Zincirleme Suç (TCK 43): Tek Ceza, Dörtte Bir – Dörtte Üç Artırım

- Üç şart: aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, mağdurun aynı kişi olması, aynı suç işleme kararı.
- Sonuç: bir cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
- Suçun temel şekli ile nitelikli şekilleri aynı suç sayılır.
- Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da uygulanır (5377 s.K. ile eklenen cümle).
- TCK m.43/2: aynı suçun tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesi — aynı neviden fikri içtima.
- Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında uygulanmaz.
- Aynı mağdura aynı zamanda işlenirse tek suç oluşur; artırım yapılamaz.
Bir kişiye karşı aynı suçu üç kez işleyen fail, üç ayrı cezayla mı karşılaşır?
Hayır. Ceza kanunu burada failin lehine bir yol açar: zincirleme suç.
Kanun metni
TCK m.43: “(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.”
Neden lehe bir kurum?
Zincirleme suçta aslında her biri bağımsız nitelikte birden çok suç vardır. Kurum, sırf pratik gereklerle — cezaların toplanmasının şiddetini azaltmak için düzenlenmiştir. Aynı suç birden fazla işlenmekte, dolayısıyla birden fazla suç bulunmakta, fakat faile bu suçların hepsinden değil, sadece bir tanesinden ceza verilmektedir.
Üç şart
| Şart | Açıklama |
|---|---|
| Değişik zamanlar | Suçlar farklı zamanlarda işlenmiş olmalı |
| Mağdur birliği | Mağdur aynı kişi olmalı |
| Karar birliği | Aynı suç işleme kararı altında işlenmeli |
“Aynı suç işleme kararı” nedir?
Suç işleme kararı, suç kastından daha geniş bir anlam taşır ve suç kastından daha önce gelen genel bir karar ve niyeti ifade eder. Önce suç işleme kararı verilir, sonra bu genel kararın icrası farklı zamanlardaki suçlarla gerçekleştirilir. Her bir suçta ise ayrı suç kastları — maddi ve manevi unsurlar — ayrı ayrı yer alır.
Yargıtay bunu şöyle somutlaştırır: kanunun aynı hükmünü birçok kez ihlal etme hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyet; failin suçu işlemeden önce plan yapması veya niyet etmesi, fakat fiili bir defada yapmak yerine kısımlara bölmeyi uygun görmesi; hareketinin önceki hareketinin devamı olması ve tüm hareketleri arasında sübjektif bir bağlantı bulunması.
Süre: karine ama kesin değil
Suçlar arasındaki kısa zaman aralıkları suç işleme kararında birlik olduğuna; uzun zaman aralıkları ise birlik olmadığına karine teşkil edebilir. Ancak bu her zaman belirleyici değildir: sürenin uzunluğu kararın yenilendiğini düşündürebileceği gibi, kısalığı da her zaman kararın yürürlükte olduğunu göstermeyebilir.
İlk eylemle ikinci eylem arasında makul sayılamayacak uzunca bir süre geçmesi, failin aynı suç işleme kararıyla değil, çıkan fırsatlardan yararlanmak suretiyle suçu işlediğini gösterir.
Aynı zamanda işlenirse?
“Değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle, aynı mağdura aynı zamanda aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek suç oluşur. Bu hâlde zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamaz; ancak bu husus TCK m.61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde göz önüne alınabilir.
Ne yapmalı?
- Eylemlerin tarih ve saatlerini kronolojik olarak dosyaya koyun.
- Aralarındaki süreyi ve mekân birliğini ayrıca vurgulayın.
- Mağdurun aynı kişi olup olmadığını netleştirin.
- Savunmada önceden kurulan plan ve sübjektif bağlantı unsurlarını tartışın.
- Uzun aralık varsa “fırsattan yararlanma” savunmasına karşı hazırlıklı olun.
- Suç öldürme, yaralama, işkence veya yağma ise m.43’ün uygulanamayacağını hatırlayın.
- Tek fiille birden çok mağdur varsa m.43/2‘yi (fikri içtima) ileri sürün.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E.2017/1198, K.2019/580, 08.10.2019 Üç şart, zaman ölçütü ve karinenin sınırı. Kurul, TCK m.43/1 uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için “a- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, b- İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması, c- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi” gerektiğini belirledi. “Değişik zamanlarda” ifadesi nedeniyle suçların mutlaka farklı zamanlarda işlenmesi gerekir; bunun sonucu olarak aynı mağdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda tek suçun oluşacağı kabul edilmiştir — bu hâlde artırım yapılamaz, ancak durum TCK m.61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde gözetilebilir. Kanun yer bakımından sınır koymamıştır; ancak “suçların aynı yerde işlenmeleri, suç işleme kararındaki birliğin bir işareti olarak kabul edilebilir.” Süre yönünden ise Kurul dengeli bir ölçüt kurar: kısa aralıklar birliğe, uzun aralıklar birlik bulunmadığına karine teşkil edebilir; fakat “sürenin uzunluğu kararın yenilendiğini düşündürebileceği gibi, kısalığı da her zaman kararın yürürlükte olduğunu göstermeyebilecektir.”
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E.2021/30196, K.2022/2879, 18.01.2022 Plan, sübjektif bağlantı ve “fırsattan yararlanma” ayrımı. Daire, önce m.43/2‘yi açıkladı: aynı suç tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlenmekte, hareket tek olduğu için fail hakkında tek ceza verilmekte, ancak mağdur sayısı fazla olduğu için ceza m.43/1’e göre artırılmaktadır. Ardından, Ceza Genel Kurulunun 14.01.2014, 03.12.2013, 30.05.2006, 08.07.2003, 13.10.1998, 20.03.1995 ve 02.03.1987 tarihli kararlarına atıfla “aynı suç işleme kararı” kavramını tanımladı: kanunun aynı hükmünü birçok kez ihlal etme hususunda önceden kurulan bir plan, genel bir niyet; failin suçu işlemeden önce plan yapması veya niyet etmesi, fakat fiili bir defada yapmak yerine kısımlara bölmeyi ve o surette gerçekleştirmeyi daha uygun görmesi; hareketinin önceki hareketinin devamı olması ve tüm hareketleri arasında sübjektif bir bağlantı bulunması. Kararın en pratik cümlesi ise şudur: “ilk eylemle ikinci eylem arasında makul sayılamayacak uzunca bir sürenin geçmesinin, sanığın aynı suç işleme kararıyla değil, çıkan fırsatlardan yararlanmak suretiyle suçu işlediğini gösterdiği” kabul edilmektedir.
- Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E.2015/7297, K.2016/3582, 19.04.2016 765 sayılı Kanun’dan farkı ve “aynı zaman” kavramının belirsizliği. Daire, iki dönemi karşılaştırdı: 765 sayılı TCK m.80‘de zincirleme suç “muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır” biçiminde düzenlenmişti; bu ifade karşısında aynı suç işleme kararı altında birden fazla suçun aynı zamanda işlenmesi hâlinde de — diğer şartlar varsa — zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkündü ve uygulama bu yönde yerleşmişti. Buna karşılık 5237 sayılı TCK m.43/1‘deki “değişik zamanlarda” ifadesinin açıklığı karşısında, suçların farklı zamanlarda işlenmesi gerektiği konusunda öğreti ve uygulamada tam bir görüş birliği bulunmaktadır. Daire ayrıca uygulamada en çok tartışılan noktaya işaret etti: “kanunda ‘aynı zaman’ ve ‘değişik zaman’ kavramları konusunda bir açıklık olmadığından ve önceden kesin belirlemelerin yapılması da mümkün bulunmadığından, bu husus her somut olayın özelliği göz önüne alınarak değerlendirilmeli ve eylemlerin ‘değişik zamanlarda’ işlenip işlenmediği belirlenmelidir.”
- Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E.2019/1756, K.2019/31720, 09.05.2019 Zincirleme suç failin lehinedir ve suç sayısında sınır yoktur. Daire, kurumun hukuki niteliğini açıkladı: “her biri bağımsız nitelikte olan birden çok suç mevcut olup, sırf pratik gereklerle, yani cezaların toplanmasının şiddetini azaltmak için bu müessese düzenlenmiştir. Burada aynı suç birden fazla işlenmekte ve dolayısıyla birden fazla suç bulunmakta, fakat faile bu suçların hepsinden değil, sadece bir tanesinden ceza verilmektedir.” Zincirleme suçtan söz edebilmek için birden çok fiilin bulunması, fiillerin her birinin aynı suçu oluşturması, aynı suçun aynı kişiye karşı birden çok kez işlenmesi ve suçların bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirilmesi gerekir. Daire, düzenlemenin sanık lehine mi aleyhine mi olduğu sorusunu da yanıtladı: suç sayısında bir sınır bulunmamakta, iki suç olabildiği gibi onlarca da olabilmektedir — nitekim Daire, kaçak sigara satmaktan bir sanık hakkında yirmiden fazla suç nedeniyle zincirleme suç hükümlerini uygulamıştır. Bu nedenle failin birden fazla eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması yerine tek bir suçtan cezalandırılmasının lehe düzenleme olduğu tartışmasız kabul edilmelidir. Daire ayrıca m.43/3‘ün kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarını kapsam dışında bırakarak uygulama alanını daralttığını vurguladı.
Zincirleme suç cezayı artırır mı azaltır mı?
Sonuç olarak azaltır. Ortada birden çok bağımsız suç bulunmasına rağmen fail bunların hepsinden ayrı ayrı cezalandırılmaz; sadece bir suçtan ceza verilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Yargıtay, suç sayısında sınır bulunmadığını, iki suç da onlarca suç da olabileceğini belirterek, tek bir suçtan cezalandırılmanın lehe düzenleme olduğunun tartışmasız kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Mağdur farklıysa zincirleme suç olur mu?
Birinci fıkra bakımından hayır; şartlardan biri mağdurun aynı kişi olmasıdır. Ancak iki istisna vardır. Birincisi, mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda birinci fıkra yine uygulanır. İkincisi, aynı suçun tek bir fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesi hâlinde TCK m.43/2 uyarınca yine tek ceza verilir ve mağdur sayısı nedeniyle artırım yapılır; buna aynı neviden fikri içtima denir.
Aynı gün içinde işlenen suçlarda uygulanır mı?
Kanunda “aynı zaman” ve “değişik zaman” kavramları tanımlanmadığından ve önceden kesin belirleme yapmak mümkün olmadığından, bu husus her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir. Aynı mağdura aynı zamanda aynı suçun birden fazla işlenmesi hâlinde tek suç oluşur ve artırım yapılamaz; bu durum yalnızca TCK m.61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde gözetilir.
Eylemler arasında uzun süre varsa ne olur?
Uzun aralık, suç işleme kararında birlik bulunmadığına karine teşkil edebilir. Yargıtay, ilk eylemle ikinci eylem arasında makul sayılamayacak uzunca bir sürenin geçmesinin, sanığın aynı suç işleme kararıyla değil çıkan fırsatlardan yararlanmak suretiyle suçu işlediğini gösterdiğini kabul etmektedir. Bununla birlikte süre tek başına belirleyici değildir; olayın tüm özellikleri birlikte değerlendirilir.
Hangi suçlarda uygulanamaz?
TCK m.43/3 uyarınca kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında madde hükümleri uygulanmaz. Bu dört suç bakımından failin her bir eylemi için ayrı ayrı ceza verilir. Yargıtay, bu fıkranın zincirleme suçun uygulama alanını daralttığını açıkça belirtmektedir.
Nitelikli hâl ile temel hâl birleşir mi?
Evet. TCK m.43/1’in üçüncü cümlesi uyarınca bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır. Bu nedenle failin bir eyleminin temel hâli, diğerinin nitelikli hâli oluşturması zincirleme suç uygulamasına engel değildir; diğer şartlar varsa tek ceza verilerek artırım yapılır.
“Aynı suç işleme kararı” nasıl ispatlanır?
Doğrudan ispatı güç olduğundan olaysal değerlendirme yapılır. Suçun işlenmesindeki özellikler, işleniş biçimi, fiillerin işlendiği yer ve zaman, fiiller arasında geçen süre, mağdurların farklı olup olmadığı, ihlal edilen ve korunan değer ile olayların oluşum ve gelişimi birlikte değerlendirilir. Önceden kurulan bir plan, hareketlerin birbirinin devamı olması ve aralarında sübjektif bağlantı bulunması aranır.
Aynı yerde işlenmiş olması önemli mi?
Kanun, zaman konusunda olduğu gibi suçların işlendiği yer bakımından bir sınır koymamıştır. Ancak Yargıtay, suçların aynı yerde işlenmelerinin suç işleme kararındaki birliğin bir işareti olarak kabul edilebileceğini belirtmektedir. Yani mekân birliği zorunlu bir şart değildir, karar birliğini destekleyen bir gösterge olarak değerlendirilir.
- 5237 sayılı TCK m.43 — Zincirleme suç
- 5237 sayılı TCK m.44 — Fikri içtima
- 5237 sayılı TCK m.42 — Bileşik suç
- 5237 sayılı TCK m.61 — Cezanın belirlenmesi
- 5237 sayılı TCK m.62 — Takdiri indirim
- 5377 sayılı Kanun m.6 (29.06.2005) — 43/1’e eklenen cümle
- 765 sayılı (mülga) TCK m.80 — Önceki düzenleme
Bağlantılı başlıklar için etkin pişmanlık, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve yalan tanıklık suçu yazılarımıza bakabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayın koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.
Mevzuat değişebildiğinden, işlem yapmadan önce yürürlükteki metin doğrulanmalıdır.