Veraset ve İntikal Vergisi: Beyanname, Matrah ve Tarhiyata İtiraz

Kısaca
- Verginin konusu, malların veraset yoluyla veya ivazsız olarak bir kişiden diğerine geçmesidir (7338 s.K. m.1).
- “İvazsız intikal”, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan karşılıksız iktisapları ifade eder (m.2/d).
- Mükellef, malı veraset yoluyla veya ivazsız biçimde iktisap eden kişidir (m.5).
- İvazsız intikallerde beyanname, malların hukuken iktisap edildiği tarihi izleyen bir ay içinde verilir (m.9).
- Ölüm hâlinde süre kural olarak dört aydır; mükelleflerin veya ölümün yurt dışında olması hâlinde altı veya sekiz aya çıkar.
- Beyanname verilmeyen hâllerde mükellefiyet, malların idarece tespit olunduğu tarihte başlar (m.20).
- Tarh zamanaşımı bu nedenle ölüm tarihinden değil, çoğu kez tespit tarihinden işlemeye başlar.
- İdare, tahakkuk için beyanname süresinin sonundan itibaren on beş gün beklemek zorundadır (VUK m.342).
- Ayrıca mükellefe tebliğ edilmek şartıyla yeniden on beş günlük ek süre verilir.
- Bu ikinci ek süre verilmeden yapılan cezalı tarhiyat hukuka aykırı bulunmaktadır.
- Beyanname bu süre içinde verilirse vergi ziyaı olmamış sayılır.
- Taşınmazlarda matrah, kural olarak emlak vergisine esas değerdir.
- Kuru mülkiyet hâlinde intikal eden mallar, bu hâl sürdüğü müddetçe vergiden istisnadır (m.4/j).
- Oran, veraset yoluyla intikallerde ivazsız intikallere göre daha düşüktür; eş, çocuk ve ana-babaya ivazsız intikalde indirim uygulanır.
- Uyuşmazlıklar vergi mahkemesinde görülür; ihtirazi kayıtla beyan da dava yolunu açar.
Miras kalan bir taşınmaz, bağışlanan bir araç, devredilen bir kooperatif hissesi ya da karşılıksız gelen bir para transferi. Bunların ortak yönü, bir malvarlığı değerinin bir kişiden diğerine karşılıksız geçmesidir ve bu geçiş kural olarak vergiye tâbidir.
Aşağıda verginin konusu ve mükellefi, beyanname süreleri, idarenin uymak zorunda olduğu ek süre kuralı, zamanaşımının ne zaman başladığı ve istisnalar, güncel Danıştay kararları üzerinden ele alınmıştır.
Kanunî dayanak
Danıştay 7. Dairesinin ilgili mevzuat aktarımı — 7338 sayılı Kanun ve VUK m.342
“7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti uyruğunda bulunan şahıslara ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde bir şahıstan diğer şahsa intikalinin veraset ve intikal vergisine tabi olduğu; 2. maddesinin (d) fıkrasında, ivazsız intikal tabirinin, hibe yoluyla veya herhangi bir tarzda olan ivazsız iktisapları ifade ettiği; 5. maddesinde, veraset ve intikal vergisi mükellefinin veraset yoluyla veya ivazsız bir tarzda mal iktisap eden şahıs olacağı; 9. maddesinde, ivazsız intikallerde beyannamenin, malların hukuken iktisap edildiği tarihi takibeden bir ay içinde verileceği; 20. maddesinde de, beyanname verilmeyen hallerde intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihte mükellefiyetin başlayacağı hükme bağlanmış olup; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ‘Veraset ve intikal vergisinde ek süre’ başlıklı 342. maddesinde, veraset ve intikal vergisine ilişkin mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılması için, beyanname verme süresinin sonundan başlayarak 15 gün bekleneceği; beyanname bu süre içinde verilirse vergi ziyaı olmamış sayılacağı; ayrıca, mükellefe tebliğ edilmek şartı ile yeniden 15 günlük bir mühlet verileceği, bu hususta da anılan hükmün geçerli olacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.”
Kuru mülkiyet istisnası — 7338 sayılı Kanun m.4/(j)
Danıştay 7. Dairesinin onadığı bölge idare mahkemesi kararında bu bent şöyle aktarılmıştır: “7338 sayılı Kanun’un ‘İstisnalar’ başlıklı 4. maddesinin (j) bendinde, sağlar arasında ivazsız bir tarzda vuku bulan intikaller hariç olmak üzere kuru mülkiyet halinde intikal eden malların, kuru mülkiyet halinde kaldığı müddetçe veraset ve intikal vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmış olup, bu hükme göre, kuru mülkiyet halinde, yani yararlanma hakkı olmaksızın veraseten intikal eden gayrimenkullerin, kuru mülkiyet hali devam ettiği sürece vergiden müstesna olduğu” belirtilmiştir.
Beyanname süreleri ve oranlar
Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mükellefler Türkiye’de ise beyanname süresi ölüm tarihini izleyen dört aydır. Mükellefler yurt dışındaysa altı ay, ölüm yurt dışında gerçekleşmiş ve mükellefler Türkiye’de ise altı ay, mükellefler ölenin bulunduğu ülkedeyse dört ay, başka bir yabancı ülkedeyse sekiz aydır. Gaiplik hâlinde süre, gaiplik kararının ölüm siciline kaydolunduğu tarihi izleyen bir aydır. İvazsız intikallerde ise süre, malın hukuken iktisap edildiği tarihi izleyen bir aydır. Vergi oranı, veraset yoluyla intikallerde ivazsız intikallere göre daha düşük olarak artan oranlı biçimde uygulanır; ivazsız intikalin eşe, çocuklara veya ana-babaya yapılması hâlinde (füru bulunması hâlinde eşe isabet eden miras hissesi hariç) vergi indirimli hesaplanır. İstisna tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellendiğinden, işlem tarihindeki tebliğ eki tarifeden teyit edilmelidir.
| Ölçüt | Veraset yoluyla intikal | İvazsız intikal (bağış vb.) |
|---|---|---|
| Vergiyi doğuran olay | Ölüm | Malın hukuken iktisabı |
| Beyan süresi | Kural olarak dört ay | Bir ay |
| Mükellef | Mirasçı | İktisap eden kişi |
| Oran | Daha düşük dilimler | Daha yüksek dilimler |
| Yakın hısıma indirim | Söz konusu değil | Eş, çocuk ve ana-babada indirim |
| Kuru mülkiyet | İstisna kapsamında | Sağlar arası ivazsızda istisna yok |
| Beyan verilmezse | Tespit tarihinde mükellefiyet başlar | Tespit tarihinde mükellefiyet başlar |
| Ek süre kuralı | VUK m.342 uygulanır | VUK m.342 uygulanır |
| Ödeme | Üç yılda ve her yıl iki taksitte | Üç yılda ve her yıl iki taksitte |
Kritik nokta
Bu vergide en çok dava kazandıran usulî kural, VUK m.342’deki ikinci on beş günlük ek süredir. İdare, beyanname verilmediğini tespit ettiğinde doğrudan re’sen tarhiyata gidemez; önce mükellefi beyana davet etmek ve bu daveti tebliğ ederek yeniden on beş günlük süre tanımak zorundadır. Danıştay 7. Dairesi, bu adım atlanarak yapılan cezalı tarhiyatları esasa hiç girmeden bozmaktadır. Dolayısıyla bir veraset ve intikal vergisi tarhiyatıyla karşılaşıldığında ilk bakılacak belge, beyana davet yazısı ve onun tebliğ evrakıdır. Bu belge dosyada yoksa iptal talebi büyük ölçüde usulî zemine oturur.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İntikalin türünü belirleyin: veraset yoluyla mı, sağlar arası ivazsız mı?
- Vergiyi doğuran olayın tarihini saptayın; ölüm tarihi ya da hukuken iktisap tarihi esastır.
- Buna göre beyanname süresini hesaplayın ve süre içinde beyannameyi verin.
- Beyannameye tereke unsurlarını, borçları ve varsa istisna taleplerini eksiksiz yazın.
- Taşınmazlarda emlak vergisine esas değeri ilgili belediyeden resmî yazıyla temin edin.
- Kuru mülkiyet, intifa hakkı veya kısıtlılık gibi özel durumlar varsa istisna talebini beyannamede açıkça belirtin.
- Talebiniz kabul edilmeyecekse beyanı ihtirazi kayıtla verin; bu, tahakkuka karşı dava yolunu açar.
- Tarhiyat yapılmışsa önce beyana davet yazısının bulunup bulunmadığını ve tebliğ edilip edilmediğini kontrol edin.
- İkinci on beş günlük ek süre verilmemişse bu hususu dava dilekçenizin ilk iptal sebebi yapın.
- Zamanaşımı iddiasında bulunacaksanız başlangıcın ölüm tarihi mi yoksa idarece tespit tarihi mi olduğunu ayrıca tartışın.
- Matrah takdirinin somut bilgi ve belgeye dayanıp dayanmadığını; emsal araştırmasının nasıl yapıldığını sorgulayın.
- Davayı vergi mahkemesinde süresinde açın; gerekiyorsa yürütmenin durdurulması talebini de ekleyin.
Danıştay ne diyor?
Danıştay 7. Daire, 11.12.2023 T., 2021/2662 E., 2023/4761 K.
İkinci on beş günlük ek süre verilmeden yapılan cezalı tarhiyat hukuka aykırıdır. Mükellef, amcasından satın aldığı ticarî plakalı minibüs için 2017 yılındaki bir incelemede “satış nedeniyle ödeme yapılmadı” yönünde ifade vermiş; bu ifadeye dayanılarak aracı ivazsız iktisap ettiğinden bahisle 2013 yılına ilişkin re’sen cezalı tarhiyat yapılmıştı. Vergi mahkemesi ve bölge idare mahkemesi tarhiyatı hukuka uygun bulmuştu. Daire ise ilgili mevzuatı aktardıktan sonra doğrudan usulî eksikliğe dayanmıştır: “Olayda, amcası …’dan satın aldığı … plakalı ticari minibüsü ivazsız olarak iktisap ettiğinden bahisle adına cezalı tarhiyat yapılmış olup, davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 342. maddesi gereğince beyana davet edilerek ikinci on beş günlük ek süre verilmeden yapılan vergilendirmede hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.” Sonuç: Temyiz isteminin kabulü ile bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi kararının BOZULMASINA, 11.12.2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle.
Danıştay 7. Daire, 02.11.2022 T., 2020/2263 E., 2022/4211 K.
Zamanaşımı, ölüm veya devir tarihinden değil idarece tespit tarihinden başlar. Bir yapı kooperatifindeki ortaklık hisselerinin 2011 yılında bedelsiz devredildiğinden bahisle 2019’da ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk yapılmıştı. Vergi mahkemesi, vergiyi doğuran olayın 2011’de gerçekleştiğini, zamanaşımı süresinin son gününün 31.12.2016 olduğunu ve verginin zamanaşımına uğradığını kabul etmişti. Daire bu kabulü bozmuştur: “tarh zamanaşımı süresinin, 7338 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca ivazsız intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihten itibaren başlaması gerektiği, bu durumda, davacı hakkında düzenlenen … vergi inceleme raporunda 21/09/2016 tarihinde ivazsız intikalin tespit edildiğinin belirtildiği göz önünde bulundurulduğunda, zamanaşımı süresinin son gününün 31/12/2021 olduğu, bu nedenle, dava konusu vergilerin zamanaşımına uğradığından söz edilmesine olanak bulunmadığı” sonucuna varılmış ve uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Sonuç: Temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, 02.11.2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle.
Danıştay 7. Daire, 13.04.2023 T., 2020/816 E., 2023/2103 K.
Usul eksikliği, esasa ilişkin nitelendirme tartışmasının önüne geçer. Mükellefin banka hesabına internet üzerinden oynanan bahislerden gelen tutarlar üzerinden re’sen cezalı tarhiyat yapılmıştı. Vergi mahkemesi, bu kazançların 5602 sayılı Kanun kapsamında yetkili kuruluşlarca tertip edilen oyunlardan olmadığını, tevkifat yapılmadığını ve dolayısıyla 7338 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca beyan edilmesi gerektiğini kabul ederek davayı reddetmiş, bölge idare mahkemesi de bu kararı onamıştı. Daire ise esasa hiç girmeden bozmuştur: “davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 342. maddesi gereğince beyana davet edilerek ikinci onbeş günlük ek süre verilmeden yapılan vergilendirmede hukuka uyarlık bulunmadığından temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.” Sonuç: Temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, 13.04.2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle.
Danıştay 7. Daire, 07.11.2022 T., 2019/4436 E., 2022/4299 K.
İmar kısıtlılığı nedeniyle yararlanma imkânı bulunmayan taşınmaz, kuru mülkiyet istisnası kapsamında değerlendirilebilir. Mirasçı, murisinden intikal eden taşınmazların emlak vergisi değerinin 9/10’una isabet eden kısım yönünden ihtirazi kayıtla beyanda bulunmuş ve tahakkukun iptalini istemişti. Vergi mahkemesi, kısıtlı taşınmazların vergisinin 1/10 oranında tahsil olunacağı kuralının yalnızca emlak vergisi bakımından uygulanabileceği ve 7338 sayılı Kanun’un 4. maddesinde kısıtlı taşınmazlara ilişkin bir istisna bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmişti. Bölge idare mahkemesi ise m.4/(j) hükmünü esas alarak, taşınmazların intikal tarihinde kısıtlılık hükümlerine göre vergilendirildiğini, sonraki imar uygulamasında bir kısmının belediye hizmet alanında kalması nedeniyle kısıtlılığın sürdüğünü ve “bu durumun doğrudan ekonomik fayda sağlama imkanını ortadan kaldırdığı” tespitiyle taşınmazların kuru mülkiyet hâlinde intikal ettiğini kabul edip tahakkuku iptal etmiştir. Daire, “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir” demiştir. Sonuç: Temyiz isteminin reddi ile bölge idare mahkemesi vergi dava dairesi kararının ONANMASINA, 07.11.2022 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle.
Bu dört karar birlikte okunduğunda ne çıkıyor?
Birinci halka — verginin konusu son derece geniştir. Kanun “veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız bir şekilde” ifadesini kullanır. Bu nedenle bağış, kooperatif hissesinin bedelsiz devri, hatta yasa dışı bahis kazancı gibi çok farklı olgular aynı verginin konusuna girebilmektedir. Bir malvarlığı artışının karşılıksız olduğu tespit edilirse nitelendirme buraya kayar.
İkinci halka — ivazsızlığın ispatı ifadelerle kurulabilmektedir. 11.12.2023 tarihli karara konu olayda tarhiyatın dayanağı, mükellefin başka bir inceleme sırasında verdiği “ödeme yapılmadı” beyanıdır. Bir vergi incelemesinde verilen ifadenin sonradan başka bir vergi türü bakımından delil olarak kullanılabileceği, uygulamada sıklıkla gözden kaçan bir risktir.
Üçüncü halka — usul, esastan önce gelir. Üç kararın ikisinde Daire, tarhiyatın maddî temelini hiç tartışmadan yalnızca VUK m.342’deki ek sürenin verilmemiş olması nedeniyle bozmuştur. Bu, savunma bakımından son derece pratik bir sonuç doğurur: dosyaya önce beyana davet yazısı ve tebliğ belgesi yönünden bakılmalıdır.
Dördüncü halka — ek süre kuralı iki aşamalıdır. İdare önce beyanname süresinin sonundan itibaren on beş gün beklemek, sonra mükellefe tebliğ ederek yeniden on beş günlük süre vermek zorundadır. Bu ikinci süre içinde beyanname verilirse vergi ziyaı doğmamış sayılır; yani ceza kesilmesinin önü kapanır.
Beşinci halka — zamanaşımı çoğu zaman mükellefin sandığından geç başlar. Beyanname verilmemişse mükellefiyet, malların idarece tespit olunduğu tarihte başlar (m.20). 02.11.2022 tarihli karar bunun sonucunu net biçimde ortaya koyar: 2011 yılındaki bir devir bakımından zamanaşımının son günü 2016 değil, tespitin yapıldığı 2016 yılından işleyerek 31.12.2021 olarak belirlenmiştir. Zamanaşımı savunması kurulurken tespit tarihinin dosyadan çıkarılması şarttır.
Altıncı halka — istisnalar dar yorumlanır ama tümüyle kapalı değildir. Vergi mahkemesi, kısıtlı taşınmazlar için m.4’te açık bir istisna bulunmadığını söylemişti. Bölge idare mahkemesi ise kısıtlılığın ekonomik yararlanmayı fiilen ortadan kaldırdığı olguya dayanarak durumu m.4/(j)’deki kuru mülkiyet istisnası kapsamında değerlendirmiş ve Danıştay bu yaklaşımı onamıştır. Yararlanma hakkının fiilen bulunmadığı hâllerde bu argüman gündeme getirilebilir.
Yedinci halka — ihtirazi kayıt dava yolunu açar. Beyanname vermek zorunda olan ama tahakkuka itirazı bulunan mükellef için doğru yol, beyanı ihtirazi kayıtla vermektir. Yukarıdaki iki dosyada da tahakkuka karşı dava bu yolla açılabilmiştir. Kayıtsız verilen beyan üzerine yapılan tahakkuka karşı dava açma imkânı ise kural olarak bulunmaz.
Sekizinci halka — matrah takdiri denetime açıktır. Emsal araştırmasının hangi kaynaklardan yapıldığı, hangi meslek kuruluşuna sorulduğu ve değerin nasıl belirlendiği dosyadan görülebilmelidir. Somut bilgi ve belgeye dayanmayan takdirler ayrı bir iptal sebebidir. Konuyla bağlantılı olarak vergi ziyaı cezası, ihtirazi kayıtla beyan ve re’sen vergi tarhı yazıları incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Beyannameyi hiç vermemek | Tespit tarihinde mükellefiyet başlar, ceza doğar | Süresinde beyanda bulunmak |
| Bağışı “satış” gösterip bedel ödememek | İvazsız intikal sayılıp cezalı tarhiyat yapılır | Bedel ödemesini banka kaydıyla belgelemek |
| Başka incelemede dikkatsiz ifade vermek | İfade, veraset ve intikal vergisine delil olur | İfadelerin vergisel sonucunu önceden değerlendirmek |
| Beyana davet yazısını aramamak | En güçlü usulî iptal sebebi kaçırılır | Yazıyı ve tebliğ belgesini dosyadan istemek |
| Zamanaşımını ölüm tarihinden saymak | Savunma dayanaksız kalır | Tespit tarihini esas alıp değerlendirmek |
| İstisna talebini beyannamede belirtmemek | Sonradan ileri sürmek zorlaşır | İstisnayı beyannamede açıkça talep etmek |
| Beyanı ihtirazi kayıtsız vermek | Tahakkuka karşı dava yolu kapanır | İtiraz edilecek kısmı ihtirazi kayda bağlamak |
| Emlak vergisi değerini belgelemeden yazmak | Matrah tartışmalı hâle gelir | Belediyeden resmî yazı almak |
| Dava süresini kaçırmak | Esasa girilmeden ret | Tebliğden itibaren süreyi takip etmek |
Sık sorulan sorular
Veraset ve intikal vergisinin konusu nedir?
Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere ait mallar ile Türkiye’de bulunan malların veraset yoluyla veya herhangi bir suretle olursa olsun ivazsız biçimde bir kişiden diğerine geçmesidir. Karşılıksız her türlü iktisap bu kapsamda değerlendirilebilir.
Beyannameyi ne zaman vermem gerekir?
Ölüm Türkiye’de gerçekleşmiş ve mükellefler Türkiye’deyse dört ay içinde. Mükellefler veya ölüm yurt dışındaysa süre altı ya da sekiz aya çıkabilir. Sağlar arası ivazsız intikallerde ise süre, malın hukuken iktisap edildiği tarihi izleyen bir aydır.
Beyanname vermezsem ne olur?
Mükellefiyet, intikal eden malların idarece tespit olunduğu tarihte başlar. İdare beyana davet eder; davete rağmen beyanname verilmezse re’sen tarhiyat yapılır ve vergi ziyaı cezası kesilebilir.
İdare doğrudan ceza kesebilir mi?
Kesemez. VUK m.342 uyarınca beyanname verme süresinin sonundan itibaren on beş gün beklenir; ayrıca mükellefe tebliğ edilmek şartıyla yeniden on beş günlük süre verilir. Bu ikinci ek süre verilmeden yapılan cezalı tarhiyat hukuka aykırı bulunmaktadır.
Ek süre içinde beyanname verirsem ceza kesilir mi?
Kesilmez. Beyanname bu süre içinde verilirse vergi ziyaı olmamış sayılır. Bu, geç kalınan dosyalarda cezayı bertaraf etmenin en pratik yoludur.
Zamanaşımı ne zaman başlar?
Beyanname verilmişse genel kurallara göre işler. Beyanname verilmemişse mükellefiyet, malların idarece tespit olunduğu tarihte başladığından tarh zamanaşımı da bu tarihten itibaren hesaplanır. Devir tarihinin çok eski olması tek başına zamanaşımı sonucu doğurmaz.
Taşınmazın değeri neye göre belirlenir?
Kural olarak emlak vergisine esas alınan değer üzerinden beyan edilir. Bu değerin ilgili belediyeden resmî yazıyla temin edilip beyannameye eklenmesi, sonraki matrah tartışmalarını önler.
Kuru mülkiyet olarak intikal eden mal vergiye tâbi midir?
Sağlar arası ivazsız intikaller hariç olmak üzere, kuru mülkiyet hâlinde intikal eden mallar bu hâl sürdüğü müddetçe vergiden istisnadır. Yararlanma hakkı bulunmayan intikallerde bu istisna gündeme gelir.
İmar kısıtlılığı olan taşınmazda indirim isteyebilir miyim?
Kısıtlı taşınmazlarda verginin 1/10 oranında tahsili kuralı emlak vergisine özgüdür. Ancak kısıtlılık ekonomik yararlanma imkânını fiilen ortadan kaldırıyorsa, uygulamada bu durumun kuru mülkiyet istisnası kapsamında değerlendirildiği kararlar bulunmaktadır.
İhtirazi kayıt ne işe yarar?
Beyanname vermek zorunda olduğunuz hâlde tahakkuka itirazınız varsa, beyanı ihtirazi kayıtla vermeniz tahakkuka karşı dava açma imkânı sağlar. Kayıtsız verilen beyan üzerine yapılan tahakkuka karşı kural olarak dava açılamaz.
Bağış yaptığım kişi vergiyi ödemezse benden istenir mi?
Mükellef, malı ivazsız olarak iktisap eden kişidir. Vergi kural olarak ondan istenir. Ancak intikale aracılık eden kimi kuruluşlar için kanunda öngörülen sorumluluk hâlleri ayrıca değerlendirilir.
Yurt dışından gelen karşılıksız para transferi vergiye tâbi midir?
Karşılıksız bir intikal söz konusuysa vergiye tâbi olabilir. Uygulamada banka hesabına gelen ve karşılığı ispatlanamayan tutarlar ivazsız intikal olarak nitelendirilebilmektedir; bu nedenle transferin sebebinin belgelenmesi önemlidir.
Vergi kaç taksitte ödenir?
Tahakkuk eden vergi, kanunda öngörülen şekilde üç yılda ve her yıl iki eşit taksitte ödenir. Ödeme planı, tahakkuk fişi ve ihbarnamedeki tarihlere göre takip edilmelidir.
Hangi mahkemede dava açılır?
Vergi mahkemesinde. Tarhiyata veya ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine yapılan tahakkuka karşı, tebliğ tarihinden itibaren yasal süre içinde iptal davası açılır.
Matrah takdirine itiraz edebilir miyim?
Edebilirsiniz. Takdirin somut bilgi ve belgeye dayanması gerekir. Emsal araştırmasının kaynağı, sorulan meslek kuruluşu ve değerleme yöntemi denetime elverişli değilse bu ayrı bir iptal sebebidir.
İlgili mevzuat
- 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.1 — Verginin konusu
- 7338 sayılı Kanun m.2 — Tanımlar ve ivazsız intikal
- 7338 sayılı Kanun m.4 — İstisnalar (kuru mülkiyet istisnası dâhil)
- 7338 sayılı Kanun m.5 — Mükellef
- 7338 sayılı Kanun m.7 — Beyan yükümlülüğü
- 7338 sayılı Kanun m.9 — Beyanname verme süreleri
- 7338 sayılı Kanun m.10 — Değerleme
- 7338 sayılı Kanun m.16 — Nispetler
- 7338 sayılı Kanun m.19 — Verginin ödenmesi
- 7338 sayılı Kanun m.20 — Mükellefiyetin başlangıcı
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.342 — Veraset ve intikal vergisinde ek süre
- 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu m.30 — Kısıtlı taşınmazlarda vergileme
İlgili yazılar: vergi ziyaı ve usulsüzlük cezaları, ihtirazi kayıtla beyan, re’sen vergi tarhı, emlak vergisi ve itiraz, veraset ilamı.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; intikalin türü, tarihi ve dosyadaki usulî işlemler sonucu değiştirebileceğinden hukukî danışmanlık yerine geçmez.