Ücret Garanti Fonu: İşveren İflas Edince veya Konkordato İlan Edince Ödenmeyen Üç Aylık Ücret (4447 Ek m.1)

- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 1. maddesi, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi hâlinde işçilerin ödenmeyen üç aylık ücretini karşılamak için Ücret Garanti Fonu oluşturmuştur.
- Fondan ödeme yapılabilmesi için işverenin konkordato ilan etmesi, hakkında aciz vesikası alınması veya iflası gibi bir ödeme güçlüğü hâlinin bulunması gerekir.
- Kanun metninde iflasın ertelenmesi de sayılmaktadır; ancak bu kurum sonradan İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkarıldığı için bugün uygulamada konkordato, aciz vesikası ve iflas öne çıkar.
- İşçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması şarttır.
- Ödeme temel ücret üzerinden yapılır ve Kanun’da gösterilen kazanç üst sınırını aşamaz.
- Fonun kaynağı, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık toplamının yüzde biridir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş sözleşmesi iflas tarihinden yaklaşık iki yıl önce sona eren işçinin fondan yararlanamayacağına karar vermiştir.
- Aynı kararda iflas hâlinde ödemenin, iflas kararı ve iflas idaresince onaylanan işçi alacak belgesiyle Kuruma başvurulması üzerine yapıldığı belirtilmiştir.
- Hukuk Genel Kurulu, İŞKUR’un reddettiği ücret garanti fonu talebi için tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, eda davası açılması gerektiğini kabul etmiştir.
- Tespit davası açıldığı sırada eda davası açılabilecek durumdaysa tespit davası usulden reddedilir.
- İflasın ertelenmesi davasından feragat eden işveren, fondan işçilerine yapılan ödemeyi İŞKUR’a geri ödemekle yükümlüdür.
- Yargıtay’a göre bu durumda fondan yararlanma şartları baştan itibaren mevcut değildir.
- Ücret garanti fonundan yapılan ödeme, işçinin işverenden olan diğer alacaklarını ortadan kaldırmaz; kıdem, ihbar ve diğer alacaklar ayrıca takip edilmelidir.
- İşçinin iflas masasına alacak kaydı yaptırması, iflas hâlinde fondan başvuru için gerekli belgenin elde edilmesi bakımından önemlidir.
- Fon ödemesi ile işsizlik ödeneği farklı kurumlardır; şartları sağlayan işçi her ikisi için ayrı ayrı başvurabilir.
Maaşlar birkaç ay gecikir, işveren “toparlanıyoruz” der, sonra fabrikanın kapısına konkordato ilanı ya da iflas kararı asılır. Bu noktada işçilerin önündeki en büyük sorun, alacaklarının iflas masasında ya da konkordato sürecinde yıllarca beklemesidir. Ücret Garanti Fonu tam da bu durum için tasarlanmış bir güvencedir: işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi hâlinde son üç aylık ödenmeyen ücretin Türkiye İş Kurumu tarafından karşılanmasını sağlar.
Ancak fon her gecikmiş maaşı ödemez. Ödeme güçlüğünün Kanun’da sayılan bir hâle dayanması, işçinin belirli bir süre içinde aynı işyerinde çalışmış olması ve başvurunun doğru belgelerle yapılması gerekir. Talebin reddedilmesi hâlinde hangi davanın açılacağı da uygulamada sık yapılan bir hatadır. Bu yazıda fonun şartları Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay dairelerinin kararları üzerinden ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Sonuç |
|---|---|---|
| Ödeme güçlüğü hâlleri | 4447 Ek m.1 | Konkordato, aciz vesikası, iflas (ve kanun metnindeki iflasın ertelenmesi) |
| Karşılanan alacak | 4447 Ek m.1 | Ödenmeyen en fazla üç aylık ücret |
| Hesap esası | 4447 Ek m.1 | Temel ücret; kazanç üst sınırını aşamaz |
| Çalışma şartı | 4447 Ek m.1 | Ödeme güçlüğünden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışma |
| İflasta başvuru belgesi | Yargıtay 9. HD 2020 | İflas kararı ve iflas idaresince onaylanan işçi alacak belgesi |
| Fonun kaynağı | 4447 Ek m.1 | Yıllık işsizlik sigortası işveren primlerinin yüzde biri |
| Ret hâlinde dava türü | Hukuk Genel Kurulu 2013 | Eda davası; tespit davasında hukuki yarar yok |
| Şartları olmadan yapılan ödeme | Yargıtay 22. HD 2014 | İşveren İŞKUR’a geri ödemekle yükümlü |
| Usul ve esaslar | Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği | Başvuru, belge ve ödeme usulü |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Ödenmeyen ücretlerinizin hangi aylara ait olduğunu, bordro, banka hesap dökümü ve yazışmalarla belgeleyin.
- İşverenin konkordato, iflas veya aciz vesikası durumunu ticaret sicili gazetesi, mahkeme ilanları veya icra dosyasından takip edin.
- Ödeme güçlüğü tarihini ve iş sözleşmenizin sona erdiği tarihi karşılaştırarak son bir yıllık çalışma şartını sağlayıp sağlamadığınızı hesaplayın.
- İşveren iflas etmişse iflas masasına alacağınızı kaydettirin ve iflas idaresinden alacağınızı gösteren onaylı belgeyi alın.
- İşveren konkordato ilan etmişse konkordato sürecindeki alacak bildirimlerini ve komiserin işlemlerini takip edin.
- Gerekli belgelerle birlikte Türkiye İş Kurumuna yazılı başvuru yapın ve başvurunuzun alındığını gösteren belgeyi saklayın.
- Başvurunuz reddedilirse ret yazısını ve gerekçesini mutlaka yazılı olarak alın.
- Dava açacaksanız fondan yararlanma hakkınızın tespitini değil, ücret alacağınızın ödetilmesini isteyen eda davası açın.
- Talep edeceğiniz tutarı temel ücret ve kazanç üst sınırı esaslarına göre belirleyin; ikramiye ve fazla çalışma gibi kalemlerin bu kapsamda olmayabileceğini hesaba katın.
- Fondan karşılanmayan kıdem, ihbar, yıllık izin ve diğer alacaklarınız için işverene karşı ayrıca alacak davası veya iflas masasına kayıt yoluna gidin; zamanaşımı sürelerini kaçırmayın.
- İşverenseniz, fondan yapılan ödemenin şartları ortadan kalkarsa İŞKUR’un bu tutarı sizden isteyebileceğini ve icra takibi başlatabileceğini unutmayın.
- İşsiz kaldıysanız ücret garanti fonu başvurusundan bağımsız olarak işsizlik ödeneği şartlarını da ayrıca değerlendirin.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 15.10.2020 T., 2016/26998 E., 2020/12052 K.
İflas tarihinden önceki bir yıl içinde işyerinde çalışmayan işçi ücret garanti fonundan yararlanamaz. Davacı işçinin çalıştığı şirket ödeme güçlüğüne düşmüş ve daha sonra iflasına karar verilmiştir. İşçi, İŞKUR’un şirketin iflas davasına katılmadığı gerekçesiyle başvurusunu reddettiğini, oysa iflas dosyasına alacak kaydı yaptırdığını ileri sürerek ücret alacağının fondan tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, fondan yararlanma şartlarını şöyle özetlemiştir: işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki ödenmeyen en fazla üç aylık temel ücret, “ödeme güçlüğü işverenin iflasından kaynaklanıyorsa, mahkemece verilen iflas kararı ve iflas idaresince onaylanan işçi alacak belgesi ile, kuruma başvurması halinde, işçiye ödenir. Davacının ödeme güçlüğüne düşen işverende iflas kararı tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içinde çalışması gerekir.” Somut olayda iş sözleşmesinin 11.02.2011’de sona erdiği, iflas tarihinin ise 23.01.2013 olduğu belirtilerek “İşçinin ücret garanti fonundan yararlanabilmek için iflas tarihinden önceki bir yıl içinde işyerinde çalışma şartını taşımadığı” ve davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Kabul kararı 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 22.05.2013 T., 2013/561 E., 2013/733 K.
İŞKUR’un reddettiği fon talebi için tespit davası açılamaz; ücretin ödetilmesi için eda davası açılmalıdır. Tekstil işletmesinde çalışan davacı, işverenin iflasın ertelenmesi talebiyle dava açmasından kısa süre önce işten çıkarılmış; işverenin iflasına daha sonra karar verilmiştir. Davacı son üç aylık ücreti için ücret garanti fonundan yararlanması gerektiğinin tespitini istemiş, yerel mahkeme ödeme güçlüğü tarihini iflasın ertelenmesi davasının açıldığı tarih kabul ederek davayı kabul etmiştir. Özel Dairenin bozmasına karşı yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tespit davasında hukuki yarar şartını ayrıntılı biçimde açıklamış ve “davacının işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle, iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesi istemiyle dava (eda davası) açma olanağı varken, tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığınının kabulü gerekir” sonucuna varmıştır. Görüşmeler sırasında bazı üyeler, muhatabın kamu kurumu olması nedeniyle tespit kararının da uygulanacağını ve usul ekonomisine uygun düşeceğini savunmuş; ancak bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir. Direnme kararı 22.05.2013 tarihinde oyçokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 19.06.2013 T., 2012/1712 E., 2013/865 K.
Aynı işyerinden gelen başka bir dosyada Kurul, hukuki yarar yokluğu görüşünü bu kez oybirliğiyle tekrarladı. Davacı yine aynı tekstil işletmesinde çalışmış, 28/06/2007 tarihinde işten çıkarılmış ve işveren hakkında 26/12/2008 tarihinde iflas kararı verilmiştir. Bu dosyada İŞKUR vekili savunmasında, davacının resmî bir başvurusu bulunmadığını, Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği’nin 4/d maddesine göre ödeme güçlüğü tarihinin iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato kararının verildiği tarih veya aciz vesikasının belge tarihi olduğunu, iflas kararından bir yıl önce işten çıkarılan davacının fondan yararlanamayacağını ve davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. Kurul bu esasa ilişkin savunmaları incelemeden, usul yönünden karar vermiş ve tespit davasının şartlarını açıklarken “Tespit davasında; eda davasından ve inşai davadan farklı olarak, davacının böyle bir menfaatinin bulunduğu varsayılmaz. Tespit davasında davacı, kendisi için söz konusu olan tehlikeli veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın, ancak tespit davası ile giderilebileceğini kanıtlamalıdır.” tespitine yer vermiştir. Davacının eda davası açma olanağı bulunduğu için tespit davasında hukuki yararı olmadığı kabul edilmiştir. Direnme kararı 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur. Kararda Kurumun esasa ilişkin savunmaları hakkında bir değerlendirme yapılmadığına dikkat edilmelidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 30.12.2014 T., 2013/21935 E., 2014/37328 K.
İflasın ertelenmesi davasından feragat eden işveren, fondan işçilerine ödenen ücretleri İŞKUR’a geri ödemek zorundadır. İşveren şirket hakkında iflasın ertelenmesine karar verilmesi üzerine yedi işçinin ödenmeyen ücretleri ücret garanti fonundan karşılanmıştır. Karar Yargıtay’da bozulunca işveren iflasın ertelenmesi davasından feragat etmiş, İŞKUR da ödediği tutarın iadesi için icra takibi başlatmıştır. İşverenin itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasını ilk derece mahkemesi, sonradan şartların ortadan kalkması hâlinde iade istenebileceğine dair kanuni bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Daire ise işverenin feragatinin ve dosyadaki belgelerin “kurumun ödeme yaptığı tarihte davalı şirket işçilerinin fondan yararlanma şartlarının mevcut olmadığını göstermektedir” tespitini yapmış ve “şartları mevcut olmadığı halde davalı işverenin ödemek zorunda olduğu ücretin kurum tarafından ödenmesi sebebiyle işverenin sözü edilen ücreti kuruma ödeme yükümlülüğü doğacağı açıktır” sonucuna varmıştır. Ret kararı 30.12.2014 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Şartlar bakımından 2020 tarihli 9. Hukuk Dairesi kararı son derece nettir. İflas hâlinde bir yıllık çalışma süresi iflas kararı tarihinden geriye doğru hesaplanmış; işçinin iflas masasına alacak kaydı yaptırmış olması, sürenin dışında kaldığı gerçeğini değiştirmemiştir. Bu karar, işverenin mali sıkıntısının yıllara yayıldığı ve işçilerin iflastan çok önce ayrılmak zorunda kaldığı olaylarda fondan yararlanmanın zorlaşacağını gösterir. İşveren hakkında iflas takibi ve iflas süreci için iflas yoluyla takip yazımıza bakılabilir.
2013 tarihli iki Hukuk Genel Kurulu kararında dikkat çeken husus, yerel mahkemenin ödeme güçlüğü tarihini iflasın ertelenmesi davasının açıldığı tarih olarak kabul etmesidir. Bu kabul, iflas kararından bir yıldan daha önce işten çıkarılan işçileri koruma amacı taşıyordu. Ancak Kurul uyuşmazlığı esastan değil usulden çözdü: fondan yararlanma hakkının tespitini isteyen dava hukuki yarar yokluğundan reddedilmeliydi. Dolayısıyla bu kararlar, ödeme güçlüğü tarihinin nasıl belirleneceği konusunda bir Kurul içtihadı oluşturmaz; yalnızca doğru dava türünün eda davası olduğunu gösterir. İlk kararda kamu kurumuna karşı tespit kararının yeterli olacağı görüşünün bazı üyelerce savunulduğu, ancak çoğunluğun bunu kabul etmediği de not edilmelidir.
Bu usul kuralının pratik sonucu önemlidir: ret kararına karşı yıllarca süren bir tespit davası sonunda usulden ret kararı almak, işçinin alacağına ulaşmasını ciddi biçimde geciktirir. Talep edilecek tutarın temel ücret ve üst sınır esaslarına göre baştan hesaplanması ve doğrudan ödetilmesinin istenmesi gerekir. İşçi alacaklarının hesaplanması için işçi alacakları hesaplama yazımızı inceleyebilirsiniz.
Rücu bakımından 2014 tarihli 22. Hukuk Dairesi kararı işverenler için önemli bir uyarıdır. Fon, işverenin borcunu üstlenen bir yardım değil, işçiyi korumak için öngörülmüş bir güvencedir. İşveren, ödemeye dayanak olan ödeme güçlüğü hâlini kendi iradesiyle ortadan kaldırırsa, örneğin iflasın ertelenmesi davasından feragat ederse, Yargıtay’a göre fondan yararlanma şartları baştan itibaren mevcut sayılmaz ve ödenen ücretler işverenden geri istenebilir. Bugün benzer bir tartışma, konkordato talebinden vazgeçme veya konkordatonun reddi hâllerinde gündeme gelebilir. Konkordato süreci için konkordato nedir yazımıza bakılabilir.
Son olarak, fondan karşılanan tutar yalnızca üç aylık temel ücretle sınırlıdır. Kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ve diğer işçilik alacakları için işçinin işverene karşı haklarını ayrıca koruması, özellikle zamanaşımı sürelerini takip etmesi gerekir. Bu konuda işçi alacaklarında zamanaşımı ve iflas masasındaki sıralama için sıra cetveli yazılarımız yol gösterici olacaktır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Her maaş gecikmesinde fona başvurulabileceğini sanmak | Fon yalnızca Kanun’da sayılan ödeme güçlüğü hâllerinde devreye girer | Konkordato, aciz vesikası veya iflas durumunu belgeleyin |
| Bir yıllık süreyi yanlış hesaplamak | Süre ödeme güçlüğü tarihinden geriye doğru hesaplanır | Ödeme güçlüğü tarihi ile fesih tarihini karşılaştırın |
| İflas masasına alacak kaydı yaptırmamak | İflas hâlinde başvuru için iflas idaresince onaylı alacak belgesi gerekir | Alacağınızı iflas masasına süresinde kaydettirin |
| Ret kararına karşı tespit davası açmak | Hukuk Genel Kuruluna göre hukuki yarar yoktur ve dava usulden reddedilir | Ücretin ödetilmesini isteyen eda davası açın |
| Tüm işçilik alacaklarını fondan istemek | Fon yalnızca üç aylık temel ücreti ve üst sınıra kadar karşılar | Diğer alacaklar için işverene karşı ayrıca yol izleyin |
| Resmî başvuru yapmadan dava açmak | Kurum başvuru bulunmadığını savunabilir | Önce yazılı başvuru yapın ve ret yazısını alın |
| İşveren olarak ödeme güçlüğü sürecinden vazgeçmenin sonucunu düşünmemek | Fondan yapılan ödeme İŞKUR tarafından geri istenebilir | Feragat veya vazgeçme kararından önce rücu riskini hesaplayın |
| Kanun metnindeki iflasın ertelenmesine güvenmek | Bu kurum İİK’dan çıkarılmıştır | Güncel konkordato ve iflas hükümlerine göre değerlendirme yapın |
| Diğer alacaklarda zamanaşımını kaçırmak | Fon başvurusu işverene karşı zamanaşımını durdurmaz | Alacak davası ve icra yollarını paralel yürütün |
Ücret Garanti Fonu nedir?
4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 1. maddesiyle İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında oluşturulmuş ayrı bir fondur. İşverenin konkordato ilan etmesi, hakkında aciz vesikası alınması veya iflası gibi nedenlerle ödeme güçlüğüne düşmesi hâlinde işçilerin ödenmeyen üç aylık ücret alacaklarını karşılar.
Ücret Garanti Fonundan kimler yararlanabilir?
Kanun’a göre sigortalı sayılan ve hizmet akdiyle çalışan, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olan işçiler yararlanabilir. Ödenmeyen ücretin iş ilişkisinden kaynaklanması ve ödeme güçlüğünün Kanun’da sayılan bir hâle dayanması gerekir.
Fondan ne kadar ödeme yapılır?
Ödeme, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki ödenmeyen en fazla üç aylık ücret için ve temel ücret üzerinden yapılır. Tutar, Kanun’da atıf yapılan kazanç üst sınırını aşamaz.
İşten ayrıldıktan sonra işveren iflas etti, yine de başvurabilir miyim?
İşverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde o işyerinde çalışmışsanız başvurabilirsiniz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, iş sözleşmesi iflas tarihinden yaklaşık iki yıl önce sona eren işçinin bu şartı taşımadığını ve fondan yararlanamayacağını kabul etmiştir.
Konkordato ilan eden işverenin işçileri fondan yararlanır mı?
Evet. Kanun’un Ek 1. maddesinde işverenin konkordato ilan etmesi ödeme güçlüğü hâlleri arasında açıkça sayılmıştır. Diğer şartların, özellikle son bir yıllık çalışma şartının da sağlanması gerekir.
İflas eden işveren için başvuruda hangi belgeler gerekir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 15/10/2020 tarihli kararına göre ödeme güçlüğü işverenin iflasından kaynaklanıyorsa, mahkemece verilen iflas kararı ve iflas idaresince onaylanan işçi alacak belgesiyle Kuruma başvurulması hâlinde ödeme yapılır. Ayrıntılı belge listesi Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği ve Kurum uygulamasına göre belirlenir.
Başvurum reddedildi, hangi davayı açmalıyım?
Hukuk Genel Kurulu, fondan yararlanma hakkının tespiti için açılan davada hukuki yarar bulunmadığını, işçinin ücret alacağının ödetilmesini isteyen eda davası açma olanağı varken tespit davası açamayacağını kabul etmiştir. Bu nedenle doğrudan ödeme talepli dava açılmalıdır.
Tespit davası açarsam ne olur?
Dava açıldığı sırada eda davası açılabilecek durumdaysanız tespit davanız hukuki yarar yokluğundan usulden reddedilebilir. Hukuk Genel Kurulu, 22/05/2013 ve 19/06/2013 tarihli kararlarında esasa girilerek verilen kabul kararlarını bu nedenle bozmuştur.
Fon hangi ücret kalemlerini karşılar?
Kanun’a göre ödeme temel ücret üzerinden yapılır ve üç aylık ödenmeyen ücret alacağıyla sınırlıdır. Kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti veya fazla çalışma gibi alacaklar için işverene karşı ayrıca talepte bulunmak gerekir.
İŞKUR fondan ödediği parayı işverenden geri isteyebilir mi?
İsteyebilir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 30/12/2014 tarihli kararında, iflasın ertelenmesi davasından feragat eden işveren bakımından fondan yararlanma şartlarının baştan itibaren mevcut olmadığını ve işverenin ödenen ücretleri Kuruma ödeme yükümlülüğü doğduğunu kabul etmiştir.
Fondan ödeme alırsam işverenden alacağım sona erer mi?
Fon yalnızca üç aylık temel ücreti karşılar. Bu kapsamın dışında kalan ücret farkları ile kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarınız devam eder. Bu alacaklar için işverene karşı dava açabilir veya iflas masasına kayıt yaptırabilirsiniz.
Ücret garanti fonu ile işsizlik ödeneği aynı şey mi?
Hayır. İşsizlik ödeneği, 4447 sayılı Kanun’un 51. maddesindeki şartlarla iş sözleşmesi sona eren sigortalıya işsiz kaldığı dönem için ödenir. Ücret garanti fonu ise işverenin ödeme güçlüğü nedeniyle ödenmemiş geçmiş ücretleri karşılar. Şartları farklıdır ve ayrı ayrı değerlendirilir.
Ödeme güçlüğü tarihi nasıl belirlenir?
İncelenen Hukuk Genel Kurulu dosyasında İŞKUR, Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği’nin 4/d maddesine dayanarak bu tarihin iflas veya konkordato kararının verildiği tarih ya da aciz vesikasının belge tarihi olduğunu savunmuştur. Kurul usulden karar verdiği için bu konuda değerlendirme yapmamıştır. 9. Hukuk Dairesi ise iflas olayında süreyi iflas kararı tarihinden geriye doğru hesaplamıştır.
Ücret garanti fonu davasında zamanaşımı var mı?
İncelenen Hukuk Genel Kurulu dosyasında İŞKUR zamanaşımı savunması ileri sürmüş, ancak Kurul davayı usulden çözdüğü için bu savunmayı incelememiştir. Zamanaşımı değerlendirmesi somut olayın tarihleri ve talebin niteliğine göre yapılmalı; başvuru ve dava gecikmeden yürütülmelidir.
İşveren iflasın ertelenmesi kapsamındaysa ne olur?
Kanun metninde iflasın ertelenmesi de ödeme güçlüğü hâlleri arasında sayılmıştır; ancak bu kurum 7101 sayılı Kanun’la İcra ve İflas Kanunu’ndan çıkarılmıştır. Güncel olaylarda işverenin konkordato, aciz vesikası veya iflas durumu esas alınmalıdır. Geçmiş dönemden kalan dosyalarda ise o tarihte yürürlükte olan hükümler dikkate alınır.
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu Ek m.1 — Ücret Garanti Fonu
- 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu m.51 — İşsizlik ödeneğine hak kazanma
- Ücret Garanti Fonu Yönetmeliği — Başvuru ve ödeme usulü
- 4857 sayılı İş Kanunu m.32 — Ücret ve ücretin ödenmesi
- 4857 sayılı İş Kanunu m.34 — Ücretin gecikmesi
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.206 — Sıra cetveli ve imtiyazlı alacaklar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.285 vd. — Konkordato
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.143 — Aciz vesikası
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.106 — Tespit davası
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114 — Dava şartları
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 — Arabuluculuk dava şartı
- 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
İlgili yazılarımız: Konkordato nedir · İflas yoluyla takip · İşçi alacaklarında zamanaşımı · İşçi alacak ve tazminat türleri · İşsizlik ödeneği şartları
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.