Havaya Ateş Etmenin Cezası Nedir? Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması (TCK m.170)

- TCK m.170, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda yangın çıkarmayı, bina çökmesine yol açmayı ve silahla ateş etmeyi cezalandırır.
- Temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir; suçun oluşması için somut bir zararın doğması aranmaz, tehlike yeterlidir.
- Madde 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değiştirilmiştir. Eklenen cümleyle, suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla işlenmesi altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla ayrıca düzenlenmiştir.
- Aynı değişiklikle eklenen ikinci fıkra, fiilin kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağını öngörmektedir.
- Bu değişiklikten önceki dönemde Yargıtay, kuru sıkı tabancanın TCK m.6/1-f anlamında silah sayılmadığını, bu nedenle eylemin m.170 suçunu değil Kabahatler Kanunu m.36’daki gürültüye neden olma kabahatini oluşturduğunu istikrarlı biçimde kabul etmiştir.
- Buna karşılık av tüfeğiyle ses fişeği atılması, silahın kendisi gerçek ateşli silah olduğundan suçun oluşmasına engel değildir.
- Kabahat kabul edilen eski dönem fiillerinde Kabahatler Kanunu m.20/2-c uyarınca üç yıllık soruşturma zamanaşımı işler; süre dolmuşsa idarî para cezası da verilemez.
- Silahla tehdit ile genel güvenliğin tehlikeye sokulması aynı fiille birlikte gerçekleşirse TCK m.44 uyarınca yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulur.
- Yargıtay, mağdurun evi veya işyeri gibi sürekli kullanımındaki eşyada iz ve hasar bırakacak biçimde ateş edilmesini silahla tehdit bakımından da değerlendirmiştir.
- Suç, seri muhakeme usulüne tâbi suçlar arasındadır; Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli kararı sonrası kovuşturma aşamasında da bu usulün uygulanması için dosyanın savcılığa tevdii gerekebilir.
- Fiil ayrıca 6136 sayılı Kanun’a muhalefet oluşturabilir; ruhsatsız silah taşımak veya bulundurmak ayrı bir suçtur.
- Seçim günü silah taşıma yasağına aykırılık 298 sayılı Kanun m.171’de düzenlenmiştir ve TCK m.75 uyarınca ön ödeme kapsamındadır.
- Taksirle yangına ya da bina çökmesine neden olma m.170’e değil, m.171’e girer ve cezası çok daha hafiftir.
- Tehlike suçlarında suçun tamamlanması için mağdurun fiilen zarar görmesi gerekmez; korku, kaygı veya panik yaratma elverişliliği yeterlidir.
- Kanun değişikliği nedeniyle suç tarihi kritik önemdedir; 24.12.2025 öncesi ve sonrası fiillerde TCK m.7 uyarınca lehe kanun karşılaştırması yapılmalıdır.
Kısa cevap: TCK m.170 kapsamında silahla ateş etmenin temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir ve suçun oluşması için somut bir zararın doğması aranmaz, tehlike yeterlidir. Madde 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanunla değiştirilmiş; ses ve gaz fişeği atabilen silahla işlenmesi altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla ayrıca düzenlenmiştir.
Düğünde havaya sıkılan kurşun, maç sonrası kutlama ateşi, komşuyla tartışma sırasında dışarı açılan bir el ateş. Bu eylemler Türk Ceza Kanunu’nun 170. maddesinde “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” başlığı altında düzenlenir. Maddenin özelliği, kimsenin yaralanmasını beklememesidir: korunan değer belirli bir kişinin değil, toplumun güvenliğidir.
Uygulamada yıllarca tek bir soru tartışılmıştır: kuru sıkı tabanca bu suç bakımından silah sayılır mı? Yargıtay’ın cevabı hayır olmuş, eylem kabahat kapsamına itilmiştir. 24 Aralık 2025 tarihli kanun değişikliği bu tabloyu değiştirmiş ve ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmeyi doğrudan maddeye yazmıştır. Aşağıda hem eski dönemin içtihadını hem yeni düzenlemeyi birlikte ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Madde 170- (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda; a) Yangın çıkaran, b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan, c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan, kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:24/12/2025-7571/19 md.) Suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmek suretiyle işlenmesi halinde kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek:24/12/2025-7571/19 md.) Birinci fıkrada tanımlanan suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.”
TCK m.170, 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle değiştirilmiştir. Bu değişiklikle (i) ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etme, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasını gerektiren ayrı bir hâl olarak maddeye eklenmiş, (ii) fiilin kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi hâlinde cezayı yarı oranında artıran yeni ikinci fıkra getirilmiş, (iii) yangın, bina çökmesi ve benzeri tehlikeye neden olmayı düzenleyen eski ikinci fıkra üçüncü fıkra hâline gelmiştir. Bu tarihten önce işlenen fiillerde TCK m.7 uyarınca lehe kanun karşılaştırması yapılması gerekir; aşağıda yer verilen Yargıtay kararları değişiklik öncesi döneme ilişkindir.
TCK m.6/1-f: “Silah deyiminden; 1. Ateşli silahlar, 2. Patlayıcı maddeler, 3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, 4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler … anlaşılır.” — TCK m.44: “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” — 5326 s.K. m.36/1: “Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye, elli Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
| Ayrım noktası | Gerçek ateşli silah | Kuru sıkı (ses/gaz) tabanca |
|---|---|---|
| 24.12.2025 öncesi nitelendirme | TCK m.170/1-c suçu | Suç değil; 5326 s.K. m.36 kabahati |
| 24.12.2025 sonrası nitelendirme | TCK m.170/1, 1–5 yıl hapis | TCK m.170/1 ek cümle, 6 ay–3 yıl hapis |
| Toplu bulunulan yerde işlenmesi | m.170/2 uyarınca yarı oranında artırım | m.170/2 uyarınca yarı oranında artırım |
| Zamanaşımı (eski dönem) | Suça ilişkin dava zamanaşımı | Kabahat: 5326 s.K. m.20/2-c gereği 3 yıl |
| Yaptırım makamı (eski dönem) | Ceza mahkemesi | Kolluk veya belediye zabıta görevlileri |
| Av tüfeğiyle ses fişeği atma | Silah gerçek olduğundan suç oluşur | — |
| 6136 sayılı Kanun | Ruhsatsız taşıma ayrı suç oluşturabilir | Niteliğine göre değerlendirilir |
| Tehditle birlikte işlenmesi | TCK m.44 uyarınca tek suçtan hüküm | TCK m.44 uyarınca tek suçtan hüküm |
| Seri muhakeme usulü | Kapsamdadır | Kabahat olduğu dönemde uygulanmaz |
Bu maddede belirleyici olan, eylemin ne kadar korkutucu olduğu değil, kullanılan aracın hukuken silah sayılıp sayılmadığıdır. Yargıtay’ın yerleşik ifadesiyle “eylemin kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesi yeterli olmayıp, eylemde kullanılan silahın da … fonksiyonu itibarıyla ateş etmeye elverişli gerçek bir silah olması gerekmektedir.” Bu ölçüt 24.12.2025 tarihli değişiklikten sonra kaybolmuş değildir; yalnızca ses ve gaz fişeği atabilen silahlar için ayrı ve daha hafif bir ceza öngörülmüştür. Dolayısıyla dosyada önce suç tarihi, sonra silahın niteliği tespit edilmelidir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Suç tarihini kesin olarak belirleyin. 24.12.2025 öncesi ve sonrası için farklı hukukî sonuçlar doğar.
- Kullanılan aracın niteliğini uzmanlık raporuyla saptatın: gerçek ateşli silah mı, ses ve gaz fişeği atabilen tabanca mı?
- Silah ele geçmemişse mahkemenin hangi kabule dayandığını inceleyin; kabul kuru sıkı yönündeyse eski dönemde suç oluşmaz.
- Av tüfeğiyle ses fişeği atılmışsa silahın kendisinin gerçek olduğunu vurgulayın; bu durumda suç oluşur.
- Eylemin korku, kaygı veya panik yaratmaya elverişli olup olmadığını yer, saat ve çevredeki kişi sayısı bakımından somutlaştırın.
- Fiil kişilerin toplu olarak bulunduğu bir yerde işlenmişse yeni m.170/2 uyarınca artırım talebini ayrıca belirtin.
- Eski dönem dosyalarında kabahat nitelendirmesi yapılıyorsa Kabahatler Kanunu m.20/2-c’deki üç yıllık soruşturma zamanaşımını hesaplayın.
- Aynı fiille tehdit, mala zarar verme veya yaralama da gerçekleşmişse TCK m.44’ün uygulanmasını isteyin.
- Silahın ruhsat durumunu araştırın; ruhsatsızlık 6136 sayılı Kanun bakımından ayrı bir suç oluşturabilir.
- Fiil bir seçim gününde işlenmişse 298 sayılı Kanun m.171 ve TCK m.75’teki ön ödeme kurumunu gündeme getirin.
- Suç seri muhakeme usulüne tâbi ise, kovuşturma aşamasında dahi dosyanın savcılığa tevdii gerekip gerekmediğini denetleyin.
- Kesinleşmiş ve hukuka aykırı bir hüküm varsa kanun yararına bozma yolunu değerlendirin; Yargıtay bu yolla cezayı doğrudan kaldırabilmektedir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 05.12.2022 T., 2021/630 E., 2022/18353 K.
Daire, av tüfeğiyle ses fişeği atılması hâlinde suçun oluştuğunu belirterek Tebliğname’deki görüşe katılmamış; ancak seri muhakeme usulü yönünden hükmü bozmuştur. Kararda maddenin metni hatırlatıldıktan sonra “silah niteliğinde olduğu hususunda bir tereddüt bulunmayan av tüfeği ile ses fişekleri kullanarak havaya ateş eden sanığın eylemi, 5237 sayılı TCK’nın 170/1-c maddesinde tanımlanan ve içinde silah öğesi bulunan suçu oluşturduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır” denilmiştir. Daire ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 E., 2022/44 K. sayılı kararıyla CMK geçici m.5/d’deki “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden iptal edilmiş olmasını gözeterek, dosyanın bu usulün uygulanabilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç: hüküm bu sebeple BOZULMUŞ, karar oy birliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 19.11.2024 T., 2023/2082 E., 2024/8840 K.
Daire, kuru sıkı tabancayla havaya ateş etme eyleminin suç değil kabahat olduğunu tespit etmiş ve kanun yararına bozma yoluyla cezayı kaldırıp doğrudan idarî para cezasına hükmetmiştir. Kararın gerekçe bölümünde Daire kendi değerlendirmesini şöyle kurmuştur: “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçunun oluşabilmesi için, eylemin kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesi yeterli olmayıp, eylemde kullanılan silahın da 5237 sayılı Kanun’un 6ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki tanıma uygun olarak, ateşli silah olması, başka bir anlatımla fonksiyonu itibariyle ateş etmeye elverişli gerçek bir silah olması gerekmektedir. Kuru sıkı tabir edilen gaz tabancaları nitelikleri itibariyle, bu suç açısından silah sayılamayacağından, bu nitelikteki tabanca ile havaya ateş edilmesi eylemi, korku, kaygı veya panik yaratabilecek nitelikte olsa dahi, 5237 sayılı Kanun’un 170 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında değil, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36 ncı maddesinde düzenlenen ve idari para cezası yaptırımını öngören ‘gürültüye neden olma’ kabahatini oluşturacaktır.” Sonuç: kanun yararına bozma istemi KABUL edilmiş, karar CMK m.309/3 gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMUŞ, hükmedilen ceza kaldırılarak CMK m.309/4-d uyarınca 5326 sayılı Kanun m.36/1’e göre idarî para cezasına hükmedilmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 06.11.2025 T., 2025/4924 E., 2025/8533 K.
Daire aynı ilkeyi yinelemiş, ancak bu kez kabahat bakımından soruşturma zamanaşımının da dolduğunu saptayarak mahkûmiyet hükmünü tümüyle kaldırmıştır. Gerekçede, kuru sıkı tabancayla havaya ateş etme eyleminin “5326 sayılı Kabahatler Kanununun 36. maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kabahatini oluşturduğu ancak anılan Kanun’un 20/2-e maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu gözetildiğinde, inceleme konusu dosyada kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği” belirtilmiştir. Aynı kararda, seçim günü silah taşıma yasağına aykırılık suçu bakımından da 6763 sayılı Kanun’la değişik TCK m.75 uyarınca ön ödeme ihtarı yapılması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç: kanun yararına bozma istemi KABUL edilmiş, karar CMK m.309/3 gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMUŞ; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü CMK m.309/4-d uyarınca KALDIRILMIŞ, seçim suçu bakımından dosya CMK m.309/4-b uyarınca mahkemesine gönderilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 13.06.2022 T., 2021/19437 E., 2022/14944 K.
Bu kararda Daire, aynı fiille hem silahla tehdit hem genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarının oluştuğu bir olayda TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulması gerektiğine karar vermiştir. Kararda önce silahla tehdit ölçütü belirlenmiş; “mağdurun evi, arabası gibi daimi kullanımında olan eşyalarında hasar, iz, emare gibi belirtiler oluşturacak ve bu suretle tehdidin mağdurun üzerinde meydana getirdiği korkunun etkisini artıracak tarzda kullanılması gerekir” denilmiştir. Ardından somut olayda katılanlara ait büfeye silah ve av tüfeğiyle ateş edilerek camların kırıldığı ve saçma izleri oluştuğu saptanarak, “sanıkların eylemlerinin TCK’nın 106/2-a maddesine uyan silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturduğu, aynı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hükümlülük kararı verilmesi gerekirken … TCK’nın 170/1-c maddesindeki genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi” hukuka aykırı bulunmuştur. Sonuç: hükümler Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMUŞ, karar oy birliğiyle verilmiştir.
İkinci halka araçtır ve maddenin uygulamasındaki asıl kırılma noktası burasıdır. 8. Ceza Dairesi’nin 2024 ve 2025 tarihli kararları, korkutuculuğun tek başına yetmediğini, kullanılan şeyin TCK m.6/1-f anlamında gerçek bir ateşli silah olması gerektiğini açıkça yazar. Kuru sıkı tabir edilen gaz tabancaları bu tanıma girmediğinden, eylem ne kadar rahatsız edici olursa olsun suç oluşturmaz.
Üçüncü halka bu tespitin sonucudur. Eylem suç sayılmayınca boşlukta kalmaz; Kabahatler Kanunu m.36’daki gürültüye neden olma kabahatine dönüşür. Buradaki fark yalnızca yaptırımın türünde değildir: kabahatte idarî para cezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir ve süreç ceza yargılamasından tamamen ayrılır. 2025 tarihli karar bir adım daha atarak, m.20/2 uyarınca işleyen kısa soruşturma zamanaşımı dolduğunda idarî para cezasının dahi verilemeyeceğini göstermiştir. Bu noktada idarî para cezasına itiraz usulünün ayrıca bilinmesi gerekir.
Dördüncü halka sınırın öbür yüzüdür. 2022 tarihli karar, av tüfeğiyle ses fişeği atılmasının suçu ortadan kaldırmadığını söyler. Ölçüt fişek değil silahtır: silahın kendisi tereddütsüz biçimde ateşli silah niteliğindeyse, içine ne konduğu suçun oluşumunu engellemez. Bu ayrım, savunmada “ses fişeği kullandım” beyanının tek başına sonuç doğurmadığını gösterir.
Beşinci halka, 24 Aralık 2025 tarihli kanun değişikliğidir ve yukarıdaki tabloyu ileriye dönük olarak değiştirir. 7571 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle maddeye eklenen cümle, ses ve gaz fişeği atabilen silahla ateş etmeyi doğrudan suç hâline getirmiş ve altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörmüştür. Aynı değişiklikle gelen ikinci fıkra, fiilin kişilerin toplu olarak bulunduğu yerlerde işlenmesi hâlinde cezayı yarı oranında artırmaktadır. Bu nedenle yukarıda özetlenen içtihat, değişiklikten önceki fiiller bakımından geçerliliğini korur; sonraki fiillerde ise kanun metni doğrudan uygulanır.
Altıncı halka içtimadır. 4. Ceza Dairesi’nin 2022 tarihli kararı, aynı ateş etme eyleminin hem silahla tehdit hem genel güvenliğin tehlikeye sokulması suçlarını oluşturabileceğini, bu durumda TCK m.44 gereği yalnızca en ağır cezayı gerektiren suçtan hüküm kurulacağını belirtir. Somut olayda bu suç tehdit olmuştur. Fikri içtima kuralının gözden kaçırılması, sanık aleyhine iki ayrı cezaya hükmedilmesi sonucunu doğurur.
Yedinci halka usuldür. Suç, seri muhakeme usulüne tâbi suçlar arasındadır. 8. Ceza Dairesi’nin 2022 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli iptal kararından sonra, kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda dahi bu usulün uygulanabilmesi için dosyanın savcılığa tevdiinin zorunlu olabileceğini göstermektedir. Seri muhakeme usulünün atlanması başlı başına bozma sebebidir.
Son halka, kesinleşmiş kararlardır. İncelenen kararların üçü kanun yararına bozma yoluyla verilmiştir. Bu yol, itiraz ve temyiz süreleri geçmiş, hukuka aykırılığı açık kararlar bakımından işlevseldir ve Yargıtay CMK m.309/4-d uyarınca bozma nedeni daha hafif bir cezayı gerektiriyorsa yaptırımı doğrudan kendisi belirleyebilmektedir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Silahın niteliğini araştırmadan mahkûmiyet | Kanun yararına bozma ve cezanın kaldırılması | Uzmanlık raporuyla silah niteliği saptanmalı |
| Kuru sıkıyla ateş etmeyi eski dönemde suç sayma | Suç oluşmadan mahkûmiyet | Eski dönemde 5326 s.K. m.36 kabahati uygulanır |
| Av tüfeğiyle ses fişeğini kuru sıkıyla eşitleme | Oluşan suç cezasız kalır | Silah gerçekse suç oluşur |
| 24.12.2025 değişikliğini eski fiillere uygulama | Aleyhe geçmişe yürütme | TCK m.7 uyarınca lehe kanun uygulanır |
| Toplu bulunulan yerde işlenmeyi gözden kaçırma | Artırım fıkrası uygulanmaz | Yeni m.170/2 uyarınca ceza yarı oranında artar |
| Kabahatte zamanaşımını hesaplamama | Verilemeyecek idarî para cezası verilir | 5326 s.K. m.20/2’deki süre denetlenmeli |
| Tehditle birlikte iki ayrı ceza verme | Fikri içtimaya aykırılık, bozma | TCK m.44 gereği en ağır suçtan tek hüküm |
| Seri muhakeme usulünü atlama | Usul eksikliği, bozma | Dosya gerekiyorsa savcılığa tevdi edilmeli |
| Taksirli fiili m.170’ten yargılama | Ağır ceza uygulanır | Taksirli hâller m.171’e girer |
Havaya ateş etmek her hâlde suç mu?
Eylemin kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmesi gerekir. Ayrıca kullanılan aracın hukuken silah sayılması aranır. Bu iki koşul birlikte gerçekleşmedikçe TCK m.170 uygulanmaz.
Kuru sıkı tabancayla ateş etmenin cezası nedir?
24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle TCK m.170/1’e eklenen cümle uyarınca, suçun ses ve gaz fişeği atabilen silahla işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu tarihten önceki fiillerde Yargıtay uygulaması, eylemi Kabahatler Kanunu m.36 kapsamında görmüştür.
Eski tarihli bir dosyada kuru sıkı kullanılmışsa ne olur?
8. Ceza Dairesi’nin 19.11.2024 tarihli kararında, kuru sıkı tabancayla havaya ateş etme eyleminin m.170 kapsamında olmadığı, Kabahatler Kanunu m.36’daki gürültüye neden olma kabahatini oluşturduğu belirtilmiş; mahkûmiyet hükmü kanun yararına bozularak ceza kaldırılmış ve idarî para cezasına hükmedilmiştir.
Av tüfeğine ses fişeği koyarsam suç oluşmaz mı?
Oluşur. 8. Ceza Dairesi’nin 05.12.2022 tarihli kararında, “silah niteliğinde olduğu hususunda bir tereddüt bulunmayan av tüfeği ile ses fişekleri kullanarak havaya ateş eden sanığın eylemi” m.170/1-c kapsamında görülmüştür. Ölçüt fişek değil, silahın kendisidir.
Kimse yaralanmadıysa yine de ceza verilir mi?
Evet. TCK m.170 bir tehlike suçudur; somut bir zararın doğması aranmaz. Eylemin tehlikeli olacak biçimde ya da korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda gerçekleşmiş olması yeterlidir.
Düğünde veya kutlamada ateş edilirse ceza artar mı?
24/12/2025 tarihli değişiklikle eklenen TCK m.170/2, birinci fıkradaki suçun kişilerin toplu olarak bulundukları yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağını düzenlemektedir. Bu fıkra, değişiklikten sonra işlenen fiillere uygulanır.
Kabahat sayılan eski dönem fiillerinde zamanaşımı kaç yıl?
Kabahatler Kanunu m.20/2 uyarınca idarî para cezasının miktarına göre üç, dört veya beş yıllık soruşturma zamanaşımı işler. 8. Ceza Dairesi’nin 06.11.2025 tarihli kararında gürültüye neden olma kabahati bakımından üç yıllık sürenin dolduğu saptanmış ve hüküm kaldırılmıştır.
Aynı olayda hem tehdit hem bu suçtan ceza alır mıyım?
Hayır. 4. Ceza Dairesi’nin 13.06.2022 tarihli kararında, aynı fiille silahla tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarının oluştuğu olayda TCK m.44 uyarınca en ağır cezayı gerektiren tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir.
Silahla tehdit için ateş etmiş olmak şart mı?
Aynı kararda Yargıtay, silahın mağdura yönelik olarak görülüp hissedilebilecek biçimde teşhir veya kullanılmasının yanında, mağdurun evi ya da arabası gibi daimi kullanımındaki eşyalarında hasar ve iz oluşturacak tarzda kullanılmasının da nitelikli tehdidi oluşturabileceğini belirtmiştir. Mağdurun yokluğunda salt silah teşhiri ise yeterli sayılmamıştır.
Ruhsatsız silahla ateş edersem ayrıca ceza alır mıyım?
Evet. Ruhsatsız silah taşımak veya bulundurmak 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında ayrı bir suç oluşturur ve TCK m.170’ten bağımsız olarak değerlendirilir.
Seçim günü silah taşımanın yaptırımı nedir?
298 sayılı Kanun m.171, silah taşıma yasağına aykırı hareket edenler hakkında yirmi beş günden az olmamak üzere adlî para cezası öngörür. 8. Ceza Dairesi’nin 06.11.2025 tarihli kararında bu suçun TCK m.75 uyarınca ön ödeme kapsamında kaldığı ve usulüne uygun ön ödeme ihtarı yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Bu suç seri muhakeme usulüne tâbi mi?
Evet. 8. Ceza Dairesi’nin 05.12.2022 tarihli kararında, Anayasa Mahkemesi’nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 E., 2022/44 K. sayılı iptal kararı gözetilerek, seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiinde zorunluluk bulunduğu belirtilmiş ve hüküm bu nedenle bozulmuştur.
Yangın çıkarmak da bu maddeye mi girer?
Kasten yangın çıkarma TCK m.170/1-a kapsamındadır ve bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Taksirle yangına neden olma ise m.171’de düzenlenmiş olup, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması hâlinde üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülür.
Karar kesinleştiyse yapılacak bir şey var mı?
İtiraz ve temyiz yolları tükenmiş, hukuka aykırılığı açık kararlarda kanun yararına bozma yolu işletilebilir. İncelenen kararlarda Yargıtay, CMK m.309/4-d uyarınca bozma nedeni daha hafif bir cezayı gerektirdiğinde yaptırımı doğrudan kendisi belirlemiştir.
Hangi tarihteki kanun uygulanır?
TCK m.7 uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun karşılaştırılır ve fail lehine olan uygulanır. TCK m.170’te 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik nedeniyle bu karşılaştırma özellikle önem taşımaktadır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.170 – Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.171 – Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.6/1-f – Silah tanımı
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 – Zaman bakımından uygulama ve lehe kanun
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.44 – Fikri içtima
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.75 – Ön ödeme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.106 – Tehdit
- 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun m.19 – TCK m.170’te yapılan değişiklik
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20 ve m.36 – Soruşturma zamanaşımı ve gürültüye neden olma
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.250 – Seri muhakeme usulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 – Kanun yararına bozma
- 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve 298 sayılı Kanun m.171
İlgili yazılarımız: tehdit suçu ve cezası, mala zarar verme suçu, kasten yaralama suçu, silah ruhsatı işlemleri ve seri muhakeme usulü.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.