Çalışma İzni Başvurusu ve İptali: Ret Sebepleri, İdari İtiraz ve Yargı Yolu

Kısaca
- Yabancıların Türkiye’de çalışması 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu ile düzenlenmiştir. Bu Kanun, 28.07.2016 tarihinde 4817 sayılı Kanun’u yürürlükten kaldırmıştır.
- Başvurunun reddi sebepleri m.9’da on bent hâlinde sayılmıştır: uluslararası işgücü politikasına uygunsuzluk, sahte veya yanıltıcı bilgi ve belge, yabancı istihdam gerekçesinin yetersizliği, Türk vatandaşlarına hasredilmiş meslekler, nitelik ve uzmanlık eksikliği, Bakanlıkça belirlenen değerlendirme kriterlerinin karşılanmaması ve kamu düzeni gerekçeleri.
- İptal sebepleri m.15’te ayrıca düzenlenmiştir. Bunların bir kısmı kişinin kendi davranışından bağımsızdır: izin tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’ye gelmemek, pasaport süresinin uzatılmaması, çalışmanın herhangi bir nedenle sona ermesi.
- Uzun süre yurt dışında kalmak da iptal sebebidir: süreli izinlerde aralıksız altı ay, bağımsız ve süresiz izinlerde aralıksız bir yıl. Sağlık sebepleri ve zorunlu kamu hizmeti gibi mücbir sebepler istisnadır.
- Ret ve iptal kararlarına karşı önce Bakanlığa idari itiraz edilir. Süre, tebliğden itibaren otuz gündür ve itirazın reddi hâlinde idari yargı yoluna başvurulabilir.
- Kararlar, yabancı çalıştıran işverene veya bağımsız/süresiz çalışma izni ya da Turkuaz Kart sahibi yabancıya Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.
- Danıştay, kamu düzeni ve millî güvenlik gerekçeli işlemlerde yeterli ve ciddi bilgilerin ortaya konulmasını aramaktadır; soyut nitelendirme yeterli değildir.
- Anayasa Mahkemesi’nin ölçütüne göre kamu makamlarından yüksek bir ispat standardı beklenemez; ancak soyut şekilde tehlike oluşturduğunu ileri sürmeleri de yeterli değildir ve yargı denetiminin sırf şeklî bir inceleme olması kabul edilemez.
- İdarenin takdir yetkisi vardır ancak sınırsız değildir; iptal kararı ancak kanunda öngörülen bir sebebe dayanabilir ve bu sebep dosyada somutlaşmalıdır.
- Çalışma izni işvereni bağlar: izin belirli işveren, işyeri ve iş için verildiğinden, iş ilişkisi sona erdiğinde izin de geçerliliğini yitirir.
Çalışma izni, yabancı için Türkiye’de kalmanın da ekonomik olarak var olmanın da anahtarıdır. Buna karşılık izin süreci, işverenin başvurusuyla başlayan ve büyük ölçüde idarenin takdirine bağlı ilerleyen bir süreçtir; ret veya iptal kararlarının gerekçesi çoğu zaman tek cümleyle bildirilir.
Bu nedenle uyuşmazlığın seyrini iki şey belirler: doğru mercie doğru sürede başvurulması ve idarenin dayandığı sebebin somut olarak sorgulanması. Aşağıda ret ve iptal sebeplerini, otuz günlük zorunlu idari itiraz aşamasını ve özellikle istihbari bilgiye dayalı işlemlerin yargısal denetimini Danıştay kararlarıyla ele alıyoruz.
Başvurunun reddi
6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu m.9: “Bu Kanunun 7 nci maddesine göre yapılan değerlendirme neticesinde; a) Uluslararası işgücü politikasına uygun olmayan, b) Sahte veya yanıltıcı bilgi ve belgelerle yapılan, c) Yabancı istihdam edilmesine ilişkin gerekçesi yeterli görülmeyen, ç) Diğer kanunlarda Türk vatandaşlarına hasredilen iş ve meslekler için yapılan, d) Gerekli nitelik ve uzmanlığı taşımadığı anlaşılan yabancılara ilişkin olan, e) Bakanlıkça belirlenen değerlendirme kriterlerini karşılamayan, f) 6458 sayılı Kanunun 7 nci, 15 inci ve 54 üncü maddeleri kapsamında olduğu İçişleri Bakanlığınca bildirilen yabancılara ilişkin olan, g) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye’de çalışmasında sakınca görülen yabancılara ilişkin olan, ğ) Dışişleri Bakanlığının uygun görüşü olması durumu hariç, Türkiye Cumhuriyetinin tanımadığı veya diplomatik ilişkisinin bulunmadığı ülke vatandaşları için yapılan, h) Kanuni süresi içinde yapılmayan veya eksiklikleri tamamlanmayan, başvurular reddedilir.”
Uygulamada en sık kullanılan bentler (c) ve (e)’dir: yabancı istihdam gerekçesinin yeterli görülmemesi ve Bakanlıkça belirlenen değerlendirme kriterlerinin karşılanmaması. Bu kriterler işverenin sermayesi, cirosu, ihracatı, çalıştırdığı Türk vatandaşı sayısı ve yabancıya ödenecek ücretin niteliğe uygunluğu gibi ölçütleri kapsar.
Bu ölçütlerin idareye geniş bir takdir alanı tanıdığı açıktır. Ancak takdir yetkisi denetim dışı değildir: yargı, işverenin ulusal ekonomiye ve istihdama katkısına ilişkin tespitlerin dosyada gerçekten bulunup bulunmadığını incelemekte, ödenecek ücretin niteliğe uygunluğu gibi somut verileri değerlendirmektedir.
Çalışma izninin iptali
m.15: “(1) Çalışma izni ve çalışma izni muafiyeti, sürenin sona ermesi veya Bakanlıkça iptal edilmesiyle geçerliliğini kaybeder. (2) Yabancının veya işverenin talebi dışında çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti, yabancının; a) Çalışma izni veya çalışma izni muafiyetinin geçerlilik tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’ye gelmemesi, b) … pasaportunun veya pasaport yerine geçen belgesinin geçerlilik süresinin uzatılmaması, c) Bu Kanunda belirtilen hükümlere aykırı olarak çalıştığının tespiti, ç) Çalışmasının herhangi bir nedenle sona ermesi, d) Çalışma izni başvurusunun sahte veya yanıltıcı bilgi ve belgelerle yapıldığının sonradan tespiti, … f) 6458 sayılı Kanunun 7 nci, 15 inci ve 54 üncü maddeleri kapsamında olduğunun İçişleri Bakanlığınca bildirilmesi, g) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından Türkiye’de çalışmasında sakınca olduğunun ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca bildirilmesi, ğ) … mücbir sebepler dışında süreli çalışma izinlerinde aralıksız olarak altı aydan, bağımsız ve süresiz çalışma izinlerinde ise aralıksız olarak bir yıldan uzun süre Türkiye dışında kalması … durumlarında iptal edilir.”
| İptal sebebi | Kritik nokta |
|---|---|
| Altı ay içinde Türkiye’ye gelmeme | Süre iznin geçerlilik tarihinden başlar |
| Pasaport süresinin uzatılmaması | İçişleri veya Dışişleri Bakanlığının uygun görüşü istisnadır |
| Çalışmanın herhangi bir nedenle sona ermesi | İstifa, fesih veya işten çıkarma fark etmez; izin geçerliliğini yitirir |
| Sahte veya yanıltıcı beyanın sonradan tespiti | Başvuru evrakının doğruluğu sürekli bir yükümlülüktür |
| Yurt dışında uzun süre kalma | Süreli izinde 6 ay, bağımsız/süresiz izinde 1 yıl; mücbir sebep istisnadır |
| Kamu düzeni bildirimi | Bildirimin somut bilgilere dayanması aranır |
Uygulamada en çok mağduriyet doğuran bent (ç)’dir: iş ilişkisi hangi sebeple sona ererse ersin çalışma izni de sona erer. Bu nedenle işten ayrılan yabancının yeni işvereniyle birlikte yeni bir başvuru yapması gerekir; mevcut izin kendiliğinden yeni işverene taşınmaz.
İtiraz ve dava: sıra önemlidir
m.21: “(1) Çalışma izni veya çalışma izni muafiyeti başvurusunun reddi ve düzenlenen belgelerin iptali kararları, yabancı çalıştıran işverene veya bağımsız çalışma izni, süresiz çalışma izni ya da Turkuaz Kart sahibi yabancıya … Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. (2) Bakanlığın bu Kanun kapsamında verdiği kararlara karşı ilgililer tarafından tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Bakanlığa itiraz edilebilir. İtirazın reddedilmesi hâlinde idari yargı yoluna başvurulabilir.”
Bu hükmün iki pratik sonucu vardır. Birincisi, itiraz süresi otuz gündür ve tebliğ tarihinden işler. İkincisi, kanun metni idari yargı yolunu itirazın reddi şartına bağlamıştır; bu nedenle doğrudan dava açmak yerine önce Bakanlığa itiraz etmek güvenli yoldur.
Tebligatın muhatabı da dikkat gerektirir: bağımlı çalışma izinlerinde karar işverene tebliğ edilir. Yabancının karardan haberi çoğu zaman işveren üzerinden olur; bu nedenle işveren ile yabancı arasında bilgilendirme akışının kurulması, otuz günlük sürenin kaçırılmaması bakımından önemlidir.
İstihbari bilgiye dayalı işlemlerin denetimi
Ret ve iptal kararlarının önemli bir bölümü, İçişleri Bakanlığı veya istihbarat birimlerinden gelen olumsuz bildirimlere dayanır. Bu tür işlemlerde yargısal denetimin ölçütünü Anayasa Mahkemesi belirlemiştir ve Danıştay bu ölçütü çalışma izni uyuşmazlıklarına da uygulamaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin 16.12.2020 tarihli, B. No: 2018/6143 sayılı kararından: “Millî güvenliğin korunması için yürütülen istihbarat faaliyetlerinde elde edilen bilgi ve belgelerin gizliliğinin korunmasının önemi tartışmasızdır. Bu nedenle bir yabancının … kamu makamlarından kişiyle ilgili ceza yargılaması yürütülmesi veya mahkûmiyet kararı bulunması yahut elde edilen gizli nitelikte tüm bilgi ve belgeleri yargı mercilerine sunmaları gibi yüksek bir ispat standardı yükümlülüğü beklenemez. Ancak kamu makamlarının soyut şekilde kişinin millî güvenlik bakımından tehlike oluşturduğunu ileri sürmeleri de yeterli değildir. Kamu makamlarının mutlaka somut olayın koşulları içinde kişinin millî güvenliği tehlikeye atacak nitelikteki faaliyetlerde bulunduğuna dair yeterli ve ciddi bilgileri yargı mercilerine sunması gerekir.”
Aynı kararda, derece mahkemelerinin denetiminin “sırf şeklî bir inceleme” olması hâlinde anayasal hak ve özgürlüklerin fiilen korunduğundan söz edilemeyeceği; yargı makamlarının ileri sürülen sebepleri inceleyip beyanların neden kabul veya reddedildiğine dair gerekçelerini kararlarında göstermeleri gerektiği vurgulanmıştır.
İdari işlemin sebep unsuru
Danıştay’ın bu alandaki yaklaşımı, idare hukukunun temel bir ilkesine dayanır: sebepsiz idari işlem olamaz. Sebep unsuru, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumdur ve idarenin tüm işlemleri kamu yararını gerçekleştirmeye yönelen bir sebebe dayanmak zorundadır.
Bunun usuli sonucu şudur: hakkında işlem tesis edilen kişinin hukuka aykırılık iddialarını etkili biçimde ileri sürebilmesi ve yargı denetiminin yapılabilmesi için idarenin, işlemin maddi ve hukuki sebeplerini açıkça ortaya koyması gerekir. Gerekçesi bildirilmeyen ya da soyut bir nitelendirmeyle yetinen kararlar bu denetimi karşılamaz.
Ne yapmalı?
- Kararın tebliğ tarihini belgeleyin; otuz günlük itiraz süresi bu tarihten işler.
- Doğrudan dava açmak yerine önce Bakanlığa itiraz edin; kanun idari yargı yolunu itirazın reddine bağlamıştır.
- İtiraz dilekçesinde kararın hangi bende dayandığını sorun; gerekçe bildirilmemişse bunu ayrıca ileri sürün.
- İşveren iseniz kararın size tebliğ edildiğini ve süreyi işlettiğini unutmayın; yabancıyı derhâl bilgilendirin.
- Ret gerekçesi ekonomik kriterlere dayanıyorsa şirketin cirosunu, ihracatını, çalışan sayısını ve mali tablolarını dosyaya sunun.
- Yabancının niteliğini belgeleyin: diploma, denklik, sertifika, iş deneyimi ve mesleki yeterlilik belgeleri.
- Ödenecek ücretin görevin niteliğine uygunluğunu gösterin; ücret düzeyi değerlendirme kriterlerinin bir parçasıdır.
- Kamu düzeni veya millî güvenlik gerekçesine karşı, hakkınızda ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmadığını, eğitim ve çalışma geçmişinizi belgeleyerek ortaya koyun.
- İşleme dayanak yazının içeriğinin dosyaya getirtilmesini mahkemeden ara kararla talep edin; şeklî denetimle yetinilmemesi gerektiğini belirtin.
- İptal işlemi sınır dışı veya giriş yasağı kararına dayandırılıyorsa, gerçekten böyle bir karar bulunup bulunmadığını sorgulayın.
- İşten ayrıldıysanız yeni işvereninizle birlikte yeni başvuru yapın; mevcut izin devredilemez.
- Yurt dışında uzun süre kalacaksanız süreli izinlerde altı aylık, bağımsız ve süresiz izinlerde bir yıllık sınırı takvime alın; mücbir sebep varsa belgeleyin.
Yargı kararlarından
Danıştay 10. Dairesi, E. 2017/3116, K. 2022/3433, 22.06.2022
İstihbari bilgi notu, destekleyici somut veri olmadan çalışma izninin iptaline yeterli değildir. Türkiye’de yasal olarak ikamet eden ve bir üniversiteden yüksek şeref öğrencisi olarak mezun olan Rusya uyruklu davacıya bir yıllık çalışma izni verilmiş; ardından gelen istihbari yazı üzerine izin iptal edilmişti. Daire, önce idare hukukunun temel ilkesini hatırlatmıştır: “Sebep unsuru, idari işlemin yapılmasını gerektiren, idareyi işlem tesis etmeye sevk eden maddi veya hukuki durumlardır. İdare hukukunda sebepsiz idari işlem olamaz.” Ardından Anayasa Mahkemesi’nin 16.12.2020 tarihli kararındaki ölçütü aktarmış ve somut olayı değerlendirmiştir: bilgi notunda yer alan iddiaların “bu istihbari bilgi dışında destekleyici herhangi bir somut bilgi ve belgenin dosyaya sunulamadığı, davacının Türkiye’de öğrenim gördüğü üniversitede yüksek şeref öğrencisi olarak eğitimini tamamladığı, davacıya yönelik ceza soruşturması veya kovuşturması olduğuna ilişkin de dava dosyası içerisinde herhangi bir bilgi ve belgenin yer almadığı” gözetildiğinde, iptal işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davanın reddi yolundaki karar oy çokluğuyla bozulmuştur.
Danıştay 10. Dairesi, E. 2016/13905, K. 2021/1357, 24.03.2021
Sınır dışı veya giriş yasağı kararı yokken çalışma izni bu gerekçeyle iptal edilemez. Uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılan davacının çalışma izni, Göç İdaresinin talebi üzerine iptal edilmişti. İdare mahkemesi, dava konusu edilen belgenin yalnızca başvurunun geri çekilmiş sayıldığının bildirilmesine ilişkin bir tebliğ-tebellüğ belgesi olduğunu, kesin ve yürütülebilir nitelik taşımadığını; “davacı hakkında sınır dışı etme veya yurda giriş yasağı konulmasına ilişkin herhangi bir karar bulunmadığı görüldüğünden, anılan Kanun hükmüne aykırı olarak tesis edilen davacının çalışma izninin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle işlemi iptal etmiştir. Daire, kararı usul ve hukuka uygun bularak davalı idarenin temyiz istemini reddetmiş ve iptal kararını onamıştır.
Danıştay 10. Dairesi, E. 2019/10332, K. 2022/3164, 08.06.2022
Ekonomik kriterlere dayalı ret kararı da yargı denetimine tabidir. Almanya vatandaşı davacının bir limited şirkette genel müdür olarak çalışma izni başvurusu, iş piyasasındaki durum gerekçe gösterilerek reddedilmiş; itirazı da reddedilmişti. Davacı, işlem tarihinde Türkiye’de on dört yıldır yasal olarak ikamet ettiğini, Türk vatandaşıyla evli olduğunu ve süresiz çalışma izni şartlarını sağladığını ileri sürmüştü. İdare mahkemesi işlemleri iptal etmiş; Daire, temyize konu kararı usul ve hukuka uygun bularak davalı idarenin temyiz istemini reddetmiş ve iptal kararını 08.06.2022 tarihinde oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy, şirketin sermayesinin düşük ve ticari faaliyetinin sınırlı olduğu, başvuru tarihi itibarıyla işyerinde Türk vatandaşı çalışmadığı gerekçesiyle işlemin hukuka uygun olduğu görüşünü savunmuştur.
Danıştay 10. Dairesi, E. 2016/15355, K. 2021/1353, 24.03.2021
Ücret düzeyi ve şirketin gelişimi lehe değerlendirilebilir. Çalışma izni başvurusu reddedilen davacı hakkında idare mahkemesi, ödenecek ücretin ilgili dönemde geçerli brüt asgari ücretin bir buçuk katından fazla olduğunu da gözeterek idarenin itirazını yerinde bulmamış ve işlemi iptal etmiştir. Davalı idare temyizinde, yabancının eğitim düzeyinin değerlendirme kriterleri arasında bulunduğunu, şirketin büyümesine ilişkin beklentilerin yabancı çalışmaya başlamadan önce ileri sürülemeyeceğini ve münhasıran vatandaşlara tanınan çalışma hakkının yabancıya tanınmasını gerektiren özel bir neden bulunmadığını savunmuştur. Daire, temyize konu kararı usul ve hukuka uygun bularak temyiz istemini reddetmiş ve iptal kararını onamıştır.
Bu kararlar, çalışma izni uyuşmazlıklarının idarenin takdir yetkisiyle yargısal denetim arasındaki dengede çözüldüğünü gösterir. Kanun, hem ret hem iptal bakımından idareye geniş bir alan tanımakta; uluslararası işgücü politikası, değerlendirme kriterleri ve kamu düzeni gibi esnek ölçütlere yer vermektedir. Ancak bu esneklik, işlemin sebep unsurunun denetimden muaf olduğu anlamına gelmemektedir. Kararların ortak paydası şudur: idarenin dayandığı sebep dosyada somutlaşmalıdır. Ekonomik gerekçelerde şirketin cirosu, istihdamı ve ödenecek ücret gibi veriler; kamu düzeni gerekçelerinde ise istihbari bilginin ötesinde destekleyici bilgi ve belgeler aranmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin ölçütü bu noktada belirleyicidir: kamu makamlarından gizli bilgi ve belgelerin tümünü sunmaları beklenemez, fakat soyut bir tehlike iddiası da yeterli değildir; ayrıca derece mahkemelerinin denetiminin şeklî bir incelemeyle sınırlı kalmaması gerekir. Bir diğer ortak nokta, idarenin dayandığı hukuki sebebin gerçekten var olup olmadığının araştırılmasıdır — hakkında sınır dışı veya giriş yasağı kararı bulunmayan bir yabancının izninin bu gerekçeyle iptali, kanun hükmüne aykırı bulunmaktadır. Dolayısıyla itiraz ve dava dilekçesinin ağırlığını hukuki argümandan çok, idarenin gerekçesini çürüten somut belgeler oluşturmalıdır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Doğrudan dava açmak | İdari itiraz aşaması atlanmış olur | Önce Bakanlığa itiraz, sonra idari yargı |
| Otuz günlük itiraz süresini kaçırmak | İtiraz süre yönünden reddedilir | Tebliğ tarihini kaydedip süreyi izlemek |
| İşverenle bilgi akışını kurmamak | Karar işverene tebliğ edilir, yabancı geç haberdar olur | Tebligat sürecini birlikte takip etmek |
| Ret gerekçesini sorgulamamak | Hangi bende dayanıldığı bilinmeden savunma yapılır | Gerekçeyi ve dayanak bendi açıkça sormak |
| Ekonomik verileri sunmamak | Değerlendirme kriterleri karşılanmamış sayılır | Ciro, istihdam ve mali tabloları dosyaya koymak |
| Kamu düzeni gerekçesine soyut yanıt vermek | İddia çürütülemez | Adli sicil, eğitim ve çalışma geçmişini belgelemek |
| Dayanak yazının içeriğini istememek | Denetim şeklî kalır | Ara kararla içeriğin getirtilmesini talep etmek |
| İşten ayrılınca iznin devam ettiğini sanmak | m.15/2-ç uyarınca izin iptal edilir | Yeni işverenle yeni başvuru yapmak |
| Yurt dışında kalış süresini izlememek | Altı ay veya bir yıl sınırı aşılır, izin iptal edilir | Süreyi takip etmek, mücbir sebebi belgelemek |
Çalışma izni başvurusunu kim yapar?
Yurt içinden yapılan bağımlı çalışma izni başvurularını kural olarak işveren yapar. Bağımsız çalışma izni, süresiz çalışma izni ve Turkuaz Kart bakımından ise başvuru yabancı tarafından yapılabilir.
Ret kararına karşı doğrudan dava açabilir miyim?
Kanun, idari yargı yolunu itirazın reddi şartına bağlamıştır. Bu nedenle tebliğden itibaren otuz gün içinde önce Bakanlığa itiraz edilmesi, itiraz reddedilirse dava açılması gerekir.
Karar bana değil işverenime tebliğ edildi, süre nasıl işler?
m.21/1 uyarınca bağımlı çalışma izinlerinde karar işverene tebliğ edilir ve süre bu tebliğ tarihinden işler. Bu nedenle işverenle bilgilendirme akışının kurulması önemlidir.
İşten ayrılırsam çalışma iznim ne olur?
m.15/2-ç uyarınca çalışmanın herhangi bir nedenle sona ermesi iptal sebebidir. İzin yeni işverene kendiliğinden geçmez; yeni bir başvuru gerekir.
Yurt dışında ne kadar kalabilirim?
Sağlık sebepleri veya zorunlu kamu hizmeti gibi mücbir sebepler dışında, süreli çalışma izinlerinde aralıksız altı aydan, bağımsız ve süresiz çalışma izinlerinde ise aralıksız bir yıldan uzun süre Türkiye dışında kalmak iptal sebebidir.
İzni aldım ama Türkiye’ye gelemedim, sorun olur mu?
Evet. m.15/2-a uyarınca çalışma izninin geçerlilik tarihinden itibaren altı ay içinde Türkiye’ye gelmemek iptal sebebidir.
Kamu düzeni gerekçesi ne kadar somut olmalı?
Anayasa Mahkemesi’nin ölçütüne göre kamu makamlarından tüm gizli bilgi ve belgeleri sunmaları beklenemez; ancak soyut şekilde tehlike oluşturulduğunu ileri sürmek de yeterli değildir. Somut olayın koşulları içinde yeterli ve ciddi bilgilerin yargı mercilerine sunulması aranır.
Hakkımda ceza davası yok, yine de ret gelebilir mi?
Ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmaması tek başına belirleyici değildir; ancak yargı denetiminde lehe bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Destekleyici somut veri sunulamayan işlemler hukuka aykırı bulunabilmektedir.
Çalışma izni ikamet izni yerine geçer mi?
Geçerli çalışma izni ve çalışma izni muafiyeti teyit belgesi, mevzuatta öngörülen çerçevede ikamet izni sayılmaktadır. Bu nedenle çalışma izninin iptali, kalış hakkını da doğrudan etkiler.
Şirketimin cirosu düşük, izin alamaz mıyım?
Şirketin ekonomiye ve istihdama katkısı değerlendirme kriterleri arasındadır. Ancak bu değerlendirmenin dosyadaki somut verilere dayanması gerekir; sunacağınız mali tablolar, ihracat ve istihdam verileri belirleyici olabilir.
Ödeyeceğim ücretin bir önemi var mı?
Evet. Yabancıya ödenecek ücretin görevin niteliğine uygun olması değerlendirmede dikkate alınmaktadır. Asgari ücretin belirli katları üzerinden yapılan ödeme, yargı kararlarında lehe bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
Turkuaz Kart nedir?
6735 sayılı Kanun m.11’de düzenlenen, nitelikli yabancılara verilen özel bir izin türüdür. Geçiş süresi içinde talep edilen bilgi ve belgelerin sunulmaması ya da niteliklerin kaybedildiğinin anlaşılması iptal sebebidir.
İzin reddedilirse tekrar başvurabilir miyim?
Yeni başvuru mümkündür; ancak ret gerekçesi giderilmeden yapılan başvuruların aynı sonuçla karşılaşması olağandır. Önce gerekçeyi ortadan kaldıran belgeleri tamamlamak gerekir.
Eski 4817 sayılı Kanun dönemindeki kararlar hâlâ geçerli mi?
4817 sayılı Kanun 28.07.2016’da yürürlükten kalkmıştır. Ancak o dönemde verilen kararların idari işlemin sebep unsuru, takdir yetkisinin denetimi ve istihbari bilgilere dayalı işlemlere ilişkin ortaya koyduğu ölçütler, 6735 sayılı Kanun uygulamasında da yol göstericidir.
İlgili mevzuat
- 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu m.6 (yetki ve yükümlülük), m.7 (başvuru ve değerlendirme), m.8 (ön izin), m.9 (başvurunun reddi), m.10 (izin türleri), m.11 (Turkuaz Kart), m.12 (iznin mahiyeti), m.13 (muafiyet), m.15 (geçerlilik ve iptal), m.16–20 (istisnalar), m.21 (idari itiraz ve yargı yolu), m.22 (bildirim ve sosyal güvenlik yükümlülüğü), m.23 (denetleme)
- Uluslararası İşgücü Kanunu Uygulama Yönetmeliği (değerlendirme kriterleri ve muafiyetler)
- 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.7, m.15, m.27 ve m.54 (çalışma izniyle bağlantılı hükümler)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2 (iptal davası), m.7 (dava açma süresi), m.11 (üst makama başvuru), m.20 (re’sen araştırma)
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu
- Anayasa Mahkemesi’nin 16.12.2020 tarihli, B. No: 2018/6143 sayılı kararı
Bağlantılı yazılarımız: sınır dışı etme kararına itiraz, kaçak yabancı işçi çalıştırma, kaçak çalıştırılan yabancı işçilerin hakları ve göç idaresi tahdit kodları.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Çalışma izni dosyalarında sonucu belirleyen unsurlar tebliğ tarihi, otuz günlük itiraz süresinin kullanılması ve idarenin dayandığı sebebin somut belgelerle çürütülebilmesidir.