Afet Hak Sahipliği Başvurusunun Reddi ve İptal Davası (7269 Sayılı Kanun)

- 7269 sayılı Kanun’a göre yıkılan veya ağır hasar gören binada oturan ailelere, hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır ya da kredi verilir.
- Hak sahipliği bir tazminat değildir; devletin yaptırdığı konutu veya verdiği krediyi faizsiz borçlanarak geri ödeme imkânıdır.
- 6 Şubat 2023 depremleri için başvuru süresi ilandan itibaren iki ay, AFAD’ın verebileceği ek süre en fazla bir aydır.
- Başvuru sonuçları e-Devlet ve AFAD sitesinde ilan edilir; bu ilan tebligat yerine geçer.
- Hak sahibi kabul edilmeyen kişi ilandan itibaren on beş gün içinde itiraz edebilir.
- Kendisine veya eşine ait “o yerde” aynı cins hasarsız başka konutu olan aileye kanun gereği yardım yapılmaz.
- Danıştay 4. Dairesi, bu şartın başvurunun incelendiği tarihe göre değil afet tarihine göre aranması gerektiğine hükmetmiş ve Yönetmeliğin aksini öngören hükmünü iptal etmiştir.
- Depremden sonra zorunlu olarak satın alınan ev ya da depremden sonra yapılan evlilikle gelen eşin konutu, bu nedenle tek başına ret sebebi olamaz.
- 2023 depremleri için zorunlu deprem sigortası yaptırılmamış olması ve bazı ruhsatsızlık kısıtlamaları aranmaz.
- Orta hasarlı olup güçlendirmeye elverişli olmadığı için yıktırılan konut, ağır hasarlı konut gibi değerlendirilir.
- Hasar tespit raporuna ilandan itibaren otuz gün içinde itiraz edilebilir; Anayasa Mahkemesi raporların yalnızca asıl işlemle birlikte dava konusu yapılabileceğini öngören ibareyi iptal etmiştir.
- Hak sahipliği başvurusunda raporda yazan hasar oranına bakılmaz; başvuruyu engelleyen şey hasar derecesi değil, kanuni şartlardır.
- Eşin adına depremden sonra satın alınan konut da, deprem tarihinde aileye ait olmadığı için Danıştay’a göre ret sebebi yapılamaz.
- Hak sahipliği sonradan da düşebilir: borçlanma ilanından itibaren iki ay içinde borçlanmayan veya konutu 45 gün içinde teslim almayanın hakkı kendiliğinden sona erer.
- Ret kararına karşı iptal davası altmış gün içinde açılır; Yönetmelik hükmü de dava konusu yapılırsa dava Danıştay’da ilk derece olarak görülür.
6 Şubat 2023 depremlerinden sonra yüz binlerce aile, yıkılan ya da ağır hasar gören evleri için hak sahipliği başvurusu yaptı. Başvuruların bir bölümü, başvuranın başka bir konutu bulunduğu, hasarlı yapıya ait mülkiyet belgesinin eksik olduğu ya da eşin adına sağlam bir ev tespit edildiği gerekçesiyle reddedildi. Ret kararlarının önemli bir kısmında, “başka konut” olarak gösterilen ev depremden sonra, çoğu zaman kira bulunamadığı için alınmıştı ya da başvuran depremden sonra evlenmişti.
Bu uyuşmazlıklarda belirleyici olan, 1959 tarihli 7269 sayılı Kanun ile 1968 tarihli Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik’in birlikte nasıl okunacağıdır. Danıştay 4. Dairesi 2025’te bu Yönetmeliğin kilit bir hükmünü iptal etti. Aşağıda kanun metinleri, süreler ve bu kararlar kendi cümleleriyle ele alınmaktadır.
Kanunî dayanak
| Aşama | Süre ve merci | Kaçırılırsa veya eksik kalırsa |
|---|---|---|
| Hasar tespit raporuna itiraz | Mahallî ilandan itibaren 30 gün (m.13) | Rapor kesinleşir; hasarsız veya hiç tespit yapılmamışsa idareye başvuru zorunluluğu kaçırılır |
| Hak sahipliği başvurusu | 2023 depremleri için ilandan itibaren 2 ay, en fazla 1 ay ek süre (geçici m.27) | Başvurmayan hak sahipliğinden yararlanamaz |
| Başvurunun şekli | Mülki idare amirliği, AFAD başvuru merkezi veya e-Devlet | Taahhütname ve mülkiyet belgesi eksikliği ret gerekçesi yapılabilir |
| Sonuçların duyurulması | Mülki amirlik, AFAD sitesi ve e-Devlet ilanı; tebligat yerine geçer | Ayrıca tebligat beklenirse itiraz süresi kaçırılabilir |
| Ret kararına itiraz | İlandan itibaren 15 gün (geçici m.27) | İtiraz komisyonu aşaması atlanır |
| İptal davası | İtirazın reddine ilişkin kararın ilanından veya tebliğinden itibaren 60 gün, idare mahkemesi | Ret kararı kesinleşir |
| Yönetmelik hükmüne dava | Bireysel işlemle birlikte, Danıştay ilk derece | Hükmün hukuka aykırılığı yalnızca bireysel davada dolaylı ileri sürülebilir |
| Borçlandırma | Borçlandırma ilanından itibaren 2 ay (m.40) | Kabul edilebilir mazeret yoksa hak sahipliği kendiliğinden sona erer |
| Konutun teslim alınması | Mahallinde yapılan duyurudan itibaren 45 gün (m.40) | Hak sahipliği kendiliğinden sona erer |
Ne yapmalı? Adım adım yol haritası
- e-Devlet’ten binanızın hasar tespit sonucunu, askı kodunu ve hasar derecesini indirin; sonuç yanlışsa ilandan itibaren otuz günlük itiraz süresini kaçırmayın.
- Hak sahipliği başvurusunu ilan edilen iki aylık süre içinde, konutun tapu kaydı ve kimlik bilgileriyle birlikte yapın; aynı binadaki her aile için ayrı başvuru gerekip gerekmediğini sorun.
- Başvuru sonucunu düzenli olarak e-Devlet ve AFAD sitesinden takip edin; ilan tebligat yerine geçtiği için ayrıca posta beklemeyin.
- Ret gerekçesini tam metin olarak alın; “hasarsız konut”, “mülkiyet belgesi yok”, “tüzel kişi mülkü” veya “süre dışı başvuru” gerekçelerinden hangisine dayanıldığını belirleyin.
- Gerekçe başka konutsa, o konutun tapu edinme tarihini ve malikin kim olduğunu gösteren tapu kayıt belgesini alın; deprem tarihiyle karşılaştırın.
- Gerekçe eşin konutuysa, evlilik tarihini gösteren nüfus kayıt örneğini alın; evlilik depremden sonraysa bunu itirazın merkezine koyun.
- Gerekçe mülkiyet belgesi eksikliğiyse, başvuruya eklediğiniz tapu belgesinin kopyasını ve başvuru ekranının çıktısını itiraza ekleyin.
- On beş günlük itiraz süresi içinde yazılı veya e-Devlet üzerinden itiraz edin; itiraz dilekçesinde afet tarihindeki durumu belgeleriyle gösterin.
- İtiraz da reddedilirse, ret kararını öğrendiğiniz tarihten itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açın.
- Ret, uygulamada belirsiz bir Yönetmelik hükmüne dayanıyorsa bu hükmün de iptalini isteyip istemeyeceğinizi değerlendirin; bu durumda davaya Danıştay ilk derece olarak bakar.
- Dava sürerken de afet tarihindeki durumu gösteren yeni belgelerle idareye başvurup kararın düzeltilmesini isteyebilirsiniz; idarenin olumlu cevabını ve tarihini mahkemeye ayrıca bildirin.
- Hak sahibi olduktan sonra borçlandırma ve konut teslim ilanlarını takip edin; iki aylık borçlanma ve 45 günlük teslim alma süreleri kaçırılırsa hak kendiliğinden düşer.
Danıştay 4. Daire, 29.05.2025 T., 2024/264 E., 2025/3487 K.
“Başka konut” şartı afet tarihine göre aranır; incelenme tarihini esas alan Yönetmelik hükmü iptal edildi. Elazığ’daki konutu 6 Şubat 2023 depreminde ağır hasarlı tespit edilen davacının başvurusu, mülkiyet belgesi ibraz etmediği ve adına hasarsız bir konut bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı, Malatya’da oturduğu evin de ağır hasar gördüğünü, kiralık ev bulamadığı için Elazığ’da 06/03/2023’te konut satın aldığını ileri sürmüştür. Daire önce normlar hiyerarşisini hatırlatmış, sonra Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrası hakkında şu sonuca varmıştır: “Kanunda hak sahibi sayılmanın koşullarının hangi tarih itibarıyla aranacağına dair bir belirlemenin yapılmadığı, meydana gelen afetin şiddeti, etki alanı, etkilediği kişi ve bina sayısı vb.hususlara göre inceleme tarihinin değişebileceği ve doğası itibarıyla belirsizlik içeren bu durumun barınma ihtiyacının karşılanmasının gecikmesine, ertelenmesine neden olabileceği, afetten etkilenenlerin başvurularının aynı tarihte değerlendirilmesi mümkün olmadığına göre uygulamada kişiler arasında eşitsizliğe de yol açabileceği, ayrıca Kanunda öngörülmeyen bir kısıtlamanın Yönetmelik ile düzenlenemeyeceği hususları göz önünde bulundurulduğunda dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.” Somut olayda ise “hasarsız konutun deprem tarihi itibarıyla mevcut olmadığı” tespit edilerek ret işlemi hukuka aykırı bulunmuştur. Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrası ile hak sahipliği başvurusunun reddine ilişkin komisyon kararı iptal edilmiş; karar 29.05.2025 tarihinde oybirliğiyle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir.
Danıştay 4. Daire, 29.05.2025 T., 2024/1151 E., 2025/3488 K.
“Eşine ait konut” şartı kanuna uygun; ancak depremden sonra yapılan evlilikle gelen konut ret sebebi olamaz. Diyarbakır’daki ağır hasarlı konutu için başvuran davacı, aynı ilçede eşine ait hasarsız konut bulunduğu gerekçesiyle hak sahibi sayılmamıştır. Davacı depremden yaklaşık üç ay sonra, 23/04/2023’te evlenmiştir. Hem Yönetmelikteki “veya eşine ait” ibaresinin hem de 9. maddenin ikinci fıkrasının iptalini isteyen davacıya karşı Daire, birinci ibare bakımından Kanun’un amacını şöyle açıklamıştır: “deprem gibi afetlere maruz kalan vatandaşların en temel ihtiyacı olan barınma ihtiyaçlarının en kısa sürede karşılanmasının ve böylece afet sebebiyle konutları oturulamayacak derecede hasar gören veya yıkılan kişilerin, bir an önce normal hayat düzenine kavuşturulmasının amaçlandığı, anılan hükümlerde öngörülen yardımın afetzedelerin tüm zararlarının karşılanmasını içermediği sonucuna varılmaktadır.” Bu nedenle eşe ait konutu dikkate alan kural Kanun’a paralel bulunmuştur. Buna karşın bireysel işlem yönünden “davacının hak sahibi olarak kabul edilmemesine neden olan eşine ait hasarsız konutun deprem tarihi itibarıyla mevcut olmadığı, davacının deprem tarihi olan 06/02/2023 tarihinden sonra 23/04/2023 tarihinde evlendiği” gerekçesiyle ret işlemi hukuka aykırı sayılmıştır. “Veya eşine ait” ibaresi yönünden dava reddedilmiş, 9. maddenin ikinci fıkrası ile komisyon kararı iptal edilmiş; karar 29.05.2025 tarihinde oybirliğiyle, temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir.
Danıştay 4. Daire, 29.05.2025 T., 2024/516 E., 2025/3486 K.
Eşin depremden sonra satın aldığı konut da ret sebebi olamaz. Kahramanmaraş Onikişubat’taki konutu ağır hasarlı tespit edilen davacı, 29/05/2023–22/08/2023 arasındaki başvuru döneminde e-Devlet üzerinden başvurmuş; talebi, aynı ilçede eşine ait hasarsız konut bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiş, itirazı da aynı gerekçeyle sonuçsuz kalmıştır. Davalı idare, başvurunun talep ve taahhütnamelerin incelenme tarihinden önce alınmış bir konut nedeniyle Yönetmeliğin 9. maddesine göre reddedildiğini savunmuştur. Daire, incelenme tarihini esas alan ikinci fıkrayı Kanun’da öngörülmeyen bir kısıtlama sayarak iptal etmiş, bireysel işlem bakımından da dosyayı UYAP üzerinden incelemiştir: “davacının eşi adına kayıtlı söz konusu taşınmazın deprem tarihinden yaklaşık 6 ay sonra 10/08/2023 tarihinde satın alındığı, depremde hasar gören bahse konu konut dışında deprem tarihi itibarıyla davacı adına kayıtlı başka bir konutun bulunmadığı anlaşılmaktadır.” Buradan hareketle “afet nedeniyle yıkılmış veya oturulamayacak derecede hasar gören konutu bulunan afetzedenin, kendisine veye eşine ait o yerde müstakil hasarsız başka bir konutunun bulunmaması koşulunun afet tarihi itibarıyla aranması gerekeceğinden” ret işleminde hukuka uyarlık görülmemiştir. Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrası ile komisyon kararı iptal edilmiş; karar 29.05.2025 tarihinde oybirliğiyle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir. Dosyadaki Danıştay Savcısının davanın reddi yönündeki düşüncesi Dairenin kabul ettiği görüş değildir.
Danıştay 4. Daire, 12.03.2026 T., 2025/5531 E., 2026/1229 K.
İdare kendi yükümlülüğünü yerine getirmediyse “iki yılda inşaata başlamadı” gerekçesiyle hak sahipliği düşürülemez. 2011 Van depreminde yıkılan ve babadan kalan konut nedeniyle önce kardeşi hak sahibi kabul edilmiş, davacı açtığı dava sonunda 27/09/2014’te müşterek hak sahibi olmuştur. Kardeşine yer teslimi yapılmış, davacı ise 2014, 2022 ve 2023’te yer teslimi için başvurmuş ancak sonuç alamamıştır. İdare, iki yıl içinde konut yapımına başlanmadığı gerekçesiyle hak sahipliğinin sona erdiğine karar vermiştir. Daire, 40. maddenin sekizinci fıkrasını aktardıktan sonra olayı şöyle değerlendirmiştir: “7269 sayılı Kanun gereğince hak sahibi kabul edilen davacı hakkında yapılması gereken süreçlerin idare tarafından yerine getirilmediği ve davacının başvurularının sonuçsuz bırakıldığı anlaşıldığından, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.” İşlemi iptal eden bölge idare mahkemesi kararı gerekçesi değiştirilerek onanmış; karar 12.03.2026 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.
İdare lehine olan sonuç şudur: afet tarihinde o yerde oturulabilir başka bir konutu bulunan ailenin barınma ihtiyacı yoktur ve bu ihtiyacı belirlerken eşin konutunun da hesaba katılması Kanun’un kendi hükmüdür. 2024/1151 esaslı kararda “veya eşine ait” ibaresine yönelik iptal talebinin reddedilmesi bundandır. Evli çiftlerin yalnızca birinin adına sağlam bir ev bulunması, kural olarak iki eşin de hak sahipliğini engeller.
Afetzede lehine olan sonuç ise tarih meselesidir. Yönetmelik, başka konut şartının başvurunun incelendiği tarihe göre aranacağını söylüyordu. Büyük bir depremde başvuruların aylarca incelenemediği göz önüne alındığında, bu kural depremden sonra kira bulamayıp ev alanları, evlenenleri ya da miras yoluyla pay edinenleri cezalandırıyordu. Aynı binadaki iki komşudan dosyası önce incelenen hak sahibi olurken, sonra incelenen reddedilebiliyordu. Daire bu belirsizliği ve eşitsizliği Kanun’da dayanağı olmayan bir kısıtlama saymış ve hükmü iptal etmiştir. İptal edilen hüküm artık uygulanamayacağından, görülmekte olan davalarda da afet tarihindeki durum esas alınmalıdır.
Uygulamadaki en önemli sonuç, ispat yükünün pratikte yer değiştirmesidir. İdare “o yerde hasarsız konutu var” dediğinde, afetzedenin yapması gereken tapu kaydının edinme tarihini ve varsa evlilik tarihini belgelemektir. 2024/264 ve 2024/1151 esaslı kararlarda Daire, bu tarihleri UYAP ve tapu kayıtları üzerinden kendisi de incelemiş ve depremden sonra doğan mülkiyetin ret gerekçesi olamayacağını tespit etmiştir. İtiraz dilekçesine bu belgelerin baştan eklenmesi, çoğu zaman davaya gerek kalmadan sonuç almayı sağlar.
2024/516 esaslı karar, iki kuralın birlikte nasıl işlediğini gösterir. Eşe ait konutun hesaba katılması Kanun’un kendi hükmü olduğu için idare, eşin adına kayıtlı sağlam bir evi haklı olarak inceleme konusu yapabilir. Ancak bu evin eşin adına depremden altı ay sonra satın alındığı anlaşıldığında, afet tarihinde ailenin başka bir konutu bulunmadığı ortaya çıkar ve ret gerekçesi dayanaksız kalır. Uygulamada idareler çoğu zaman tapu kaydındaki güncel durumu esas alarak karar verdiğinden, eşin ya da kişinin kendi adına kayıtlı her taşınmazın edinme tarihinin ayrı ayrı gösterilmesi itirazın temelidir. Yönetmelikteki “o yerde” ibaresinin il, ilçe ya da mahalle olarak hangi alanı kapsadığı ise bu kararlarda esastan tartışılmamıştır; ret gerekçesinde gösterilen konutun başka bir ilçede ya da ilde bulunduğu dosyalarda bu kavramın kapsamı ayrıca ileri sürülmelidir.
Hasar tespit raporları bakımından Anayasa Mahkemesinin 2023 tarihli iptal kararı önemli bir kapı açmıştır. Mahkeme, hasar tespit raporunun sonradan bir işlem kurulsun ya da kurulmasın taşınmazın değerini etkilediğini, bu nedenle rapora karşı tek başına dava açılmasının önlenmesinin etkili başvuru hakkıyla bağdaşmadığını kabul etmiştir. Aynı kararda, 28. madde uyarınca hak sahipliği başvurusunda raporda yazan hasar oranına bakılmayacağı ve hasarsız ya da az hasarlı görünen bina için de başvuru yapılabileceği vurgulanmıştır. Hasar tespitine itiraz, yıkım kararlarına karşı yürütülecek süreçle birlikte düşünülmelidir; bu konuda yıkım kararı yazımıza bakılabilir.
Van depremine ilişkin 2026 tarihli karar, hak sahipliğinin kazanıldıktan sonra da kaybedilebileceğini ama idarenin bu yetkiyi kendi ihmalini örtmek için kullanamayacağını gösterir. 40. madde evini yapana yardım yönteminde iki yıl içinde inşaata başlamayanın hakkını kendiliğinden düşürür. Ancak Daire, yer teslimi yapılmamış, başvuruları yıllarca cevapsız bırakılmış bir hak sahibine bu sürenin işletilemeyeceğini kabul etmiştir. İdareye yapılan başvuruların tarih ve sayılarıyla saklanması, sonradan bu savunmanın kurulabilmesi için şarttır; cevapsız kalan başvurular için zımni ret kuralları da ayrıca izlenmelidir.
Son olarak 2023 depremlerine özgü kolaylıklar unutulmamalıdır. Geçici 27. madde, zorunlu deprem sigortası yaptırılmamış olmasının devletin konut yaptırma yükümlülüğünü ortadan kaldıracağı yönündeki kuralı bu depremler için uygulanmaz kılmış; başkasının arsasına ruhsatsız yapı ve sakıncalı alanda ruhsatsız yapı kısıtlamalarını da askıya almıştır. Orta hasarlı olup güçlendirmeye elverişli olmadığı için yıktırılan konutlar ağır hasarlı gibi değerlendirilir. DASK tazminatı ile hak sahipliği birbirinin yerine geçmez; Kanun hasarlı bina sigortalı olsa bile yardımdan sigorta tutarının indirilmeyeceğini açıkça söyler.
Sık yapılan hatalar
| Hata | Neden sorun çıkarır | Doğrusu |
|---|---|---|
| Sonucun postayla tebliğ edilmesini beklemek | Geçici 27. maddeye göre ilan tebligat yerine geçer; 15 günlük itiraz süresi ilanla işler | e-Devlet ve AFAD ilanlarını düzenli takip edin |
| Deprem sonrası alınan evi itirazda açıklamamak | Komisyon edinme tarihine bakmadan “hasarsız konut var” diyebilir | Tapu edinme tarihini gösteren belgeyi itiraza ekleyin |
| Evlilik tarihini belgelememek | Eşin konutu, evlilik depremden sonraysa ret sebebi olamaz; ama bunu göstermek gerekir | Nüfus kayıt örneğiyle evlilik tarihini ispatlayın |
| Hasar raporuna süresinde itiraz etmemek | Rapor 30 gün sonra kesinleşir; yıkım ve tahliye işlemleri buna dayanır | İlandan itibaren 30 gün içinde gerekçeli itiraz edin |
| Az hasarlı raporu yüzünden başvurmamak | Kanun hak sahipliği başvurusunda hasar oranına bakılmayacağını söyler | Süresi içinde başvurup raporu ayrıca tartışın |
| Mülkiyet belgesini eksik sunmak | Ret kararlarında “mülkiyet belgesi ibraz edilmedi” gerekçesi sık kullanılır | Tapu kaydını ve başvuru ekranı çıktısını saklayın |
| DASK yok diye başvurudan vazgeçmek | 2023 depremleri için zorunlu deprem sigortası yokluğu aranmaz | Sigorta durumundan bağımsız olarak başvurun |
| Hak sahibi olduktan sonra ilanları kaçırmak | Borçlanma için 2 ay, teslim alma için 45 gün geçerse hak kendiliğinden düşer | Borçlandırma ve teslim duyurularını takip edin |
| İdareye yapılan başvuruları belgesiz bırakmak | İnşaata başlamama gerekçesine karşı idarenin ihmalini ispat etmek zorlaşır | Her başvurunun tarih ve sayısını, cevapları saklayın |
Hak sahipliği nedir, depremde zarar gören herkese verilir mi?
Hak sahipliği, 7269 sayılı Kanun’a göre yıkılan veya ağır hasar gören binada oturan ailenin devletin yaptırdığı konuttan ya da vereceği krediden yararlanabilmesidir. Zararın tamamının karşılanması anlamına gelmez; Danıştay, yardımın afetzedelerin tüm zararlarını karşılamayı içermediğini ve barınma ihtiyacının giderilmesini amaçladığını belirtmiştir.
Hak sahibi olursam konut bedava mı verilir?
Hayır. Kanun’un 40. maddesine göre konutlar hak sahiplerine borçlandırma senedi imzalatılarak verilir. Konut ve konut inşası için yapılan borçlandırmalar faizsizdir ve uzun vadede eşit taksitlerle ödenir; dükkân ve fırın gibi işyerleri için ise yıllık %4 faiz uygulanır.
2023 depremleri için başvuru süresi ne kadardı?
Geçici 27. maddeye göre başvuru, mülki idare amirliği ve AFAD’ın duyurusunun ilanından itibaren iki ay içinde yapılır. AFAD gerektiğinde en fazla bir ay ek süre verebilir. Başvuru mülki idare amirliğine, AFAD’ın belirlediği başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet üzerinden yapılabilir.
Başvurum reddedildi, itiraz süresi ne kadar?
Hak sahibi kabul edilmeyenler, sonuçların ilanından itibaren on beş gün içinde mülki idare amirliklerine, AFAD’ın belirlediği başvuru merkezlerine yazılı olarak ya da e-Devlet üzerinden itiraz edebilir. İlan, Tebligat Kanunu’na göre yapılmış tebligat yerine geçtiği için süre ilanla başlar.
Depremden sonra ev aldım, başvurum bu yüzden reddedilebilir mi?
Danıştay 4. Dairesi, başka konut bulunmaması şartının afet tarihine göre aranması gerektiğine karar vermiş ve incelenme tarihini esas alan Yönetmelik hükmünü iptal etmiştir. Depremden sonra satın alınan konut, deprem tarihinde mevcut olmadığı için bu kararlara göre tek başına ret sebebi olamaz.
Eşimin adına sağlam bir ev varsa hak sahibi olamaz mıyım?
Kanun, kendisine veya eşine ait o yerde aynı cins hasarsız başka konutu olan aileye yardım yapılmayacağını söyler ve Danıştay bu kuralı hukuka uygun bulmuştur. Ancak evlilik depremden sonra gerçekleştiyse, eşin konutu deprem tarihinde ailenize ait olmadığı için Danıştay bunu ret sebebi saymamıştır.
Orta hasarlı evim için hak sahibi olabilir miyim?
Genel kural yıkılan veya ağır hasarlı binalar içindir. Ancak geçici 27. maddeye göre 2023 depremlerinde orta hasarlı olarak tespit edilen ve güçlendirilmesi fen ve sanat kurallarına göre elverişli olmadığı için yıktırılan konut, işyeri ve ahır için ağır hasarlı yapılara ilişkin hükümler uygulanır.
DASK yaptırmamıştım, yine de başvurabilir miyim?
Evet. Kanun’un 29. maddesinin sekizinci fıkrası, zorunlu deprem sigortası yaptırılmamış olmasının devletin konut yaptırma ve kredi açma yükümlülüğünü ortadan kaldıracağını söyler. Ancak geçici 27. madde, 2023 depremlerinde yıkık veya ağır hasarlı yapı sahipleri için bu fıkradaki hususların aranmayacağını açıkça düzenlemiştir.
Ruhsatsız yapıda oturuyordum, hak sahibi olabilir miyim?
29. maddenin üçüncü fıkrası, başkasının arsasına ruhsatsız bina yapanları ve sakıncalı alanda ruhsatsız yapı sahiplerini hak sahibi saymaz. Geçici 27. madde ise 2023 depremlerinde yıkık veya ağır hasarlı yapılar için bu fıkradaki kısıtlamaların uygulanmayacağını öngörmüştür. Somut dosyada yapının ve arsanın durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Hasar tespit raporuna ayrı dava açabilir miyim?
Evet. Anayasa Mahkemesi 30/11/2023 tarihli kararıyla, hasar tespit raporlarının ancak asıl işlemlerle birlikte dava konusu edilebileceğini öngören ibareyi iptal etmiştir. Mahkeme, raporun taşınmazın değerini etkilediğini ve tek başına dava açılmasının önlenmesinin Anayasa’nın 40. maddesiyle uyumlu olmadığını belirtmiştir. Rapora ilandan itibaren otuz gün içinde itiraz imkânı da devam etmektedir.
Raporda evim az hasarlı görünüyor, hak sahipliği başvurusu yapabilir miyim?
Kanun’un 28. maddesine göre hak sahipliği başvurusunun yapılmasında ve alınmasında hasar tespit raporlarındaki hasar oranlarına bakılmaz. Anayasa Mahkemesi de bu nedenle hasarsız veya az hasarlı belirlenen binalar için de başvuru yapılabileceğini vurgulamıştır. Başvurunun kabulü ise kanuni şartların sonradan değerlendirilmesine bağlıdır.
İptal davasını hangi mahkemede açmalıyım?
Hak sahipliği başvurusunun reddine ilişkin bireysel işleme karşı dava, İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre altmış gün içinde idare mahkemesinde açılır. Bu makalede incelenen davalarda olduğu gibi bir bakanlık yönetmeliği hükmünün iptali de istendiğinde, dava Danıştay’da ilk derece mahkemesi olarak görülmüştür.
Eşimin adına ev depremden sonra alındı, bu engel mi?
Danıştay 4. Dairesi 29/05/2025 tarihli, 2024/516 E., 2025/3486 K. sayılı kararında, davacının eşi adına kayıtlı konutun depremden yaklaşık altı ay sonra satın alındığını ve deprem tarihinde ailenin başka konutu bulunmadığını tespit ederek ret işlemini iptal etmiştir. Tapu kaydındaki edinme tarihinin itirazda belgeyle gösterilmesi bu nedenle belirleyicidir.
Hak sahibi olduktan sonra hakkımı kaybedebilir miyim?
Evet. 40. maddeye göre borçlandırma ilanından itibaren kabul edilebilir mazeret olmaksızın iki ay içinde borçlanmayanların veya binayı duyurudan itibaren 45 gün içinde teslim almayanların hak sahipliği kendiliğinden sona erer. Evini yapana yardım yönteminde mücbir sebep dışında iki yıl içinde inşaata başlamayanların hakkı da düşer.
İdare yer teslimi yapmadı, yine de iki yıllık süre işler mi?
Danıştay 4. Dairesinin 12/03/2026 tarihli kararına göre, hak sahibi hakkında yapılması gereken süreçleri idare yerine getirmemiş ve başvuruları sonuçsuz bırakmışsa, iki yıl içinde inşaata başlanmadığı gerekçesiyle hak sahipliğinin sona erdirilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Başvuruların tarih ve sayılarıyla belgelenmesi bu nedenle önemlidir.
- 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun m.13 — Hasar tespit raporları ve itiraz
- 7269 sayılı Kanun m.28 — Hak sahipliği başvurusu ve taahhütname
- 7269 sayılı Kanun m.29 — Hak sahipliği şartları ve yardım yapılmayacak hâller
- 7269 sayılı Kanun m.30 — Müşterek mülkiyet ve aynı binada birden fazla aile
- 7269 sayılı Kanun m.40 — Borçlandırma, teslim ve hak sahipliğinin sona ermesi
- 7269 sayılı Kanun geçici m.27 — 6 Şubat 2023 depremlerine özgü başvuru, ilan ve itiraz usulü
- Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmelik m.3, m.4, m.9 ve m.21
- Anayasa Mahkemesinin 30/11/2023 tarihli ve E:2023/134, K:2023/209 sayılı kararı (RG 16/1/2024)
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.2, m.35, m.40 ve m.124
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2, m.7 ve m.24 — Menfaat ihlali, dava süresi, Danıştayın ilk derece görevi
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu — İlanın tebligat yerine geçmesi
- 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu — Zorunlu deprem sigortası
İlgili yazılarımız: Hane başı destek ödemesi ve deprem yardımları · DASK zorunlu deprem sigortası tazminatı · Kentsel dönüşümde hak sahipliği · Belediye yıkım kararı · Yürütmenin durdurulması
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.