Mirastan Feragat Sözleşmesi: Şekil Şartı ve Sonuçları

“Babam sağken kardeşim payını aldı, mirastan feragat etti” — bu cümle uygulamada çok sık kurulur, ama arkasındaki işlem çoğu zaman geçersizdir. Çünkü mirastan feragat, TMK m.528’de düzenlenmiş sıkı şekil şartına bağlı bir sözleşmedir; el yazısı bir kâğıt, aile içi anlaşma ya da noterde tek taraflı beyan bu sonucu doğurmaz.
Kimler arasında yapılır?
Feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile mirasçı arasında yapılır. Yani kişi, kendi mirasından değil, bir başkasının mirasından feragat eder ve karşı taraf o kişinin bizzat kendisidir. Mirasçılar kendi aralarında “sen payından vazgeç” biçiminde feragat sözleşmesi yapamaz — bu, olsa olsa mirasbırakanın ölümünden sonra miras payının devri olur ve bambaşka kurallara tabidir.
Şekil şartı: resmî vasiyetname biçimi
Feragat sözleşmesi bir miras sözleşmesidir ve TMK m.545 uyarınca resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmelidir:
- Resmî memur (sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkili kılınan görevli) önünde,
- İki tanığın katılmasıyla,
- Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memur ve tanıkların önünde imzalar.
Bu şekle uyulmadan yapılan feragat geçersizdir ve mirasçı, mirasın açılmasında payını istemeye devam edebilir. Uygulamadaki en yaygın hata, feragati adi yazılı belgeyle ya da noterde düzenlenmeyen “onaylama” biçiminde yapmaktır.
Karşılıklı ve karşılıksız feragat
Feragat karşılıksız olabileceği gibi, mirasçıya bir karşılık sağlanarak da yapılabilir (ivazlı feragat). Aradaki fark, altsoy bakımından önemli bir sonuç doğurur:
- İvazlı feragatte, aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça feragat, feragat edenin altsoyu için de hüküm ifade eder. Yani feragat eden kişinin çocukları da mirasçı olamaz.
- Karşılıksız feragatte ise altsoy kural olarak etkilenmez.
Bu ayrım, sözleşme metnine açık bir hüküm konularak değiştirilebilir. Feragatin altsoyu kapsayıp kapsamadığı mutlaka yazılmalıdır.
Belli bir kişi lehine feragat
TMK m.529 uyarınca feragat, belli bir kişi lehine yapılmış olabilir. Bu hâlde, lehine feragat edilen kişi herhangi bir sebeple mirasçı olamazsa feragat hükümden düşer ve feragat eden yeniden mirasçı sıfatını kazanır. Örneğin “kardeşim lehine feragat ediyorum” denilmiş ve o kardeş mirasbırakandan önce ölmüşse, feragat geçerliliğini yitirir.
Lehine feragat edilen kişi gösterilmemişse, feragat en yakın ortak kök hesabıyla değerlendirilir ve feragat edenin payı diğer mirasçılara geçer.
Feragat edenin borçlardan sorumluluğu
Feragat, mirasçılık sıfatını sona erdirir; ancak alacaklılara karşı tam bir kalkan değildir. TMK m.530’a göre mirasın açılması anında tereke borçları karşılayamıyorsa ve borçlar mirasçılar tarafından da ödenmiyorsa, feragat eden ve mirasçıları, alacaklılara karşı feragat için ölümden önceki beş yıl içinde almış oldukları karşılıktan, mirasın açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında sorumlu olur.
Saklı pay ve tenkisle ilişkisi
Geçerli bir feragat varsa, feragat eden mirasçı artık saklı pay sahibi değildir ve tenkis davası açamaz. Bu nedenle feragat, mirasbırakanın tasarruf nisabını fiilen genişletir. Buna karşılık feragat şekle aykırılık sebebiyle geçersizse, saklı pay hakkı ayakta kalır. Saklı pay oranları ve tenkis usulü için saklı pay oranları ve tenkis davası yazımıza bakabilirsiniz.
Feragatten dönülebilir mi?
Miras sözleşmesi niteliğinde olduğundan feragat, kural olarak tek taraflı olarak ortadan kaldırılamaz. Sona erme yolları:
- Tarafların yazılı anlaşmasıyla her zaman ortadan kaldırılabilir (TMK m.546).
- Mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturan bir davranış varsa mirasbırakan tek taraflı dönebilir.
- İrade sakatlığı (hata, hile, korkutma) hâlinde iptal istenebilir; süre, sebebin öğrenilmesinden itibaren bir yıldır.
- Ehliyetsizlik iddiası ayrıca ileri sürülebilir; feragat tarihinde mirasbırakanın veya mirasçının ayırt etme gücünün bulunmaması sözleşmeyi geçersiz kılar.
Mirası ret ile karıştırılmamalıdır
Feragat mirasbırakan sağken, ret ise öldükten sonra yapılır. Mirasın reddi, mirasın açıldığını öğrenmeden itibaren üç ay içinde sulh hukuk mahkemesine yapılan beyanla gerçekleşir. Terekenin borca batık olduğu açıksa miras hükmen reddedilmiş sayılır. Borç riski değerlendiriliyorsa, ret yerine terekenin resmî defterinin tutulmasını istemek çoğu zaman daha isabetli bir yoldur.
Ne yapılmalı?
- Feragati mutlaka noterde, resmî vasiyetname şeklinde ve iki tanıkla düzenletin.
- Karşılık ödenecekse tutarı, ödeme biçimini ve altsoyu kapsayıp kapsamadığını metne yazdırın.
- Belli bir kişi lehine feragat ediliyorsa o kişiyi açıkça gösterin.
- Terekede borç riski varsa, feragatin borçtan kurtarmadığını ve beş yıl kuralını hesaba katın.
- Sözleşmenin bir suretini saklayın; noter kaydı ölüm hâlinde sulh hukuk mahkemesine bildirilir.
Miras paylaşımının diğer başlıkları için Miras Hukuku sayfamıza, dilekçe biçimleri için mirasın reddi dilekçesi örneğimize bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.