Aldığım Mal Elimden Alınırsa Ne Olur? Satıcının Zapttan Sorumluluğu (TBK m.214-218)

Aldığım Mal Elimden Alınırsa Ne Olur? Satıcının Zapttan Sorumluluğu (TBK m.214-218)

Kısaca

  • Zapttan sorumluluk, satılanın sözleşme sırasında var olan bir hak yüzünden üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınmasında satıcının sorumluluğudur (TBK m. 214).
  • Satıcının bu sorumluluğu kusursuz sorumluluktur; kusuru bulunup bulunmaması sonucu değiştirmez.
  • Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşme sırasında biliyorsa satıcı ayrıca üstlenmedikçe sorumlu olmaz.
  • Satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumsuzluk anlaşması kesin hükümsüzdür.
  • Alıcı, kendisine açılan davayı satıcıya bildirmelidir; satıcı davaya katılmak veya davayı takip etmek zorundadır (TBK m. 215).
  • Tam zaptta satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır; bildirime veya mahkeme kararına gerek yoktur (TBK m. 217).
  • Alıcı; satış bedelinin faiziyle iadesini, üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri, yargılama giderlerini ve doğrudan zararları isteyebilir.
  • Satıcı, kusursuzluğunu ispat etmedikçe diğer zararları da gidermekle yükümlüdür.
  • Kısmî zaptta kural, yalnızca uğranılan zararın giderilmesidir; koşulları varsa sözleşmenin sona ermesi istenebilir (TBK m. 218).
  • Taşınmazlarda Yargıtay uygulaması, iadenin zapt tarihindeki değer üzerinden yapılmasını benimsemektedir.
  • Zamanaşımı on yıldır ve ifanın imkânsız hâle geldiği (zapt) tarihte işlemeye başlar.
  • Satış tapuda resmî senetle yapılmışsa, senette görünen satıcı zapttan sorumlu tutulur.

Kısa cevap: Zapttan sorumluluk, satılanın sözleşme sırasında var olan bir hak yüzünden üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınmasında satıcının sorumluluğudur (TBK m.214) ve kusursuz sorumluluktur. Alıcı kendisine açılan davayı satıcıya bildirmelidir; satıcı davaya katılmak veya davayı takip etmek zorundadır (m.215).

Bir kişi taşınmaz satın alır, yıllar sonra önceki malikin açtığı dava sonucunda tapusu iptal edilir. Bir başkası araç satın alır, aracın kimliğinin değiştirildiği anlaşılır ve araca el konulur. Bir üçüncüsü malzeme satın alır, malzemenin çalıntı olduğu ortaya çıkar ve gerçek sahibine teslim edilir.

Bu üç olayın hukukî adı aynıdır: zapt. Türk Borçlar Kanunu bu hâlde alıcıyı, satıcının kusuru olsun olmasın koruma altına almıştır. Aşağıda sorumluluğun şartları, alıcının hakları, davanın satıcıya bildirilmesinin önemi ve tazminatın nasıl hesaplandığı güncel Yargıtay kararlarıyla ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

Sorumluluğun temeli TBK m. 214’tedir:

“Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur.

Alıcı, elinden alınma tehlikesini sözleşmenin kurulduğu sırada biliyor idiyse satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça bundan dolayı sorumlu olmaz.

Satıcı, üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğunu kaldırma veya sınırlama konusunda yapılmış olan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.”

Davanın satıcıya bildirilmesi TBK m. 215’te düzenlenmiştir:

“Satılanın elinden alınması tehlikesi ile karşılaşan alıcı, kendisine karşı açılan davayı satıcıya bildirdiği zaman satıcı, durumun gereğine göre ve yargılama usulü uyarınca ya alıcının yanında davaya katılmak ya da alıcı yerine geçerek üçüncü kişiye karşı davayı takip etmek ve savunmak zorundadır.

Bildirme, davaya katılmaya ve savunmaya elverişli bir zamanda yapılmışsa, alıcının aleyhinde verilen hüküm, onun ağır kusuru yüzünden verildiği ispat edilmedikçe, satıcı için de sonuç doğurur.”

Tam zaptta alıcının hakları TBK m. 217’de sayılmıştır:

“Satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:

1. Satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini.

2. Satılanı elinden alan üçüncü kişiden isteyemeyeceği giderleri.

3. Davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri.

4. Satılanın tamamen elinden alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları.

Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının satılanın elinden alınması yüzünden uğramış olduğu diğer zararları da gidermekle yükümlüdür.”

Kısmî zapt TBK m. 218’de düzenlenmiştir:

“Satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı ayni bir hakla yüklenmişse alıcı, sadece bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir.

Ancak alıcının, satılandaki bu durumu bilseydi onu satın almayacağı durum ve koşullardan anlaşılıyorsa, alıcı hâkimden sözleşmenin sona ermesine karar vermesini isteyebilir.”

Zapttan sorumluluk ile ayıptan sorumluluğun karşılaştırılması

ÖlçütZapttan sorumlulukAyıptan sorumluluk
SorunHukukî ayıp: üçüncü kişinin hakkıMaddî/ekonomik ayıp: malın niteliği
DayanakTBK m. 214-218TBK m. 219-231
KusurAranmaz (kusursuz sorumluluk)Aranmaz
İhbar yükümlülüğüDavanın satıcıya bildirilmesiGözden geçirme ve ayıp ihbarı
Sözleşmenin akıbetiTam zaptta kendiliğinden sona ererDönme beyanı gerekir
Alıcının seçimlik hakkıYok (tam zaptta sonuç kanunen doğar)Dönme, bedelden indirim, onarım/değişim
ZamanaşımıGenel süre; zapt tarihinden işlerKural olarak iki yıl (taşınmazda beş yıl)

Kritik nokta: Zapt davası açıldığında alıcının ilk yapması gereken şey, davayı satıcıya bildirmektir. Bunun iki ayrı sonucu vardır. Birincisi: usulüne uygun ve savunmaya elverişli bir zamanda yapılan bildirimden sonra, alıcı aleyhine verilen hüküm — alıcının ağır kusuru yüzünden verildiği ispatlanmadıkça — satıcı için de sonuç doğurur. Böylece satıcı, sonradan “o davayı iyi savunmadın” diyemez. İkincisi: bildirim yapılmazsa satıcı, zamanında bildirilseydi daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur. Ayrıca yargılama giderleri bakımından da bir süzgeç vardır: alıcı, davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan giderleri isteyebilir. Bildirim ihmali, hem esası hem de gider kalemlerini doğrudan zayıflatır.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Satın almadan önce kaydı inceleyin. Tapu kaydındaki şerhler, beyanlar ve derdest davalar kontrol edilmelidir.
  2. Bedeli gerçek tutarıyla gösterin. Tapuda düşük bedel göstermek, sonraki tazminat tartışmasında aleyhinize kullanılabilir.
  3. Dava açılır açılmaz satıcıya bildirin. Bildirim, savunmaya elverişli bir zamanda yapılmalıdır.
  4. Bildirimi belgeleyin. HMK’daki davanın ihbarı usulü izlenmeli, tebliğ belgesi saklanmalıdır.
  5. Davayı ciddiyetle savunun. Ağır kusurunuz ispatlanırsa hüküm satıcıya karşı ileri sürülemez.
  6. Mahkeme kararı olmadan malı teslim etmeyin. Kendiliğinden teslim, sorumluluk bakımından risk yaratır.
  7. Zapt tarihini tespit edin. Taşınmazda bu tarih genellikle tapu iptal kararının kesinleşme tarihidir.
  8. Zapt tarihindeki değeri tespit ettirin. Yargıtay uygulaması gerçek zararı bu tarihe göre hesaplamaktadır.
  9. Gider kalemlerini toplayın. Harç, vekâlet ücreti, yargılama ve yargılama dışı giderler ayrı ayrı istenebilir.
  10. Kısmî zaptta talebi doğru kurun. Kural zararın giderilmesidir; sona erme ancak koşulları varsa istenir.
  11. Zamanaşımını zapt tarihinden hesaplayın. On yıllık süre, ifanın imkânsız hâle geldiği tarihte başlar.
  12. Doğru satıcıya dava açın. Resmî senette satıcı olarak görünen kişi zapttan sorumludur.

Yargıtay kararlarıyla

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7991, K. 2023/1002, 06.04.2023

Kusursuz sorumluluk ve bedelin her hâlde iadesi: Satın aldığı güneş paneli malzemelerinin çalıntı çıkması üzerine bunları gerçek sahibine teslim etmek zorunda kalan alıcı, ödediği bedeli istemişti. Daire önce sorumluluğun temelini kurmuştur: “Bir zapt tehlikesinin bulunması hâlinde malikin, yani alıcının, bu yetkilerini kullanması engellenmiş, mülkiyet hakkı gereği gibi kullanılamamış olur. Bu nedenle satım hukukunda zapta karşı tekeffül sorumluluğunun varlığı zorunludur.” Bedel bakımından: “Satım bozulduğuna göre, satıcının mal varlığında satım bedeli nedensiz kalır. Bu itibarla satış bedelinin alıcıya her halde geri verilmesi gerekecektir.” Kusur bakımından ise: “alıcının, satılanın tamamen zaptı halinde satıcıya karşı ileri sürebileceği bu istemlerin kabul edilebilmesi için, satıcının kusurlu olup olmaması sonuca etkili değildir. Zira satıcının bu konudaki sorumluluğu, kusursuz sorumluluktur.” Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ONANMIŞTIR (oy birliği).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/7746, K. 2023/899, 30.03.2023

Tazminat, gerçek ve güncel zarara göre belirlenir: Trampa yoluyla edindiği daire hakkında açılan tapu iptali davası kesinleşince tazminat isteyen davacının davasında Daire, hem zamanaşımını hem de hesap yöntemini belirlemiştir. Zamanaşımı bakımından: davanın “10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması ve zamanaşımının ifanın imkansız hale geldiği tarihte başlayacağından davanın zamanaşımına uğramadığı” saptanmıştır. Tazminat bakımından: “davalı … zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca davacının gerçek ve güncel müspet zararından sorumludur… tazminat miktarı belirlenirken, davacının gerçek zararı esas alınmalıdır. Eş söyleyişle, davacı, ifanın imkansız hale geldiği tarihteki taşınmazın rayiç değerini isteyebilir.” Ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği belirtilerek, somut olayda dava tarihindeki rayiç değerin tamamının hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı davacı yararına BOZULMUŞTUR (oy birliği).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1477, K. 2026/1705, 26.03.2026

Sözleşme kendiliğinden sona erer; iade zapt tarihindeki değer üzerindendir: Kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi sonucunda tapusu iptal edilen alıcının açtığı davada Daire, tam zaptın hukukî mekanizmasını açıklamıştır: “Tam zapt halinde taşınmaz satış sözleşmesi kendiliğinden (ipso uire) sona ermiş (münfesih) sayılır (TBK m. 217/I). Diğer bir ifadeyle sözleşmenin sona ermesi için alıcının bildirimde bulunmasına yahut mahkeme kararına ihtiyaç yoktur. Alıcı, sözleşmenin sona ermesini istemese bile sözleşme kendiliğinden sona erer.” Hesap yöntemi bakımından: “Hükümde iade edileceği öngörülen satış bedelinden taşınmazın tümden zapt edildiği tarihindeki bedelinin anlaşılması gerekir. Zira taşınmazın satıldığı tarih ile zapt edildiği tarih arasında geçen sürenin uzunluğuna bağlı olarak ödenen satış bedeli ile taşınmazın değeri arasındaki fark açılabilir.” Denkleştirici adalet ilkesine göre bulunacak bedelin gerçek zararı karşılamayacağı, bu nedenle zapt tarihindeki değerin esas alınması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca resmî senette vekil olarak görünmekle birlikte gerçekte satıcı konumunda olan kişinin de müteselsilen sorumlu tutulması yerinde bulunmuştur. Sonuç: Bölge adliye mahkemesi kararı ONANMIŞTIR (oy birliği).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3637, K. 2024/1646, 13.05.2024

Kimliği değiştirilmiş araçta satıcı bedeli iade eder: Noter satış senediyle satılan aracın kimliğinin değiştirilmiş olduğu anlaşılmış ve araç alıcının elinden alınmıştı. Daire olayı doğrudan zapt hükümlerine oturtmuştur: “Davalı …’ın, kimliği değiştirilmiş aracı davacıya noter satış senedi ile sattığı ve TBK. m. 214 hükmü gereği satılan aracın bedelinin, dava dışı … tarafından davacıdan alındığı sabittir. Bu durumda, TBK m. 217 hükmü gereği satılanın tamamı alıcının elinden alındığı için davalının zapttan sorumlu olduğunun kabulü ve satış bedelinin davacıya geri verilmesi gerekir.” Sonuç: Hüküm ONANMIŞTIR (oy birliği).

Kararlar bir arada okunduğunda zapttan sorumluluğun dört yapı taşı ortaya çıkar. Birinci taş sorumluluğun niteliğidir. Bu, satış sözleşmesinin doğasından kaynaklanan bir kusursuz sorumluluktur. Satıcının üçüncü kişinin hakkını bilip bilmemesi, iyiniyetli olup olmaması sonucu değiştirmez; çünkü satıcı, alıcıya yalnızca zilyetliği değil, çekişmesiz bir mülkiyeti devretmeyi üstlenmiştir. Zapt tehlikesi ortaya çıktığında alıcının mülkiyet hakkı gereği gibi kullanılamaz hâle gelir ve tam da bu yüzden kanun koyucu zapta karşı tekeffülü zorunlu görmüştür. Sorumluluktan kurtulmanın tek yolu, alıcının elinden alınma tehlikesini sözleşme sırasında bildiğini göstermektir — üstelik satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumsuzluk anlaşması kesin olarak hükümsüzdür.

İkinci taş tam zaptın kendiliğinden sonuç doğurmasıdır. Satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa sözleşme ipso iure sona ermiş sayılır. Bu, uygulamada çok gözden kaçan bir noktadır: alıcının fesih ya da dönme beyanında bulunmasına gerek yoktur, mahkemeden sözleşmenin sona erdirilmesini istemesi de gerekmez; alıcı sözleşmenin devamını istese bile sonuç değişmez. Kanunen sona ermiş sayılan sözleşme, TBK m. 217’de çizilen yasal tasfiye ilişkisine girer. Kısmî zaptta ise durum farklıdır: kural, yalnızca bu yüzden uğranılan zararın giderilmesidir; sözleşmenin sona ermesi ancak alıcının bu durumu bilseydi malı satın almayacağı anlaşılıyorsa istenebilir.

Üçüncü taş davanın satıcıya bildirilmesidir ve zapt dosyalarının usulî omurgasını oluşturur. Alıcı, kendisine karşı açılan davayı satıcıya bildirdiğinde satıcı ya alıcının yanında davaya katılmak ya da alıcı yerine geçerek davayı takip etmek zorundadır. Bildirim savunmaya elverişli bir zamanda yapılmışsa, alıcı aleyhine verilen hüküm — alıcının ağır kusuru ispatlanmadıkça — satıcı için de sonuç doğurur. Buna karşılık dava, satıcıya yüklenemeyen sebeplerle bildirilmemişse satıcı, zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur. Bu mekanizma, gider kalemlerine de yansır: alıcı yalnızca, bildirimle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan yargılama ve yargılama dışı giderleri isteyebilir.

Dördüncü taş tazminatın hesabıdır ve burada kanun metniyle uygulama arasındaki en önemli açılım vardır. Kanun, ödenmiş satış bedelinin faiziyle geri verilmesinden söz eder. Ancak taşınmazlarda satış tarihi ile zapt tarihi arasında uzun yıllar geçebildiğinden, nominal bedelin iadesi alıcının gerçek zararını karşılamaz. Yargıtay bu nedenle, denkleştirici adalet ilkesiyle güncellenmiş bedelin dahi yetersiz kaldığı görüşünden hareketle, taşınmazın zapt tarihindeki rayiç değerinin esas alınmasını benimsemiştir. Zapt tarihi, taşınmazlarda tipik olarak tapu iptal kararının kesinleştiği tarihtir ve on yıllık zamanaşımı da bu tarihte işlemeye başlar. Bu tabloya iki pratik uyarı eklenmelidir: birincisi, tapuda düşük bedel göstermek alıcı için sonradan bir savunma silahına dönüşebilir; ikincisi, resmî satış senedinde satıcı olarak görünen kişi — hatta işlemde “vekil” gibi görünse de gerçekte satıcı konumundaysa o kişi de — zapttan sorumlu tutulur. Ayıp bakımından ayrıca ayıplı mal yazımıza bakılabilir.

Sık yapılan hatalar

HataDoğrusu
Davayı satıcıya bildirmemekBildirim yapılmazsa satıcı sorumluluktan kurtulabilir
Bildirimi geç yapmakSavunmaya elverişli bir zamanda yapılmalıdır
Satıcının kusurunu ispata çalışmakSorumluluk kusursuzdur; kusur aranmaz
Sözleşmeyi feshetmek gerektiğini sanmakTam zaptta sözleşme kendiliğinden sona erer
Yalnızca nominal bedeli istemekTaşınmazda zapt tarihindeki rayiç değer istenebilir
Tapuda düşük bedel göstermekBu, sonradan aleyhinize kullanılabilir
Gider kalemlerini talep etmemekHarç, vekâlet ücreti ve giderler ayrıca istenebilir
Zamanaşımını satış tarihinden saymakSüre, zapt (imkânsızlık) tarihinde başlar
Kısmî zaptta sözleşmenin sona ermesini istemekKural zararın giderilmesidir; koşullar ayrıca aranır
Zapt nedir?

Satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamının veya bir kısmının üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınmasıdır.

Satıcının kusuru aranır mı?

Hayır. Satıcının zapttan sorumluluğu kusursuz sorumluluktur. Ancak “diğer zararlar” bakımından kusursuzluğunu ispat ederse bunlardan kurtulabilir.

Tehlikeyi biliyorsam ne olur?

Elinden alınma tehlikesini sözleşme sırasında biliyorsanız satıcı, ayrıca üstlenmiş olmadıkça sorumlu olmaz.

Sorumsuzluk anlaşması geçerli mi?

Satıcı üçüncü kişinin hakkını gizlemişse, sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Davayı satıcıya neden bildirmeliyim?

Bildirim üzerine satıcı davaya katılmak veya davayı takip etmek zorundadır; ayrıca aleyhinize verilen hüküm satıcı için de sonuç doğurur.

Bildirmezsem ne olur?

Satıcı, zamanında bildirilmiş olsaydı daha elverişli bir hüküm elde edilebileceğini ispatladığı ölçüde sorumluluktan kurtulur.

Tam zaptta sözleşme nasıl sona erer?

Kendiliğinden. Alıcının bildirimde bulunmasına ya da mahkeme kararına gerek yoktur; alıcı istemese bile sözleşme sona ermiş sayılır.

Neleri isteyebilirim?

Satış bedelinin faiziyle iadesini, üçüncü kişiden isteyemeyeceğiniz giderleri, bildirimle kaçınılamayacak yargılama ve yargılama dışı giderleri ve doğrudan uğradığınız diğer zararları.

Taşınmazda tazminat nasıl hesaplanır?

Yargıtay uygulamasında gerçek zarar esas alınır ve taşınmazın zapt tarihindeki rayiç değeri istenebilir.

Zapt tarihi hangi tarihtir?

Taşınmazlarda tipik olarak tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarihtir.

Zamanaşımı ne kadar?

Genel on yıllık süre uygulanır ve süre, ifanın imkânsız hâle geldiği yani zapt tarihinde işlemeye başlar.

Kısmî zaptta ne isteyebilirim?

Kural olarak yalnızca bu yüzden uğradığınız zararın giderilmesini. Durumu bilseydiniz malı satın almayacağınız anlaşılıyorsa sözleşmenin sona ermesi istenebilir.

Aracın kaçak çıkması zapt mıdır?

Evet. Kimliği değiştirilmiş ya da kaçak olduğu için el konulan araçta satıcı zapttan sorumlu olur ve bedeli iade eder.

Kime dava açmalıyım?

Resmî satış senedinde satıcı olarak yer alan kişiye. İşlemde vekil gibi görünmekle birlikte gerçekte satıcı konumunda olan kişi de sorumlu tutulabilir.

Zapt ile ayıp aynı şey mi?

Hayır. Zapt, üçüncü kişinin hakkından doğan hukukî bir eksikliktir; ayıp ise malın niteliğine ilişkindir. Ayıplı mal yazımıza bakabilirsiniz.

İlgili mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 207 — Satış sözleşmesinin tanımı
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 214 — Zapttan sorumluluk
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 215 — Davanın satıcıya bildirilmesi
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 216 — Mahkeme kararı olmaksızın satılanı verme
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 217 — Tam zaptta alıcının hakları
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 218 — Kısmî zapt
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219 vd. — Ayıptan sorumluluk
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 — On yıllık zamanaşımı
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 683 — Mülkiyet hakkının içeriği
  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1023-1024 — Tapu siciline güven
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 61-64 — Davanın ihbarı
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 66-69 — Fer’î müdahale

Konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: ayıplı mal, tapu iptali ve tescil, iyiniyet ve tapuya güven, sebepsiz zenginleşme, ifa imkânsızlığı.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayda sonuç, zaptın kapsamına ve davanın satıcıya bildirilip bildirilmediğine göre değişir. Zapt tehlikesiyle karşılaşan alıcının atacağı en değerli adım, açılan davayı gecikmeksizin satıcıya ihbar etmektir.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Hukuki rehberler — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Sözleşmemde Tahkim Şartı Var, Ne Anlama Gelir? Tahkim Sözleşmesi ve Hakem Kararının İptali

İçindekilerKanunî dayanakTahkim ile devlet yargısının karşılaştırılmasıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Tahkim, bir hak üzerinde…

30.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu

İçindekilerUyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti SuçuUyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu Nasıl Oluşur?Uyuşturucu Maddenin…

18.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Bekçi Alımı ve Bekçi Maaşı Ne Kadar?

İçindekiler2024 Bekçi Alımı Ne Zaman? Başvurular Başladı mı?Bekçilik Başvuru Şartları 2024: Detaylı RehberBekçi Alımı 2024/1: Başvuru Tarihleri ve…

29.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Bursa Tazminat Avukatı – Bursa Tazminat Davaları Avukatı

İçindekilerBursa Tazminat Avukatı: Maddi ve Manevi Tazminat DavalarıTazminat Davası Hangi Hukuki Sebeplere Dayanır?İspat ve Tazminatın BelirlenmesiZamanaşımı ve FaizAvukatlık…

24.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Senedin İptali Davası Nedir?

İçindekilerGeçersiz Senetlere Karşı Hukuki YolSenet Nedir?Adi SenetKambiyo SenediSenedin İptali Davası Nedir?Senedin İptali Davası Hangi Durumlarda Açılabilir?1. İradeyi Sakatlayan…

05.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

SGK Hizmet Dökümü Nedir? Nasıl Alınır?

İçindekilerSGK Hizmet Dökümü Rehberi: Ne İşe Yarar, Nasıl Alınır ve Yorumlanır?SGK Hizmet Dökümü Nedir?SGK Hizmet Dökümü Neden Önemlidir?SGK…

16.02.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara