İnsan Ticareti Suçu (TCK 80): Araç ve Amaç Hareketler, Rızanın Geçersizliği, Çaresizlik ve Fuhuş Suçundan Farkı

legapro kapak 17071 LegaPro Hukuk İnsan Ticareti Suçu (TCK 80): Araç ve Amaç Hareketler, Rızanın Geçersizliği, Çaresizlik ve Fuhuş Suçundan Farkı
Kısaca
  • TCK’nın 80. maddesi, zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak, esarete tabi kılmak veya organ verilmesini sağlamak amacıyla kişileri tedarik etmeyi, taşımayı veya barındırmayı cezalandırır.
  • Ceza sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır.
  • Suçun oluşması için failin tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya çaresizlikten yararlanma gibi araç hareketlerden en az birini gerçekleştirmesi gerekir.
  • Bununla birlikte kişiyi ülkeye sokma, ülke dışına çıkarma, tedarik etme, kaçırma, götürme, sevk etme veya barındırma gibi amaç hareketlerden en az biri de bulunmalıdır.
  • Yargıtay’a göre araç hareketler, amaç hareketlerden önce veya en geç onlarla eş zamanlı yapılmalı; önce mağdurun iradesi kırılmalıdır.
  • Birinci fıkradaki amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller varsa mağdurun rızası geçersizdir.
  • On sekiz yaşını doldurmamış mağdurlar bakımından araç hareketlerin hiçbirine başvurulmamış olsa bile suç oluşur.
  • Kandırma için mağdurun yanıltılıp aldatılarak iradesinin sakatlanması gerekir; Yargıtay, Türkiye’ye çok kez giriş çıkış yapmış ve burada akrabası bulunan mağdur bakımından kandırmanın gerçekleşmediğini kabul etmiştir.
  • Yargıtay’a göre çaresizlik, hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak ve iş bulmak konusunda yapacak bir şeyi olmayan kişinin durumudur.
  • Kalacak yeri veya dönebileceği bir yurt ya da aile imkânı bulunan mağdurun durumu, Yargıtay kararlarında çaresizlik olarak değerlendirilmemiştir.
  • Fuhşa aracılık, teşvik ve yer temin etme TCK 227’de ayrıca düzenlenmiştir; cebir, tehdit, hile veya çaresizlikten yararlanma hâlinde bu suçun cezası artırılır.
  • Fuhuş dosyasında çocuk mağdur varsa, Yargıtay insan ticareti suçunun da oluşabileceğini değerlendirerek suç duyurusu olanağına işaret etmiştir.
  • Mağdur beyanı dışında delil bulunmayan dosyalarda mahkûmiyet hükümleri Yargıtay’da bozulabilmektedir.
  • Suçtan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
  • Suçu birden fazla zamanda aynı mağdura yönelik işleyen fail hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı her dosyada ayrıca değerlendirilir.

“İş bulacağız” vaadiyle başka bir şehre ya da ülkeye götürülen, pasaportu elinden alınan, borç gerekçesiyle çalıştırılan ya da fuhşa zorlanan kişiler insan ticaretinin tipik mağdurlarıdır. Ancak ceza dosyalarının önemli bir kısmında durum bu kadar net değildir: mağdur ilk başta kendi isteğiyle gelmiş, bir süre sanıkla birlikte yaşamış, sonradan şikâyetçi olmuş olabilir. Bu durumda sorulması gereken soru, rızanın gerçekten serbest olup olmadığıdır.

TCK’nın 80. maddesi, insan ticaretini bir dizi araç ve amaç hareketin birleşimi olarak tanımlar ve bu hareketlerle elde edilen rızayı geçersiz sayar. Aynı olaylar çoğu zaman fuhuş suçu (TCK 227) kapsamında da değerlendirildiğinden, iki suç arasındaki sınır uygulamada sık tartışılır. Aşağıda Yargıtay’ın bu ayrımı ve özellikle “çaresizlik” kavramını nasıl yorumladığı kararlar üzerinden ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.80/1: “Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.”
TCK m.80/2-4 ve m.227/4: “Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası geçersizdir.” On sekiz yaşını doldurmamış olanların bu maksatlarla tedarik edilmeleri, götürülmeleri veya barındırılmaları hâlinde araç fiillerden hiçbirine başvurulmamış olsa da aynı ceza verilir; tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. Fuhuş suçunu düzenleyen TCK m.227/4’e göre ise “Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.”
Değişiklik uyarısı: 80. maddenin birinci fıkrası 6/12/2006 tarihli 5560 sayılı Kanun’la bugünkü hâlini almıştır. TCK 227’nin üçüncü fıkrası 6763 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir. Aşağıdaki 2010 ve 2015 tarihli kararlar sonradan kapatılan 8. ve 18. Ceza Dairelerine aittir; 2021 ve 2022 tarihli kararlar ise 4. Ceza Dairesince verilmiştir. Yargıtay ceza daireleri arasındaki iş bölümü zaman içinde değiştiğinden güncel inceleme mercii ayrıca kontrol edilmelidir. İnsan ticareti mağdurlarının idari korunması ve ikamet durumu ise 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve ilgili yönetmelikte düzenlenmiştir.
KonuDayanakSonuç
Temel cezaTCK m.80/1Sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası
Araç hareketlerTCK m.80/1Tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma, denetim olanağından veya çaresizlikten yararlanma
Amaç hareketlerTCK m.80/1Ülkeye sokma, ülke dışına çıkarma, tedarik, kaçırma, götürme, sevk, barındırma
Sömürü amacıTCK m.80/1Zorla çalıştırma, hizmet ettirme, fuhuş, esaret, organ temini
Mağdurun rızasıTCK m.80/2Suçu oluşturan fiiller varsa geçersiz
18 yaş altı mağdurTCK m.80/3Araç hareket aranmaz
Hareketlerin sırasıYargıtay 8. CD 2010, 4. CD 2022Araç hareketler amaç hareketlerden önce veya eş zamanlı
Fuhuşta çaresizlikten yararlanmaTCK m.227/4Ceza yarısından iki katına kadar artırılır
Tüzel kişilerTCK m.80/4Güvenlik tedbiri
Kritik nokta: İnsan ticareti ile fuhşa aracılık arasındaki fark çoğu zaman mağdurun iradesinin nasıl oluştuğuna bağlıdır. Mağdur özgür iradesiyle bir işe başlamış, istediği zaman ayrılabilecek durumdaysa ve yaşamını sürdürmek için başka seçenekleri varsa, Yargıtay insan ticaretinin ve çaresizlikten yararlanmanın unsurlarını aramaktadır. Buna karşılık mağdurun iradesi kandırma, baskı veya gerçek bir çaresizlik durumundan yararlanılarak kırılmışsa, sonradan gösterilen “rıza” suçu ortadan kaldırmaz. Çocuk mağdurlarda ise bu tartışmaya hiç girilmez.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. İnsan ticareti mağduru olduğunuzu düşünüyorsanız ilk fırsatta kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına veya 157 YİMER hattına başvurun.
  2. Pasaport, kimlik, telefon gibi belgelerinize el konulduysa bu durumu ifadenizde açıkça belirtin.
  3. Size yapılan vaatleri, ödeme ve borç iddialarını, yazışmaları ve banka hareketlerini mümkün olduğunca belgeleyin.
  4. Yabancı uyruklu bir mağdursanız, insan ticareti mağdurlarına tanınan koruma ve ikamet imkânları hakkında bilgi isteyin.
  5. Çocuk mağdur söz konusuysa rıza tartışmasına girilmeden araç hareket şartı aranmadığını ve durumun ayrıca bildirilmesi gerektiğini unutmayın.
  6. Sanık müdafiiyseniz, suçlamanın hangi araç hareket ile hangi amaç hareket üzerine kurulduğunu iddianameden ayrı ayrı tespit edin.
  7. Araç hareketlerin amaç hareketlerden önce veya eş zamanlı gerçekleşip gerçekleşmediğini, mağdurun iradesinin gerçekten sakatlanıp sakatlanmadığını tartışın.
  8. Kandırma iddiasında mağdurun Türkiye’ye geliş geçmişi, burada akrabası olup olmadığı ve bilgi düzeyi gibi olguları dosyaya getirtin.
  9. Çaresizlik iddiasında mağdurun kalacak yer, aile, yurt veya sığınma evi gibi alternatiflerinin bulunup bulunmadığını araştırtın.
  10. Mağdur beyanı dışında delil bulunmayan dosyalarda tanık, HTS kayıtları, otel ve seyahat kayıtları gibi destekleyici delillerin bulunup bulunmadığını sorgulayın.
  11. Olayın insan ticareti mi yoksa fuhşa aracılık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma veya göçmen kaçakçılığı mı olduğunu nitelendirme yönünden ayrıca tartışın.
  12. Hükmün istinaf mı temyiz mi incelemesine tabi olduğunu, hüküm tarihi ve bozma geçmişine göre kontrol edin.
Yargıtay kararları

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 01.03.2022 T., 2020/30519 E., 2022/6371 K.
İnsan ticareti için araç ve amaç hareketlerin birlikte bulunması gerekir; çocuk mağdurda araç hareket aranmaz. Birden fazla sanık ve mağdurun bulunduğu fuhuş dosyasını inceleyen Daire, önce insan ticareti suçunun yapısını açıklamıştır: failin mağdura yönelik tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya çaresizlikten yararlanarak rıza elde etme gibi bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru tedarik etmesi, götürmesi ya da barındırması gerekir. Daireye göre “Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir. Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır.” Bu kuralın tek istisnası 80. maddenin üçüncü fıkrasıdır. Suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış bir mağdura karşı fuhuş eylemleri bakımından “ayrıca ‘insan ticareti’ suçunun da oluşabilme ihtimali karşısında” yerel mahkemenin suç duyurusunda bulunabileceği belirtilmiştir. Kararda ayrıca, mağdurun kaçıp başka bir şehre gittiği ve bir kısım arkadaşlarının yurtlarına dönmesine rağmen kendisinin dönmek istemediğini beyan ettiği olayda, bu durumun TCK 227/4 kapsamında çaresizlik sayılamayacağı kabul edilmiştir. Bir kısım hükümler onanmış, bir kısmı düzeltilerek onanmış, diğerleri 01.03.2022 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 15.04.2010 T., 2010/1440 E., 2010/5953 K.
Türkiye’ye defalarca gelip gitmiş ve burada kız kardeşi bulunan mağdur bakımından kandırma ve çaresizlik unsurları oluşmaz. Sanık hakkında insan ticareti ve çaresizlikten yararlanarak fuhuş yaptırma suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir. Daire, kandırma unsurunu şöyle tanımlamıştır: “Kandırma fiilinden bahsetmek için, bir kimsenin yanıltılarak ve aldatılarak iradesinin sakatlanıp bir işin yapılmasına razı edilmesi gerekir.” Somut olayda mağdurun pasaport kayıtlarına göre daha önce Türkiye’ye çok sayıda giriş çıkış yaptığı, Erzurum’da evli kız kardeşi bulunmasına rağmen onun yanına gitmeyip sanığın yanına geldiği ve anlaşmazlık çıkınca evden ayrılarak bir otele yerleştiği belirtilerek kandırmanın gerçekleşmediği ve çaresizliğinden yararlanılarak rızasının elde edildiğinin de söylenemeyeceği kabul edilmiştir. Fuhuş suçu yönünden ise Daire çaresizliği tanımlamıştır: “Buradaki çaresizlikten; hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak ve iş bulmak konusunda yapacak bir şeyi olmayan kimseyi anlamak gerekir.” İnsan ticareti suçundan beraat yerine mahkûmiyet kurulması ve fuhuş suçunda 227/4 artırımının uygulanması nedeniyle hüküm 15.04.2010 tarihinde oybirliğiyle bozulmuş ve sanığın tahliyesine karar verilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 07.06.2021 T., 2020/20914 E., 2021/18131 K.
Kalacak yer imkânı olan ve sığınma evine gitmek istemeyen mağdurun durumu çaresizlik sayılmadı; tek delil mağdur beyanıysa mahkûmiyet kurulamaz. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, insan ticareti ve fuhuş suçlarından hüküm kurulmuştur. Daire, insan ticareti ve hürriyetten yoksun kılma hükümlerinin 20/07/2016 tarihinden sonra verildiği için istinaf kanun yoluna tabi olduğunu belirterek bu hükümler hakkında karar vermeye yer olmadığına ve dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Fuhuş suçu bakımından ise sanıkların suçlamayı kabul etmediğini ve mağdur beyanı dışında kesin delil bulunmadığını belirtmiş; kabule göre de çaresizlik unsurunu açıklamıştır: “Mağdurun çaresizliğinden yararlanılarak fuhuş suçunun işlendiğinden söz edilebilmesi için failin mağduru fuhşa sevk veya fuhuş yapmaya razı ederken bu durumdan özellikle yararlanmış olması, mağdurun içinde bulunduğu olumsuz koşullardan başka türlü kurtulma imkanı bulunmadığı fikri oluşturularak fiile razı edilmesi ve bunun sonucu fuhşa sevkedilmesi ve fuhuş yapmasının sağlanması gerekir.” Mağdurun kalacak yer temin etme imkânı olduğu, sanıkla tanışıp kendi isteğiyle yanında kaldığı ve ailesine ya da kadın sığınma evine yerleştirilmek istemediğini ifade ettiği gözetilerek çaresizlik hâlinin bulunmadığı kabul edilmiştir. Fuhuş suçundan kurulan hükümler 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur. Kaynak kayıtta metnin eksik görünebileceğine dair uyarı bulunduğundan ayrıntılar için karar sayfası kontrol edilmelidir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 14.04.2015 T., 2015/67 E., 2015/175 K.
İnsan ticareti mahkûmiyetleri onandı; ancak yurda dönme imkânı bulunan mağdur bakımından fuhuş suçunda çaresizlik artırımı hatalı bulundu. Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında insan ticareti, fuhşa teşvik ve yaptırma ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından hükümler kurulmuştur. Daire, bir kısım sanıklar hakkındaki beraat hükümlerini ve insan ticareti ile reşit olmayanla cinsel ilişki suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerini, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve cezaların kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesiyle onamıştır. Fuhuş suçu bakımından ise çaresizlik kavramını “mağdurenin içinde bulunduğu ve üstesinden gelemediği maddi veya manevi anlamda elverişsiz durumdan yararlanmak suretiyle mağdurun fuhşa razı edilmesi” olarak tanımlamış; çaresizliğin güçsüzlük, akıl hastalığı gibi fiziksel durumlar veya işsizlik, yoksulluk, bağımlılık, açlık gibi şahsi durumlardan kaynaklanabileceğini belirtmiştir. Somut olayda katılanın kaldığı yurda dönme olanağı bulunduğu, ailesine gönderilmek istendiği hâlde tekrar döndüğü ve teklifi kabul ederek kendi isteğiyle sanıkların yanına gittiği anlaşıldığından çaresizlik hâlinin oluşmadığı ve cebir ile tehdit iddiasının soyut kaldığı kabul edilmiştir. Fuhuş suçundan kurulan hükümler, 227/4 artırımı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle 14.04.2015 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.

Dört karar birlikte okunduğunda, Yargıtay’ın insan ticareti ve fuhuş dosyalarında iki temel soruya odaklandığı görülür: mağdurun iradesi hangi yolla ve ne zaman kırıldı, ve mağdurun gerçekten başka bir seçeneği var mıydı?

Birinci soru insan ticaretinin yapısıyla ilgilidir. 2010 ve 2022 tarihli kararlar aynı yapıyı tarif eder: önce araç hareket, sonra veya aynı anda amaç hareket. Kişinin kendi isteğiyle bir yere gitmesinden sonra ortaya çıkan anlaşmazlıklar ya da sonradan yapılan baskılar, olayın başka suçları oluşturmasına engel değildir; ancak insan ticaretinin kurulabilmesi için tedarik, götürme veya barındırma aşamasında iradenin sakatlanmış olması gerekir. 2010 kararında mağdurun Türkiye’ye çok kez gelip gitmesi ve burada bir akrabasının bulunması, kandırmanın varlığını çürüten olgular olarak değerlendirilmiştir. Yabancıların yasa dışı yollarla ülkeye sokulması veya çıkarılması ise ayrı bir suçtur; bu konuda göçmen kaçakçılığı yazımıza bakılabilir.

İkinci soru, çaresizlik kavramının sınırlarıyla ilgilidir. 2010, 2015, 2021 ve 2022 tarihli kararlarda Yargıtay çaresizliği dar yorumlamıştır: kişinin hayatını sürdürmek, kalacak yer bulmak veya iş bulmak konusunda gerçekten yapabileceği bir şey kalmamış olmalıdır. Mağdurun dönebileceği bir yurt, ailesi, sığınma evi gibi alternatiflerinin bulunması ve bunları kendi tercihiyle kullanmaması, kararlarda çaresizliğin yokluğuna işaret eden olgular olarak görülmüştür. Bu yaklaşım, TCK 227/4’teki artırımın ve 80. maddedeki araç hareketin uygulanmasını doğrudan etkiler.

Bu dar yorumun eleştiriye açık yönleri de vardır: sömürü ilişkilerinde mağdurun kâğıt üzerinde var olan seçenekleri, psikolojik bağımlılık veya borç ilişkisi nedeniyle fiilen kullanamaması mümkündür. Bu nedenle mağdur vekillerinin, “başka seçeneği yoktu” iddiasını soyut bırakmayıp mağdurun ekonomik durumu, dil bilgisi, belgelerinin kimde olduğu ve sanıkla ilişkisinin niteliği gibi somut olgularla desteklemesi önem taşır. Kişinin fiziksel olarak alıkonulduğu hâllerde ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu da gündeme gelir.

Çocuk mağdurlar bakımından tablo tamamen farklıdır. 2022 tarihli kararda vurgulandığı gibi, 18 yaşını doldurmamış mağdurun sömürü amacıyla tedarik edilmesi veya barındırılması hâlinde araç hareket aranmaz. Yargıtay’ın fuhuş dosyasını incelerken çocuk mağdur yönünden insan ticareti suçunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmesi, bu tür dosyalarda nitelendirmenin baştan doğru yapılmasının önemini gösterir.

Son olarak usul bakımından iki nokta öne çıkar. 2021 tarihli kararda mağdur beyanı dışında delil bulunmayan dosyada mahkûmiyet bozulmuş; ayrıca istinafa tabi hükümlerin doğrudan Yargıtay’a gönderilemeyeceği hatırlatılmıştır. Örgütlü yapılar içinde işlenen suçlarda ise ayrıca örgüt kurma hükümleri uygulanabilir. İnternet üzerinden fuhşa aracılık içeriklerine karşı idari tedbirler için fuhuş sitelerine erişimin engellenmesi yazımıza bakılabilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Mağdurun başlangıçtaki rızasını belirleyici saymakSuçu oluşturan fiiller varsa rıza geçersizdirRızanın hangi araç hareketle elde edildiğini inceleyin
Araç ve amaç hareketleri ayrı ayrı göstermemekSuçun oluşması için ikisinin birlikte bulunması gerekirİddianame ve gerekçede her iki unsuru somutlaştırın
Hareketlerin zamanlamasını tartışmamakAraç hareket amaç hareketten sonra ise insan ticareti kurulamayabilirİradenin ne zaman sakatlandığını olay akışıyla ortaya koyun
Çaresizliği soyut bırakmakYargıtay çaresizliği dar yorumlamaktadırMağdurun gerçek seçeneklerini somut olgularla açıklayın
Çocuk mağdurda rıza tartışmasına girmek18 yaş altında araç hareket aranmazYaşın tespitine ve sömürü amacına odaklanın
Yalnızca mağdur beyanına dayanmakDestekleyici delil yoksa mahkûmiyet bozulabilirHTS, tanık, seyahat ve konaklama kayıtlarıyla beyanı destekleyin
Fuhuş ve insan ticaretini karıştırmakUnsurları ve cezaları farklıdırNitelendirmeyi olayın başından itibaren doğru yapın
Zincirleme suç hükümlerini gözden kaçırmakAynı mağdura birden fazla aracılıkta TCK 43 gündeme gelirEylem sayısını ve suç işleme kararını ayrıca değerlendirin
Kanun yolu türünü yanlış belirlemekİstinafa tabi hükümler doğrudan temyiz edilemezHüküm tarihi ve bozma geçmişine göre kanun yolunu kontrol edin
İnsan ticareti suçu nedir?

TCK’nın 80. maddesine göre zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak, esarete tabi kılmak veya organ verilmesini sağlamak amacıyla; tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya çaresizlikten yararlanma gibi yollarla rıza elde edilerek kişilerin ülkeye sokulması, dışarı çıkarılması, tedarik edilmesi, götürülmesi veya barındırılmasıdır.

İnsan ticaretinin cezası nedir?

Sekiz yıldan on iki yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçtan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.

Mağdur kendi isteğiyle geldiyse suç oluşur mu?

Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller varsa mağdurun rızası geçersizdir. Ancak Yargıtay, rızanın kandırma, baskı veya çaresizlikten yararlanma gibi bir araç hareketle elde edilmiş olmasını aramaktadır. Serbest iradeyle verilen rıza bakımından bu unsurlar ayrıca araştırılır.

Araç hareket ve amaç hareket ne demek?

Araç hareketler mağdurun iradesini etkileyen tehdit, baskı, cebir, şiddet, nüfuzu kötüye kullanma, kandırma veya çaresizlikten yararlanma gibi davranışlardır. Amaç hareketler ise ülkeye sokma, ülke dışına çıkarma, tedarik, kaçırma, götürme, sevk ve barındırmadır. Yargıtay’a göre suçun oluşması için her ikisinden en az birinin birlikte bulunması gerekir.

Çocuk mağdurlarda farklı bir kural var mı?

Evet. On sekiz yaşını doldurmamış kişilerin sömürü amacıyla tedarik edilmeleri, götürülmeleri veya barındırılmaları hâlinde araç hareketlerden hiçbirine başvurulmamış olsa bile faile aynı ceza verilir.

Çaresizlikten yararlanma ne anlama gelir?

Yargıtay’a göre çaresizlik, kişinin hayatını devam ettirmek, bir yerde kalmak ve iş bulmak konusunda yapacak bir şeyinin olmamasıdır. Failin bu durumdan özellikle yararlanarak mağdurda başka türlü kurtulma imkânı bulunmadığı fikrini oluşturması ve bu şekilde rızasını elde etmesi gerekir.

Mağdurun gidebileceği bir yer varsa çaresizlik kabul edilir mi?

İncelenen kararlarda kabul edilmemiştir. Yargıtay, dönebileceği bir yurdu veya ailesi olan, sığınma evine yerleştirilmeyi istemeyen ya da burada akrabası bulunan mağdurlar bakımından çaresizlik hâlinin oluşmadığına karar vermiştir.

Kandırma unsuru nasıl ispat edilir?

Yargıtay 8. Ceza Dairesine göre kandırmadan söz edilebilmesi için kişinin yanıltılarak ve aldatılarak iradesinin sakatlanması ve bir işin yapılmasına razı edilmesi gerekir. Mağdurun bilgi düzeyi, önceki geliş gidişleri ve kendisine yapılan vaatler bu değerlendirmede önemlidir.

İnsan ticareti ile fuhşa aracılık arasındaki fark nedir?

Fuhşa aracılık, teşvik ve yer temin etme TCK 227’de düzenlenmiştir ve kişinin sömürü amacıyla tedarik edilmesi veya taşınması şartını aramaz. İnsan ticareti ise araç hareketlerle elde edilen rızayla kişinin tedarik edilmesi, götürülmesi veya barındırılmasını gerektirir ve cezası daha ağırdır.

Fuhuş suçunda çaresizlikten yararlanmanın sonucu nedir?

TCK 227/4’e göre cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş yapmasını sağlayan kişi hakkında verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Sadece mağdurun ifadesiyle mahkûmiyet kurulabilir mi?

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021 tarihli kararında, sanıkların suçlamayı kabul etmediği ve mağdur beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı bir dosyada fuhuş suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur.

İnsan ticareti mağduru yabancıysa ne olur?

İnsan ticareti mağduru yabancılar için 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında koruma ve ikamet imkânları öngörülmüştür. Bu imkânlardan yararlanmak için mağdurun durumunu yetkili makamlara bildirmesi gerekir.

Göçmen kaçakçılığı ile insan ticareti aynı şey mi?

Hayır. Göçmen kaçakçılığı TCK 79’da düzenlenir ve maddi menfaat karşılığında kişilerin yasa dışı yollarla ülkeye sokulması veya çıkarılmasını cezalandırır. İnsan ticareti ise sömürü amacını ve mağdurun iradesini kıran araç hareketleri gerektirir.

İnsan ticareti davasına hangi mahkeme bakar?

Suçun cezasının alt sınırı sekiz yıl olduğundan davaya ağır ceza mahkemesi bakar. Hükümlere karşı kanun yolu, hükmün verildiği tarihe ve dosyanın bozma geçmişine göre istinaf veya temyiz olarak belirlenir.

Aynı mağdura birden fazla kez aracılık edilirse ceza artar mı?

Yargıtay, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdurun birden fazla kez fuhuş yapmasına aracılık edilmesi hâlinde TCK 43/1 uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğini kabul etmiştir. Somut olayın özelliklerine göre bu değerlendirme ayrıca yapılır.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.80 — İnsan ticareti
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.79 — Göçmen kaçakçılığı
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.227 — Fuhuş
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.109 — Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.117 — İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.220 — Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.60 — Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
  • 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu — İnsan ticareti mağdurlarının korunması
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237 — Davaya katılma
  • 5320 sayılı CMK Yürürlük Kanunu m.8 — Geçiş dönemi kanun yolu
  • 5560 sayılı Kanun m.3 — TCK 80/1 değişikliği

İlgili yazılarımız: Göçmen kaçakçılığı · Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma · Örgüt kurma suçu · Fuhuş sitelerine erişim engeli · Sınır dışı etme kararına itiraz

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkân Sağlama Suçu (TCK 228): Kahvehane, Okey, Tombala, Çay Parası ve Kumar Oynayanın Cezası

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK’nın 228. maddesi kumar oynanması için yer ve…

14.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Bozulmuş veya Değiştirilmiş Gıda veya İlaç Ticareti Suçu (TCK 186): Son Kullanma Tarihi, Pestisit Kalıntısı ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.186’ya göre kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

GENEL AF NEDİR 2024 GENEL AF BEKLENTİSİ

İçindekilerGenel Af Nedir? – Özel Af Nedir? İşte Aradaki Fark!Genel Af Hayatınızı Nasıl Değiştirir? Hukuki Sonuçları İnceliyoruzÖzel Af:…

11.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Darp Raporu Nasıl Alınır?

İçindekilerDarp Raporu: Şiddet Mağdurlarının Hukuki Koruma KalkanıDarp Raporu Nasıl Alınır?Darp Raporu Nedir ve Neden Önemlidir?Darp Raporu Nasıl ve…

26.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası 2025

İçindekilerNitelikli Dolandırıcılık Nedir?Nitelikli Dolandırıcılık Suçunun UnsurlarıTürk Ceza Kanunu’nda Nitelikli Dolandırıcılık HalleriA. Daha Ağır Cezayı Gerektiren Nitelikli Haller (TCK…

16.02.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Takipsizlik Kararına İtiraz: CMK m.172-173 ve “Yeni Delil”

İçindekilerKovuşturmaya yer olmadığına dair kararİtiraz: merci, süre ve sonuçTakdir yetkisi istisnası (m.173/5)İtiraz reddedilirse: “yeni delil” şartı“Yeni delil” nedir?Şart…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara