Ölçü Aletlerinde Periyodik Muayene, Damga Süresi ve İdari Para Cezası

legapro kapak 16913 LegaPro Hukuk Ölçü Aletlerinde Periyodik Muayene, Damga Süresi ve İdari Para Cezası
Kısaca
  • Ticarette kullanılan ölçü aletleri ilk, periyodik, ani, şikâyet ve stok muayenelerine tâbidir.
  • Damgası kopmuş, bozulmuş veya damga süresi geçmiş ölçü aletini kullanana idari para cezası verilir ve alete el konularak mülkiyeti kamuya geçirilir.
  • Bu cezaya Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü karar verir.
  • Dosyaların çoğunda tartışma tek bir noktada düğümlenir: damga süresinin hangi tarihte dolduğu.
  • Yargıtay, muayene süresinin damgalandığı yıldan başlanarak hesaplanacağını kabul etmektedir.
  • Sürenin dolduğu yılı izleyen Ocak ayı başından Şubat ayı sonuna kadar başvuru hakkı vardır.
  • Bu tarihten önce yapılan denetimde henüz ihlâl doğmamıştır ve verilen ceza kaldırılır.
  • Hesap yöntemi 27/1/2015 tarihli Yönetmelik değişikliğiyle değişmiştir: artık damgalandığı yıl birinci yıl sayılır.
  • Yargıtay, tutanak tarihinden sonra yürürlüğe giren aleyhe düzenlemenin uygulanamayacağını belirtmiştir.
  • Şubat ayının son günü tatile denk gelirse başvuru sonraki ilk iş gününün mesai bitimine kadar yapılabilir.
  • Süresinde başvurmayanlara, sonradan başvursalar dahi ceza uygulanır.
  • Elektrik, su ve gaz sayaçlarında muayene sorumluluğu dağıtım şirketine aittir.
  • Cezaya karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur; belirli tutarı aşan cezalarda karar itiraza tâbidir.
  • Birden çok alete ayrı ayrı ceza verilmişse toplam tutar kanun yolu bakımından belirleyici olabilir.
  • Muayene yönetmeliklerine karşı açılan iptal davalarında dava açma ehliyeti ayrıca denetlenir.

Bir bakkalın terazisi, bir akaryakıt istasyonunun pompası, bir taksinin taksimetresi. Bunların hepsi ticarette ölçü aleti sayılır ve belirli aralıklarla muayeneden geçirilmesi zorunludur. Muayene yaptırılmazsa damga süresi dolar ve denetimde ciddi tutarlarda idari para cezası çıkar.

Bu dosyalarda sonucu belirleyen şey çoğu zaman aletin bozuk olup olmadığı değil, takvimdir. Aşağıda önce muayene rejimini, sonra ceza hükümlerini, ardından damga süresinin nasıl hesaplandığına ilişkin Yargıtay ölçütünü ve son olarak itiraz yolunu ele alıyoruz.

Kanunî dayanak

3516 sayılı Kanun m.9 – Muayeneler
“Ölçü ve ölçü aletleri aşağıdaki muayenelere tabi tutulurlar. İlk muayene, Periyodik muayene, Ani muayene, Şikayet muayenesi, Stok muayenesi. (…) b) Periyodik muayene: Belli sürelerde olmak üzere, bu Kanun kapsamına giren ölçü ve ölçü aletleri için yapılan genel muayenedir. c) Ani muayene: Bakanlık merkez ve taşra ölçüler ve ayar kuruluşları memurlarının görecekleri lüzum veya ihbar üzerine, ölçü ve ölçü aletlerinin bulundukları yerlerde habersizce yapılan muayenedir. d) Şikayet muayenesi: Bir ölçü ve ölçü aletinin doğru çalışıp çalışmadığını tespit etmek üzere, ölçü ve ölçü aleti sahibi veya diğer bir kimsenin yazılı müracaatı üzerine yapılan muayenedir. (…) Bu muayenelerin usul ve esasları, kimler tarafından ne şekilde ve surette yapılacakları ve muayeneye tabi ölçü ve ölçü aletleri sahiplerinin veya bunları kullananların görev ve sorumlulukları ile tabi olacakları yasaklar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte gösterilir.”
3516 sayılı Kanun m.15/1-(c) – Damga süresi geçmiş alet
“Damgası kopmuş, bozulmuş, damga süresi geçmiş ölçü aletini kullanan kişiye, ölçü aletinin türüne ve kullanıldığı işin niteliğine göre beşyüz Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca bu ölçü aletlerine el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (…) Bu idarî yaptırımlara Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İl Müdürü tarafından karar verilir.”
Değişiklik uyarısı
Bu maddenin geçmişi, işlem tarihindeki metnin neden mutlaka çıkarılması gerektiğini gösteriyor. 15. madde tümüyle 23/1/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 461. maddesiyle değiştirilmiş; ardından 14/2/2019 tarihli ve 7164 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle (d) bendi değiştirilmiş, (h), (i) ve (j) bentleri eklenmiştir. En kritik gelişme ise şudur: Anayasa Mahkemesi’nin 4/3/2021 tarihli ve E.2019/47, K.2021/16 sayılı kararıyla (c) bendinin birinci cümlesinde yer alan “damga süresi geçmiş” ibaresi iptal edilmiş, iptalin yürürlüğü Resmî Gazete’de yayımından dokuz ay sonrasına (8/3/2022) bırakılmıştır. Ancak iptal yürürlüğe girmeden, 21/12/2021 tarihli ve 7346 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle aynı ibare bende yeniden eklenmiş (yürürlük 25/12/2021) ve aynı maddeyle (e) bendi değiştirilerek (k) bendi eklenmiştir. Dolayısıyla 8/3/2022 öncesine ilişkin işlemlerde hangi metnin geçerli olduğu ayrıca değerlendirilmelidir. Daha yeni değişiklikler de vardır: 19/2/2025 tarihli ve 7542 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle (l) bendi eklenmiş (yürürlük 27/2/2025), 7566 sayılı Kanun’la geçici 4. madde getirilmiştir (yürürlük 1/1/2026). 16. maddenin ilk iki fıkrası ise 7164 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle mülga edilmiştir. Muayene sürelerinin hesabına ilişkin esaslar kanunda değil yönetmeliklerde yer alır ve bunlar da sık değişir; nitekim 27/1/2015 tarihli ve 29249 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle süre hesabı yöntemi değiştirilmiştir. Para cezası tutarları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.
KonuEski hesap yöntemi27/1/2015 sonrası
BaşlangıçDamgalandığı yıldan başlanırDamgalandığı yıl birinci yıl sayılır
Damga içi tarihYıl içindeki tarih dikkate alınmazYıl içindeki tarih dikkate alınmaz
Kalan süreSürenin bitişi ileri tarihe kayarDamgalandığı yılı izleyen yıldan hesaplanır
Başvuru penceresiSürenin bittiği yılı izleyen Ocak–Şubat
Tatile denk gelmeSonraki ilk iş gününün mesai bitimi
Geç başvuruSonradan başvurulsa da ceza uygulanır
SorumluKullanıcı; sayaçlarda dağıtım şirketi
Yaptırımİdari para cezası + mülkiyetin kamuya geçirilmesi
Kanun yoluSulh ceza hâkimliğine başvuru
Kritik nokta
Bu dosyalarda savunmanın merkezinde tek bir hesap vardır: damga süresi tutanak tarihinde gerçekten dolmuş mudur? Yönetmelik, süresi dolan aletler için sürenin bittiği yılı izleyen Ocak ayı başından Şubat ayı sonuna kadar bir başvuru penceresi tanımıştır. Bu pencere kapanmadan yapılan denetimde henüz ihlâl doğmuş sayılmaz; Yargıtay bu gerekçeyle verilen cezaları kaldırmıştır. Buna karşılık 27/1/2015 tarihli Yönetmelik değişikliğinden sonra hesap yöntemi değişmiş, damgalandığı yılın birinci yıl olarak sayılması esası getirilmiştir; bu, sürenin bir yıl erken dolması sonucunu doğurur. Yargıtay, tutanak tarihinden sonra yürürlüğe giren ve kabahatli aleyhine olan bu tür bir düzenlemenin geçmişe uygulanamayacağını vurgulamıştır. Bu nedenle önce damga yılı, sonra tutanak tarihi, sonra o tarihte yürürlükte olan yönetmelik metni sırasıyla tespit edilmelidir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. İdari yaptırım kararını ve tespit tutanağını eksiksiz temin edin.
  2. Cezanın 15. maddenin hangi bendine dayandığını belirleyin.
  3. Her bir ölçü aleti için ayrı ceza verilip verilmediğini kontrol edin.
  4. Aletin üzerindeki damganın yılını okuyun ve fotoğraflayın.
  5. O alet türü için öngörülen periyodik muayene süresini yönetmelikten çıkarın.
  6. Tutanak tarihinde yürürlükte olan yönetmelik metnini tespit edin.
  7. Süre hesabını damga yılından başlayarak adım adım yapın.
  8. Ocak–Şubat başvuru penceresinin kapanıp kapanmadığını belirleyin.
  9. Pencere kapanmamışsa ihlâlin doğmadığını açıkça ileri sürün.
  10. Kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurun.
  11. Toplam ceza tutarını hesaplayarak kanun yolunun açık olup olmadığını denetleyin.
  12. Aletlere el konulmuşsa mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararını da ayrıca dava konusu yapın.
Yargı kararları

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 10.02.2014 T., 2014/2940 E., 2014/1348 K.
Bu kararla, başvuru penceresi kapanmadan verilen cezanın kaldırılması gerektiği ortaya konmuştur. Uyuşmazlıkta bir akaryakıt istasyonundaki sayaç ve ölçüm aletlerinin damga süresinin dolduğundan bahisle idari para cezası uygulanmış, sulh ceza mahkemesi başvuruyu reddetmişti. Kanun yararına bozma istemini içeren ihbarnamede, aletlerin 2011 yılında damgalandığı, damga süresinin iki yıl olduğu ve “ölçü aleti sahibi firma yetkililerinin, bu sürenin dolduğu yılı izleyen Ocak ayının başından Şubat ayının son günü mesai bitimine kadar muayene gününü belirleyen belgeleri alabileceklerinin anlaşılması karşısında, anılan sürenin 2014 yılı Şubat ayının son mesai gününde dolacağı” belirtilerek başvurunun kabulü gerektiği ileri sürülmüştü. Daire, bu değerlendirmeyi benimsemiştir: “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden” sulh ceza kararı bozulmuştur. Sonuç: Sulh Ceza Mahkemesi kararının CMK m.309/4 uyarınca BOZULMASINA ve idari para cezasının KALDIRILMASINA, 10.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir. Kararda aktarılan gerekçe, Başsavcılık ihbarnamesinin Daire tarafından yerinde bulunarak benimsenen içeriğidir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 11.03.2020 T., 2018/7274 E., 2020/2713 K.
Bu kararla, aynı hesap yöntemi yüksek tutarlı bir cezada da uygulanmıştır. Uyuşmazlıkta bir şirket hakkında 49.476,00 TL idari para cezası uygulanmış, sulh ceza hâkimliği başvuruyu reddetmiş, itiraz da reddedilmişti. İhbarnamede, aletlerin 2014 yılında damgalandığı ve damga süresinin iki yıl olduğu, dolayısıyla “anılan sürenin 2017 yılı Şubat ayının son mesai gününde dolacağı gözetilmeden, başvurunun kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği” belirtilmişti; oysa tutanak 31/05/2016 tarihli işlemle ilgiliydi. Daire ihbarname içeriğini yerinde görmüştür. Sonuç: Sulh Ceza Hâkimliği kararının CMK m.309/4-d uyarınca BOZULMASINA ve kabahatli hakkında uygulanan idari para cezasının KALDIRILMASINA, 11/03/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir. Buradaki gerekçe de Daire’nin yerinde bulduğu ihbarname içeriğidir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 22.12.2021 T., 2021/29248 E., 2021/17873 K.
Bu kararla, 2015 sonrası hesap yönteminin farklı sonuç verdiği gösterilmiş ve kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir. Uyuşmazlıkta 48.000,00 TL idari para cezası uygulanmış, başvuru ve itiraz reddedilmişti. İhbarnamede yine eski yöntem esas alınarak sürenin 2020 yılı Şubat ayı sonunda dolacağı ileri sürülmüştü. Daire ise Yönetmeliğin 27/01/2015 tarihli değişiklikle yeniden yazılan hükümlerini esas almıştır; bu hükümlere göre “periyodik muayene süresinin hesaplanmasında damgalandığı yıl esas alınır ve yıl içerisinde hangi tarihte damgalanmış olursa olsun damgalandığı yıl birinci yıl olarak sayılır. Kalan süre, damgalandığı yılı takip eden yıldan itibaren hesaplanır.” Daire bu ölçütü somut olaya uygulamıştır: “en son 2017 yılında damgalandığı anlaşılan kabahatliye ait ölçü aletlerinin muayene geçerlilik süresinin 2018 yılı sonunda bittiği ve 2019 yılı şubat ayı sonu itibariyle periyodik muayene başvurusunda bulunulması gerekeceği” sonucuna varmıştır. Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 22.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, 30.12.2015 T., 2015/17828 E., 2015/9638 K.
Bu kararla, kanun yolu bakımından toplam ceza tutarının belirleyici olabileceği ve hatalı kesinlik şerhinin sonucu ortaya konmuştur. Uyuşmazlıkta iki ayrı tartı aleti için ayrı ayrı 1.674,00 TL olmak üzere toplam 3.348,00 TL idari para cezası uygulanmış, sulh ceza hâkimliği başvuruyu reddetmiş ve kararın kesin olduğunu belirtmişti. Daire, önce kanun yolunu denetlemiştir: Kabahatler Kanunu’nun 6217 sayılı Kanun’la değişik 28/10. maddesindeki “Üçbin Türk Lirası dahil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir.” hükmü uyarınca, 3.348,00 TL’lik cezaya karşı verilen kararın kesin nitelikte olmayıp itiraza tâbi olduğunu saptamıştır. Ardından usul sakatlığını göstermiştir: “kararın kesin olduğu belirtilerek itiraz hakkı bulunan kabahatlinin yanıltıldığı, kabahatliye yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterildiği meşruhatlı tebligatın da gönderilmediği ve kanun yararına bozulması istenilen kararın henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında” istemin incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 30/12/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.

Bu dört karar birlikte okunduğunda ölçü aleti cezalarının denetim şeması ortaya çıkar. İlk halka, yükümlülüğün kaynağıdır. Kanun yalnızca muayene türlerini sayar; hangi aletin kaç yılda bir muayeneye gireceği ve sürenin nasıl hesaplanacağı yönetmeliklere bırakılmıştır. Bu nedenle uyuşmazlık büyük ölçüde yönetmelik metni üzerinden çözülür.

İkinci halka, damga yılıdır. Muayene süresi aletin damgalandığı yıl esas alınarak hesaplanır ve yıl içinde hangi tarihte damgalandığı önem taşımaz. Dolayısıyla dosyaya ilk konulması gereken delil, damganın üzerindeki yılı gösteren fotoğraftır.

Üçüncü halka, başvuru penceresidir. Süre dolduğunda ihlâl kendiliğinden doğmaz; ilgiliye sürenin bittiği yılı izleyen Ocak ayı başından Şubat ayı sonuna kadar başvuru imkânı tanınmıştır. Bu pencere kapanmadan yapılan denetimde verilen ceza hukuka aykırıdır.

Dördüncü halka, yöntem değişikliğidir. 27/1/2015 tarihli düzenlemeden sonra damgalandığı yıl birinci yıl sayılmaya başlanmış, bu da sürenin daha erken dolması sonucunu doğurmuştur. Aynı damga yılı, tutanağın tarihine göre farklı sonuçlar verebilir.

Beşinci halka, zaman bakımından uygulamadır. Tutanak tarihinden sonra yürürlüğe giren ve kabahatli aleyhine olan bir düzenleme geçmişe uygulanamaz. Bu ilke, aynı olayda iki farklı hesabın çarpıştığı dosyalarda belirleyici olur.

Altıncı halka, sorumluluğun kime ait olduğudur. Genel kural muayenenin kullanıcı tarafından yaptırılmasıdır; elektrik, su ve gaz sayaçlarında ise sorumluluk sayacı dağıtım ağında kullanan şirkete veya işletmeye aittir. Bu ayrım, yanlış muhataba verilen cezaların iptalini sağlayabilir.

Yedinci halka, kanun yoludur. Karara karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur; belirli tutarı aşan cezalarda hâkimliğin kararı kesin değildir ve itiraz edilebilir. Birden fazla alete ayrı ayrı ceza verilmişse toplam tutarın hesaplanması gerekir; bu, idari para cezasına itiraz sürecinin ilk kontrol noktasıdır.

Sekizinci halka, düzenleyici işleme karşı dava açma ehliyetidir. Muayene yönetmeliklerine karşı iptal davası açılabilir; ancak Danıştay, meslek kuruluşları arasındaki kademelenmeyi gözeterek doğrudan kendi tüzel kişiliğine uygulanma olanağı bulunmayan düzenlemeler yönünden federasyonun menfaatinin bulunmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle bireysel işlemin iptali için idari para cezasının iptali yolu ile işyeri denetimlerinden doğan diğer yaptırımlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Sık yapılan hatalar

HataSonucuDoğrusu
Damga yılını belgelememekSüre hesabı yapılamazDamga fotoğrafı dosyaya konmalı
Güncel yönetmelikle hesaplamakAleyhe sonuç doğarTutanak tarihindeki metin esas alınmalı
Ocak–Şubat penceresini atlamakEn güçlü savunma kaybedilirPencerenin kapanıp kapanmadığı gösterilmeli
Kesinlik şerhine güvenmekİtiraz hakkı kullanılmazToplam tutar üzerinden kanun yolu hesaplanmalı
On beş günlük süreyi kaçırmakBaşvuru süre yönünden reddedilirTebliğden itibaren süre takip edilmeli
El koyma kararını dava dışı bırakmakAlet iade edilmezMülkiyetin kamuya geçirilmesi de istem konusu olmalı
Sayaçlarda muhatabı karıştırmakYanlış kişiye ceza kesilirDağıtım şirketinin sorumluluğu belirtilmeli
Geç başvuruyu yeterli saymakCeza yine uygulanırSüresinde başvuru şart
Her alete tek ceza sanmakToplam tutar yanlış hesaplanırAyrı ayrı verilen cezalar toplanmalı
Hangi aletler bu Kanun kapsamındadır?

Ticarette ölçü olarak kullanılan tartı aletleri, akaryakıt ölçek ve sayaçları, LPG sayaçları, taksimetre, naklimetre, hububat muayene aletleri ile elektrik, su ve gaz sayaçları gibi aletler kapsamdadır; kapsam Bakanlar Kurulu kararlarıyla da genişletilmiştir.

Kaç tür muayene vardır?

Kanun’un 9. maddesinde beş tür sayılmıştır: ilk muayene, periyodik muayene, ani muayene, şikâyet muayenesi ve stok muayenesi.

Ani muayene nedir?

Bakanlık merkez ve taşra ölçüler ve ayar kuruluşları memurlarının görecekleri lüzum veya ihbar üzerine, ölçü ve ölçü aletlerinin bulundukları yerlerde habersizce yapılan muayenedir.

Damga süresi dolmuş alet kullanmanın cezası nedir?

Kanun’un 15. maddesinin (c) bendine göre idari para cezası verilir; ayrıca bu ölçü aletlerine el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

Cezayı kim verir?

15. maddenin son cümlesine göre bu idari yaptırımlara Bakanlık İl Müdürü tarafından karar verilir; uygulamada karar il sanayi ve teknoloji müdürlüğünce tesis edilir.

Damga süresi nasıl hesaplanır?

Süre, aletin damgalandığı yıl esas alınarak hesaplanır. 27/1/2015 tarihli Yönetmelik değişikliğinden sonra, yıl içinde hangi tarihte damgalanmış olursa olsun damgalandığı yıl birinci yıl sayılır ve kalan süre izleyen yıldan itibaren hesaplanır.

Muayene başvurusu ne zaman yapılır?

Damga süresini doldurmuş aletlerin periyodik muayeneleri için, sürenin dolduğu yılı izleyen Ocak ayının başından Şubat ayının son gününe kadar başvurulması gerekir.

Şubat sonu tatile denk gelirse ne olur?

Yönetmeliğe göre Şubat ayının son gününün tatile rastlaması hâlinde başvuru, sonraki ilk iş gününün mesai bitimine kadar yapılabilir.

Başvuru penceresi dolmadan ceza verilebilir mi?

Yargıtay kararlarında, başvuru süresi henüz dolmadan yapılan denetime dayanılarak verilen cezalara karşı yapılan başvuruların kabulü gerektiği belirtilmiş ve cezalar kaldırılmıştır.

Geç başvurmak cezayı önler mi?

Önlemez. Yönetmelikte, periyodik muayene için zamanında müracaat etmeyenler hakkında daha sonra müracaat etmiş olsalar dahi damga süresi dolmuş ölçü aleti kullanma fiilinden dolayı işlem uygulanacağı düzenlenmiştir.

Sonradan çıkan yönetmelik geçmişe uygulanır mı?

Kabahatli aleyhine ise uygulanmaz. Yargıtay kararlarında, tutanak tarihinden sonra süre hesabına ilişkin olarak meydana gelen mevzuat değişikliğinin kabahatli aleyhine uygulanamayacağı vurgulanmıştır.

Sayaçlarda muayeneyi kim yaptırır?

Yönetmeliğe göre gaz, elektrik ve su sayaçlarında periyodik muayenelerin yaptırılması sorumluluğu, bu sayaçları dağıtım ağında kullanan dağıtım şirketine veya dağıtımdan sorumlu işletmeye aittir.

Cezaya nereye başvurulur?

İdari yaptırım kararına karşı Kabahatler Kanunu uyarınca sulh ceza hâkimliğine başvurulur; başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren on beş gündür.

Hâkimliğin kararı kesin midir?

Kabahatler Kanunu’nun 28. maddesinin onuncu fıkrasına göre belirli tutar dâhil idari para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesindir; bu tutarı aşan cezalarda karar itiraza tâbidir. Yargıtay, birden çok alete ayrı ayrı verilen cezalarda toplam tutarı esas alarak kararın itiraza tâbi olduğunu kabul etmiştir.

Muayene yönetmeliğine karşı dava açılabilir mi?

Açılabilir; ancak menfaat ihlali koşulu ayrıca denetlenir. Danıştay, taksimetre muayenesine ilişkin düzenlemelerin iptali istemiyle açılan bir davada, doğrudan kendi tüzel kişiliğine veya üyesi tüm odalara uygulanma olanağı bulunmayan düzenlemeler yönünden davacı federasyonun menfaatinin bulunmadığını belirterek davayı ehliyet yönünden reddetmiştir.

İlgili mevzuat
  • 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu m.1 – Amaç
  • 3516 sayılı Kanun m.6 – Uluslararası birimlerin kullanılması
  • 3516 sayılı Kanun m.9 – Muayeneler
  • 3516 sayılı Kanun m.10 – Tamir ve ayar yetki belgesi
  • 3516 sayılı Kanun m.15 – İdari para cezaları
  • 3516 sayılı Kanun m.16 – Adli cezalar
  • 3516 sayılı Kanun m.17 – Muayene ve damgalama ücreti
  • Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği m.6 – Müracaat zamanı ve sorumluluklar
  • Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği m.9 – Periyodik muayene
  • Tartı Aletleri Muayene Yönetmeliği – Periyodik muayene süreleri
  • Taksimetre Muayene Yönetmeliği – Muayene ve tarife yükleme
  • 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27 ve m.28 – Başvuru ve itiraz

İlgili yazılarımız: idari para cezasına itiraz, idari para cezasının iptali, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, su ürünleri ruhsat tezkeresi ve avlanma cezaları ve yürütmenin durdurulması.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

İdare hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

İdare Hukuku Makale

Kaçak Avlanma, Avcılık Belgesi ve Doğaya Verilen Zararın Tazmini (4915 s. K.)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Avlanma; avcılık belgesi ve avlanma izni almak şartıyla,…

10.09.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Afet Hak Sahipliği Başvurusunun Reddi ve İptal Davası (7269 Sayılı Kanun)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca 7269 sayılı Kanun’a göre yıkılan veya ağır hasar…

14.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

ADAY MEMURLUKTAN ÇIKARILMA

İçindekilerAday Memurluktan Çıkarılma (Atılma): Nedenleri, Süreci ve İtiraz HakkıDevlet Memurları Kanunu’na Göre Aday MemurlukAday Memurluktan Çıkarılma (Atılma): Nedenleri,…

15.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle Disiplin Cezası

İçindekilerSosyal Medya Paylaşımları ve Disiplin Cezaları: Memurun Paylaşım Özgürlüğünün SınırlarıSosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle Disiplin Cezası Verilebilir Mi? İfade…

06.01.2025 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Ödeme Emrine İtiraz (6183 Sayılı Kanun): 15 Günde Ne Yapmalı?

İçindekilerÖdeme emri nedir, içinde ne yazar?İtiraz sebepleri ve on beş günlük süreVade oluşmadan ödeme emri düzenlenemezHaksız çıkma zammı…

25.08.2026 Yazıyı oku ›
İdare Hukuku Makale

Damga Vergisi Uyuşmazlıkları: Belli Para, Nüsha Sayısı ve Müteselsil Sorumluluk

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Damga vergisinin konusu, 488 sayılı Kanun’a ekli (1)…

07.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara