığında, eylemin salt görgü şahitleriyle ispatlanması gerektiğini kabul etmek mümkün değildir.” Feshin haklı olduğu, hak düşürücü sürenin de geçmediği belirtilerek kıdem tazminatı reddi bozuldu.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2017/13804, K.2019/21067, 27.11.2019 Kamera kaydı alınmadı, kolluğa haber verilmedi. İşçi işyerinde tacize uğradığını bildirmiş; ancak işveren tarafından hiçbir işlem yapılmamış, kamera kayıtları alınarak kolluk güçlerine haber verilmemişti. İşçi mesai bitiminde eşiyle birlikte polis merkezine giderek şikâyette bulunmuş, bunun üzerine tacizcinin ifadesi alınmış, ancak bu aşamada dahi işveren kendisi bir inceleme yapmamış ve kamera görüntülerini sunmamıştı. Daire, “davalı işverenin tacizi önleyecek ve sonrasında tacizcinin cezalandırılmasını sağlayacak şekilde gerekli adımları atmadığı” sonucuna vardı ve işçinin İş K. m.24/II-b uyarınca haklı nedenle feshettiğini kabul ederek kıdem tazminatının kabulü gerektiğine hükmetti; ret kararı bozuldu.
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2014/8567, K.2015/21391, 10.06.2015 İsimsiz ve imzasız dilekçe tek başına yetmez. Bu kez fesih işverenden geldi: işçinin sözleşmesi, bir işyeri çalışanına cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle İş K. m.25/II uyarınca sona erdirilmişti. Yerel mahkeme, tarihsiz, isimsiz ve imzasız el yazısı bir şikâyet dilekçesine dayanarak iddiayı gerçek kabul etmiş ve kıdem-ihbar taleplerini reddetmişti. Daire ispat yükünü hatırlattı: “İş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini işçi iddia ettiğinde, feshin haklı nedene dayandığını işveren kanıtlamak zorundadır. İspat yükümlülüğü de somut olarak ortaya konmalıdır.” Dosyada bu dilekçe dışında somut delil bulunmadığından, “salt bu soyut delil nedeni ile” talebin reddi hatalı görülerek karar bozuldu.
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E.2017/22798, K.2019/14706, 01.07.2019 İkrar varsa fesih haklıdır; savunma alınmaması sonucu değiştirmez. Temizlik görevlisinin 26.02.2014 tarihli şikâyet dilekçesi üzerine işçinin sözleşmesi m.25/II-c gereğince tazminatsız feshedilmişti. Yerel mahkeme, tanık beyanı ve kuvvetli delil bulunmadığı ve işten çıkarılmadan önce savunmasının alınmadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatını kabul etmişti. Daire bunu isabetsiz buldu: şikâyetçinin iddialarının işçinin 27.02.2014 tarihli yazılı ifadesiyle ikrar edildiği anlaşılmaktaydı. “Feshe konu olay, davacı tarafından doğrulandığından fesih sebebi yapılan cinsel taciz dosya kapsamı ile sabittir.” İşveren feshi haklı nedene dayandığından tazminat taleplerinin reddi gerektiği belirtilerek hüküm bozuldu.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. İşyerinde cinsel taciz, iş hukukunda iki yönlü sonuç doğuran bir olgudur. İşçi bakımından dayanak 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II‘dir: tacizin işverenden veya işveren vekilinden gelmesi hâlinde (b) bendi doğrudan derhâl fesih hakkı verir ve ayrıca bir bildirim ya da önlem talebi aranmaz. Tacizin başka bir işçiden ya da müşteri gibi üçüncü bir kişiden gelmesi hâlinde ise (d) bendi devreye girer ve fesih hakkı, işçinin durumu bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması koşuluna bağlanır. Yargıtay bu koşulu dar yorumlamamıştır: işyeri işverenin hâkimiyet alanı olduğundan gözetim borcu saldırı kimden gelirse gelsin işçiyi korumayı gerektirir; olay bilinmekte veya bilinebilecek durumdaysa işçinin ayrıca bildirim yapmasına gerek yoktur ve yazılı başvuru bulunmaması işvereni yükümlülükten kurtarmaz. Ayrıca alınan önlemin yeterliliği denetlenir: önlem, olayın tekrarını engellemeye elverişli olmalıdır; yetersiz kalması da haklı fesih sebebidir ve madde gerekçesinde tacizin ağırlığına göre failin işine son verilmesi de alınabilecek önlemler arasında sayılmıştır. Bu yükümlülüğün pozitif hukuktaki karşılığı 6098 sayılı TBK m.417‘dir. İspat bakımından Yargıtay, tacizin gizli ortamda ve çoğu kez yalnızca fail ile mağdur arasında gerçekleştiğini kabul ederek salt görgü tanığıyla ispat şartını reddetmiş; dolaylı delilleri, dosya bütününü ve hayatın olağan akışını değerlendirmeye elverişli saymıştır. Madalyonun diğer yüzünde işverenin fesih hakkı vardır: taciz eden işçinin sözleşmesi m.25/II-c uyarınca tazminatsız feshedilebilir. Ancak burada ispat yükü işverendedir ve somut olarak ortaya konmalıdır; tarihsiz, isimsiz ve imzasız bir şikâyet dilekçesi tek başına yeterli değildir. Buna karşılık işçinin yazılı ifadesiyle ikrarı bulunuyorsa olay sabit sayılır ve savunmanın önceden alınmamış olması feshin haklılığını ortadan kaldırmaz. Her iki yönde de fesih hakkı m.26‘daki altı işgünlük hak düşürücü süreye tabidir; ancak süregelen taciz ya da işverenin önlem almamasına dayanan fesihlerde sürenin başlangıcı tek bir olay tarihi değildir.
Tacizi işveren değil başka bir işçi yaptıysa ne yapmalıyım?

Bu hâlde İş Kanunu m.24/II-d uygulanır. Durumu işverene bildirmeniz ve gerekli önlemlerin alınmasını istemeniz gerekir; bildirim yazılı olmak zorunda değildir, sözlü başvuru da geçerlidir. İşveren makul bir önlem almazsa ya da aldığı önlem olayın tekrarını engellemeye elverişli değilse sözleşmenizi haklı nedenle feshedip kıdem tazminatı isteyebilirsiniz. Olay işyerinde zaten biliniyorsa veya bilinebilecek durumdaysa ayrıca bildirim yapmanıza da gerek yoktur.

Tanık yoksa tacizi nasıl ispatlarım?

Yargıtay, tacizin niteliği gereği çoğu kez gizli ortamda ve yalnızca fail ile mağdur arasında yaşandığını kabul ederek salt görgü tanığıyla ispat şartını aramaz. Mesajlar, e-postalar, ses kayıtları, kamera görüntüleri, işverene yapılan başvurular, doktor ya da psikolog raporları, olayı sizden duyan yakınlarınızın beyanları ve varsa ceza soruşturması dosyası birlikte değerlendirilir. Ayrıca dava açmadan önce delil tespiti yoluna gidilmesi ve kamera kayıtlarının silinmeden korunmasının istenmesi yararlıdır.

Kıdem tazminatı alabilir miyim?

Evet. İş Kanunu m.24 uyarınca yapılan haklı nedenle fesih, işçiye kıdem tazminatı hakkı verir; bir yıllık kıdem koşulunun sağlanmış olması gerekir. Buna karşılık işçi kendi feshettiği için ihbar tazminatı doğmaz. Ayrıca kişilik hakkı ihlali nedeniyle manevi tazminat ve varsa iş göremezlik ya da tedavi giderleri için maddi tazminat talep edilebilir. Bu talepler iş mahkemesinde ileri sürülür ve arabuluculuk dava şartına tabidir.

Fesih için ne kadar sürem var?

İş Kanunu m.26 uyarınca ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılığa dayanan fesih hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren altı işgünü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Ancak taciz süregelen nitelikteyse ya da fesih tek bir olaya değil işverenin önlem almamasına dayanıyorsa, süre ilk olay tarihinden başlamaz. Yargıtay, devam eden tacizde ve önlem alınmaması hâlinde hak düşürücü sürenin geçmediğini kabul etmiştir.

Suç duyurusunda bulunmam şart mı?

