Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Hırsızlık (TCK m.142/2-e)

Kısaca
- TCK m.142/2-e, hırsızlığın “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle” işlenmesini nitelikli hâl sayar. Bu bendin uygulanabilmesi için hırsızlığın tüm unsurlarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
- Ayırt edici ölçüt nettir: fail, para ve benzeri taşınır mallarla fiziki temasta bulunmaksızın, bilişim sisteminde bu malları temsil eden verileri yer değiştirerek hâkimiyet alanına almalıdır. “Alma” hareketi fiziksel değil, sanal ortamda gerçekleşir.
- Bu nedenle parayı ATM’den fiziken alan failin eylemi m.142/2-e değil, TCK m.141/1 basit hırsızlıktır.
- TCK m.245 ile sınır: kartın “her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması” şartı, mağdurun kart üzerindeki zilyetliğinin sona ermesini gerektirir. Kart ATM’de takılıyken müdahale edilmişse bu şart gerçekleşmez.
- Dolandırıcılıkla sınır: hırsızlıkta mal zilyedin rızası olmaksızın alınır; dolandırıcılıkta rızayla teslim edilir, ancak bu rıza hileyle sakatlanmıştır. Hile yalnızca hırsızlığı kolaylaştırmak için kullanılmışsa eylem hırsızlıktır.
- Paranın failin hesabına havale edilmiş olması tek başına mahkûmiyete yetmez; hesabını kullandıran kişinin havaleyi yapanlarla irtibatı ispatlanmalıdır.
- Nitelendirme, ceza aralığını ve uzlaştırma imkânını doğrudan değiştirir: TCK m.141/1 uzlaştırma kapsamındadır.
İnternet bankacılığından çekilen para, ATM’de “yardım” bahanesiyle alınan nakit, hesaba gelen şüpheli havale… Bu olayların hepsi halk arasında “hesabımdan para çalındı” diye anlatılır. Hukuken ise bunlar farklı suçlardır ve aralarındaki fark, üç yıla varan ceza farkı ile uzlaştırma imkânının bulunup bulunmaması anlamına gelir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, son yıllarda verdiği kararlarla bu ayrımı oldukça ince biçimde çizmiştir. Bu yazıda, TCK m.142/2-e’nin ne zaman uygulanacağını, hangi hâllerde basit hırsızlığa veya banka kartı suçuna dönüleceğini ve savunmanın hangi noktalara odaklanması gerektiğini bu kararlarla birlikte ele alıyoruz.
Önce temel: hırsızlığın unsurları
TCK m.141/1: “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.”
TCK m.142/2-e: Suçun “bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle” işlenmesi hâlinde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir.
Ceza Genel Kurulunun vurguladığı gibi, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlıkta da hırsızlık suçunun tüm unsurlarının gerçekleşmesi gerekir: zilyedin rızasının bulunmaması, malın yarar sağlamak amacıyla alınması ve taşınır malın bulunduğu yerden alınması. Nitelikli hâl, bu unsurları ortadan kaldırmaz; yalnızca “alma” hareketinin gerçekleşme biçimini değiştirir.
Ayırt edici ölçüt: veri mi, nakit mi?
Bilişim sistemi, TCK m.243’ün gerekçesinde “verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağı veren manyetik sistemler” olarak tanımlanmıştır. Veri ise, 5651 sayılı Kanun’un tanımıyla “bilgisayar tarafından üzerinde işlem yapılabilen her türlü değer”dir.
Ceza Genel Kurulunun ölçütü: Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçlarında fail, “para, hisse senedi, altın vb. ekonomik değer ifade eden taşınır mallarla fiziki temasta bulunmaksızın, bilişim sisteminde bu malları temsil eden ve bir başka yere aktarılması mümkün olan verileri yer değiştirerek, hâkimiyet alanına almak suretiyle” eylemini gerçekleştirir. Diğer bir ifadeyle, suçun temel şeklinde olduğu gibi taşınır malın zilyedin hâkimiyet alanından çıkması gerekir; ancak bu durumda “alma” hareketi fiziksel olarak değil, sanal ortamda gerçekleşir.
| Olay | Nitelendirme | Neden? |
|---|---|---|
| İnternet bankacılığı şifresi öğrenilip paranın failin kontrolündeki başka hesaba aktarılması ve oradan çekilmesi | TCK m.142/2-e | Parayı temsil eden veri sanal ortamda yer değiştirmiş, mal zilyedin hâkimiyet alanından çıkmıştır |
| ATM’de kart takılıyken müdahale edilip çıkan nakdin fiziken alınması | TCK m.141/1 | Para fiziken alınmıştır; veri yer değiştirmesi yoluyla hâkimiyet kurulması söz konusu değildir |
| Yaşlıya “yardım” bahanesiyle kartı alınıp para çekildikten sonra nakdin alınması | TCK m.141/1 | Rıza dışı alma vardır; ancak ne veri yer değiştirmesi ne de kart zilyetliğinin sona ermesi gerçekleşmiştir |
| Kart fiilen ele geçirilip veya elde bulundurulup sahibinin rızası dışında kullanılması | TCK m.245/1 | Kartın ele geçirilmesi/elde bulundurulması şartı gerçekleşmiştir |
| Mağdurun hileyle kandırılıp parayı kendi rızasıyla teslim etmesi | TCK m.157/158 | Rızai teslim vardır; rıza hileyle sakatlanmıştır |
TCK m.245 ile sınır: zilyetlik testi
TCK m.245/1’in ilk unsuru, başkasına ait banka veya kredi kartının “her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması”dır. Ceza Genel Kuruluna göre bu unsurun gerçekleşmesi için failin kart üzerinde fiilî hâkimiyet kurması, yani mağdurun kart üzerindeki zilyetliğinin sona ermesi gerekir.
Bunun pratik sonucu şudur: mağdur kartını kendisi ATM’ye takmış, şifresini kendisi girmiş ve kart mağdurun hâkimiyetinde kalmışsa, faile kart hiçbir zaman geçmemiş demektir; m.245 uygulanamaz. Aynı şekilde, yaşlı bir kişi bankamatikten para çekemeyip yanındaki kişiden yardım isteyerek kartını verse bile, mağdur olay yerinde bulunduğu ve zilyetliği sona ermediği için m.245 oluşmaz.
Dolandırıcılıkla sınır: hilenin işlevi
Hile, her zaman dolandırıcılık anlamına gelmez. Ceza Genel Kurulunun formülü şudur:
- Dolandırıcılıkta kullanılan hile, mağdurun irade ve rızasını elde etmeye yöneliktir; mağdur malı rızasıyla teslim eder, ancak bu rıza hile nedeniyle sakatlanmıştır.
- Hileli davranışlar geçici de olsa rızai bir teslimi doğurmamış, mal failin el çabukluğu veya özel becerisi gibi maddi bir hareketiyle bulunduğu yerden alınmışsa, eylem hırsızlıktır.
- Hırsızlıktan önce kolaylaştırıcı unsur olarak hile kullanılması, TCK m.61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Hesabına para gelen kişi ne olacak?
Bilişim yoluyla yapılan hırsızlıklarda para genellikle üçüncü bir kişinin hesabına aktarılır. Bu kişiler çoğu zaman “hesabımı arkadaşıma kullandırdım” savunmasında bulunur. Ceza Genel Kurulu, bu tür dosyalarda şüpheden sanık yararlanır ilkesini işletmekte; hesabını kullandıran kişinin havale işlemini gerçekleştirenlerle irtibatının somut olarak ortaya konulamadığı hâllerde beraat gerektiğini kabul etmektedir.
Ancak dikkat: Bu, hesabını kullandıran herkesin otomatik olarak beraat edeceği anlamına gelmez. Paranın kaynağını bilme, organizasyona katılma, parayı çekip teslim etme gibi olgular varsa iştirak veya ayrı suçlar (TCK m.282 aklama, m.165 suç eşyasının satın alınması) gündeme gelir. Ayrıca 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra, dolandırıcılık suçlarında iştirakin yalnızca hesap veya kart bilgilerini verme fiiliyle sınırlı kalması hâlinde cezanın yarı oranında indirileceğini öngörmüştür.
Ne yapmalı? Adım adım
- Paranın çıkış yolunu netleştirin. Para bir hesaptan başka bir hesaba elektronik olarak mı aktarıldı, yoksa ATM’den fiziken mi alındı? Bu tek soru, m.142/2-e ile m.141/1 arasındaki ayrımı belirler.
- Kartın kimde olduğunu tespit edin. Kart mağdurun elinde mi kaldı, yoksa faile mi geçti? m.245 için zilyetliğin sona ermesi şarttır.
- Rızanın varlığını sorgulayın. Mağdur parayı kendi eliyle mi verdi, yoksa fark etmeden mi alındı? Rızai teslim yoksa dolandırıcılık oluşmaz.
- Banka kayıtlarını isteyin. İşlem saatleri, IP adresi, cihaz kimliği, ATM kamera görüntüleri ve hesap hareketleri dosyanın omurgasıdır. ATM olaylarında kamera kaydı çoğu zaman belirleyicidir.
- Hesabına para gelen kişi bakımından irtibat delili arayın. HTS kayıtları, ortak IP, ortak adres, önceki iş ilişkileri gibi somut bağlantılar yoksa şüpheden sanık yararlanır.
- Nitelendirme değişirse zamanaşımını hesaplayın. TCK m.141/1’in cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; asli dava zamanaşımı sekiz yıl, kesintili zamanaşımı on iki yıldır. Eski dosyalarda düşme gündeme gelebilir.
- Uzlaştırma imkânını değerlendirin. TCK m.141/1’de düzenlenen hırsızlık, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle yapılan değişiklik sonrasında uzlaştırma kapsamındadır; nitelendirme buraya kaydığında dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
- Etkin pişmanlığı planlayın. TCK m.168, hırsızlık suçlarında zararın giderilmesi hâlinde aşamalara göre farklı oranlarda indirim öngörür.
- Temel cezanın belirlenmesini denetleyin. Hırsızlıktan önce hile kullanılmışsa bu, ayrı bir suç değil, TCK m.61 kapsamında temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınacak bir olgudur.
Yargıtay ne diyor?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/500, K. 2025/485, 19.11.2025
Beş suç arasındaki sınırı tek kararda çizen ölçüt. Emekli maaşını çekmek için ATM’ye gelen yaşlı mağdur, oradaki bir kişiden yardım istemiş; kartını verip şifresini kendisi girmiş, bu sırada gelen sanık işlemin yapıldığı cihazdan parayı almıştır. Ceza Genel Kurulu her ihtimali ayrı ayrı elemiştir: kamera kayıtlarında cebir görüntüsü bulunmadığından yağma; para mağdurun rızası dışında alındığından dolandırıcılık; mağdurun banka kartı üzerindeki zilyetliği sona ermediğinden banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması; para fiziken alındığından bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçları oluşmaz. Karara göre “banka kartından para çekemeyen yaşlı kişilere yardım etme bahanesiyle suça konu parayı fiziken alan failin eylemi, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturmaz”; eylem TCK m.141/1’deki hırsızlıktır. Bu sonuç karşısında sekiz yıllık asli dava zamanaşımının dolduğu tespit edilerek hüküm bozulmuş ve kamu davasının düşmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/152, K. 2022/605, 04.10.2022
Veri yer değiştirmemişse bilişim hırsızlığı yoktur. Mağdur ATM’de kendi kartını takıp şifresini girmiş, sanıktan yardım isteyerek 450 TL çekmiş; ardından sanığın “Kartını tekrar koyalım, bakalım ne kadar kalmış” demesi üzerine kartını yeniden takmıştır. Sanık bu sırada mağdurun rızası dışında 1.000 TL’lik çekim işlemi yapmış, “Bankada 3 TL paran kalmış, bunu sana vermez” diyerek mağduru uzaklaştırmış ve cihazın verdiği parayı almıştır. Ceza Genel Kurulu; kartın sanığın eline hiç geçmemesi nedeniyle m.245’in, “suça konu parayı bilişim sisteminde temsil eden verinin sanal ortamda yer değiştirilmesi suretiyle bu paranın hâkimiyet alanına alınması söz konusu olmadığından” m.142/2-e’nin, paranın rızayla teslim edilmemiş olması nedeniyle de dolandırıcılığın unsurlarının oluşmadığını belirlemiş; eylemin TCK m.141/1’deki hırsızlık olduğunu kabul ederek yerel mahkemenin direnme hükmünü oy çokluğuyla bozmuştur. Karar ayrıca, TCK m.141/1’in uzlaştırma kapsamına alınmış olmasının mahallinde değerlendirilebileceğini belirtmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/349, K. 2020/69, 11.02.2020
Kart ATM’de takılıyken yapılan müdahale, kartın “ele geçirilmesi” sayılmaz. Kredi kartı borcunu yatırmak için ATM’ye gelen katılan, kartını kendisi takıp şifresini girmiş; yardım bahanesiyle yaklaşan sanık, hesapta para puan biriktiğini ve bunları paraya çevirebileceğini söyleyerek ATM’ye müdahale etmiş ve katılanın bilgisi dışında 4.000 TL çekmiştir. Ceza Genel Kurulu, suça konu kredi kartının “katılan tarafından ATM’ye yerleştirilip şifresi girildikten sonra işlemlere başlanması, yapılan işlemler sırasında katılanın kredi kartı üzerindeki fiili hâkimiyetinin diğer bir ifade ile zilyetliğinin devam ediyor bulunması ve kredi kartının sanığın eline hiçbir şekilde geçmemiş olması” nedeniyle TCK m.245’teki “ele geçirme veya elde bulundurma” koşulunun gerçekleşmediğini belirterek eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu yönündeki Özel Daire kararını isabetli bulmuş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını oybirliğiyle reddetmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/401, K. 2023/348, 14.06.2023
Hesabına para gelmiş olmak tek başına mahkûmiyete yetmez. Katılanın internet bankacılığı hesabının şifresi kırılarak toplam 13.750 TL farklı hesaplara havale edilmiş; bu havalelerden 4.480 TL sanığın hesabına geçmiştir. Sanık tüm aşamalarda, iş yeri komşusunun vergi borcu nedeniyle hesabına bloke bulunduğunu söyleyerek kendisinden hesap numarası ve kart istediğini savunmuş; adı geçen kişi de bu savunmayı doğrulamıştır. Ceza Genel Kurulu, şüpheden sanık yararlanır ilkesini ayrıntılı biçimde açıkladıktan sonra; havale işlemini gerçekleştiren IP kullanıcısının sanığı tanımadığını beyan etmesi, ilgili hattın suç tarihinde görüşme kaydının bulunmaması ve sanığın diğer sanıklarla irtibatına dair bir tespit yapılmamış olması karşısında “atılı suçu işlediğine dair, her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter derecede, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının kabulü gerektiği” sonucuna varmıştır. Başsavcılık itirazının kabulüne, onama kararının kaldırılmasına ve hükmün beraat gerektiği gerekçesiyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.
Bu dört karar bir arada okunduğunda, TCK m.142/2-e’nin sanıldığından çok daha dar bir alanı kapsadığı görülür.
Ölçüt tek cümlede: para mı hareket etti, veri mi? 04.10.2022 ve 19.11.2025 tarihli kararlar bunu neredeyse laboratuvar koşullarında gösterir. Her iki olayda da ATM vardır, kart vardır, şifre girilmiştir ve para mağdurun rızası dışında alınmıştır — yani “bilişim sistemi” fiilen sahnededir. Buna rağmen sonuç m.142/2-e değildir, çünkü fail parayı fiziken almıştır. Bilişim hırsızlığında aranan şey sistemin olaya karışması değil, malı temsil eden verinin sanal ortamda yer değiştirmesidir. Bu ayrım, cezayı beş yıldan on yıla kadar hapisten bir yıldan üç yıla kadar hapse indirdiği için savunmanın ilk ve en verimli hattıdır.
İkinci hat: kartın zilyetliği. 11.02.2020 tarihli karar ile 2022 ve 2025 tarihli kararlar aynı testi tekrar eder: TCK m.245 için kartın faile geçmiş olması gerekir. Mağdur kartını kendi eliyle ATM’ye takmış ve elinde tutmaya devam etmişse, “her ne suretle olursa olsun ele geçirme veya elde bulundurma” unsuru gerçekleşmez. Uygulamada bu tür dosyalar sıklıkla m.245’ten açılmakta ve üç yıldan altı yıla kadar hapis istenmektedir; oysa doğru nitelendirme çoğu zaman m.141/1’dir.
Üçüncü hat: rıza. Dolandırıcılık ile hırsızlık arasındaki sınır, mağdurun malı teslim edip etmediğidir. Failin konuşarak dikkat dağıtması, “para puanını paraya çevirelim” demesi ya da yardım teklif etmesi hiledir; ancak bu hile mağdurun parayı teslim etmesini değil, failin parayı fark ettirmeden almasını sağlamıştır. Ceza Genel Kurulunun ifadesiyle, hile burada dolandırıcılığın hareket unsuru değil, hırsızlığı kolaylaştıran bir araçtır ve yalnızca TCK m.61 kapsamında temel cezanın belirlenmesinde etkili olur.
Dördüncü hat: hesabını kullandıran kişi. 14.06.2023 tarihli karar, bilişim hırsızlığı dosyalarının en kalabalık sanık grubuna ilişkindir. Paranın kendi hesabına geçmiş olması, kişiyi kendiliğinden fail yapmaz; havaleyi yapan kişilerle irtibatı somut delillerle gösterilmelidir. Bu kararda HTS kayıtlarının boş olması, IP kullanıcısının sanığı tanımadığını beyan etmesi ve iş yeri komşusunun savunmayı doğrulaması beraat sonucunu doğurmuştur. Savunma açısından buradan çıkan ödev, “bilmiyordum” demekle yetinmeyip irtibatsızlığı belgelemektir.
Son olarak, nitelendirmenin usule etkisi hafife alınmamalıdır. m.142/2-e’den m.141/1’e geçiş yalnızca ceza aralığını değiştirmez; suçu uzlaştırma kapsamına sokar ve eski tarihli dosyalarda sekiz yıllık asli zamanaşımını gündeme getirir. 19.11.2025 tarihli karar tam da bu şekilde, esasa girilmeksizin düşme ile sonuçlanmıştır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| “Olay ATM’de geçti, o hâlde bilişim hırsızlığıdır” varsayımı | Beş yıldan on yıla kadar hapis öngören bentten yargılama yapılır | Belirleyici olan, malı temsil eden verinin sanal ortamda yer değiştirip değiştirmediğidir |
| Kartın kimde kaldığını tespit etmemek | TCK m.245’ten gereksiz mahkûmiyet riski doğar | Mağdurun kart üzerindeki zilyetliğinin sona erip ermediği araştırılmalıdır |
| Her hileyi dolandırıcılık saymak | Yanlış suç tipinden hüküm kurulur | Hile rızai teslimi sağlamamışsa eylem hırsızlıktır; hile TCK m.61’de değerlendirilir |
| ATM kamera kayıtlarını istememek | Cebir, müdahale ve parayı kimin aldığı tespit edilemez | Kamera kayıtları erken aşamada talep edilip dosyaya kazandırılmalıdır |
| Hesabına para gelen kişi için yalnızca “bilmiyordum” savunması yapmak | Şüpheden sanık yararlanır ilkesi işletilemez | HTS kayıtları, IP bilgileri ve irtibatsızlığı gösteren belgeler dosyaya sunulmalıdır |
| Nitelendirme değişince uzlaştırma ve zamanaşımını gözden kaçırmak | Dosyayı bitirebilecek iki imkân kullanılmaz | TCK m.141/1 uzlaştırma kapsamındadır; asli zamanaşımı sekiz yıldır |
Bilişim sistemleriyle hırsızlık ne demektir?
TCK m.142/2-e’de düzenlenen nitelikli hırsızlıktır. Ceza Genel Kuruluna göre fail, para gibi ekonomik değer taşıyan taşınır mallarla fiziki temasta bulunmaksızın, bilişim sisteminde bu malları temsil eden ve başka bir yere aktarılması mümkün olan verileri yer değiştirerek hâkimiyet alanına alır. “Alma” hareketi fiziksel olarak değil, sanal ortamda gerçekleşir.
Cezası nedir?
TCK m.142/2 uyarınca bu nitelikli hâlde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Buna karşılık TCK m.141/1’deki basit hırsızlığın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Nitelendirme bu nedenle belirleyicidir.
İnternet bankacılığından param çekildi; hangi suç oluşur?
Ceza Genel Kurulunun belirttiği üzere, uygulamada bu suç tipine en çok uyan eylem; kişilerin internet bankacılığı şifrelerinin öğrenilip bu şifre kullanılarak hesaptaki paraları temsil eden verilerin failin kontrolündeki başka bir hesaba aktarılması ve paranın oradan çekilmesidir. Bu tür eylemler TCK m.142/2-e kapsamındadır.
ATM’de yardım isteyip param alındı; bu bilişim hırsızlığı mı?
Hayır. Ceza Genel Kurulu, banka kartından para çekemeyen kişilere yardım etme bahanesiyle suça konu parayı fiziken alan failin eyleminin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturmadığını; paranın mağdurun rızası dışında alınmış olması nedeniyle TCK m.141/1’deki hırsızlık suçunun oluştuğunu kabul etmiştir.
Kartım ATM’de takılıyken biri para çekti; banka kartı suçu mu oluşur?
Hayır. TCK m.245/1’in “her ne suretle olursa olsun ele geçirme veya elde bulundurma” unsuru için mağdurun kart üzerindeki zilyetliğinin sona ermesi gerekir. Kart mağdur tarafından ATM’ye takılmış, şifresi mağdur tarafından girilmiş ve kart faile hiç geçmemişse bu unsur gerçekleşmez; eylem hırsızlık olarak değerlendirilir.
Hırsızlık ile dolandırıcılık arasındaki fark nedir?
Hırsızlıkta eşya, zilyedin rızası olmaksızın alınır; dolandırıcılıkta ise mal zilyedin rızasıyla teslim edilir, ancak bu rıza hile nedeniyle sakatlanmıştır. Ayrıca hırsızlığın konusu yalnızca taşınır mallar iken, dolandırıcılığın konusunu taşınmazlar da oluşturabilir. Hile yalnızca hırsızlığı kolaylaştırmak için kullanılmışsa eylem dolandırıcılık değil hırsızlıktır.
Hesabımı arkadaşıma kullandırdım, oraya çalıntı para geldi. Ne olur?
Ceza Genel Kurulu, paranın kişinin hesabına havale edilmiş olmasını tek başına yeterli görmemektedir. Havale işlemini gerçekleştirenlerle irtibatın somut delillerle ortaya konulamadığı hâllerde, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerekir. Buna karşılık paranın kaynağını bilme veya organizasyona katılma hâlinde iştirak ya da ayrı suçlar (örneğin TCK m.282) gündeme gelebilir.
Bu suçta uzlaştırma mümkün mü?
TCK m.142/2-e’deki nitelikli hırsızlık uzlaştırma kapsamında değildir. Ancak nitelendirme TCK m.141/1’deki basit hırsızlığa döndüğünde, 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle CMK m.253’te yapılan değişiklik sonrasında bu suç uzlaştırma kapsamına alınmıştır ve dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir.
Zamanaşımı ne kadar?
TCK m.141/1’deki hırsızlığın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis olduğundan, TCK m.66/1-e uyarınca asli dava zamanaşımı süresi sekiz yıl, m.67/4 gözetildiğinde kesintili dava zamanaşımı süresi on iki yıldır. Nitelendirme m.142/2-e’den m.141/1’e döndüğünde eski tarihli dosyalarda zamanaşımı nedeniyle düşme gündeme gelebilir.
Hile kullanıldıysa ceza artar mı?
Ayrı bir suç oluşmaz; ancak Ceza Genel Kurulunun belirttiği üzere hırsızlık suçunun işlenmesinden önce kolaylaştırıcı unsur olarak hile kullanılması, suçun işleniş biçimi ve failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı kapsamında TCK m.61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilir.
İlgili mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.141 (hırsızlık), m.142/2-e (bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık), m.148 (yağma), m.157-158 (dolandırıcılık ve nitelikli hâlleri), m.243-245 (bilişim alanında suçlar), m.61 (cezanın belirlenmesi), m.66-67 (dava zamanaşımı), m.168 (etkin pişmanlık), m.282
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253-254 (uzlaştırma), m.223/8
- 6763 sayılı Kanun m.34 (CMK m.253’te yapılan değişiklik)
- 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.3 (tanımlar)
- 5651 sayılı Kanun m.2 (veri tanımı)
- 7589 sayılı Kanun m.13 (TCK m.158’e eklenen dördüncü fıkra)
Konuyla bağlantılı yazılarımız için bilişim sistemi veya bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, oltalama (phishing) dolandırıcılığı ve MASAK blokesi ve banka hesabına elkoyma başlıklarına bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Nitelendirme, olayın teknik akışına, kart ve şifrenin kimde bulunduğuna ve dosyadaki kayıtlara göre değişir. Somut durumunuz için dosyanızın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.