Babalık Davası: Babalık Karinesi, DNA Testi ve Süreler

- Babalık davası, ana ve çocuk tarafından açılabilir; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına yöneltilir (TMK m.301).
- Dava, Cumhuriyet savcısına ve Hazineye ihbar edilmek zorundadır; ana açmışsa kayyıma, kayyım açmışsa anaya ihbar gerekir.
- Çocuğun başka bir erkekle soybağı varsa, bu bağ geçersiz kılınmadan babalık davası dinlenmez.
- Doğumdan önceki 300. gün ile 180. gün arasında cinsel ilişki babalığa karinedir (TMK m.302).
- Karinenin aksini ispat yükü davalıdadır: baba olmasının imkânsızlığı ya da üçüncü kişinin olasılığının daha yüksek olduğu.
- HMK m.292 uyarınca herkes soybağı için kan/doku alınmasına katlanmak zorundadır; kaçınılırsa hâkim zor kullanılmasına karar verir.
- Çocuğun açacağı babalık davasındaki hak düşürücü süre Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Babalık davası, evlilik dışında doğan bir çocukla baba arasındaki soybağını mahkeme kararıyla kuran davadır. Tanıma yoluyla kurulan soybağından farkı, babanın iradesine değil hükme dayanmasıdır.
Dava basit görünür, ancak usulü katıdır ve en çok kaybedilen noktalar da usulle ilgilidir.
Kim, kime karşı açar?
TMK m.301/1: “Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilirler.” Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
| Davacı | Temsil | İhbar zorunluluğu |
|---|---|---|
| Ana | Kendisi | C. savcısı + Hazine + kayyım |
| Küçük çocuk | Kayyım eliyle | C. savcısı + Hazine + ana |
| Ergin çocuk | Kendisi | C. savcısı + Hazine |
TMK m.301/3 uyarınca ihbar zorunludur. İhbar yapılmadan, Hazine ve savcının katılmasına imkân hazırlanmadan verilen karar eksik tahkikat nedeniyle bozulur. Savcılığa tebligatın usulü ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.43‘e tabidir: varaka aslının gösterilmesi suretiyle yapılır.
Ön koşul: mevcut soybağının kaldırılması
Çocuk başka bir erkeğin nüfusuna kayıtlıysa — örneğin ananın evli olduğu dönemde doğmuşsa — önce bu bağın kaldırılması gerekir. Başka bir erkekle soybağı ilişkisi geçersiz kılınmadıkça babalık davası dinlenemez.
Bu durumda önce soybağının reddi davası açılır; babalık talebi tefrik edilerek reddi davasının sonucu beklenir.
Babalık karinesi (TMK m.302)
- Davalının, çocuğun doğumundan önceki 300. gün ile 180. gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır.
- Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişki tespit edilirse aynı karine geçerlidir.
- Karine geçerliyse davalı, baba olmasının olanaksızlığını ya da üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu ispatlarsa karine geçerliliğini yitirir.
DNA testi ve kaçınmanın sonucu
Babalık davasında hâkim maddi olguları resen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m.284/1). Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan her türlü araştırma ve incelemeye rıza göstermekle yükümlüdür (m.284/2).
HMK m.292/1 bunu bir adım ileri götürür: uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu, bilimsel verilere uygun ve sağlık yönünden tehlike oluşturmamak şartıyla herkes soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın uyulmazsa hâkim, incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir.
Davalı teste gelmiyorsa mahkemenin yalnızca “aleyhine sonuç doğmuş sayma” ile yetinmesi yeterli görülmemektedir. HMK m.292 uyarınca zor kullanılarak inceleme yaptırılması gerekir; aksi hâlde karar eksik araştırma nedeniyle bozulur.
Süreler
TMK m.303 uyarınca babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın dava hakkı, doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuğun açacağı dava bakımından öngörülen hak düşürücü süre ise Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.
Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar (m.303/3).
Ne yapmalı?
- Çocuğun nüfus kaydını inceleyin; başka bir erkeğe bağlı ise önce o bağı kaldırın.
- Dava dilekçesinde gebe kalma dönemini ve ilişkiyi tarihsel olarak açıklayın.
- Mesaj, fotoğraf, tanık ve varsa hastane kayıtlarını dosyaya sunun.
- Dilekçede DNA incelemesi talebinizi açıkça yazın.
- Mahkemeden Hazine ve Cumhuriyet savcısına ihbar yapılmasını isteyin; dosyada tebligat parçası bulunduğunu kontrol edin.
- Çocuk küçükse kayyım atanması talebinde bulunun.
- Davalı teste gelmezse HMK m.292 uyarınca zor kullanılmasını talep edin.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2010/4491, K.2011/7014, 26.04.2011 İlişkiyi kabul eden davalı karineyi çürütmek zorundadır. Daire önce davanın ölçütünü koyar: “Babalık davası, soybağı ilişkisini kuşkuya yer bırakmayacak nispette açığa çıkarılması halinde kabul edilebilir. Hakim bu davada maddi olguları res’en araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK md.284/1).” Ardından m.284/2 gereğince tarafların ve üçüncü kişilerin, soybağının belirlenmesinde zorunlu ve sağlık yönünden tehlike yaratmayan her türlü incelemeye rıza göstermekle yükümlü olduğunu, davalı rıza göstermezse hâkimin bundan beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabileceğini hatırlatır. Somut olayda davalı, 05.11.2009 tarihli oturumda davacıyla birkaç defa cinsel ilişkiye girdiğini kabul etmişti. Daire, m.302‘deki babalık karinesinin bu hâlde geçerli olduğunu ve karinenin aksini ispat yükümlülüğünün davalıya düştüğünü belirtti; kararda ayrıca m.302/3 uyarınca davalının baba olmasının olanaksızlığını veya üçüncü kişinin olasılığının daha yüksek olduğunu ispatlaması hâlinde karinenin geçerliliğini yitireceği vurgulandı.
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E.2018/11650, K.2018/15643, 13.09.2018 Teste gelmeyen davalı için zor kullanma kararı verilmelidir. Mahkeme, DNA incelemesi için mukoza örneği vermesi gerektiği 01.10.2015‘te ilanen tebliğ edildiği hâlde davalının başvurmaması üzerine, TMK m.284/2‘deki yaptırımı uygulayarak DNA testi yaptırılmadan davanın kabulüne karar vermişti. Daire bunu yeterli görmedi ve HMK m.292/1‘i hatırlattı: “uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden bir tehlike oluşturmamak şartıyla, herkes, soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir.” Kararda, mahkemece bu hüküm gözetilerek davalının bulunduğu yer araştırılıp inceleme yaptırılması gerektiği belirtildi.
- Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E.2015/3507, K.2015/17024, 23.11.2015 Üreme yeteneği savunması Adli Tıp Kurumunda tartışılmalıdır. Ana ve çocuk tarafından açılan, Cumhuriyet savcısı ile Hazineye usulünce ihbar edilmiş bir babalık davasında davalı, çocuk sahibi olmasının mümkün olmadığını ileri sürmüş, adli tıp raporuna itiraz etmiş ve bir tüp bebek merkezinden aldığı 12.11.2013 tarihli semen analizi raporunu sunmuştu. Mahkemenin sevk ettiği üniversite hastanesi ise 28.05.2014 tarihli raporunda, davalının spermogram veremediğini, gereken tetkikin kendilerinde yapılamadığını bildirmiş ve değerlendirme yapılamamıştı. Daire, bu hâliyle araştırmayı yetersiz buldu: “Babalık davası, irs ve nesep ilişkisini kuşkuya yer bırakmıyacak nispette açığa çıkarılması halinde kabul edilebilir. Bu konuda tekniğin ve tıbbın tüm imkanlarından yararlanılarak sonuca ulaşılmalıdır.” Davalının semen analizi raporuyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine yeniden sevk edilerek, çocuğun doğum yılı ve öncesinde üreme yeteneği bulunup bulunmadığının sorulması gerektiği belirtilerek karar bozuldu.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E.2012/26196, K.2013/184, 14.01.2013 Hazine ve savcıya ihbar edilmeyen dava bozulur. Daire, babalığın hükmen belirlenmesine ilişkin davada ihbar kuralını net biçimde ortaya koyar: “Davanın Cumhuriyet savcısı ile Hazineye; ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbarı gerekir (TMK md.301/3).” Somut olayda ana tarafından açılan dava kayyıma ihbar edilmiş, ancak Hazine ve Cumhuriyet savcısına ihbar edilmemişti. Daire, bu kişilere dava ihbar edilmeden, katılmalarına imkân hazırlanmadan, katıldıkları ve gösterdikleri takdirde delilleri de toplanmadan hüküm kurulmasını eksik tahkikat saydı ve bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına karar verdi. Karar, babalık davalarında ihbarın bir şekil şartı değil, tahkikatın tamamlığına ilişkin bir zorunluluk olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
Babalık davasını kim açabilir?
TMK m.301 uyarınca davayı ana ve çocuk açabilir. Çocuk küçükse dava, kendisine atanacak kayyım eliyle açılır; ergin çocuk ise davayı bizzat açar. Dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı yöneltilir. Baba ya da üçüncü kişilerin babalık davası açma hakkı yoktur; baba soybağını kurmak istiyorsa tanıma yoluna başvurmalıdır. Dava aile mahkemesinde görülür ve kamu düzenine ilişkin olduğundan hâkim maddi olguları resen araştırır.
Babalık davasında süre ne kadar?
Ananın dava hakkı, çocuğun doğumundan başlayarak bir yıl geçmekle düşer; dava doğumdan önce de açılabilir. Çocuğun açacağı dava bakımından öngörülen hak düşürücü süre ise Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden çocuk yönünden süre sınırı bulunmamaktadır. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi varsa, bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar. Bu nedenle önce mevcut kaydın kaldırılması, sürenin başlangıcını da belirler.
Çocuk başka bir erkeğin nüfusuna kayıtlıysa ne olur?
Bu hâlde babalık davası doğrudan görülemez. Çocuğun başka bir erkekle soybağı ilişkisi geçersiz kılınmadıkça babalık davasının dinlenmesi mümkün değildir. Önce soybağının reddi davası açılarak mevcut bağ kaldırılmalı, babalık talebi ise dosyadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmeli ve reddi davasının sonucu beklenmelidir. Kayıt gerçeğe aykırı beyanla oluşmuşsa nüfus kaydının düzeltilmesi yoluna gidilmesi de gündeme gelebilir.
Babalık karinesi nedir?
TMK m.302 uyarınca davalının, çocuğun doğumundan önceki üç yüzüncü gün ile yüz sekseninci gün arasında ana ile cinsel ilişkide bulunmuş olması babalığa karine sayılır. Bu sürenin dışında olsa bile fiilî gebe kalma döneminde ilişkinin varlığı tespit edilirse aynı karine geçerli olur. Karine geçerliyse ispat yükü davalıya geçer; davalı ancak baba olmasının olanaksızlığını ya da üçüncü bir kişinin baba olma olasılığının kendisininkinden daha fazla olduğunu kanıtlayarak karineyi çürütebilir.
Davalı DNA testine gelmezse dava kaybedilir mi?
Hayır; aksine bu durum davalının aleyhinedir. TMK m.284/2 uyarınca hâkim, incelemeye rıza göstermeyen taraf hakkında beklenen sonucu onun aleyhine doğmuş sayabilir. Ancak Yargıtay yalnızca bu karineyle yetinilmesini yeterli görmemekte, HMK m.292/1 gereğince hâkimin incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar vermesini aramaktadır. Bu nedenle davalının bulunduğu yer araştırılarak örnek alınması sağlanmalı, aksi hâlde karar eksik araştırma nedeniyle bozulabilir.
Davayı savcılığa ve Hazineye ihbar etmek şart mı?
Evet, TMK m.301/3 uyarınca zorunludur. Dava Cumhuriyet savcısı ile Hazineye; ana tarafından açılmışsa ayrıca kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilmelidir. İhbar yapılmadan, ilgililerin davaya katılmasına imkân hazırlanmadan ve varsa delilleri toplanmadan hüküm kurulması eksik tahkikat sayılır ve bozma sebebidir. Savcılığa tebligatın Tebligat Kanunu m.43’teki usule göre, varaka aslının gösterilmesi suretiyle yapılması da geçerlilik koşuludur.
Babalık kararı verilirse çocuk hangi haklara sahip olur?
Karar kesinleştiğinde çocuk ile baba arasında soybağı doğar; bu bağ doğum anına kadar geriye etkilidir. Çocuk babanın nüfusuna kaydedilir, soyadını alabilir, babadan nafaka isteyebilir ve mirasçı sıfatını kazanır. Babanın da çocuğa karşı bakım, eğitim ve gözetim yükümlülükleri doğar; velayet kural olarak anada kalmakla birlikte kişisel ilişki kurulması gündeme gelir. Ayrıca ana, doğum giderleri ve doğumdan önceki ile sonraki geçim giderleri için talepte bulunabilir.
Babalık davası ile tanıma arasındaki fark nedir?
Tanıma, babanın nüfus memuruna, mahkemeye, notere ya da vasiyetnameyle yapacağı tek taraflı bir irade açıklamasıyla soybağı kurar ve TMK m.295’te düzenlenmiştir. Babalık davası ise babanın rızası bulunmadığında soybağını mahkeme kararıyla kurar. Tanıma iradî, babalık davası ise hükmîdir. Her ikisinin sonuçları aynıdır: soybağı doğum anından itibaren doğar. Tanımanın iptali de ayrı bir davanın konusudur ve ilgililer tarafından açılabilir.
- 4721 sayılı TMK m.284 — Soybağı davalarında usul
- 4721 sayılı TMK m.295 vd. — Tanıma
- 4721 sayılı TMK m.301 — Babalık davası, taraflar ve ihbar
- 4721 sayılı TMK m.302 — Babalık karinesi
- 4721 sayılı TMK m.303 — Hak düşürücü süreler
- 4721 sayılı TMK m.304 — Ananın malî hakları
- 6100 sayılı HMK m.292 — Soybağı incelemesi
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.43 — Savcılığa tebligat usulü
Bağlantılı başlıklar için soybağının reddi davası, evlilik dışı doğan çocuğun nüfusa kaydı, nafaka nasıl hesaplanır ve velayet nedir yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.