Evde Bakım Yardımının Kesilmesi ve Yersiz Ödemenin Geri Alınması (2828 s. K.)

- Evde bakıma destek, sosyal yardım niteliğinde bir ödemedir.
- Ölçüt, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelirdir.
- Bu tutar asgarî ücretin aylık net tutarının üçte ikisinden az olmalıdır.
- Hanede birden fazla engelli varsa ikinciden sonrakiler iki kişi sayılır.
- Bayram ikramiyeleri gelir hesabına dâhil edilmez.
- 2014 yılında “bakmakla yükümlü olunan birey” yaklaşımından hane halkı yaklaşımına geçilmiştir.
- Danıştay, eski yaklaşımı sürdüren yönetmelik ibarelerini iptal etmiştir.
- Ödeme için engellinin ağır engelli olduğunun raporla belgelenmesi gerekir.
- Raporun ağır engelli bölümünde “hayır” yazması şartın taşınmadığı anlamına gelir.
- Gelir değişikliği süresinde bildirilmelidir.
- Gelir ölçütü aşılırsa ödemeler durdurulur ve geri alınır.
- Geri alma yasal faiziyle ve genel hükümlere göre yapılır.
- 18/01/2017 tarihine kadar oluşan fazla ve yersiz ödemeler terkin edilmiştir.
- Terkin, gerçeğe aykırı belge ve rapor kullanımını kapsamaz.
- Daha önce tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.
Evde bakım yardımı, ağır engelli bir yakınına bakan kişiye yapılan aylık sosyal yardımdır. Ödeme başladıktan sonra da denetim sürer; hane gelirinde bir değişiklik olduğunda ödeme kesilir ve geçmişe dönük iade istenebilir.
Uyuşmazlıklar üç başlıkta toplanır: gelir ölçütünün nasıl hesaplanacağı, engellinin “ağır engelli” sayılıp sayılmadığı ve geri alınan tutarların hangi tarihe kadar terkin edildiği. Aşağıda önce yasal çerçeveyi, sonra yargı kararlarının ölçütlerini ele alıyoruz.
Kanunî dayanak
“Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır. Bu fıkranın uygulanmasında, 5510 sayılı Kanunun ek 18 inci maddesi uyarınca Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyeleri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasına dâhil edilmez.”
“‘Bakıma İhtiyacı Olan Engelli’; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi (…) ifade eder.”
Bu alanda ölçüt kanunla iki kez değişmiş, yönetmelikler de yürürlükten kaldırılmıştır; başvuru ve işlem tarihindeki metin mutlaka çıkarılmalıdır. 2828 sayılı Kanun’un ek 7. maddesi önce 10/02/2007 tarihli ve 26430 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5579 sayılı Kanun’la, sonra 06/02/2014 tarihinde 6518 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle değiştirilmiştir. 2014 değişikliğiyle “kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir” ölçütünden vazgeçilerek hane halkı yaklaşımına geçilmiş; bu nedenle eski yaklaşımı sürdüren yönetmelik hükümleri yargı kararıyla iptal edilmiştir. Daha önemlisi, 18/01/2017 tarihinde 6770 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle eklenen geçici 15. madde uyarınca, gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, o tarihe kadar ek 7. madde kapsamında fazla ve yersiz ödenen tutarlar ile faizleri terkin olunmuştur; ayrıca o tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar bakımından alacak hakkı doğmaz, tahsilatlar iade edilmez ve açılmış davalarda yargılama gideri ile vekâlet ücretine hükmolunmaz. Yönetmelik düzeyinde ise 30/07/2006 tarihli ve 26244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik, 04/11/2016 tarihli ve 29878 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği’nin 67. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış; ancak yeni Yönetmeliğin geçici 1. maddesi uyarınca kaldırılan metnin evde bakıma ilişkin ve Kanun’a aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına, yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar devam edileceği öngörülmüştür. Bakanlık adı da değişmiştir (Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı → Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı).
| Konu | Yardımın bağlanması | Ödemenin geri alınması |
|---|---|---|
| Dayanak | 2828 s. K. ek m.7/1 | 2828 s. K. ek m.7 son fıkra |
| Ölçüt | Hane geliri ve ağır engellilik | Gelir ölçütünün aşılması |
| Gelir | Kişi başına asgarî ücretin 2/3’ünden az | Değişikliğin tespiti |
| Belge | Resmî sağlık kurulu raporu | Denetim ve inceleme |
| Yükümlülük | Taahhüt sözleşmesi | Değişikliği bildirme |
| Sonuç | Aylık sosyal yardım | Ödemenin durdurulması |
| Faiz | — | Değişiklik tarihinden itibaren |
| Terkin | 18/01/2017 öncesi tutarlar için | |
| İstisna | Gerçeğe aykırı belge ve rapor | |
Bu dosyalarda önce tarih belirlenmelidir. 18/01/2017’ye kadar oluşan fazla ve yersiz ödemeler kanunla terkin edildiğinden, bu döneme ilişkin iade davaları yeniden değerlendirilmek üzere bozulmaktadır; Yargıtay, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren terkin hükmü nedeniyle kararları bozmuştur. İkinci kritik nokta rapordur: engellilik oranı yüksek olsa bile sağlık kurulu raporunun ağır engelli bölümünde “hayır” yazıyorsa, Kanun’un aradığı ağır engellilik şartı taşınmıyor sayılır. Üçüncüsü gelir yöntemidir: 2014 sonrasında hesap “bakmakla yükümlü olunan bireyler” üzerinden değil, hane halkı üzerinden yapılır ve eski yönteme dayanan yönetmelik hükümleri iptal edilmiştir. Dördüncüsü bildirim yükümlülüğüdür: hanedeki gelir değişikliği süresinde bildirilmezse ödemeler durdurulur ve geçmişe dönük iade istenir.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sağlık kurulu raporunun ağır engelli bölümünü kontrol edin.
- Rapor ile önceki raporlar arasında tutarsızlık varsa yeni rapor talep edin.
- Hanede fiilen kimlerin yaşadığını adres kayıt sistemiyle belgeleyin.
- Tüm hane bireylerinin gelirlerini kalem kalem listeleyin.
- Bayram ikramiyelerinin hesaba katılmadığını denetleyin.
- Hanede birden çok engelli varsa iki kişi sayma kuralını uygulayın.
- Gelirdeki her değişikliği süresinde yazılı olarak bildirin.
- Kesme işleminde hangi gelir kaleminin esas alındığını sorun.
- İşlemin dayandığı yönetmelik hükmünün iptal edilip edilmediğini araştırın.
- İade istenen dönemin 18/01/2017 öncesine düşüp düşmediğini belirleyin.
- Terkin kapsamındaysa bunu ilk savunmada ileri sürün.
- Kesme işlemine karşı idari yargıda, iade davasına karşı adlî yargıda savunma yapın.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 04.06.2024 T., 2022/3471 E., 2024/1279 K.
Bu kararla, gelir hesabında hane halkı yaklaşımının esas alınacağı kesinleşmiştir. Bakıma muhtaç annesi için ödenen bakım ücreti kesilen kişi, hem bu işlemin hem de dayanağı yönetmelik hükümlerinin iptalini istemişti. Danıştay 10. Dairesi, kanundaki değişikliği esas alarak şu tespiti yapmıştı: “2828 sayılı Kanun’un 01/02/2007 tarih ve 5579 sayılı Kanun’la değişik ek 7. maddesinin 1. fıkrasında, ekonomik yoksunluk kriterinin belirlenmesinde, ‘kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı’ dikkate alınmakta iken, 2828 sayılı Kanun’un ek 7. maddesinde 6518 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile bu yaklaşımdan vazgeçilerek, hane halkı yaklaşımı çerçevesinde yeni bir düzenlemeye gidildiği, bu durumun bakmakla yükümlü olduğu birey sayısıyla ilgili düzenlemeler içeren Yönetmeliğin (…) Kanuna aykırı hale gelmesi sonucunu doğurduğunun görüldüğü” ve “kanun değişikliği sonrasında yasal dayanaktan yoksun kaldığı anlaşılan dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmadığı” belirtilerek düzenleme ile bireysel işlem iptal edilmiş, ödenmeyen ücretlerin faiziyle ödenmesine hükmedilmişti. Kurul bu kararı benimsemiştir: “Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Sonuç: Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile Danıştay Onuncu Dairesi kararının ONANMASINA, 04/06/2024 tarihinde kesin olarak, esasta oy birliği ve usulde oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 15.11.2017 T., 2016/3387 E., 2017/7241 K.
Bu kararla, ödemenin ön şartının “ağır engellilik” olduğu ve bunun raporla belgelenmesi gerektiği ortaya konmuştur. Kurum, engelli çocuğuna bakan anneye ödediği evde bakım ücretini, denetimde çocuğun sağlık kurulu raporunun ağır engelli bölümünde “hayır” yazdığının saptanması üzerine geri istemişti. Yerel mahkeme, vücut fonksiyon kaybı oranının yüksekliğinden hareketle davayı reddetmişti. Daire, Kanun’un tanımını esas almıştır: “‘Bakıma İhtiyacı Olan Engelli’; engellilik sınıflandırmasına göre resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış, tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişiyi” ifade eder. Somut olayda ise “raporlarda ağır engelli bölümünde ‘hayır’ ibaresinin bulunduğu, bu durumda engellinin yasada geçen ağır engelli şartını taşımadığı, mahkemece yargılama sırasında aynı Hastaneden alınan (…) raporda da %80 engelli göstermesine rağmen ağır engelli olmadığının belirtildiği görülmekle, kurumca yersiz ödenen aylıkların hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı” bulunmuştur. Sonuç: Kararın BOZULMASINA, 15/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 14.03.2019 T., 2016/16759 E., 2019/1478 K.
Bu kararla, 2017 yılında getirilen terkin hükmünün derdest dosyalara etkisi belirlenmiştir. Kurum, engelli kızına bakan kişiye ödediği bakım ücretini, hane içinde kişi başına düşen gelirin asgarî ücretin üçte ikisini aştığının tespiti üzerine geri istemiş; yerel mahkeme davayı kabul etmişti. Daire önce Kanun’un ek 7. maddesindeki geri alma kuralını aktarmış, ardından sonradan yürürlüğe giren hükmü esas almıştır: “aynı Kanun’a 18/01/2017 tarihinde 6770 S.K./6. md ile eklenen Geçici 15. Madde ile; ‘Gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar bu Kanunun ek 7 nci maddesi kapsamında fazla ve yersiz ödenen ve geri alınması gereken tutarlar ile bunlardan doğan faizler terkin olunur.’ şeklinde yeni bir düzenleme yapıldığı ve söz konusu düzenlemenin karar tarihinden sonra yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır.” Buna göre “karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 2828 sayılı Kanun’un geçici 15. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.” Sonuç: Kararın davalı yararına BOZULMASINA, 14/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24.01.2019 T., 2016/14478 E., 2019/324 K.
Bu kararla, bildirim yükümlülüğünün ihlâli ile terkin hükmünün birlikte değerlendirilmesi gerektiği gösterilmiştir. Uyuşmazlıkta, engelli çocuğuna bakan kişiye ödenen bakım ücreti, eşinin iş değişikliği nedeniyle artan maaşın kuruma bildirilmemesi ve hane içinde kişi başına düşen tutarın asgarî ücretin üçte ikisini aşması üzerine kesilmiş; geçmişe dönük iade istenerek icra takibi başlatılmıştı. Yerel mahkeme, bildirimin yapılması gereken tarihten sonraki ödemelerin “davalı açısından sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği ve bu miktarın davacı tarafa iadesinin gerektiği” gerekçesiyle itirazın kısmen iptaline karar vermişti. Daire, Kanun’un ek 7. maddesindeki geri alma kuralını aktardıktan sonra geçici 15. maddeyi hatırlatmış ve “karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 2828 sayılı Kanun’un geçici 15. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir” demiştir. Sonuç: Kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, oy birliğiyle karar verilmiştir.
İkinci halka, engellilik şartıdır. Ödeme için engellilik oranı değil, resmî sağlık kurulu raporuyla belgelenmiş ağır engellilik aranır; raporun ilgili bölümü belirleyicidir. Bu nedenle engelli raporunun içeriği titizlikle incelenmelidir.
Üçüncü halka, gelir ölçütüdür. Hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir, asgarî ücretin aylık net tutarının üçte ikisinden az olmalıdır.
Dördüncü halka, yöntemdir. 2014 sonrasında hesap hane halkı üzerinden yapılır; eski “bakmakla yükümlü olunan birey” yaklaşımını sürdüren yönetmelik hükümleri iptal edilmiştir.
Beşinci halka, sayma kuralıdır. Hanede birden çok engelli varsa birinciden sonraki her engelli iki kişi sayılır; bayram ikramiyeleri hesaba katılmaz.
Altıncı halka, bildirimdir. Gelir değişikliğini bildirme yükümlülüğü taahhütle üstlenilir; ihlâli hem ödemenin durdurulmasına hem de geçmişe dönük iadeye yol açar.
Yedinci halka, terkindir. 18/01/2017 tarihine kadar oluşan fazla ve yersiz ödemeler kanunla terkin edilmiştir; bu tarihe kadarki dönem için iade istenemez, ancak gerçeğe aykırı belge ve rapor kullanımı istisnadır.
Sekizinci halka, yol ayrımıdır. Ödemenin kesilmesine ve dayanağı düzenlemeye karşı idari yargıda iptal davası açılır; kurumun iade talebi ise adlî yargıda alacak veya itirazın iptali davası olarak görülür. Kamu görevlilerine ilişkin benzer bir tartışma yersiz ödemelerin geri alınmasında da yaşanır; dava açarken idari işlemin unsurları gözetilmeli ve gerekirse yürütmenin durdurulması istenmelidir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Engellilik oranını yeterli saymak | Başvuru reddedilir | Ağır engellilik aranır |
| Raporun ilgili bölümünü okumamak | Yersiz ödeme doğar | “Ağır engelli” kutusu kontrol edilmeli |
| Yalnızca engellinin gelirini bildirmek | Hesap eksik yapılır | Hane geliri esas alınır |
| Eski yönteme göre hesap yapmak | Yanlış sonuç çıkar | Hane halkı yaklaşımı uygulanır |
| İkinci engelliyi tek kişi saymak | Gelir yüksek görünür | İki kişi sayılır |
| Bayram ikramiyesini eklemek | Ölçüt aşılmış görünür | Hesaba dâhil edilmez |
| Gelir değişikliğini bildirmemek | Geçmişe dönük iade istenir | Süresinde bildirilmeli |
| Terkin hükmünü ileri sürmemek | Gereksiz ödeme yapılır | 2017 öncesi dönem araştırılmalı |
| Yanlış yargı koluna başvurmak | Süre kaybedilir | Kesme idari, iade adlî yargıda |
Evde bakım yardımı kime verilir?
Kanun’un ek 7. maddesine göre, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı asgarî ücretin aylık net tutarının üçte ikisinden daha az olan, bakıma ihtiyacı olan engellilerin evde bakımına destek verilmesi sağlanır.
“Bakıma ihtiyacı olan engelli” kimdir?
Kanun’un 3. maddesine göre, resmî sağlık kurulu raporu ile ağır engelli olduğu belgelendirilenlerden, günlük hayatın alışılmış ve tekrar eden gereklerini önemli ölçüde yerine getirememesi nedeniyle hayatını başkasının yardımı ve bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede düşkün olan kişidir.
Engellilik oranı yüksekse yeterli mi?
Yeterli değildir. Yargıtay, engel oranı yüzde seksen olarak belirlenmiş olmasına rağmen raporun ağır engelli bölümünde “hayır” yazan olayda, kişinin kanunda geçen ağır engelli şartını taşımadığını kabul etmiştir.
Gelir nasıl hesaplanır?
Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınarak, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı bulunur.
Hanede birden çok engelli varsa ne olur?
Hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir hesaplanırken, birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her engelli iki kişi sayılır.
Bayram ikramiyesi gelire dâhil mi?
Değildir. Kanun, 5510 sayılı Kanun’un ek 18. maddesi uyarınca Ramazan ve Kurban bayramlarında ödenen bayram ikramiyelerinin hesaba dâhil edilmeyeceğini açıkça belirtmiştir.
Hesap yöntemi değişti mi?
Değişti. 6518 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle “bakmakla yükümlü olunan birey sayısı” yaklaşımından vazgeçilerek hane halkı yaklaşımına geçilmiştir.
Eski yönteme dayanan yönetmelik ne oldu?
Danıştay, kanun değişikliği sonrasında yasal dayanaktan yoksun kaldığı anlaşılan yönetmelik ibarelerini iptal etmiş; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu kararı onamıştır.
Gelir değişikliğini bildirmek zorunda mıyım?
Evet. Uygulamada bakım ücreti bağlanırken gelir durumundaki değişikliklerin bildirileceğine dair taahhüt sözleşmesi imzalanmakta; bildirim yapılmaması geçmişe dönük iade sonucunu doğurmaktadır.
Ölçüt aşılırsa ne olur?
Kanun’a göre hane halkı gelir ölçütünü aşan gelir değişikliğinin tespiti hâlinde ödemeler durdurulur ve değişikliğin meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte genel hükümlere göre takip ve tahsil edilir.
Terkin hükmü nedir?
2828 sayılı Kanun’a 18/01/2017 tarihinde eklenen geçici 15. madde uyarınca, gerçeğe uygun olmayan belge ve sağlık kurulu raporu kullanımı nedeniyle yapılan ödemeler hariç olmak üzere, o tarihe kadar ek 7. madde kapsamında fazla ve yersiz ödenen tutarlar ile bunlardan doğan faizler terkin olunmuştur.
Daha önce ödediğim tutarı geri alabilir miyim?
Alamazsınız. Aynı maddeye göre, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş tutarlar bakımından ilgililer lehine alacak hakkı doğmaz ve yapılmış tahsilatlar iade edilmez.
Devam eden davalarda ne olur?
Yargıtay, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren geçici 15. madde gereğince yeniden değerlendirme yapılmak üzere yerel mahkeme kararlarını bozmuştur; ayrıca açılmış davalarda yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmolunmaz.
Ödemenin kesilmesine karşı nereye başvurulur?
Ödemenin kesilmesi ve dayanağı düzenleme idari işlem niteliğinde olduğundan idari yargıda iptal davası açılır; kararlarda ödenmeyen bakım ücretlerinin faiziyle ödenmesine de hükmedilmiştir.
İdari yargıda borçlu olunmadığının tespiti istenebilir mi?
İstenemez. Danıştay, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca idari yargıda yalnızca iptal ve tam yargı davası açılabileceğini, idari yargı yerlerince tespit mahiyetinde karar verilemeyeceğini belirtmiştir.
- 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu m.3 – Tanımlar
- 2828 sayılı Kanun m.15 – Denetim
- 2828 sayılı Kanun ek m.7 – Evde bakıma destek ve geri alma
- 2828 sayılı Kanun geçici m.15 – Terkin
- 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun m.7 – Bakım hizmetleri
- 5510 sayılı Kanun ek m.18 – Bayram ikramiyesi
- 6518 sayılı Kanun m.21 – Ek 7. maddenin değiştirilmesi
- 6770 sayılı Kanun m.6 – Geçici 15. maddenin eklenmesi
- Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmelik
- Engelli Bireylere Yönelik Özel Bakım Merkezleri Yönetmeliği m.67 ve geçici m.1
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2 – Dava türleri
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.77-82 – Sebepsiz zenginleşme
İlgili yazılarımız: engelli raporu ile ÖTV muafiyetli araç alımı, engelli raporu ve erken emeklilik, yersiz ödenen paranın geri alınması, idari işlem rehberi ve yürütmenin durdurulması.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.