Özel Güvenlik Şirketinin Faaliyet İzninin İptali (5188 s. K. m.22)

- Bir şirketin özel güvenlik alanında faaliyet göstermesi İçişleri Bakanlığının iznine tâbidir.
- İzin verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması zorunludur.
- 5188 sayılı Kanun’un 22. maddesi, faaliyet izninin iptalini üç sebebe bağlar: amacı dışında faaliyet göstermek, suç kaynağına dönüşmek, terör örgütlerine aidiyet, irtibat veya iltisak.
- Danıştay 10. Dairesi, amaç dışı faaliyet ölçütünü dar yorumlamıştır: kısmen veya tamamen, süreklilik arz edecek şekilde koruma ve güvenlik hizmeti dışında faaliyet gösterilmesi aranır.
- Bu nedenle bildirim yükümlülüğünün ihlali gibi usul aykırılıkları, tek başına faaliyet izninin iptalini haklı kılmaz.
- Denetimde tespit edilen eksiklikler için önce en az yedi gün süre verilmesi ve giderilmemesi hâlinde Kanun’un 19. ve 20. maddelerindeki yaptırımların uygulanması gerekir.
- Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında bir işte çalıştırmanın karşılığı, iptal değil her tespit için idari para cezasıdır.
- Kurucu, temsilci ve yöneticilerde de 10. maddenin (a), (d) ve (h) bentlerindeki şartlar aranır; yöneticilerin ayrıca lisans mezunu olması gerekir.
- Bu şartların kaybedilmesi hâlinde iki ay içinde eksiklik giderilmez veya ilgili kişi değiştirilmezse faaliyet izni iptal edilir.
- Faaliyet izni bu şekilde iptal edilen şirketlerin kurucu, temsilci ve yöneticileri özel güvenlik alanında faaliyette bulunamazlar.
- Güvenlik soruşturması ölçütü Anayasa Mahkemesi kararlarıyla köklü biçimde değişmiştir; mülga 4045 sayılı Kanun’a göre yapılan soruşturmalara dayanan işlemler sakattır.
- Soruşturmalar 17/4/2021 tarihinden itibaren 7315 sayılı Kanun’a göre yürütülür.
- İptal kararı, idarenin yeni mevzuata uygun bir güvenlik soruşturması yapıp yeniden işlem tesis etmesine engel değildir.
- Ceza davasında verilen beraat kararı, işlem tarihindeki hukukî durumu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; soruşturmanın işlem tarihinde derdest olup olmadığı araştırılmalıdır.
- İşleme karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır; faaliyetin tümüyle durması nedeniyle yürütmenin durdurulması talebi ayrıca önem taşır.
Özel güvenlik şirketleri için faaliyet izin belgesi, işletmenin varlık şartıdır. Belge iptal edildiğinde şirket yalnızca bir müşteriyi değil bütün sözleşmelerini kaybeder; üstelik kurucu, temsilci ve yöneticiler de sektörden çıkarılır. Bu ağırlık, iptal sebeplerinin nasıl yorumlanacağını kritik bir soru hâline getirir.
Uygulamada en sık karşılaşılan tartışma, denetimde tespit edilen bir usulsüzlüğün “amacı dışında faaliyet gösterme” sayılıp sayılmayacağıdır. Aşağıda önce iznin ve iptalin kanunî çerçevesini, sonra Danıştay’ın amaç dışı faaliyet ölçütünü, ardından terör irtibatı ve güvenlik soruşturması eksenindeki içtihadı ve son olarak dava sürecinde izlenecek yolu ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Şirketlerin özel güvenlik alanında faaliyette bulunması İçişleri Bakanlığının iznine tâbidir. Faaliyet izni verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması zorunludur. … Kurucu, yönetici, eğitici ile şirket tüzel kişi ortağının yetkilendirdiği temsilcilerde de 10 uncu maddenin birinci fıkrasının (a), (d), ve (h) bentlerinde belirtilen şartlar aranır. Yöneticilerin ayrıca lisans mezunu olmaları ve 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmaları gerekir. … Kurucu, temsilci ve yöneticilerde aranan şartların kaybedilmesi halinde iki ay içinde eksiklik giderilmediği veya bu kurucu, temsilci ve yöneticiler değiştirilmediği takdirde faaliyet izni iptal edilir.”
“İçişleri Bakanlığı ve valilikler özel güvenlik hizmetleri kapsamında, özel güvenlik birimlerini, özel güvenlik şirketlerini ve özel güvenlik eğitimi veren kurumları denetlemeye yetkilidir. Denetimin mahiyeti, kapsamı, usul ve esasları yönetmelikle belirlenir. Denetim sonucu tespit edilen eksikliklerin ilgili kişi, kurum, kuruluş ve şirketlerce verilen süre içinde giderilmesi zorunludur. Amacı dışında faaliyet gösterdiği veya suç kaynağına dönüştüğü ya da terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ya da iltisakı bulunduğu tespit edilen şirketlerin faaliyet izni iptal edilir. Bu şekilde faaliyet izni iptal edilen şirketlerin kurucu, temsilci ve yöneticileri özel güvenlik alanında faaliyette bulunamazlar.”
Bu alandaki kuralların önemli bölümü son yıllarda değişmiştir; işlem tarihindeki metin ile bugünkü metin mutlaka karşılaştırılmalıdır. Kanun’un 5., 6., 9., 10., 11., 20. ve 22. maddeleri 2/1/2017 tarihli ve 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmiş, bu hükümler 1/2/2018 tarihli ve 7072 sayılı Kanun’la aynen kabul edilerek kanunlaşmıştır. Terör örgütlerine aidiyet, irtibat ya da iltisak ölçütü ile kurucu, temsilci ve yöneticilerin sektörden çıkarılması kuralı 22. maddeye bu düzenlemeyle girmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 21/4/2022 tarihli ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararıyla 10. maddenin birinci fıkrasının (h) bendindeki “güvenlik soruşturması olumlu olmak” şartı, mülga 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması yönünden iptal edilmiştir (Resmî Gazete: 30/6/2022). Anayasa Mahkemesi’nin 24/9/2024 tarihli ve E:2024/65, K:2024/163 sayılı kararıyla ise 11. maddedeki “bu şartlardan herhangi birini sonradan kaybettiği” ibaresi, 10. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinin (3) numaralı alt bendi yönünden iptal edilmiştir. Ayrıca 21/11/2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanun’un 28. maddesiyle 10. maddenin (d) bendi yeniden düzenlenmiş; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ibare yeniden konumlandırılmış, (3) numaralı alt bende “Devletin güvenliğine” ibaresi eklenmiş ve “soruşturma veya” ibaresi metinden çıkarılmıştır; bu değişiklik 30/11/2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Son olarak güvenlik soruşturmaları, 17/4/2021 tarihinde yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 4045 sayılı Kanun’un yürürlükten kaldırılması üzerine artık bu Kanun’a göre yürütülmektedir. 20. maddedeki idari para cezası tutarları da her yıl yeniden değerleme oranında artırılmaktadır.
| Konu | Faaliyet izninin iptali | İdari para cezası yolu |
|---|---|---|
| Dayanak | 5188 s. K. m.5 ve m.22 | 5188 s. K. m.20 |
| Sebep | Amaç dışı faaliyet, suç kaynağı, terör irtibatı | Maddede sayılan dokuz fiil |
| Ölçüt | Süreklilik arz eden faaliyet | Her tespit ayrı ayrı değerlendirilir |
| Önceden süre verme | Denetimde tespit edilen eksiklikler için en az yedi gün | |
| Yetkili makam | İçişleri Bakanlığı | Mahallî mülkî amir |
| Savunma | Tutanaklar eklenerek en az yedi gün süre verilir | |
| Kişilere etkisi | Kurucu, temsilci ve yönetici sektörden çıkar | Kural olarak yoktur |
| Şart kaybı hâli | İki ay içinde giderilmezse iptal | Konu dışı |
| Yargı yolu | İdare mahkemesinde iptal davası | |
Bu dosyalarda idarenin en sık düştüğü hata, her mevzuata aykırılığı “amacı dışında faaliyet gösterme” olarak nitelendirmektir. Danıştay 10. Dairesi bu yaklaşımı kabul etmemiş ve ölçütü açıkça belirlemiştir: faaliyet izninin iptali için şirketin kısmen veya tamamen, süreklilik arz edecek şekilde koruma ve güvenlik hizmeti dışında faaliyet göstermesi aranır. Bildirim yükümlülüğünün ihlali, personelin sosyal güvenlik kayıtlarının yanlış yapılması veya benzeri usul aykırılıkları bu ölçütü karşılamaz; bunların karşılığı 20. maddedeki idari para cezalarıdır. İkinci belirleyici nokta usuldür: denetimde saptanan eksiklikler için önce süre verilmesi, bu sürede giderilmemesi hâlinde ilgili yaptırıma gidilmesi gerekir. Bu kademeler atlanarak doğrudan iptale gidilmesi, işlemi sakatlar. Dava dilekçesi bu iki eksen üzerine kurulmalıdır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İptal işleminin hangi sebebe dayandığını belirleyin: amaç dışı faaliyet, suç kaynağı ya da terör irtibatı.
- İşlemin dayanağı olan denetim tutanağını ve tespit formunu dosyaya eksiksiz koyun.
- Denetim sonrası size süre verilip verilmediğini ve verilen sürenin kaç gün olduğunu belgeleyin.
- Savunmanızın alınıp alınmadığını, alındıysa savunmaya cevap verilip verilmediğini kontrol edin.
- Tespit edilen fiilin 20. maddede sayılan bir fiile karşılık gelip gelmediğini madde madde karşılaştırın.
- Faaliyetin koruma ve güvenlik hizmeti dışına çıkıp çıkmadığını sözleşmeler ve görev tanımlarıyla ortaya koyun.
- Süreklilik ölçütünü tartışın; tek seferlik veya arızi bir durumun süreklilik sayılamayacağını belirtin.
- İşlem güvenlik soruşturmasına dayanıyorsa soruşturmanın hangi kanuna göre yapıldığını tespit edin.
- Soruşturma mülga 4045 sayılı Kanun’a göre yapılmışsa Anayasa Mahkemesi kararlarını dilekçeye ekleyin.
- Kurucu veya yönetici hakkındaki ceza soruşturmasının işlem tarihinde derdest olup olmadığını araştırın.
- Faaliyetin tümüyle durmasının doğurduğu zararı somutlaştırarak yürütmenin durdurulmasını talep edin.
- Kurucu, temsilci ve yöneticiler hakkındaki sektörden çıkarma sonucunu da dava konusu kapsamında değerlendirin.
Danıştay 10. Daire, 02.12.2009 T., 2007/6034 E., 2009/10121 K.
Bu kararla, faaliyet izninin iptalinde masumiyet karinesinin sınırı çizilmiş ve dayanağın hangi maddede aranacağı gösterilmiştir. Uyuşmazlıkta şirketin kurucu ortakları ile personel müdürü hakkındaki çeşitli suç şüpheleri gerekçe gösterilerek faaliyet izin belgesi 22. madde uyarınca iptal edilmiş; idare mahkemesi ise ortakların suç oluşturan fiillere iştirak ettiğinin sabit olduğunu kabul ederek davayı reddetmişti. Daire bu gerekçeyi benimsememiştir: “davacı şirketin kurucu ortakları ile yöneticisi hakkında herhangi bir mahkumiyet hükmü bulunmadığından; Mahkeme kararının, şirket ortaklarının suç olan fiillere iştirak ettiğinin sabit olduğu yolundaki gerekçesine katılmaya hukuken olanak bulunmamaktadır. Esasen, aksine yorum, ‘masumiyet karinesi’ne de aykırılık teşkil edecektir.” Bununla birlikte Daire, hizmetin niteliğinden hareketle farklı bir dayanağa yönelmiştir: “özel güvenlik hizmetinin, kamu güvenliğini tamamlayıcı nitelikte olması nedeniyle, söz konusu hizmetin yürütülmesi aşamasında görev yapan (hizmeti yürüten) kişilerin, hizmetin aktarılan niteliğiyle bağdaşır şekilde suç şüphesinden uzak olması gerektiği de tabiidir.” Bu çerçevede işlemin 22. madde yerine 11. maddedeki valilik yetkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: Davacının temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 02/12/2009 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda yer alan tetkik hâkimi ve Danıştay savcısı düşünceleri, Daire’nin hükmü değildir.
Danıştay 10. Daire, 21.03.2022 T., 2022/754 E., 2022/1489 K.
Bu kararla, bildirim aykırılığının faaliyet izninin iptalini haklı kılmadığı yolundaki bozmaya uyularak verilen iptal kararı onanmış ve ölçüt kesinleşmiştir. Uyuşmazlıkta bir toplu yapı sitesinde yapılan denetimde iki kişinin işe giriş bildirimi yapılmadan özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı tespit edilmiş; şirketin bu kişilerin denetçi olduğu yönündeki savunması üzerine, faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması gerektiğinden hareketle faaliyet izin belgesi iptal edilmişti. Danıştay Onuncu Dairesinin 21/09/2021 tarih ve E:2021/4369, K:2021/4190 sayılı bozma kararında ölçüt açıkça belirlenmiş; bir şirketin amacı dışında faaliyet gösterdiğinden söz edilebilmesi için kısmen veya tamamen, süreklilik arz edecek şekilde koruma ve güvenlik hizmeti dışında faaliyet göstermesi gerektiği, oysa somut olaydaki fiillerin usule aykırılık oluştursa da hizmetin başka bir amaca yöneldiğini göstermediği belirtilmişti. Bölge idare mahkemesi bu bozmaya uyarak işlemin iptaline karar vermiş; idare, şirketin danışman ve denetçi çalıştırdığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Daire bu iddiaları yeterli görmemiştir: “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Sonuç: Davalı idarenin temyiz isteminin reddine ve dava konusu işlemin iptali yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 21/03/2022 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay 10. Daire, 16.03.2023 T., 2019/12775 E., 2023/1355 K.
Bu kararla, terör bağlantısı iddiasına dayanan iptallerde işlem tarihindeki hukukî durumun araştırılması gerektiği kabul edilmiştir. Uyuşmazlıkta şirketin kurucusu hakkında bir terör örgütü adına düzenlenen eylem ve etkinliklere katıldığı tespiti yapılmış, güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirilerek faaliyet izin belgesi iptal edilmiş; kurucu hakkında açılan ceza davasında ise sonradan beraat kararı verilmiştir. Daire önce kanunun ölçütünü hatırlatmıştır: engel hâller Kanun’un 10. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde sayılmış olup, hangi suçlardan mahkûmiyetin ve hangi suçlardan devam eden soruşturma veya kovuşturmanın engel teşkil ettiği kanun koyucu tarafından açıkça belirlenmiştir. Ardından eksik incelemeyi saptamıştır: “davacının durumunun bu kapsama girip girmediğinin açığa kavuşturulması açısından Mahkeme tarafından, şirketin kurucusu … hakkında ‘silahlı terör örgütü propagandası yapma’ suçundan … açılan soruşturmanın 26/07/2017 tarihinden önce mi, sonra mı açıldığının araştırılarak karar verilmesi gerektiği şayet dava konu işlem tarihi itibarıyla söz konusu soruşturma derdest ise, işlemin mevzuattaki düzenleme kapsamında tesis edildiği sonucuna ancak o zaman varılabileceği açık olup, söz konusu husus araştırılıp netleştirilmeden eksik inceleme sonucu verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” Sonuç: Davacının temyiz isteminin KABULÜNE ve Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 16/03/2023 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
Danıştay 10. Daire, 05.10.2023 T., 2019/9015 E., 2023/5282 K.
Bu kararla, mülga 4045 sayılı Kanun’a göre yapılan güvenlik soruşturmasına dayanılarak tesis edilen iptal işlemlerinin hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir. Uyuşmazlıkta hem özel güvenlik şirketi hem özel güvenlik eğitim kurumu faaliyet izin belgesi ile kurucunun çalışma izni, kurucu ve aile bireylerine ilişkin çeşitli tespitler nedeniyle iptal edilmiştir. Daire, Anayasa Mahkemesi’nin 24/07/2019 tarihli ve E:2018/73, K:2019/65; 19/02/2020 tarihli ve E:2018/163, K:2020/13; 21/04/2022 tarihli ve E:2021/42, K:2022/45 sayılı kararlarını inceleyerek şu sonuca varmıştır: “4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı şirket ve kurucuları/yöneticisi hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” Daire, iptal kararının kapsamını da açıkça sınırlamıştır: “dava konusu işlemin belirtilen gerekçe ile hukuka uygun olmadığına karar verilmiş olması, davacı şirket ile kurucuları ve yöneticisi hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılamayacağı ya da hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan güvenlik soruşturması sonucunun olumlu olduğu ve buna dayanılarak ilgili faaliyet izin belgesinin düzenleneceği sonucunu doğurmamaktadır.” Daire ayrıca, 5188 sayılı Kanun’daki güvenlik soruşturması kurallarının hem mülga 4045 sayılı Kanun hem 7315 sayılı Kanun bakımından geçerli ortak kural niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Sonuç: Davacıların temyiz istemlerinin KABULÜNE ve Bölge İdare Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
İkinci halka, kanunun kurduğu kademeli sistemdir. Kanun, denetimde saptanan eksiklikler için önce süre verilmesini, giderilmemesi hâlinde 19. maddedeki adlî süreç ile 20. maddedeki idari para cezalarına başvurulmasını öngörür. Faaliyet izninin iptali bu kademelerin devamı değil, ayrı ve daha ağır bir sebebe bağlanmış bir sonuçtur.
Üçüncü halka, amaç dışı faaliyet ölçütünün içeriğidir. Danıştay, bu ölçütü “kısmen veya tamamen, süreklilik arz edecek şekilde koruma ve güvenlik hizmeti dışında faaliyet gösterme” olarak tanımlamıştır. Buradaki iki unsur da önemlidir: faaliyetin koruma ve güvenlik hizmeti dışında olması ve süreklilik taşıması. Tek seferlik veya arızi bir aykırılık bu tanımı karşılamaz.
Dördüncü halka, nitelendirme hatasının sonucudur. Bildirim yükümlülüğünün ihlali, personelin sosyal güvenlik kayıtlarının farklı iş kolunda gösterilmesi gibi durumlar, hizmetin niteliğini değiştirmez. Bu fiiller mevzuata aykırıdır ve yaptırıma bağlanmıştır; ancak karşılıkları idari para cezasıdır, faaliyet izninin iptali değildir.
Beşinci halka, terör irtibatı sebebidir. Bu sebep 22. maddeye 2017 yılında girmiş ve iptal için ayrı bir dayanak oluşturmuştur. Ancak Danıştay, bu sebebe dayanan işlemlerde de somut ve tarihe bağlı bir inceleme aramaktadır. Kurucu hakkındaki soruşturmanın işlem tarihinde derdest olup olmadığı araştırılmadan verilen karar, eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
Altıncı halka, güvenlik soruşturmasının hukukî temelidir. Anayasa Mahkemesi, kişisel verilerin alınmasına ve kullanılmasına ilişkin güvenceler kanunla belirlenmeksizin güvenlik soruşturması yapılmasına izin verilmesini Anayasa’ya aykırı bulmuştur. Bu nedenle mülga 4045 sayılı Kanun’a göre yapılan soruşturmalara dayanan işlemler ayakta kalamaz. Bu, aynı zamanda 2009 yılındaki uygulamadan ayrılan bir noktadır: o dönemde güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması faaliyet izninin iptali için tek başına yeterli görülebiliyordu; bugün soruşturmanın hangi kanuna dayandığı belirleyicidir. Konunun veri boyutu için kişisel verilerin korunması çerçevesi de gözden geçirilmelidir.
Yedinci halka, bu iptalin sınırıdır. Danıştay, hukuka aykırılık tespitinin idareye “soruşturma yapılamaz” veya “sonuç olumludur” anlamına gelmediğini açıkça belirtmiştir. İdare, 7315 sayılı Kanun’da öngörülen usul ve esaslara uygun olarak yeniden soruşturma yapabilir ve sonucuna göre yeni bir işlem tesis edebilir. Bu nedenle kazanılan dava, dosyayı kapatmaz.
Sekizinci halka, dava stratejisidir. Faaliyet izninin iptali, uygulanmakla etkisi hemen doğan ve telafisi güç zarar yaratan bir işlemdir; personelin işsiz kalması ve sözleşmelerin feshi bu zararı somutlaştırır. Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebi, dava dilekçesiyle birlikte ve somut verilerle gerekçelendirilerek ileri sürülmelidir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Her aykırılığı amaç dışı faaliyet saymak | Ölçüsüz bir yaptırım uygulanır | Süreklilik ölçütü ayrıca aranmalı |
| Süre verilmeden iptale gitmek | İşlem usul yönünden sakatlanır | Önce eksikliğe süre verilmeli |
| Savunma almadan işlem tesis etmek | Savunma hakkı ihlal edilir | Tutanaklar eklenerek savunma istenmeli |
| Denetim tutanağını dosyaya koymamak | Sübut denetlenemez | Tutanak ve ekleri sunulmalı |
| Güvenlik soruşturmasının dayanağını incelememek | Anayasa Mahkemesi kararları gözden kaçar | Hangi kanuna göre yapıldığı belirlenmeli |
| Soruşturmanın tarihini araştırmamak | Eksik inceleme doğar | İşlem tarihinde derdest olup olmadığı saptanmalı |
| Beraat kararını tek başına yeterli saymak | Sonuç değişmeyebilir | İşlem tarihindeki hukukî durum esas alınmalı |
| Yürütmenin durdurulmasını istememek | Şirket dava sonuna kadar faaliyetsiz kalır | Zarar somutlaştırılarak talep edilmeli |
| Kurucu ve yönetici sonuçlarını atlamak | Sektörden çıkarma tartışılmadan kesinleşir | Bu sonuç da dilekçede ele alınmalı |
Özel güvenlik şirketi faaliyet izni kimden alınır?
Şirketlerin özel güvenlik alanında faaliyette bulunması İçişleri Bakanlığının iznine tâbidir. İzin verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması zorunludur.
Faaliyet izni hangi hâllerde iptal edilir?
5188 sayılı Kanun’un 22. maddesine göre amacı dışında faaliyet gösterdiği veya suç kaynağına dönüştüğü ya da terör örgütlerine aidiyeti, irtibatı ya da iltisakı bulunduğu tespit edilen şirketlerin faaliyet izni iptal edilir.
“Amacı dışında faaliyet gösterme” nasıl anlaşılmalıdır?
Danıştay 10. Dairesine göre faaliyet izninin bu sebeple iptal edilebilmesi için şirketin kısmen veya tamamen, süreklilik arz edecek şekilde koruma ve güvenlik hizmeti dışında faaliyet göstermesi gerekir.
Bildirim yükümlülüğünün ihlali faaliyet izninin iptalini gerektirir mi?
Danıştay’ın kabulüne göre gerektirmez. Bu tür fiiller özel güvenlik hizmetinin verilmesi sırasında uyulması gereken usullere aykırılık oluştursa da hizmetin başka bir amaca yöneldiğini göstermez; karşılıkları Kanun’un 20. maddesindeki yaptırımlardır.
Denetimde eksiklik bulunursa idare ne yapmalıdır?
Eksikliğin niteliğine göre şirkete en az yedi gün süre verilir. Bu sürede eksiklik giderilmezse veya konusu suç teşkil eden uygulamalar tespit edilirse Kanun’un 19. ve 20. maddelerindeki cezalar uygulanır.
Özel güvenlik görevlisi başka işte çalıştırılırsa ne olur?
Kanun’un 20. maddesinin (f) bendine göre özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her tespit için idari para cezası verilir.
İdari para cezasını kim verir?
Kanun’un 20. maddesinde öngörülen cezalar mahallî mülkî amir tarafından verilir. Yönetmelik uyarınca, suça ilişkin tutanaklar eklenerek ilgiliye en az yedi gün süre verilip savunması istenir.
Kurucu ve yöneticilerde hangi şartlar aranır?
Kurucu, yönetici, eğitici ile şirket tüzel kişi ortağının yetkilendirdiği temsilcilerde 10. maddenin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentlerindeki şartlar aranır. Yöneticilerin ayrıca lisans mezunu olması ve özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olması gerekir.
Yönetici şartlarını kaybederse şirket hemen kapanır mı?
Hayır. Kanun’un 5. maddesine göre kurucu, temsilci ve yöneticilerde aranan şartların kaybedilmesi hâlinde iki ay içinde eksiklik giderilmezse veya bu kişiler değiştirilmezse faaliyet izni iptal edilir.
Faaliyet izni iptal edilen şirketin yöneticisi başka şirkette çalışabilir mi?
Kanun’un 22. maddesine göre bu şekilde faaliyet izni iptal edilen şirketlerin kurucu, temsilci ve yöneticileri özel güvenlik alanında faaliyette bulunamazlar.
Güvenlik soruşturması hangi kanuna göre yapılır?
Güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmaları 17/4/2021 tarihine kadar mülga 4045 sayılı Kanun’a göre yürütülmekteydi; bu tarihte yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile 4045 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
Eski soruşturmalara dayanan iptal işlemlerinin durumu nedir?
Danıştay 10. Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin ilgili iptal kararlarını dikkate alarak mülga 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle tesis edilen işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varmıştır.
Bu iptal, idarenin yeniden işlem yapmasını engeller mi?
Engellemez. Daire, kararın güvenlik soruşturması yapılamayacağı ya da sonucun doğrudan olumlu sayılacağı anlamına gelmediğini; idarenin 7315 sayılı Kanun’daki usul ve esaslara uygun olarak yeniden soruşturma yapıp yeni bir işlem tesis edebileceğini açıkça belirtmiştir.
Kurucu hakkında beraat kararı verilmişse işlem kendiliğinden hukuka aykırı olur mu?
Kendiliğinden olmaz. Danıştay, işlem tarihinde ilgili suçtan devam eden bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini; bu husus netleştirilmeden verilen kararın eksik incelemeye dayandığını belirtmiştir.
Dosyaya hangi belgeler konmalıdır?
Faaliyet izin belgesi, denetim tespit tutanağı ve ekleri, idarenin savunma isteme yazısı ve verilen savunma, eksiklik giderme için tanınan süreye ilişkin yazışmalar, hizmet sözleşmeleri ve personel görev tanımları, güvenlik soruşturmasına ilişkin yazışmalar ile varsa ceza soruşturması ve kovuşturmasının tarih ve akıbetini gösteren belgeler.
- 2709 sayılı Anayasa m.20 – Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması
- 2709 sayılı Anayasa m.48 – Çalışma ve sözleşme hürriyeti
- 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun m.3 – Özel güvenlik izni
- 5188 sayılı Kanun m.5 – Özel güvenlik şirketleri ve faaliyet izni
- 5188 sayılı Kanun m.10 – Özel güvenlik görevlilerinde aranacak şartlar
- 5188 sayılı Kanun m.11 – Çalışma izni
- 5188 sayılı Kanun m.19 – Suçlar ve cezalar
- 5188 sayılı Kanun m.20 – İdari para cezasını veya yaptırımı gerektiren fiiller
- 5188 sayılı Kanun m.22 – Denetim ve faaliyet izninin iptali
- Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.43-46 – Denetim ve yaptırım usulü
- 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27 – Yürütmenin durdurulması
İlgili yazılarımız: özel güvenlik kimlik kartının iptali, güvenlik soruşturması olumsuz gelenler, ruhsat iptali davası, özel öğretim kurumlarında ruhsat iptali ve idari yargıda temyiz kapsamı.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.