Şikâyete Bağlı Suçlar ve Şikâyet Süresi (TCK 73): Altı Aylık Süre, Hakarette İki Yıl Sınırı, Şikâyetten Vazgeçme ve Yargıtay Kararları

legapro kapak 17224 LegaPro Hukuk Şikâyete Bağlı Suçlar ve Şikâyet Süresi (TCK 73): Altı Aylık Süre, Hakarette İki Yıl Sınırı, Şikâyetten Vazgeçme ve Yargıtay Kararları
Kısaca
  • TCK m.73/1’e göre soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçta yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
  • Altı aylık süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar.
  • 7531 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre hakaret suçunda şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
  • Bu iki yıllık sınır, CMK geçici 7/1 uyarınca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmaz.
  • Şikâyet, CMK m.158 uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır.
  • 4. Ceza Dairesi, altı aylık süre içinde yetkili makamlara usulüne uygun şikâyet yapılmayan hakaret dosyasında davanın düşmesi gerektiğini kabul etmiştir.
  • Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür.
  • Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
  • Vazgeçme, kanunda aksi yazılı değilse onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
  • 4. Ceza Dairesi, duruşmada şikâyetten vazgeçilmesine rağmen kurulan mahkûmiyet hükmünü kanun yararına bozarak davanın düşmesine karar vermiştir.
  • İştirak hâlinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar; ancak Ceza Genel Kurulu bunun için suçun şikâyete bağlı olmasını ve iştirak ilişkisini aramıştır.
  • Bir suçun temel şeklinin şikâyete bağlı olması, nitelikli hâllerinin de şikâyete bağlı olduğu anlamına gelmez.
  • Kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçen kişinin katılma imkânı kalmaz; katılma kararı verilmişse hükümsüz olur.
  • Şikâyetten vazgeçerken şahsi haklardan da vazgeçildiği ayrıca açıklanırsa hukuk mahkemesinde dava açılamaz.
  • Şikâyet şartı gerçekleşmezse CMK m.223/8 uyarınca davanın düşmesine karar verilir.

Ceza muhakemesinde kural, suç işlendiği öğrenildiğinde savcılığın kendiliğinden harekete geçmesidir. Bazı suçlarda ise kanun koyucu, soruşturma ve kovuşturmanın başlamasını suçtan zarar görenin iradesine bırakmıştır. Hakaret, güveni kötüye kullanma veya basit cinsel taciz gibi suçlarda şikâyet yapılmazsa ya da süresinde yapılmazsa dava yürütülemez.

Uygulamada en çok sorun, şikâyetin nereye ve ne zaman yapıldığı, vazgeçmenin kimleri etkilediği ve suçun nitelikli hâlinin de şikâyete bağlı olup olmadığı konusunda çıkar. 7531 sayılı Kanunla hakaret suçu için getirilen iki yıllık üst sınır da yeni tartışmalara yol açmıştır. Aşağıda TCK m.73’ün hükümleri ve bu konudaki Yargıtay kararları ele alınmaktadır.

Kanunî dayanak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73/1-2 ve 4: “(1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. (2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez. (…) (4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.”
Bağlantılı hükümler (TCK m.73/3, 5-7, 131; CMK m.158, 223/8, 237): TCK m.73/3’e göre şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi diğerlerinin haklarını düşürmez. TCK m.73/5’e göre iştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar; m.73/6’ya göre kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez; m.73/7’ye göre vazgeçen kişi şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa hukuk mahkemesinde dava açamaz. TCK m.131/1 uyarınca kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır. CMK m.158/1’e göre “Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.” Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir. CMK m.158/7’ye göre kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğu anlaşılırsa mağdur açıkça vazgeçmediği takdirde yargılamaya devam olunur. CMK m.223/8 şikâyet şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde davanın düşmesine, şartın henüz gerçekleşmemesi hâlinde durma kararı verilmesine ilişkindir. CMK m.237/1 ise suçtan zarar görenlerin hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabileceklerini düzenler.
Değişiklik uyarısı: TCK m.73/2’ye hakaret suçunda şikâyet süresinin fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceğine ilişkin cümle 7.11.2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 14. maddesiyle eklenmiştir. Aynı Kanunla CMK’ya eklenen geçici 7. maddenin birinci fıkrasına göre bu düzenleme, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmaz. Anayasa Mahkemesi 27.03.2025 tarihli ve E.2024/197, K.2025/86 sayılı kararıyla geçici 7. maddenin birinci fıkrasını Anayasa’ya aykırı bulmamış, önödeme ve uzlaştırmaya ilişkin ikinci fıkrasını ise iptal etmiştir; aynı kararla 7531 sayılı Kanunla TCK m.75/6-a’ya hakaret suçu için eklenen ibare de iptal edilmiştir. TCK m.75/6-a-2 daha sonra 24.12.2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla “Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125)” şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi 11.12.2025 tarihli ve E.2025/251, K.2025/247 sayılı kararında ise iki yıllık sınıra ilişkin cümleye yönelik başvuruyu, bu cümle bakılan davada uygulanacak kural olmadığından yetkisizlik nedeniyle reddetmiştir. TCK m.73’ün sekizinci fıkrası 5560 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır.
KonuDayanakYargıtay yaklaşımı
Şikâyet süresiTCK m.73/1-2Fiil ve faili öğrenmeden itibaren altı ay
Hakarette azami şikâyet süresiTCK m.73/2; CMK geçici 7/1Fiilden itibaren iki yıl; önceki evredeki dosyalara uygulanmaz
CİMER başvurusuY4CD 08.01.2026; CMK m.158Süresinde yetkili makama usulüne uygun şikâyet yok; düşme
Duruşmada şikâyetten vazgeçmeY4CD 27.02.2024; TCK m.73/4Kesinleşmiş mahkûmiyet kanun yararına bozuldu; düşme
Nitelikli hâllerin şikâyete bağlılığıYCGK 17.01.2024Temel şeklin şikâyete bağlı olması yetmez
Vazgeçmenin diğer sanıklara etkisiYCGK 15.10.2019; TCK m.73/5Şikâyete bağlı suç ve iştirak ilişkisi gerekir
Vazgeçmeden sonra katılma ve temyizYCGK 15.10.2019; CMK m.234, 237Katılma olanağı kalmaz; temyiz hakkı yok
Alacağı devralan varlık yönetim şirketiY7CD 24.01.2023Şikâyet hakkını kullanabilir
Şikâyet şartının gerçekleşmemesiCMK m.223/8Davanın düşmesi
Kritik nokta: Şikâyetin varlığı kadar yapıldığı yer ve tarih de önemlidir. İnternet üzerinden idari başvuru kanallarına yapılan yazılar, CMK m.158’deki makamlara ulaştırılmadıkça ve altı aylık süre içinde usulüne uygun şikâyet kaydı oluşmadıkça sonradan tartışma konusu olabilir. Vazgeçme ise geri alınamayan sonuçlar doğurur; özellikle şahsi haklardan da vazgeçildiğinin açıklanması tazminat davası imkânını ortadan kaldırır. Suçun nitelikli hâlinin bulunup bulunmadığı, şikâyet ve vazgeçmenin davayı etkileyip etkilemeyeceğini belirlediği için iddianamedeki sevk maddeleri dikkatle incelenmelidir.

Ne yapmalı? Adım adım yol haritası

  1. Suçun temel şeklinin ve somut olaydaki nitelikli hâllerin şikâyete bağlı olup olmadığını kanun metninden kontrol edin.
  2. Fiili ve failin kimliğini öğrendiğiniz tarihi mesaj, tanık veya belge ile belgeleyin.
  3. Hakaret suçunda ayrıca fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıllık üst sınırı ve dosyanın hangi evrede olduğunu hesaplayın.
  4. Şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı olarak ya da tutanağa geçirilecek şekilde sözlü olarak yapın.
  5. İdari başvuru kanallarına yapılan başvuruları tek başına yeterli saymayın; aynı süre içinde savcılık veya kolluk kaydı oluşturun.
  6. Birden fazla şikâyet hakkı sahibi varsa her birinin süresini ayrı ayrı değerlendirin.
  7. Vazgeçme düşünülüyorsa bunun geri alınamayacağını, iştirak hâlindeki diğer sanıklara etkisini ve şahsi haklar bakımından sonuçlarını önceden değerlendirin.
  8. Vazgeçerken şahsi haklardan da vazgeçip vazgeçmediğinizi açıkça belirtin.
  9. Sanık müdafiiyseniz vazgeçmeyi kabul edip etmediğinizi beraat ihtimalini göz önünde tutarak bildirin.
  10. Katılan olarak kanun yoluna başvurmak istiyorsanız kovuşturma aşamasında şikâyetinizi sürdürdüğünüzü ve katılma kararının verildiğini kontrol edin.
  11. Şikâyet yokluğu veya vazgeçmeye rağmen hüküm kurulmuşsa bunu istinaf veya temyizde ileri sürün.
  12. Hüküm kanun yoluna gidilmeden kesinleşmişse CMK m.309 uyarınca kanun yararına bozma yolunu değerlendirin.
Yargıtay kararları

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 08.01.2026 T., 2025/10708 E., 2026/868 K.
Şikâyete bağlı hakaret suçunda altı aylık süre içinde yetkili makamlara usulüne uygun bir şikâyet yapılmamışsa kovuşturma şartı gerçekleşmez ve davanın düşmesine karar verilir. Sanığın katılana telefonla hakaret içerikli mesajlar gönderdiği iddia edilmiş, katılan bu mesajlarla ilgili olarak birkaç gün sonra CİMER’e başvurmuş, ancak ifadesi ilk kez yaklaşık iki buçuk yıl sonra yurt dışında talimat yoluyla alınmıştır. Asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulüyle sanığı adli para cezasıyla cezalandırmış, hüküm kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istem yazısında CİMER’in ceza yargılaması anlamında ihbar ve şikâyetleri değerlendirmeye yetkili makam olmadığı, bu başvurunun TCK m.73 anlamında usulüne uygun şikâyet sayılamayacağı belirtilmiştir. Daire, CMK m.158’i hatırlatarak “olayın gerçekleştiği tarihten başlayarak 6 aylık süre içinde şikayetçi tarafından usulüne uygun olarak yetkili makamlara yapılmış bir şikayet başvurusu da bulunmadığından” kovuşturma şartının gerçekleşmediğini kabul etmiştir. Hüküm 08.01.2026 tarihinde Adalet Bakanlığının istemi üzerine CMK m.309 uyarınca kanun yararına bozulmuş ve kamu davasının TCK m.73 ile CMK m.223/8 uyarınca düşmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 27.02.2024 T., 2024/862 E., 2024/2401 K.
Şikâyete bağlı suçta mağdur duruşmada şikâyetinden vazgeçmişse, sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan mahkûmiyet hükmü kurulamaz; kesinleşmiş hüküm kanun yararına bozularak dava düşürülür. Sanık hakaret suçundan hapis cezasına mahkûm edilmiş, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. Oysa müşteki, hükümden önceki bir oturumda şikâyetinden vazgeçmiş, sanığa ise bu vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmamıştır. Hüküm kesinleştikten sonra Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Daire, Ceza Genel Kurulunun 15.10.2020 tarihli kararına dayanarak TCK m.73/6’daki kuralın amacının beraat etme ihtimali bulunan sanığın yargılamanın sürmesini isteyebilmesi olduğunu açıklamıştır. Hüküm kesinleşip kanun yararına bozma yoluyla incelendiğinden sanığın artık beraat ihtimalinin bulunmadığını belirterek “kovuşturma şartının ortadan kalkması ve bir düşme sebebi bulunduğundan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği kabul edilmelidir” sonucuna varmıştır. Hüküm 27.02.2024 tarihinde Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına bozulmuş, kamu davasının düşmesine ve yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 17.01.2024 T., 2023/565 E., 2024/11 K.
Bir suçun temel şeklinin şikâyete bağlı olması, kanunda açık hüküm bulunmadıkça nitelikli hâllerinin de şikâyete bağlı olduğu anlamına gelmez; çocuğa karşı ve elektronik haberleşme araçlarıyla işlenen cinsel taciz şikâyete bağlı değildir. Sanığın on beş yaşındaki mağdura sosyal medya üzerinden cinsel içerikli mesajlar gönderdiği iddia edilmiş, mağdurun annesi soruşturma sırasında şikâyetinden vazgeçmiştir. Asliye ceza mahkemesi sanığı çocuğa karşı elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanarak cinsel taciz suçundan hapis cezasına mahkûm etmiş, 9. Ceza Dairesi ise suçun şikâyete bağlı olduğunu ve davanın düşmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu bozmaya itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, resen takibin kural, şikâyetin istisna olduğunu, şikâyete bağlı suçların kanunda açıkça gösterildiğini belirterek “Bir suçun temel şeklinin şikâyete tabi olması, aynı suçun nitelikli hâllerinin de şikâyete tabi olduğu anlamına gelmez.” demiştir. TCK m.105’in değişiklik gerekçelerini ve öğretideki görüşleri değerlendirerek çocuğa karşı işlenen hâl ile ikinci fıkradaki nitelikli hâllerin takibinin şikâyete bağlı olmadığını kabul etmiştir. 17.01.2024 tarihinde itiraz kabul edilmiş, Daire bozması kaldırılmış ve dosya esasın incelenmesi için 9. Ceza Dairesine gönderilmiştir; karar oyçokluğuyla verilmiş, altı üye itirazın reddi gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 15.10.2019 T., 2017/29 E., 2019/598 K.
İştirak hâlinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki vazgeçmenin diğerlerine sirayeti, suçun şikâyete bağlı olmasına ve sanıklar arasında iştirak ilişkisi bulunmasına bağlıdır; kovuşturmada şikâyetinden vazgeçen kişinin katılma ve temyiz imkânı kalmaz. Bir yapı kooperatifinin yönetim kurulu üyesi ile muhasebecisi hakkında zimmet suçundan dava açılmıştır. Yerel mahkeme bozmadan sonra muhasebecinin eylemini şikâyete bağlı güveni kötüye kullanma sayarak davanın şikâyet yokluğundan düşmesine, yönetim kurulu üyesi hakkındaki davanın ise zamanaşımından düşmesine karar vermiş, hükümler katılan kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir. Kooperatifi birlikte temsil eden iki yöneticiden biri muhasebeci hakkında hiç şikâyetçi olmamış, diğeri ise kovuşturma aşamasında şikâyetinden vazgeçmiştir. Ceza Genel Kurulu, “kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağı kalmayacak, katılma kararı verilmiş ise bu hükümsüz kalacaktır” diyerek kooperatif vekilinin muhasebeci hakkındaki hükmü temyiz hakkı bulunmadığını belirtmiştir. Sanıkların eylemleri farklı suçlar olarak nitelendirildiği için diğer sanık hakkındaki vazgeçmenin muhasebeciye sirayet etmeyeceğini de ayrıca açıklamıştır. Yönetim kurulu üyesi hakkındaki hükmün ise yeni gerekçe içerdiği için direnme değil yeni hüküm olduğunu kabul etmiştir. 15.10.2019 tarihinde muhasebeci hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin reddine ve diğer sanık yönünden dosyanın 5. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiş; birinci ön sorunda üç üyenin karşı oyuyla oyçokluğu, ikinci ön sorunda oybirliği sağlanmıştır.

Dört karar, şikâyet kurumunun hem yapılış biçimi hem de sonuçları bakımından sıkı biçimde uygulandığını göstermektedir.

08.01.2026 tarihli kararda şikâyetin yapılacağı makamın önemi öne çıkmaktadır. İdari başvuru kanalı hakkında bilgi için CİMER şikâyeti, suçun unsurları için hakaret suçu, kesinleşmiş hükümlere başvuru yolu için kanun yararına bozma yazılarımıza bakılabilir.

Katılma konusunda 4. Ceza Dairesi 27.10.2021 tarihli ve 2019/5477 E., 2021/25545 K. sayılı kararında, takibi şikâyete bağlı hakaret suçundan soruşturma aşamasında şikâyetinden vazgeçen mağdurun katılma hakkı bulunmadığından temyiz isteminin reddine oyçokluğuyla karar vermiş; aynı olaydaki şikâyete bağlı olmayan tehdit suçu bakımından ise kovuşturmada şikâyetçi olan mağduru katılan olarak kabul edip beraat hükmünü bozmuştur. Karşı oy yazısında, kovuşturma aşamasında şikâyetçi olduğunu bildiren mağdurun hakaret suçu bakımından da katılan sayılması gerektiği savunulmuştur. Katılma şartları için davaya katılma yazımıza bakılabilir.

Şikâyet hakkının kime ait olduğu konusunda 7. Ceza Dairesi 24.01.2023 tarihli ve 2022/3411 E., 2023/740 K. sayılı kararında, bölge adliye mahkemeleri arasındaki karar uyuşmazlığını gidermiş; şikâyet hakkının kural olarak devredilemeyeceğini, ancak 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 143/7. maddesinin istisna getirdiğini belirterek, karşılıksız çek suçunun yargılaması sırasında alacağı devralan varlık yönetim şirketinin şikâyet hakkını kullanabileceğine oybirliğiyle karar vermiştir. Bu suç için karşılıksız çek yazımıza bakılabilir.

Ceza Genel Kurulunun 17.01.2024 ve 15.10.2019 tarihli kararları, suç vasfının şikâyet ve vazgeçmenin sonucunu doğrudan belirlediğini göstermektedir. Konuyla ilgili olarak cinsel taciz ve güveni kötüye kullanma yazılarımıza bakılabilir.

Sık yapılan hatalar

HataNeden sorun çıkarırDoğrusu
Yalnızca idari başvuru yapmakYetkili makama usulüne uygun şikâyet sayılmayabilirSavcılık veya kolluğa şikâyette bulunun
Altı aylık süreyi olay tarihinden sonra geç hesaplamakŞikâyet hakkı düşerÖğrenme tarihini belgeleyip süreyi erken takip edin
Hakarette iki yıllık sınırı göz ardı etmekGeç öğrenilen fiilde de şikâyet süresi sınırlıdırFiil tarihinden itibaren iki yılı hesaplayın
Nitelikli hâlde vazgeçmenin davayı düşüreceğini sanmakNitelikli hâl şikâyete bağlı olmayabilirSevk maddelerini kontrol edin
Vazgeçmenin geri alınabileceğini düşünmekVazgeçme kesin sonuç doğururKarar vermeden önce sonuçları değerlendirin
Şahsi haklardan vazgeçmeyi farkında olmadan açıklamakHukuk davası açılamazBeyanı açık ve sınırlı yapın
Sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediğini sormamakHüküm hukuka aykırı olurSanığın beyanını tutanağa geçirin
Vazgeçmenin tüm sanıkları otomatik etkilediğini sanmakİştirak ilişkisi ve şikâyete bağlılık aranırHer sanığın suç vasfını ayrı değerlendirin
Vazgeçtikten sonra temyize başvurmakKatılma ve temyiz hakkı kalmazKanun yolu için şikâyeti sürdürün
Şikâyet süresi ne kadardır?

TCK m.73/1’e göre şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi altı aydır.

Altı aylık süre ne zaman başlar?

Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar.

Hakarette iki yıllık sınır nedir?

7531 sayılı Kanunla eklenen hükme göre hakaret suçunda şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.

İki yıllık sınır eski dosyalara uygulanır mı?

CMK geçici 7/1 uyarınca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalarda uygulanmaz. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı Anayasa’ya aykırı bulmamıştır.

Şikâyet nereye yapılır?

CMK m.158’e göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir.

CİMER başvurusu şikâyet sayılır mı?

4. Ceza Dairesi, CİMER başvurusu bulunan ancak altı aylık süre içinde yetkili makamlara usulüne uygun şikâyet yapılmayan hakaret dosyasında davanın düşmesine karar vermiştir.

Şikâyetten vazgeçilirse ne olur?

Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı değilse vazgeçme davayı düşürür. Hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

Sanık vazgeçmeyi kabul etmezse ne olur?

TCK m.73/6’ya göre vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Yargılamaya devam edilir; suç sabit değilse beraat, sabitse düşme kararı verilir.

Sanığa vazgeçme sorulmadan mahkûmiyet verilirse ne olur?

4. Ceza Dairesi, bu şekilde kurulan ve kesinleşen mahkûmiyet hükmünü kanun yararına bozarak davanın düşmesine karar vermiştir.

Bir sanık için vazgeçmek diğerlerini de etkiler mi?

TCK m.73/5’e göre iştirak hâlinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar. Ceza Genel Kurulu, bunun için suçun şikâyete bağlı olmasını ve iştirak ilişkisinin bulunmasını aramıştır.

Nitelikli hâller de şikâyete bağlı mıdır?

Kanunda açıkça belirtilmedikçe hayır. Ceza Genel Kurulu, temel şeklin şikâyete bağlı olmasının nitelikli hâllerin de şikâyete bağlı olduğu anlamına gelmediğini belirtmiştir.

Şikâyetten vazgeçen kişi davaya katılabilir mi?

Ceza Genel Kurulu, kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi hâlinde davaya katılma olanağının kalmayacağını, verilmiş katılma kararının hükümsüz olacağını belirtmiştir.

Vazgeçince tazminat davası açılabilir mi?

Vazgeçen kişi şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa TCK m.73/7 uyarınca hukuk mahkemesinde dava açamaz. Böyle bir açıklama yoksa bu engel doğmaz.

Şikâyet hakkı başkasına devredilebilir mi?

Kural olarak hayır. 7. Ceza Dairesi, 5411 sayılı Kanundaki özel düzenleme nedeniyle karşılıksız çek alacağını devralan varlık yönetim şirketinin şikâyet hakkını kullanabileceğine karar vermiştir.

Şikâyet yoksa mahkeme hangi kararı verir?

CMK m.223/8 uyarınca şikâyet şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa davanın düşmesine, şart henüz gerçekleşmemişse durma kararı verilir.

İlgili mevzuat
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.73 — Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.75 — Önödeme
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.105 — Cinsel taciz
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.125 — Hakaret
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.131 — Hakarette soruşturma ve kovuşturma koşulu
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.155 — Güveni kötüye kullanma
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.158 — İhbar ve şikâyet
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223 — Hüküm çeşitleri
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.234 — Mağdur ile şikâyetçinin hakları
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.237 — Kamu davasına katılma
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309 — Kanun yararına bozma
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu geçici m.7 — 7531 sayılı Kanunla yapılan değişikliklere geçiş hükümleri

İlgili yazılarımız: Hakaret suçu · Davaya katılma · Uzlaştırma kapsamındaki suçlar · Kanun yararına bozma · Ceza ve dava zamanaşımı

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olayın koşullarına göre değerlendirme değişebilir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

Bu siteyi Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Google arama sonuçlarınızda legapro.net yazıları daha sık görünür. Ücretsizdir; Google hesabınızdan istediğiniz zaman geri alabilirsiniz. Google'da ekle

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Ceza hukuku — ilgili sayfalar

Bu yazıdaki konuyla ilgili rehberler, dilekçe örnekleri ve hesaplama araçları.

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ceza Hukuku Makale

Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbirleri (TCK 60): Faaliyet İzninin İptali, Müsadere, Şirketin Yargılamadaki Konumu ve Yargıtay Kararları

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.20/2’ye göre tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı…

16.09.2026 Yazıyı oku ›
Makaleler

DEVREMÜLK DOLANDIRICILIĞI

İçindekilerDevremülk Dolandırıcılığı Mağdurları İçin Hukuki Çözüm YollarıDolandırıcılık Suçu: Hileyle Elde Edilen Haksız KazançDolandırıcılık Suçu Nasıl Oluşur? Unsurları ve…

02.06.2024 Yazıyı oku ›
Makaleler

Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107)

İçindekilerŞantaj Suçu Nedir? Hukuki Tanım ve Korunan DeğerlerŞantaj Suçunun Maddi Unsurları: Fail, Mağdur, Fiil ve NeticeŞantaj Suçunun Manevi…

01.02.2025 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Haksız Tutuklama Tazminatı: Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat

İçindekilerTazminat sebepleri (m.141/1)Süre: üç ay ve bir yılKesinleşme her zaman şart mı?Manevi tazminatın ölçütleriMahsup meselesiNe yapmalı? Kısaca CMK…

24.08.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Kısa Süreli Hapis Cezasının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi (TCK m.50)

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis…

06.09.2026 Yazıyı oku ›
Ceza Hukuku Makale

Kaçmaya İmkân Sağlama Suçu (TCK 294): Gözaltındaki, Tutuklu veya Hükümlünün Kaçmasına Yardım ve Görevlinin Sorumluluğu

İçindekilerKanunî dayanakNe yapmalı? Adım adım yol haritasıSık yapılan hatalar Kısaca TCK m.294/1’e göre gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını…

15.09.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp İletişim Ara