İcrada İstihkak İddiası (İİK 96-99)

legapro kapak 16151 LegaPro Hukuk İcrada İstihkak İddiası (İİK 96-99)

Kısaca

  • Haczedilen taşınır başkasına aitse, üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunur; iddia haciz ve icra tutanaklarına geçirilir ve taraflara bildirilir.
  • Alacaklı ve borçluya itiraz için üç günlük süre verilir; susmaları hâlinde iddiayı kabul etmiş sayılırlar.
  • Haczi öğrenen üçüncü kişi yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa, aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.
  • Belirleyici soru şudur: mal kimin elinde haczedildi? Borçlunun (ya da borçlu ile üçüncü kişinin birlikte) elindeyse m.96–97, yalnızca üçüncü kişinin elindeyse m.99 uygulanır.
  • Taşınırı elinde bulunduran malik sayılır (m.97/a). Bu karine borçlu elinde hacizde alacaklı yararına, üçüncü kişi elinde hacizde üçüncü kişi yararına işler.
  • Davayı kimin açtığı ispat yükünü değiştirmez; yük her zaman karinenin aksini iddia edenin üzerindedir.
  • İstihkak davası icra mahkemesinde, basit yargılama usulüne göre ve diğer davalardan önce görülür.

Hacze gidilir, kapıdaki tabelada başka bir şirketin adı yazar, içeride bulunan makineler için “bunlar bize değil, başkasına ait” denir. İcra hukukunun en çok tartışılan alanı burada başlar: haczedilen malın gerçekten kime ait olduğu.

Bu yazıda İİK m.96 ile m.99 arasındaki ayrımı, mülkiyet karinesinin hangi tarafa çalıştığını, ispat yükünün nasıl dağıldığını ve hangi delillerin sonuç doğurduğunu ele alıyoruz. (Eşya hukukundaki mülkiyete dayalı istihkak davasıyla karıştırmamak gerekir; buradaki dava takip hukukuna özgüdür.)

Hazırlık safhası: iddia ve süreler

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.96 – Hazırlık safhası: “Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir.

İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.

Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. (…)”

AşamaSüreSonuç
Üçüncü kişinin istihkak iddiasıHaczi öğrenmeden itibaren 7 günGeçirilirse aynı takipte iddia hakkı düşer
Alacaklı ve borçlunun itirazı3 günSusma, iddianın kabulü sayılır
İtiraz edilirseDosya hemen icra mahkemesine giderTakibin devamına veya talikine karar verilir
Takibin devamı kararıKesindir
Üçüncü kişinin dava açması (m.97)Kararın tefhim/tebliğinden 7 günAçılmazsa iddiadan vazgeçmiş sayılır
Alacaklının dava açması (m.99)İcra müdürünün verdiği 7 günAçılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır

Bir ayrıntı çoğu zaman gözden kaçar: istihkak iddiasının yapıldığı veya davanın açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler ile iş ortakları, o tarihte haczi öğrenmiş sayılırlar.

m.96 mı, m.99 mu? Tek soru: mal kimin elinde haczedildi?

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.99 – Üçüncü şahsın zilyetliği: “Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.”

İİK m.96–97İİK m.99
Mal kimin elinde?Borçlunun elinde ya da borçlu ile üçüncü kişinin birlikte elindeYalnızca üçüncü kişinin elinde
Karine kimin yararına?Borçlu — dolayısıyla alacaklıÜçüncü kişi
Davayı kim açar?Üçüncü kişiAlacaklı
İspat yükü kimde?Üçüncü kişideAlacaklıda
MuhafazaÜçüncü kişi yedieminliği kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz; takibin devamına karar verilirse alınabilirÜçüncü kişi yedieminliği kabul ederse muhafaza altına alınmaz
SatışTalik kararı verilmedikçe devam ederDava sonuçlanıncaya kadar yapılamaz

Mülkiyet karinesi ve ispat

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.97/a – İstihkak davalarında mülkiyet karinesi: “Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. (…) Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer.

İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.”

Karinenin hangi tarafa işleyeceğini belirleyen olgular şunlardır:

  • Haczin, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste veya takip dayanağı belgedeki adreste yapılıp yapılmadığı,
  • Haciz sırasında borçlunun, ortağının veya yetkilisinin hazır bulunup bulunmadığı,
  • Haciz mahallinde borçlu adına düzenlenmiş belge bulunup bulunmadığı,
  • Tarafların ticaret sicili ve vergi dairesi adresleri, ortaklık yapıları ve hisse devir tarihleri,
  • Borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunup bulunmadığı.