Şart değildir; iş hukukundaki haklı fesih ile ceza yargılaması birbirinden bağımsızdır. Ancak ceza mahkemesinin suçun sabit olduğuna dair kararı, iş davasında güçlü bir delil oluşturur. TCK m.105 cinsel taciz suçu şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi altı aydır; işyerindeki hiyerarşi ilişkisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi nitelikli hâl sayılır. Şikâyetten vazgeçmenin iş davasındaki iddianızı zayıflatabileceğini de göz önünde bulundurun.

İşveren olarak taciz iddiasıyla işçiyi çıkarabilir miyim?

İş Kanunu m.25/II-c, işçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunmasını tazminatsız fesih sebebi sayar. Ancak feshin haklı nedene dayandığını ispat yükü işverendedir ve bu somut olarak ortaya konmalıdır. Tarihsiz, isimsiz ve imzasız bir şikâyet dilekçesi tek başına yeterli görülmemektedir. Buna karşılık işçinin yazılı ifadesiyle olayı doğrulaması hâlinde fiil sabit kabul edilir. Fesih hakkının altı işgünü içinde kullanılması ve olayın tutanakla kayıt altına alınması önemlidir.

Savunma almadan çıkarma yapılırsa fesih geçersiz mi olur?

Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılığa dayanan m.25/II fesihlerinde savunma alınması kanunen zorunlu değildir; savunma yükümlülüğü m.19 uyarınca geçerli nedenle yapılan fesihlerde ve işçinin davranışına dayanan hâllerde gündeme gelir. Yargıtay, taciz olayının işçinin ikrarıyla sabit olduğu bir dosyada, savunmanın önceden alınmamış olmasının feshin haklılığını ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Yine de savunma alınması, uyuşmazlıkta işverenin lehine bir usul kaydı oluşturur.

Taciz ile mobbing arasındaki fark nedir?

Cinsel taciz, cinsel içerikli söz veya davranışlarla kişilik hakkının ihlalidir ve tek bir eylemle dahi gerçekleşebilir. Mobbing (psikolojik taciz) ise sistematik, süreklilik gösteren ve işçiyi işten uzaklaştırmaya yönelik davranış bütünüdür; tek bir olay kural olarak yeterli sayılmaz. İkisinin hukuki sonucu benzerdir: her ikisi de işçiye İş Kanunu m.24/II uyarınca haklı fesih hakkı verir ve TBK m.417 kapsamında işverenin sorumluluğunu doğurur. İspat ölçütleri ise farklıdır.

İlgili mevzuat
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.24/II — İşçinin haklı nedenle derhâl fesih hakkı
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.25/II — İşverenin haklı nedenle derhâl fesih hakkı
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.26 — Derhâl fesih hakkını kullanma süresi
  • 4857 sayılı İş Kanunu m.5 — Eşit davranma ilkesi
  • 6098 sayılı TBK m.417 — İşçinin kişiliğinin korunması
  • 6098 sayılı TBK m.58 — Kişilik hakkının zedelenmesi ve manevi tazminat
  • 5237 sayılı TCK m.105 — Cinsel taciz suçu
  • 1475 sayılı Kanun m.14 — Kıdem tazminatı

Bağlantılı başlıklar için mobbing nedir, iş hukukunda haklı fesih, kıdem tazminatı hesaplama ve tanıkla ispat yazılarımıza; alacak hesabı için işçi alacakları hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İş hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kamu İhale Sözleşmesinin İdarece Feshi (4735 m.20): İhtar, Teminat ve Yasaklama

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 4735 sayılı Kanun m.20, idarenin sözleşmeyi feshedeceği iki…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (TCK m.220): Hiyerarşi, Devamlılık ve Üyelik

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.220/1, kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Çevrenin Kasten Kirletilmesi Suçu (TCK m.181): Atık, Deşarj ve Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.181/1, ilgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Parada Sahtecilik Suçu (TCK m.197): Aldatma Kabiliyeti ve Tedavüle Koyma

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.197/1, sahte parayı üretme, ülkeye sokma, nakletme,…

08.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Aşırı Düşük Teklif Açıklaması: 4734 Sayılı Kanun m.38 ve Sınır Değer

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Aşırı düşük teklif, ihale komisyonunun diğer tekliflere ya…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı: Yazılı, Sözlü ve İptal Davası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Görevde yükselme, memurun aynı kurum içinde daha üst…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara