Sigorta Hukukunda Arabuluculuk

create a minimalist composition in a modern style 9liSm93 S3iH6 nLw yDuQ 0bRK9m6cSA zrZ5Uo 60lw LegaPro Hukuk Sigorta Hukukunda Arabuluculuk

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk: Zorunlu Mu, İhtiyari Mi?

Sigorta hukuku, bireyleri ve işletmeleri risklere karşı koruyan önemli bir hukuk dalıdır. Ancak, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da kaçınılmaz olabilir. Bu tür uyuşmazlıklarda arabuluculuk, hızlı ve etkili bir çözüm yolu olarak öne çıkmaktadır. Peki, sigorta hukukunda arabuluculuk zorunlu mudur?

Sigorta Tahkim Komisyonu ve Zorunlu Tahkim:

Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta şirketleri için zorunlu tahkim yoludur. Yani, sigorta şirketleri, sigorta ettiren veya sigortadan menfaat sağlayan kişilerle aralarında çıkan uyuşmazlıklarda öncelikle bu komisyona başvurmak zorundadır. Ancak, sigortalı veya lehdar (sigortadan menfaat sağlayan kişi) için bu komisyona başvuru zorunlu değildir.

Sigortalı ve Lehdarın Seçenekleri:

Sigortalı veya lehdar, sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda aşağıdaki yollardan birini seçebilir:

  1. Sigorta Tahkim Komisyonu: İhtiyari olarak Komisyona başvurabilirler.
  2. Mahkeme (Yargı Yolu): Uyuşmazlığı mahkemeye taşıyabilirler.
  3. Arabuluculuk: Taraflar anlaşarak arabuluculuk yolunu tercih edebilirler.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuğun Zorunlu Olduğu Durumlar:

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/A maddesine göre, TTK’nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.

Bu kapsamda, sigorta hukukunda da konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için arabuluculuk zorunludur. Ancak, sigorta hukukundaki her uyuşmazlık için arabuluculuk zorunlu değildir. Örneğin, sigorta sözleşmesinin geçersizliği veya iptali gibi konularda arabuluculuk zorunlu değildir.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuğun Avantajları:

  • Hızlı ve Ekonomik Çözüm: Mahkeme süreçlerine göre daha hızlı ve daha az maliyetli bir çözüm yolu sunar.
  • Gizlilik: Taraflar arasındaki anlaşmazlık gizli kalır.
  • Uzlaşma Kültürü: Taraflar arasındaki iletişimi güçlendirerek uzlaşma kültürünün gelişmesine katkı sağlar.

Sonuç:

Sigorta hukukunda arabuluculuk, belirli uyuşmazlık türleri için zorunlu olmakla birlikte, genel olarak ihtiyari bir çözüm yoludur. Ancak, arabuluculuğun sağladığı avantajlar göz önünde bulundurulduğunda, sigorta uyuşmazlıklarında öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulması önerilir.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk Türleri: İhtiyari ve Zorunlu Arabuluculuk

Sigorta hukuku, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan anlaşmazlıkların çözümünde arabuluculuk yöntemini etkin bir şekilde kullanır. Bu alanda arabuluculuk, ihtiyari ve zorunlu olmak üzere iki farklı şekilde uygulanabilir.

1. İhtiyari Arabuluculuk:

Sigorta uyuşmazlıklarında taraflar, kendi istekleri doğrultusunda arabuluculuk yoluna başvurabilirler. Bu yöntem, sigorta şirketlerinin hak sahipleriyle aralarında çıkan anlaşmazlıkları çözmek için sıklıkla tercih ettiği bir yöntemdir. İhtiyari arabuluculuk sürecinde taraflar, bir arabulucu eşliğinde bir araya gelerek çözüm yolları ararlar. Tarafların anlaşması durumunda, anlaşılan tutar hak sahibine ödenir. Anlaşma sağlanamazsa, taraflar dava açma hakkını saklı tutarlar.

2. Zorunlu Arabuluculuk (Dava Şartı Arabuluculuk):

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre, bazı sigorta uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu tür uyuşmazlıklar genellikle ticari nitelikte olup, bir miktar paranın ödenmesi talebini içeren alacak ve tazminat davalarıdır.

Sigorta Hukukunda Zorunlu Arabuluculuğun Kapsamı:

  • Ticari Davalar: TTK’nın 4. maddesinde sayılan ticari davalar ile diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri zorunlu arabuluculuğa tabidir.
  • Tüketici İşlemleri: Tüketici Hukuku Kanunu kapsamına giren sigorta uyuşmazlıkları da zorunlu arabuluculuğa tabidir.

Sigorta Uyuşmazlıklarında Arabuluculuğa Başvurulabilecek Konular:

Sigorta uyuşmazlıkları, sigorta poliçesinin kapsamına giren birçok farklı konuda ortaya çıkabilir. Bu konular arasında şunlar sayılabilir:

  • Trafik sigortasında kaza sonucu zarar gören üçüncü kişilerin tazminat talepleri
  • Kasko sigortasında araç hasarına ilişkin tazminat talepleri
  • İnşaat, hırsızlık, hekim sorumluluk, işveren sorumluluk sigortalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar
  • Taşımacılık ve nakliyat sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri

Arabuluculuğun Faydaları:

  • Hızlı ve Ekonomik Çözüm: Mahkeme süreçlerine göre daha hızlı ve daha az maliyetli bir çözüm sunar.
  • Gizlilik: Taraflar arasındaki anlaşmazlık gizli kalır.
  • Uzlaşma Kültürü: Taraflar arasındaki iletişimi güçlendirerek uzlaşma kültürünün gelişmesine katkı sağlar.

Sonuç:

Sigorta hukukunda arabuluculuk, tarafların anlaşmazlıklarını hızlı, ekonomik ve gizli bir şekilde çözmelerine olanak tanıyan önemli bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Zorunlu veya ihtiyari olarak başvurulabilen arabuluculuk, sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde önemli bir rol oynamaktadır.

Sigorta Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: İhtiyari ve Zorunlu Uygulama

Sigorta hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk, tarafların anlaşmazlıklarını hızlı, ekonomik ve dostane bir şekilde çözmelerine olanak tanıyan önemli bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Bu alanda arabuluculuk, ihtiyari ve zorunlu (dava şartı) olmak üzere iki farklı şekilde uygulanabilir.

İhtiyari Arabuluculuk:

Sigorta hukuku uyuşmazlıklarında taraflar, kendi istekleri doğrultusunda arabuluculuk yoluna başvurabilirler. Bu yöntem, sigorta şirketlerinin hak sahipleriyle aralarında çıkan anlaşmazlıkları çözmek için sıkça tercih ettiği bir yöntemdir. İhtiyari arabuluculuk sürecinde taraflar, bir arabulucu eşliğinde bir araya gelerek çözüm yolları ararlar. Tarafların anlaşması durumunda, anlaşılan tutar hak sahibine ödenir. Anlaşma sağlanamazsa, taraflar dava açma hakkını saklı tutarlar.

Zorunlu Arabuluculuk (Dava Şartı Arabuluculuk):

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/A maddesi ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre, bazı sigorta uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu tür uyuşmazlıklar genellikle ticari nitelikte olup, bir miktar paranın ödenmesi talebini içeren alacak ve tazminat davalarıdır.

Sigorta Hukukunda Zorunlu Arabuluculuğun Kapsamı:

  • Ticari Davalar: TTK’nın 4. maddesinde sayılan ticari davalar ile diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri zorunlu arabuluculuğa tabidir.
  • Tüketici İşlemleri: Tüketici Hukuku Kanunu kapsamına giren sigorta uyuşmazlıkları da zorunlu arabuluculuğa tabidir.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuğun Zorunlu Olmadığı Haller:

  • Sigorta Tahkim Komisyonu: Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk aranmaz.
  • Milli ve Milletlerarası Tahkim: Tahkim yoluyla çözülmesi kararlaştırılan uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu değildir.
  • Tüketici Hakem Heyetleri: Tüketici hakem heyetlerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı aranmaz.
  • İdari Yargı: İdari yargının görev alanına giren sigorta uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu değildir.
  • Geçici Hukuki Koruma Talepleri: İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi geçici hukuki koruma talepleri ve çekişmesiz yargı işlemleri arabuluculuğa tabi değildir.