Hangi deliller işe yarar?

DelilDeğeri
Borcun doğumundan önce düzenlenmiş, ayırt edici özellik içeren faturaGüçlü
Borcun doğumundan sonra düzenlenmiş, seri/marka bilgisi içermeyen faturaZayıf
Kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterZayıf
Ödeme kayıtları ve banka hareketleriyle desteklenen faturaGüçlü
Yazılı kira sözleşmesi + kira ödemelerinin belgelenmesiGüçlü
Sadece iddia düzeyinde kalan kira ilişkisiDeğersiz
Vergi levhası, yoklama fişi, sicil kayıtlarıAdres–taraf bağlantısı bakımından önemli
Tanık beyanıKarinenin aksi her türlü delille ispatlanabilir; ancak inandırıcı olmalıdır
Üçüncü kişiyi taraf almayan başka mahkeme kararıÜçüncü kişiyi bağlamaz

Tazminat riski iki yönlüdür

  1. Davacı aleyhine: İstihkak davası üzerine takibin taliki kararı verilip de dava sonunda reddedilirse, alacaklının bu dava nedeniyle istifası geciken miktarın %20’sinden az olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.
  2. İtiraz eden aleyhine: İstihkak davası sabit olur ve iddiaya itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse, haczolunan malın değerinin %15’inden az olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.
  3. Kötüye kullanma: Davanın sırf satışı geri bırakmak amacıyla kötüye kullanıldığını kabul için ciddi sebepler varsa icra mahkemesi talik talebini reddeder.
  4. Talik hâlinde teminat: Takibin taliki kararı verilirse, haksız çıkma ihtimaline karşı davacıdan İİK m.36’daki teminat alınır.

Ne yapmalı?

  1. Haciz tutanağını okumadan imzalamayın. Tutanak aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir; adres, hazır bulunanlar ve bulunan belgeler sonucu doğrudan belirler.
  2. İstihkak iddianızı hacizde yaptırın. Tutanağa geçirilen iddia hem süreyi hem de yedieminlik imkânını korur.
  3. Yedi günü kaçırmayın. Haczi öğrendiğiniz tarihten itibaren yedi gün içinde iddiada bulunmazsanız aynı takipte bu hakkı kaybedersiniz.
  4. Birlikte oturanlar ve iş ortakları için süreyi erken sayın. Kanun bu kişileri iddianın veya davanın yapıldığı tarihte haczi öğrenmiş sayar.
  5. Delilinizi borcun doğumundan önceye dayandırın. Sonradan düzenlenmiş ve ayırt edici bilgi içermeyen faturalar karinenin aksini ispata yetmemektedir.
  6. Defterlerinizin tasdiklerini kontrol edin. Kapanış tasdiki bulunmayan ticari defter delil değerini büyük ölçüde yitirir.
  7. Kira iddiasını sözleşme ve ödemeyle destekleyin. “Kiraya vermiştim” beyanı tek başına sonuç doğurmaz.
  8. Organik bağ iddiasına hazırlıklı olun. Ortaklık yapısı, hisse devir tarihleri, ortak çalışanlar ve adres geçmişi mutlaka incelenir.
  9. Şikâyet ile davayı ayırın. Haczin m.96 mı m.99 mu sayılacağı şikâyet konusudur; mülkiyetin kime ait olduğu ise istihkak davasında tartışılır.

Yargıtay ne diyor?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/1008, K. 2023/175, 08.03.2023

Karine ve ispat düzeninin bütünü. Hukuk Genel Kurulu, istihkak davalarındaki yasal karineleri ve ispat yükünü sistematik olarak ortaya koymuştur. Kararda; m.97/a’nın ilk iki cümlesindeki alacaklı yararına karinenin amacının “borçlu ile üçüncü kişilerin anlaşmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırmalarının engellenmesi” olduğu, bu karinenin aksini ispat külfetinin üçüncü kişiye ait olduğu belirtilmiştir. Üçüncü kişinin ispat yükünün kapsamı da tanımlanmıştır: “malı hangi hukuki sebebe dayanarak kazandığını, eğer satın alma nedenine dayanmışsa, satın aldığı tarihte malı satın alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu, malın ne sebeple borçlu elinde bulunduğunu ispat etmek zorundadır.” Karinenin aksi tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir; ancak sunulan kanıtlar “inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak nitelikte olmalıdır.” Kurul ayrıca sınırı çizmiştir: “Davalı alacaklı yararına mülkiyet karinesinden söz edebilmek için haciz uygulanan adresin borçlu ile ilişkisinin kesin bir biçimde saptanması gerekmektedir.” Nihayet m.99’un uygulama alanı için: mal yalnızca üçüncü kişi elinde haczedilmişse dava açma ve ispat yükü alacaklıya düşer; mal borçlunun ya da borçlu ile üçüncü kişinin müştereken elinde haczedilmişse m.99 değil m.96 ve 97 uygulanır — ve “istihkak davası 99 uncu madde hükmüne dayalı olarak üçüncü kişi tarafından açılırsa ispat külfeti yer değiştirmez.”

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12039, K. 2023/1930, 22.03.2023

Eski depo, mevcut işletme: karine üçüncü kişi lehine. Haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış; borçlu hazır bulunmamış, borçlu adına belge ele geçirilmemişti. Haciz mahalli borçlunun eski deposu olmakla birlikte haciz tarihinde üçüncü kişinin işletmesi oradaydı ve mahalde üçüncü kişinin vergi levhası ile kayıtları bulunuyordu. Daire, mahcuzun üçüncü kişi elinde haczedildiğini kabul etmiş ve şu kuralı uygulamıştır: “mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.” Alacaklının delilleri yeterli görülmemiş; davanın kabulüne ilişkin karar oy birliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/3682, K. 2023/4614, 05.07.2023

Sonradan düzenlenmiş fatura ve tasdiksiz defter yetmez. Haciz, kira sözleşmesinde yer alan ve borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmıştı; kira sözleşmesi borçluyla imzalanmış, alt kira yasaklanmış olmasına rağmen haciz mahallinde dava dışı bir şirketin yetkilisi hazır bulunmuştu. Daire, karinenin borçlu — dolayısıyla alacaklı — yararına olduğunu belirlemiş ve üçüncü kişinin delillerini tek tek elemiştir: dayanılan fatura borcun doğumundan sonra düzenlenmiş ve ayırt edici özellikleri içermeyen bir belgeydi; bilirkişi faturanın deftere kayıtlı olduğunu söylese de üçüncü kişinin ticari defterinin kapanış tasdiki yoktu; malı kiraladığı iddiası ise adi yazılı bir sözleşmeye dayanıyor, kira ödemeleri sunulmuyordu. Sonuç: “davacı 3. kişi tarafından delil olarak sunulan belgeler, dayanılan deliller mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemiştir.” Davanın kabulüne ilişkin karar bozulmuştur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/3909, K. 2024/8323, 09.10.2024

Şikâyet dar, dava geniş: icra mahkemesi şikâyette mülkiyeti tartışamaz. Üçüncü kişi, haczin m.96–97’ye göre yapılmış sayılmasına ilişkin müdürlük işleminin iptalini istemiş; mahkeme şikâyeti karara bağlarken terditli istihkak istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmişti. Daire önce iki prosedürün kapsamını ayırmıştır: “icra mahkemesi şikayet üzerine haciz mahallindeki ilk duruma göre mahcuzun kimin elinde olduğunu tespiti ile yetinmelidir.” İstihkak davasında ise karine ve ispat yükü, haczin yapıldığı yerin takip dosyasındaki adreslerle bağlantısı, mahalde bulunan kişiler, borçluyla irtibat kuran bilgi ve belgeler, tarafların sicil ve vergi adresleri ile ortaklık yapıları gibi birçok veri birlikte değerlendirilerek belirlenir. Bu nedenle: “şikayet prosedüründe dar yetki ile inceleme yapacak icra mahkemesinde genel hükümlere göre yargılama yapılan istihkak davasında daha geniş delillerle tartışılacak mülkiyet karinesi ve bunun aksinin ispatı yönünde bağlayıcı nitelikte karar verilemez.” Somut olayda haczin üçüncü kişinin antreposunda, borçlu yokken ve borçlu adına belge bulunmaksızın yapıldığı saptanarak karar bozulmuştur.

