Markaya Tecavüz ve Tazminat: SMK m.29, 149 ve 151 Uygulaması

legapro kapak 15952 LegaPro Hukuk Markaya Tecavüz ve Tazminat: SMK m.29, 149 ve 151 Uygulaması
Kısaca
  • SMK m.29: marka sahibinin izni olmaksızın markayı kullanmak, taklit etmek ve taklit ürünleri ticaret alanına çıkarmak tecavüzdür.
  • Marka hakkına tecavüz aynı zamanda TTK m.55 anlamında haksız rekabet oluşturabilir.
  • SMK m.149: tespit, önleme, durdurma, kaldırma, maddi ve manevi tazminat, el koyma ve hüküm özetinin ilanı istenebilir.
  • SMK m.151/2: yoksun kalınan kazanç üç seçenekten biriyle hesaplanır — (a) hak sahibinin elde edebileceği gelir, (b) tecavüz edenin elde ettiği net kazanç, (c) lisans bedeli.
  • Seçim hak sahibine aittir ve dilekçede açıkça belirtilmelidir.
  • İtibar tazminatı, ürünün kötü üretilmesi ya da uygun olmayan tarzda piyasaya sürülmesi hâlinde gündeme gelir.
  • Ticari kayıtlara ulaşılamıyorsa hesap, tespit edilen taklit ürün adedi ve sektör net kâr marjı üzerinden yapılabilir.

Marka, çoğu işletmenin en değerli varlığıdır. Bu nedenle tecavüz hâlinde kanun yalnızca durdurma değil, kazanca el koyan bir tazminat rejimi öngörmüştür.

Davanın sonucunu belirleyen ise çoğu kez hangi hesap seçeneğinin seçildiğidir.

Tecavüz sayılan fiiller

6769 sayılı SMK m.29/1 uyarınca:

  • Marka sahibinin izni olmaksızın markayı m.7‘de belirtilen biçimlerde kullanmak
  • Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle taklit etmek
  • Taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüzlü ürünleri satmak, dağıtmak, ticaret alanına çıkarmak, ithal-ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme önerisinde bulunmak

Davalının kendi adına tescilli bir markası bulunması her zaman koruma sağlamaz: dayanılan markanın davalı adına kayıtlı olmaması ya da fiilî kullanımın tescilli markadan farklı olması hâlinde tecavüz kabul edilmektedir.

Üç hesap seçeneği

SeçenekÖlçüNe zaman uygun?
151/2-aHak sahibinin elde edebileceği gelirKendi satış kaybı ispatlanabiliyorsa
151/2-bTecavüz edenin net kazancıDavalının kayıtlarına erişilebiliyorsa
151/2-cLisans bedeliSektörde lisans oranı belirlenebiliyorsa

(b) seçeneği: net kazanç

Bu seçenekte tecavüz edenin markayı kullanması sonucu elde ettiği kazanç, gelir tabloları üzerinden hesaplanır. Bedel belirlenirken markanın kullanıldığı sektöre bağlı olarak markasal kullanımın gelire etkisinin araştırılması ve kıyaslanması gerekir.

(c) seçeneği: lisans bedeli

Lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi birinci derecede etkendir; ancak tek başına bir kriter değildir. Tazminat, salt taraf cirolarından ya da satılan üründen hareketle hesaplanamaz; markanın piyasada yarattığı güven ve tüketicinin bu güven nedeniyle yanılması esas alınarak bir bedel belirlenmelidir.

Zararın belirlenmesi, hak sahibinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş yorumlanamayacağı gibi, ihlal edeni ödüllendirir nitelikte de olmamalıdır. Hâkim, bilirkişi verilerini TBK m.51 çerçevesinde değerlendirir.

Kayıtlara ulaşılamazsa

Davalının ticari kayıtlarına ulaşılamadığı hâllerde m.151/2-b uyarınca mali inceleme yapılamaz. Bu durumda:

  1. Tespit ve arama dosyalarında belirlenen taklit ürün adetleri esas alınır.
  2. İlgili sektördeki net kâr marjı ortalaması sektör bilirkişisiyle tespit edilir.
  3. Bu oranla, ürünlerin piyasa satış fiyatı üzerinden net kâr hesaplanır.

Manevi ve itibar tazminatı

Manevi tazminat: marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıplar için istenir. Takdirde tecavüzün niteliği, markanın tanınmışlığı ve bir taraf için zenginleşme, diğeri için ekonomik çöküntü sağlamama ölçütü gözetilir.

İtibar tazminatı: hakka konu ürün veya hizmetlerin tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğraması hâlinde gündeme gelir.

Ne yapmalı?

  1. Tecavüzü delil tespiti ve gerekirse arama-el koyma yoluyla belgeleyin.
  2. Taklit ürünlerin adedini ve satış fiyatını tutanağa geçirtin.
  3. Dilekçede m.151/2‘deki seçeneklerden hangisine dayandığınızı açıkça yazın.
  4. Lisans seçeneğinde sektör lisans oranını ilgili meslek kuruluşundan sordurun.
  5. Davalının ticari defter ve gelir tablolarının celbini isteyin.
  6. Ürün kalitesi düşükse itibar tazminatını ayrıca talep edin.
  7. Hüküm özetinin ilanını (m.149/g) istemeyi unutmayın.
Yargı kararları — hesap seçenekleri ve takdir
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E.2024/599, K.2025/1509, 27.11.2025 Net kazanç hesabı ve itibar tazminatının şartı. Davalının 2013/83213 ve 2020/26469 numaralarla tescilli markalarının, davacı adına 2000/11731 numarayla tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu tespit edildi. Davacı, tazminatını SMK m.151/2-b uyarınca istemişti. Bilirkişi incelemesinde 2013-2020 yılları için davalının net kazancı 922.895,73 TL karşılığı 200.400,34 USD olarak hesaplanmış, bunun dava tarihindeki karşılığı 1.398.573,94 TL bulunmuştu ve denetime açık bu rapora itibar edildi. Manevi tazminat yönünden tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığındaki kayıp ve manevi tazminatın maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik olması gözetilerek 30.000 TL‘ye hükmedildi. İtibar tazminatı ise ayrı bir kurum olarak tanımlandı: ürün ya da hizmetlerin kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda hakkın itibarının zarara uğraması hâlinde gündeme gelir.
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E.2022/2, K.2024/158, 15.10.2024 Lisans bedeli: cironun yüzde onu. Davalı, kullanımlarına gerekçe olarak bazı markaları göstermişse de bu markaların davalı adına kayıtlı olmadığı ve fiilî kullanımın gerekçe gösterilen markalardan farklı olduğu saptandı. Tarafların aynı sektörde bulunması da gözetilerek eylemin SMK m.29 uyarınca marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda TTK m.55/1-a-4 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine karar verildi. Davacı maddi tazminatını m.151/2-c uyarınca lisans bedeli üzerinden istemişti; ilgili kurumun cevabi yazısına göre lisans bedelinin yıllık cironun %10’u olarak değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiş, davalının ticari kayıtları üzerinden ihlal dönemi için 136.720,26 TL ve 205.473,93 TL hesaplanmıştı. Mahkeme, tarafların faaliyet alanı ve davacı markasının tanınmışlığını da gözeterek bu bedeli uygun buldu.
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E.2022/240, K.2024/134, 14.05.2024 Kayıt yoksa: adet × sektör kâr marjı. Davalı, tanınmış kelime ve şekil markalarını aynen kopyalayarak taklit ürünleri piyasaya sunmuştu. Mahkeme, markaların tanınırlığı ve ürünlerin talebinde belirleyici etken olması ile taklit ürünlerin uygun olmayan satışa sunulma şekli ve yerleri gözetilerek her bir davacı şirket bakımından itibar tazminatı istenebileceğini kabul etti. Ancak davalının ticari kayıtlarına ulaşılamadığından m.151/2-b uyarınca mali inceleme mümkün değildi. Bu nedenle tespit dosyalarında belirlenen taklit ürün adetleri esas alınarak, davalının elde ettiği kârın ilgili sektördeki net kâr marjı ortalaması üzerinden hesaplanabileceği görüşü benimsendi; bilirkişi, 162 adet ve 61 adet tişört için toplam 223 adet üzerinden 57.980 TL net kâr hesapladı.
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E.2017/802, K.2020/58, 05.02.2020 Lisans bedeli salt ciroyla hesaplanamaz. Mahkeme, SMK m.29/1‘deki tecavüz fiillerini tek tek sayarak davalının eylemini tecavüz saydı ve kusurlu bulduğu için m.29, 149 ve 151 uyarınca maddi ve manevi tazminat talebini yerinde gördü. Davacı lisans seçeneğini talep etmişti. Karar, bu seçeneğin nasıl uygulanacağını ayrıntılandırır: “Lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi 1. derecede etken ise de tek başına lisans ücreti belirlemede bir kriter değildir.” Tazminat “salt taraf cirolarından ya da satılan yürütülen hizmetten hareket ile hesaplanamaz”; markanın piyasada yarattığı güven ve tüketicinin bu güvenle yanıldığı varsayımı esas alınmalıdır. Sınır da çizilir: zarar, davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş yorumlanamaz, aynı zamanda ihlal edeni ödüllendirir nitelikte de olmamalıdır; hâkim bilirkişi verilerini TBK m.51‘e göre de değerlendirir.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Marka hakkına tecavüz 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.29‘da sayılmıştır: marka sahibinin izni olmaksızın markayı m.7‘deki biçimlerde kullanmak, markayı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanarak taklit etmek ve taklit edildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde bu ürünleri satmak, dağıtmak, ticaret alanına çıkarmak, ithal veya ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bunlara ilişkin sözleşme önerisinde bulunmak. Aynı eylem çoğu kez 6102 sayılı TTK m.55 anlamında haksız rekabet de oluşturur ve iki talep birlikte ileri sürülebilir. Davalının kendi adına tescilli bir markaya sahip olması her zaman koruma sağlamaz; dayanılan markanın davalı adına kayıtlı olmaması ya da fiilî kullanımın tescilli işaretten farklı olması hâlinde tecavüz kabul edilmektedir. Hak sahibinin talep edebilecekleri m.149‘da sayılmıştır: tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat, ürünlere ve araçlara el konulması ve hüküm özetinin ilanı. Maddi tazminatın çekirdeğini oluşturan yoksun kalınan kazanç, m.151/2‘deki üç seçenekten biriyle hesaplanır ve seçim hakkı hak sahibine aittir: (a) hak sahibinin, tecavüz olmasaydı elde edebileceği muhtemel gelir; (b) tecavüz edenin markayı kullanmak suretiyle elde ettiği net kazanç; (c) marka lisans yoluyla kullanılsaydı ödenmesi gereken lisans bedeli. (b) seçeneğinde hesap, tecavüz edenin gelir tabloları üzerinden yapılır ve ilgili sektörde markasal kullanımın gelire etkisi araştırılır. (c) seçeneğinde ise tarafların mali kapasitesi birinci derecede etken olmakla birlikte tek başına ölçüt değildir; tazminat salt cirodan hareketle hesaplanamaz, markanın piyasada yarattığı güven ve tüketicinin bu güvenle yanılması esas alınır. Her iki seçenekte de takdirin iki sınırı vardır: zarar, hak sahibinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz ve aynı zamanda ihlal edeni ödüllendirir nitelikte olmamalıdır; hâkim bilirkişi verilerini TBK m.51 çerçevesinde değerlendirir. Davalının ticari kayıtlarına ulaşılamadığı hâllerde mali inceleme yapılamayacağından, uygulamada tespit ve arama dosyalarında belirlenen taklit ürün adetleri ile ilgili sektörün net kâr marjı ortalaması birlikte kullanılarak hesaplama yapılmaktadır. Manevi tazminat, marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığındaki kayıpları karşılar ve takdirinde tecavüzün niteliği ile markanın tanınmışlığı gözetilerek bir taraf için zenginleşme, diğeri için ekonomik çöküntü yaratmama ölçütü uygulanır. İtibar tazminatı ise ayrı bir kurumdur ve yalnızca ürün veya hizmetlerin kötü şekilde üretilmesi ya da kullanılması yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda hakkın itibarının zarara uğraması hâlinde istenebilir.
Markama tecavüz edildi, neler talep edebilirim?

SMK m.149 uyarınca tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat isteyebilirsiniz. Ayrıca tecavüz oluşturan ürünlere, bunların üretiminde kullanılan araçlara el konulmasını, bu ürünler üzerinde mülkiyet hakkı tanınmasını, işaretlerin silinmesini ya da ürünlerin imhasını ve hüküm özetinin masrafı karşı tarafa ait olmak üzere ilanını talep edebilirsiniz. Koşulları varsa itibar tazminatı da ayrıca istenebilir.

Tazminat nasıl hesaplanır?

SMK m.151/2 üç seçenek sunar ve seçim hakkı hak sahibine aittir: (a) tecavüz olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, (b) tecavüz edenin markayı kullanarak elde ettiği net kazanç, (c) marka lisans yoluyla kullanılsaydı ödenecek lisans bedeli. Hangi seçeneğe dayanıldığının dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi gerekir; aksi hâlde bilirkişi incelemesinin kapsamı belirsiz kalır ve yargılama uzar.

Lisans bedeli sadece ciroya göre mi belirlenir?

Hayır. Yargı kararlarına göre lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi birinci derecede etken olsa da tek başına ölçüt değildir; tazminat salt taraf cirolarından ya da satılan üründen hareketle hesaplanamaz. Markanın piyasada yarattığı güven ve tüketicinin bu güven nedeniyle yanılması esas alınmalıdır. Uygulamada ilgili meslek kuruluşundan sorulan sektörel lisans oranı — örneğin yıllık cironun belirli bir yüzdesi — hesaba temel oluşturmaktadır.

Davalının kayıtlarına ulaşılamazsa ne olur?

Bu hâlde m.151/2-b uyarınca gelir tabloları üzerinden mali inceleme yapılamaz. Uygulamada tespit, arama ve el koyma dosyalarında belirlenen taklit ürün adetleri esas alınır; ilgili sektördeki net kâr marjı ortalaması sektör bilirkişisiyle saptanır ve bu oranla ürünlerin piyasa satış fiyatı üzerinden net kâr hesaplanır. Bu nedenle tecavüz tespiti sırasında ürün adedinin ve satış fiyatının tutanağa geçirilmesi büyük önem taşır.

İtibar tazminatı her tecavüzde istenebilir mi?

Hayır, koşulları özeldir. İtibar tazminatı, hakka konu ürün veya hizmetlerin tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarının zarara uğraması hâlinde gündeme gelir. Bu nedenle taklit ürünlerin kalitesi, satışa sunulma şekli ve yerleri dosyaya somut olarak yansıtılmalıdır.

Manevi tazminat hangi ölçütlere göre belirlenir?

Marka sahibinin piyasada edindiği imaj ve güvenden oluşan manevi ticari varlığında meydana gelen kayıplar esas alınır. Takdirde tecavüzün niteliği, markanın tanınmışlığı, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik olması gözetilir. Uygulamada bir taraf için zenginleşme, diğeri için ekonomik çöküntü yaratmayacak bir tutar belirlenmektedir.

Davalının tescilli markası varsa tecavüz olur mu?

Olabilir. Kullanıma gerekçe gösterilen markanın davalı adına kayıtlı olmaması ya da fiilî kullanımın tescilli işaretten farklı olması hâlinde tescil koruma sağlamaz. Ayrıca sonraki tarihli tescilin hükümsüzlüğü ayrı bir davanın konusudur ve tecavüz davasıyla birlikte açılabilir. Tarafların aynı sektörde faaliyet göstermesi, karıştırılma ihtimalini güçlendiren bir olgu olarak değerlendirilmektedir.

Hüküm özetinin ilanı ne işe yarar?

SMK m.149/g uyarınca haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde hak sahibi, masrafı karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen ya da özet olarak ilan edilmesini isteyebilir. Bu, piyasadaki karıştırılma etkisini gidermeye ve marka itibarını onarmaya yönelik bir tedbirdir. Talep dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmelidir; mahkeme ilanda menfaat bulunup bulunmadığını değerlendirir.

İlgili mevzuat
  • 6769 sayılı SMK m.7 — Marka tescilinden doğan hakların kapsamı
  • 6769 sayılı SMK m.29 — Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller
  • 6769 sayılı SMK m.149 — Hak sahibinin talepleri
  • 6769 sayılı SMK m.150 — Tazminat ve kusur
  • 6769 sayılı SMK m.151 — Yoksun kalınan kazanç
  • 6769 sayılı SMK m.150/2 — İtibar tazminatı
  • 6102 sayılı TTK m.55, 56 — Haksız rekabet
  • 6098 sayılı TBK m.50, 51 — Zararın ve tazminatın belirlenmesi

Bağlantılı başlıklar için marka tescil başvurusu, haksız rekabet ve ticari defterlerin delil niteliği yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Şirketler hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara