Doğum Borçlanması (5510 Sayılı Kanun m. 41): Şartları ve Uygulaması

- Doğum borçlanması, sigortalı kadının doğum nedeniyle çalışamadığı süreleri prim ödeyerek hizmetine saydırmasıdır.
- Dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendidir.
- Madde 10/9/2014 tarihli 6552 sayılı Kanun’un 43. maddesiyle değiştirilmiştir; eski metin “iki defaya mahsus” derken yürürlükteki metin üç defaya mahsus demektedir.
- Aynı değişiklikle hak, yalnızca 4/1-(a) sigortalılarından çıkarılıp 4/1-(a), (b) ve (c) kapsamındaki sigortalı kadınları da kapsayacak biçimde genişletilmiştir.
- Her doğum için borçlanılabilecek azamî süre, doğum tarihinden sonraki iki yıldır.
- Borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmamak gerekir.
- Çocuğun yaşaması kanunda açıkça aranan bir şarttır.
- Yargıtay’ın istikrarlı uygulamasına göre doğumdan önce sigortalılık tescili bulunmalıdır; hiç sigortalı olmamış kadın doğum borçlanması yapamaz.
- Sadece kısa vadeli sigorta kollarına tabi staj kaydı, bu anlamda geçerli bir tescil sayılmamaktadır.
- Yurt dışında çalışanlar bakımından ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri belirleyici olabilir; Alman rant sigortasına giriş, Türk sigortasına giriş kabul edilir.
- Prim, prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında kişinin seçeceği kazancın %32’si üzerinden hesaplanır.
- Borç, tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmezse borçlanma düşer; yeniden başvuru gerekir.
- Borçlanma, sigortalılık başlangıcından önceki süreler için yapılırsa başlangıç tarihi borçlanılan gün kadar geriye gider.
- Fiilen doğum yapmış olmak esastır; nüfusta anne görünmek veya çocuğa fiilen bakmış olmak tek başına yeterli değildir.
- Kurum talebi reddederse iş mahkemesinde Kurum işleminin iptali davası açılabilir.
Emeklilikte en çok konuşulan eksiklik prim gün sayısıdır. Çalışma hayatına ara vermiş kadınlar için bu eksikliği kapatmanın en doğrudan yolu, doğum nedeniyle çalışılamayan sürelerin sonradan satın alınmasıdır. Uygulamada buna doğum borçlanması denir ve doğru kullanıldığında emeklilik tarihini yıllarca öne çekebilir.
Ne var ki kurumun şartları göründüğünden daha teknik. Doğumdan önce sigortalı olmak, borçlanılan dönemde çalışmamış olmak, çocuğun yaşaması ve süre sınırları gibi başlıklarda yapılan bir hata, ödenen primin boşa gitmesine veya bağlanmış aylığın kesilmesine yol açabiliyor. Aşağıda maddeyi güncel hâliyle ve Yargıtay uygulamasıyla birlikte inceliyoruz.
Kanunî dayanak
5510 sayılı Kanun m. 41/1-(a) (Değişik: 10/9/2014-6552/43 md.): Borçlanılabilecek süreler arasında “Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri” sayılmıştır.
5510 sayılı Kanun m. 41 – prim ve süre: Borçlanma, “kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın (a) bendinde bulunanlar için %32’si diğerleri için %45’i üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile” yapılır. Ayrıca “Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.”
5510 sayılı Kanun m. 41 – başlangıcın geriye götürülmesi: “Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.”
2014 değişikliği kurumu köklü biçimde genişletti. Eski ve yeni metnin farkı, hangi dönem için hangi kuralın uygulanacağını belirlediğinden pratikte çok önemlidir:
| Ölçüt | 6552 öncesi metin | Yürürlükteki metin |
|---|---|---|
| Kapsanan sigortalı | Yalnızca 4/1-(a) | 4/1-(a), (b) ve (c) |
| Doğum sayısı | İki defaya mahsus | Üç defaya mahsus |
| Borçlanılan süre | Doğumdan sonra en çok iki yıl | Doğumdan sonra en çok iki yıl |
| Çalışmama şartının ifadesi | Hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmama | Uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmama |
| Çocuğun yaşaması | Şart | Şart |
| Doğumdan önce tescil | Aranıyor | Aranıyor |
| Prim oranı | %32 | %32 |
| Ödeme süresi | Bir ay | Bir ay |
| Yürürlük | — | 11.09.2014 |
Kritik nokta: Doğum borçlanmasının en çok tartışılan şartı kanunda değil içtihatta yerleşmiştir: doğumdan önce sigortalılık tescilinin bulunması. Kanun metni bunu ayrı bir cümleyle söylemez; ancak Yargıtay, maddedeki imkânın “sigortalı kadın”a tanınmış olmasından ve borçlanılacak sürenin “çalışılmayacak süre” olarak tanımlanmasından hareketle bu şartı aramaktadır. Hiç sigortalı olmadan doğum yapıp sonradan işe giren bir kadın, o doğumlar için borçlanma yapamaz.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Sigortalılık başlangıç tarihinizi netleştirin. SGK hizmet dökümünüzü alın; ilk uzun vadeli sigorta primi hangi tarihte yatmış, bunu tespit edin.
- Doğum tarihlerini bu tarihle karşılaştırın. Sigortalılık başlangıcından önceki doğumlar için borçlanma yapılamaz.
- Yurt dışı çalışmanız varsa sözleşmeye bakın. İkili sosyal güvenlik sözleşmesi gereği yurt dışındaki sigorta girişi Türk sigortasına giriş sayılabilir; bu, başlangıcı yıllarca öne çekebilir.
- Borçlanılacak dönemde çalışıp çalışmadığınızı kontrol edin. Borçlanma yapılacak sürede uzun vadeli sigorta kollarına tabi sigortalılık bulunmamalıdır.
- Çakışan kayıtları temizletin. Kapatılmamış vergi mükellefiyeti veya ticaret sicil kaydı, gerçekte çalışılmasa bile Kurum tarafından çakışma sayılabilir; terkin ve kapanış belgelerini toplayın.
- Çocuk sayısını ve süreleri planlayın. En çok üç doğum ve her doğum için en çok iki yıl borçlanılabilir; hangi doğumların borçlanılmasının daha avantajlı olduğunu hesaplayın.
- Prime esas kazancı bilinçli seçin. Prim, seçeceğiniz günlük kazancın %32’si üzerinden hesaplanır; yüksek kazanç seçimi maliyeti artırır ama aylık bağlama oranını etkileyebilir.
- Başvurunuzu yazılı yapın. Talep yazılı olmak zorundadır; e-Devlet üzerinden yapılan başvurunun çıktısını saklayın.
- Bir aylık ödeme süresini kaçırmayın. Borcun tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen borçlanma düşer ve yeniden başvuru gerekir.
- Ödeme belgelerini saklayın. Borçlanmanın sonradan iptali gündeme gelirse ödeme dekontları temel delildir.
- Ret kararına karşı dava açın. Kurum talebi reddederse, Kurum işleminin iptali istemiyle iş mahkemesinde dava açılabilir.
- Tahsis öncesi kontrol ettirin. Aylık bağlandıktan sonra yapılan iptaller geriye dönük borç doğurabildiğinden, tahsis talebinden önce borçlanmanın geçerliliğini teyit ettirin.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 23.01.2023 T., 2022/12519 E., 2023/552 K.
Doğumdan önce sigortalılık tescili şarttır; staj kaydı bu şartı karşılamaz. Mirasçılar, muris adına 2006 ve 2008 doğumları için borçlanma talebinde bulunmuş; Kurum reddetmiş, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesi ise murisin 2003-2004 döneminde meslek lisesi öğrencisi olarak staj primi ödendiğini gerekçe göstererek davayı kabul etmişti. Daire önce ölçütü koymuştur: maddedeki borçlanma imkânı “doğrudan ve sadece 4/1-a kapsamındaki sigortalı kadına tanınmış ve borçlanacağı süre (doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmayacağı süre) olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla bu imkandan yararlanabilmek için de, geçmişte hizmet akdine dayalı olarak zorunlu sigortalılık tescilinin yapılmış olması koşulu kabul edilmektedir.” Ardından şartın gerekçesini açıklamıştır: maddenin “ancak sigortalı olarak çalışan kadın tarafından kullanılabilecek olan ücretsiz doğum ya da analık izni sürelerine ilişkin olması”, bu imkândan yararlanmak için “doğum öncesi çalışıyor olmanın, yani sigortalılığın zorunlu olduğunu” gösterir. Somut olayda staj döneminde yalnızca kısa vadeli sigorta kolları primi ödendiği, uzun vadeli sigorta kollarından ilk primin 2014’te yattığı tespit edilmiş; bu nedenle 2006 ve 2008 doğumları için borçlanma yapılamayacağı kabul edilmiştir. Hüküm oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 12.10.2023 T., 2023/8850 E., 2023/9603 K.
Yurt dışındaki sigorta girişi, ikili sözleşme gereği Türk sigortasına giriş sayılabilir. Davacı 2015’te doğum borçlanması yapıp bedelini ödemiş; Kurum, tahsis aşamasında “doğumdan önce Türkiye’de sigortalılık yok” gerekçesiyle borçlanmayı iptal etmiş, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi de Kurumu haklı bulmuştu. Daire, uygulanacak hukuku genişletmiştir: Türkiye ile Federal Almanya arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29. maddesinin 4. fıkrası, “bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir” düzenlemesini içerir. Bu hüküm uyarınca davacının “sigortalılık başlangıç tarihi Türkiye için 17.10.1991’dir” denilmiş; borçlanmaya konu 1994 ve 2004 doğumlarının bu tarihten sonraya ait olduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. İlk derece kararı oy birliğiyle bozulmuştur. Yurt dışında çalışmış kadınlar bakımından bu, çoğu zaman dosyanın kaderini değiştiren noktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 06.11.2023 T., 2023/9071 E., 2023/10814 K.
Kapatılmamış sicil kaydı tek başına borçlanmayı geçersiz kılmaz. Üçüncü çocuğu için 720 günlük doğum borçlanması yapan ve bedelini ödeyen davacının borçlanması, borçlanılan dönemde ticaret sicil kaydının devam ettiği ve bu nedenle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık bulunduğu gerekçesiyle Kurumca iptal edilmiş, 3600 gün şartı sağlanamadığı için tahsis talebi de reddedilmişti. Yargılamada davacının vergi mükellefiyetinin 1994’te sona erdiği, dosyada kendi nam ve hesabına çalıştığına dair başka delil bulunmadığı, salt ticaret sicilindeki kaydın devam etmesinin çalışmanın sürdüğüne kanıt olamayacağı belirlenmiş; bölge adliye mahkemesi borçlanmanın geçerli olduğunu ve davacıya yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini tespit etmişti. Daire, bölge adliye mahkemesi kararını usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır. Sonuç olarak fiilî çalışma olmaksızın süren kayıtların temizlenmesi, borçlanma dosyalarında ayrı bir hazırlık başlığıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 26.06.2025 T., 2025/3237 E., 2025/10720 K.
Fiilen doğum yapmış olmak esastır; nüfusta anne görünmek yetmez. Davacı, eşinin önceki evliliğinden olan ve annesi doğum sırasında ölen çocuğa yıllarca fiilen annelik yapmış, nüfusta anne olarak kayıtlı görünmesine dayanarak 81 günlük doğum borçlanması yaptırmış ve bu sayede yaşlılık aylığı bağlanmıştı. Kurum aylığı kesince açılan dava ilk derecede reddedilmiş, bölge adliye mahkemesi de başvuruyu esastan reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi gerekçesinde, borçlanma için “sigortalı kadının çocuk doğurmuş olmasının kanunen şart olduğu”, davacının çocuğun gerçek annesi olmadığı ve bu nedenle “doğum yapmadan doğum borçlanması talebinde bulunmanın yasal olarak mümkün olmadığı” tespit edilmiş; 81 günlük borçlanmanın iptali sonucunda prim gün şartının sağlanamadığı belirtilmişti. Daire, bu kararı usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.
Dört karar birlikte okunduğunda, doğum borçlanmasının üç ayrı eşikten geçtiği görülür: kimlik eşiği, zaman eşiği ve çakışma eşiği.
Birinci halka – kimlik eşiği. Haziran 2025 tarihli karar, en temel şartı hatırlatır: borçlanma hakkı doğum yapan kadına tanınmıştır. Fiilen annelik yapmak, çocuğu büyütmek veya nüfusta anne görünmek bu şartın yerine geçmez. Bu tespit acı sonuçlar doğurabilir; olayda bağlanmış yaşlılık aylığı geri alınmıştır. Bu nedenle borçlanma öncesinde nüfus kaydının fiilî duruma uyup uymadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
İkinci halka – zaman eşiği. Ocak 2023 tarihli karar, doğumdan önce sigortalılık tescilinin bulunması gerektiğini teyit eder. Burada asıl incelik, hangi tescilin sayılacağıdır: kısa vadeli sigorta kollarına tabi staj kaydı yeterli görülmemiştir. Dosyaya bakarken “sigorta girişi var mı” değil, “uzun vadeli sigorta kollarından prim yatmış mı” sorusu sorulmalıdır.
Üçüncü halka – zaman eşiği sınır ötesinde. Ekim 2023 tarihli karar, aynı eşiği ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri üzerinden yumuşatır. Almanya, Hollanda gibi ülkelerde çalışmış kadınlar için sözleşme hükmü, Türkiye’deki sigorta girişini onlarca yıl geriye çekebilir. Yurt dışı geçmişi olan her dosyada ilgili sözleşmenin ilgili maddesi ayrıca incelenmelidir.
Dördüncü halka – çakışma eşiği. Kasım 2023 tarihli kararda görüldüğü gibi Kurum, borçlanılan dönemde başka bir sigortalılık kaydı bulduğunda borçlanmayı iptal edebilmektedir. Ancak kayıt ile fiilî çalışma aynı şey değildir. Vergi kaydı kapanmış, faaliyet fiilen sona ermişse, ticaret sicilinde duran bir kaydın tek başına çakışma sayılmaması gerektiği kabul edilmiştir.
Beşinci halka – iptal riski tahsis anında ortaya çıkar. Her üç sorunlu dosyada da Kurum, borçlanmayı kabul edip primi tahsil etmiş, sorunu yıllar sonra aylık bağlama aşamasında fark etmiştir. Bu yapısal bir risktir: ödenmiş prim, borçlanmanın geçerliliğini garanti etmez. Tahsis talebinden önce hizmet dökümünün ve borçlanmanın Kurumca teyit ettirilmesi, sonradan doğacak yersiz ödeme borçlarını önler.
Altıncı halka – kanun değişikliğinin zamanı. 6552 sayılı Kanun’un getirdiği “üç defaya mahsus” ve “(a), (b), (c) bentleri” genişlemesi 11.09.2014’te yürürlüğe girmiştir. Kanunların geriye yürümemesi kuralı gereği, hangi metnin uygulanacağı dosyanın tarihine göre belirlenir. Eski tarihli bir Kurum işlemine karşı bugün açılan davada, o tarihte yürürlükte olan metnin tartışılması gerekebilir.
Yedinci halka – bir aylık süre kesindir. Kanun, tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için yeni başvuru şartı arar ve primi ödenmeyen sürelerin hizmetten sayılmayacağını açıkça söyler. Bu süre çoğu zaman gözden kaçar; oysa kaçırılması hâlinde yapılacak tek şey baştan başvurmaktır ve bu, tahakkuk tutarının güncel rakamlar üzerinden yeniden hesaplanması demektir.
Sekizinci halka – borçlanmanın asıl değeri başlangıcı geriye çekmesidir. Gün sayısını artırmanın yanı sıra, sigortalılık başlangıcından önceki süreler borçlanıldığında başlangıç tarihi borçlanılan gün kadar geriye gider. Kademeli emeklilik sisteminde başlangıç tarihi, prim gün sayısından bile belirleyici olabildiğinden, hangi doğumun borçlanılacağı hesaplanarak seçilmelidir. Askerlik borçlanması ve yurt dışı hizmet borçlanması ile birlikte planlanması çoğu dosyada en verimli sonucu verir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| Doğumdan önce hiç sigortalı olmadan borçlanma istemek | İçtihat, doğum öncesi tescili şart görüyor | Hizmet dökümünden ilk prim tarihini teyit edin |
| Staj kaydını sigortalılık başlangıcı saymak | Staj yalnızca kısa vadeli sigorta kollarını kapsar | Uzun vadeli sigorta kollarından prim arayın |
| Yurt dışı sigorta girişini hesaba katmamak | İkili sözleşme başlangıcı öne çekebilir | İlgili sosyal güvenlik sözleşmesini inceleyin |
| Üçten fazla doğum için borçlanma beklemek | Madde üç defa ile sınırlıdır | En avantajlı üç doğumu seçin |
| Her doğum için iki yıldan fazla istemek | Azamî süre doğumdan sonraki iki yıldır | Süreyi doğum tarihinden itibaren hesaplayın |
| Borçlanılan dönemde çalışmayı gözden kaçırmak | O sürede uzun vadeli sigortalılık olmamalıdır | Çakışan dönemleri talep dışında bırakın |
| Kapanmamış vergi veya sicil kaydını önemsememek | Kurum bunu çakışma sayarak iptal edebiliyor | Terkin ve kapanış belgelerini önceden toplayın |
| Bir aylık ödeme süresini kaçırmak | Ödenmeyen borçlanma düşer, süreler hizmetten sayılmaz | Tebliğ tarihini takip edip süresinde ödeyin |
| Ödemeyi yaptım diye geçerliliği kesin saymak | İptal çoğunlukla tahsis aşamasında ortaya çıkıyor | Tahsis öncesi borçlanmayı Kuruma teyit ettirin |
Doğum borçlanması nedir?
Sigortalı kadının doğum nedeniyle çalışamadığı süreleri, belirlenen oranda prim ödeyerek hizmet süresine ve prim gün sayısına saydırmasıdır. Dayanağı 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesidir.
Kaç çocuk için doğum borçlanması yapılabilir?
Yürürlükteki metne göre üç defaya mahsus olmak üzere yapılabilir. 6552 sayılı Kanun’un 11.09.2014’te yürürlüğe giren değişikliğinden önce bu sınır iki doğumdu.
Her doğum için ne kadar süre borçlanılabilir?
Doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla, talep edilen süreler borçlanılabilir. Üç doğumun tamamı borçlanıldığında toplam altı yıla kadar süre gündeme gelebilir.
Doğumdan önce sigortalı olmam şart mı?
Yargıtay’ın istikrarlı uygulamasına göre evet. Borçlanma imkânı sigortalı kadına tanındığından, bu haktan yararlanabilmek için doğumdan önce sigortalılık tescilinin yapılmış olması aranır.
Stajım vardı, bu sigortalılık sayılır mı?
Doğum borçlanması bakımından sayılmamaktadır. Staj döneminde yalnızca kısa vadeli sigorta kolları primi ödendiğinden, bu kayıt doğum borçlanmasına dayanak yapılabilecek bir tescil olarak kabul edilmemektedir.
Yurt dışında çalıştım, sigortalılık başlangıcım ne olur?
Türkiye’nin taraf olduğu ikili sosyal güvenlik sözleşmeleri belirleyicidir. Örneğin Türkiye ile Federal Almanya arasındaki sözleşmenin 29/4. maddesi gereği, Türk sigortasına girişten önce Alman rant sigortasına giriş varsa bu tarih Türk sigortasına giriş kabul edilir.
Bağ-Kur’lu veya memur kadınlar doğum borçlanması yapabilir mi?
Yürürlükteki metin 4/1-(a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadınları kapsar; yani hizmet akdiyle çalışanların yanında Bağ-Kur ve memur statüsündekiler de hak sahibidir. Bu genişleme 6552 sayılı Kanun ile getirilmiştir.
Çocuğumun yaşaması şart mı?
Kanun metni çocuğun yaşamasını açıkça şart olarak saymaktadır.
Doğum borçlanması ne kadar tutar?
Prim, talep tarihinde geçerli prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında kişinin kendisinin seçeceği günlük kazancın %32’si üzerinden hesaplanır. Tutar, seçilen kazanca ve borçlanılan gün sayısına göre değişir.
Borcu ödemek için ne kadar sürem var?
Borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay. Bu süre içinde ödenmeyen borçlanma için yeni başvuru şartı aranır; primi ödenmeyen süreler hizmetten sayılmaz.
Borçlanma emeklilik tarihimi öne çeker mi?
Çekebilir. Prim gün sayısını artırmasının yanında, sigortalılık başlangıcından önceki süreler borçlanıldığında başlangıç tarihi borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Kademeli emeklilik açısından bu, çoğu zaman en değerli sonuçtur.
Borçlanma yaptığım dönemde çalışıyor olsam ne olur?
Borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmamak gerekir. Çakışan dönemler için yapılan borçlanma Kurum tarafından iptal edilebilir.
Kapanmamış ticaret sicil kaydım borçlanmamı iptal ettirir mi?
Tek başına iptal sebebi sayılmaması gerekir. Vergi mükellefiyeti sona ermiş ve fiilen kendi nam ve hesabına çalışıldığına dair başka delil yoksa, salt sicilde duran kaydın çalışmanın sürdüğüne kanıt olamayacağı kabul edilmiştir.
Evlat edindiğim veya baktığım çocuk için borçlanma yapabilir miyim?
Borçlanma hakkı doğum yapan sigortalı kadına tanınmıştır. Fiilen annelik yapmış olmak veya nüfusta anne olarak görünmek, doğum yapmış olma şartının yerine geçmemektedir.
Kurum talebimi reddederse ne yapabilirim?
Kurum işleminin iptali istemiyle iş mahkemesinde dava açabilirsiniz. Davada sigortalılık başlangıcı, çakışma iddiaları ve doğum tarihleri esas tartışma konularını oluşturur.
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 4 – Sigortalı sayılanlar
- 5510 sayılı Kanun m. 41 – Sigortalıların borçlanabileceği süreler
- 5510 sayılı Kanun m. 82 – Prime esas kazanç alt ve üst sınırları
- 5510 sayılı Kanun m. 83 – Günlük kazanç sınırları
- 6552 sayılı Kanun m. 43 – 5510 sayılı Kanun m. 41/1-(a)’da yapılan değişiklik (yürürlük 11.09.2014)
- 6111 sayılı Kanun m. 30 ve 6353 sayılı Kanun m. 37 – m. 41’de yapılan diğer değişiklikler
- 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun
- Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Hakkında Sözleşme m. 29/4
- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği – Borçlanma işlemleri
- 5510 sayılı Kanun m. 28 – Yaşlılık aylığına hak kazanma şartları
- 506 sayılı Kanun geçici m. 81 – Kademeli geçiş hükümleri
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 4 – Kurum işlemlerine karşı dava
İlgili yazılarımız: askerlik borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, ev hanımlarına emeklilik, SGK hizmet dökümü, doğum izni hesaplama, doğum parası.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Borçlanma tutarları ve emeklilik şartları kişinin sigortalılık geçmişine göre değişir; başvuru öncesinde hizmet dökümü üzerinden hesap yapılması gerekir.