Sonuç:

Sigorta hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk, hem ihtiyari hem de zorunlu olarak uygulanabilen bir yöntemdir. Taraflar, arabuluculuk yoluyla anlaşmazlıklarını daha hızlı, ekonomik ve dostane bir şekilde çözebilirler. Zorunlu arabuluculuk kapsamına giren uyuşmazlıklarda ise arabulucuya başvurmadan dava açılması halinde dava usulden reddedilecektir.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk: Türleri ve Uygulama Alanları

Sigorta hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk, tarafların çözüme kavuşturmak istediği anlaşmazlıkları hızlı, ekonomik ve dostane bir şekilde çözmelerine imkan sağlayan önemli bir alternatiftir. Türkiye’deki yasal düzenlemeler çerçevesinde, sigorta hukukunda arabuluculuk iki türde uygulanabilir:

  1. İhtiyari Arabuluculuk: Taraflar, kendi iradeleriyle arabuluculuk yoluna başvurabilirler. Bu yöntem, özellikle sigorta şirketlerinin hak sahipleriyle yaşadığı anlaşmazlıklarda sıkça tercih edilir. İhtiyari arabuluculukta, taraflar bir arabulucu eşliğinde bir araya gelerek çözüm ararlar. Anlaşmaya varılması durumunda, kararlaştırılan tutar hak sahibine ödenir. Anlaşma sağlanamazsa, taraflar dava açma hakkını saklı tutar.
  2. Zorunlu Arabuluculuk (Dava Şartı Arabuluculuk): 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre, bazı sigorta uyuşmazlıklarında dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Bu tür uyuşmazlıklar genellikle ticari nitelikte olup, bir miktar paranın ödenmesini içeren alacak ve tazminat davalarıdır.

Zorunlu Arabuluculuğun Şartları:

  • Ticari Davalar: TTK’nın 4. maddesinde sayılan ticari davalar ve diğer kanunlarda belirtilen, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri zorunlu arabuluculuğa tabidir.
  • Tüketici İşlemleri: Tüketici Hukuku Kanunu kapsamına giren sigorta uyuşmazlıkları da zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.

Sigorta Türlerine Göre Arabuluculuk:

  • Zarar Sigortaları (Mal ve Sorumluluk Sigortaları): Bu tür sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre arabuluculuk zorunlu olabilir. Örneğin, trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişinin tazminat talebi, zorunlu trafik sigortası kapsamında değerlendirilir ve dava şartı arabuluculuğa tabidir.
  • Can Sigortaları (Hayat, Sağlık, Ferdi Kaza Sigortaları): Bu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda da, taraflar arasındaki ilişkinin ticari dava veya tüketici işlemi olarak nitelendirilmesine göre arabuluculuk zorunlu olabilir.

Arabuluculuğun İstisnaları:

Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulan, milli ve milletlerarası tahkime konu olan, Tüketici Hakem Heyeti’nin veya idari yargının görev alanına giren uyuşmazlıklar ile geçici hukuki korumalar (ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi) ve çekişmesiz yargı işlemleri arabuluculuğa tabi değildir.

Sonuç:

Sigorta hukuku uyuşmazlıklarında arabuluculuk, tarafların kendi aralarında anlaşarak sorunlarını çözmelerine olanak tanıyan etkili bir yöntemdir. Zorunlu arabuluculuk kapsamına giren uyuşmazlıklarda ise arabulucuya başvurmadan dava açılamaz. Arabuluculuk, hukuki süreçlerin daha hızlı ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına katkı sağladığı gibi, taraflar arasındaki ilişkilerin de daha az zarar görmesini sağlar.

Sigorta Hukukunda Arabuluculukta Süreler ve Zamanaşımı

Sigorta hukukunda arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde hızlı ve etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Ancak, arabuluculuk sürecinin başlangıcı, bitişi ve zamanaşımı üzerindeki etkisi, hukuki ilişkinin niteliğine göre değişiklik gösterebilir.

Arabuluculuk Sürecinin Başlangıcı ve Bitişi:

  • Dava Öncesi Arabuluculuk: Taraflar, dava açmadan önce arabulucuya başvurursa, süreç tarafların ilk toplantıya davet edildiği ve arabuluculuk sürecini devam ettirme konusunda anlaştıklarını belirten bir tutanak düzenledikleri tarihte başlar. Süreç, son tutanağın düzenlenmesiyle sona erer.
  • Dava Sonrası Arabuluculuk: Dava açıldıktan sonra arabulucuya başvurulması durumunda ise, süreç mahkemenin arabuluculuğa davetini tarafların kabul etmesi ve bu durumu mahkemeye yazılı olarak bildirmeleriyle başlar. Süreç, yine son tutanağın düzenlenmesiyle sona erer.

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler:

Arabuluculuk sürecinde geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bu durum, hem dava öncesi hem de dava sonrası arabuluculuk için geçerlidir.

  • Dava Öncesi Arabuluculuk: Arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.
  • Dava Sonrası Arabuluculuk: Mahkemenin arabuluculuğa davetini tarafların kabul ettiği tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez.

Örnek:

Bir trafik kazası sonucu oluşan sigorta uyuşmazlığında, zarar gören tarafın dava açma süresi 2 yıldır. Zarar gören, bu süre dolmadan 1 ay önce arabulucuya başvurur ve arabuluculuk süreci 3 ay sürerse, dava açma süresi 1 ay daha uzamış olur.

Sonuç:

Arabuluculuk süreci, sigorta hukuku uyuşmazlıklarında tarafların hak kaybına uğramasını önlemek ve anlaşmazlıkların hızlı bir şekilde çözülmesini sağlamak için önemli bir fırsattır. Bu nedenle, sigorta uyuşmazlıklarında arabuluculuk yolunu değerlendirmek ve süreç hakkında hukuki danışmanlık almak önemlidir.

Sigorta Hukukunda Arabuluculuk: Zorunluluk, Tahkim ve Eğitim

Sigorta hukuku alanındaki uyuşmazlıkların çözümünde arabuluculuk, son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan bir yöntem haline gelmiştir. Ancak, arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, sigorta tahkimi ile ilişkisi ve arabuluculuk eğitimi gibi konular sıklıkla merak edilmektedir.

1. Sigorta Hukukunda Arabuluculuk Zorunlu mu?

Sigorta hukukunda arabuluculuk, genel olarak zorunlu değildir. Ancak, Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 5/A maddesi uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu nedenle, sigorta hukukundan kaynaklanan ve ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunlu olabilir.

2. Sigorta Tahkiminde Arabuluculuk Zorunlu mu?

Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu değildir. Ancak, arabuluculuk yoluyla çözüme kavuşturulamayan uyuşmazlıklar için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir.

3. Sigorta Arabuluculuğu Ticari mi?

Sigorta hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar, genellikle ticari dava niteliğinde olduğu için sigorta arabuluculuğu da ticari arabuluculuk olarak kabul edilir.

4. Sigorta Hukuku Arabuluculuk Eğitimi Kaç Saat?

Sigorta hukuku arabuluculuk eğitimi, Adalet Bakanlığı tarafından yetkilendirilen arabuluculuk eğitim kurumları tarafından verilmektedir. Eğitimin süresi, teorik ve uygulamalı eğitimlerle birlikte toplamda en az 48 saattir.

Önemli Notlar:

  • Sigorta hukukunda arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların durumuna göre değişebilir.
  • Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu olmasa da, arabuluculuk yoluyla çözüm bulmak daha hızlı ve ekonomik bir yöntem olabilir.
  • Sigorta hukuku arabuluculuk eğitimi almak isteyenler, Adalet Bakanlığı tarafından yetkilendirilen eğitim kurumlarına başvurabilirler.

Hukuki Danışmanlık:

Yargı kararları — sigorta davasında arabuluculuk her zaman zorunlu değil, ayrım kritik
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E.2025/1308, K.2025/1403, 13.10.2025 KTK m.97 başvurusu yapıldıysa ayrıca arabuluculuğa gidilmesi gerekmez. Daire; zorunlu mali sorumluluk sigortasında zarar görenin dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigortacının 15 gün içinde cevap vermemesi veya cevabın talebi karşılamaması hâlinde zarar görenin dava açabileceğini ya da 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini hatırlatır. Ardından 6325 sayılı Kanun m.18/A-18‘e dayanır: “özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz” — “Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.” İlk derece mahkemesinin, KTK m.97 başvurusunun yapılıp yapılmadığını araştırmadan davayı usulden reddetmesi bozma sebebi sayılmış, karar kaldırılmıştır.
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E.2024/209, K.2024/106, 25.01.2024 Gereksiz yere arabuluculuğa gidilirse ücreti karşı tarafa yüklenemez. Aynı kuralı uygulayan daire, sonucun pratik yüzünü gösterir: dava öncesi sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmiş olduğundan ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği hâlde davacı yine de arabulucuya gitmişti. Daire; bu nedenle ortaya çıkan arabuluculuk ücretinin davalıya yüklenmesinin mümkün bulunmadığını, ücretin davacı üzerinde bırakılmasının doğru olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetti.
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2021/973, K.2022/311, 31.03.2022 Sigorta Tahkim Komisyonu’ndan sonuç alınamaması arabuluculuk şartını kaldırmaz. Davacı, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmuş; hakem heyeti “yargılamaya son verilmesine, uyuşmazlığın çözümü için başvuranın yetkili ve görevli mahkemeye başvurmakta muhtariyetine” karar vermişti. Davacı bunu gerekçe göstererek arabuluculuğa gitmeden dava açtı. Mahkeme; her iki tarafın tacir olduğunu, uyuşmazlığın poliçe teminatı kapsamında karşılanmadığı iddia olunan hasar bedeline ilişkin bulunduğunu, davanın TTK’da düzenlenen sigorta mevzuatından kaynaklanması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu saptadı ve TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu belirterek davayı HMK m.115/2 gereğince usulden reddetti.
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2025/659, K.2025/703, 23.07.2025 Karşı görüş: tek taraflı başvuru “alternatif çözüm yolu” değildir. Bu kararda mahkeme, sigorta şirketine yapılan ön başvuruyu m.18/A-18 istisnası saymaz. Gerekçesi şudur: müzakere gerçekleştirilmediği, tarafların ikili diyalog kurmak suretiyle devamlılık arz eder şekilde görüşme sağlamadıkları, dolayısıyla tek taraflı olarak sigorta şirketine yapılan ve şirketin olumlu/olumsuz cevabı ya da hiç cevap vermemesi üzerine sonlanan başvurunun alternatif çözüm yolu olarak kabulünün mümkün olmadığı. Kararda ayrıca uygulamada en çok hataya yol açan nokta vurgulanır: arabuluculuk dava şartı sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından değildir; dava dilekçesi ekinde son tutanağın aslı veya onaylı sureti yoksa mahkeme re’sen gözeterek usulden reddeder.
Kararlar Yargı PRO içtihat veri tabanından derlenmiştir. Sigorta uyuşmazlıklarında üç ayrı yol vardır ve hangisinin zorunlu olduğu davanın türüne göre değişir. Birincisi, sigortacıya ön başvuru: trafik sigortasında KTK m.97 gereğince dava veya tahkimden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru zorunludur; şirketin 15 gün içinde cevap vermemesi ya da cevabın talebi karşılamaması hâlinde yol açılır. İkincisi, Sigorta Tahkim Komisyonu (5684 sayılı Kanun m.30): üye sigorta şirketleriyle uyuşmazlıklarda hızlı ve düşük maliyetli bir tahkim yoludur; belirli parasal sınırın altındaki hakem kararları kesindir. Üçüncüsü, dava şartı arabuluculuk: TTK m.5/A uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur — sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davalar mutlak ticari dava sayıldığından kural olarak bu kapsamdadır. Ayrım şuradadır: zarar görenin ZMSS sigortacısına karşı açtığı davalarda kararların önemli bir bölümü, KTK m.97’deki zorunlu başvuru nedeniyle 6325 sayılı Kanun m.18/A-18 istisnasının işlediğini ve ayrıca arabuluculuk aranmayacağını kabul eder; buna karşılık poliçe/hasar bedeline dayalı, tarafları tacir olan davalarda arabuluculuk dava şartı aranır. Uygulama tam olarak yeknesak değildir — aksi yönde kararlar da vardır. Pratik sonuç: tereddüt hâlinde arabuluculuğa başvurmak, başvurmamaktan daha güvenlidir, çünkü eksiklik sonradan tamamlanamaz ve dava doğrudan usulden reddedilir; buna karşılık gereksiz başvurunun bedeli yalnızca arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde kalmasıdır. Ayrıca sigortalı tüketici sıfatıyla hareket ediyorsa dava ticari dava sayılmayacağından tüketici uyuşmazlıklarına özgü rejim devreye girer; sigortacı dışındaki sürücü/işleten gibi davalılar yönünden ise zorunlu arabuluculuk uygulanmaz.

Sigorta hukuku ve arabuluculuk konularında daha detaylı bilgi almak ve hukuki danışmanlık hizmeti almak için bir avukata başvurabilirsiniz.


Hukuki danışmanlık almak istemeniz halinde veya herhangi bir sorunla karşılaşmanız durumunda LegaPro Hukuk Bürosu olarak size yardımcı olabiliriz.  Uzman Sigorta Avukatlarımız, haklarınızı korumanıza destek olacaktır.

https://legapro.net/
Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Trafik kazası ve sigorta hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Makaleler

51/2-A TRAFİK CEZASI NEDİR?

İçindekiler51/2-a Trafik Cezası Rehberi51/2a Trafik Cezası 2024 Ne Kadar?51/2-a Trafik Cezası: Hız Sınırını Aşmanın Bedeli51/2-a Trafik Cezası Nasıl…

01.07.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

KAYSERİ TRAFİK KAZASI AVUKATI

İçindekilerKayseri Trafik Kazası Avukatı: Kazanızın Hukuki RehberiKayseri Trafik Kazası Avukatı Çalışma Alanları: Hukuki Desteğiniz Her AdımdaKayseri Trafik Kazası…

15.08.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Trafikte Hız Sınırları ve Cezai Yaptırımlar

İçindekilerHız Sınırı Nedir? Trafikte Güvenliğin Temel Taşı (KTK 50, 51, 52)Karayolları Trafik Kanunu’na Göre Hız Sınırları: Nerede, Ne…

04.01.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Kırmızı Işık Cezası Ne Kadar?

İçindekilerGüncel Tutarlar, Ödeme Yöntemleri, İtiraz Süreci ve Ehliyet Puanına EtkisiKırmızı Işık İhlali Nedir?2025 Yılı Kırmızı Işık CezasıKırmızı Işık…

01.02.2025 Yazıyı oku ›
Makaleler

Sigortacının Rücu Hakkı: TTK 1472 Halefiyet ve Sınırları

İçindekilerDayanak: TTK m.1472Halefiyetin niteliğiÜç temel sınır1 · Ödeme şartı2 · Ödenen miktar sınırı3 · Devredilen hakkın kapsamıGörevli mahkemeNe…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

Trafik Kazasında Maluliyet Raporu ve Kusur Tespiti

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanabilmesi için önce maluliyet…

06.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara