Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüğün İhlali (TCK 233): Çocuğa Bakmama, Gebe Kadını Terk, 2026 Değişikliği ve Yargıtay Kararları

- TCK m.233/1’e göre aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis cezası alır.
- Hamile olduğunu bildiği eşini veya kendisinden gebe kaldığını bildiği, sürekli birlikte yaşadığı evli olmayan kadını çaresiz durumda terk edene altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
- İtiyadi sarhoşluk, uyuşturucu kullanımı veya onur kırıcı davranışlar nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya babanın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
- 7593 sayılı Kanunla eklenen dördüncü fıkraya göre, birinci ve üçüncü fıkradaki fiiller nedeniyle çocuk kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlerse şikâyet aranmaz ve ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
- Yargıtay kararlarında aktarılan önceki metinde cezalar daha hafifti; 18.08.2026’dan önce işlenen fiillerde lehe kanun karşılaştırması yapılmalıdır.
- 4. Ceza Dairesine göre birinci fıkradaki suç, faili ve mağduru bakımından özgü suçtur.
- Aileden olmayan üçüncü kişi ve onun anne babası bu suçta zarar gören sıfatına sahip değildir; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz hakları yoktur.
- 18. Ceza Dairesi, ergin olmayan üvey çocuğa karşı da TMK m.338 uyarınca TCK 233 kapsamında yükümlülük bulunduğunu kabul etmiştir.
- Madde gerekçesine göre yükümlülüğün kapsamı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
- Gebe kadını terk suçunda babalık davasının sonucu, kadının çaresiz kalıp kalmadığı ve failin kastı araştırılmadan mahkûmiyet kurulamaz.
- Nikâhsız birliktelikte yeterli delil bulunmayan olayda verilen beraat kararı 4. Ceza Dairesince düzeltilerek onanmıştır.
- Veli sanık olduğunda çocuk mağdurla menfaat çatışması doğar; uzlaşma iradesi için kayyım atanması gerekir.
- Birinci fıkradaki suç şikâyete bağlıdır ve uzlaştırma kapsamındadır; ikinci ve üçüncü fıkralarda şikâyet şartı yoktur.
- Cezaların üst sınırı altı ayı aştığından önödeme uygulanmaz; birinci ve ikinci fıkralarda basit yargılama usulü uygulanabilir.
- Üç fıkra için de olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
Aile hukukundan doğan yükümlülükler yalnızca nafaka, velayet veya kişisel ilişki davalarının konusu değildir. TCK 233, ana babanın ya da yasal yükümlülük altındaki kişilerin çocuğa bakım, eğitim ve destek olma görevini yerine getirmemesini, gebe kadının çaresiz durumda terk edilmesini ve alkol, uyuşturucu veya onur kırıcı davranışlar yüzünden çocukların ağır tehlikeye sokulmasını ayrı ayrı cezalandırır.
Madde 2026 yılında 7593 sayılı Kanunla değiştirilmiş; cezalar artırılmış ve çocuğun ağır bir suç işlemesi hâlinde uygulanacak yeni bir artırım hükmü eklenmiştir. Yargıtay ise suçun kimlere karşı işlenebileceğini, üvey ebeveynin sorumluluğunu ve gebe kadını terk suçunda nelerin araştırılması gerektiğini kararlarında ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır. Aşağıda suçun unsurları, değişiklik ve bu kararlar ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü yerine getirmeme | TCK m.233/1 | Şikâyet üzerine üç ay–iki yıl hapis |
| Gebe eşi veya birlikte yaşadığı gebe kadını çaresiz terk | TCK m.233/2 | Altı ay–iki yıl hapis |
| Çocukları ağır tehlikeye sokma | TCK m.233/3 | Bir yıl–üç yıl hapis |
| Çocuğun ağır suç işlemesi | TCK m.233/4 (7593) | Şikâyet aranmaz; ceza yarısından iki katına kadar artar |
| Suçun özgü niteliği | Y4CD 26.01.2021 | Üçüncü kişi zarar gören değil; kanun yararına bozma |
| Üvey ebeveynin yükümlülüğü | Y18CD 10.10.2019; TMK m.338 | 233 kapsamında yükümlülük var; mahkûmiyet onandı |
| Veli sanıkken uzlaşma | Y18CD 10.10.2019; TMK m.426 | Kayyım atanmadan yapılan teklif geçersiz; bozma |
| Gebe kadını terkte babalık ve çaresizlik | Y4CD 11.12.2023 | Araştırılmadan kurulan mahkûmiyet bozuldu |
| Delil yetersizliğinde beraat | Y4CD 04.04.2024 | Düzeltilerek onama |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- Yükümlülüğün dayanağını belirleyin: ana babalık, evlilik, üvey ebeveynlik veya Türk Medeni Kanunundan doğan başka bir ilişki.
- Nüfus kayıtlarını, boşanma, velayet ve varsa nafaka kararlarını temin edin.
- Bakım veya destek sağlanmadığını gösteren ödeme kayıtlarını, yazışmaları ve tanık beyanlarını toplayın.
- Birinci fıkradaki suç için şikâyetin varlığını ve süresini kontrol edin.
- Çocuk mağdurun yasal temsilcisi aynı zamanda sanıksa kayyım atanmasını veya çocuk için vekil görevlendirilmesini isteyin.
- Uzlaştırma teklifinin, mağdur adına irade açıklamaya yetkili kişiye yapılıp yapılmadığını denetleyin.
- Gebe kadını terk iddiasında birlikte yaşama süresini ve gebeliğin sanıktan olduğunu gösteren delilleri toplayın.
- Babalık davası açılmışsa sonucunu ceza dosyasına getirtin.
- Kadının terk sonrası barınma, geçim ve destek durumunu belgeleyerek çaresizlik unsurunu somutlaştırın.
- Mağdur beyanları arasında çelişki varsa duruşmada giderilmesini talep edin.
- Fiil 18.08.2026’dan önce işlenmişse eski ve yeni hükümler karşılaştırılarak lehe kanunun uygulanmasını isteyin.
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararında zarar gören sıfatınızı değerlendirerek itiraz edin; itiraz aşamasındaki hukuka aykırılıklar için kanun yararına bozma yolunu gözetin.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 26.01.2021 T., 2020/19611 E., 2021/2133 K.
TCK 233/1’deki suç, faili ve mağduru bakımından özgü suçtur; aileden olmayan üçüncü kişi ve onun anne babası bu suçta zarar gören sıfatına sahip olmadığından kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edemez. Aynı ilkokulda okuyan iki çocuktan birinin, diğerinin su matarasına kendi idrarını koyarak onun içmesine neden olduğu ileri sürülmüştür. Mağdur çocuğun anne ve babası, olayı gerçekleştiren çocuğun anne ve babası hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan şikâyetçi olmuştur. Cumhuriyet başsavcılığı, şüphelilerin çocuklarının suç işlemesi nedeniyle bu yükümlülüğü ihlal etmiş sayılmayacakları ve buna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı vermiş; sulh ceza hâkimliği ise takdirin mahkemece yapılması gerektiği gerekçesiyle itirazı kabul etmiştir. Daire, suçun failinin aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğü bulunan kişi, mağdurunun ise Türk Medeni Kanununa göre bu hakka sahip olan ve hakkı fail tarafından yerine getirilmeyen kişi olduğunu açıklamış ve “Bu suç, mağduru ve faili bakımından özgü suç niteliğindedir.” tespitini yapmıştır. Somut olayda mağdurun aileden olmayan üçüncü bir kişi olduğunu, itiraz hakkı bulunmayan mağdur ve müştekilerin itirazının reddedilmesi gerekirken kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Sulh ceza hâkimliğinin kararı, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine 26.01.2021 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 10.10.2019 T., 2017/7552 E., 2019/14220 K.
Eşler ergin olmayan üvey çocuklarına da özen ve ilgi göstermekle yükümlü olduğundan, üvey ebeveyn de TCK 233 kapsamında bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğü altındadır; veli sanık olduğunda çocuk mağdur için kayyım atanmadan yapılan uzlaşma teklifi geçersizdir. Sanık baba, çocuğun annesinden boşanmış ve 02.12.2013 tarihinde diğer sanıkla evlenmiştir; 07.07.2001 doğumlu mağdur kızın velayeti suç tarihinde babadadır ve bu durum diğer sanık tarafından da bilinmektedir. Tebliğnamede üvey ebeveyn yönünden bozma görüşü bildirilmiştir. Daire, madde gerekçesinde “aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün kapsamının Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirleneceği belirtilmiştir.” diyerek TMK m.338’e dayanmış ve sanık babanın ilk evliliğinden olan kıza karşı eşinin de bu yükümlülük altında bulunduğunu kabul ederek tebliğnamedeki bozma görüşüne katılmamıştır. Diğer hüküm yönünden ise uzlaşma kapsamındaki bu suçta, beyan tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurun iradesinin kanuni temsilcisi tarafından ortaya konulması gerektiğini; velisi olan babanın aynı davada sanık olması nedeniyle menfaat çatışması bulunduğundan TMK m.426 uyarınca kayyım atanması gerektiğini, bu yapılmadığı için uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunu ve mağdur 18 yaşını doldurduğundan uzlaştırma işlemlerinin CMK m.253’e göre yeniden yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bir sanık hakkındaki mahkûmiyet 10.10.2019 tarihinde tebliğnameye aykırı olarak onanmış, diğer sanık hakkındaki hüküm ise uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere bozulmuştur; karar oybirliğiyle verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 11.12.2023 T., 2021/19149 E., 2023/25450 K.
Gebe kadını çaresiz durumda terk suçunda gebeliğin sanıktan olup olmadığı, kadının gerçekten çaresiz kalıp kalmadığı ve sanığın kastı araştırılmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz; taraflar arasındaki babalık davasının sonucu da araştırılmalıdır. Katılan ile sanığın bir süre nikâhsız birlikte yaşadığı, katılanın hamile kaldığı, sanığın doğan çocuğa bakmadan terk edip gittiği ve doğumun 08.05.2012 tarihinde gerçekleştiği ileri sürülmüştür. Asliye ceza mahkemesi, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ve sanığın katılanın hamile olduğunu bildiğine dair ikrarına dayanarak sanığı TCK 233/2, 50 ve 52. maddeleri uyarınca 1.800 TL adli para cezasıyla cezalandırmıştır. Sanık temyizde, aralarında hâlen devam eden bir babalık davası bulunduğunu ileri sürmüştür. Daire, “bu suçun oluşması için öncelikle sanığın kendisinden olan gebeliği bulunan bir kadını çaresiz bırakması gerektiği” tespitini yaparak asliye hukuk mahkemesindeki babalık davasının sonucunun araştırılmadığını belirtmiştir. Ayrıca katılanın soruşturmada sanığın kendisini annesinin evine yolladığını ve destek olmadığını söylerken kovuşturmada hamilelik boyunca maddi yardım aldığını, doğumdan sonra ise destek görmediğini beyan ettiğini, bu çelişkinin giderilmediğini, sanığın kastının açıklanmadığını ve katılanın çaresiz kalıp kalmadığının araştırılmadığını vurgulamıştır. Kabule göre de Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli kararı karşısında basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini eklemiştir. Mahkûmiyet hükmü 11.12.2023 tarihinde sanığın temyizi üzerine tebliğnameye uygun olarak oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 04.04.2024 T., 2021/24937 E., 2024/4502 K.
Gebe kadını terk iddiasında sanığı cezalandırmaya yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmuyorsa beraat kararı verilir; mahkemenin bu yöndeki takdiri yerinde görülürse yalnızca uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi düzeltilir. Sanığın üniversite yıllarından beri arkadaş olduğu ve 2013 yılından itibaren nikâhsız olarak birlikte yaşadığı, kendisinden gebe kalan şikâyetçiyi çaresiz durumda terk ettiği iddiasıyla dava açılmıştır. Kovuşturmada şikâyetçiye ulaşılamamış, soruşturmadaki beyanı duruşmada okunmuş ve asliye ceza mahkemesi cezalandırmaya yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı vermiştir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, bebeğin babasının sanık olup olmadığının moleküler genetik incelemeyle araştırılmadığını, şikâyetçiye babalık davası açması için süre verilmediğini ve zaman zaman kaldığı kadın sığınma evinde bulunup bulunmadığının kolluk aracılığıyla araştırılmadığını ileri sürmüştür. Daire, “Tüm dosya kapsamı, sanık savunması ve oluş karşısında, sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.” diyerek tek hukuka aykırılığın beraat kararında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi olduğunu belirtmiştir. Hüküm 04.04.2024 tarihinde, beraat kararına CMK 223/2-e ibaresi eklenerek tebliğnameye uygun biçimde oybirliğiyle düzeltilerek onanmıştır.
2021 tarihli kanun yararına bozma kararı, aileden olmayan üçüncü kişilerin bu suçta zarar gören sayılmadığını ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz haklarının bulunmadığını ortaya koymaktadır. Başvuru yolları için KYOK kararına itiraz ve kanun yararına bozma yazılarımıza bakılabilir.
2019 tarihli karar, bakım yükümlülüğünün yalnızca öz anne babaya ait olmadığını, veli sanık olduğunda ise kayyım atanmamasının uzlaştırma kapsamındaki suçlarda hükmü doğrudan etkilediğini göstermektedir. Ceza Genel Kurulunun 10.07.2018 tarihli ve 2017/138 E., 2018/341 K. sayılı kararına konu dosyada 4. Ceza Dairesi, bakımına muhtaç 11 aylık ve 4 yaşındaki çocuklarını ayrı odalara kilitleyip sabah saatlerinden geceye kadar evden ayrılan sanığın eyleminde terk suçunun “kendi haline terk” unsurunun gerçekleşmediğini, eylemin her iki çocuğa yönelik ayrı ayrı TCK 233 suçunu oluşturacağını belirterek beraat kararını bozmuştu. Yerel mahkemenin direnmesi üzerine Genel Kurul ise hükmü, aleyhe bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan yargılamaya devam edildiği için diğer yönleri incelemeden bozmuştur.
2023 ve 2024 tarihli kararlar, gebe kadını terk suçunda ispatın ağırlığını göstermektedir. Gebeliğin sanıktan olup olmadığı tartışmalıysa babalık davası sonucu belirleyicidir; doğumdan sonra çocuğa bakılmaması ise birinci fıkra ve iştirak nafakası yönünden ayrıca değerlendirilebilir. Hükmedilen nafakanın ödenmemesinin sonuçları için nafaka ödememe cezası yazımıza bakılabilir. 7593 sayılı Kanunla artırılan cezalar karşısında lehe kanun uygulaması ile basit yargılama usulü de ayrıca tartışılmalıdır. 4. Ceza Dairesi 25.04.2023 tarihli ve 2021/9189 E., 2023/17475 K. sayılı kararında da, 5 ve 15 yaşındaki çocuklarıyla birlikte yaşadığı ortak konutu terk ettiği iddia edilen sanık hakkında, savunması dikkate alınarak suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkin beraat kararını tebliğnameye aykırı olarak onamıştır.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Aileden olmayan kişiye karşı 233 isnadı | Suç faili ve mağduru bakımından özgü suçtur | Yükümlülüğün Türk Medeni Kanunundan doğduğunu gösterin |
| Üçüncü kişinin KYOK’a itiraz etmesi | Zarar gören sıfatı yoktur | İtiraz hakkını önceden değerlendirin |
| Üvey ebeveyni sorumsuz saymak | TMK 338 özen ve ilgi yükümlülüğü getirir | Aile ilişkisini ve velayet durumunu belgeleyin |
| Veli sanıkken çocuk adına uzlaşma teklifi almak | Menfaat çatışması teklifi geçersiz kılar | Kayyım atanmasını isteyin |
| Babalık davasının sonucunu araştırmamak | Gebeliğin sanıktan olduğu belirsiz kalır | Hukuk dosyasını ceza dosyasına getirtin |
| Çaresizlik unsurunu varsaymak | Kadının durumu ayrıca araştırılmalıdır | Barınma ve geçim koşullarını belgeleyin |
| Beyan çelişkilerini gidermemek | Mahkûmiyet bozulabilir | Çelişkileri duruşmada sorun |
| Artırılmış cezaları eski fiillere uygulamak | TCK 7/2 lehe kanunu öngörür | Fiil tarihine göre karşılaştırma yapın |
| Birinci fıkrada şikâyeti aramamak | Suç kural olarak şikâyete bağlıdır | Dördüncü fıkra hâli dışında şikâyeti kontrol edin |
Aile hukukundan doğan yükümlülüğün ihlali suçu nedir?
TCK m.233’te düzenlenen; aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeme, gebe kadını çaresiz durumda terk etme ve çocukları ağır şekilde tehlikeye sokma fiillerini kapsayan suçtur.
Cezası nedir?
Yürürlükteki metne göre birinci fıkradaki suçun cezası üç aydan iki yıla, ikinci fıkradakinin altı aydan iki yıla, üçüncü fıkradakinin ise bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
2026 değişikliği ne getirdi?
7593 sayılı Kanunla cezalar artırılmış ve dördüncü fıkra eklenmiştir. Buna göre birinci ve üçüncü fıkradaki fiiller nedeniyle çocuk kasten öldürme veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlerse, şikâyet aranmaksızın faile verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Değişiklikten önce işlenen fiillere hangi ceza uygulanır?
TCK m.7/2’ye göre suç tarihindeki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır. Önceki metinde birinci fıkranın cezası bir yıla kadar, ikinci ve üçüncü fıkraların cezası üç aydan bir yıla kadar hapisti.
Bu suçu kimler işleyebilir?
4. Ceza Dairesine göre birinci fıkradaki suçun faili, aile hukukundan kaynaklanan bakım, eğitim ve destek olma yükümlülüğü bulunan kişidir; mağduru ise Türk Medeni Kanununa göre bu hakka sahip olan kişidir.
Üvey anne veya üvey baba da sorumlu olur mu?
18. Ceza Dairesi, TMK m.338’deki özen ve ilgi yükümlülüğüne dayanarak eşinin ilk evliliğinden olan ergin olmayan çocuğa karşı üvey ebeveynin de TCK 233 kapsamında yükümlülüğü bulunduğunu kabul etmiştir.
Çocuğum başka bir çocuğa zarar verdi; bu suçtan şikâyet edilebilir miyim?
4. Ceza Dairesinin incelediği okul olayında, zarar gören çocuk ve anne babasının aileden olmayan üçüncü kişiler olduğu, bu suçta zarar gören sıfatlarının ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz haklarının bulunmadığı belirtilmiştir. Çocuğun eylemi nedeniyle başka hukuki sorumluluklar ise ayrıca değerlendirilebilir.
Gebe kadını terk suçu için evli olmak gerekir mi?
Hayır. TCK m.233/2, hamile olduğunu bildiği eşin yanında, sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kaldığını bildiği evli olmayan kadını çaresiz durumda terk edeni de cezalandırır.
Babalık davası ceza davasını etkiler mi?
4. Ceza Dairesi, suçun oluşması için sanığın kendisinden gebe kalan kadını çaresiz bırakması gerektiğini belirtmiş ve taraflar arasındaki babalık davasının sonucu araştırılmadan kurulan mahkûmiyeti bozmuştur.
Terk suçu (TCK 97) ile farkı nedir?
TCK m.97, yaşı veya hastalığı nedeniyle kendini idare edemeyecek durumdaki kişiyi kendi hâline terk etmeyi cezalandırır. 4. Ceza Dairesi bir olayda, çocuklarını odalara kilitleyip saatlerce evden ayrılan sanığın eyleminde kendi hâline terk unsurunun gerçekleşmediğini ve eylemin TCK 233 kapsamında olduğunu belirtmişti; bu dosyada Ceza Genel Kurulu hükmü başka bir usul nedeniyle bozmuştur.
Suç şikâyete bağlı mı?
Birinci fıkradaki suç şikâyete bağlıdır; ancak dördüncü fıkradaki hâlde şikâyet aranmaz. İkinci ve üçüncü fıkralarda şikâyet şartı öngörülmemiştir.
Uzlaştırma uygulanır mı?
CMK m.253’e göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilir; 18. Ceza Dairesi de birinci fıkradaki suçu uzlaşma kapsamında görmüştür. İkinci ve üçüncü fıkralar CMK m.253’teki sayılı suçlar arasında yer almadığından maddedeki diğer koşullara göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Veli sanıksa çocuk adına kim hareket eder?
TMK m.426’ya göre yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaati çatışıyorsa temsil kayyımı atanır. 18. Ceza Dairesi, velisi olan babanın sanık olduğu dosyada kayyım atanmadan yapılan uzlaşma teklifini geçersiz saymıştır.
Önödeme veya basit yargılama uygulanır mı?
TCK m.75’e göre önödeme, hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlarda uygulanır; bu nedenle TCK 233’te önödeme yoktur. CMK m.251’e göre üst sınırı iki yıl veya daha az olan birinci ve ikinci fıkradaki suçlarda basit yargılama usulü uygulanabilir; üst sınırı üç yıl olan üçüncü fıkrada uygulanmaz.
Zamanaşımı ne kadar?
Üç fıkradaki cezaların üst sınırı beş yılı geçmediğinden TCK m.66/1-e uyarınca olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.233 — Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.97 — Terk
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7 — Zaman bakımından uygulama
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.66 — Dava zamanaşımı
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.185 — Evlilik birliğinin görevleri
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.301 — Babalık davası
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.327 — Çocuğun bakım giderleri
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.338 — Üvey çocuklar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.426 — Temsil kayyımı
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.253 — Uzlaştırma
- 8.8.2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanun m.3
İlgili yazılarımız: Terk suçu · Babalık davası · İştirak nafakası · Nafaka ödememe cezası · Uzlaştırma kapsamındaki suçlar
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.