Kişisel Verilerin Kaydedilmesi Suçu (TCK 135): Kişisel Veri Nedir, Fotoğraf ve Ses Kaydı Hangi Suçu Oluşturur?

- TCK m.135/1’e göre hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır.
- Kişisel veri siyasi, felsefi veya dini görüş, ırki köken, ahlaki eğilim, cinsel yaşam, sağlık durumu veya sendikal bağlantıya ilişkinse ceza yarı oranında artırılır.
- Suç kamu görevlisi tarafından görev yetkisi kötüye kullanılarak veya meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza ayrıca yarı oranında artırılır.
- TCK m.139’a göre bu suç şikâyete bağlı değildir; resen soruşturulur.
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK m.135 ila 140 hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
- Madde gerekçesine göre gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi kişisel veridir; bilginin bilgisayarda veya kâğıt üzerinde kaydedilmesi arasında fark yoktur.
- Ceza Genel Kuruluna göre gizli olmayan ve herkes tarafından bilinen kişisel veriler de korunur.
- Kişinin rızasıyla yapılan kayıt suç oluşturmaz; kanunla açıkça verilmiş bir yetki yoksa kayıt hukuka uygun sayılmaz.
- Yargıtay failin hukuka aykırı hareket ettiğini bildiğinin veya bilebilecek durumda olduğunun ayrıca tespit edilmesini aramaktadır.
- Kendisine karşı suç işlendiğini ispatlamak için karşı tarafla yaptığı konuşmayı gizlice kaydedip yalnızca savcılığa sunan kişinin hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği kabul edilerek beraati onanmıştır.
- Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesinin gizlice kaydedilmesi TCK 135 değil, TCK 134 kapsamında özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur.
- Eşinin evdeki sesini gizlice kaydeden sanık yönünden de evliliğin sınırsız gözetleme hakkı vermediği belirtilerek TCK 134 uygulanmalıdır.
- Birlikte yaşadığı kişinin çıplak fotoğraflarını rızası dışında çeken sanık hakkında TCK 135 ve 136’dan beraat yerine TCK 134 tartışılmalıdır.
- Bir kişinin fotoğrafını rızası olmadan internet sitesine koymak TCK 136’daki yayma suçunu oluşturabilir; aynı fiil hakaret de oluşturuyorsa daha ağır cezalı suçtan ceza verilir.
- Dava asliye ceza mahkemesinde görülür.
Telefon rehberindeki bilgiler, bir kişinin adresi, sağlık durumu, dini görüşü veya fotoğrafı kişisel veridir. Bu bilgilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesi TCK 135’te, başkasına verilmesi veya yayılması TCK 136’da suç olarak düzenlenmiştir. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu da bu alandaki suçlar için Türk Ceza Kanununa yollama yapar.
Uygulamada en çok karıştırılan konu, gizlice çekilen fotoğraf veya alınan ses kaydının hangi suçu oluşturduğudur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, özel hayata ilişkin görüntü ve seslerin kaydedilmesini TCK 134 kapsamında değerlendirmektedir. Bu ayrım şikâyet şartı ve ceza miktarı bakımından önemli sonuçlar doğurur. Aşağıda Ceza Genel Kurulu ve 12. Ceza Dairesi kararları üzerinden bu sınırlar ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Kişisel verinin hukuka aykırı kaydı | TCK m.135/1 | Bir yıl–üç yıl hapis |
| Hassas nitelikteki veriler | TCK m.135/2 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Kişisel veri kavramı | YCGK 17.06.2014 | Herkesçe bilinen veriler de korunur |
| Fotoğrafı arkadaşlık sitesine koyma | YCGK 17.06.2014 | TCK 136 yayma; hakaretle fikri içtima |
| Delil amacıyla gizli ses kaydı | Y12CD 04.11.2013 | Hukuka aykırılık bilinci yok, beraat onandı |
| Rızasız çekilen çıplak fotoğraflar | Y12CD 23.03.2022 | TCK 135 değil 134, beraat bozuldu |
| Eşin evdeki sesini gizlice kaydetme | Y12CD 13.10.2014 | TCK 135 değil 134, mahkûmiyet bozuldu |
| Şikâyet | TCK m.139 | TCK 135 ve 136 şikâyete bağlı değil |
| Hukuka uygunluk | TCK m.24, m.26 | Kanun hükmü veya rıza gerekir |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Hangi bilgilerinizin kaydedildiğini, nerede ve kim tarafından tutulduğunu somut olarak belirleyin.
- Kaydın ekran görüntüsü, belge veya cihaz üzerinden tespit edilmesini sağlayın; delilleri kendiniz silmeyin.
- Kaydedilen bilginin sağlık, dini görüş, etnik köken veya cinsel yaşam gibi hassas nitelikte olup olmadığını belirtin.
- Kaydın bir kurum çalışanı tarafından görev veya meslek imkânı kullanılarak yapılıp yapılmadığını araştırın.
- Bilgilerin başkalarına verilip verilmediğini veya internette yayılıp yayılmadığını ayrıca tespit edin; bu durum TCK 136 kapsamındadır.
- Kayıt fotoğraf veya ses gibi özel hayata ilişkin bir içerikse şikâyet süresini dikkate alarak TCK 134 yönünden de başvurun.
- Kayda rıza verip vermediğinizi ve verdiyseniz kapsamını belgeleriyle ortaya koyun.
- Veri sorumlusu bir şirket veya kurumsa Kişisel Verileri Koruma Kurulu nezdindeki başvuru yollarını da değerlendirin.
- İnternetteki içeriklerin kaldırılması için erişimin engellenmesi başvurusunu ayrıca yapın.
- Kovuşturma aşamasında davaya katılma talebinizi bildirin.
- Mahkeme suç vasfını değiştirirse sanığa ek savunma hakkı verilip verilmediğini takip edin.
- Maddi ve manevi zararlarınız için hukuk mahkemesinde tazminat yolunu değerlendirin.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.06.2014 T., 2012/1510 E., 2014/331 K.
TCK 135 ve 136’daki düzenlemeler yalnızca sır niteliğindeki verileri değil, gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi korur; bir gazete çalışanının fotoğrafını rızası olmadan arkadaşlık sitesine koymak kişisel verileri yayma suçunu oluşturur. Yerel bir gazetenin genel yayın yönetmeni olan sanık, gazetede köşe yazısı yazan katılanın köşesinde kullanılmak üzere çekilen fotoğrafını, 14.10.2006 tarihinde bir rumuz kullanarak ve kimlik, adres ve telefon bilgisi vermeden, katılanın 24-29 yaş arasında erkek arkadaş aradığı bilgisiyle bir arkadaşlık sitesine koymuştur. Ertesi gün bir yakınının görmesiyle durumu öğrenen katılana sanık özür mesajı göndermiş ve üyelik iki gün sonra silinmiştir. Mahkeme sanığı özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkûm etmiş, 12. Ceza Dairesi eylemin TCK 136 kapsamında olduğunu belirterek hükmü bozmuş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise eylemin basın yoluyla hakaret olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Genel Kurul, madde gerekçesindeki “Gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi, kişisel veri olarak kabul edilmelidir” açıklamasına dikkat çekmiş, öğretiye de atıfla “Gizli olmayan ve herkes tarafından bilinen kişisel veriler de hukuka aykırı eylemlere karşı korunmalıdır” demiştir. Kayıt bakımından “Yazılı hukuk kuralları tarafından açıkça verilmiş bir yetki olmadığı sürece, kişisel verilerin kaydedilmesinde hukuka uygunluktan bahsedilemeyecek ve bu fiil suç teşkil edecektir” tespitini yapmıştır. Somut olayda “her türlü kişisel verinin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması ve ele geçirilmesi fiillerinin kanunun 136. maddesindeki suçu oluşturduğu kabul edilmelidir” sonucuna varmış; eylemin aynı zamanda alenen hakaret de oluşturduğunu, fikri içtima kuralı gereği daha ağır cezalı TCK 136’dan ceza verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Karşı oy kullanan üyeler, kanunda kişisel veri tanımının bulunmamasının kanunilik ilkesi bakımından sorun oluşturduğunu ve eylemin hakaret olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. İtiraz reddedilmiş; ön sorunda ikinci müzakerede oybirliği, esas yönünden ilk müzakerede oyçokluğu sağlanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 04.11.2013 T., 2012/21774 E., 2013/24492 K.
Kendisine karşı suç işlendiği iddiasını ispatlamak ve kaybolabilecek delili korumak amacıyla karşı tarafla konuşmasını gizlice kaydedip yalnızca Cumhuriyet başsavcılığına sunan sanık, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığından kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan beraat etmelidir. Sanık, katılanın babasına ait iş yerinde bir süre işçi olarak çalışmış, ayrıldıktan sonra kıdem tazminatı davası açmıştır. Ardından katılanın kendisi hakkında kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattığını öğrenmiş; teminat olarak verdiği imzalı boş senedin doldurulduğu iddiasını delillendirmek için kardeşiyle birlikte katılanın iş yerine gitmiştir. Senedin nasıl ve hangi amaçla verildiğine dair sorularına katılanın verdiği cevapları ve zaman zaman üçüncü bir kişinin de katıldığı konuşmaları, ses kaydı açık cep telefonuyla gizlice kaydetmiştir. Sanık, bu kayıttan oluşturduğu CD’yi katılan hakkındaki şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada başsavcılığa teslim etmiş, başsavcılık da kaydı dikkate alarak katılan hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan dava açmıştır. Daire, konuşmanın tarafı olan kişinin gizli kaydının koşulları varsa TCK 133 veya 134 kapsamında değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Somut olayda ise CD’nin üçüncü kişilerle paylaşıldığı veya çoğaltıldığı iddiası bulunmadığını tespit ederek, sanığın “katılanın kendisine karşı suç işlemekte olduğuna dair iddiasını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiği kabul edilemeyeceğinden” beraat kararını yerinde bulmuştur. Beraat hükmü 04.11.2013 tarihinde isteme uygun olarak oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 23.03.2022 T., 2019/14037 E., 2022/2232 K.
Birlikte yaşadığı kişinin çıplak ve yarı çıplak fotoğraflarını rızası dışında çeken sanığın eylemi, fotoğraflar fiziksel mahremiyete ilişkin olduğundan TCK 135 ve 136’daki suçları değil, TCK 134’teki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. İddiaya göre sanık, gayriresmî birliktelik yaşadığı mağdurun bilgisi dışında çıplak fotoğraflarını çekmiş, ilişki sona erdikten sonra bu fotoğrafları ifşa edeceğini belirten mesajlarla birlikte mağdura göndermiştir. Fotoğrafların mağdurun annesine veya başkalarına ifşa edildiğine ilişkin bir anlatım bulunmamaktadır. Mahkeme sanığın kişisel verilerin kaydedilmesi ve verileri hukuka aykırı olarak verme suçlarından beraatine karar vermiştir. Daire, Ceza Genel Kurulunun 2014 tarihli kararına atıfla “herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda “kişisel veri” olarak kabul edilmektedir” tespitini yapmıştır. Buna karşın “kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesi, yasal anlamda, TCK’nın 135/1 ve aynı Kanunun 136/1. madde ve fıkraları kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemez” diyerek eylemin TCK 134/1 kapsamında olduğunu belirtmiş; sanığa ek savunma hakkı verilip uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Kişisel verilere ilişkin beraat hükümleri 23.03.2022 tarihinde isteme uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 13.10.2014 T., 2014/4964 E., 2014/19495 K.
Fiilen ayrı yaşadığı eşinin yatak odasına ses kaydı açık telefon bırakarak konuşmalarını gizlice kaydeden sanığın eylemi kişisel verilerin kaydedilmesi değil, özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur. Sanık, resmî nikâhlı eşi olan katılanla geçimsizlik nedeniyle uzun süredir fiilen ayrı yaşarken eşinin sadakatinden kuşkulanmış ve ses kayıt fonksiyonu açık cep telefonunu katılanın oturduğu evin yatak odasına gizlice yerleştirmiştir. Daha sonra kaydı dinleyerek duyduğu seslerin cinsel ilişki sırasında çıkarıldığı düşüncesine kapılmış ve katılana tehdit mesajları göndermiştir. Mahkeme sanığı tehdit ve TCK 135/2 uyarınca kişisel verilerin kaydedilmesi suçlarından mahkûm etmiştir. Daire, tehdit suçundan kurulan mahkûmiyeti onamış; kişisel veri suçu yönünden ise “kişiye bağlı ve onun kişisel gelişimiyle ilgili olan özel hayatın gizliliği hakkının, evlilikle tamamen ortadan kalkmayacağı ve evli olmanın eşlere hiçbir sınır olmaksızın birbirlerini sürekli gözetleme ve denetleme hakkı vermeyeceği” belirtilerek eylemin TCK 134/1’in ikinci cümlesindeki suçu oluşturduğunu, suç vasfında yanılgıya düşüldüğünü kabul etmiştir. Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan kurulan hüküm 13.10.2014 tarihinde isteme aykırı olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Ceza Genel Kurulunun 2014 tarihli kararı, kişisel veri kavramını geniş yorumlamış ve gizli olmayan bilgilerin de korunduğunu kabul etmiştir. 12. Ceza Dairesinin önceki bazı kararlarında yer alan “herkesçe bilinen bilgi kişisel veri değildir” yaklaşımı bu nedenle bugün aynı şekilde uygulanmamaktadır; Daire 2022 tarihli kararında Genel Kurulun görüşünü açıkça benimsemiştir. Buna karşın kaydın hukuka aykırı olduğunun bilinmesi şartı korunmaktadır: 2013 tarihli kararda, kendisine karşı işlenen suçun delilini korumak için kayıt alan ve bunu yalnızca başsavcılığa sunan kişinin bu bilinçle hareket etmediği kabul edilmiştir. Kavramın ayrıntıları için kişisel veri nedir yazımıza bakılabilir.
Buna karşılık fotoğraf ve ses kayıtları bakımından Yargıtay’ın ayrımı nettir: Kişinin özel hayatına ilişkin görüntü veya seslerin kaydedilmesi özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur. 2022 tarihli karara konu dosyada bozmadan sonra sanık bu suçtan mahkûm edilmiş ve hüküm 12. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli, 2022/8839 E., 2023/5503 K. sayılı kararıyla onanmıştır. Eşler arasındaki gizli kayıtlar da evliliğin sınırsız bir gözetleme hakkı vermediği ilkesiyle bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Kişisel verilerin başkalarıyla paylaşılması veya internette yayılması ise verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu kapsamındadır. İş yerlerinde çalışanların izlenmesi ve kayıt altına alınması gibi durumlar için iş yerinde çalışan izleme ve kişisel veri, veri sorumlusuna ve Kurula başvuru için KVKK veri ihlali başvurusu yazılarımız incelenebilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Her gizli fotoğrafı TCK 135 saymak | Özel hayat görüntüsü TCK 134 kapsamındadır | Görüntünün niteliğine göre nitelendirme yapın |
| TCK 134’te şikâyet süresini kaçırmak | Özel hayatın gizliliğini ihlal şikâyete bağlıdır | Öğrenmeden itibaren altı ay içinde başvurun |
| Herkesçe bilinen bilgiyi korumasız sanmak | CGK bu verileri de korumaktadır | Bilginin kişiyle ilişkisini ortaya koyun |
| Kayıt ile yaymayı karıştırmak | Paylaşma ve yayma TCK 136 kapsamındadır | Her fiili ayrı ayrı belirtin |
| Rıza iddiasını belgesiz bırakmak | Rıza hukuka uygunluk nedenidir | Rızanın varlığını ve kapsamını ispatlayın |
| Hassas veri niteliğini belirtmemek | Ceza yarı oranında artırılabilir | Sağlık, din, etnik köken bilgisini vurgulayın |
| Meslek kolaylığını araştırmamak | TCK 137 artırımı gözden kaçar | Failin görev ve mesleğini tespit edin |
| Evliliği gizli kayıt için gerekçe saymak | Evlilik sınırsız gözetleme hakkı vermez | Eşin özel alanına saygı gösterin |
| Suç vasfı değişince ek savunmayı izlememek | Hüküm usulden bozulabilir | CMK 226 uygulamasını takip edin |
Kişisel verilerin kaydedilmesi suçu nedir?
TCK m.135’te düzenlenen, gerçek kişiye ilişkin bilgilerin hukuka aykırı olarak kaydedilmesidir. Bilginin kâğıt üzerinde veya bilgisayar ortamında kaydedilmesi arasında fark yoktur.
Cezası nedir?
Temel halde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Veri hassas nitelikteyse veya suç kamu görevlisi ya da meslek kolaylığından yararlanan kişi tarafından işlenirse ceza ayrıca yarı oranında artırılır.
Kişisel veri nedir?
Madde gerekçesine göre gerçek kişiyle ilgili her türlü bilgi kişisel veridir. Ad, adres, telefon numarası, kimlik numarası, sağlık bilgisi, dini görüş ve fotoğraf bu kapsamdadır.
Herkesin bildiği bilgiler de kişisel veri midir?
Evet. Ceza Genel Kurulu, gizli olmayan ve herkes tarafından bilinen kişisel verilerin de hukuka aykırı eylemlere karşı korunması gerektiğini kabul etmiştir.
Suç şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.139’a göre kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları şikâyete bağlı değildir.
Birinin gizlice fotoğrafını çekmek hangi suçtur?
12. Ceza Dairesine göre kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsünün bilgisi dışında kaydedilmesi TCK 135 değil, TCK 134/1’in ikinci cümlesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçudur.
Eşimin konuşmalarını gizlice kaydetmek suç mu?
12. Ceza Dairesi, evliliğin eşlere birbirlerini sınırsız gözetleme ve denetleme hakkı vermediğini belirterek eşin evdeki sesini gizlice kaydetmeyi özel hayatın gizliliğini ihlal suçu olarak değerlendirmiştir.
Fotoğrafı internete koymak hangi suçtur?
Ceza Genel Kurulu, bir kişinin fotoğrafını rızası olmadan arkadaşlık sitesine koymayı TCK 136’daki kişisel verileri yayma suçu olarak kabul etmiştir. Özel hayata ilişkin görüntülerin ifşası ise TCK 134/2 kapsamında değerlendirilir.
Rızayla kaydedilen bilgiler suç oluşturur mu?
Madde gerekçesine göre kişinin rızasıyla kendisiyle ilgili bilgilerin kayda alınması suç oluşturmaz. Rızanın fiilden önce veya en geç fiil sırasında bulunması gerekir.
Kurumların bilgilerimi kaydetmesi suç mu?
Kanunla verilen görev gereği yapılan kayıtlar hukuka uygundur. Ceza Genel Kuruluna göre yazılı hukuk kuralları tarafından açıkça verilmiş bir yetki yoksa kayıt hukuka uygun sayılmaz.
Hangi veriler cezayı artırır?
TCK m.135/2’ye göre siyasi, felsefi veya dini görüş, ırki köken, ahlaki eğilim, cinsel yaşam, sağlık durumu ve sendikal bağlantıya ilişkin veriler cezanın yarı oranında artırılmasına yol açar.
Aynı fiil hakaret de oluşturursa ne olur?
Ceza Genel Kurulu, fotoğrafın arkadaşlık sitesine konulması eyleminin hem kişisel verileri yayma hem de alenen hakaret suçunu oluşturduğunu, fikri içtima kuralı gereği en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verileceğini belirtmiştir.
KVKK’daki suçlar nerede düzenlenmiştir?
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 17. maddesine göre kişisel verilere ilişkin suçlar bakımından TCK m.135 ila 140 hükümleri uygulanır.
Delil için gizlice ses kaydı almak suç mu?
Somut olaya bağlıdır. 12. Ceza Dairesi, kendisine karşı suç işlendiğini ispatlamak ve kaybolabilecek delili korumak amacıyla konuşmayı kaydedip yalnızca başsavcılığa sunan ve kaydı başkalarıyla paylaşmayan sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediğini kabul ederek beraatini onamıştır.
Hangi mahkeme görevlidir?
Ceza sınırları dikkate alındığında dava kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.135 — Kişisel verilerin kaydedilmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.136 — Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.134 — Özel hayatın gizliliğini ihlal
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.137 — Nitelikli haller
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.139 — Şikâyet
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.133 — Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.26 — Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.44 — Fikri içtima
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.226 — Hukuki nitelendirmenin değişmesi
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20 — Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.17 — Suçlar
- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.8 — Özel ve aile hayatına saygı hakkı
İlgili yazılarımız: Özel hayatın gizliliğini ihlal · Verileri hukuka aykırı verme · Kişisel veri nedir · İş yerinde çalışan izleme · KVKK veri ihlali başvurusu
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.