Terditli Dava, Seçimlik Dava ve Davaların Yığılması (HMK 110-113)

- Davaların yığılması (HMK 110): aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla aslî talep tek dilekçede ileri sürülebilir.
- Yığılma için taleplerin tamamının aynı yargı çeşidinde olması ve ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.
- Terditli dava (HMK 111): talepler arasında aslilik-fer’îlik ilişkisi kurulur; “olmazsa şu” biçiminde kademelendirilir.
- Terditli davada taleplerin arasında hukukî veya ekonomik bağlantı bulunması zorunludur.
- Mahkeme, aslî talebi esastan reddetmedikçe fer’î talebi inceleyemez ve hükme bağlayamaz.
- Aslî talep reddedilmişse ikinci kademedeki talep hakkında olumlu ya da olumsuz mutlaka karar verilmelidir; tefrik (ayırma) doğru değildir.
- Terditli davada iki ayrı dava için iki ayrı harç ve iki ayrı yargılama gideri hükmedilemez.
- Harç, vekâlet ücreti ve giderler, hakkında hüküm kurulan talebe göre belirlenir.
- İkincil talep kabul edilmişse davalı lehine ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir.
- Hüküm fıkrası şarta bağlı ve terditli kurulamaz; her iki talebin birlikte kabulü bozma nedenidir (HMK 297).
- Seçimlik dava (HMK 112): seçim hakkı borçluda ya da üçüncü kişide olup kullanılmazsa alacaklı seçimlik dava açabilir.
- Mahkeme talebi yerinde görürse seçimlik mahkûmiyet hükmü kurar.
- Seçimlik hükmü icraya koyan alacaklı takibini bir edime hasretmek zorundadır; borçlu diğer edimi ifa ederek borçtan kurtulabilir.
- Topluluk davası (HMK 113): dernek ve tüzel kişiler, temsil ettikleri kesim adına tespit ve hukuka aykırılığın giderilmesi davası açabilir.
- Ayrılan davalar arasında bağlantı varsa HMK m. 166 uyarınca birleştirme gerekir.
Bir dava dilekçesinde birden fazla talep bulunabilir. Ancak bu taleplerin birbirine hangi mantıkla bağlandığı, davanın kaderini belirler. “Hem şunu hem bunu istiyorum” demek ile “önce şunu, olmazsa bunu istiyorum” demek arasında usul hukuku bakımından ciddi bir fark vardır; birincisi davaların yığılması, ikincisi terditli davadır.
Uygulamada en çok karıştırılan nokta, terditli davada mahkemenin nasıl hüküm kuracağıdır. Aslî talebi reddetmeden fer’î talebe geçmek, her iki talebi birden kabul etmek ya da ikinci kademeyi ayrı esasa kaydetmek; üçü de bozma nedenidir. Aşağıda bu kurumları, harç ve vekâlet ücreti sonuçlarıyla birlikte ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
HMK m. 110 — Davaların yığılması
“(1) Davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.”
HMK m. 111 — Terditli dava
“(1) Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. (2) Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.”
HMK m. 112 — Seçimlik dava
“(1) Seçimlik borçlarda, seçim hakkı kendisine ait olan borçlu veya üçüncü kişinin bu hakkı kullanmaktan kaçınması hâlinde, alacaklı seçimlik dava açabilir. (2) Seçimlik davada mahkeme, talebin hukuka uygun olduğu sonucuna varırsa, seçimlik mahkûmiyet hükmü verir. (3) Seçimlik mahkûmiyet hükmünü cebrî icraya koyan alacaklı, takibinin konusunu, mahkûmiyet hükmünde yer alan edimlerden birine hasretmek zorundadır. Ancak, bu durum, borçlunun, diğer edimi ifa etmek suretiyle borcundan kurtulma hakkını ortadan kaldırmaz.”
HMK m. 113 ve m. 297/2 — Topluluk davası ve hüküm fıkrası
“MADDE 113- (1) Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir.”
“MADDE 297- … (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Hangi kurum, hangi durumda?
| Kurum | Taleplerin ilişkisi | Mahkemenin yapacağı |
|---|---|---|
| Davaların yığılması (m. 110) | Birbirinden bağımsız aslî talepler | Her talep hakkında ayrı ayrı hüküm |
| Terditli dava (m. 111) | Aslilik-fer’îlik, kademeli | Önce aslî talep; reddedilirse fer’î talep |
| Seçimlik dava (m. 112) | Seçimlik borç, edimlerden biri | Seçimlik mahkûmiyet hükmü |
| Topluluk davası (m. 113) | Temsil edilen kesimin menfaati | Tespit veya aykırılığın giderilmesi |
| Yığılmada yetki | Ortak yetkili mahkeme şart | Şart yoksa talepler birlikte görülemez |
| Terditlide bağlantı | Hukukî veya ekonomik bağlantı şart | Bağlantı yoksa terditli ileri sürülemez |
| Terditlide harç | Tek dava sayılır | Hükmedilen talebe göre tek harç |
| Terditlide vekâlet ücreti | Hüküm kurulan talebe göre | İki ayrı ücret takdir edilemez |
| Ayrılan bağlantılı davalar | Aralarında bağlantı var | HMK m. 166 uyarınca birleştirme |
Kritik nokta: Terditli davada mahkeme yalnız bir talep hakkında olumlu hüküm kurabilir. “Taşınmazın tescili, mümkün olmazsa bedelinin ödenmesi” biçiminde şarta bağlı ve terditli bir hüküm fıkrası kurmak; her iki talebi birlikte kabul etmek anlamına gelir ve HMK m. 297’ye aykırıdır. Doğrusu, aslî talebin esastan reddedilip fer’î talep hakkında karar verilmesi ya da aslî talebin kabulüyle fer’î talebe hiç geçilmemesidir. Aynı şekilde, aslî talep reddedildikten sonra ikinci kademedeki talebin ayrılarak (tefrik edilerek) yeni bir esasa kaydedilmesi de m. 111’e uygun düşmez.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Dilekçeyi yazarken taleplerinizin bağımsız mı, kademeli mi olduğunu önce kendiniz belirleyin.
- Kademeli ise dilekçede “öncelikle… bu talebin reddi hâlinde…” ifadesini açıkça kullanın.
- Talepler arasındaki hukukî veya ekonomik bağlantıyı dilekçede somut olarak açıklayın.
- Yığılma hâlinde tüm talepler için ortak yetkili mahkeme bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Yığılmada taleplerin tamamının aynı yargı çeşidinde olduğundan emin olun.
- Terditli talebi ıslahla da ekleyebilirsiniz; ıslah dilekçesinde kademeyi yine açıkça belirtin.
- Harç bakımından terditli davanın tek dava sayıldığını bilerek gereksiz harç ödemeyin.
- Hüküm kurulurken aslî talebin esastan reddedildiğini tutanağa ve karara geçirtin.
- Kararda ikinci kademedeki talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm bulunup bulunmadığını denetleyin.
- Hüküm fıkrasının şarta bağlı kurulmadığını; infaz edilebilir olduğunu kontrol edin.
- İkincil talebiniz kabul edilmişse davalı lehine ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmemesini isteyin.
- Talebiniz ayrı bir esasa kaydedilmişse aradaki bağlantıyı göstererek birleştirme talep edin.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1761, K. 2024/44, 08.01.2024
Şarta bağlı ve terditli hüküm kurulamaz. İş makinesinin davacı adına tespiti ve teslimi, mümkün olmadığında bedelinin tahsili terditli olarak istenmiş; mahkeme her iki talebi de kabul ederek “makinenin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, makinanın teslim edilememesi hâlinde 100.000,00 TL’nin… tahsiline” biçiminde hüküm kurmuştur. Daire önce kuralı ortaya koymuştur: “Terditli davalarda aynı davalıya karşı birden fazla talep, aralarında bir aslilik ferilik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürülebilir. Ancak bu talepler arasında hukuki bağlantının bulunması şarttır… Mahkemece davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’i talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.” Ardından harç yönünü belirtmiştir: “Terditli (kademeli) olarak açılan davalarda ilk talebin reddine bağlı olarak ikinci talep hakkında kabul kararı verilmesi durumunda iki ayrı dava için iki ayrı harç ve yargılama giderlerine hükmedilemez. İkinci talep hakkında verilen karara göre harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderleri hakkında hüküm kurulur.” Son olarak şekil kuralını uygulamıştır: “Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz.” Daire, “davacının taleplerinden yalnız biri hakkında karar vermek gerekirken, davacının her iki terditli talebi açısından davanın kabulüne karar verilmiş olması” nedeniyle hükmün usulden BOZULMASINA, 08.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar vermiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/499, K. 2016/5663, 10.05.2016
İkinci kademedeki talep ayrılamaz; hakkında karar verilmelidir. Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa ödenen bedelin tahsili istenmiş; mahkeme tescil istemini reddettikten sonra ikinci kademedeki alacak istemini ayırarak yeni bir esasa kaydetmiştir. Daire, m. 111 metnini aktardıktan sonra şunu söylemiştir: “Somut olayda, davacının ilk talebi olan tescil isteminin reddine karar verildiği görülmüştür. Terditli dava açılması nedeniyle ikinci kademedeki alacak istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Dolayısıyla, ikinci kademedeki istemin ayrılmasına karar verilmesi HMK’nın 111. maddesinde getirilen düzenlemeye uygun düşmemiştir.” Ayrıca ayrılan dosya bakımından: “Görülmekte olan ve ayrılmasına karar verilen davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle HMK’nın 166. maddesi gereğince davaların birleştirilerek birlikte sonuca bağlanması gerekir.” Daire, hükmün BOZULMASINA, 10.05.2016 tarihinde oy birliği ile karar vermiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5525, K. 2021/2392, 08.03.2021
İkincil talep kabul edilmişse davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilemez. Pert kayıtlı çıkan araç nedeniyle davacı, öncelikle satış bedelinin iadesini, olmazsa değer kaybının tahsilini istemiş; mahkeme ikincil talebi kabul etmiş ancak ayrıca davalı lehine 2.880,00 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. Daire, terditli davanın tek harç ve tek gider rejimine tâbi olduğunu belirttikten sonra somut sonucu şöyle bağlamıştır: “Mahkemece davacının ikincil talebi kabul edildiğine göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, 2.880,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” Daire, bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmediğini belirterek ilgili bendi hüküm metninden çıkarmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar vermiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4097, K. 2022/8207, 29.12.2022
Vekâlet ücreti, hüküm kurulan terditli talep üzerinden hesaplanır. Tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi fiilî imkânsızlık nedeniyle reddedilmiş, ıslahla eklenen terditli tazminat talebi kısmen kabul edilerek 1.252,64 TL’ye hükmedilmiştir. Daire, kurumun mantığını şöyle açıklamıştır: “Terditli olarak açılan bir davada iki ayrı talep varmış gibi görünse de bu talepler arasında aslilik-ferilik ilişkisi bulunmakta talepler kademeli olarak ileri sürülmektedir… hükmün 2. fıkrasına göre terditli/feri talep hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilebilmesi için öncelikle asıl talep yönünden olumsuz bir kararın verilmesi gerekmektedir.” Somut olayda ise “vekalet ücretinin terditli talep olan maddi tazminata ilişkin hükmedilen meblağ üzerinden hesaplanması gerekmektedir” denilmiş; davacı lehine 1.252,64 TL vekâlet ücretine hükmedildiğine göre davalı lehine takdir edilen 19.031,00 TL’nin bu tutarı aşamayacağı belirtilmiştir. Daire, hükümdeki “19.031,00 TL” ibaresini “1.252,64 TL” ile değiştirmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar vermiştir.
İlk halka, kademe kuralı. Mahkeme aslî talebi esastan reddetmedikçe fer’î talebe geçemez. Bu sıra bir üslup tercihi değil, kanunun emridir; atlanması hükmü usulden sakat hâle getirir. Aslî talep kabul edilirse fer’î talep hiç incelenmez, çünkü davacının onu ileri sürme şartı gerçekleşmemiştir.
İkinci halka, tek hüküm. Terditli davada yalnız bir talep hakkında olumlu hüküm kurulabilir. “Şu olmazsa bu” biçiminde bir hüküm fıkrası, iki talebin de kabulü demektir ve infaz kabiliyeti bulunmadığından HMK m. 297’ye aykırıdır.
Üçüncü halka, kararsız bırakmama. Aslî talep reddedilmişse ikinci kademedeki talep hakkında mutlaka olumlu ya da olumsuz bir karar verilmelidir. Bu talebi ayırıp yeni bir esasa kaydetmek, davacıyı ikinci bir yargılamaya zorlamak anlamına gelir ve kurumun amacına aykırıdır.
Dördüncü halka, bağlantı ve birleştirme. Terditli talepler arasında zaten hukukî veya ekonomik bağlantı bulunduğundan, bunlar ayrılmışsa HMK m. 166 uyarınca birleştirilmeleri gerekir. Bağlantı, davaların aynı ya da benzer sebeplerden doğması veya biri hakkındaki hükmün diğerini etkilemesi hâlinde vardır.
Beşinci halka, harç. Terditli dava tek bir dava olduğundan iki ayrı harç alınmaz. Harç, hakkında hüküm kurulan talebe göre hesaplanır. Bu, davacı için önemli bir maliyet farkı yaratır ve dilekçe aşamasında dikkate alınmalıdır.
Altıncı halka, vekâlet ücreti. İkincil talep kabul edilmişse davalı, davayı kaybetmiş taraftır; kendisi lehine ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Kısmen kabul hâlinde ise davalı yararına takdir edilecek ücret, davacı lehine belirlenen ücreti aşamaz.
Yedinci halka, yığılmadan farkı. Davaların yığılmasında talepler bağımsızdır; her biri hakkında ayrı hüküm kurulur ve her biri kendi harcına tâbidir. Yığılmanın şartı, taleplerin aynı yargı çeşidinde olması ve tümü için ortak yetkili bir mahkemenin bulunmasıdır.
Sekizinci halka, seçimlik dava. Seçimlik borçlarda seçim hakkı borçluya veya üçüncü kişiye aitse ve bu hak kullanılmıyorsa alacaklı seçimlik dava açar. Mahkeme seçimlik mahkûmiyet hükmü kurar; icra aşamasında alacaklı takibini bir edime hasretmek zorundadır, ama borçlunun diğer edimi ifa ederek borçtan kurtulma imkânı korunur. Bu yönüyle seçimlik dava, terditli davadan yapı olarak ayrılır: orada kademe, burada seçenek vardır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Kademeyi dilekçede belirtmemek | Talepler yığılma sayılabilir | “Reddi hâlinde” ifadesi açıkça yazılmalı |
| Aslî talep reddedilmeden fer’îye geçmek | Usulden bozma | Önce aslî talep esastan karara bağlanmalı |
| Her iki talebi birlikte kabul etmek | Şarta bağlı hüküm, bozma | Yalnız bir talep hakkında hüküm kurulmalı |
| İkinci kademeyi tefrik etmek | m. 111’e aykırılık | Aynı dosyada karara bağlanmalı |
| İki ayrı harç yatırmak/almak | Gereksiz maliyet, bozma | Hüküm kurulan talebe göre tek harç |
| İkincil talep kabulünde davalıya ücret | Düzelterek onama veya bozma | Kaybeden davalı lehine ücret verilmez |
| Talepler arasında bağlantı kurmamak | Terditli ileri sürülemez | Hukukî/ekonomik bağlantı açıklanmalı |
| Yığılmada ortak yetkiyi gözetmemek | Yetki itirazı riski | Tüm talepler için ortak yetkili mahkeme |
| Seçimlik hükmü iki edim için icraya koymak | Takip usulsüz olur | Takip tek edime hasredilmeli |
Terditli dava nedir?
Davacının aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-fer’îlik ilişkisi kurarak aynı dilekçede kademeli biçimde ileri sürmesidir. “Öncelikle şunu, bu kabul edilmezse şunu istiyorum” yapısındadır.
Terditli dava açmanın şartı nedir?
Talepler arasında hukukî veya ekonomik bir bağlantının bulunması ve taleplerin aynı davalıya yöneltilmesi gerekir.
Mahkeme önce hangi talebi inceler?
Aslî talebi. Mahkeme, aslî talebin esastan reddine karar vermedikçe fer’î talebi inceleyemez ve hükme bağlayamaz.
Aslî talep kabul edilirse fer’î talep ne olur?
İncelenmez. Fer’î talep, yalnızca aslî talebin reddi ihtimali için ileri sürüldüğünden, aslî talebin kabulüyle konusuz kalır.
İkinci kademedeki talep ayrılabilir mi?
Hayır. Aslî talep reddedildikten sonra ikinci kademedeki talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir; tefrik HMK m. 111’e uygun düşmez.
Terditli davada iki harç mı ödenir?
Hayır. Terditli davalarda iki ayrı dava için iki ayrı harç ve yargılama giderine hükmedilemez; harç, hakkında hüküm kurulan talebe göre belirlenir.
İkincil talebim kabul edilirse davalı lehine vekâlet ücreti çıkar mı?
Kural olarak hayır. İkincil talep kabul edilmişse davalı davayı kaybetmiş sayılır ve kendisi lehine ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekir.
Hüküm fıkrası şarta bağlı kurulabilir mi?
Kurulamaz. Hüküm fıkrası açık ve infazı mümkün olmalıdır; “teslim edilemezse bedeli ödensin” biçimindeki şarta bağlı ve terditli hüküm bozma nedenidir.
Terditli talebi ıslahla ekleyebilir miyim?
Uygulamada terditli talebin ıslah dilekçesiyle eklendiği görülmektedir. Bu hâlde de kademe ilişkisinin dilekçede açıkça kurulması gerekir.
Davaların yığılması terditli davadan nasıl ayrılır?
Yığılmada talepler birbirinden bağımsız aslî taleplerdir ve her biri hakkında ayrı hüküm kurulur. Terditli davada ise talepler kademelidir ve yalnız biri hakkında olumlu hüküm kurulabilir.
Yığılmanın şartları nelerdir?
Taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması gerekir.
Seçimlik dava ne zaman açılır?
Seçimlik borçlarda seçim hakkı borçluya veya üçüncü kişiye aitse ve bu kişi hakkı kullanmaktan kaçınırsa alacaklı seçimlik dava açabilir.
Seçimlik mahkûmiyet hükmü nasıl icra edilir?
Alacaklı, takibinin konusunu hükümdeki edimlerden birine hasretmek zorundadır. Bu, borçlunun diğer edimi ifa ederek borcundan kurtulma hakkını ortadan kaldırmaz.
Topluluk davası kimler açabilir?
Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için kendi adlarına açabilir. Talep, hakların tespiti, hukuka aykırı durumun giderilmesi veya gelecekteki ihlalin önlenmesine yöneliktir.
Ayrılan davalar tekrar birleştirilebilir mi?
Evet. Davalar arasında bağlantı bulunuyorsa HMK m. 166 uyarınca birleştirilerek birlikte sonuca bağlanmaları gerekir. Bağlantı, davaların aynı veya benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkındaki hükmün diğerini etkilemesi hâlinde vardır.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 110 — Davaların yığılması
- 6100 sayılı HMK m. 111 — Terditli dava
- 6100 sayılı HMK m. 112 — Seçimlik dava
- 6100 sayılı HMK m. 113 — Topluluk davası
- 6100 sayılı HMK m. 119 — Dava dilekçesinin içeriği
- 6100 sayılı HMK m. 166 — Davaların birleştirilmesi
- 6100 sayılı HMK m. 167 — Davaların ayrılması
- 6100 sayılı HMK m. 176-182 — Islah
- 6100 sayılı HMK m. 297 — Hükmün kapsamı ve hüküm fıkrası
- 6100 sayılı HMK m. 326 — Yargılama giderlerinden sorumluluk
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 87 — Seçimlik borçlarda seçim hakkı
- 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 16 ve 30 — Dava değeri ve eksik harcın tamamlanması
Dava dilekçesi ve talep sonucu konusundaki diğer yazılarımız için dava dilekçesi nasıl yazılır, belirsiz alacak davası ve kısmi dava ile davanın ıslahı yazılarımızı; talebinizin maliyeti için yargılama giderleri ve vekâlet ücreti ile ıslah harcı hesaplama yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Taleplerin yığılma, terditli veya seçimlik biçimde ileri sürülmesi; uyuşmazlığın niteliğine, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye ve talep edilen edimlere göre değişir. Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.