Milli Park, Tabiat Parkı ve Korunan Alanlarda Planlama (2873 s. K.)

- Kanun; milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarını ayrı ayrı tanımlar.
- Milli park, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerlerine sahip tabiat parçasıdır.
- Milli park karakterine sahip alanlar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.
- Orman ve orman rejimine tâbi yerlerde tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı Bakan onayıyla belirlenir.
- Bu alanlarda tabii ve ekolojik denge bozulamaz, yaban hayatı tahrip edilemez.
- Tabii dengeyi bozacak orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz.
- Onaylı planlarda belirtilen yapılar dışında, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça hiçbir yapı ve tesis kurulamaz.
- Milli parklarda uzun devreli gelişme planı ile imar planı iki ayrı belgedir.
- Gelişme planı Tarım ve Orman Bakanlığınca, iskân ve yapılaşmaya konu imar planları ise Çevre Bakanlığınca onaylanır.
- Danıştay, bu yetki ayrımını Kanun’un açıkça belirlediğini kabul etmiştir.
- Denetimde, işlemin onaylandığı tarihte yürürlükte olan plan esas alınır.
- Sonradan onaylanan gelişme planı, önceki tarihli işlemin denetiminde dayanak yapılamaz.
- İDDK, teleferik, telesiyej ve babylift tesislerinin yapılaşma niteliğinde olmadığının kabul edilemeyeceğini belirtmiştir.
- Bilirkişi raporuna itibar edilmeyecekse, bunu çürüten bilimsel çalışmaya dayanılması ve gerekçe gösterilmesi gerekir.
- Alanın ilk defa yapılaşmaya açılıp açılmadığı ve mevcut yapılaşmanın aşılıp aşılmadığı ayrıca araştırılır.
Milli parklar, Türk hukukunda çevre korumanın en katı rejimlerinden birine tâbidir. Anayasa Devlete tabiat varlıklarını koruma görevi vermiş, 2873 sayılı Kanun da bu görevi hem yapı yasakları hem de özel bir planlama düzeni ile somutlaştırmıştır.
Uygulamadaki uyuşmazlıklar neredeyse tümüyle planlar üzerinden yürür: hangi planın hangi idarece onaylanacağı, üst ölçekli plana aykırılık ve bilimsel gerekçenin yeterliliği. Aşağıda önce alan türlerini, sonra yapı yasağını, ardından planlama kademelenmesini ve son olarak yargısal denetimin ölçütlerini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“a) Milli park; bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarını. b) Tabiat parkları; bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarını, c) Tabiat anıtı; tabiat ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip ve milli park esasları dahilinde korunan tabiat parçalarını, d) Tabiatı koruma alanı; bilim ve eğitim bakımından önem taşıyan nadir, tehlikeye maruz veya kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler, türler ve tabii olayların meydana getirdiği seçkin örnekleri ihtiva eden ve mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarını, İfade eder.”
“Bu Kanun kapsamına giren yerlerde; a) Tabii ve ekolojik denge ve tabii ekosistem değeri bozulamaz, b) Yaban hayatı tahrip edilemez, c) Bu sahaların özelliklerinin kaybolmasına veya değiştirilmesine sebep olan veya olabilecek her türlü müdahaleler ile toprak, su ve hava kirlenmesi ve benzeri çevre sorunları yaratacak iş ve işlemler yapılamaz, d) Tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz, e) Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ve Genelkurmay Başkanlığınca ihtiyaç duyulacak savunma sistemi için gerekli tesisler dışında kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça her ne suretle olursa olsun hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez veya bu alanlarda var olan yerleşim sahaları dışında iskan yapılamaz.”
Bu Kanun 11/8/1983 tarihli ve 18132 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır; kurumsal yapı ve yetkiler defalarca değişmiştir. Alanların belirlenmesini düzenleyen 3. madde 8/8/2011 tarihli ve 648 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 33. maddesiyle değiştirilmiş; milli park belirleme yetkisi Cumhurbaşkanı kararına bağlanmıştır. Bakanlık adları da işlem tarihine göre farklıdır: eski kararlarda geçen “Orman ve Su İşleri Bakanlığı” bugün Tarım ve Orman Bakanlığı, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıdır; bu nedenle yetki tartışmalarında işlem tarihindeki teşkilat mevzuatı esas alınmalıdır. Nitekim yargı kararlarında, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’de 08/08/2011 tarihinde yapılan değişikliklerle milli parklarda plan yapma ve onama yetkisinin nasıl dağıldığı ayrıca tartışılmıştır. En yeni ve kapsamlı değişiklik ise 11/3/2026 tarihli ve 7576 sayılı Kanun’la yapılmıştır: aynı Kanun’un 3. maddesiyle 2. maddeye “alan kılavuzu”, “av ve doğa koruma memuru”, “Bakanlık” ve “Genel Müdürlük” tanımları eklenmiş; 16. maddesiyle 4. maddeye, turizm amaçlı kesin izin ve kesin tahsislere ilişkin üst hakkı işlemlerinin 1/1/2026 tarihinden itibaren Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce yürütüleceğine dair hükümler getirilmiştir. Kamulaştırma da 5. madde uyarınca Genel Müdürlükçe yapılır. Uygulamanın ayrıntısı Milli Parklar Yönetmeliği, Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile belirlenir; bu ikincil düzenlemelerin güncel hâli ayrıca kontrol edilmelidir.
| Konu | Uzun devreli gelişme planı | Koruma amaçlı imar planı |
|---|---|---|
| Dayanak | 2873 s. K. m.4 | 2873 s. K. m.4 ve imar mevzuatı |
| Hazırlayan | Tarım ve Orman Bakanlığı | İlgili idare |
| Onaylayan | Tarım ve Orman Bakanlığı | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı |
| Niteliği | Üst ölçekli, ilke ve strateji planı | Uygulamaya esas plan |
| Ölçek | Genellikle 1/25.000 | 1/5000 ve 1/1000 |
| İmar Kanunu | Kapsamı dışında | Kapsamında |
| İçerik | Bölgeleme ve koruma kararları | Yapılaşma ve kullanım kararları |
| Bağlayıcılık | Alt ölçekli plan üst ölçekliye uygun olmalıdır | |
| Denetim anı | İşlemin onaylandığı tarihteki hukuki durum | |
Bu davalarda üç ölçüt sonucu belirler. Birincisi yetki: uzun devreli gelişme planı ile imar planı ayrı belgelerdir ve ayrı idarelerce onaylanır; dava konusu belgenin hangisi olduğu doğru nitelendirilmelidir. İkincisi zaman: denetim, işlemin onaylandığı tarihteki hukuki duruma göre yapılır; İdari Dava Daireleri Kurulu, sonradan onaylanan bir gelişme planına dayanılarak önceki tarihli plan değişikliğinin hukuka uygun sayılamayacağını vurgulamıştır. Üçüncüsü bilimsel gerekçe: Kurul, hükme esas alınabilecek nitelikteki bir bilirkişi raporunun tespitlerine itibar edilmeyecekse, bunları çürütecek bir bilimsel çalışmaya dayanılması ve hukuken kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Buna karşılık Danıştay, alanın ilk defa yapılaşmaya açılmadığı hâllerde mevcut yapılaşmanın aşılıp aşılmadığının somut olarak araştırılmasını da aramaktadır; soyut değerlendirmeyle iptal kararı verilmesi de bozma sebebidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Alanın statüsünü belirleyin: milli park mı, tabiat parkı mı, tabiatı koruma alanı mı.
- Alanın ayrıca doğal sit veya orman alanı olup olmadığını tespit edin.
- Dava konusu belgenin gelişme planı mı imar planı mı olduğunu doğru nitelendirin.
- Belgeyi onaylayan idarenin yetkili olup olmadığını işlem tarihindeki mevzuata göre kontrol edin.
- Yürürlükteki üst ölçekli planları ve plan hükümlerini eksiksiz çıkarın.
- İşlem tarihinde hangi planların yürürlükte olduğunu tarih sırasıyla listeleyin.
- Sonraki tarihli planların denetime dayanak yapılmasına itiraz edin.
- Plan açıklama raporunun bilimsel veri içerip içermediğini inceleyin.
- Planlama ekibinde ilgili meslek disiplinlerinin yer alıp almadığını sorgulayın.
- Keşif ve bilirkişi incelemesi talebinizi somut sorularla destekleyin.
- Mevcut yapılaşmanın aşılıp aşılmadığını sayısal olarak ortaya koyun.
- Meslek odası veya dernek olarak dava açıyorsanız ehliyetinizi ayrıca gerekçelendirin.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 22.11.2021 T., 2019/355 E., 2021/2552 K.
Bu kararla, bilirkişi raporunun bağlayıcılığı ve denetimde esas alınacak an belirlenmiştir. Uyuşmazlıkta 1/25.000 ölçekli Uludağ Yöresi Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istenmiş; Danıştay 6. Dairesi davayı reddetmişti. Kurul önce bilirkişi kurumunun işlevini ortaya koymuştur: “Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.” Ardından Daire’nin yaklaşımını eleştirmiştir: “Bilirkişi raporundaki bu tespitlere karşın, Daire tarafından bu rapora itibar edilmemiş, ancak, bu tespit ve değerlendirmeleri çürütecek herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanılmamış ve neden itibar edilmediği yönünde hukuken kabul edilebilir bir gerekçeye de yer verilmemiştir.” Kurul iki noktayı daha vurgulamıştır: teleferik, telesiyej, babylift ve bunlara ait istasyonların “yapılaşma niteliğinde olmadığının kabulüne olanak bulunmamaktadır”; ayrıca sonraki tarihte onaylanan gelişme planı, uyuşmazlık konusu planın onaylandığı tarihte yürürlükte olmadığından “yargısal incelemenin bu husus dikkate alınarak yapılması gerektiği de açıktır.” Sonuç: Danıştay Altıncı Dairesi kararının BOZULMASINA, 22/11/2021 tarihinde oy çokluğuyla ve karar düzeltme yolu açık olmak üzere karar verilmiştir; kararda onama yönünde bir karşı oy bulunmakta olup bu görüş Kurul çoğunluğunun kabulü değildir.
Danıştay 6. Daire, 28.11.2023 T., 2019/20813 E., 2023/8663 K.
Bu kararla, gelişme planı ile imar planı arasındaki onay yetkisi ayrımı netleştirilmiştir. Uyuşmazlıkta Antalya Beydağları Sahil Milli Parkı Uzun Devreli Gelişim Revizyon Planının iptali istenmişti. İlk derece mahkemesi, planı onaylayan Bakanlığın yetkisiz olduğu gerekçesiyle işlemi iptal etmiş; bölge idare mahkemesi ise yetki değerlendirmesini düzeltmiştir: “milli parklarda planlama hususundaki idari yetkilerin 2873 sayılı Yasada açıkça belirlendiği, buna göre milli parklarda gelişme planlarının Orman Bakanlığınca, bu alanlardaki imar planlarının ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanacağı, olayda davaya konu işlemin imar planı değil uzun devreli gelişme revizyon planı olduğu için bu planı yapma yetkisinin davalı idarede olduğu” saptanmıştır. Buna karşılık esas yönünden plan hukuka aykırı bulunmuş; kamp alanlarında “milli parktan herkesin serbestçe yararlanmasını engelleyecek şekilde sabit yapıların tesisine izin verilmek” suretiyle koruma esaslarına ve eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı, önceki yargı kararlarının gereklerinin yerine getirilmediği belirtilerek istinaf başvurusu değişik gerekçeyle reddedilmiştir. Sonuç: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 28/11/2023 tarihinde esasta oy birliği, gerekçede oy çokluğuyla ve kesin olarak karar verilmiştir; gerekçeye ilişkin karşı oy, uzun devreli gelişme planında yapılaşmaya yönelik notasyonların yer almasının hukuka aykırı olduğu yönünde olup Daire çoğunluğunun kabulü değildir.
Danıştay 6. Daire, 24.06.2025 T., 2023/7836 E., 2025/3664 K.
Bu kararla, iptal yönündeki kararların da somut araştırmaya dayanması gerektiği ortaya konmuştur. Uyuşmazlıkta Uludağ Milli Parkı içinde bir mevkie ilişkin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı imar planları iptal edilmişti. Daire, dosyayı inceleyerek planın üst ölçekli uzun devreli gelişme planından gelen hükümler çerçevesinde üretildiğini, getirilen üç kullanımın da gecelemeye kapalı olduğunu ve mevcut yapıların üzerinde kurgulandığını saptamıştır. Bilirkişi raporundaki eksikliği ise şöyle belirlemiştir: “mevcut yapılaşmanın dava konusu plan ile aşılıp aşılmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı, genel esaslar bakımından inceleme yapılıp getirilen kullanım kararlarının mevzuata ve uzun devreli gelişim planına uygun olmadığı şeklinde soyut tespit ve değerlendirmeler yapıldığı” tespit edilmiştir. Sonuç olarak: “davaya konu alanın ilk defa yapılaşmaya açılmadığı, mevcut yapılaşmanın aşılıp aşılmadığı ve yapılaşma oranının artılıp artılmadığı anlaşılmadığından İdare Mahkemesince bu hususların araştırılarak açıklığa kavuşturulması ve ulaşılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.” Sonuç: İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 24/06/2025 tarihinde oy birliğiyle ve kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
Danıştay 6. Daire, 24.06.2025 T., 2024/140 E., 2025/3667 K.
Bu kararla, bozmaya uyulmasının sonuçları hatırlatılmıştır. Aynı gün verilen bu kararda, daha önce Danıştay 6. Dairesince verilen bir bozma kararına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesinin dosyayı bozma gerekçesi doğrultusunda incelemediği saptanmıştır. Daire, usulî sonucu net biçimde ifade etmiştir: “Bu durumda, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulması yönünde karar verilmesi üzerine, dava dosyasının, Danıştayca verilen bozma kararındaki yazılı gerekçeye uygun olarak incelenmek suretiyle, karar verilmesi gerekirken; anılan hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.” Bozmaya uyma kararı, mahkemeyi o gerekçeyle bağlar; korunan alan uyuşmazlıklarında bu bağ, teknik araştırmanın kapsamını da belirler. Sonuç: İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 24/06/2025 tarihinde oy birliğiyle ve kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
İkinci halka, yapı yasağıdır. Onaylı planlarda gösterilen yapılar ve savunma tesisleri dışında, kamu yararı bakımından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça hiçbir yapı ve tesis kurulamaz.
Üçüncü halka, planlama kademelenmesidir. Uzun devreli gelişme planı üst ölçekli bir ilke ve strateji planıdır; iskân ve yapılaşmaya konu kararlar imar planlarıyla getirilir ve alt ölçekli plan üst ölçekliye uygun olmalıdır.
Dördüncü halka, yetkidir. Gelişme planını Tarım ve Orman Bakanlığı, imar planlarını ise Çevre Bakanlığı onaylar. Dava konusu belgenin yanlış nitelendirilmesi, yetki değerlendirmesini de baştan hatalı kılar.
Beşinci halka, zaman bakımından denetimdir. İşlem, onaylandığı tarihte yürürlükte olan planlara ve mevzuata göre denetlenir; sonradan yürürlüğe giren bir gelişme planı geçmişteki işlemi hukuka uygun hâle getirmez.
Altıncı halka, bilimsel temeldir. Plan açıklama raporunun veriye dayanması, planlama ekibinde ilgili meslek disiplinlerinin bulunması ve ekolojik etkilerin değerlendirilmesi aranır. Bu yönüyle denetim, ÇED kararlarının denetimiyle benzer bir mantık taşır.
Yedinci halka, bilirkişi raporudur. Hükme esas alınabilecek nitelikteki bir rapora itibar edilmeyecekse, tespitleri çürüten bilimsel bir çalışmaya dayanılması ve gerekçe gösterilmesi gerekir; buna karşılık soyut tespitlere dayanan iptal kararları da bozulmaktadır.
Sekizinci halka, davacı çevresidir. Bu davalar çoğu kez meslek odaları, barolar ve derneklerce açılır; ehliyet tartışması ayrıca yürütülür. Strateji kurulurken imar planına dava, ehliyet ve süre kuralları ile kıyı mevzuatının örtüşen yasakları birlikte değerlendirilmelidir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Gelişme planı ile imar planını karıştırmak | Yetki iddiası çöker | Belge doğru nitelendirilmeli |
| Sonraki tarihli plana dayanmak | Denetim hatalı olur | İşlem tarihindeki plan esas alınmalı |
| Üst ölçekli planı incelememek | Aykırılık gösterilemez | Plan hükümleri karşılaştırılmalı |
| Soyut iddia ileri sürmek | Karar bozulur | Sayısal ve somut tespit yapılmalı |
| Mevcut yapılaşmayı ölçmemek | Eksik inceleme sayılır | Aşım oranı hesaplanmalı |
| Bilirkişi raporunu gerekçesiz reddetmek | Karar bozulur | Çürüten bilimsel dayanak gösterilmeli |
| Planlama ekibini sorgulamamak | Önemli sakatlık kaçırılır | Meslek disiplinleri denetlenmeli |
| Mekanik tesisleri yapı saymamak | Yanlış değerlendirme doğar | Yapılaşma etkisi tartışılmalı |
| Eski bakanlık adlarına dayanmak | Yetki tartışması karışır | İşlem tarihindeki teşkilat esas alınmalı |
Milli park nedir?
Kanun’un 2. maddesine göre milli park; bilimsel ve estetik bakımından, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçalarıdır.
Tabiat parkı ile tabiat anıtı farkı nedir?
Tabiat parkı; bitki örtüsü ve yaban hayatı özelliğine sahip, manzara bütünlüğü içinde halkın dinlenme ve eğlenmesine uygun tabiat parçalarıdır. Tabiat anıtı ise tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değere sahip, milli park esasları dâhilinde korunan tabiat parçalarıdır.
Tabiatı koruma alanında ne yapılabilir?
Tabiatı koruma alanı, mutlak korunması gerekli olup sadece bilim ve eğitim amaçlarıyla kullanılmak üzere ayrılmış tabiat parçalarıdır.
Milli parkı kim ilan eder?
Kanun’un 3. maddesine göre Bakanlıkça milli park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanlar Cumhurbaşkanı kararı ile milli park olarak belirlenir.
Tabiat parkı nasıl belirlenir?
Orman ve orman rejimine tâbi yerlerde tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanları Tarım ve Orman Bakanının onayı ile belirlenir. Orman rejimi dışındaki yerlerde ise Cumhurbaşkanınca karar verilir ve bu alanlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tescil edilir.
Bu alanlarda yapı yapılabilir mi?
Kural olarak yapılamaz. Onaylanmış planlarda belirtilen yapı ve tesisler ile savunma sistemi için gerekli tesisler dışında, kamu yararı açısından vazgeçilmez ve kesin bir zorunluluk bulunmadıkça hiçbir yapı ve tesis kurulamaz ve işletilemez.
Avlanma ve otlatma serbest mi?
Serbest değildir. Kanun’un 14. maddesine göre bu alanlarda tabii dengeyi bozacak her türlü orman ürünleri üretimi, avlanma ve otlatma yapılamaz.
Uzun devreli gelişme planı nedir?
Korunan alanın özellik ve nitelikleri gözetilerek kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için teknik, sosyal, ekonomik, eylem ve yönetim modellerinin belirlendiği, bölgelemeye dayalı ekosistem yaklaşımlı plandır.
Gelişme planı imar planı yerine geçer mi?
Geçmez. Yargı kararlarına göre gelişme planı uyarınca iskân ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları ayrıca hazırlanır ve Çevre Bakanlığının onayıyla yürürlüğe konulur.
Hangi planı hangi idare onaylar?
Yargı kararlarında yetki dağılımı şöyle ifade edilmiştir: milli parklarda gelişme planları Orman Bakanlığınca, bu alanlardaki imar planları ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanır.
Denetimde hangi tarih esas alınır?
İşlemin onaylandığı tarih esas alınır. İdari Dava Daireleri Kurulu, sonraki tarihte onaylanan gelişme planının uyuşmazlık konusu planın onay tarihinde yürürlükte olmadığını ve yargısal incelemenin bu husus dikkate alınarak yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Mekanik tesisler yapılaşma sayılır mı?
Kurul, teleferik, telesiyej, babylift ve bunlara ait istasyonların yapılaşma niteliğinde olmadığının kabulüne olanak bulunmadığını belirtmiştir.
Bilirkişi raporu bağlayıcı mıdır?
Doğrudan bağlayıcı değildir; ancak hükme esas alınabilecek nitelikteki bir rapora itibar edilmeyecekse, tespit ve değerlendirmeleri çürütecek bir bilimsel çalışmaya dayanılması ve hukuken kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmesi gerekir.
İptal kararı için soyut gerekçe yeter mi?
Yetmez. Danıştay, alanın ilk defa yapılaşmaya açılmadığı hâllerde mevcut yapılaşmanın aşılıp aşılmadığının ve yapılaşma oranının artıp artmadığının araştırılması gerektiğini, soyut tespitlere dayanan iptal kararının bozulacağını belirtmiştir.
Bu alanlarda kamulaştırma nasıl yapılır?
Kanun’un 5. maddesine göre sınırlar içinde kalan gerçek ve tüzel kişilere ait taşınmazlar ile tesisler, onaylı uygulama imar planına göre hazırlanacak projelerin gerçekleşmesi için gerekli görüldüğünde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre Genel Müdürlükçe kamulaştırılır.
- 2709 sayılı Anayasa m.63 – Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
- 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu m.1 – Amaç
- 2873 sayılı Kanun m.2 – Tanımlar
- 2873 sayılı Kanun m.3 – Alanların belirlenmesi
- 2873 sayılı Kanun m.4 – İşletme ve planlama
- 2873 sayılı Kanun m.5 – Kamulaştırma
- 2873 sayılı Kanun m.14 – Yasaklar
- 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m.3 – Doğal sit ve koruma amaçlı imar planı
- 2863 sayılı Kanun m.17 – Sit ilanının plan uygulamasına etkisi
- Milli Parklar Yönetmeliği m.12 – İmar uygulama planları
- Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik
- Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m.4 ve m.6 – Uzun devreli gelişme planı
İlgili yazılarımız: taşınmaz kültür varlığı tescili ve koruma kurulu kararları, ÇED kararı ve iptal davası, imar planına dava, ehliyet ve süre, kıyı kenar çizgisi ve sahil şeridi ve kaçak avlanma ve doğa tazminatı.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.