İstihkak uyuşmazlıklarının tamamı tek bir eksende dönüyor: mal kimin elinde haczedildi? Kanun bu soruyu mülkiyetin kendisiyle değil zilyetlikle cevaplıyor, çünkü haciz anında mülkiyeti araştırmak mümkün değil. Bu yüzden karine kurulmuş ve karinenin yönü haciz mahallinin kime ait olduğuna bağlanmış. Sistemin dengesi de burada: karine alacaklı yararına işlediğinde üçüncü kişi, malı nasıl kazandığını ve neden borçlunun elinde bulunduğunu ispatlamak zorunda; karine üçüncü kişi yararına işlediğinde ise ispat yükü alacaklıya geçiyor ve dava alacaklı tarafından açılıyor. Kararların ısrarla tekrarladığı incelik şu: davayı kimin açtığı ispat yükünü değiştirmiyor. Usul ekonomisi gereği kimin davacı olacağı ayrı, kimin ispat edeceği ayrı sorular. İkinci incelik delillerin niteliğinde. Fatura, defter, kira sözleşmesi gibi belgeler tek başına değil, zamanı ve ayırt ediciliği ile değerlendiriliyor: borcun doğumundan sonra düzenlenmiş, seri numarası taşımayan bir fatura ya da kapanış tasdiki bulunmayan bir defter, biçimsel olarak var olsa bile karineyi devirmiyor. Üçüncü incelik ise usule ilişkin ve pratikte en çok hataya yol açan nokta: haczin m.96 mı m.99 mu sayılacağı bir şikâyet konusu ve icra mahkemesi burada yalnızca haciz mahallindeki ilk duruma bakıyor; mülkiyetin gerçekte kime ait olduğu ise ancak istihkak davasında, genel hükümlere göre ve çok daha geniş delil çerçevesinde tartışılıyor. Bu iki prosedürü birbirine karıştırmak, dosyanın esasa girilmeden geri dönmesinin en sık sebebi.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun yaratırDoğrusu
Haciz tutanağına itiraz kaydı düşmemekTutanak aksi sabit oluncaya kadar geçerlidirİstihkak iddiasını tutanağa geçirtmek
Yedi günlük süreyi kaçırmakAynı takipte iddia hakkı düşerÖğrenme tarihinden itibaren süreyi takip etmek
Üç günlük itiraz süresini geçirmekSusma, iddianın kabulü sayılırAlacaklının süresinde itiraz etmesi
Borcun doğumundan sonraki faturaya dayanmakKarinenin aksini ispata yeterli görülmezBorç öncesi, ayırt edici belgelere dayanmak
Tasdiksiz defterle ispat denemekKapanış tasdiki yoksa delil değeri düşerDefter tasdiklerini eksiksiz tutmak
Kira iddiasını belgesiz ileri sürmekSözleşme ve ödeme yoksa kabul görmezSözleşme ve ödeme kayıtlarını birlikte sunmak
Şikâyette mülkiyet tartışması yaptırmakİcra mahkemesi şikâyette dar yetkilidirMülkiyeti istihkak davasında tartışmak
Talik kararı alıp davayı zayıf delille sürdürmekDava reddedilirse %20’den az olmamak üzere tazminat doğarTalik talebini delil durumuna göre değerlendirmek
İstihkak iddiası nedir?

Haczedilen bir mal üzerinde borçlu dışında bir kişinin mülkiyet veya rehin hakkı bulunduğunun ileri sürülmesidir. Borçlu da elindeki malı başkasının mülkü olarak gösterebilir. İddia haciz ve icra tutanaklarına geçirilir ve taraflara bildirilir.

İstihkak iddiası ne kadar sürede yapılmalı?

Malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.

Alacaklı itiraz etmezse ne olur?

İcra dairesi alacaklı ve borçluya itirazları olup olmadığını bildirmek için üç günlük süre verir. Susmaları hâlinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.

İİK 96 ile İİK 99 arasındaki fark nedir?

Belirleyici olan malın kimin elinde haczedildiğidir. Mal borçlunun elinde ya da borçlu ile üçüncü kişinin müştereken elindeyse m.96 ve 97 uygulanır ve davayı üçüncü kişi açar. Yalnızca üçüncü kişinin elinde haczedilmişse m.99 uygulanır ve davayı alacaklı açar.

Mülkiyet karinesi ne demek?

Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü kişi malı birlikte ellerinde bulunduruyorsa mal borçlu elinde sayılır. Bu karinenin aksini ispat külfeti, aksini iddia edene düşer.

Davayı ben açtığım için ispat yükü bana mı geçer?

Hayır. Yargıtay, davanın İİK m.96 gereğince üçüncü kişi ya da m.99 gereğince alacaklı tarafından açılmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağını istikrarlı biçimde belirtmektedir.

Üçüncü kişi neyi ispat etmek zorunda?

Malı hangi hukuki sebeple kazandığını; satın almaya dayanıyorsa o tarihte malı satın alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu; ve malın ne sebeple borçlunun elinde bulunduğunu ispat etmelidir.

Hangi belgeler yeterli sayılmaz?

Borcun doğumundan sonra düzenlenmiş ve ayırt edici özellik içermeyen faturalar, kapanış tasdiki bulunmayan ticari defterler ve ödeme kayıtlarıyla desteklenmeyen kira iddiaları, mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli görülmemektedir.

Mal muhafaza altına alınır mı?

Üçüncü kişi yedieminliği kabul ederse mal muhafaza altına alınmaz. Ancak İİK m.97/1 uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir.

Dava sırasında mal satılabilir mi?

İİK m.99’a göre açılan davada, dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışı yapılamaz. Dava esnasında İİK m.106’daki süreler işlemez. Mahcuz dava bitmeden paraya çevrilmişse icra hâkimi bedelin ödenip ödenmeyeceği hakkında ayrıca karar verir.

Dava reddedilirse tazminat öder miyim?

İstihkak davası üzerine takibin taliki kararı verilmiş ve dava sonunda reddedilmişse, alacaklının bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.

İtiraz eden alacaklı da tazminat öder mi?

Evet. İstihkak davası sabit olur ve iddiaya itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse, haczolunan malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.

Bu dava eşya hukukundaki istihkak davasıyla aynı mı?

Hayır. Buradaki dava takip hukukuna özgüdür, icra mahkemesinde ve basit yargılama usulüne göre görülür, süreleri ve karineleri İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenmiştir. Mülkiyet hakkına dayalı genel istihkak davası ise genel mahkemelerin görev alanındadır.

İlgili mevzuat

  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.96 — Hazırlık safhası
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.97 — Üçüncü şahsın istihkak iddiası
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.97/a — İstihkak davalarında mülkiyet karinesi
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.98 — Borçlunun istihkak iddiası
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.99 — Üçüncü şahsın zilyetliği
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.36 — Teminat karşılığı icranın geri bırakılması
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m.106 — Satış isteme süreleri

Bu konuyla bağlantılı diğer yazılarımız: istihkak davası ve mülkiyet hakkının korunması, tasarrufun iptali davası, borçlunun hacizde şikâyet yolu ve haciz nedir.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi belge ve olgularıyla değerlendirilir, benzer görünen olaylarda dahi farklı sonuçlara ulaşılabilir. Kararların güncel hâli ve tam metinleri için bağlantı verilen resmî kaynaklara başvurulmalıdır.

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İcra ve tazminat hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuki Makaleler

Dürüstlük Kuralı ve Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (TMK m. 2)

İçindekilerKanunî dayanakDürüstlük kuralı ile iyiniyet arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 2…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Kişilik Haklarına Saldırı (TMK m. 24-25): Açılabilecek Davalar ve Ölçütler

İçindekilerKanunî dayanakTMK m. 25’teki davalarNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TMK m. 24 kuralı tersine…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Munzam (Aşkın) Zarar – TBK m. 122: Şartları, İspatı ve Daireler Arası Ayrılık

İçindekilerKanunî dayanakTemerrüt faizi ile munzam zarar arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Munzam (aşkın)…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Borçlunun Temerrüdü (TBK m. 117-126): İhtar, Vade ve Seçimlik Haklar

İçindekilerKanunî dayanakVade türleri ve ihtar ihtiyacıNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Kural açıktır: muaccel bir…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Tehlike Sorumluluğu (TBK m. 71): Elektrik, Doğalgaz ve Denkleştirme

İçindekilerKanunî dayanakKusursuz sorumluluk türleri arasındaki farkNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 71, önemli…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuki Makaleler

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu (TBK m. 67): Köpek Isırması ve Tazminat

İçindekilerKanunî dayanakHangi kusursuz sorumluluk hangi maddede?Ne yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TBK m. 67, hayvanın…

29.08.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara