Hayasızca Hareketler Suçu (TCK 225): Aleniyet, Teşhircilik ve Cinsel Tacizden Farkı

- TCK m.225’e göre alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- Suç, TCK’nın genel ahlaka karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir; korunan değer toplumun ar ve haya duygularıdır.
- Yargıtay’a göre madde metnindeki cinsel ilişki, cinsel arzuların tatmini amacına yönelik her türlü davranışı ifade eder.
- Teşhirciliğin konusu yalnızca cinsel organ değildir; korunan değeri ihlal edecek şekilde vücut bölgelerinin gösterilmesi de kapsama girer.
- Cinsel ilişki veya teşhircilik tek başına yeterli değildir; hareketin alenen yapılması gerekir.
- Yargıtay aleniyeti suçun kurucu unsuru saymaktadır.
- Aleniyet için ölçüt, fiilin belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilir olmasıdır.
- Hareketin fiilen görülmüş olması şart değildir; görülmesinin olanaklı bulunması yeterlidir.
- Mahkeme, olayın gerçekleştiği yerin aleni sayılıp sayılmadığını tartışıp açıkça belirlemelidir.
- Cinsel amaçlı hareket doğrudan belirli bir kişiyi hedef alıyorsa, eylem TCK m.105’teki cinsel taciz suçunu oluşturabilir.
- Cinsel taciz suçunun teşhir suretiyle işlenmesi, TCK m.105/2-e uyarınca cezayı artıran nitelikli hâldir.
- Cinsel taciz şikâyete bağlıyken, hayasızca hareketler suçu madde metninde şikâyete bağlanmamıştır.
- Suçun cezası nedeniyle CMK m.251’deki basit yargılama usulünün uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
- Anayasa Mahkemesinin 2021 tarihli iptal kararı sonrasında, hükme bağlanmış dosyalarda basit yargılama yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir.
- Kısa süreli hapis cezası söz konusu olduğundan adli para cezasına çevirme, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması seçenekleri gündeme gelebilir.
Hayasızca hareketler suçu, gündelik dilde “teşhircilik” ya da “açık alanda uygunsuz davranış” olarak bilinen olayları kapsar. Otopark, park, site havuzu, apartman penceresi veya araç içi gibi yerlerde yaşanan olaylarda en çok tartışılan soru, davranışın başkaları tarafından görülebilecek bir yerde gerçekleşip gerçekleşmediğidir.
Aynı davranış, belirli bir kişiyi hedef alıp almamasına göre farklı bir suça dönüşebilir. Pencereden komşuya yönelik bir hareket cinsel taciz, kimseyi hedef almadan herkesin görebileceği bir yerde yapılan hareket ise hayasızca hareketler olarak nitelendirilebilir. Bu ayrım cezayı, şikâyet şartını ve yargılama usulünü değiştirir. Aşağıda Yargıtay kararları üzerinden bu sınırlar ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Konu | Dayanak | Yargıtay yaklaşımı |
|---|---|---|
| Seçimlik hareketler | TCK m.225 | Alenen cinsel ilişki veya teşhircilik |
| Cinsel ilişki kavramı | Y4CD 2023 ve 2024 | Cinsel arzuların tatminine yönelik her türlü davranış |
| Teşhircilik kavramı | Y4CD 2023 | Cinsel organla sınırlı değil |
| Aleniyet | Y4CD 2023 | Suçun kurucu unsuru |
| Aleniyet ölçütü | Y4CD 2024 | Belirsiz ve birden fazla kişice algılanabilirlik |
| Görülme şartı | Y4CD 2024 | Görülmesinin olanaklı olması yeterli |
| Belirli kişiyi hedef alma | Y18CD 2020 | TCK m.105 cinsel taciz |
| Ceza | TCK m.225 | Altı aydan bir yıla kadar hapis |
| Yargılama usulü | CMK m.251; AYM 2021/4 | Basit yargılama yönünden yeniden değerlendirme |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- İddianamede eylemin hangi seçimlik harekete, yani cinsel ilişkiye mi teşhirciliğe mi dayandırıldığını tespit edin.
- Olay yerinin adresini, kat bilgisini, saatini ve ışık koşullarını gösteren belgeleri toplayın.
- Olay yerinin herkese açık mı yoksa sınırlı kişilere mi açık olduğunu gösteren site yönetim kayıtları gibi belgeleri temin edin.
- Aleniyet tartışması varsa mahkemeden keşif yapılmasını, gerekirse bilirkişi incelemesi yapılmasını talep edin.
- Tanıkların olayı nereden, hangi mesafeden ve hangi saatte gördüklerini ayrıntılı olarak sorgulatın.
- Soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki tanık ve mağdur beyanları arasındaki çelişkileri tek tek listeleyin.
- Eylemin belirli bir kişiyi hedef alıp almadığını değerlendirin; nitelendirme cezayı ve şikâyet şartını değiştirir.
- Cinsel taciz olarak nitelendirilen olaylarda şikâyetin süresinde yapılıp yapılmadığını ve şikâyetten vazgeçme olup olmadığını kontrol edin.
- Aynı olayda hakaret veya tehdit gibi başka suçlamalar varsa her birinin unsurlarını ayrı ayrı değerlendirin.
- Basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmadığını ve itiraz haklarını takip edin.
- Kişisel durumunuza göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya adli para cezasına çevirme şartlarını değerlendirin.
- Görüntü kaydı varsa, kaydın olay anını ve olay yerinin görünürlüğünü nasıl yansıttığını teknik olarak inceletin.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 24.04.2024 T., 2021/22654 E., 2024/5264 K.
Site havuzu başındaki eylemde aleniyetin nasıl oluştuğu tartışılmadan ve tanıklar dinlenmeden mahkûmiyet kararı verilemez. Sanıkların site havuzunun şezlongunda birbirleriyle cinsel içerikli harekette bulundukları, olay yerine gelen güvenlik görevlilerine de küfür ettikleri iddiasıyla açılan davada, asliye ceza mahkemesi her iki sanığı hayasızca hareketler suçundan beşer ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Daire, suçun unsurlarını açıklarken teşhirciliği kişinin cinsel organını veya korunan değerleri incitecek şekilde vücut bölgelerini alenen göstermesi olarak tanımlamış ve aleniyet ölçütünü şöyle belirlemiştir: “Aleniyet için aranan ölçüt ise gerçekleştiği koşullar itibariyle fiilin belirli olmayan ve birden fazla kişiler tarafından algılanabilir olmasıdır.” Daireye göre “yapılan hareketin görülüp görülmemesi önemli olmayıp, bunun olanaklı bulunması aleniyetin gerçekleşmesi için yeterlidir.” Somut olayda soruşturmada beyanı alınan iki kişinin tanık olarak dinlenmesi, eylemin cinsel ilişki veya teşhircilik boyutuna varıp varmadığının değerlendirilmesi ve havuz başındaki eylemde aleniyet unsurunun nasıl oluştuğunun açıklanması gerekmektedir. Daire ayrıca basit yargılama usulü yönünden de yeniden değerlendirme yapılmasını istemiştir. Hükümler 24.04.2024 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 22.05.2023 T., 2021/11326 E., 2023/18697 K.
Aleniyet suçun kurucu unsurudur; cinsel ilişkinin gerçekleştiği yerlerin aleni sayılıp sayılmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Sanıkların 10 ve 11 Ekim 2015 tarihlerinde aleni sayılan yerlerde cinsel ilişkiye girdikleri kabul edilerek iki sanık adli para cezasına, bir sanık zincirleme suç hükümleriyle 10 ay 15 gün hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Daire, teşhirciliğin konusunun cinsel organlarla sınırlı olmadığını belirterek şu tespiti yapmıştır: “Suçun oluşması için cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmak yeterli değildir, bu iki hareketlerin alenen yapılması gerekir. Burada aleniyet suçun kurucu unsurudur.” Daireye göre mahkeme, sanıkların cinsel ilişkiye girdikleri iddia edilen yerlerin aleni sayılan yerlerden olup olmadığını tartışıp kesin biçimde belirledikten sonra tüm delillerle birlikte hüküm kurmalıdır. Kabule göre de hükümden sonra yürürlüğe giren basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Hükümler 22.05.2023 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 02.07.2020 T., 2019/4669 E., 2020/8524 K.
Hareket belirli kişileri hedef alıyorsa cinsel taciz, kimseyi hedef almadan ve alenen yapılıyorsa hayasızca hareketler suçu oluşur. Asliye ceza mahkemesi sanığı hayasızca hareketler suçundan mahkûm etmiştir. Daire, TCK m.105 ile m.225’i birlikte değerlendirerek iki suç arasındaki sınırı çizmiştir: “cinsel amaçlı hareketlerin doğrudan mağduru hedef alarak gerçekleştirilmiş olması halinde cinsel taciz suçunun subut bulması karşısında, eylemin mağduru hedef almadan ve alenen gerçekleştirilmesi halinde TCK’nın 225. maddesinde düzenlenen hayasızca hareketler suçunun oluşacağı” dikkate alınmalıdır. Somut olayda mağdurlar soruşturmada sanığın cinsel organını açmış vaziyette kendilerine baktığını, kovuşturmada ise “cinsel organını çıkarmış oynuyordu” şeklinde beyanda bulunmuştur. Daireye göre bu çelişki giderilerek sanığın eylemini doğrudan mağdurları hedef alarak gerçekleştirip gerçekleştirmediği belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Hüküm 02.07.2020 tarihinde oybirliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 07.11.2018 T., 2016/16129 E., 2018/14579 K.
Pencerede teşhircilik iddiasına ilişkin mahkûmiyet onanmış; karşı oyda aleniyetin keşifle belirlenmediği eleştirilmiştir. Sulh ceza mahkemesi sanığı hayasızca hareketler suçundan mahkûm etmiş, hakaret suçundan ise beraatine karar vermiştir. Daire çoğunluğu, eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun yürütülen duruşmada saptandığını ve doğru nitelendirildiğini belirterek hükmü onamıştır. Karşı oy yazısında özetlenen olaya göre şikâyetçi, sabah saat 11.00 sıralarında karşı apartmanın üçüncü katında oturan sanığın perdesiz pencere önünde bir şeyin üzerine çıkarak iç çamaşırının içine elini sokup cinsel organıyla oynadığını iddia etmiş, iki tanık da benzer beyanda bulunmuş, sanık ise evinde şortla gezdiğini ve çıplak olmadığını savunmuştur. Karşı oy yazan üyeye göre taraflar farklı sokaklardaki binalarda oturmakta, “3. katın içerisinin 1. katın camından görünmesi gündüz vakti fiziken mümkün değildir” ve mahkeme keşif yaparak aleniyet unsurunu tespit etmemiştir. Aynı üye, belirli kişileri hedef alan teşhirciliğin TCK m.105 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini de belirtmiştir. Hüküm 07.11.2018 tarihinde oyçokluğuyla onanmıştır.
İlk soru bakımından 4. Ceza Dairesinin 2023 ve 2024 kararları kavramları geniş tanımlamaktadır. Cinsel ilişki, cinsel arzuların tatminine yönelik her türlü davranışı; teşhircilik ise yalnızca cinsel organı değil, korunan değeri incitecek biçimde vücut bölgelerinin gösterilmesini kapsar. Buna karşın 2024 tarihli kararda, havuz başındaki “cinsel içerikli hareketin” gerçekten bu boyuta ulaşıp ulaşmadığının tanıklar dinlenerek araştırılması istenmiştir. Kavramların geniş olması, her uygunsuz davranışın bu suçu oluşturacağı anlamına gelmez.
İkinci soru olan aleniyet, bozma kararlarının merkezindedir. Yargıtay’a göre hareketin fiilen görülmesi şart değildir, görülmesinin olanaklı olması yeterlidir. Ancak bu olanağın somut olarak ortaya konulması gerekir. 2018 tarihli kararda çoğunluk mahkûmiyeti onamış olsa da karşı oy yazısı, kat farkı, sokak farkı ve gün ışığı gibi fiziki koşulların keşifle belirlenmemesini eleştirmiştir. Bu karşı oy, mahkemenin hükmü değildir; ancak savunmanın hangi noktalara odaklanması gerektiğini göstermesi bakımından yol göstericidir. Aynı olayda hakaret veya huzur bozma gibi başka suçlamalar varsa bunlar ayrıca değerlendirilir; bu konuda kişilerin huzur ve sükûnunu bozma yazımıza bakılabilir.
Üçüncü soru, cinsel tacizle sınırın çizilmesidir. 18. Ceza Dairesinin 2020 tarihli kararında açıkça belirtildiği gibi, hareket doğrudan belirli bir kişiyi hedef alıyorsa TCK m.105, kimseyi hedef almadan ve alenen yapılıyorsa TCK m.225 uygulanır. Bu karara atıf yapan ve bozma üzerine kurulan cinsel taciz mahkûmiyetini inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 14.06.2023 tarihli, 2022/11292 E., 2023/4267 K. sayılı kararında ise müştekilerin şikâyetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında düşme kararı verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Bu örnek, nitelendirmenin şikâyet şartı üzerinden davanın akıbetini nasıl değiştirebileceğini göstermektedir. Belirli bir kişiye yönelik tekrarlanan davranışlar için ısrarlı takip suçu yazımız da incelenebilir.
Son olarak, 2023 ve 2024 tarihli kararların ikisinde de basit yargılama usulüne ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararı nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması istenmiştir. Suçun üst sınırı dikkate alındığında bu usul, sanık bakımından ceza indirimi dahil önemli sonuçlar doğurabilir.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Aleniyeti varsaymak | Yargıtay aleniyeti kurucu unsur saymaktadır | Olay yerinin görünürlüğünü somut olarak tartışın |
| Keşif talep etmemek | Fiziki koşullar belirlenmeden hüküm kurulabilir | Keşif ve fotoğraf incelemesi isteyin |
| Beyan çelişkilerini göz ardı etmek | Çelişki giderilmeden kurulan hükümler bozulmaktadır | Aşamalar arasındaki farkları dilekçede gösterin |
| Hedef alma ölçütünü tartışmamak | Suç TCK 105 veya TCK 225 olabilir | Eylemin belirli kişiye yönelip yönelmediğini tartışın |
| Şikâyet şartını kontrol etmemek | Cinsel taciz şikâyete bağlıdır | Nitelendirmeye göre şikâyet durumunu inceleyin |
| Her uygunsuz davranışı suç saymak | Eylemin cinsel ilişki veya teşhircilik boyutuna ulaşması gerekir | Hareketin niteliğini tanık beyanlarıyla belirleyin |
| Tanıkların konumunu sormamak | Görme olanağı aleniyetin ölçütüdür | Mesafe, açı ve saat bilgisini tespit ettirin |
| Basit yargılama usulünü takip etmemek | Lehe usul hükümleri gözden kaçabilir | Usulün uygulanabilirliğini değerlendirin |
| Bireyselleştirme seçeneklerini sunmamak | Kısa süreli hapiste lehe seçenekler bulunur | Adli para cezası, erteleme ve HAGB şartlarını ileri sürün |
Hayasızca hareketler suçu nedir?
TCK m.225’te düzenlenen ve alenen cinsel ilişkide bulunmak veya teşhircilik yapmakla işlenen, genel ahlaka karşı bir suçtur.
Cezası nedir?
Madde metnine göre altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Somut olayda adli para cezasına çevirme, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumlar ayrıca değerlendirilebilir.
Aleniyet ne demektir?
Yargıtay’a göre aleniyet için ölçüt, fiilin gerçekleştiği koşullar itibarıyla belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilir olmasıdır. Hareketin fiilen görülmesi değil, görülmesinin olanaklı olması yeterlidir.
Kimse görmediyse suç oluşur mu?
Oluşabilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, yapılan hareketin görülüp görülmemesinin önemli olmadığını, görülmesinin olanaklı bulunmasının aleniyet için yeterli olduğunu belirtmiştir. Ancak bu olanağın somut olarak ortaya konulması gerekir.
Ev içinde yapılan davranış suç olur mu?
Konut kural olarak aleni bir yer değildir. Ancak davranış perdesiz bir pencere önünde ve dışarıdan belirsiz sayıda kişi tarafından görülebilecek şekilde yapılmışsa aleniyet tartışması doğar. Yargıtay’ın incelediği bir olayda karşı oy yazısı, bu tür bir iddiada keşif yapılmamasını eleştirmiştir.
Teşhircilik yalnızca cinsel organın gösterilmesi mi?
Hayır. Yargıtay 4. Ceza Dairesine göre teşhirciliğin konusu kişinin cinsel organlarından ibaret değildir; korunan hukuki değeri ihlal edecek şekilde vücut bölgelerinin teşhiri de bu suçu oluşturabilir.
Hayasızca hareketler ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesine göre cinsel amaçlı hareket doğrudan belirli bir kişiyi hedef alıyorsa cinsel taciz, kimseyi hedef almadan ve alenen yapılıyorsa hayasızca hareketler suçu oluşur.
Belirli bir kişiye teşhir yapılırsa ceza artar mı?
TCK m.105/2-e uyarınca cinsel taciz suçunun teşhir suretiyle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır.
Suç şikâyete bağlı mı?
TCK m.225’in metninde şikâyet şartı bulunmamaktadır; suç resen soruşturulur. Eylem cinsel taciz olarak nitelendirilirse ise TCK m.105 uyarınca mağdurun şikâyeti gerekir.
Şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Hayasızca hareketler suçu şikâyete bağlı olmadığından vazgeçme kural olarak davayı düşürmez. Eylem cinsel taciz olarak nitelendirilmişse şikâyetten vazgeçme düşme sonucunu doğurabilir; Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2023 tarihli kararında bu nedenle hüküm bozulmuştur.
Site havuzu veya ortak alan aleni yer midir?
Somut koşullara bağlıdır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, site havuzu başında gerçekleştiği belirtilen eylemde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan verilen mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Araç içinde yapılan davranış suç oluşturur mu?
Aracın bulunduğu yer, camların durumu, saat ve çevrenin kalabalık olup olmaması gibi koşullara göre değerlendirilir. Ölçüt yine eylemin belirsiz ve birden fazla kişi tarafından algılanabilir olup olmadığıdır.
Basit yargılama usulü uygulanır mı?
Suçun cezası dikkate alındığında CMK m.251 kapsamında değerlendirilebilir. Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin 2021 tarihli iptal kararı nedeniyle derdest dosyalarda bu usul yönünden yeniden değerlendirme yapılmasını istemiştir.
Tanık beyanları çelişirse ne olur?
Yargıtay, mağdur ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni saymaktadır. Özellikle hareketin kime yöneldiğine ilişkin çelişki, suçun nitelendirmesini doğrudan etkiler.
Aynı olayda hakaret suçlaması da varsa ne olur?
Her suçun unsurları ayrı ayrı değerlendirilir. Yargıtay’ın incelediği bir olayda sanıklar hakkında hayasızca hareketlerle birlikte güvenlik görevlilerine yönelik hakaret suçundan da hüküm kurulmuş ve hükümler birlikte incelenmiştir.
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.225 — Hayasızca hareketler
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.105 — Cinsel taciz
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.43 — Zincirleme suç
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.50 — Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.51 — Hapis cezasının ertelenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73 — Şikâyete bağlı suçlar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 — Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 — Basit yargılama usulü
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223 — Hüküm çeşitleri
- 7188 sayılı Kanun m.24 — Basit yargılama usulünün düzenlenmesi
- Anayasa Mahkemesi, 14.01.2021, 2020/81 E., 2021/4 K. — Geçiş hükmünün iptali
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.38 — Suç ve cezalara ilişkin esaslar
İlgili yazılarımız: Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma · Israrlı takip suçu · Konut dokunulmazlığının ihlali · Hakaret davası · Tehdit suçu
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.