Nüfuz Ticareti Suçu (TCK 255): Dolandırıcılık ve Rüşvetten Farkı, Parayı Verenin Durumu ve Yargıtay Kararları

legapro kapak 17186 LegaPro Hukuk Nüfuz Ticareti Suçu (TCK 255): Dolandırıcılık ve Rüşvetten Farkı, Parayı Verenin Durumu ve Yargıtay Kararları
Kısaca
  • TCK m.255/1’e göre kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle haksız bir işin gördürülmesi için girişimde bulunmak üzere menfaat temin eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası alır.
  • Fail kamu görevlisiyse yalnızca hapis cezası yarı oranında artırılır; 5. Ceza Dairesi adli para cezasının artırılmayacağını açıkça belirtmiştir.
  • İşinin gördürülmesi karşılığında veya bu beklentiyle menfaat sağlayan kişi de bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
  • Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması suçun tamamlanması için yeterlidir.
  • Yargıtay’a göre nüfuz ticaretinde gördürülecek iş haksız olmalı, failin kamu görevlisi üzerinde gerçekten nüfuzu bulunmalı ve işi yapacak kamu görevlisi belli olmalıdır.
  • Fail gerçekte nüfuz sahibi değilse ve karşı tarafı aldatarak para alıyorsa eylem nüfuz ticareti değil dolandırıcılıktır.
  • Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahisle aldatarak menfaat temin etmek TCK m.158/2’de nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiştir.
  • Aldatılarak para veren kişi nüfuz ticaretinin faili değil, dolandırıcılığın mağdurudur; 5. Ceza Dairesi bu kişilerin beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
  • İş, parayı alan kamu görevlisinin görev alanına girmiyorsa rüşvet suçu oluşmaz; yetkisiz sorgulama yaptırılması gibi hâllerde görevi kötüye kullanma tartışılır.
  • Nüfuz ticareti CMK m.135/8’deki katalog suçlar arasında olmadığından başka suç için yapılan dinlemelerle elde edilen kayıtlar bu suç yönünden delil olamaz.
  • Madde 6352 sayılı Kanunla 05.07.2012’de değiştirilmiştir; öncesinde yalnızca kamu görevlisinin işleyebildiği “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” suçu vardı.
  • 2012 öncesi fiillerde eski hüküm, dolandırıcılık hükümleri ve uzlaştırma imkânı birlikte gözetilerek lehe kanun belirlenir.
  • Suç şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında değildir; basit dolandırıcılık ise uzlaştırma kapsamındadır.
  • Rüşvetteki etkin pişmanlık hükmü (TCK m.254) nüfuz ticareti için öngörülmemiştir.
  • Temel hâlde olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır; fail kamu görevlisiyse on beş yıldır.

“Emniyette tanıdığım var, dosyanı kapattırırım”, “Tapuda işini hallettiririm”, “Yargıtay’daki dosyanı çözdürürüm” gibi vaatlerle para istenmesi uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur. Bu olaylarda parayı alan kişinin hangi suçu işlediği, parayı verenin de suçlu mu yoksa mağdur mu sayılacağı sorusu, dosyanın bütün seyrini değiştirir.

TCK 255, 2012 yılında yeniden düzenlenerek “nüfuz ticareti” adını almış ve rüşvet gibi iki taraflı bir suça dönüştürülmüştür. Ancak Yargıtay, gerçek bir nüfuzun bulunmadığı ve karşı tarafın aldatıldığı olaylarda bu maddenin değil dolandırıcılık hükümlerinin uygulanacağını istikrarlı biçimde vurgulamaktadır. Aşağıda suçun unsurları, benzer suçlardan farkı ve bu kararlar ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.255: “(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır. İşinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle menfaat sağlayan kişi ise, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (3) Birinci fıkrada belirtilen amaç doğrultusunda menfaat talebinde bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi ya da menfaat teklif veya vaadinde bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi hallerinde, birinci fıkra hükmüne göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.” Maddenin devamında suça aracılık eden kişinin ve dolaylı olarak menfaat sağlanan üçüncü kişinin menfaati kabul eden yetkililerinin müşterek fail olarak cezalandırılacağı, girişimin ayrı bir suç oluşturması hâlinde ayrıca ceza verileceği ve yabancı kamu görevlileri üzerinde yapılan nüfuz ticaretinin de kapsama girdiği düzenlenmiştir.
Bağlantılı suçlar (TCK m.157, 158/2, 252, 257; CMK m.135/8): TCK m.157/1’e göre “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.” TCK m.158/2’ye göre “Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.” TCK m.252/1 ise rüşveti, kamu görevlisinin “Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için” menfaat sağlanması olarak tanımlar. Görevi kötüye kullanma suçu TCK m.257’de düzenlenmiştir. CMK m.135/8’de telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenebileceği suçlar arasında nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet sayılmış, nüfuz ticareti sayılmamıştır.
Değişiklik uyarısı: TCK m.255, 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 89. maddesiyle değiştirilmiş ve 05.07.2012’de yürürlüğe girmiştir. Ceza Genel Kurulu kararında aktarılan önceki metin “Görevine girmeyen ve yetkili olmadığı bir işi yapabileceği veya yaptırabileceği kanaatini uyandırarak yarar sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeydi ve suç yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebiliyordu. Ayrıca 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunla TCK m.158/1’e, kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle işlenen dolandırıcılığı nitelikli hâl sayan (l) bendi eklenmiş; aynı Kanunla basit dolandırıcılık (TCK m.157) CMK m.253’teki uzlaştırma kapsamına alınmıştır. Değişiklikten önce işlenen fiillerde TCK m.7/2 uyarınca lehe olan kanun uygulanır.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Nüfuz iddiasıyla menfaat teminiTCK m.255/1İki–beş yıl hapis ve adli para cezası
Failin kamu görevlisi olmasıTCK m.255/1, ikinci cümle; Y5CD 17.02.2021Yalnızca hapis cezası yarı oranında artar
Menfaat sağlayan iş sahibiTCK m.255/1, üçüncü cümleBir–üç yıl hapis
Anlaşmaya varılmasıTCK m.255/2Suç tamamlanmış sayılır
Gerçekte nüfuz yok, aldatma varY15CD 29.04.2019; TCK m.158/2Nitelikli dolandırıcılık
Nüfuzu olmayan görevlinin para almasıY5CD 25.06.2025Dolandırıcılık; parayı verenler mağdur
Yetkisiz sorgulama yaptırmaY5CD 05.07.2023; TCK m.257Görevi kötüye kullanma ve azmettirme tartışılmalı
İletişim dinlemesi kayıtlarıCMK m.135/8; Y5CD 05.07.2023Katalog dışı suçta delil olamaz
2012 öncesi fiil6352 m.89; TCK m.7/2Lehe kanun ve uzlaştırma değerlendirmesi
Kritik nokta: Aynı olay nüfuz ticareti, nitelikli dolandırıcılık, rüşvet veya görevi kötüye kullanma olarak nitelendirilebilir. Belirleyici sorular şunlardır: Failin adı geçen kamu görevlisi üzerinde gerçekten nüfuzu var mı? Parayı veren kişi işin haksız olduğunu ve yasal zeminde bulunmadığını biliyor mu, yoksa kandırıldı mı? İstenen iş, parayı alan kamu görevlisinin görev alanına giriyor mu? Bu soruların yanıtı, parayı verenin sanık mı yoksa mağdur mu olacağını, uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağını ve dinleme kayıtlarının delil olarak kullanılıp kullanılamayacağını doğrudan belirler.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Menfaatin kime, ne zaman ve hangi iş karşılığında verildiğini dekont, havale kaydı ve yazışmalarla belgeleyin.
  2. Adı geçen kamu görevlisinin kim olduğunu ve istenen işi yapmaya yetkili olup olmadığını belirleyin.
  3. Failin bu görevli üzerinde gerçekten nüfuzu bulunup bulunmadığını araştırın.
  4. Parayı veren kişinin işin haksız olduğunu bilip bilmediğini, yani kandırılıp kandırılmadığını ortaya koyun.
  5. Aldatma varsa suç vasfının TCK m.157 veya m.158’e göre belirlenmesini talep edin.
  6. Aldatılarak para verdiyseniz şikâyetçi olun ve davaya katılma talebinde bulunun.
  7. Failin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtıp tanıtmadığını tespit edin; TCK m.158/1-l gündeme gelebilir.
  8. Rüşvet veya görevi kötüye kullanma iddiası varsa işin kamu görevlisinin görev alanına girip girmediğini görev belgeleriyle netleştirin.
  9. Dosyadaki iletişim dinleme kayıtlarının hangi suç için alınan karara dayandığını kontrol edin.
  10. Davaya katılan kurumların suçtan doğrudan zarar görüp görmediğini denetleyin.
  11. Fiil 05.07.2012’den önce işlenmişse eski ve yeni hükümlerle uzlaştırma imkânının karşılaştırılmasını isteyin.
  12. Failin kamu görevlisi olması hâlinde artırımın yalnızca hapis cezasına uygulanıp uygulanmadığını ve zincirleme suç koşullarını kontrol edin.
Yargıtay kararları

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 29.04.2019 T., 2018/3442 E., 2019/4360 K.
Nüfuz ticaretinde karşı taraf işin yasal olmadığını bilir ve fail gerçekten nüfuz sahibidir; fail gerçekte nüfuzu olmadığı hâlde somut bir kamu görevlisinin adını vererek karşı tarafı kandırıyorsa eylem TCK 158/2’deki nitelikli dolandırıcılıktır. Hastanede santral memuru olan sanığın kendisini mali ve idari işlerden sorumlu personel olarak tanıttığı, hastanede bir profesörü tanıdığını söyleyerek rapor bedeli ve masraf adı altında katılandan değişik zamanlarda toplam 1087 TL aldığı ileri sürülmüştür. Ağır ceza mahkemesi suç vasfını değiştirerek sanığı yetkili olmadığı iş için yarar sağlama suçundan mahkûm etmiştir. Daire, nüfuz ticaretinde failin karşı tarafa yönelik hileli bir hareketinin bulunmadığını ve karşı tarafın da yasal zeminde olmadığını bildiğini, dolandırıcılıkta ise mağdurun kandırıldığını ve iradesinin sakatlandığını; nüfuz ticaretinin rüşvet gibi anlaşmayla tamamlandığını, dolandırıcılıkta ise menfaatin temin edilmesinin gerektiğini ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Ardından “Nüfuz ticareti suçunda, failin, ilgili kişiler üzerinde gerçekte nüfuz sahibi olması gerekiyor.” diyerek, nüfuz sahibi olmayan kişinin böyle bir yalanla menfaat temin etmesinin dolandırıcılık olacağını belirtmiştir. Somut olayda katılanın kandırıldığını, aralarında hukuka aykırı bir anlaşma bulunmadığını ve sanığın gerçekte nüfuz sahibi olmadığını tespit ederek eylemin nitelikli dolandırıcılık olduğunu, kabule göre de zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkûmiyet hükmü 29.04.2019 tarihinde sanık müdafiinin temyizi üzerine, ceza miktarı bakımından kazanılmış hak saklı tutularak oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 25.06.2025 T., 2022/10173 E., 2025/7449 K.
Nüfuz ticareti, dolandırıcılığa göre özel hüküm niteliğinde bağlı hareketli bir suçtur; soruşturmayı yürüten görevliler üzerinde nüfuzu olmayan kamu görevlisinin para alması dolandırıcılıktır ve parayı verenler bu suçun mağduru sayılarak beraat etmelidir. Gümrük başmüdürlüğünde araştırmacı olarak görev yapan sanığın, bir şirkete ait olup kaçakçılık soruşturması kapsamında el konulan cevizleri geri alabileceğinden bahisle diğer iki sanıktan haksız menfaat sağladığı kabul edilmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanıkları yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçundan mahkûm etmiş, tebliğnamede onama görüşü bildirilmiştir. Daire, 6352 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin gerekçesini aktararak nüfuz ticaretinin dolandırıcılığa nazaran özel hüküm olduğunu ve “nüfuz ticareti suçunun oluşabilmesi için gördürülecek işin mutlaka haksız bir iş olması, işi göreceğini söyleyen failin kamu görevlisi üzerinde nüfuzunun bulunması ve işi yapacak kamu görevlisinin belli olmasının gerektiği” tespitini yapmıştır. Dolandırıcılıkta ise işi göreceğini söyleyen failin kamu görevlisi üzerinde nüfuzunun bulunmasının gerekmediğini belirterek, somut olayda sanığın soruşturmayı yürüten görevliler üzerinde nüfuzu bulunmadığından eylemin dolandırıcılık olduğunu ve ona menfaat sağlayan diğer sanıkların mağdur kabul edilerek beraat etmeleri gerektiğini açıklamıştır. Hükümden sonra ölen sanık yönünden de düşme kararı verilip verilmeyeceğinin araştırılmasını istemiştir. Hükümler 25.06.2025 tarihinde sanıkların temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 05.07.2023 T., 2020/6698 E., 2023/7923 K.
Başka bir suç için verilen iletişim denetimi kararlarıyla elde edilen kayıtlar, katalog suçlar arasında yer almayan nüfuz ticareti yönünden delil olamaz; kişisel veri sorgulama yetkisi olmayan görevlinin başka bir görevliye sorgulama yaptırması ise nüfuz ticareti değil görevi kötüye kullanmaya azmettirme olarak tartışılmalıdır. Bir kamu kurumunda koruma ve emniyet görevlisi olan sanığın, samimi olduğu iş insanının alacaklı olduğunu söylediği kişiye ilişkin bilgileri, başka bir görevli aracılığıyla kuruma ait sorgulama ekranından araştırtıp iş insanına aktardığı ve karşılığında menfaat sağladığı iddia edilmiştir. İddianamede rüşvet alma, rüşvet verme, rüşvete aracılık ve görevi kötüye kullanma suçları yöneltilmiş; ağır ceza mahkemesi ise görevli sanığı 3 yıl 9 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezasıyla, iş insanını 2 yıl hapis cezasıyla nüfuz ticaretinden mahkûm etmiş, aracılık iddiası bulunan sanığı beraat ettirmiştir. Daire, beraat hükmünü onamış; doğrudan zarar görmeyen kurumun davaya katılma ve temyiz hakkı bulunmadığını belirtmiştir. Mahkûmiyetler yönünden ise suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu için verilen kararlarla elde edilen görüşme kayıtlarının “katalog suçlar arasında yer almayan nüfuz ticareti suçu yönünden yasal delil olarak kabul edilemeyeceği” gözetilerek bu delillerin dışlanması gerektiğini açıklamıştır. Kabule göre de nüfuz ticaretinin görevi kötüye kullanmaya göre özel hüküm olduğunu, sanıkların kamu görevlileri üzerinde nüfuzu bulunmadığından eylemin görevi kötüye kullanma ve bu suça iştirak kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca TCK 255/1’in ikinci cümlesi uyarınca yalnızca hapis cezasında artırım yapılabileceği hâlde adli para cezasının da artırıldığını belirtmiştir. Beraat hükmü onanmış, mahkûmiyet hükümleri ise 05.07.2023 tarihinde sanık müdafilerinin temyizi üzerine tebliğnameye aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 17.02.2021 T., 2017/7245 E., 2021/625 K.
2012 öncesi yetkili olmadığı iş için yarar sağlama eylemlerinde, eylemin değişiklik sonrasında dolandırıcılık oluşturabileceği gözetilerek uzlaştırma yapılmalı ve lehe kanun karşılaştırması yapılmalıdır; failin kamu görevlisi olması hâlinde yalnızca hapis cezası artırılır. İlçe halk kütüphanesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak çalışan sanığın, kütüphaneye gelen katılanlara yardımcı personelin yakında emekli olacağını ve yerine alınacak kişinin belirlenmesinde kendisinin yetkili olduğunu söyleyerek katılan ve yakınlarından borç adı altında para ve altın, işe alım için görüşeceği kişilere verileceğini belirterek zeytinyağı aldığı kabul edilmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı zincirleme şekilde nüfuz ticaretinden mahkûm etmiştir. Tebliğnamede adli para cezasının artırılmadığı gerekçesiyle bozma istenmiş, Daire ise TCK 255/1’in ikinci cümlesinde “failin kamu görevlisi olması halinde yalnızca verilecek hapis cezasının yarı oranında artırılacağının belirtilmesi karşısında” bu görüşe katılmamıştır. Esas yönünden ise 6352 sayılı Kanunla kamu görevlisi olmayanların da fail hâline getirildiğini, eylemin değişiklik sonrasında dolandırıcılık oluşturabileceğini, 6763 sayılı Kanunla basit dolandırıcılığın uzlaştırma kapsamına alındığını belirterek uzlaştırma işlemleri yapılıp sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğini açıklamıştır. Gerekçede yetkili olmadığı iş için yarar sağlama kabul edilip hükmün nüfuz ticaretinden kurulmasını da çelişki saymıştır. Hüküm 17.02.2021 tarihinde sanık ve Üst Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine oybirliğiyle bozulmuştur.

Dört karar, nüfuz ticareti isnadında gerçek nüfuzun, aldatmanın ve işin kimin görev alanına girdiğinin sonucu belirlediğini göstermektedir.

2019 ve 2025 tarihli kararlar, gerçekte nüfuzu olmayan kişinin para almasının nitelikli dolandırıcılık veya dolandırıcılık oluşturduğunu, parayı verenin ise mağdur olduğunu ortaya koymaktadır. Ceza Genel Kurulu 09.05.2019 tarihli ve 2015/1087 E., 2019/412 K. sayılı kararında da, cezaevindeki bir hükümlüye Cumhuriyet savcısıyla yakınlığı bulunduğunu söyleyerek Yargıtay’daki dosyasını çözdürme vaadiyle para alınan olayda eylemin nüfuz ticareti değil TCK 158/2’deki nitelikli dolandırıcılık olduğunu, adı geçen savcının o dosyada bir görevi bulunmadığından rüşvetin oluşmayacağını ve parayı veren kişilerin mağdur oldukları için rüşvet vermekten beraat etmeleri gerektiğini kabul etmiştir. Genel Kurul aynı kararda, gerçek nüfuz ticaretinde faile yarar sağlayan iş sahibinin meşru zeminde olmadığının bilincinde olduğunu ve bu nedenle mağdur sayılmadığını da vurgulamıştır.

5. Ceza Dairesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/4054 E., 2021/5593 K. sayılı kararında, kendisini polis memuru olarak tanıtıp ruhsatsız işletilen bir iş yerinin denetim sorununu çözdüğünü söyleyen ve emniyet amiri için para isteyen sanık hakkında, kamu görevlileri üzerinde nüfuzu bulunmadığından eylemin dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi ve nitelikli olup olmadığının tartışılması gerektiği belirtilmiştir. Aynı iş için kamu görevlisine gerçekten menfaat sağlanmışsa rüşvet suçu, görev dışı işlemler için ise görevi kötüye kullanma suçu gündeme gelir.

2023 tarihli karar, dinleme kayıtlarının hangi suç için alındığının denetlenmesi gerektiğini göstermektedir; bu konuda iletişimin denetlenmesi yazımıza bakılabilir. Kurumların davaya katılma hakkı için ise davaya katılma ve katılan sıfatı kuralları esas alınır. 2021 tarihli karar ise suç vasfı dolandırıcılığa dönüştüğünde uzlaştırma ve lehe kanun değerlendirmesinin atlanmaması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
“Tanıdığım var” diyen herkesi 255’ten yargılamakGerçek nüfuz yoksa suç dolandırıcılıktırNüfuzun gerçekliğini araştırın
Parayı vereni otomatik olarak fail saymakAldatılmışsa mağdurdurKandırılıp kandırılmadığını belirleyin
Adli para cezasını da yarı oranında artırmakİkinci cümle yalnızca hapsi artırırArtırımı hapis cezasıyla sınırlayın
Katalog dışı suçta dinleme kaydına dayanmakCMK 135/8 buna izin vermezHukuka aykırı delili dışlayın
İşin görev alanına girip girmediğini araştırmamakRüşvet ve görevi kötüye kullanma ayrımı bozulurGörev ve yetki belgelerini getirtin
Doğrudan zarar görmeyen kuruma katılan sıfatı vermekTemyiz hakkı doğmazKatılma koşullarını denetleyin
2012 öncesi fiile yeni metni doğrudan uygulamakTCK 7/2 lehe kanunu öngörürEski ve yeni hükümleri karşılaştırın
Dolandırıcılığa dönüşen dosyada uzlaştırmayı atlamakBasit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadırUzlaştırma işlemlerini yaptırın
Birden fazla menfaat alımında zincirlemeyi gözden kaçırmakCeza hatalı belirlenirTCK 43’ü değerlendirin
Nüfuz ticareti suçu nedir?

TCK m.255’te düzenlenen; kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmak için doğrudan veya aracılar vasıtasıyla kendisine veya başkasına menfaat temin etme suçudur.

Cezası nedir?

Menfaat temin eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası alır; kişi kamu görevlisiyse hapis cezası yarı oranında artırılır. İşinin gördürülmesi karşılığında menfaat sağlayan kişinin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.

Parayı veren kişi de cezalandırılır mı?

Gerçek bir nüfuz ticareti ilişkisinde evet; TCK m.255/1’in üçüncü cümlesi menfaat sağlayanı da cezalandırır. Ancak parayı veren kişi aldatılmışsa Yargıtay onu dolandırıcılığın mağduru saymakta ve beraat etmesi gerektiğini kabul etmektedir.

Suç ne zaman tamamlanır?

TCK m.255/2’ye göre menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması hâlinde dahi suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. Teklif veya talep kabul edilmemişse m.255/3 uyarınca ceza yarı oranında indirilir.

Nüfuz ticareti ile dolandırıcılık arasındaki fark nedir?

15. Ceza Dairesine göre nüfuz ticaretinde karşı taraf yasal zeminde olmadığını bilir ve fail gerçekten nüfuz sahibidir; dolandırıcılıkta ise mağdur kandırılır ve iradesi sakatlanır. Nüfuz ticareti anlaşmayla tamamlanırken dolandırıcılıkta menfaatin temin edilmesi gerekir.

Adı verilen kamu görevlisinin gerçekten var olması gerekir mi?

5. Ceza Dairesine göre nüfuz ticaretinin oluşması için işi yapacak kamu görevlisinin belli olması ve failin onun üzerinde nüfuzunun bulunması gerekir. Nüfuz gerçek değilse eylem dolandırıcılık olarak değerlendirilir.

Rüşvetten farkı nedir?

TCK m.252 rüşveti, kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için menfaat sağlanması olarak tanımlar. Ceza Genel Kurulu, adı geçen savcının ilgili dosyada görevi bulunmadığı olayda rüşvetin oluşmayacağını belirtmiştir.

Kendini polis olarak tanıtıp para isteyen kişi hangi suçu işler?

5. Ceza Dairesi, kendisini polis memuru olarak tanıtan ve kamu görevlileri üzerinde nüfuzu bulunmayan sanığın eyleminin dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. TCK m.158/1-l, kişinin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması suretiyle işlenen dolandırıcılığı nitelikli hâl sayar.

Aracılık eden kişi de cezalandırılır mı?

Evet. TCK m.255/4’e göre nüfuz ticareti suçuna aracılık eden kişi müşterek fail olarak birinci fıkradaki cezayla cezalandırılır.

Telefon dinleme kayıtları delil olarak kullanılabilir mi?

CMK m.135/8’de sayılan katalog suçlar arasında nüfuz ticareti yer almaz. 5. Ceza Dairesi, örgüt suçu için verilen kararlarla elde edilen kayıtların nüfuz ticareti yönünden yasal delil kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.

Kamu kurumları davaya katılabilir mi?

5. Ceza Dairesi, suçtan zarar görme kavramının doğrudan zarar olarak anlaşılması gerektiğini, doğrudan zarar görmeyen kurumun katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığını belirtmiş; aynı dosyada Hazinenin katılma hakkını kabul etmiştir.

Etkin pişmanlık uygulanır mı?

TCK m.254’teki etkin pişmanlık hükmü rüşvet suçu için düzenlenmiştir. TCK m.255’te nüfuz ticareti için ayrı bir etkin pişmanlık hükmü öngörülmemiştir.

Uzlaştırma uygulanır mı?

Nüfuz ticareti şikâyete bağlı değildir ve CMK m.253’te sayılan suçlar arasında yer almaz. Eylem basit dolandırıcılık olarak nitelendirilirse TCK m.157 uzlaştırma kapsamında olduğundan uzlaştırma yoluna gidilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya basit yargılama mümkün mü?

Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise CMK m.231 koşullarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması değerlendirilebilir. Cezanın üst sınırı iki yılı aştığından basit yargılama usulü uygulanmaz.

Zamanaşımı ne kadar?

Temel hâlde cezanın üst sınırı beş yıl olduğundan olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır. Fail kamu görevlisiyse hapis cezasının yarı oranında artırılmasıyla üst sınır beş yılı aştığından TCK m.66/1-d ve 66/3 uyarınca on beş yıldır.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.255 — Nüfuz ticareti
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.157 — Dolandırıcılık
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158 — Nitelikli dolandırıcılık
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.252 — Rüşvet
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.254 — Etkin pişmanlık (rüşvet)
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.257 — Görevi kötüye kullanma
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 — Zaman bakımından uygulama
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.135 — Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 — Uzlaştırma
  • 6352 sayılı Kanun m.89 — TCK m.255’in değiştirilmesi

İlgili yazılarımız: Rüşvet suçu · Nitelikli dolandırıcılık · Görevi kötüye kullanma · İletişimin denetlenmesi · Davaya katılma

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Göreve İlişkin Sırrın Açıklanması Suçu (TCK 258): Hangi Bilgi Sırdır, Görevi Kötüye Kullanma ve Soruşturmanın Gizliliğinden Farkı, Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.258/1’e göre görevi nedeniyle kendisine verilen veya…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

UYUŞTURUCU KULLANMA SUÇU VE CEZASI

İçindekilerUyuşturucu Kullanma Suçu ve Cezası: Cezalandırmadan Tedaviye Odaklanan Bir YaklaşımUyuşturucu Kullanma Suçu: Kişisel Kullanım Amacıyla Uyuşturucu Madde Edinme,…

19.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

UYUŞTURUCU KULLANARAK ARAÇ KULLANMA

İçindekilerUyuşturucu Kullanarak Araç Kullanmanın Tehlikeleri ve CezalarıUyuşturucu ile Yakalanan Sürücüye Verilen CezalarUyuşturucu Tespitinde Kullanılan Teknik Cihazlar ve Sürücü…

14.10.2024 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Resmî Belgede Sahtecilik: Belgenin Aldatma Yeteneği Yoksa Suç Yoktur

İçindekilerHangi belge “resmî belge” sayılır?Aldatma yeteneği (iğfal kabiliyeti)Belge aslı yoksa ne olur?Sahtecilik ile dolandırıcılık birlikte işlenirseNe yapmalı? Kısaca…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Tekerrür ve Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi: Hangi Sabıka Tekerrüre Esas Alınır?

İçindekilerKanunî dayanakHangi sabıka tekerrüre esas alınır?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Tekerrür, önceki suçtan verilen…

02.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme, Yayma veya Ele Geçirme Suçu (TCK 136)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.136’ya göre kişisel verileri hukuka aykırı olarak…

14.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara