Şifremi Verdim, Param Gitti: Hangi Suç Oluşur, Banka Sorumlu mu? Oltalama Dolandırıcılığı

Kısaca
- Oltalama (phishing), kişinin hile ile kandırılarak kart bilgilerini, şifresini veya tek kullanımlık doğrulama kodunu vermeye ikna edilmesidir. Yargıtay’a göre bu şekilde alınan bilgide “gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemez”.
- Eylem, gerçekleşme biçimine göre farklı suçları oluşturur: TCK m.245 (banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması), TCK m.158/1-f (bankaların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık) veya TCK m.142/2-e (bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık).
- Nitelendirme, cezayı ve görevli mahkemeyi doğrudan değiştirir; bu nedenle şikâyet dilekçesinde olayın teknik akışı ayrıntılı anlatılmalıdır.
- Hukuk cephesinde kural, bankanın güven kurumu olması nedeniyle objektif özen yükümlülüğü altında bulunması ve hafif kusurundan dahi sorumlu olmasıdır; sorumsuzluk kayıtları geçersizdir.
- Mevduat, ödünç ve usulsüz tevdi niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir; usulsüz işlemle çekilen paralar doğrudan bankanın zararıdır ve mudinin alacağı devam eder.
- Ancak banka, müşterinin müterafik kusurunu ispatlarsa bu oranda mahsup isteyebilir; kusurun tamamen müşteride olduğu hâllerde dava reddedilebilir.
- 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la eklenen CMK m.128/A, belirli bilişim suçlarında hesabın 48 saate kadar askıya alınmasına ve suça konu menfaate elkonulmasına imkân tanır; elkonulan menfaat mağdura ait olduğu anlaşılırsa iade edilir.
Kısa cevap: Oltalama (phishing), kişinin hile ile kandırılarak kart bilgilerini, şifresini veya tek kullanımlık doğrulama kodunu vermeye ikna edilmesidir; Yargıtay’a göre bu şekilde alınan bilgide gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemez. Hukuk cephesinde bankanın objektif özen yükümlülüğü altında bulunması ve hafif kusurundan dahi sorumlu olması esastır; sorumsuzluk kayıtları geçersizdir.
Telefonunuz çalıyor, arayan “bankanızın müşteri hizmetleri”. Kart aidatınızın iade edileceğini, para puan yükleneceğini ya da hesabınızda şüpheli işlem tespit edildiğini söylüyor. Telefonunuza gelen kodu okumanızı istiyor. Birkaç dakika sonra hesabınızdan para çıkışı bildirimi geliyor.
Bu senaryo, uygulamada en sık karşılaşılan mağduriyet biçimlerinden biridir ve iki ayrı hukuki cephede yürür: fail hakkındaki ceza süreci ile paranın geri alınmasına ilişkin hukuk süreci. Bu yazıda her iki cepheyi de, hangi suçun hangi şartlarda oluştuğunu ve bankanın hangi hâllerde sorumlu tutulduğunu mahkeme kararlarıyla ele alıyoruz.
Hangi suç oluşur? Nitelendirme haritası
Oltalama tek bir suç adı değildir. Paranın hangi teknik yolla çıktığı, uygulanacak maddeyi belirler.
| Olayın akışı | Suç | Ceza aralığı |
|---|---|---|
| Kart bilgileri ve SMS doğrulama kodu ele geçirilip kartla alışveriş/çekim yapılması | TCK m.245/1 — banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması | 3-6 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası |
| Bankanın çağrı merkezi veya personeli hileyle yanıltılarak paranın aktartılması | TCK m.158/1-f — bankaların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık | 3-10 yıl hapis + beş bin güne kadar adli para cezası (alt sınır bakımından maddedeki ölçütler ayrıca gözetilir) |
| İnternet/mobil bankacılığa giriş yapılıp paranın başka hesaba aktarılması | TCK m.142/2-e — bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık | 5-10 yıl hapis |
| Sistemin işleyişinin engellenmesi, verilerin bozulması veya değiştirilmesi | TCK m.244 — sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme | Fıkrasına göre değişir; m.244/4 haksız çıkar sağlanması hâlini ayrıca düzenler |
| Hesabın “kiraya verilmesi”, paranın aklanması | TCK m.282 — suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama | 3-7 yıl hapis + 20.000 güne kadar adli para cezası (m.282/2’de 2-5 yıl) |
Neden önemli? Kartla yapılan bir harcama ile internet bankacılığından yapılan bir havale, mağdur açısından aynı sonucu doğursa da hukuken farklı suçlardır. TCK m.142/2-e’nin cezası TCK m.245/1’den belirgin biçimde ağırdır; ayrıca üst sınırı yedi yılı geçen suçlar bakımından görevli mahkeme değişebilir. Bu nedenle şikâyet dilekçesinde “param çalındı” demek yeterli değildir; paranın hangi kanaldan çıktığı yazılmalıdır.
Rıza tartışması: “ama şifreyi ben verdim”
Failler ve zaman zaman kurumlar, mağdurun bilgileri kendi eliyle vermiş olmasını rıza olarak sunar. Yargıtay bu yaklaşımı kabul etmez: bilgilerin ve şifrelerin ele geçirilme biçimi hileye dayandığında, ortada hukuken geçerli bir rıza yoktur. Kişi, karşısındakinin bankası olduğunu sanarak konuşmaktadır; iradesi fesada uğratılmıştır.
Uygulamada sıkça görülen bir yöntem de, işlemi sonradan meşru göstermeye çalışmaktır: harcama yapıldıktan sonra mağdura küçük teknolojik ürünler, kart veya bir kısım belgeler kargoyla gönderilerek işlem “hizmet paketi satışı” gibi gösterilir. Bu tür bir görünüm, hileyle elde edilen rızayı geçerli hâle getirmez.
Banka sorumlu mudur? Hukuk cephesinin çerçevesi
Mahkemelerin bu tür davalarda kullandığı çerçeve oldukça yerleşiktir ve dört basamaklıdır.
1. Banka bir güven kurumudur
Bankalar, özel yasayla kurulan ve kendilerine imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bu nitelikleri, sorumluluklarının özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Sonuç: bankalar objektif özen yükümlülüğü altındadır ve hafif kusurlarından dahi sorumludur. TBK m.115/3 ve m.116/3 uyarınca bu sorumluluğu kaldıran sözleşme hükümleri geçersizdir.
2. Mevduat ilişkisinin niteliği
5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.61 uyarınca bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde iade etmekle yükümlüdür. Mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. TBK m.570/1 uyarınca usulsüz tevdide paranın yarar ve hasarı saklayana geçtiğinden, usulsüz işlemle çekilen paralar doğrudan doğruya bankanın zararıdır; mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam eder.
3. İspat yükü bankadadır
Banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını TBK m.112 uyarınca ispat etmek durumundadır. Ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispatla yükümlüdür. Bu sorumluluk olağan sebep sorumluluğu niteliğinde olduğundan, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın yine de gerçekleşeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
4. Müşterinin müterafik kusuru
Buna karşılık müşteriler de kendilerinden beklenen tedbirleri almak zorundadır. Kişisel bilgilerin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde müşterinin kusuru varsa, bu TBK m.52 uyarınca müterafik kusur sayılır ve banka bu oranda mahsup talep edebilir. Kusurun tamamen müşteride olduğu sonucuna varılan dosyalarda dava tümüyle reddedilebilmektedir.
Ceza dosyası ile hukuk dosyasının ilişkisi: Hukuk hâkimi, kusurun takdiri ve zarar miktarı bakımından ceza mahkemesi kararıyla bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabulü hukuk hâkimini de bağlar. Bu nedenle ceza soruşturmasının sonucu, tazminat davasında belirleyici olabilir.
Yeni imkân: CMK m.128/A ile 48 saatlik askıya alma
24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle CMK’ya eklenen 128/A maddesi, paranın hızla el değiştirmesini önlemeye yöneliktir. Nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f ve l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m.245) suçlarında makul şüphe bulunması hâlinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, suçta kullanılan hesabı kırksekiz saate kadar kendi kararıyla askıya alabilir.
- İşlem derhâl Cumhuriyet başsavcılığına ve ayrıca hesap sahibine bildirilir.
- Askıya alma süresi içinde, hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle suça konu menfaate elkonulabilir; hâkim onayı 24 saat, karar 48 saat içindedir.
- m.128/A/5: Elkonulan menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğu anlaşılırsa, soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.
Bu düzenleme, mağdur açısından paranın izini kaybetmeden yakalanabilmesi ihtimalini artırır; ancak işlerliği tamamen hızla ilgilidir.
Ne yapmalı? İlk 24 saat ve sonrası
- Derhâl bankayı arayın ve işlem iptali/ters ibraz talebinizi kayda geçirtin. Görüşmenin tarih ve saatini, verilen referans numarasını not edin. Çağrı kaydının saklanmasını yazılı olarak isteyin.
- Aynı gün savcılığa şikâyette bulunun. Dilekçede paranın gönderildiği IBAN, ad-soyad ve tutarları yazın; CMK m.128/A kapsamında hesabın askıya alınmasını ve suça konu menfaate elkonulmasını ayrıca talep edin.
- Teknik akışı yazın. Kart bilgileri mi verildi, internet bankacılığına mı giriş yapıldı, çağrı merkezi mi kandırıldı? Bu ayrım nitelendirmeyi belirler.
- Delilleri koruyun. Arayan numara, SMS’ler, ekran görüntüleri, e-postaların başlık bilgileriyle birlikte çıktısı, bağlantı adresleri ve işlem bildirimleri saklanmalıdır. Telefonu sıfırlamayın.
- Bankadan yazılı bilgi talep edin. İşlemin yapıldığı IP adresi ve cihaz kimliği, cihaz aktivasyonu yapılıp yapılmadığı, kayıtlı GSM numarasının değiştirilip değiştirilmediği, hangi doğrulama adımlarının uygulandığı ve işlem öncesinde uyarı gönderilip gönderilmediği sorulmalıdır.
- Ödeme yapılan kişileri araştırın. Paranın gittiği hesap sahipleri çoğu zaman “hesap kiralayan” aracılardır; bunlar hakkında da şikâyette bulunulmalıdır.
- Arabuluculuk ve dava yolunu planlayın. Bankaya karşı açılacak alacak veya menfi tespit davasında, ticari nitelikteki uyuşmazlıklar bakımından dava şartı arabuluculuk gündeme gelir; başvuru ve son tutanak saklanmalıdır.
- Ceza dosyasını hukuk davasına sunun. Mahkûmiyet kararındaki maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hâkimini bağlar.
- Kendi kusurunuzu asgariye indirecek olguları belgeleyin. Uyarı SMS’lerinin gelmediği, cihaz değişikliğinin teyit edilmediği, alışılmadık tutardaki transferin sorgulanmadığı gibi hususlar bankanın kusurunu ortaya koyar.
Mahkemeler ne diyor?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/5949, K. 2023/8635, 08.11.2023
Hileyle alınan şifrede gerçek bir rıza yoktur. Katılan, bir firma adına kayıtlı hattan aranarak “bankadan arandığı, kredi kartına para puan yüklemesi yapılacağı” söylenmiş; bankanın müşteri hizmetlerinden arandığını sanarak kart bilgilerini ve telefonuna gelen şifreyi vermiş, ardından kartından 1.957,25 TL’lik alışveriş yapılmıştır. Daire, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan birçok şirketin “hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı” gibi sebeplerle iletişime geçerek kişilerin iradelerini fesada uğrattığını, kart bilgilerini ve 3D güvenlik şifrelerini edinip mail order yöntemiyle rıza dışı harcama yaptıklarını; işlem sonrası küçük ürünler ya da belgeler kargolayarak işlemi yasal bir hizmet satışı gibi gösterdiklerini tespit etmiştir. Karara göre “mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemez”. Sübuta ve suç vasfına ilişkin kabulde hukuka aykırılık görülmeyerek hükümler oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/660, K. 2023/6120, 13.09.2023
İnternet bankacılığından yapılan transfer, kart suçu değil bilişim hırsızlığıdır. Katılanın hesabına internet bankacılığı kullanılarak giriş yapılmış ve toplam 78.520 TL, “diğer kira ödemesi” açıklamalarıyla iki işlemde sanığın hesabına aktarılıp çekilmiştir. Sanık, tanımadığı yabancı uyruklu kişiler adına hesap açtığını ve parayı çektikten sonra bu kişilere verdiğini savunmuş; Daire bu savunmayı “hayatın olağan akışına aykırı ve özünde kaçamaklı ikrar içeren” olarak nitelendirmiştir. Daire, TCK m.244/4’teki “başka bir suç oluşturmaması hâlinde” kaydını da gözeterek, paranın EFT ile kendi hesabına aktarılıp nakit çekilmesi şeklindeki eylemin TCK m.142/2-e’de düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğunu, buna karşın TCK m.245/1 uyarınca mahkûmiyet kurulmasının suç vasfında yanılgı olduğunu belirterek hükmü kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/889, K. 2025/1829, 17.12.2025
Bankanın ağır sorumluluğu mutlak değildir; işlem müşterinin kendi kartı ve şifresiyle yapılmışsa sonuç değişir. Daire, önce yerleşik çerçeveyi ortaya koymuştur: bankalar güven kurumu olarak “objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar”; sorumsuzluk sözleşmeleri geçersizdir; usulsüz işlemle çekilen paralar “doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir”; üçüncü kişilerin eylemi bankayı iade yükümlülüğünden kurtarmaz. Buna karşılık somut olayda; kredinin davacının kendi banka kartı ve yalnızca kendisinin bilmesi gereken şifresiyle ATM’den kullanıldığı, kredinin hesaba geçtiğine dair bilginin kayıtlı hatta gönderildiği, taksitlerin uzun süre bu hesaptan ödendiği ve hesapta para bitince başka hesaptan tahsil edildiği birlikte değerlendirilerek sorumluluğun davacıda olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davalı bankanın istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece kararı kaldırılmış ve davanın reddine oybirliğiyle ve kesin olarak karar verilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1682, K. 2025/341, 27.02.2025
Önce eksiksiz teknik inceleme, sonra kusur dağılımı. Şirket hesabından bilgisi dışında havale yapıldığı iddiasıyla açılan davada Daire, ilk aşamada verdiği kaldırma kararında yol haritasını çizmiştir: dolandırıcılık işleminde kullanılan bilgisayarın kime ait olduğu, davacının kişisel verilerinin “bilgisayarına elektronik ortamda erişilerek mi yoksa davacının bu bilgileri saklayamaması sonucu mu” ele geçirildiği ve bankanın aldığı güvenlik önlemleri araştırılmalı; ayrıca ceza soruşturmasının akıbeti celbedilmelidir. Karar, hukuk hâkiminin kusur takdirinde ceza kararıyla bağlı olmadığını, ancak “Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul”ün hukuk hâkimini bağladığını vurgular. Kaldırma sonrası alınan iki ayrı bilirkişi heyeti raporunda da bankaya kusur atfının mümkün olmadığı bildirilmiş; Daire, işlemin bankaca sağlanan ve kullanıcının sorumluluğunda olan şifre üretici cihazla yapıldığını, güvenlik açığının bankadan değil kullanıcının giriş yöntemini değiştirmesinden kaynaklandığını belirterek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine oybirliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir.
Bu dört karar birlikte okunduğunda, oltalama mağduriyetlerinin iki cephesinin birbirini nasıl beslediği görülür.
Ceza cephesi — nitelendirme her şeyi değiştirir. 08.11.2023 tarihli karar, oltalamanın kalbindeki hukuki soruyu net biçimde cevaplar: şifreyi kişinin kendi eliyle vermiş olması, o rızayı geçerli kılmaz; çünkü irade hileyle sakatlanmıştır. Bu tespit yalnızca ceza dosyası için değil, hukuk davası için de kritiktir — mağdurun “kusurlu davrandığı” iddiasına karşı en güçlü argümanı oluşturur. 13.09.2023 tarihli karar ise ikinci ve daha teknik ayrımı gösterir: kartla yapılan bir harcama ile internet bankacılığından yapılan bir havale hukuken farklı suçlardır. İkincisinde eylem bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlıktır ve ceza belirgin biçimde ağırdır. Şikâyet dilekçesinin, paranın hangi kanaldan çıktığını açıkça anlatması bu nedenle stratejiktir.
Hukuk cephesi — kural ile istisna. İki Bölge Adliye Mahkemesi kararı da yerleşik çerçeveyi aynen benimser: banka güven kurumudur, hafif kusurundan dahi sorumludur, sorumsuzluk kayıtları geçersizdir ve usulsüz işlemle çekilen para doğrudan bankanın zararıdır. Bu, mağdur lehine son derece güçlü bir başlangıç noktasıdır. Ancak her iki dosya da davacı aleyhine sonuçlanmıştır ve sebep aynıdır: zararın kökeni. İzmir kararında kredi, davacının kendi kartı ve yalnız kendisinin bilmesi gereken şifresiyle ATM’den kullanılmış, bilgilendirme yapılmış ve taksitler uzun süre bu hesaptan ödenmiştir. Gaziantep kararında ise güvenlik açığı bankanın altyapısında değil, kullanıcının internet şubesine giriş yöntemini değiştirmesinde bulunmuştur.
Pratik sonuç. Banka aleyhine açılan davaların kaderini, “banka sorumludur” ilkesinin tekrarı değil, bankanın hangi somut güvenlik adımını atmadığının gösterilmesi belirlemektedir. Uygulamada bankaya kusur atfedilen dosyalarda tekrar eden olgular şunlardır: kayıtlı GSM numarasının işlem anında değiştirilmesi ve bunun teyit edilmemesi, yeni cihaz aktivasyonundan hemen sonra daha önce işlem yapılmamış bir hesaba yüksek tutarlı transfer yapılması ve bunun sorgulanmaması, işlem öncesinde onay veya bilgilendirme mesajı gönderilmemesi. Buna karşılık işlem, müşterinin kendi cihazı, kartı ve kişisel şifresiyle, olağan bir akış içinde gerçekleşmişse mahkemeler kusuru müşteride görmektedir.
Gaziantep kararının kaldırma aşamasındaki yönlendirmesi de bu nedenle önemlidir: dosyada işlemin yapıldığı cihazın kime ait olduğu, verilerin nasıl ele geçirildiği ve bankanın hangi güvenlik önlemlerini aldığı teknik olarak aydınlatılmadan kusur dağıtımı yapılamaz. Mağdurun ilk günlerde bankadan yazılı olarak IP, cihaz kimliği ve doğrulama adımlarını istemesi, tam da bu incelemenin malzemesini oluşturur.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Sonucu | Doğrusu |
|---|---|---|
| Şikâyeti günler sonra yapmak | Para zincirde dağılır; CMK m.128/A’daki 48 saatlik askıya alma imkânı kullanılamaz | Aynı gün bankaya ve savcılığa başvurulmalıdır |
| Dilekçede yalnızca “dolandırıldım” yazmak | Nitelendirme yanlış yapılabilir | Paranın hangi kanaldan çıktığı ve karşı IBAN bilgileri yazılmalıdır |
| Telefonu sıfırlamak veya mesajları silmek | Delil kaybolur | SMS, çağrı kaydı, bağlantı adresleri ve ekran görüntüleri korunmalıdır |
| Bankadan teknik kayıtları istememek | Bankanın kusuru somutlaştırılamaz | IP, cihaz kimliği, cihaz aktivasyonu, GSM değişikliği ve doğrulama adımları yazılı olarak sorulmalıdır |
| Sadece “banka güven kurumudur” argümanına dayanmak | Kusur dağılımı aleyhe belirlenebilir | Bankanın hangi somut güvenlik adımını atmadığı gösterilmelidir |
| Ceza dosyasını hukuk davasına sunmamak | Maddi olaya ilişkin bağlayıcı kabul kullanılmaz | Soruşturma ve kovuşturma evrakı hukuk dosyasına celbettirilmelidir |
Şifreyi kendim verdim; yine de suç var mı?
Evet. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, kart bilgilerinin ve tek kullanımlık şifrelerin hileyle, kişinin iradesi fesada uğratılarak elde edildiği hâllerde “gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceğini” belirtmiştir. Bilgiyi kendi elinizle vermiş olmanız, failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Oltalama hangi suçu oluşturur?
Olayın teknik akışına göre değişir. Kart bilgileri ve doğrulama kodu ele geçirilip kartla harcama yapılmışsa TCK m.245; banka personeli veya sistemi hileyle yanıltılarak para aktartılmışsa TCK m.158/1-f; internet veya mobil bankacılığa giriş yapılıp para başka hesaba transfer edilmişse TCK m.142/2-e (bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık) gündeme gelir.
Banka paramı geri ödemek zorunda mı?
Kural olarak banka, güven kurumu olması nedeniyle objektif özen yükümlülüğü altındadır ve hafif kusurundan dahi sorumludur; usulsüz işlemle çekilen paralar doğrudan bankanın zararı sayılır ve mudinin alacağı devam eder. Ancak bu sorumluluk mutlak değildir: banka, gerekli özeni gösterdiğini ve müşterinin müterafik kusurunu ispatlarsa mahsup isteyebilir; kusurun tamamen müşteride olduğu sonucuna varılırsa dava reddedilebilir.
Bankaya karşı hangi davayı açmalıyım?
Paranız hesabınızdan çıkmışsa alacak (tazminat) davası, adınıza kredi kullanıldığı veya borç doğduğu iddia ediliyorsa menfi tespit davası açılır. Uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu hâllerde dava şartı arabuluculuk gündeme gelir; başvuru ve anlaşamama tutanağı saklanmalıdır.
Ceza davasının sonucu tazminat davasını etkiler mi?
Hukuk hâkimi, kusurun takdiri ve zarar miktarı bakımından ceza mahkemesi kararıyla bağlı değildir. Ancak ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabulü hukuk hâkimini bağlar. Bu nedenle ceza dosyası hukuk davasına mutlaka sunulmalıdır.
Param başka bir hesaba geçti; askıya alınabilir mi?
24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la eklenen CMK m.128/A uyarınca, belirtilen bilişim suçlarında makul şüphe bulunması hâlinde banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı hesabı kırksekiz saate kadar askıya alabilir. Askıya alma süresi içinde hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcının yazılı emriyle suça konu menfaate elkonulabilir. Elkonulan menfaatin mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.
Bankadan hangi bilgileri istemeliyim?
İşlemin yapıldığı IP adresi ve cihaz kimliği, işlem öncesinde yeni cihaz aktivasyonu yapılıp yapılmadığı, kayıtlı GSM numarasının değiştirilip değiştirilmediği, hangi doğrulama adımlarının uygulandığı, işlem öncesinde onay veya bilgilendirme mesajı gönderilip gönderilmediği ve riskli işlem kontrollerinin çalışıp çalışmadığı yazılı olarak sorulmalıdır. Bu bilgiler, bilirkişi incelemesinin temelini oluşturur.
Hangi durumlarda banka kusurlu bulunuyor?
Uygulamada bankaya kusur atfedilen dosyalarda tekrar eden olgular; işlem anında kayıtlı GSM numarasının değiştirilip bunun teyit edilmemesi, yeni cihaz aktivasyonunun ardından daha önce işlem yapılmamış hesaplara yüksek tutarlı transfer yapılmasının sorgulanmaması ve işlem öncesinde onay veya bilgilendirme mesajı gönderilmemesidir. Buna karşılık işlem müşterinin kendi cihazı, kartı ve kişisel şifresiyle olağan akış içinde yapılmışsa kusur müşteride görülebilmektedir.
Sözleşmede “şifrenin korunmasından müşteri sorumludur” yazıyor; bu bankayı kurtarır mı?
Tek başına kurtarmaz. Bankaların hafif kusurundan doğan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri, TBK m.115/3 ve m.116/3 uyarınca geçersizdir. Ancak bu, müşterinin kendi ihmalinin hiç dikkate alınmayacağı anlamına gelmez; ispatlanan müterafik kusur TBK m.52 uyarınca indirim sebebi olur.
Hesabımı bir tanıdığıma kullandırdım; ben de suçlu olur muyum?
Hesabın başkasına kullandırılması, dosyanın somut özelliklerine göre suça iştirak, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m.282) veya suç eşyasının satın alınması ya da kabul edilmesi (TCK m.165) kapsamında değerlendirilebilir. Belirleyici olan, paranın kaynağına ilişkin bilgi düzeyi ve yapılan işlemin niteliğidir.
İlgili mevzuat
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.142/2-e (bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık), m.158/1-f (bankaların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık), m.165, m.244, m.245 (banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması), m.282
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.128 (hak ve alacaklara elkoyma), m.128/A (bilişim suçlarında hesabın askıya alınması ve elkoyma — Ek: 24/12/2025-7571/22 md.)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.52 (müterafik kusur), m.112 (borcun ifa edilmemesi), m.115/3 ve m.116/3 (sorumsuzluk anlaşması), m.386-387 (tüketim ödüncü), m.570 (usulsüz tevdi)
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.18/2 (basiretli iş adamı gibi hareket etme)
- 5411 sayılı Bankacılık Kanunu m.61 (mevduatın iadesi)
- 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.353, m.362 (istinaf)
İlgili diğer yazılarımız için MASAK blokesi ve banka hesabına elkoyma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, dijital delil ve bilgisayarda arama ve ceza muhakemesinde delil yasakları başlıklarına bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya tavsiye niteliği taşımaz. Oltalama dosyalarında sonuç, işlemin teknik akışına, bankanın uyguladığı güvenlik adımlarına ve dosyaya sunulan belgelere göre değişir. Somut durumunuz için dosyanızın bir avukat tarafından incelenmesi gerekir.