Seri Muhakeme Usulü Nedir? Yarı Oranında İndirim ve Şartları (CMK m.250)

Seri Muhakeme Usulü Nedir? Yarı Oranında İndirim ve Şartları (CMK m.250)
Kısaca
  • CMK m.250‘de tahdidi olarak sayılan suçlarla sınırlı, istisnai bir muhakeme yoludur.
  • Cumhuriyet savcısı, temel cezadan — koşulları varsa zincirleme suç uygulandıktan sonra — yarı oranında indirim yapar.
  • Teklif, şüphelinin müdafii huzurunda kabul etmesi hâlinde uygulanır.
  • İştirak hâlinde şüphelilerden birinin kabul etmemesi usulü kapatır.
  • Kapsama giren suç, kapsam dışı başka bir suçla birlikte işlenmişse uygulanmaz.
  • Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hâllerinde uygulanmaz.
  • Usul tamamlanmazsa kabul beyanı sonraki aşamalarda delil olarak kullanılamaz.

Kısa cevap: Seri muhakeme usulü CMK m.250’de tahdidi olarak sayılan suçlarla sınırlı, istisnai bir muhakeme yoludur; Cumhuriyet savcısı temel cezadan yarı oranında indirim yapar ve teklif şüphelinin müdafii huzurunda kabul etmesi hâlinde uygulanır. İştirak hâlinde şüphelilerden birinin kabul etmemesi usulü kapatır.

Bazı suçlarda dosya, klasik yargılamaya hiç girmeden — tek celsede ve yarı cezayla — bitebilir.

Bunun adı seri muhakeme usulüdür ve 01.01.2020’den beri uygulanmaktadır.

Kapsam

CMK m.250/1 uyarınca, soruşturma sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde şu suçlarda seri muhakeme usulü uygulanır:

KanunSuç
TCK m.154/2-3Hakkı olmayan yere tecavüz
TCK m.170/1, 3Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
TCK m.179/2-3Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
TCK m.183Gürültüye neden olma
TCK m.197/2-3Parada sahtecilik
TCK m.203Mühür bozma
TCK m.206Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
TCK m.228/1Kumar için yer ve imkân sağlama
TCK m.268Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
6136 s.K. m.13/3, m.15/1-2-3Ateşli silahlar ve bıçaklar
6831 s.K. m.93/1Orman Kanunu
1072 s.K. m.2Rulet, tilt, langırt
1163 s.K. ek m.2/1-(1)Kooperatifler Kanunu

İşleyiş

  1. Savcı veya kolluk, şüpheliyi usul hakkında bilgilendirir (f.2).
  2. Savcı teklif eder; şüpheli müdafii huzurunda kabul ederse usul uygulanır (f.3).
  3. Savcı, TCK m.61/1‘i gözeterek temel cezayı belirler ve yarı oranında indirim uygular (f.4).
  4. Koşulları varsa TCK m.50 (seçenek yaptırım) veya m.51 (erteleme) uygulanabilir (f.5).
  5. Koşulları varsa CMK m.231 (HAGB) kıyasen uygulanabilir (f.6).
  6. Savcı, uygulamayı yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder (f.8).
  7. Mahkeme şüpheliyi müdafii huzurunda dinler ve hüküm kurar ya da talebi reddeder (f.9).

Mahkeme, talepteki yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kurar. Ayrıca dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varmalıdır — bu şart 7331 sayılı Kanun ile eklenmiştir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.

Uygulanmayacağı hâller

  • İştirak hâlinde şüphelilerden birinin kabul etmemesi (f.11)
  • Kapsama giren suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmesi (f.11, 2021 eklemesi)
  • Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı (f.12)
  • Şüpheliye ulaşılamaması (f.13)
  • 01.01.2020 itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalar (geçici m.5)

Vazgeçme güvencesi

CMK m.250/10: usul herhangi bir sebeple tamamlanamaz veya dosya genel hükümlere göre sonuçlandırılmak üzere Başsavcılığa gönderilirse, şüphelinin kabul beyanı ile bu usule dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.

Ne yapmalı?

  1. Teklif geldiğinde mutlaka müdafi ile değerlendirin; kabul geri alınamaz sayılabilir.
  2. Savcının belirlediği temel cezanın alt sınıra yakın olup olmadığını denetleyin.
  3. TCK m.50, 51 ve CMK m.231‘in uygulanıp uygulanmadığını kontrol edin.
  4. Suçunuz gerçekten m.250 listesinde mi, doğrulayın.
  5. Kapsam dışı ikinci bir suç varsa usulün uygulanamayacağını belirtin.
  6. Mahkeme duruşmasına mazeretsiz gelmemek vazgeçme sayılır — takvimi takip edin.
  7. Hükme itiraz edin; itiraz mercii f.3 ve f.9 şartlarını inceler.
Yargıtay uygulaması — nitelik, kapsam ve denetim
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2021/76, K.2023/81, 15.02.2023 Muhakeme şartı niteliği ve maddi ceza hukukuna etkisi. Kurul, seri muhakeme usulünü “CMK’nın 250. maddesinde tahdidi olarak sayılan suçlarla sınırlı olmak üzere belirli şartlarda uygulanabilecek istisnai bir muhakeme yolu” olarak tanımladı. Soruşturma sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmemesi ve maddedeki şartların gerçekleşmesi hâlinde savcı veya kolluk şüpheliyi bilgilendirir; savcının teklifi müdafi huzurunda kabul edilirse usul uygulanır. Kurulun kurumsal nitelendirmesi şudur: seri muhakeme usulü, “belirli uyuşmazlıklarda uygulama girişiminde bulunulması zorunlu olan ve bu nedenle aynı zamanda muhakeme şartı oluşturan, özel bir ceza muhakemesi türüdür.” Savcı, TCK m.61/1‘i gözeterek belirlediği temel cezadan — şartları varsa zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonraki cezadan — yarı oranında indirim yaparak yaptırımı belirler. Mahkeme, şüpheliyi müdafi huzurunda dinledikten sonra şartların gerçekleştiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kurar; aksi hâlde talebi reddederek dosyayı Başsavcılığa gönderir. Kurul son olarak şu tespiti yapar: kurum bir ceza muhakemesi kurumu olmakla birlikte, “ceza miktarı üzerinde fail lehine olan etkisi nedeniyle maddi ceza hukukunu da ilgilendirdiği tartışmasızdır.”
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2023/172, K.2025/426, 22.10.2025 Kapsam dışı suçla birlikte işlenme ve lehe kanun sorunu. Kurul, 7331 sayılı Kanun‘la CMK m.250/11‘e eklenen cümleyi aktardı: “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” Böylece kapsama giren bir suçun kapsam dışı başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde usulün uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Kurul, usulün işleyişini yeniden özetledikten — savcının TCK m.61/1 çerçevesinde belirlediği temel cezadan ve şartları varsa zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonraki cezadan yarı oranında indirim yaparak yaptırımı tespit edeceğini, mahkemenin ise talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kuracağını belirttikten — sonra kurumun çift yönlü niteliğine dikkat çekti ve TCK’nın “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasını gündeme getirdi. Karar, seri muhakemeye ilişkin değişikliklerin lehe kanun değerlendirmesine tabi tutulması bakımından yol göstericidir.
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E.2026/671, K.2026/1178, 09.02.2026 “Ceza kararnamesi” niteliği ve itirazın sınırları. Daire, kurumu karşılaştırmalı hukuk içinde konumlandırdı: seri muhakeme usulü, Kıta Avrupası hukuk sistemine dâhil birçok ülkede uygulanan ceza kararnamesi formlarından biridir; ceza kararnamesi ise büyük oranda savcılık makamı tarafından kontrol edilen, genellikle savcı tarafından bir yaptırım belirlenmesi suretiyle uygulanabilen, “yargılamasız ceza olmaz” ilkesinin bir istisnasını teşkil eden mutabakata/kabule dayalı bir ceza muhakemesi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Daire ayrıca, seri muhakeme kapsamında yapılan işlemlerin savcı tarafından yapılan diğer işlemler gibi yürütmeye taalluk eden, kendine özgü idari işlem niteliğinde ve “yargısal” bir mahiyeti bulunmayan ceza muhakemesi işlemleri olduğunu belirtti. 7331 sayılı Kanun‘la değiştirilen m.250/14 ile itiraz merciinin denetim alanı sınırlandırılmıştır: mercii, teklifin kanunun öngördüğü şekilde müdafi huzurunda yapılıp yapılmadığını (f.3), suçun seri muhakeme kapsamında yer alıp almadığını ve dosyadaki delillerin vicdani kanaati oluşturmaya yeterli olup olmadığını (f.9) denetleyecektir.
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E.2023/8072, K.2024/6976, 03.06.2024 Usul uygulanmamışsa dosya Başsavcılığa tevdi edilmelidir. Daire, seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğunu saptayarak, sanığın temyiz itirazlarını yerinde gördü ve hükmü — tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla — bozdu. Kararın pratik değeri, seri muhakemenin uygulama girişiminde bulunulması zorunlu bir muhakeme şartı olmasından doğar: kapsama giren bir suçta bu usul hiç işletilmeden genel hükümlere göre yargılama yapılıp hüküm kurulması, tek başına bozma sebebidir. Bu nedenle savunmada, isnat edilen suçun CMK m.250/1 listesinde yer alıp almadığı ve soruşturma aşamasında usulün teklif edilip edilmediği mutlaka denetlenmelidir.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Seri muhakeme usulü, 17.10.2019 tarihli 7188 sayılı Kanun’un 23. maddesiyle CMK m.250 başlığıyla birlikte yeniden düzenlenmiş ve 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanmaya başlamıştır; aynı Kanun’la eklenen geçici m.5 uyarınca 01.01.2020 itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda uygulanmaz. Yargıtay kurumu, maddede tahdidi olarak sayılan suçlarla sınırlı, belirli şartlarda uygulanabilecek istisnai bir muhakeme yolu ve aynı zamanda uygulama girişiminde bulunulması zorunlu olduğu için muhakeme şartı oluşturan özel bir ceza muhakemesi türü olarak nitelendirmektedir. Karşılaştırmalı hukukta ise ceza kararnamesi kurumlarından biri sayılır: büyük ölçüde savcılık makamınca kontrol edilen, savcının bir yaptırım belirlemesi suretiyle işleyen ve “yargılamasız ceza olmaz” ilkesinin istisnasını oluşturan, mutabakata/kabule dayalı bir yöntemdir. İşleyişi şöyledir: soruşturma sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmemişse, savcı veya kolluk şüpheliyi usul hakkında bilgilendirir; savcının teklifi şüpheli tarafından müdafii huzurunda kabul edilirse usul uygulanır. Savcı, TCK m.61/1‘deki hususları gözeterek suçun kanuni tanımındaki alt ve üst sınır arasında temel cezayı tespit eder; koşulları varsa zincirleme suça ilişkin hükümleri uyguladıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim yaparak yaptırımı belirler. Sonuç hapis cezası, koşulları varsa TCK m.50‘ye göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya m.51‘e göre ertelenebilir; ayrıca CMK m.231 kıyasen uygulanabilir ve bu kapsamda yaptırım uygulanması güvenlik tedbirlerine engel değildir. Savcı, uygulamayı yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder; talep yazısının içeriği m.250/8‘de ayrıntılı biçimde sayılmıştır ve 7331 sayılı Kanun’la eklenen cümle uyarınca fıkraya aykırı düzenlenen, yaptırımda maddi hata bulunan, m.231 veya TCK m.50-51’in uygulanmasında objektif koşullar gerçekleşmeyen ya da cezanın mahiyetine uygun güvenlik tedbiri belirtilmeyen talep yazısı, eksikliklerin tamamlanması için mahkemece Başsavcılığa iade edilir. Mahkeme şüpheliyi müdafii huzurunda dinler; f.3’teki şartların gerçekleştiği, eylemin kapsamda olduğu ve — 2021 değişikliğiyle eklenen ölçüt — dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa, talepteki yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kurar; aksi hâlde talebi reddedip dosyayı Başsavcılığa gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli bu usulden vazgeçmiş sayılır. Usulün uygulanmayacağı hâller de açıkça sayılmıştır: suçun iştirak hâlinde işlenmesinde şüphelilerden birinin kabul etmemesi; kapsama giren suçun kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması; yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı; ve şüpheliye ulaşılamaması. Şüpheli açısından en önemli güvence m.250/10‘dur: usul herhangi bir sebeple tamamlanamaz veya dosya genel hükümlere göre sonuçlandırılmak üzere Başsavcılığa gönderilirse, şüphelinin kabul beyanı ile bu usule dair diğer belgeler takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz. Kanun yolu bakımından ise m.250/14 uyarınca mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii incelemesini üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlarla sınırlı tutar: teklifin kanunun öngördüğü şekilde müdafi huzurunda yapılıp yapılmadığı, suçun kapsamda olup olmadığı ve delillerin vicdani kanaat oluşturmaya yeterliliği. Nihayet, kapsama giren bir suçta bu usul hiç işletilmeden genel hükümlere göre hüküm kurulması hâlinde, dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesi zorunluluğu doğar ve aksi yöndeki hüküm bozulur.
Seri muhakemede ceza ne kadar azalır?

Cumhuriyet savcısı, TCK m.61/1’deki hususları gözeterek suçun kanuni tanımında öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirler; koşulları varsa zincirleme suça ilişkin hükümleri uyguladıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim yaparak yaptırımı tespit eder. Ayrıca koşulları bulunuyorsa hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilebilir, ertelenebilir veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması kıyasen uygulanabilir.

Teklifi kabul etmek zorunda mıyım?

Hayır. CMK m.250/3 uyarınca usul, ancak şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde uygulanır. Kabul etmemeniz hâlinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür. Ayrıca m.250/10 önemli bir güvence getirir: usul tamamlanamaz veya dosya genel hükümlere göre sonuçlandırılmak üzere Başsavcılığa gönderilirse, kabul beyanınız ve bu usule dair belgeler sonraki işlemlerde delil olarak kullanılamaz.

Birden fazla şüpheli varsa ne olur?

CMK m.250/11 uyarınca suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz. Yani usul, iştirak eden tüm şüphelilerin kabulünü gerektirir; bir kişinin reddi herkes bakımından usulü kapatır ve soruşturma genel hükümlere göre sürdürülür.

İkinci bir suç varsa usul uygulanır mı?

Hayır. 7331 sayılı Kanun ile CMK m.250/11’e eklenen cümle uyarınca seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz. Bu nedenle dosyada isnat edilen tüm suçların m.250/1 listesinde yer alıp almadığı baştan denetlenmelidir.

Mahkeme savcının teklifiyle bağlı mı?

Üst sınır bakımından bağlıdır. Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra şartların gerçekleştiği, eylemin kapsamda olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa, talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kurar. Aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması için dosyayı Başsavcılığa gönderir.

Karara itiraz edebilir miyim?

Evet. CMK m.250/14 uyarınca dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. Ancak itiraz merciinin inceleme alanı sınırlıdır: itirazı yalnızca üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler. Uygulamada bu, teklifin müdafi huzurunda usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, suçun kapsamda olup olmadığı ve delillerin vicdani kanaat oluşturmaya yeterliliği biçiminde somutlaşmaktadır.

Duruşmaya gitmezsem ne olur?

CMK m.250/9’un son cümlesi açıktır: mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır. Bu durumda yarı oranındaki indirim imkânını kaybedersiniz ve soruşturma genel hükümlere göre sürdürülür. Bu nedenle mahkemece belirlenen gün ve saatin takip edilmesi, katılamama hâlinde mazeretin belgelendirilerek önceden bildirilmesi gerekir.

Suçum kapsamdaysa ama usul teklif edilmediyse?

Bu bir usul eksikliğidir. Seri muhakeme, uygulama girişiminde bulunulması zorunlu olan ve bu nedenle muhakeme şartı oluşturan bir kurumdur. Yargıtay, usulün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğunu belirterek, bu yapılmadan kurulan hükmü bozmuştur. Bu nedenle savunmada isnat edilen suçun kapsamda olup olmadığı mutlaka denetlenmelidir.

İlgili mevzuat
  • 5271 sayılı CMK m.250 — Seri muhakeme usulü
  • 5271 sayılı CMK m.251-252 — Basit yargılama usulü
  • 5271 sayılı CMK m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
  • 5271 sayılı CMK geçici m.5 — 01.01.2020 uygulama tarihi
  • 5237 sayılı TCK m.61 — Cezanın belirlenmesi
  • 5237 sayılı TCK m.50-51 — Seçenek yaptırımlar ve erteleme
  • 7188 s.K. m.23 ve 7331 s.K. m.22 — Düzenleme ve değişiklikler

Bağlantılı başlıklar için basit yargılama usulü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve zincirleme suç yazılarımıza bakabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Ceza Davasında Süreyi Kaçırdım, Ne Yapmalıyım? Eski Hâle Getirme (CMK m.40)

İçindekilerKanuni dayanakUsul: yedi günKusursuzluk nedir?Kanun yolunun bildirilmemesiYetkili merciNe yapmalı? Kısaca CMK m.40/1: kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Tutuklulukta Geçen Süre Cezadan Düşülür mü? Mahsup Şartları (TCK m.63)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.63, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi…

06.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Havai Fişek Bulundurmak Suç mu? Tehlikeli Maddelerin İzinsiz Bulundurulması (TCK m.174)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.174/1’e göre yetkili makamlardan izin almadan patlayıcı,…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Silahlı Örgüt Üyeliği Nasıl Oluşur? Organik Bağ ve Yargıtay Ölçütleri (TCK m.314)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.314/1’e göre devletin güvenliğine ve anayasal düzene…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Mail Order Nedir? Mail Order Dolandırıcılığı

İçindekilerMail Order Dolandırıcılığı ve Kara Para Aklama: Dijital Çağın Karanlık YüzüMail Order Nedir?Mail Order’ın Geçmişi: Dijital Çağın ÖncüsüMail…

26.05.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Soruşturma Evresinde Kısıtlama Kararı

İçindekilerKısıtlama Kararı Nedir? Soruşturmanın Gizliliği ve Savunma Hakkı Arasındaki DengeKısıtlama Kararının Şartları: Hangi Durumlarda Uygulanabilir?Kısıtlama Kararında Katalog Suçlar:…

05.01.2025 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara