Hizmet Birleştirme ve Son Yedi Yıl Kuralı (2829 Sayılı Kanun)

- Farklı sosyal güvenlik kurumlarında geçen hizmetlerin birleştirilmesi, tek bir kurumdaki süresi aylığa yetmeyen kişilerin emekli olabilmesi için getirilmiştir.
- Temel düzenleme 2829 sayılı Kanun’dur; bu Kanun 01.10.2008’de yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, bu tarihten önce sigortalı olanlar bakımından 5510 sayılı Kanun’un geçici hükümleri aracılığıyla uygulanmaya devam etmektedir.
- 2829 sayılı Kanun m. 8’e göre aylığı, son yedi yıllık fiilî hizmet süresi içinde fiilî hizmeti fazla olan kurum kendi mevzuatına göre bağlar.
- Süreler eşitse, eşit sürelerden sonuncusunun tabi olduğu kurum aylık bağlar.
- 01.10.2008’den sonra ilk defa sigortalı olanlar için ölçüt değişmiştir: 5510 sayılı Kanun m. 53 uyarınca en fazla sigortalılığın geçtiği statü esas alınır; son yedi yıl kuralı uygulanmaz.
- Bu ayrım tek başına emekli aylığının statüsünü ve miktarını belirlediğinden, ilk sigortalılık tarihi dosyanın en kritik verisidir.
- Yargıtay uygulamasına göre, tek bir kurumdaki hizmetiyle aylığa hak kazanan sigortalı hizmet birleştirmesine zorlanamaz.
- Bunun gerekçesi, birleştirmenin hizmetlerin zayi olmasını önlemek için getirilmiş olması ve aleyhe sonuç doğurmak için kullanılamamasıdır.
- Buna karşılık son yedi yıl kuralının kendisi, sonucu ağır olsa bile uygulanır; kuralın Anayasa’ya aykırılığı iddiası mahkemelerce ciddi bulunmamıştır.
- Kural, uzun yıllar bir statüde çalışıp son yıllarda statü değiştirenler bakımından beklenmedik sonuçlar doğurabilir.
- İsteğe bağlı sigortalılık süreleri de birleştirme değerlendirmesinde dikkate alınabilmektedir.
- Birleştirme için hizmetlerin en az 1080 gün olması gibi 2829 sayılı Kanun’daki asgari süre koşulları ayrıca gözetilir.
- Kurum işlemine karşı iş mahkemesinde “Kurum işleminin iptali ve tespit” davası açılır.
- Dava kazanıldığında geçmişe dönük fark aylık talebi ayrıca ve açıkça ileri sürülmelidir.
- Hâkim, talep edilmeyen faize hükmedemez; dilekçede faiz açıkça istenmelidir.
Türkiye’de çalışma hayatı çoğu kişi için tek bir statüde geçmez. Bir dönem sigortalı işçi, bir dönem esnaf, bir dönem memur olarak çalışmak sıradan bir hikâyedir. Emeklilik anında ise bu parçalı geçmişin tek bir aylığa dönüşmesi gerekir. İşte bu dönüştürme işlemine hizmet birleştirmesi denir.
Sorun, birleştirmenin yalnızca gün toplamı olmamasından çıkar. Hangi kurumun mevzuatına göre aylık bağlanacağı ayrı bir kurala bağlıdır ve bu kural, aynı gün sayısına sahip iki kişiye çok farklı aylıklar bağlanmasına yol açabilir. Aşağıda bu kuralı, istisnasını ve 2008 sonrası için değişen ölçütü inceliyoruz.
Kanunî dayanak
2829 sayılı Kanun m. 8: “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”
5510 sayılı Kanun m. 53 (son fıkra): “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk defa sigortalı sayılanlardan 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınır.”
5510 sayılı Kanun m. 53 (çakışma): “Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.”
İki rejimin farkı, aynı çalışma geçmişine sahip iki kişinin farklı statülerden emekli olmasına yol açabilir:
| Ölçüt | 01.10.2008 öncesi ilk sigortalılık | 01.10.2008 sonrası ilk sigortalılık |
|---|---|---|
| Uygulanan kural | 2829 sayılı Kanun m. 8 | 5510 sayılı Kanun m. 53 |
| Aylığı bağlayacak kurum | Son yedi yılda fiilî hizmeti fazla olan | En fazla sigortalılığın geçtiği statü |
| Bakılan dönem | Son yedi yıl | Tüm çalışma hayatı |
| Eşitlik hâli | Sonuncu kurum | Son sigortalılık hâli |
| Malullük ve ölüm | Kendi kuralları | Son sigortalılık hâli |
| Statü değişikliğinin etkisi | Çok yüksek | Sınırlı |
| Tek kurumla emeklilik | Zorlanamaz | Zorlanamaz |
| Aylık miktarına etkisi | Belirleyici | Belirleyici |
| Uyuşmazlık sıklığı | Yüksek | Daha düşük |
Kritik nokta: Son yedi yıl kuralı, çalışma hayatının tamamına değil yalnızca son dilimine bakar. Yirmi yıl memur olarak çalışıp emeklilikten hemen önceki yıllarda sigortalı işçi ya da esnaf olan bir kişinin aylığı, o son yedi yıldaki ağırlığa göre bağlanır. Kural sert olmakla birlikte açıktır; sonucu değiştirebilecek tek gerçek argüman, kişinin tek bir kurumdaki hizmetiyle zaten aylığa hak kazanıyor olmasıdır. Bu nedenle dosyanın ilk işi, birleştirme yapılmadan hangi statüde emeklilik şartlarının sağlandığını ayrı ayrı hesaplamaktır.
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İlk sigortalılık tarihinizi belirleyin. 01.10.2008 öncesi mi sonrası mı olduğuna göre uygulanacak kural değişir.
- Hizmet dökümünü statü statü ayırın. 4/1-(a), 4/1-(b) ve 4/1-(c) sürelerini gün bazında ayrı listeleyin.
- Son yedi yılı ayrıca hesaplayın. Tahsis talebinden geriye doğru yedi yıl içindeki fiilî hizmet günlerini statüye göre karşılaştırın.
- Tek kurumla emeklilik ihtimalini test edin. Sadece 4/1-(a) veya sadece 4/1-(b) süreleriyle yaş, sigortalılık süresi ve prim gün şartlarını sağlıyor musunuz, ayrı ayrı hesaplayın.
- İki senaryonun aylık tutarını karşılaştırın. Birleştirmeli ve birleştirmesiz aylık arasındaki fark, hangi yolun izleneceğini belirler.
- Talebinizi tahsis dilekçesinde açıkça belirtin. Birleştirme yapılmaksızın belirli bir statüden aylık istiyorsanız bunu yazılı olarak bildirin.
- Çakışan dönemleri temizletin. Aynı anda iki statüde görünen süreler, 5510 m. 53’teki öncelik kurallarına göre tek statüye indirilir.
- İsteğe bağlı sigortalılık sürelerini gözden geçirin. Bu süreler değerlendirmeye girdiğinde son yedi yıldaki denge değişebilir.
- Asgari süre koşullarını kontrol edin. 2829 sayılı Kanun, birleştirilecek hizmetler bakımından asgari süre koşulları öngörmektedir.
- Ret kararına karşı süresinde dava açın. Kurum işleminin iptali ve tespit istemiyle iş mahkemesine başvurulur.
- Fark aylık talebini dilekçeye yazın. Statü değişirse geçmişe dönük fark doğar; bu talep açıkça ileri sürülmezse hüküm altına alınamaz.
- Faizi ayrıca isteyin. Hâkim talep edilmeyen faize hükmedemez; dilekçede faiz istemi ve başlangıç tarihi açıkça belirtilmelidir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 23.02.2023 T., 2023/1661 E., 2023/1625 K.
Tek kurumdaki hizmetiyle aylığa hak kazanan sigortalı birleştirmeye zorlanamaz. Davacıya 4/1-(b) kapsamında aylık bağlanmış, davacı ise 4/1-(a) süreleriyle emekliliğe hak kazandığını ve aylığın bu statüden hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştü. Kurum, 2829 sayılı Kanun m. 8’i göstererek son yedi yılda Bağ-Kur çalışmasının fazla olduğunu savunmuştu. Bölge adliye mahkemesi kurumun amacından hareket etmiştir: “2829 sayılı Hizmet Birleştirme Kanunu’nun hizmetlerin zayi olmasını önlemek amacıyla getirildiği, hizmet birleştirilmesiyle hiçbir kurumdaki hizmeti aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalılara aylık bağlanmasının amaçlandığını, bir tek sosyal güvenlik kuruluşundaki hizmetleri aylık bağlanmasına yeterli olan sigortalıların ise hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı kabul edilmiş” denilerek, davacıya müstakilen 506 sayılı Kanun’a tabi hizmetleri üzerinden aylık bağlanması ve iki aylık arasındaki farkın ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Daire, bu kararı usul ve kanuna uygun bularak oy birliğiyle onamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 22.01.2024 T., 2023/13476 E., 2024/395 K.
Birleştirmesiz aylık kabul edilse bile fark aylık ayrıca hesaplanmalı, faiz talep edilmemişse hükmedilemez. Kurum, davacıya 4/1-(a) ve 4/1-(b) hizmetleri birleştirilerek 9.614 gün üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlamış; davacı ise yalnızca 6.854 günlük 4/1-(a) hizmetleriyle 506 sayılı Kanun’a göre aylık istemişti. Daire, esas yönünden mahkemeyi doğrulamıştır: “Mahkemece, davacıya 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun’un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılık süreleri dikkate alınarak ve 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaksızın, 6854 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanun’un Geçici 81 /B maddesi kapsamında … yaşlılık aylığı bağlanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.” Buna karşılık iki eksiklik saptanmıştır: iki aylık arasında fark bulunup bulunmadığının “Kurum nezdinde bir araştırma yapmak suretiyle sonuç alınamaması halinde ise denetime elverişli rapor tanzim edilerek” belirlenmemesi ve dava dilekçesinde faiz istenmediği hâlde faize hükmedilerek HMK m. 26’nın ihlal edilmesi. Karar oy birliğiyle bozulmuştur. Yani ilkeyi kazanmak yetmiyor; farkın hesabı ve talep sonucu da doğru kurulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 12.03.2024 T., 2024/1472 E., 2024/2565 K.
Son yedi yıl kuralı, sonucu ağır olsa da uygulanır. Sağlık Bakanlığı bünyesinde yaklaşık on dokuz yıl tabip ve uzman tabip olarak Emekli Sandığı kapsamında çalışan davacı, memuriyetten ayrıldıktan sonra kısa süre Bağ-Kur, ardından 4/1-(a) kapsamında çalışmıştı. Tahsis talebinden önceki son yedi yıllık primlerinin tamamı 4/1-(a) statüsünde yattığı için Kurum aylığı bu statüden bağlamış; davacı ise emekli aylığının benzer kıdemdeki meslektaşına göre çok düşük kaldığını, “son yedi yıllık” ibaresinin Anayasa’nın 2, 10 ve 60. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek dava açmıştı. Bölge adliye mahkemesi, 2829 sayılı Kanun’un yürürlükten kalkmasıyla birlikte “en uzun çalışılan statüde değil, son yedi yıllık süredeki fiili hizmet süresinin fazla olduğu Kurum mevzuatına göre aylık bağlanacağının düzenlendiği”ni belirtmiş ve hem Kurum işleminde hem Anayasa’ya aykırılık değerlendirmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varmıştı. Daire bu kararı oy birliğiyle onamıştır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 12.11.2024 T., 2024/3338 E., 2024/10864 K.
Kural iki yönlü işler: son yedi yıldaki ağırlık Bağ-Kur’daysa aylık oradan bağlanır. Toplam 5.523 günü bulunan davacıya Kurum, son yedi yılda en fazla hizmetin 4/1-(a) kapsamında geçtiği gerekçesiyle 4/1-(a) şartlarını uygulamış ve talebi reddetmişti. Bölge adliye mahkemesi ise 2829 sayılı Kanun m. 8’i hatırlatarak, “son yedi yıllık fiili hizmet süresi içerisinde 2926 sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun’un 4/1-b.4) kapsamındaki sigortalılığının fazla olması nedeniyle davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanabilecek olması” ve tahsis talebinde 60 yaşında olması karşısında davanın kabulüne karar vermişti. Daire, esas yönünden bu kararı yerinde görmüş; yalnızca hüküm fıkrasındaki “kısmi” nitelemesinin infazda tereddüt yaratacağı gerekçesiyle bu ibarenin çıkarılmasına karar vermiştir. Karar oy birliğiyle düzeltilerek onanmıştır.
Dört karar birlikte okunduğunda, hizmet birleştirmesi dosyalarının iki ayrı hesapla kurulduğu görülür: statü hesabı ve tutar hesabı.
Birinci halka – kural sert ama net. Mart 2024 tarihli karar, son yedi yıl kuralının uygulanmasında takdir alanı bulunmadığını gösterir. On dokuz yıllık memuriyet, son yedi yıldaki 4/1-(a) ağırlığını değiştirmemektedir. Kuralın adaletsizliği yönündeki itiraz, Anayasa’ya aykırılık iddiası düzeyinde de karşılık bulmamıştır. Dosyayı bu argüman üzerine kurmak, kaybetmenin en hızlı yoludur.
İkinci halka – tek gerçek kaçış yolu. Şubat 2023 tarihli karar, kuralın istisnasını verir: birleştirme, hizmetlerin zayi olmasını önlemek için getirilmiştir; sigortalıyı daha kötü bir sonuca zorlamak için değil. Tek bir kurumdaki hizmetiyle emekliliğe hak kazanan kişi birleştirmeye zorlanamaz. Bu nedenle dosyanın ilk hesabı, her statü için ayrı ayrı yapılan emeklilik testi olmalıdır.
Üçüncü halka – kural her iki yöne de işler. Kasım 2024 tarihli karar, aynı kuralın sigortalı lehine de sonuç verebileceğini gösterir. Son yedi yıldaki ağırlık Bağ-Kur’daysa, 1479 sayılı Kanun’un daha erişilebilir şartları devreye girebilir. Kurum bu değerlendirmede hata yapabildiğinden, son yedi yılın gün gün hesaplanması savunmanın kendi işidir.
Dördüncü halka – isteğe bağlı süreler dengeyi bozabilir. Aynı dosyada tartışıldığı gibi, isteğe bağlı sigortalılıkta geçen süreler son yedi yıl hesabında sonucu değiştirebilir. Bu sürelerin hangi statüde değerlendirileceği, dosyanın kaderini belirleyecek kadar önemlidir.
Beşinci halka – ilkeyi kazanmak yetmez. Ocak 2024 tarihli karar, en sık yapılan usul hatasını gösterir. Mahkeme, birleştirmesiz aylık talebini haklı bulmuş; ancak iki aylık arasındaki farkın gerçekten var olup olmadığı araştırılmadığı ve talep edilmeyen faize hükmedildiği için karar bozulmuştur. Fark aylık istemi, tutarın nasıl hesaplanacağı gösterilerek kurulmalıdır.
Altıncı halka – faiz talebi unutulmamalıdır. HMK m. 26 gereği hâkim talep sonucuyla bağlıdır ve istenmeyen faize hükmedemez. Sosyal güvenlik dosyalarında geçmişe dönük fark aylıklar uzun dönemleri kapsadığından, faiz kalemi çoğu zaman asıl alacakla yarışacak büyüklüktedir.
Yedinci halka – 2008 çizgisi. 01.10.2008’den sonra ilk defa sigortalı olanlar bakımından ölçüt “son yedi yıl” değil, “en fazla sigortalılığın geçtiği statü”dür. Bu, uzun vadede kuralın sertliğini azaltacaktır; ancak bugün emekli olan kuşağın büyük bölümü hâlâ eski rejime tabidir. Dosyada ilk sorulacak soru, ilk sigortalılık tarihidir.
Sekizinci halka – planlama emeklilikten önce yapılır. Son yedi yıl kuralı, ileriye dönük planlamaya en açık kurallardan biridir. Emekliliğe yaklaşan bir kişi için hangi statüde çalışmaya devam edileceği, bağlanacak aylığın statüsünü doğrudan belirler. Bu hesap, tahsis talebinden sonra değil önce yapılmalıdır; talepten sonra yapılabilecek tek şey dava açmaktır. SGK ve Bağ-Kur arasındaki farklar yazımız bu karşılaştırma için başlangıç noktası olabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden yanlış? | Doğrusu |
|---|---|---|
| En uzun çalışılan statüden emekli olunacağını sanmak | 2829 m. 8 son yedi yıla bakar | Son yedi yılı gün bazında hesaplayın |
| 2008 öncesi ve sonrası ayrımını atlamak | 5510 m. 53 farklı bir ölçüt getirir | Önce ilk sigortalılık tarihini belirleyin |
| Birleştirmenin zorunlu olduğunu kabul etmek | Tek kurumla hak kazanan zorlanamaz | Her statü için ayrı emeklilik testi yapın |
| Sadece gün sayısına bakmak | Aylığı bağlayan kurum tutarı da belirler | İki senaryonun aylık tutarını karşılaştırın |
| İsteğe bağlı süreleri hesaba katmamak | Bu süreler son yedi yıl dengesini değiştirebilir | İsteğe bağlı dönemleri ayrıca değerlendirin |
| Anayasa’ya aykırılık argümanına güvenmek | Bu iddia mahkemelerce ciddi bulunmamıştır | Savunmayı somut hesap üzerine kurun |
| Fark aylık talebini dilekçeye yazmamak | Talep edilmeyen alacağa hükmedilemez | Fark aylık istemini açıkça belirtin |
| Faiz istemini unutmak | HMK m. 26 gereği hâkim talep dışına çıkamaz | Faizi ve başlangıç tarihini yazın |
| Çakışan sigortalılık kayıtlarını düzeltmemek | Statü hesabını doğrudan bozar | 5510 m. 53 öncelik kurallarına göre düzelttirin |
Hizmet birleştirme nedir?
Farklı sosyal güvenlik kurumlarında (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) geçen hizmet sürelerinin, emeklilik hakkı doğması için tek bir toplamda değerlendirilmesidir. Amaç, hiçbir kurumdaki süresi tek başına yeterli olmayan kişilerin hizmetlerinin zayi olmasını önlemektir.
Aylığı hangi kurum bağlar?
01.10.2008’den önce ilk defa sigortalı olanlar bakımından 2829 sayılı Kanun m. 8 uygulanır: son yedi yıllık fiilî hizmet süresi içinde fiilî hizmeti fazla olan kurum, kendi mevzuatına göre aylık bağlar. Süreler eşitse, eşit sürelerden sonuncusunun tabi olduğu kurum bağlar.
2008’den sonra sigortalı olanlar için kural aynı mı?
Hayır. 5510 sayılı Kanun m. 53’ün son fıkrasına göre, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı sayılanlarda “en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali” esas alınır; son yedi yıl ölçütü uygulanmaz.
Son yedi yıl neye göre hesaplanır?
Tahsis talebinden geriye doğru yedi yıllık dönemdeki fiilî hizmet süreleri statü statü karşılaştırılır. Bu dönemdeki gün sayısı hangi statüde fazlaysa aylık o kurumun mevzuatına göre bağlanır.
Hizmet birleştirmesine zorlanabilir miyim?
Yargıtay uygulamasına göre hayır. Tek bir sosyal güvenlik kuruluşundaki hizmetleri aylık bağlanmasına yeterli olan sigortalıların hizmet birleştirmesine zorlanamayacağı kabul edilmektedir.
Neden birleştirme bazen aleyhime oluyor?
Çünkü birleştirme yalnızca gün toplamı değil, aylığı bağlayacak kurumu da değiştirir. Farklı kurumların aylık bağlama oranları ve hesaplama yöntemleri farklı olduğundan, gün sayısı artsa bile aylık tutarı düşebilir.
Son yedi yıl kuralı adaletsiz değil mi?
Kural, uzun süre bir statüde çalışıp sona doğru statü değiştirenler bakımından sert sonuçlar doğurabilmektedir. Ancak kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu yönündeki iddia yargılamalarda ciddi bulunmamış ve kural uygulanmaya devam edilmiştir.
İsteğe bağlı sigortalılık süreleri sayılır mı?
İsteğe bağlı sigortalılıkta geçen süreler değerlendirmeye dâhil edilebilmekte ve son yedi yıl hesabında sonucu etkileyebilmektedir. Bu sürelerin hangi statüde sayılacağı ayrıca incelenmelidir.
Aynı anda iki statüde sigortalı görünüyorsam ne olur?
5510 m. 53 çakışma kurallarını belirler. (a) ve (b) ile (c) statülerinin çakışması hâlinde önce (c); (a) ve (b) statülerinin çakışması hâlinde ise (a) kapsamında sigortalı sayılırsınız.
Birleştirme için asgari süre şartı var mı?
2829 sayılı Kanun, birleştirilecek hizmetler bakımından asgari süre koşulları öngörmektedir. Bu nedenle çok kısa süreli hizmetlerin birleştirmeye dâhil edilip edilmeyeceği ayrıca değerlendirilir.
Kurum işlemine nasıl itiraz ederim?
Önce Kuruma yazılı itiraz edilebilir; sonuç alınamazsa iş mahkemesinde Kurum işleminin iptali ve tespit davası açılır. Dava dilekçesinde hangi statüden aylık istendiği açıkça belirtilmelidir.
Davayı kazanırsam geçmiş aylık farklarını alabilir miyim?
Alabilirsiniz, ancak bu talebin dava dilekçesinde açıkça ileri sürülmesi gerekir. Ayrıca bağlanmış aylık ile bağlanması gereken aylık arasında gerçekten fark bulunup bulunmadığının hesaplanması aranmaktadır.
Faizi ayrıca istemem gerekir mi?
Evet. HMK m. 26 uyarınca hâkim tarafların talep sonucuyla bağlıdır ve talep edilmeyen faize hükmedemez. Faiz istemi ve başlangıç tarihi dilekçede açıkça yazılmalıdır.
Emekli olmadan önce ne yapabilirim?
Son yedi yıl kuralı ileriye dönük planlamaya açıktır. Emekliliğe yaklaşırken hangi statüde çalışmaya devam edileceği bağlanacak aylığın statüsünü belirlediğinden, hesabın tahsis talebinden önce yapılması gerekir.
Borçlanmalar bu hesabı etkiler mi?
Borçlanılan süreler ilgili statüde sigortalılık süresi olarak değerlendirildiğinden gün sayısını ve bazı hâllerde sigortalılık başlangıcını etkiler. Askerlik, doğum ve yurt dışı borçlanmalarının hangi statüye sayılacağı ayrıca kontrol edilmelidir.
- 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun m. 2 – Kapsam
- 2829 sayılı Kanun m. 4 – Hizmetlerin birleştirilmesi
- 2829 sayılı Kanun m. 8 – Aylığı bağlayacak kurum ve son yedi yıl kuralı
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 4 – Sigortalı sayılanlar
- 5510 sayılı Kanun m. 41 – Borçlanılabilecek süreler
- 5510 sayılı Kanun m. 51 – İsteğe bağlı sigortalılık
- 5510 sayılı Kanun m. 53 – Sigortalılık hâllerinin birleşmesi ve çakışması
- 5510 sayılı Kanun geçici m. 1 ve geçici m. 4 – Devredilen kurumlara ilişkin geçiş hükümleri
- 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu geçici m. 81 – Kademeli geçiş
- 1479 sayılı Kanun m. 35 – Bağ-Kur yaşlılık aylığı şartları
- 2926 sayılı Kanun – Tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 26 – Taleple bağlılık ilkesi
İlgili yazılarımız: SGK ve Bağ-Kur arasındaki farklar, SGK hizmet dökümü, doğum borçlanması, askerlik borçlanması, yurt dışı hizmet borçlanması, emeklilik nedeniyle kıdem tazminatı.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukukî görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Emeklilik statüsü ve aylık tutarı kişinin hizmet dökümüne göre değişir; karar vermeden önce gün bazlı hesap yapılması gerekir.