Esnaf Odası Kaydı, Aidat Borcu ve Üyeliğin Sona Ermesi (5362)

- Esnaf ve sanatkâr, ekonomik faaliyetini sermayesiyle birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir niteliği kazandırmayan kişidir.
- Sicile kayıt yapılmadıkça hiçbir şekilde odaya kayıt yapılamaz; sicil kaydı odanın ön şartıdır.
- Oda üyeliği için vatandaşlık veya Türkiye’de sanat-ticaret yapmak, medeni hakları kullanma ehliyeti, vergi mükellefi ya da vergiden muaf olmak ve TOBB odalarına kayıtlı olmamak gerekir.
- Vergi mükellefiyetini sildirenlerden altı ay içinde yeniden mükellefiyet tesis ettirmeyenlerin oda kaydı silinir.
- Kaydın silinmesine yönetim kurulu karar verir; durum sicile bildirilir ve üyeye on gün içinde yazılı olarak bildirilir.
- Yargıtay, 507 sayılı Kanun döneminde doğduğu ileri sürülen aidat uyuşmazlıklarına da 5362 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.
- Yıllık aidat asgari ücretin onda birinden az, yarısından fazla olamaz; kayıt ücreti alınan yıl ayrıca aidat alınmaz.
- Aidat nisan ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir; kaydını sildiren üyeden aidat, kaydın silindiği ay itibarıyla alınır.
- Ödenmeyen aidat için yönetim kurulu kararları ilam hükmündedir ve icra dairelerince yerine getirilir.
- Gecikme zammı, yıllık aidatın ve katılma payının bir mislini geçemez.
- Aidat borcunun bulunmadığının tespiti davası, ticari davalara bakan mahkemede görülür.
- Esnaf ve sanatkârlar odasına kayıtlı olanlar TOBB bünyesindeki odalara, onlara kayıtlı olanlar esnaf odasına kaydedilemez.
- Sermaye şirketi ortakları, başkaca esnaflık faaliyeti yoksa sadece ortaklık sebebiyle esnaf odasına üye kaydedilemez.
- Danıştay 8. Dairesi, ilçesinde oda bulunmayan esnafın kaydına ilişkin Tebliğ hükümlerini ihtisaslaşma ilkesine aykırı bularak iptal etmişti.
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 06.11.2024 tarihli kararıyla bu iptal kısmını bozmuştur.
Esnaf ve sanatkârlar odaları, kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. Kayıt zorunludur ve kayıtla birlikte aidat yükümlülüğü doğar. Sorun da genellikle burada başlar: işini yıllar önce bırakmış bir kişi, birikmiş aidat için icra takibiyle karşılaşır; ya da ilçesinde oda bulunmayan bir esnaf, hangi odaya kaydolacağını bilemez.
Bu yazı iki ayrı uyuşmazlık hattını ele alıyor. Birincisi adli yargıda görülen üyelik ve aidat uyuşmazlıkları: üyelik ne zaman sona erer, aidat hangi tarihe kadar istenebilir, hangi mahkeme görevlidir. İkincisi idari yargıda görülen düzenleme uyuşmazlıkları: hangi odaya kayıt yapılacağını belirleyen ikincil düzenlemeler kanunun çizdiği sınırı aşıyor mu. İkinci hatta 2023 ve 2024 tarihli iki karar birbirinin tersi sonuç doğurmuştur.
Kanunî dayanak
| Konu | Kural | Sonuç |
|---|---|---|
| Kayıt sırası | Önce sicil, sonra oda | Sicil kaydı olmadan oda kaydı yapılamaz |
| Üyelik şartı | Vergi mükellefi olmak ya da vergiden muaf olmak | Şart kaybedilirse kayıt silinir |
| Mükellefiyetin sona ermesi | Altı ay içinde yeniden tesis edilmezse | Oda kaydı silinir |
| Silme kararı | Oda yönetim kurulu verir | Sicile bildirilir, üyeye 10 günde yazılı bildirim |
| Üyeliğin yeniden kazanılması | Nitelik yeniden kazanılırsa sicil tarafından tesis edilir | Önceki haklar devam eder; organ üyeliği devam etmez |
| Yıllık aidat tavanı | Asgari ücretin onda biri ile yarısı arasında | Bu sınırların dışında aidat istenemez |
| Ödeme zamanı | Nisan ve ekim aylarında iki eşit taksit | Kaydı silinende aidat, silme ayı itibarıyla |
| Tahsil yolu | Yönetim kurulu kararı ilam hükmünde | İcra dairesince yerine getirilir |
| Görevli mahkeme | Ticari davalara bakan mahkeme | Asliye hukuk mahkemesi görevsizdir |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sicil ve oda kayıt durumunuzu ESBİS üzerinden ve ilgili sicil müdürlüğünden yazılı olarak sorgulayın.
- Vergi mükellefiyetinizin hangi tarihte sona erdiğini vergi dairesinden alacağınız yazıyla belgeleyin.
- Mükellefiyet sona erdikten sonra altı ay içinde yeniden tesis edilmediyse, oda kaydınızın silinmesi gerektiğini yazılı olarak talep edin.
- Silme kararını oda yönetim kurulunun vermesi gerektiğini ve kararın size on gün içinde yazılı bildirilmesi gerektiğini hatırlatın.
- Aidat tahakkuklarını yıl yıl çıkarın; kayıt ücreti alınan yıl için ayrıca yıllık aidat alınıp alınmadığını kontrol edin.
- Aidat tutarlarının asgari ücretin onda biri ile yarısı arasında kalıp kalmadığını her yıl için ayrı ayrı hesaplayın.
- Gecikme zammının yıllık aidatın bir mislini aşıp aşmadığını denetleyin; aşan kısım talep edilemez.
- Kaydınız silinmişse, aidatın silinme ayı itibarıyla hesaplanması gerektiğini ileri sürün.
- İcra takibi başlamışsa süresinde itiraz edin; yönetim kurulu kararının ilam hükmünde olması, borcun varlığını tartışmasız kılmaz.
- Borcun bulunmadığının tespiti için dava açacaksanız ticari davalara bakan mahkemeye başvurun; asliye hukuk mahkemesi görevsizlik kararı verir.
- Hangi odaya kayıt yapılacağı tartışmalıysa, önce sicil müdürlüğünden ilgili odanın tespitine ilişkin işlemi yazılı olarak isteyin.
- Bakanlık tebliğine dayanan bir işlemden zarar görüyorsanız, işlemin size uygulanmasından itibaren süresinde idari yargıda dava açın.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 25.11.2013 T., 2013/17177 E., 2013/16251 K.
Eski kanun dönemine dayanan aidat uyuşmazlığına da yürürlükteki kanun uygulanır. 1986’da odaya üye olan ve 31.12.1995 tarihinde iş yerini kapatan davacıya, 1985-2009 yıllarını kapsayacak şekilde aidat ödenmesi için mektup gönderilmiştir. Davacı, 5362 sayılı Kanun’un 7 ve 8. maddeleri uyarınca vergi mükellefi olmayan kişilerin oda üyeliğinin söz konusu olamayacağını belirterek kaydının 31.12.1995 itibarıyla silinmesini ve borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Yerel mahkeme, davacının 507 sayılı Kanun döneminde kayıt sildirme başvurusu bulunmadığı, dolayısıyla üyeliğinin ve aidat sorumluluğunun sürdüğü gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, Kanun’un 7, 8, geçici 3, geçici 5 ve 76. maddelerini aktardıktan sonra şu sonuca varmıştır: “507 sayılı Yasa 21.06.2005 tarihinde 5362 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından, yukarıda gösterilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında olaya 5362 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması ve delillerin bu çerçevede değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Hüküm bozulmuş; karar 25.11.2013 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, 20.12.2016 T., 2016/13622 E., 2016/12399 K.
Aidat borcuna ilişkin menfi tespit davası ticari davalara bakan mahkemede görülür. Esnaf odasına aidat borcu bulunmadığının tespiti ve icra takibinin durdurulması istemiyle açılan davada, asliye hukuk mahkemesi uyuşmazlığın oda aidat alacağına ilişkin olduğu gerekçesiyle, asliye ticaret mahkemesi ise ticari işletmeye ait bir borç bulunmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı görevsizlik kararı vermiş; dosya yargı yerinin belirlenmesi için Daireye gönderilmiştir. Daire şu tespiti yapmıştır: “5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 8 ve 67/5. maddeleri ile bu maddenin yollama yaptığı 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 36. maddesi ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicili Yönetmeliğinde yer alan düzenlemeler gereğince, Esnaf ve Sanatkarlar Odasının üyelik kaydını kendiliğinden silme işlemi ile ilgili açılan davalara ticaret davalarına bakan asliye hukuk mahkemelerinde bakılır.” Asliye ticaret mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiş; karar 20/12/2016 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Danıştay 8. Daire, 22.02.2023 T., 2019/7896 E., 2023/763 K.
İhtisaslaşma ilkesi gerekçesiyle Tebliğ hükümlerinin iptali. Bir esnaf odası, ilçesinde oda bulunmayan esnafın kaydına ilişkin Tebliğ’in 6. maddesinin iptalini istemiştir. Daire, maddenin birinci fıkrasını kanunun geçici 8. maddesinin tekrarı sayarak iptal istemini reddetmiş; ikinci ve üçüncü fıkralar bakımından ise şu değerlendirmeyi yapmıştır: “Çalışma bölgesi bütün il sınırı olan büyükşehir il merkezinde yer alan bir ihtisas odası varken, ilçesinde oda bulunmayan üyenin kaydının sırf mesafe ve ulaşım imkanlarından bahsedilerek en yakın ilçedeki ilgili odaya, bir başka deyişle ihtisas odası yoksa farklı mesleklerin bir araya geldiği karma odaya kaydedilmesine imkan tanıyan düzenlemenin ihtisaslaşma kuralına aykırı olduğu, dolayısıyla 5362 sayılı Kanun’un ruhuna aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.” Daire ayrıca ESBİS ve irtibat bürosu imkânlarını gerekçe göstererek mesafe ölçütünü yetersiz bulmuştur. Tebliğ’in 6. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin istem reddedilmiş, 2., 3. ve 4. fıkraları iptal edilmiş; karar 22/02/2023 tarihinde oy çokluğuyla verilmiştir. Kararda yer alan karşı oy, Bakanlığa verilen yetki çerçevesinde ve seçimlik hak niteliğinde olan bu fıkralarda üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği görüşündedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 06.11.2024 T., 2023/1782 E., 2024/2672 K.
İptal kararı bozulmuştur: “ilgili oda” ibaresi odanın niteliğini değil coğrafi konumunu belirler. Bakanlığın temyizi üzerine Kurul, önce 7144 sayılı Kanun’la eklenen fıkranın gerekçesine dayanarak düzenlemenin amacını saptamış; ilçesinde oda bulunmayan esnafın her hâlükârda il merkezindeki odaya kayıt olmak zorunda kalmasından doğan zaman, masraf ve iş kaybının giderilmesinin amaçlandığını belirtmiştir. Ardından Dairenin gerekçesini şu değerlendirmeyle karşılamıştır: “Tebliğ’in ‘büyükşehir’ statüsündeki illerde oda kaydını düzenleyen davaya konu 6. maddesinin temyize konu kısmında yer alan ‘ilgili oda’ tabiri ile kayıt olunacak odanın niteliğini (‘ihtisas odası’ – ‘karma oda’) belirleyen normlara atıf yapıldığı ve bu nitelik değiştirilmeksizin kayıt olunacak odanın coğrafi olarak belirlendiği, bu belirlemenin üst hukuk normlarında davalı idareye tanınan düzenleme yetkisi dahilinde olduğu ve ihtisaslaşma ilkesine aykırı bir yönü bulunmadığı görülmektedir.” Kurul ayrıca düzenlemenin mevcut üyelere de aktarma imkânı tanıyarak yeni üye ile mevcut üye arasında eşitliği sağladığını belirtmiştir. Daire kararının iptale ilişkin kısmı bozulmuş; karar 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla verilmiştir. Kararda yer alan karşı oy, Daire kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Adli yargı hattında belirleyici olan, üyeliğin hangi anda sona erdiğidir. Kanun üyelik için vergi mükellefi olmayı ya da vergiden muaf olmayı arar; mükellefiyetini sildirenlerden altı ay içinde yeniden mükellefiyet tesis ettirmeyenlerin kaydı silinir. Buradaki kritik ayrıntı, silme kararının kendiliğinden doğmayıp oda yönetim kurulu kararıyla verilmesi ve sicile bildirilmesidir. Uygulamada bu adım atlandığında, faaliyeti yıllar önce sona ermiş kişiler adına tahakkuk işlemeye devam eder.
2013 tarihli karar bu noktada bir zaman sorununu çözmektedir. Yerel mahkeme, eski 507 sayılı Kanun döneminde kayıt sildirme başvurusu yapılmadığı için üyeliğin sürdüğünü kabul etmişti. Daire, 507 sayılı Kanun’un 2005’te yürürlükten kalktığını ve diğer kanunlardaki atıfların yeni kanuna yapılmış sayıldığını hatırlatarak uyuşmazlığın 5362 sayılı Kanun hükümlerine göre çözülmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda anılan geçici 3 ve geçici 5. maddeler de önemlidir: bu maddeler, güncelleme çalışmaları sırasında vefat ettiği, emekli olduğu veya başka nedenle mesleğini icra etmekten vazgeçtiği tespit edilen üyelerin ve belirli koşullardaki gayrifaal üyelerin kayıtlarının silinmesini öngörmektedir.
Aidatın miktarı da denetime açıktır. Kanun, yıllık aidatın asgari ücretin onda birinden az, yarısından fazla olamayacağını söyler; kayıt ücretinin alındığı yıl ayrıca aidat alınmaz ve kaydını sildiren üyenin aidatı kaydın silindiği ay itibarıyla hesaplanır. Gecikme zammı ise yıllık aidatın bir mislini geçemez. Bu üç sınır, çoğu icra dosyasında yapılan hesaplamayı doğrudan etkiler. Benzer bir aidat rejiminin ticaret ve sanayi odaları bakımından nasıl işlediği için oda kaydı, yıllık aidat ve munzam aidat yazımıza bakılabilir.
Tahsil yolu bakımından kanun odalara güçlü bir araç verir: süresinde ödenmeyen aidat için yönetim kurulu kararları ilam hükmündedir ve icra dairelerince yerine getirilir. Bu, borcun varlığının tartışılamayacağı anlamına gelmez; üye, borcun bulunmadığının tespitini isteyebilir. Bu davanın usulü için menfi tespit davası yazımız yol göstericidir.
Görev sorusu ise 2016 tarihli kararla netleşmiştir. Oda aidatına ilişkin uyuşmazlıkta asliye hukuk ile asliye ticaret mahkemeleri arasında çıkan görev uyuşmazlığı, ticari davalara bakan mahkeme lehine çözülmüştür. Yanlış mahkemede açılan dava, esasa girilmeden görevsizlikle sonuçlanır ve zaman kaybına yol açar; dava şartlarının genel çerçevesi için dava şartları ve ilk itirazlar yazımıza bakılabilir.
İdari yargı hattında ise 2023 ve 2024 kararları birlikte okunmalıdır; çünkü ikincisi birincisinin sonucunu ortadan kaldırmıştır. Daire, ilçesinde oda bulunmayan esnafın en yakın ilçedeki odaya kaydına imkân tanıyan düzenlemeyi ihtisaslaşma ilkesine aykırı bularak iptal etmişti. Kurul ise “ilgili oda” ibaresinin odanın niteliğini değil coğrafi konumunu belirlediğini, niteliğin üst normlarda zaten tanımlandığını ve dolayısıyla ihtisaslaşmanın korunduğunu kabul ederek bu iptali bozmuştur.
Bu, uygulamada doğrudan sonuç doğuran bir farktır. Kurul kararı kesin olduğuna ve dosya yeniden karar verilmek üzere Daireye gönderildiğine göre, bugün itibarıyla ilçesinde oda bulunmayan esnafın Bakanlıkça belirlenmiş en yakın ilçedeki ilgili odayı tercih edebilmesi yönündeki düzenlemenin ayakta olduğu kabul edilmelidir. Üyelerin tercih dilekçesiyle bu imkândan yararlanabileceği, mevcut üyelerin de yazılı talepleriyle kayıtlarını aktarabileceği sonucu bundan çıkar.
Son olarak iki yasak hatırlanmalıdır. Esnaf ve sanatkârlar odasına kayıtlı olanlar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara, bu odalara kayıtlı olanlar ise esnaf odasına kaydedilemez. Ayrıca sermaye şirketi ortakları, başkaca esnaf ve sanatkârlık faaliyetleri yoksa sadece ortaklık sebebiyle esnaf odasına üye kaydedilemez. Esnaflık statüsüne bağlı diğer haklar için esnaf kefalet kredisi, idari yargıdaki kanun yolları için idari yargıda temyiz kapsamı yazılarımız tamamlayıcıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sadece vergi mükellefiyetini kapatmak | Oda kaydı silinmedikçe tahakkuk sürer | Sicil ve oda kaydının silindiğini belgeleyin |
| Silme kararını takip etmemek | Karar yönetim kurulunca verilip sicile bildirilmelidir | Kararı ve on günlük bildirimi yazılı isteyin |
| Aidat tutarlarını denetlememek | Aidat asgari ücretin onda biri ile yarısı arasında olmalıdır | Her yıl için ayrı hesap yaptırın |
| Kayıt yılında ayrıca aidat ödemek | Kayıt ücretinin alındığı yıl ayrıca aidat alınmaz | Mükerrer tahakkuku itiraz konusu yapın |
| Gecikme zammını sorgulamamak | Zam, aidatın bir mislini geçemez | Aşan kısmın terkinini isteyin |
| Davayı asliye hukuk mahkemesinde açmak | Uyuşmazlık ticari davalara bakan mahkemede görülür | Ticaret mahkemesinde dava açın |
| İlam hükmündeki karara itiraz etmemek | İtiraz edilmezse takip kesinleşir | Süresinde itiraz edip menfi tespit yoluna gidin |
| TOBB odasına da kayıt yaptırmak | Her iki odaya birden kayıt yasaktır | Faaliyetinizin niteliğine göre tek sicile kaydolun |
| 2023 tarihli Daire kararına güvenmek | İptale ilişkin kısım 06/11/2024’te bozulmuştur | Kurul kararını esas alın |
Esnaf odasına kayıt zorunlu mu?
5362 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre esnaf ve sanatkârların sicile kayıtları yapılmadıkça hiçbir şekilde odaya kaydı yapılamaz; sicile kayıt olanların bilgileri sicil tarafından elektronik ortamda ilgili odaya kayıt için gönderilir ve ilgili oda yönetim kurulu üyelik kararını ilk toplantısında alır. Yani sicil kaydı oda kaydının ön şartıdır.
Oda üyeliğinin şartları nelerdir?
Kanun’un 7. maddesine göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak veya yabancı devlet tabiiyetinde bulunmakla beraber Türkiye’de sanat ve ticaret yapıyor olmak, medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmak, vergi mükellefi olmak ya da vergiden muaf olmak ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıtlı olmamak gerekir.
Üyelik hangi hâllerde sona erer?
Kanun’un 8. maddesine göre daimi olarak odanın çalışma bölgesi dışına çıkanlar, 7. maddedeki şartlardan birini kaybedenler veya bu şartlardan birine sahip olmadığı sonradan anlaşılanlar, sanat ve mesleğini yapmaktan sürekli olarak men edilenler ile vergi mükellefiyetini sildirenlerden altı ay içinde tekrar mükellefiyet tesis ettirmeyenlerin oda kaydı yönetim kurulu kararıyla silinir.
İşimi bıraktım, aidat ödemeye devam eder miyim?
Kaydınız silinene kadar tahakkuk devam eder. Kanun’un 61. maddesine göre oda kaydını sildiren üyelerin aidatı, üye kaydının silindiği ay itibarıyla alınır. Bu nedenle faaliyeti bırakan esnafın vergi mükellefiyetini kapattıktan sonra oda ve sicil kaydının da silindiğini takip etmesi gerekir.
Eski kanun döneminde doğan aidat borcuna hangi kanun uygulanır?
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, 507 sayılı Kanun’un 21.06.2005 tarihinde 5362 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığını belirterek olaya 5362 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması ve delillerin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Kanun’un 76. maddesine göre diğer kanunlarda 507 sayılı Kanun’a yapılan atıflar da bu Kanun’a yapılmış sayılır.
Yıllık aidat ne kadar olabilir?
Kanun’un 61. maddesine göre üyenin odaya ödeyeceği yıllık aidat, asgari ücretin onda birinden az, yarısından fazla olamaz. Sicile ilk kayıt sırasında ödenecek kayıt ücreti de aynı sınırlara tabidir ve kayıt ücretinin alındığı yıl için ayrıca yıllık aidat alınmaz.
Aidat ne zaman ödenir?
Kayıt ücreti kayıt esnasında, yıllık aidat ise nisan ve ekim aylarında iki eşit taksitte ödenir. Süresinde ödenmeyen aidat için gecikme zammı işler; ancak gecikme zammı yıllık aidatın ve katılma payının bir mislini geçemez.
Aidat borcu nasıl tahsil edilir?
Kanun’un 61. maddesine göre süresi içinde ödenmeyen yıllık aidat ve katılma payları için esnaf ve sanatkârlar meslek kuruluşları yönetim kurullarınca verilen kararlar ilam hükmünde olup icra dairelerince yerine getirilir. Ayrıca yıllık aidatını ödemeyen üyelere, ödeme yapılıncaya kadar odaca yapılacak hizmetler ile düzenlenecek ve onanacak belgeler verilmez.
Aidat borcum olmadığının tespitini nerede isterim?
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, esnaf odası üyelik kaydı ve aidatına ilişkin davaların ticari davalara bakan mahkemelerde görüleceğini belirterek asliye ticaret mahkemesini yargı yeri olarak belirlemiştir. Asliye hukuk mahkemesinde açılan dava görevsizlikle sonuçlanır.
Üyeliğim silindikten sonra tekrar kaydolabilir miyim?
Evet. Kanun’un 8. maddesine göre üyelikleri sicil tarafından silinenlerden üye niteliğini tekrar kazananların oda üyeliği sicil tarafından tekrar tesis edilir ve daha önce kazanılmış haklar aynen devam eder. Ancak meslek kuruluşlarının yetkili organlarında görevli olup üyeliği kesintiye uğrayanların organ görevleri kendiliğinden sona erer ve üyelik yeniden kazanılsa bile o döneme ilişkin organ üyeliği devam etmez.
Hem esnaf odasına hem ticaret odasına kayıt olabilir miyim?
Hayır. Kanun’un 6. maddesine göre esnaf ve sanatkârlar odasına kayıtlı olanlar Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki ticaret ve sanayi odasına, ticaret odasına, sanayi odasına ve deniz ticaret odasına; bu odalara kayıtlı bulunanlar ise esnaf ve sanatkârlar odasına kaydedilemezler.
Şirket ortağıyım, esnaf odasına üye olur muyum?
Hayır. Kanun’un 6. maddesine göre sermaye şirketlerinin ortakları, başkaca esnaf ve sanatkârlık faaliyeti olmadıkça, sadece şirket ortaklığı sebebiyle hiçbir şekilde esnaf ve sanatkârlar odalarına üye kaydedilemezler.
Aynı iş yerinde birden çok işim varsa hangi odaya kaydolurum?
Kanun’un 6. maddesine göre aynı iş yerinde birden fazla konuda faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlar esas faaliyetleri ile ilgili odaya kayıt olurlar. Ancak üye isterse yükümlülüklerini yerine getirmek kaydıyla diğer faaliyetleriyle ilgili odalara da sicil marifetiyle kayıt yaptırabilir.
İlçemde oda yoksa nereye kaydolurum?
7144 sayılı Kanun’la eklenen hükme göre büyükşehir statüsündeki iller ile diğer illere bağlı ilçelerde kurulu oda bulunmaması durumunda, bu ilçelerdeki esnaf ve sanatkârların kayıt edilecekleri oda ile bu odaların çalışma bölgesi Bakanlık tarafından belirlenir. Bu yetkiye dayanan Tebliğ hükümlerinin bir kısmı Danıştay 8. Dairesince iptal edilmişse de, bu iptal kısmı Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06.11.2024 tarihli kararıyla bozulmuştur.
Danıştay kararları neden birbirinin tersi?
Daire, “ilgili oda” ifadesinin ihtisas odası yerine karma odaya kayda imkân tanıdığını düşünerek düzenlemeyi ihtisaslaşma ilkesine aykırı bulmuştu. Kurul ise bu ifadenin odanın niteliğini değil coğrafi konumunu belirlediğini, niteliğin üst normlarda zaten tanımlandığını ve bu belirlemenin idareye tanınan düzenleme yetkisi dahilinde olduğunu kabul ederek iptal kısmını bozmuştur. Kurul kararı kesindir ve dosya yeniden karar verilmek üzere Daireye gönderilmiştir.
- 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu m.3 — Esnaf ve sanatkâr, oda, ihtisas odası ve karma oda tanımları
- 5362 sayılı Kanun m.5 — Odaların çalışma bölgesi ve irtibat bürosu
- 5362 sayılı Kanun m.6 — Odaya kayıt (7144 sayılı Kanun’la değişik)
- 5362 sayılı Kanun m.7 — Oda üyeliğinin şartları
- 5362 sayılı Kanun m.8 — Üyeliğin son bulması
- 5362 sayılı Kanun m.61 — Kayıt ücreti, yıllık aidat ve katılma payları
- 5362 sayılı Kanun m.62 — Fiyat tarifeleri (7571 sayılı Kanun’la değişik)
- 5362 sayılı Kanun geçici m.3, geçici m.5 ve geçici m.8 — Kayıt güncellemesi, terkin ve büyükşehir istisnası
- Esnaf ve Sanatkârlar Sicili Yönetmeliği m.27 — İlgili odanın tespiti
- Esnaf ve Sanatkârların Kayıt Olacakları Odaların Tespiti Hakkında Tebliğ (RG 01/08/2019-30849)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4 ve m.5 — Ticari dava ve görevli mahkeme
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.72 — Menfi tespit ve istirdat davaları
İlgili yazılarımız: Oda kaydı, yıllık aidat ve munzam aidat · Menfi tespit davası · Esnaf kefalet kredisi · Dava şartları ve ilk itirazlar · İdari yargıda temyiz kapsamı
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.