Orman Suçları: İşgal ve Faydalanma ile Ağaç Kesme (6831 m.91 ve 93), Tapu Savunması, Kast ve Müsadere

- 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesi, 17. maddede yasaklanan fiilleri işleyenleri veya izne bağlı işleri izinsiz yapanları altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırır.
- Suç yeniden tarla açmak suretiyle, yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işlenirse ceza bir kat artırılır.
- Dikiliden ağaç kesen, kökünden söken veya ağacı boğan kişi 91. maddeye göre üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
- Ağaç kesme ve sökmede motorlu araç veya gereç kullanılırsa ceza bir kat artırılır; münhasıran yakacak nitelikte emval veren ağaçta ceza yarı oranında indirilir.
- Ceza Genel Kurulu, orman örtüsü tahrip edilmeksizin dahi orman alanlarının farklı amaçlarla kullanılmasının işgal ve faydalanma suçunu oluşturduğunu kabul eder.
- İşgal ve faydalanma suçu seçimlik hareketli ve temadi eden bir suçtur; suç tarihi açısından önemli olan işgalin tespit edildiği son tarihtir.
- Suç ancak kasten işlenebilir; Ceza Genel Kuruluna göre genel kast yeterlidir, özel kast aranmaz.
- Devlet ormanı içinde kişiler adına oluşturulmuş tapu kayıtları, Ceza Genel Kurulunun ifadesiyle geçerli mülkiyet belgesi değildir.
- Orman kadastrosunun aleni olması nedeniyle herkesçe bilindiği kabul edilir; “orman olduğunu bilmiyordum” savunması tek başına kastı ortadan kaldırmaz.
- Buna karşın 30 yıl önce başkası tarafından yaptırılan ve sanığın kullanmadığı yapılar nedeniyle yargılanan dernek başkanı hakkında kast yokluğundan verilen beraat onanmıştır.
- Kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmayan bir yerde tapu kaydının alan ve hudut bakımından araziye uymadığı hâllerde, bölge adliye mahkemesinin beraat kararı Yargıtay’ca bozulmuştur.
- Orman tutanakları, Kanun’un 82. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.
- Açma yapılan yere dikilen fındık fidanları gibi sabit tesis niteliğindeki ürünlerin müsaderesine karar verilmesi gerekir.
- Aynı olayda ağaç kesme ile işgal ve faydalanma suçları ayrı ayrı değerlendirilebilir.
- Ceza yargılamasından ayrı olarak orman sınırlarına itiraz ve tapu iptali uyuşmazlıkları kadastro mahkemesinde görülür ve ceza davasının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Köyde dededen kalma bir tarla, yıllardır fındık toplanan bir bahçe, köylülerin birlikte yaptırdığı bir cami lojmanı ya da tapusu olan bir arazinin kenarındaki birkaç ağaç… Orman suçlarından açılan davaların çoğu, sanığın kendi malı zannettiği ya da uzun süredir kullanılan bir yerde başlar. Orman muhafaza memurlarının düzenlediği bir tutanakla açılan soruşturma, çoğu zaman keşif, bilirkişi raporu ve kadastro kayıtları arasında yıllarca süren bir yargılamaya dönüşür.
Bu yazıda 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 91. maddesindeki ağaç kesme suçu ile 93. maddesindeki işgal ve faydalanma suçu ele alınmaktadır. Özellikle Ceza Genel Kurulunun biri mahkûmiyet, biri beraat yönünde sonuçlanan iki kararı, suçun manevi unsurunun uygulamada nasıl değerlendirildiğini göstermesi bakımından önemlidir.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| İşgal ve faydalanma | 6831 m.93/1 | Altı aydan iki yıla kadar hapis |
| Yeniden tarla açma, yanmış saha, kesinleşmiş kadastro | 6831 m.93/2 | Ceza bir kat artırılır; artırım bir kez yapılır |
| Dikiliden ağaç kesme veya sökme | 6831 m.91/1 | Üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası |
| Yalnızca yakacak nitelikte ağaç | 6831 m.91/1 | Ceza yarı oranında indirilir |
| Fidan | 6831 m.91/2 | Ceza bir kat artırılır |
| Motorlu araç veya gereç kullanımı | 6831 m.91/3 | Ceza bir kat artırılır (fidanlarda uygulanmaz) |
| Diğer 14 A-B fiilleri | 6831 m.91/5 | İdari para cezası |
| Suç tutanağının değeri | 6831 m.82 | Aksi sabit oluncaya kadar geçerli |
| Eşya, mahsul ve tesisler | 6831 m.93/3, TCK m.54 | Müsadere |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Orman muhafaza memurlarının tutanağını dikkatle okuyun; alan ölçüsü, ağaç sayısı, bölme numarası ve size atfedilen beyanlar sonradan tartışması en zor unsurlardır.
- Tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu hesaba katın ve itirazlarınızı somut belgelerle destekleyin.
- Taşınmazın tapu kaydını, tapulama veya kadastro tutanaklarını ve varsa krokileri temin edin; tapunun alan ve sınırlarının kullanılan araziye uyup uymadığını kontrol ettirin.
- Bölgede orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığını, ne zaman kesinleştiğini ve 2/B uygulaması bulunup bulunmadığını araştırın.
- Keşifte orman bilirkişisinin yanında fen bilirkişisinin de bulunmasını, gerekirse hava fotoğrafları ve eski paftaların incelenmesini talep edin.
- Yapıların veya açmanın ne zaman ve kim tarafından yapıldığını gösteren tanık, belge ve eski davalar varsa dosyaya sunun.
- Sanığın yeri gerçekten kullanıp kullanmadığını, kullanıyorsa hangi tarihten itibaren kullandığını açıkça ortaya koyun; suçun temadi eden niteliği bu tarihi önemli kılar.
- 93. maddenin ikinci fıkrasındaki artırımın uygulanıp uygulanmadığını ve hangi gerekçeyle uygulandığını kontrol edin.
- Ağaç kesme suçunda kesilen ağaçların türü, yakacak nitelikte olup olmadığı ve motorlu testere kullanılıp kullanılmadığı cezayı doğrudan değiştirir; bilirkişi raporunda bu hususların açıkça yer almasını sağlayın.
- Müsadere talebine karşı, müsaderesi istenen yapı veya ürünün suçla ilişkisini ve kime ait olduğunu tartışın.
- Orman sınırlarına itiraz edecekseniz kadastro mahkemesindeki süre ve usulleri ayrıca takip edin; ceza davası ile kadastro davası birbirini etkileyebilir.
- Hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme gibi seçenekleri değerlendirirken müsaderenin ayrı bir hüküm olduğunu unutmayın.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 03.11.2022 T., 2022/158 E., 2022/698 K.
Otuz yıl önce başkası tarafından yaptırılan ve sanığın kullanmadığı yapılar nedeniyle dernek başkanı cezalandırılamaz. Kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde, cami lojmanı, Kur’an kursu ve dernek lokali olarak kullanılan iki adet üç katlı bina ve tel örgülü bahçe tespit edilmiş; derneğin bir yıldır başkanı olan sanık hakkında işgal ve faydalanma suçundan dava açılmıştır. Yerel mahkeme beraat vermiş, Yargıtay 7. Ceza Dairesi eksik araştırma gerekçesiyle hükmü oyçokluğuyla bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu önce suçun unsurlarını açıklamıştır: “Orman hukuku mevzuatı gereğince orman alanlarına her türlü müdahale yasaklanmıştır. Orman örtüsünün tahrip edilmesi veya herhangi bir orman örtüsü tahrip edilmeksizin dahi olsa orman alanlarının farklı amaçlarla kullanımı işgal ve faydalanma suçunu oluşturur.” Somut olayda ise yapıların “sanık tarafından yaptırılmayıp 30 yıl kadar önce dönemin muhtarı tarafından yaptırıldığı, sanığın kullanımında olmadığı”, bir yıllık dernek başkanlığı süresinde “sanığın yıllardır aynı şekilde kullanılan yapılar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunmasının beklenemeyeceği” belirtilerek sanığın suç işleme kastının bulunmadığı kabul edilmiştir. Müsaderesi istenen yapılar hakkında yerel mahkemenin her zaman karar verebileceği de vurgulanmıştır. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, Daire bozma kararı kaldırılmış ve beraat hükmü 03.11.2022 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır. Daire bozmasına yazılan karşı oy da beraat yönündeydi; ancak Kurulun sonucu kendi gerekçesine dayanır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 16.09.2021 T., 2020/133 E., 2021/406 K.
Devlet ormanı içindeki tapu kaydı mülkiyet kazandırmaz; kadastroya itiraz davası açılmışken ağaç kesip açma yapan sanığın “bilmiyordum” savunması kastı kaldırmaz. Sanık, tapuda babası ve akrabaları adına kayıtlı parsellere bitişik alanda 33 adet kestane, gürgen ve meşe ağacını motorlu testereyle keserek 1.599 metrekarelik açma yapmıştır. Yerel mahkeme mülkiyetin ihtilaflı olduğu ve kast bulunmadığı gerekçesiyle beraat vermiş, kapatılan 19. Ceza Dairesi hükmü oyçokluğuyla bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise beraatin onanması gerektiği görüşüyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, suçun manevi unsuru bakımından “İşgal ve faydalanma suçu ancak kasten işlenebilen bir suçtur. Cezalandırmak için genel kasıt yeterlidir. Özel kasıt aranmaz.” tespitini yapmış; sanığın babasının orman kadastrosuna itiraz davası açmasına ve tapuya şerh düşülmesine rağmen açma yapıldığını, “baştan beri yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının mülkiyet hakkını kazandırmaması” ve “orman kadastrosunun aleni olması sebebiyle herkesçe bilindiğinin kabul edilmesi” hususlarını birlikte değerlendirerek, “sanığın ağaç keserek açma yaptığı yerin orman sayılan yerlerden olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasının hayatın olağan akışına uymadığı ve suç kastını ortadan kaldırmadığı” sonucuna varmıştır. Başsavcılık itirazı 16.09.2021 tarihinde oybirliğiyle reddedilmiş, mahkûmiyet yönündeki bozma kararı yerinde görülmüştür.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 22.11.2023 T., 2021/19661 E., 2023/10195 K.
Kızılağaçları keserek fındık diken sanığa 93/2 artırımı uygulanmalı ve fındık fidanları müsadere edilmelidir. 7.432 metrekarelik orman alanında 151 adet kızılağacın motorlu testereyle dipten kesilip yerine fındık fidanları dikildiği tespit edilmiştir. Dosya iki kez bozulmuştur: ilk bozmada ağaç kesme suçundan da mahkûmiyet kurulması, kesinleşmiş kadastro nedeniyle 93. maddenin ikinci fıkrasının uygulanması ve “Dava konusu yerde bulunan ve sabit tesis niteliğinde olan fındık fidanlarının müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin” gözetilmesi istenmiştir. Son hükümde yerel mahkeme sanığı 93. maddenin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırmış ve fındık fidanlarının müsaderesine karar vermiştir; ağaç kesme suçundan kurulan hüküm ise daha önce onanmıştır. Daire, “sanığın orman sayılan yerde açma yaparak fındık fidanı dikme eyleminde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır” diyerek katılan vekilinin temyizini reddetmiştir. Hüküm 22.11.2023 tarihinde oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 02.05.2023 T., 2022/10728 E., 2023/4082 K.
Kadastrosu kesinleşmemiş yerde bile, tapu kaydı araziye uymuyorsa ve yer açıkça orman niteliğindeyse kast ispatlanmış sayılabilir. Orman içinde 3.600 metrekarelik alanın iş makinesiyle kazınarak ağaçların kökleriyle birlikte yok edildiği ve çay tohumu ekildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesi sanığı ağaç kesme ile işgal ve faydalanma suçlarından mahkûm etmiş; bölge adliye mahkemesi ise tapu kaydının kısmen araziye uygulanabilir olduğu ve kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığı gerekçesiyle kastın ispatlanamadığını kabul ederek beraat vermiştir. Yargıtay, “6831 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi uyarınca davanın dayanağını oluşturan ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan suç tutanağında” sanığın çay bahçesi yapmak için iş makinesiyle açma yaptırdığını ve ağaçları kışlık yakacak olarak kullandığını beyan ettiğinin yazılı olmasını, bilirkişi raporlarında tapu kaydının alan miktarı ve hudutları itibarıyla suça konu yere uymadığının, uydu görüntülerinde alanın çevre ormanlarla aynı görünümde olduğunun tespit edilmesini birlikte değerlendirmiş ve “sanığın atılı suçlardan mahkûmiyeti gerekirken yerinde görülmeyen gerekçe ile beraatine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur” sonucuna varmıştır. Bölge adliye mahkemesi kararı 02.05.2023 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
2021 tarihli kararda sanık, bizzat ağaç keserek yeni bir açma yapmıştı. Üstelik ailesi orman kadastrosuna itiraz davası açmış, tapuya şerh düşülmüştü; yani yerin orman olarak tespit edildiğini bilmemesi hayatın olağan akışına uygun görülmedi. Kurul ayrıca Devlet ormanı içindeki tapu kayıtlarının geçerli mülkiyet belgesi olmadığını ve orman kadastrosunun aleniyeti nedeniyle herkesçe bilindiğini vurguladı. Orman kadastrosu ve 2/B uygulamasının işleyişi için orman kadastrosu ve 2/B arazileri yazımıza bakılabilir.
2022 tarihli kararda ise sanığın yapılarla fiili bir ilişkisi yoktu. Binalar yaklaşık otuz yıl önce dönemin muhtarı tarafından yaptırılmış, bu kişiler hakkında açılan dava zamanaşımıyla düşmüştü; sanık yalnızca bir yıldır derneğin başkanıydı ve yapılarda oturmuyordu. Kurul, işgal ve faydalanma suçunun temadi eden bir suç olduğunu kabul etmekle birlikte, bu kadar kısa bir sürede sanıktan yapılar üzerinde tasarrufta bulunmasının beklenemeyeceğini ve gerekli işlemlerin orman idaresince yapılması gerektiğini belirtti. Buradan çıkan ders, işgalin sürmesinin tek başına yeni bir sanık yaratmadığı, sanığın yeri kendi iradesiyle kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğidir.
2023 tarihli iki daire kararı ise ağırlaştırıcı sebepler ve delil değerlendirmesi bakımından yol göstericidir. Fındık bahçesi kararında dosya iki kez bozulmuş; Yargıtay hem ağaç kesme suçunun ayrıca cezalandırılmasını, hem kesinleşmiş kadastro nedeniyle 93/2 artırımını, hem de sabit tesis niteliğindeki fidanların müsaderesini aramıştır. Müsaderenin genel şartları için müsadere nedir yazımızı inceleyebilirsiniz.
Çay bahçesi kararında ise bölge adliye mahkemesinin “kesinleşmiş kadastro yok, tapu kısmen uyuyor, kast ispatlanamadı” şeklindeki yaklaşımı kabul görmemiştir. Yargıtay; tutanaktaki beyanın 82. madde uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli olmasını, tapu kaydının alan ve sınır bakımından araziye uymamasını, uydu görüntülerini ve çevredeki orman örtüsünü birlikte değerlendirmiştir. Bu nedenle tapu savunmasına dayanan sanığın, tapunun gerçekten o yere ait olduğunu fen bilirkişisi incelemesiyle ortaya koyması hayati önemdedir. Kadastro tespitlerine karşı açılacak davalar için kadastro tespitine itiraz davası yazımıza bakılabilir.
Kanun’un 93/2 maddesindeki “yeniden tarla açma” ifadesine ilişkin Ceza Genel Kurulu açıklaması da uygulamada sık gözden kaçar: Kurula göre bu eylemler toprağın verim gücünden yararlanmak amacıyla gerçekleştirilmelidir; başka türlü yararlanmaları amaçlayan eylemler birinci fıkra kapsamında kalır. Ancak suçun yanmış orman sahasında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işlenmesi hâlinde bu amaç koşulu aranmaz ve artırım bir kez yapılır.
Son olarak orman alanlarının izinli kullanımı ayrı bir idari süreçtir. Kamu yararı ve zaruret hâllerinde verilebilecek izinler ve reddine karşı açılacak davalar için orman izni talebinin reddi yazımız yol göstericidir. İzin alınmadan yapılan işlerin 93. madde kapsamında suç oluşturduğunu hatırlatmak gerekir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Yalnızca tapu kaydına güvenmek | Devlet ormanı içindeki tapu kayıtları mülkiyet kazandırmaz | Tapunun araziye uygulanabilirliğini fen bilirkişisiyle ortaya koyun |
| Tutanaktaki beyanı önemsiz saymak | Tutanak aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir | Beyanın içeriğine somut delillerle itiraz edin |
| “Orman olduğunu bilmiyordum” demekle yetinmek | Kadastro aleni kabul edilir; savunma hayatın olağan akışına uymazsa kastı kaldırmaz | Kadastronun durumu, yerin görünümü ve kullanım geçmişi üzerinden kastı tartışın |
| Yapıların kim tarafından yapıldığını araştırmamak | Başkasının yaptığı ve sanığın kullanmadığı yapılar kastı ortadan kaldırabilir | Yapım tarihi ve yaptıran kişiye ilişkin tanık ve belgeleri sunun |
| Ağaç kesme ile işgal suçunu tek suç sanmak | Aynı olayda iki ayrı suçtan hüküm kurulabilir | Her iki suçun unsurlarını ayrı ayrı savunun |
| Motorlu testere ve ağaç türünü tartışmamak | Cezada bir kat artırım veya yarı indirim doğrudan bu olgulara bağlıdır | Bilirkişi raporunda bu hususların net yazılmasını isteyin |
| 93/2 artırımını kontrol etmemek | Kesinleşmiş kadastro içinde ceza bir kat artar | Kadastronun kesinleşme tarihini ve kapsamını doğrulayın |
| Müsadereyi gözden kaçırmak | Fidanlar ve sabit tesisler müsadere edilebilir | Müsadere talebine karşı ayrıca savunma yapın |
| Kadastro davasını takip etmemek | Orman sınırlarına ilişkin kesin hüküm ceza davasını etkiler | Kadastro mahkemesindeki süreci ceza davasıyla birlikte yürütün |
Orman işgal ve faydalanma suçu nedir?
6831 sayılı Kanun’un 17. maddesinde yasaklanan fiilleri işlemek veya izne bağlı işleri izinsiz yapmaktır. Orman içinde bina veya ağıl yapmak, tarla açıp ekmek, orman içine yerleşmek, araziyi çit veya tel örgüyle çevirmek ya da izinsiz yol ve hat geçirmek bu kapsamda değerlendirilir. Ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir.
Ağaç kesmeden orman arazisini kullanmak da suç mu?
Evet. Ceza Genel Kuruluna göre orman örtüsü tahrip edilmeksizin dahi orman alanlarının farklı amaçlarla kullanılması işgal ve faydalanma suçunu oluşturur. Daha önce başkası tarafından açılmış bir yeri kullanmak veya işlemek de yasaklanan eylemler arasında sayılmıştır.
Orman suçunda ceza ne zaman artırılır?
İşgal ve faydalanma suçu yeniden tarla açmak suretiyle, yanmış orman sahalarında ya da kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde işlenirse ceza bir kat artırılır. Ceza Genel Kuruluna göre bu sebeplerden birinin varlığı yeterlidir ve birden fazla sebep bulunsa bile artırım bir kez yapılır.
Ormandan ağaç kesmenin cezası nedir?
91. maddeye göre dikiliden ağaç kesen, kökünden söken veya ağacı boğan kişi üç aydan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Suçun konusu münhasıran yakacak nitelikte ağaçsa ceza yarıya indirilir; fidan söz konusuysa veya motorlu araç ve gereç kullanılmışsa ceza bir kat artırılır.
Tapum var, yine de orman suçundan ceza alır mıyım?
Alabilirsiniz. Ceza Genel Kurulu, Devlet ormanları içinde kişiler adına oluşturulan tapu kayıtlarının geçerli mülkiyet belgesi olmadığını ve baştan beri yolsuz olan tapu kaydının mülkiyet kazandırmadığını belirtmiştir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi de tapu kaydının alan ve hudut bakımından araziye uymadığı bir olayda beraat kararını bozmuştur.
Orman olduğunu bilmiyordum savunması geçerli mi?
Olaya göre değişir. Ceza Genel Kurulu, ailesi kadastroya itiraz davası açmış ve tapuya şerh düşülmüşken ağaç kesen sanığın bu savunmasını hayatın olağan akışına aykırı bulmuştur. Buna karşılık yapıları otuz yıl önce başkasının yaptırdığı ve kendisinin kullanmadığı bir olayda kast yokluğundan verilen beraati onamıştır.
Orman işgal suçu için özel kast gerekir mi?
Hayır. Ceza Genel Kuruluna göre işgal ve faydalanma suçu ancak kasten işlenebilir, ancak cezalandırma için genel kast yeterlidir ve özel kast aranmaz.
Orman işgal suçunda suç tarihi nasıl belirlenir?
İşgal ve faydalanma suçu temadi eden bir suçtur. Ceza Genel Kurulunun açıklamasına göre yapı kullanılmaya devam ettiği sürece işgal devam eder ve suç tarihinin belirlenmesinde önemli olan, işgalin tespit edildiği son tarihtir.
Başkasından devraldığım veya derneğin kullandığı yapı için sorumlu olur muyum?
Sorumluluk için sanığın yeri kendi iradesiyle kullanması ve kastının bulunması gerekir. Ceza Genel Kurulu 03/11/2022 tarihli kararında, bir yıldır dernek başkanı olan ve yapılarda oturmayan sanıktan yıllardır aynı şekilde kullanılan yapılar üzerinde tasarrufta bulunmasının beklenemeyeceğini belirtmiştir.
Orman suç tutanağına nasıl itiraz edilir?
Kanun’un 82. maddesi uyarınca suç tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu nedenle itirazın keşif, fen ve orman bilirkişisi incelemesi, tapu ve kadastro kayıtları, hava fotoğrafları ve tanık beyanları gibi somut delillerle desteklenmesi gerekir.
Orman alanına dikilen fındık veya meyve ağaçları ne olur?
Suçun işlenmesiyle elde edilen eşya ve mahsul ile tesisler müsadere edilir. Yargıtay, orman alanında açma yapılarak dikilen ve sabit tesis niteliğinde olan fındık fidanlarının müsaderesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu yöndeki hükmü onamıştır.
Ağaç kesme ve işgal için iki ayrı ceza verilir mi?
Verilebilir. İncelenen 2023 tarihli dosyada Yargıtay ilk bozma kararında, ağaç keserek açma yapan sanık hakkında işgal ve faydalanma suçunun yanında ağaç kesme suçundan da mahkûmiyet kurulması gerektiğini belirtmiş; ağaç kesme hükmü sonradan onanmıştır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu yoksa suç oluşmaz mı?
Oluşabilir. Kesinleşmiş kadastro 93. maddenin ikinci fıkrasındaki artırım için önemlidir; ancak yerin 6831 sayılı Kanun’a göre orman sayılması suçun temel şekli için yeterlidir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, kadastro çalışması yapılmamış bir yerde bilirkişi raporları ve uydu görüntüleriyle orman niteliği ortaya konulan olayda beraat kararını bozmuştur.
Orman suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Genel şartları varsa değerlendirilebilir. Ancak müsadere ayrı bir hükümdür. Anayasa Mahkemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıyla birlikte verilen müsadere kararının infazına ilişkin bir başvuruda mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu nedenle müsadere talebi ayrıca tartışılmalıdır.
Orman sınırlarına itiraz ceza davasını etkiler mi?
Etkileyebilir. Ceza Genel Kurulunun 2021 tarihli kararında, sanığın babasının orman kadastrosuna itiraz davasının reddedilip kesinleşmesi ve bilirkişi kurulu raporunun suç yerini orman olarak göstermesi, mahkûmiyet yönündeki değerlendirmede dikkate alınmıştır. Kadastro davasının sonucu yerin niteliği bakımından belirleyici olabilir.
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.1 — Orman sayılan ve sayılmayan yerler
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.2 — Orman sınırları dışına çıkarılan yerler
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.14 — Devlet ormanlarında yasak fiiller
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.17 — Orman içinde bina, tarla ve yerleşme yasağı
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.82 — Suç tutanaklarının geçerliliği
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.91 — Ağaç kesme ve sökme suçları
- 6831 sayılı Orman Kanunu m.93 — İşgal ve faydalanma suçu
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.169 — Ormanların korunması ve geliştirilmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.21 — Kast
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.54 — Eşya müsaderesi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.308 — Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itirazı
İlgili yazılarımız: Orman kadastrosu ve 2/B arazileri · Orman izni talebinin reddi · Kadastro tespitine itiraz · Müsadere nedir · HAGB nedir
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.